Etiket: sevim yalıcakoğlu

  • Alevi Analarından 16, 17, 18 Ağustos’ta Hacıbektaş’a çağrı: Alternatif etkinlikleri kabul etmiyoruz-VİDEO

    Alevi Analarından 16, 17, 18 Ağustos’ta Hacıbektaş’a çağrı: Alternatif etkinlikleri kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Alevi Anaları, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikleri kabul etmediklerini belirterek, 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak, 62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne katılım çağrısında bulundular.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirilirken, Alevi Anaları herkesi 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş Belediyesi ile ortaklaşa yapılacak etkinliğe davet etti.

    “YÜREĞİNDE HÜNKAR IŞIĞINI TAŞIYAN HİÇ KİMSE ADALETSİZLİĞİN YANINDA YER ALMAZ”

    Yalıncak Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu Ana, yüreğinde Hünkâr ışığı olan herkesin Hünkârı 16, 17, 18 Ağustos’ta hep beraber anacağı belirterek, şunları kaydetti:

    “Devletin icazetiyle kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 12-13 Ağustos’ta Alevi kurumlarına ve Alevilere alternatif olarak bir etkinlik düzenleyeceğini öğrendik. Biliyorsunuz Hacı Bektaş Veli algısının Alevilerdeki yeri ile devletteki yeri çok farklı. Devlete göre bir kültür elçisi ama Alevilere göre bir inanç önderi.
    Dolayısıyla ben eminim ki yüreğinde Hünkâr ışığı olan her Alevi Hünkârı 16, 17, 18 Ağustos’ta hep beraber Alevi örgütleriyle ve Alevilerle beraber anacaktır.
    Devletin ilan ettiği zamanda, devletin her türlü rüşvetine rağmen yüreğinde Hünkâr aşkı bulunan hiç kimsenin onların gönderdiği davete icabet etmeyeceğinden eminiz. Yüreğinde Hünkar ışığını taşıyan hiç kimse adaletsizliğin yanında yer almaz.”

    “ASİMİLASYON MERKEZİ OLAN CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN ETKİNLİKLERİNDE YER ALMAYACAĞIZ”

    Derviş Cemal Ocağı evladı Firaz Yalvaç Şimşek Ana, “Bizler de Fransa Alevi Birlikleri Federasyonun yol erkanı olarak 12-13 Ağustos’ta asimilasyon merkezi olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına alternetif olarak yaptığı etkinlikte yer almayacağız” dedi.
    Firaz Yalvaç Şimşek Ana, onun yerine 16, 17, 18 Ağustos’ta yapılacak etkinliklerde yer alacaklarını belirterek herkesi etkinliklere katılmaya davet etti.

    “ASİMİLE ETMEK İSTEYEN TÜM ETKİNLİKLERİ ASLA VE ASLA KABUL ETMİYORUZ”

    Mualla Coşkun Ana ise Alevileri asimile etmeye çalışan etkinlikleri asla kabul etmeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

    “Hakk ve hakikat aşkına, yolumuza vermiş olduğumuz itikadımız ve ikrarımız aşkına. Bizlerin bilincini ve iradesini yok etmeye çalışan, asimile etmek isteyen tüm etkinlikleri asla ve asla kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Reddetmeye de devam devam edeceğiz.
    Bu anlamda 16, 17, 18 Ağustos tarihleri arasında Hünkâr Hacıbektaş Veli Dergahı’nda birliğimiz ve dirliğimiz adına tüm canlarımızı etkinliğe bekliyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yalıncakoğlu: Var olan makamlardan soyutlanmış olsa da ‘Analık’ yok olmadı-VİDEO

    Yalıncakoğlu: Var olan makamlardan soyutlanmış olsa da ‘Analık’ yok olmadı-VİDEO

    PİRHA- Alevilikte inanç önderinin tek görevinin posta oturmak olmadığını vurgulayan Yalıncakoğlu, “Kazan kaynatmak da bir Alevi önderliğidir, lokma sunmak da paylaşmak da bir Alevi hizmetidir. Muhabbet erkanları, cemaat erkanları, Hakk’a yürüme erkanlarına vakıf olmak da inanç önderliğidir” dedi. 

    Yalıncak Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu, Cem yürüten anaların sayısının yetersiz olmasını PİRHA‘ya değerlendirdi. 

    Alevi inancının Anadolu coğrafyasında kök saldığını ve dünyanın birçok yerinde var olduğunu belirten Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Sevim Yalıncakoğlu, Afganistan’dan İran Ehl-i Haklara, Arap Alevilerden, Suriye’ye, Irak’taki Kakailere kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada kendi özgün inançlarıyla ve kendi özgün ritüelleriyle yaşayan ve bin bir süreği olan bir inançtır” dedi.

    “ALEVİLİKTE KADIN ERKEK AYRIMI YOKTUR, SADECE CAN VARDIR”

    Alevi süreklerinin tamamında erkek kadın ayrımı olmadığını sadece can kavramı olduğunu vurgulayan Yalıncakoğlu, “Alevilikte post ve hizmet sahibinin cinsiyeti yoktur. Bunların misyonları vardır. Kendilerinin ocaklarından dergahlarından ve ocak soylarından gelenlerin üzerinden yürüyen bir inanç önderliği, post sahipliği gibi görevleri vardır. İkisi de bu yoldan ve soydan gelen dedenin kadını da erkeği de aynı eşitlikte, bu yolu geçmişten günümüze getiren Alevi Yol erkanının hizmet sahipleridir” dedi.

    Alevilikte inanç önderinin tek görevinin posta oturmak olmadığını vurgulayan Yalıncakoğlu, “Kazan kaynatmak da bir Alevi önderliğidir, lokma sunmak da paylaşmak da bir Alevi hizmetidir. Muhabbet erkanları, cemaat erkanları, Hakk’a yürüme erkanlarına vakıf olmak da inanç önderliğidir” diye ifade etti.

    “ANALARIN POSTA OTURMAMASININ NEDENİ ZAMANIN KOŞULLARINDAN BAĞIMSIZ DEĞİL”

    Anaların posta oturmaması cem yürütmemesinin zamanın koşullarından kaynaklandığını belirten Yalıncakoğlu, şunları kaydetti:

    “Analar çocuklarını, torunlarına bırakıp bir köyden başka bir köye karda, kışta, soğukta gidip başka köylerde post sahipliği yapamadıkları bir yana aynı zamanda Sünnilerin Aleviler üzerinde de sirayet etmiş olan kadını eve kapatma, kadının yeri evidir, kadın çocuklarına bakar, kadın yemek yapar kısmının da etkisiyle var olan makamlardan soyutlanmış hizmet olan sadece mutfak kısmına sıkıştırılmış olsa da tabii ki analık yok olmamıştır.”

    “ÇAY GETİRMEK DE, GÜLBENK OKUMAK DA BİRBİRİNDEN ÜSTÜN DEĞİL, HEPSİ BİR HİZMET MAKAMI”

    Kara kazan sahipliğinin post makamı kadar bir mertebe olduğunu belirten Sevim Yalıncakoğlu, “Alevi inancında Alevi Yol erkanında talibe hizmet etmek, Hakk’a hizmet etmektir. Bunu bir çay getirerek, gülbeng okuyarak, bir tas su vererek, oturacağınız döşeği temizleyerek yaparsınız. Bunların hepsi bir hizmet makamıdır. Bu hizmetler ne biri birinden üstündür ne birbirinden farklıdır. Kadınlar kara kazanın başında lokma kaynatsın, erkekler de posta oturup cem erkanı yürütsün ya da Hakk’a yürüme erkanı yürütsün, dar erkanı yürüsün, diye bir şey yok. Bunların hepsi inanç erkanlarının, inanç hizmetinin bir parçasıdır. Bu hizmetler yoldan gelen cana ocak sahibi ve ocak evlatlarına, dergâh evlatlarına talipler tarafından verilmiş yol hizmetleridir. Bunun kadını erkeği olmaz” ifadesini kullandı.

    Aleviliğin dönemin şartlarına göre yaşayan bir inanç olduğunu vurgulayan Yalıncakoğlu, Bundan 50 yıl önce cemevi diye bir şey yoktu. Neden yoktu? Çünkü herkes köyde evin en büyük odasında ya da dedenin odasında ya da kimin evi daha büyükse onun evinde cem mekanları sürüldü. Ama şehirlerde böyle bir şey yaşamak mümkün değil. 35 metrekare odalarda yaşıyoruz artık. Bu odalarda cem erkanı yürütülemeyeceği için bizim cem hanelere ihtiyacımız oldu, cemevlerine ihtiyacımız oldu. Zamana göre bunu geliştirdik” dedi.

    Hakk’a yürüme erkânlarının artık evlerin önünde yapılmadığını da belirten Yalıncakoğlu, şöyle devam etti:

    “Şimdi şu sokakta bu caddede Hakk’a yürüme erkanı yapılamayacağına göre cemevini kendimize dergâh kurduk ve oralarda hizmetimizi sürdürüyoruz. Artık bu cemevlerinde yürütülen hizmetleri kadınlar da yapabilir. Çünkü evimizden kalkıyoruz, geliyoruz, hizmetimizi görüyoruz. Ne yaşam alanından herhangi bir kopuş yaşanıyor ne de hizmetimizden bir kopuşa gerek var.

    “ÖZÜMÜZE DÖNELİM DİYORUZ”

    O yüzden diyoruz ki biraz bizden aldığınız yerlerden bize yer verin. Biz gelip sizin yerinizi almayacağız, bunu yapmayacağız. Biz sadece yanınızda şöyle birazcık boşluk bırakın, oraya da biz gelip oturacağız, diyoruz. Siz de bu kazanın başına dönün artık. Hep beraber kara kazanı beraber kaynatalım, cemi de beraber yürütelim, erkanımızı da beraber yapalım diyoruz. Yani özümüze dönelim diyoruz. Yol bize ne söylediyse biz onu yapalım diyoruz. Er kişinin kadını erkeği olmaz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA