Etiket: seyit aslan

  • 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi: Bir an önce kayyımlar Dersim’i terk etmeli-VİDEO

    23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi: Bir an önce kayyımlar Dersim’i terk etmeli-VİDEO

    PİRHA-“Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” şiarıyla düzenlenen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 4. gününde düzenlenen konserle sona erdi. 

    Bu yıl “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” şiarıyla düzenlenen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 4. gününde düzenlenen konserle sona erdi. Konsere, yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

    Konserde, sanatçılar Kadir Demir, Işık Berfin, Semih Kavramak, Gölge, Ciwan Adar ve Zaza Women Music Project sahne aldı.

    “EMPERYALİSTLERİN GÜCÜ, BİZİM ÖRGÜTSÜZLÜĞÜMÜZDEN KAYNAKLANIYOR”

    Emperyalistlerin dünya halklarına karşı çok yönlü saldırıları olduğunu belirten Partizan Temsilcisi Kazım Tosun, “Emperyalistler tarafından Ortadoğu kan gölüne çevrilmiş durumda. Bize dayatılan bireysellik karşısında halkımızın bir araya gelerek örgütlenmesinin ve emperyalistlerin baskı ve sömürüsüne karşı ortak mücadelesini bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Eğer örgütsüz bir duruş sergilersek emperyalistlerin bizi ezmesi ve sömürüsü daha da kolaylaştıracaktır. Emperyalistlerin gücü bizim örgütsüzlüğümüzden kaynaklanıyor” diye belirtti.

    “İKTİDAR LAFTA BARIL İSTİYORUZ DİYOR AMA ADIM ATMIYOR”

    Kürt ve Türk halkının eşit bir şekilde yaşaması için mücadele ettiklerini belirten Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, “Ama görüyoruz ki Kürt halkının attığı adımlar karşısında saray rejimi adım atmakta tereddütler ediyor. Bizler barıştan ve eşitlikten yanayız ama iktidar lafta barış istiyoruz diyorlar ama adım atmıyorlar” dedi.

    “KAYYIM, AKP İKTİDARI TARAFINDAN BİR SİSTEM HALİNE GETİRİLDİ”

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Kayyım atandıktan sonra onlarca işçi arkadaşımız zorunlu olarak emekli edildi ve işçiler işten atıldılar. Aynı zamanda borcu ödemek için belediyemizin gayri menkullerini satışa çıkardılar. Kayyım, AKP iktidarı tarafından bir sistem haline getirilmiştir ama bunun da sonu gelecektir. Bir an önce kayyımlar Dersim’i terk etmeli ve halkın iradesi geri verilmelidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de yüzlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapılarak protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Faşizme karşı omuz omuza’ ve ‘Susma sustukça sıra gelecek’ sloganları atıldı.

    CHP Dersim İl Başkanlığı’nın çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını yürüyüş yaparak protesto etti. Protestoya Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    Yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Faşizme karşı omuz omuza’ ve ‘Susma sustukça sıra gelecek’ sloganları atıldı.

    “BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Yürüyüşün ardından açıklama yapan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Siyasi iktidarını uzatmaya çalışan Erdoğan iktidarının büyük saldırılarıyla güne başladık. Halkın seçme ve seçilme hakkına açık bir darbe girişiminde bulunulmuştur. Seçimle kazanamayacaklarını anlayış zorbalığa başvurmaktadır. Kararlıyız ve boyun eğmeyeceğiz” diye belirtti.

    “İKTİDAR ER YA DA GEÇ HALKA HESAP VERECEK”

    ‘Tek adam iktidarı kendi önünde engel olabilecek her bir mesele karşısında faşist baskılarını devam ettiriyor’ diyen Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da, “Bu ceberrut iktidar anlayışının yapacağı tek şey şiddet ve baskı politikalarını sürdürmektedir. AKP iktidarına Dersim’den sesleniyoruz; belediyelere aradığınız kayyımlar, baskılar, gözaltılar, tutuklamaların hepsi nafile er ya da geç bu halka hesap vereceksiniz. Artık birlikte hareket etmekten başka bir çaremiz kalmadı. Bugün artık ülkede genel direnişler hep birlikte örgütlemek zorundayız” dedi.

    “İKTİDAR, DARBECİ ANAYASAYA BİLE UYMUYOR”

    Darbeci anayasaya bile uymayan bir iktidar ile karşı karşıya olduklarını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “AKP iktidarının ülkenin demokrasisine vurduğu darbe ile karşı karşıyayız. Bu topraklarda barış çağrısı gerçekleşti bugün yapılan gözaltılar barış çağrısına atanan bir kayyımdır. Demokrasiye ve özgürlük mücadelesine yapılan bir provokasyondur. Bundan sonra da birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye ifade etti.

    “ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR”

    Mücadelelerinin sürdükçe baskı ve gözaltı terörünün devam ettiğini vurgulayan Ezilenlerin Sosyalist Partisi MYK Üyesi Orhan Çelebi, “İktidar ülkeyi yönetmeliği için kendisine muhalif güçlere saldırılarını artırarak devam ettiriyor. Biz örgütlü bir mücadele edersek onlar yenilmeye mahkumdur. Ülkeye barışı ve özgürlükleri getirmenin yolu birlikte mücadeleyi büyümekten geçmektedir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP, deprem raporunu açıkladı: Halk, bütün kışı soğukta geçirdi; sorunlar sürüyor!

    EMEP, deprem raporunu açıkladı: Halk, bütün kışı soğukta geçirdi; sorunlar sürüyor!

    PİRHA – EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, açıkladığı deprem raporunda iki yıl geçmesine rağmen tüm sorunların devam ettiğini belirtti. Milletvekili Sevda Karaca ise “İki yıldır söylediğimiz sözü bugün de söylüyoruz; unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” ifadelerini kullandı.

    Emek Partisi (EMEP), Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 2. yıl dönümünde depreme dair raporunu açıkladı. EMEP Hatay İl binasında gerçekleşen açıklamada, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” pankartı açıldı.

    EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan’ın açıkladığı raporda, depremin yoksul halk için afete dönüştüğü belirtildi.

    “BARINMA SORUNLARI SÜRÜYOR”

    Barınma sorunlarının sürdüğünün altı çizen Seyit Aslan, deprem konutlarının teslim durumu, konutu teslim edilen depremzedelerin sorunları, kira yardımları, ulaşım sorunu, rezerv alan uygulamasının sonuçları gibi konulara değindi. Aslan, “Diğer bir sorun da kuralar çekilip konutlar teslim edilmesine rağmen konut maliyetlerinin açıklanmaması. ‘Konutumuz çıktı’ diye sevinen ailelere maliyet bölümü boş bırakılmış, sözleşmeye imza attırıyorlar. Hatay’da Ekim 2023 ve Aralık 2024 tarihleri arasında, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununu ihlal ettikleri gerekçesiyle onlarca beton ve demir çelik şirketine ceza kesildi” dedi.

    “ELEKTRİK KESİNTİLERİ NEDENİYLE HALK, KIŞI SOĞUKTA GEÇİRDİ”

    Seyit Aslan, depremde zarar gören esnafın da durumuna dikkat çekti. Aslan, bölgedeki su ve elektrik kesintileri nedeniyle yaşamın durma noktasına geldiğini ifade ederek şöyle devam etti:

    “Küçük sanayi sitesinde 530 işyeri yıkıldı ve bugüne kadar hala yapılmadı. Malatya’da ise 714 işyeri neredeyse hazır denilirken 800 üzeri işyeri için ise proje hazırlandığı belirtiliyor. Konteyner kentler ve sokaklar 8-10 saatleri bulan elektrik kesintileri nedeniyle karanlıkta kalıyor. Hatay’da 15 ilçenin 15’inde de her gün yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle bütün ilçelerde halk, kışı soğukta geçirdi denilebilir. Şehirlerde, deprem sonrası altyapıda önemli bozulmalar meydana geldi. Kanalizasyon ve su sisteminde meydana gelen kırılmaların olumsuz etkisi hala devam ediyor. Belediyelerin su yönetimleri, su şebekelerinde yüzde 85’e varan kayıp kaçakların olduğunu belirtiyorlar. Adıyaman’da bu rakam yüzde 70-80 düzeyinde. Su kesintileri en önemli problem. Hatay’da su aktarımı genellikle yer altı sularından sağlanıyor ve Toroslar Enerjisa elektriği kestiğinde aynı anda su da kesilmiş oluyor. İlde 5-6 hatta 8 saat elektrik kesintileri oluyor ve bu durumda kesinti süresi kadar da su kesiliyor.”

    İNŞAATLAR NEDENİYLE TRAFİK YOLLARI KAPATILDI!

    EMEP deprem raporunda, ulaşım sorununa da değinildi. Hatay’da halkın ulaşım mağduriyeti yaşadığını söyleyen Aslan, şöyle devam etti:

    “Harbiye olmak üzere bazı bölgelerde ulaşım sorunu hala çözülemedi. Depremin üzerinden geçen 2 yıla rağmen halk işe ve okula gidiş-dönüş saatlerinde caddelerde otostop çekerek işyeri ya da evlerine ulaşmaktadır. Malatya’da yıkımlar ve inşaatlar nedeniyle çoğu yollar, caddeler ve sokaklar kapalı durumda. Defne ilçesi Turunçlu Mahallesi başta olmak üzere kimi mahallelerde depremden 23 ay sonra elektriği, suyu bağlı konutların ‘rezerv alan içinde’ diye 4 gün içinde boşaltılması istendi. Malatya Merkezde 56 mahalle rezerv alan olarak ilan edildi. 14 mahallede inşaat çalışmaları devam ediyor, 2 mahalle ihale aşamasında, 4 mahalle de proje aşamasında, geriye kalanların da akıbeti daha belirsiz.”

    “KADINLARIN YÜKÜ ARTTI”

    Deprem bölgelerinde öğrenci sayısı azalarak, çocuk işçiliğinin arttığına işaret eden Aslan, sağlığa erişimin de sınırlı ve sorunlu olduğunu belirtti. Aslan ayrıca depremin ikinci yılında da kadınların bakım yükünün çok fazla artarak, barınma alanlarındaki tüm işlerin kadınların üzerine kaldığını anlattı.

    “UNUTMAK YOK, AFFETMEK YOK”

    EMEP Milletvekili Sevda Karaca ise toplantıda şunları söyledi:

    “Biz Emek Partisi olarak deprem suçlarına karşı halkın yalnız hissetmemesini sağlayıp, hep birlikte, yan yana olmaya devam edeceğiz. iki yıldır ‘unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok’ diyoruz. Yaşadıklarımızın hesabını sormak istediğimizi söylüyoruz. Depremin 3. yılında ‘unutmadık, affetmedik, helalleşmedik ve hesap sorduk’ demek istiyoruz. Halkımızı daha da güçlendiren, bize sürekli ‘siyaset yapmayın’ diye parmak sallayanlar karşısında siyasetin nasıl yapıldığını en yerelden de göstereceğimizin olanaklarını biliyoruz” dedi.

    PİRHA/HATAY

  • ‘İktidar Kürt sorununu çözmek isteseydi, Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atamazdı’-VİDEO

    ‘İktidar Kürt sorununu çözmek isteseydi, Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atamazdı’-VİDEO

    PİRHA-AKP-MHP iktidarının Kürt sorununa ilişkin başlattığı sürecin gerçeği yansıtmadığını belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “İktidarın Kürt sorununu çözmeyeceğini ve çözme iradesini de göstermeyeceklerini çok net bir şekilde ifade edebiliriz. Neden çözmezler çünkü bir taraftan Abdullah Öcalan Meclis’te konuşma yapsın, umut hakkından faydalansın diyeceksiniz ama diğer yandan da Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atayacaksınız” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, AKP-MHP iktidarının Kürt sorununa ilişkin başlattığı sürece ilişkin söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin konuşmacı olarak katıldı. Söyleşinin gerçekleştirildiği salona ‘Son gelişmeler ne anlatıyor, Çözüm süreci mi muhalefeti çözme süreci mi?’ pankartı asıldı.

    “İKTİDAR, HİÇBİR SOMUT ADIM ATMADAN SÜRECİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Açılış konuşmasını yapan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Meclis’in açılmasıyla birlikte Devlet Bahçeli’nin DEM Partililer ile el sıkmasıyla başlayan süreç hiçbir somut adım atılmadan bu süreç iktidar tarafından sürdürülmeye devam ettiriliyor. Daha önce Hakkâri’ye atanan kayyım bu sefer de Esenyurt, Mardin, Batman ve Halfeti Belediyelerine atandı” diye belirtti.

    “AKP-MHP İKTİDARI, KÜRT SORUNUNU ÇÖZEMEZ”

    Kürt sorununun Türkiye’de yaşayan halkların ortak iradesi ve ortak mücadelesiyle çözüleceğini belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Kürt sorununu çözmemek için direnen bir iktidar anlayışı vardı. Ancak eğer siz sorunu çözemezseniz sorun bir şekilde sizi çözer. AKP-MHP iktidarının Kürt sorununu çözmeyeceğini ve çözme iradesini de göstermeyeceklerini çok net bir şekilde ifade edebiliriz. Neden çözmezler çünkü bir taraftan Abdullah Öcalan Meclis’te konuşma yapsın, umut hakkından faydalansın diyeceksiniz ama operasyonlarınızı kesintisiz bir şekilde sürdüreceksiniz. Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atayacaksınız” dedi.

    “İKTİDAR, KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEME ÜZERİNE ÇALIŞMA YAPIYOR”

    Ülkenin sorunlarını çözemeyen bir iktidarla karşı karşıya olduklarını ifade eden Seyit Aslan, “AKP-MHP iktidarı aslında Kürt sorununu çözmeme üzerine bir çalışma yapıyor, bir müzakereden bahsetmiyorlar. İktidar ‘Eğer uzattığımız eli tutmazlarsa, bu eli yeniden havada bırakırlarsa en şiddetli araçlarımızla yeniden saldıracağız’ diyen ifadeler kullanıldı ve arkasından hemen kayyum kararları geldi. Tek adam iktidarına karşı bir halk muhalefeti giderek birleştiği bir süreci yaşadık. O zaman bu güçleri bölmek, parçalamak gerekir diyerek bugün cumhur ittifakının amaçladığı plan da budur. Bir taraftan Kürt sorununu çözüyormuş gibi yapmak ama diğer taraftan da kendi karşısında olan bütün güçleri ayırmadan parçalayarak yeniden kendi iktidarının ömrünü uzatacağı ve kendi anayasasını yapacağı bir siyasi iklimi hedefliyor” diye konuştu.

    Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi-VİDEO

    22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali sona erdi-VİDEO

    PİRHA-“Doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, 4’üncü gününde düzenlenen konserle sona erdi. 

    “Doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, 4. gününde Mameki Parkı’nda düzenlenen konserle sona erdi. Konsere, Dersim Belediyesi Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra binlerce yurttaş katıldı.

    Konserde, sanatçılar Pınar Aydınlar, Ahu Dem, Grup Vardiya, Hasan Ali Sezer, Grup Munzur ve Suavi sahne aldı.

    “YAŞAM ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Dersim’in isyan ve baş eğmemenin simgesi olduğunu belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Dersim padişahlara, generallere ve tek adamlara asla boyun eğmedi bundan sonra da boyun eğmeyecek. Yeraltı ve yerüstündeki zenginliklerimizi emperyalist tekellere peşkeş çekilmesine kabul etmeyeceğiz. Dersim’in doğasının katledilmesine izin vermeyeceğiz, yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız” dedi.

    “22 YILDIR BÜYÜK BİR DUYARLILIK GELİŞTİRDİK”

    Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni bugünlere getiren arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. 22 yıldır büyük bir duyarlılık geliştirdik, doğamıza saldıran talancılara karşı önemli direnişler sergiledik.”

    PİRHA/DERSİM

  • DAD İstanbul Şubesi, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi, Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmasını paylaştı. Kerbela’da, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da ve Roboski’de katledilen toplumların bedeller ödediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Artık birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam olmasını diliyoruz. Aşure lokmalarımızın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyoruz” dedi.

    Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, aşure lokmasını paylaştırdı.

    Aşure lokmalarının paylaştırılmasından önce dernek binasında Kerbela ve aşure ile ilgili konuşmalar gerçekleştirildi. Programa DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Berna Güzelgündüz, Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut, Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURE LOKMAMIZ BARIŞA VE KARDEŞLİĞE VESİLE OLSUN”

    Kerbela’da, Dersim’de, Sivas’ta, Çorum’da ve Roboski’de katledilen toplumların bedeller ödediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren, “Artık birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam olmasını diliyoruz. Aşure lokmalarımızın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyoruz. Birbirimizin farklılıklarına tahammül etmek zorundayız” dedi.

    “ALEVİ İNANCIİ DİRENİŞİN VE ORTAK YAŞAMIN ANLAMIDIR”

    Alevi inancının geçmişten günümüze kadar direnişin ve ortak yaşamın anlamı olduğunu belirten Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Demokratik, çağdaş ve laik yaşamın pratik hayatımızda yaşam bulmasını temenni ediyorum” diye belirtti.

    “HZ. HÜSEYİN GİBİ ZULME KARŞI DİZ ÇÖKMEMEMİZ GEREKİYOR”

    AKD Sultangazi Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Hz. Hüseyin gibi yolumuza sahip çıkarak, zulme karşı diz çökmeden ve bütün farklılıkları kucaklamamız gerekiyor. Aşurenin farklıkları birleştirme amacı vardır, biz de aşurenin verdiği anlamla farklılıkları kucaklamamız gerekiyor.”

    “TÜRKİYE’DE YÜZYILLARDIR EZİLENLER KATLEDİLİYOR”

    Türkiye’de yüzyıllardır ezilenlerin baskı gördüğünü ve katledildiğini vurgulayan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Bugün de Türkiye’deki tek adam yönetimi bu politikayı devam ettiriyor. İktidar farklı inanç ve kimlikteki insanları ezerek yok etmek istiyor. Bugün ki faşist anlayışa karşı birleşmek ve ortak mücadele etmekten başka bir çaremiz yok” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut’un verdiği lokma gülbenginin ardından aşure lokmaları pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyım İstanbul’da protesto edildi -VİDEO

    Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyım İstanbul’da protesto edildi -VİDEO

    PİRHA – İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin kayyıma tepki açıklamasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ülkede bir “darbenin” daha gerçekleştirildiğini belirterek, “Birlikte dayanışarak kazanacağız, faşizme karşı mücadele ederek kazanacağız” dedi.

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına ilişkin “Kayyıma geçit yok” şiarıyla Beyoğlu’nda bulunan Şişhane Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Esengül Demir ile Cengiz Çiçek, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın da katıldığı açıklamaya, çok sayıda siyasi parti, sendika, dernek, kurum, kuruluş temsilcileri destek verdi. Alkışlar, zılgıtların eksik olmadığı açıklamada, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Kayyıma geçit vermeyeceğiz”, “Kayyım gidecek, biz kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Halkların iradesi gasp edilemez”, “Kayyım defol belediye bizimdir”, “DEM Parti ya meye şaredari yame ye” sloganları atıldı. “Kayyıma geçit yok irademize sahip çıkıyoruz”, “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” pankartlarının açıldığı açıklamada, “Halkın iradesi gasp edilemez”, Her yerde seçim hak, Hakkari’ye yasak” dövizlerinin taşındı.

    İlk olarak konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğuları, ülkede bir “darbe” daha yaşandığı belirtti. Hatimoğuları, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “AKP iktidara geldiği zaman biz bu toplumu, Türkiye’yi vesayet rejiminden kurtaracak, darbeci anlayışlardan kurtaracağız diye yola çıktı. Oysa şu an DEM Parti ve önceki dönem belediyelere kayyım atayarak 3’ü kez bir siyasi darbe gerçekleştirmiştir. Seçilmişlerimizin dokunulmazlığını kaldırarak onları cezaevlerine koyarak Kobanî Kumpas Davasını tezgahlayarak sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın aralarında olduğu 13 kısa sürece önce 407 yıl 7 ay hapis cezası vererek bir darbeye daha imza atmıştır. Ve bugün, Hakkari’de belediyemize kayyım atadılar. Belediye eş başkanımız Van’da gözaltına alınıyor. Gerekçesi ise 10 sene önceki bir dava. 10 yıl kış uykusuna yattı bunlar. 10 sene sonra akılları başlarına gelmiş sözde. 10 yıl sonra yani Mehmet Sıddık Hakkari belediye eş başkanı olduktan sonra AKP’nin aklına davayı devreye sokmak geliyor. Kendi uydurmuş oldukları bir sahte iddianameyle belediye eş başkanımız hakkında dava açtılar.

    “KAYYIM SOYLU’NUN EKİBİNDENDİR”

    Bugün gözaltına alındı. Gözaltına alınmakla yetinilmedi, bu işin hukuki süreci anayasada kaleme alınmıştır. Anayasal güvence altına alınmıştır. Bir insan masumiyet karinesi gereği hakkında karar oluşana dek belediyeye kayyım atanamaz. Ama onların derdi kayyım atamak olduğu için arkadaşımız gözaltına alındığı zaman Hakkari Valisi kayyım olarak atanıyor. Kimdir bu kayyım, bu kayyım Süleyman Soylu’nun ekibindendir. Arkadaşlarımız hakkında davayı açan kimdir? FETÖ’ye mensup olan yargıçlardır. Yargılanan yargıçlardır. Buradan bir kez daha diyoruz ki irademizi gasp etmenize izin vermeyeceğiz. İrademizi gasp edemezsiniz. 31 Mart seçimlerinde bir kez daha görüldü ki, değerli halklarımız bir kez daha gösterdi ki, özellikle kayyım atanmış belediyeleri oylarımızı katlayarak kazandık. Saray, Erdoğan buraya kulak ver. Eğer senin kayyım atamalarına rağmen halk sana biat etmiyor, sen kayyım atadıkça, Saray’dan kayyımların emrini verdikçe AKP deniyor.

    “SARAYIN KULAĞINA KÜPE OLSUN”
    Bugün AKP’nin son yerel seçimlerde aldığı oylar ortadadır. AKP buzla erimektedir. Daha da eriyecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ve buradan bizler burada olan bütün devrimci demokratik kurumlarla beraber faşizme karşı omuz omuz diyoruz. Özellikle bugüne kadar HDP’ye, DEM Parti’ye oy vermemiş olan değerli halklarımıza sesleniyorum. Zannetmeyin ki sadece Kürdün iradesini gasp etmek için kayyım atanıyor. Elbette Kürdün iradesini gasp etmek için kayyım atanıyor. Kürdün iradesini gasp etmek ve Kürdün seçme ve seçilme hakkını elinden almak için kayyım atanmıştır. Doğrudur. Bu kayyım atamaları ile Kürde diyor ki sen kendi kendini yönetemezsen. Seçimlere girse de benim atayacağım yani despotik yani faşist rejimlerde olan atanmışlar yönetecek. Senin seçme ve seçimle ehliyetin yoktur diyerek aslında Kürt halkını vatandaşlıktan çıkarmış oluyorlar. Saray’ın kulağına küpe olsun.

    “YALAN SÖYLÜYORLAR”

    Bu irade gaspının yanı sıra AKP, Türkiye genelinde çok sayıda belediye kaybetti. Ve onlar kayyımı şöyle gördüler aynı zamanda. Kayyım onlar için bir para, bir sermaye alanı. Sözüm ona hizmet amaçlı geliyoruz diyorlar ama asıl belediye kaynaklarını kendi yandaşlarına peşkeş çekmek için. Ayrıca Kürdistan’daki belediyeleri, Hakkari’deki belediyeyi rant alanına çevirmek istiyorlar. Borçsuz aldıkları belediyeleri daha doğrusu borçsuzken kayyım atadıkları belediyeyi, Hakkari belediyesinin şu anki borcu 315 milyon. Bununla hiçbir hizmet yapılmamış değerli Türkiye halkları. Bunu kayyım atadıkları vali, AKP’nin yandaşı 2-3 aileye parayı paylaştırmak üzere kendi yandaşlarına peşkeş çekmek üzere kayyım atıyorlar. O nedenle bütün Türkiye halkları bilsin ki onların isnat ettiği hiçbir gerekçe doğru değildir. Sadece ve sadece bahane üretmek peşindeler. Bunu halk biliyor. Biz seçim meydanlarında dolaşırken söyledik. Burada bir kez daha İstanbul’un göbeğinden söylüyorum; inanın AKP’nin bölgedeki seçmeni, Hakkarili seçmenlerin bir bölümü kayyım atanmasına karşıdır. Daha önce AKP’ye oy verdiği halde kayyım atadığı için DEM Parti’yi destekleyen insan sayısı çok fazla. Seçim sonuçlarına katlanamadılar. AKP öncelikle bunu kendi tabanına açıklamayı başarsın. Açıklayamaz, çünkü yalan söylüyorlar.

    “MÜCADELE EDEREK KAZANACAĞIZ”

    Burada AKP iktidarının bu seçimlerden aldığı yenilgiden sonra biz normalleşme süreci başlatacağız dediler. Oysa ortada hiç bir normalleşme süreci yok. Normalleşme derken Kürde normalleşme yok DEM Parti’ye normalleşme yok. Çünkü bunlar anormal. Çünkü bunlar faşist rejimde, otoriter rejimde ısrarcı. Bütün halklar olarak bütün demokratik güçler olarak bu kayyım darbesine karşıyız. bu darbenin 12 Eylül askeri cunta rejiminden farkı yoktur. AKP darbecidir. MHP darbecidir. Saray darbecidir, bunu asla kabul etmiyoruz. Bu darbe karşısında demokratik haklarımızı ve mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz. Birlikte dayanışarak kazanacağız, faşizme karşı mücadele ederek kazanacağız.”

    “UYGULAMADAN VAZGEÇİN”

    Ardında söz alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, AKP’nin kayyım anlayışı halkın iradesinin karşısında duramayacağını söyledi. Kayyım atamanın tüm Türkiye halklarının demokratik haklarının gaspı anlamına geldiğini ifade eden Aslan, “Bu sadece Hakkari meselesi değildir. Bugün saray rejiminin elinde baskı aygıtı dışında hiçbir şey kalmamıştır. Sadece bu baskı aygıtıyla ayakta durmaktadır. Bu otoriter rejim, er ya da geç halkın iradesine çarpacaktır. Başta Kürt halkı olmak üzere bütün Türkiye’ye gözdağı verilmiştir. Bugünlerde sınır ötesi operasyonlarını konuşuyorlar. Rojava halkının seçim iradesine darbe vurmak istiyorlar. Sınır ötesi operasyonlarından vazgeçin, onların demokratik haklarına saygı duyun. Eğer bunu yapmazsanız bütün Türkiye işçi ve emekçileri olarak karşınızda duracağız. Hakkari Belediye Eş Başkanı binlerce kişinin oyuyla seçilmiştir. Yapılması gereken bu uygulamadan vazgeçmektir” diye belirtti.

    “HANGİ COĞRAFYADAN ÖRNEK ALIYORSUNUZ”

    Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyım ve kayyıma söz konusu gerekçenin 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası gerçekleşen seçim döneminde dahi örneğinin olmadığına dikkati çeken EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, “Türkiye hiç olmadığı kadar geriye gitmiş durumda. Böyle bir demokrasi ve adalet olamaz. Bunu hangi coğrafyadan alıyorsunuz. Eğer adınızda adalet sıfatı varsa buna cevap vermek zorundasınız. Eğer Asya’da, Afrika’da bunun örneği yoksa Hakkari’de de olamaz. İşte Kürt halkının dile getirdiği sorun budur. İkide bir derdiniz nedir diye anlamazlıktan gelmeyin. Bunu toplum görmüyor zannetmeyin” dedi.

    “ORTAK ŞEKİLDE MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, her zaman kayyımların karşısında olacaklarının altını çizdi. Çelik, “10 yıl önce açılmış bir dava yüzünden kayyım atanmasını reddediyoruz. Kayyım seçmenin sandıkta çıkan iradesini yok saymaktır. Türkiye’de, nerede olursa olsun eğer bir belediye başkanın seçilmesinin önünde bir engel var ise orada belediye meclis üyeleri seçilir. Bunlar sadece yerel seçimlerde yaşanmıyor. Ne yazık ki uzun süredir bunlarla karşı karşıyayız. Hatay’ın seçilmiş milletvekili de halen cezaevinde. Bu kayyımların karşısında her zaman ortak bir şekilde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Daha sonra kurum, parti temsilcileri halkı selamladı ve DEM Parti ile dayanıştıklarını belirtti.

    Açıklamaların ardından kitle Şişhane Meydanı’ndan Taksim’de bulunan İstiklal Caddesi’ne yürümek istedi. Bu esnada kitle ablukaya alındı. Kitle ablukada, “Faşizme karşı omuz omuza”, ” Direne direne kazanacağız”, “AKP halka hesap verecek” sloganlarını attı. Polis, çok sayıda kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Gözaltına alınanların nereye götürüldüğü öğrenilemedi. Ayrıca basının görüntü alması ise engellendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Newroz, Dersim’de coşkuyla kutlandı: Modern dehaklara geçit vermeyeceğiz -VİDEO

    Newroz, Dersim’de coşkuyla kutlandı: Modern dehaklara geçit vermeyeceğiz -VİDEO

    PİRHA-Newroz, Dersim’de coşkuyla kutlandı. Dersim’in her zaman faşizme karşı mücadele ettiğini vurgulayan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “Tarihi direnişimiz bizi bugünlere getirdi. Günümüzün modern dehaklarına karşı da direniyoruz. Dersim İttifakı olarak 31 Mart’ta dehaklara geçit vermeyeceğiz” dedi.

    Newroz, Dersim’de coşkuyla kutlandı. Sanat Sokağı’nda toplanan kitle Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte sık sık ‘Newroz Piroz Be’ sloganları atıldı.

    Newroz’a DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Dersim Belediye Eş Başkan Adayları Birsen Orhan ile Cevdet Konak, Dersim İttifakı bileşenleri ve yüzlerce yurttaş katıldı.

    “DERSİM YÜZ YILLIK KIYIM YAŞADI, DERSİM HALKI 31 MART’TA FAŞİZME ŞAMARI VURACAK”

    Dersim Belediye Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

    Direnen bütün tutsaklara selam göndererek sözlerine başlayan Birsen Orhan, “8 Mart’ın coşkusunu Newroz’un coşkusuyla buluşturuyoruz. Newroz, Kürtlerin, Alevilerin yaşam sembolüdür, gençliğin yüreğindeki özgürlük ateşidir” dedi.

    DEM Parti Dersim Belediye Eş Başkan adayı Cevdet Konak ise, “Dersim yüz yıllık bir kıyım yaşadı. Koçgiri Katliamı, 38 soykırımında 50 binin üzerinde canımızı katlettiler. 1980’de binlerce devrimciyi tutsak aldılar. 94’lü yıllarda köylerimizi boşalttılar. Hala bu siyasal baskılar, Dersim’in tarihsel kimliği üzerinden devam ediyor. 31 Mart’ta Newroz’un coşkusuyla faşizme en büyük şamarı sizler Dersim’de vuracaksınız” diye konuştu.

    “DEMOKRATİK ÇÖZÜM TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN HALKLARI İÇİN ŞARTTIR”

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 2013 Newrozu’nda tarihe not düştüğü mektubunu okuyan Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Kürt sorunun demokratik çözümünün Türkiye ve Kürdistan halkları için şart olduğuna dikkat çekti.

    “GÜNÜMÜZ DEHAKLARINA KARŞI BİRLEŞMEK TARİHSEL SORUMLULUĞUMUZDUR”

    SMF MYK Üyesi Mahir Gürz, ise şunları dile getirdi:

    “Günümüzün Dehaklarına karşı birleşmek tarihsel sorumluluğumuzdur. Ortak birikimlerimizi ve değerlerimizin kazanımı olan Dersim İttifakı’nı ucuz polemikler ve algı operasyonlarıyla zayıflatmaya çalışan her türlü kesimin sisteme hizmet ettiğini görüyoruz. 31 Mart seçimlerinde Dersim halkı kazanmıştır, ilan ediyoruz.”

    “NEWROZ ALANLARINI SERHİLDAN RUHUYLA DOLDURUYORUZ”

    Newroz alanlarının serhildan ruhuyla dolduğunu ifade eden ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, “Dersim Kürt’tür, Alevi’dir. Soldur, sosyalisttir. Bu direngenliği, baş eğmezliği birleşik mücadelemizle buluşturmamız gerek. Onun da adı birleşik mücadele partimiz DEM’dir. Hepimiz DEM’in sözünü yükseltmeliyiz” diye belirtti.

    “GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”

    Dersim halkının baskılara hiçbir zaman boyun eğmediğini belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “İktidarın bütün baskılarına karşı bir aradayız ve geleceğimizi birlikte kazanacağız. Tek adam iktidarının ülkedeki baskı politikaları devam ediyor. Bu ülkede özgürlük mücadelesi verenler tutuklanıp cezaevine atıldı. Ne Türkiye halklara ne de Kürt halkı bu zulme asla boyun eğmeyecektir. Dersim İttifakı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz ve halkımızla beraber tek adam düzenine 31 Mart’ta güçlü bir cevap vereceğiz” diye ifade etti.

    “DEHAKLARA GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

    Dersimlilerin her zaman faşizme karşı mücadele ettiğini vurgulayan Gülüstan Kılıç Koçyiğit, “Tarihi direniş bizi bugünlere getirdi. Biz zulmedenlere karşı direndik. Günümüzün modern dehaklarına karşı da direniyoruz. Dersim İttifakı olarak dehaklara geçit vermeyeceğiz. Bu kutsal toprakları ele geçirmeye çalışıyorlar. Dersim’i yok etmek istiyorlar, biz Dersimliler her zaman bu topraklar için mücadele ettik. 1938 ‘de katliam yaptı ama bizi baş eğdiremediler, şimdi de içeriden kuşatmaya çalışıyorlar. Dersim İttifakı, sadece seçim ittifakı değildir. Dersim’in geleceğini kurtarma ittifakıdır” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Newroz ateşi yakılıp, halaylar çekildi.

    PİRHA/DERSİM

  • DİSK Gıda İş: Göçmenlere karşı yürütülen ırkçı politikalara karşı durmaya çağırıyoruz

    DİSK Gıda İş: Göçmenlere karşı yürütülen ırkçı politikalara karşı durmaya çağırıyoruz

    PİRHA-DİSK Gıda İş sendikası, deprem bölgesindeki işkence ve ırkçı uygulamalara dair “Mültecilerin üzerinden elinizi çekin” başlıklı yazılı bir açıklama yayınladı. Sendika, “Tüm işçi, emekçi halkımızı, göçmenlere karşı yürütülen politikalara karşı durmaya, barış ve kardeşliği savunmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Mültecilerin üzerinden elinizi çekin” başlıklı yazılı bir açıklama yayımlayan DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, deprem bölgesindeki işkence ve ırkçılık uygulamalarına tepki gösterdi. Aslan, açıklamasında “Tüm işçi, emekçi halkımızı, göçmenlere karşı yürütülen politikalara karşı durmaya, barış ve kardeşliği savunmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ACIMIZ DA BÜYÜK ÖFKEMİZ DE”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Maraş ve Antep merkezli yaşanan yıkıcı depremde başta yurttaşlarımız, göçmenler olmak üzere ülkemizde yaşayan on binlerce insan hayatını kaybetti, yüz bini aşkın yaralı var. Türkiye halkının başsağlığı, yaralılarımıza acil şifa diliyoruz. Acımız da büyük, öfkemiz de.

    Daha ulaşılamayan, hiç dokunulmayan enkazlar var. On binlerce canımız enkaz altında kurtarılmayı bekliyor. Ülkeyi yönetenler yıllardır geliyorum diyen deprem karşısında önlem almadıkları gibi, deprem enkazlarına müdahale etmede, yardımların ulaşmasında ne yazık ki gerekenler yapılmıyor. Yaşanan ölümler, yıkımlar karşısında görevlerine yapamayan iktidar ve kimi burjuva partileri ve siyasetçileri göçmenleri hedef göstermeye başladılar. Göçmenlerin yağma yaptıkları, ölülerin üzerinden ziynet eşyası çaldıkları, dükkânları yağmaladıkları, sınırları geçerek Türkiye’ye yığınak yaptıklarına dair haberler yayıyorlar. Irkçı, şoven ve milliyetçi duyguları kışkırtarak göçmenleri hedef göstererek linç girişimleri provaları yapıyorlar. Bu anlayış ve yaklaşımlar, ülkemizdeki göçmenlerin yaşamını güvensiz hale getiriyor.

    “IRKÇI KIŞKIRTMALARA PRİM VERMEYELİM”

    Göçmenlerin ziynet eşyası çaldıkları, evleri ve dükkânları soydukları yalandır. Deprem bölgesinde yapmış olduğumuz gözlemler ve gelen bilgiler göçmenlerin yurttaşlarımızın yaşadığı sorunların aynısını yaşadıkları gerçeğidir. Ve göçmenler aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına katılarak ayrım yapmadan bir canlıyı kurtarmak için canla başla çalıştıklarıdır. Yaşanan bunca acılar içinde göçmenleri hedef göstererek, ırkçı ve şoven söylemlerle provokasyon yaratmak isteyenlere geçit vermeyeceğiz.

    Tüm işçi, emekçi halkımızı, göçmenlere karşı yürütülen politikalara karşı durmaya, barış ve kardeşliği savunmaya çağırıyoruz. Ayrıca iktidara sesleniyoruz, ırkçı ve şoven politikalara karşısında bir an önce önlem almaya çağırıyoruz. Irkçı ve milliyetçi kışkırtmalar karşısında gerekli soruşturmaların yapılarak yaşanabilecek tehlikeli tırmanışların önlenmesi konusunda daha hızlı davranmaya çağırıyoruz. Şimdi yapılacak iş farklı milliyetlerden ve ülkelerden işçi ve emekçiler olarak dayanışmaya, yardımlaşmaya ve yaralarımızı sarmaya ihtiyaç var. Irkçı ve şoven kışkırtmalara prim vermeden, bir arada birlikte yaşamı ve geleceğimiz kurmaya ihtiyacımız var. Bir kez daha tüm halkımızı bu tür provokasyonlara karşı uyanık olmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ÇAYKUR’un mevsimlik işçileri kadro talebiyle miting yaptı

    ÇAYKUR’un mevsimlik işçileri kadro talebiyle miting yaptı

    ÇAYKUR’da kadro talebinde bulunan mevsimlik işçiler bugün Rize Cumhuriyet meydanında miting düzenledi. Mitingde konuşan DİSK/Gıda İş Sendikası Başkanı Seyit Aslan, “ÇAYKUR çalışanlarının analarının ak sütü üzere helal olan takım hakkını bir an evvel verin” dedi.

    ÇAYKUR’da kadro talebinde bulunan mevsimlik işçiler bugün Rize Cumhuriyet meydanında miting düzenledi. Öz gıda üyesi bazı işçilerinde katıldığı Mitinge, CHP, EMEP, Sol parti, Demokrat Parti, İyi Parti, DİSK’e bağlı Gıda İş sendikası ve demokratik kitle örgütleri destek verdi.

    Cumhuriyet meydanında düzenlenen mitingde ilk konuşmayı yapan Gıda İş Sendikası Rize Bölge Başkanı Ramazan Sarıoğlu, “Biz ÇAYKUR’da çalışan mevsimlik işçilerin kadro alması için yıllardır mücadele verdik. ÇAYKUR’da kadro talebimiz karşılanan kadar meydanları bırakmayacağız. ÇAYKUR’da çalışan işçilerin mevsimlik yaşamak ne kaderidir ne hakkıdır mevsimlik yaşamak istemiyoruz” diye konuştu.

    “600 BİN İŞÇİ KADRO BEKLİYOR”

    Mitingde konuşan DİSK/Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan, ÇAYKUR’da 600 bine yakın işçinin kadro beklediğini hatırlatarak, “Şimdi buradan bir kez daha duymayanlara, işitmeyenlere, görmeyenlere sesleniyorum; ÇAYKUR işçilerinin analarının ak sütü gibi helal olan kadro hakkını bir an önce verin. Türkiye’de uzun yıllardır taşeronlaştırma, alt işverenlik ve mevsimlik çalışma çok yaygın biliyorsunuz. Bundan önce kanun hükmünde kararname ile kamu kurumlarındaki bazı arkadaşlarımız kadroya alındı ama bugün halen Türkiye’de ÇAYKUR da dahil olmak üzere kadroya alınmayı bekleyen 500-600 bine yakın işçi arkadaşımız var” dedi.

    “KENDİLERİ HER TÜRLÜ ŞATAFAT VE LÜKS İÇİNDE YAŞIYORLAR”

    Aslan, hakkını arayan işçilerin provokasyon ile suçlanmasına tepki göstererek, “Ne zaman işçi arkadaşlarımız kadro talebiyle sokağa çıksa, mücadele etmeye kalksa hemen bizleri provokatörlükle suçluyorlar. Bundan yaklaşık 10 gün önce işçi arkadaşlarımız, üyesi oldukları sendikanın kapısına kadro talebiyle gitti. Dediler ki ‘Burada işçiler provokatörlük yaparak ÇAYKUR’u karıştırıyorlar’. Tabii kendilerinin tuzu kuru, kendileri 12 ay boyunca maaş alıyorlar. Kendileri 12 ay boyunca her türlü şatafat ve lüks içinde yaşıyorlar. Ama söz konusu mevsimlik işçilerin çalışma koşullarına gelinci de işçi arkadaşlarımızı provokatörlükle, ÇAYKUR’u karıştırmakla suçlamaktan da geri kalmıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “KADRO ALMADAN MÜCADELEMİZ ASLA BİTMEYECEK”

    ÇAYKUR işçilerine kadro verilene kadar mücadele edeceklerini kaydeden Aslan, “Buradan diyoruz ki işçi arkadaşlarımızın kadro davası haklıdır, meşrudur, yerindedir. Sendika olarak; Rize’deki demokrasi güçleri, emekten yana insanlar, siyasi partiler olarak, ÇAYKUR’da kadro verilene kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Asla durmayacağız, bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Bunun da böyle bilinmesini istiyoruz. Şu ana kadar iktidar partisinden bize gelen, bize söylenen, ‘ÇAYKUR işçilerini kadroya alacağız’ diyen bir yaklaşım olmadı. Sayın Cumhurbaşkanı buralı, Hayati Yazıcı buralı, buradaki insanların sorunlarını çözmek onların da görevidir. Bu nedenle diyoruz ki ÇAYKUR işçisi kadro almadan, güvenceli çalışmadan bu mücadelemiz asla ve asla bitmeyecek” şeklinde konuştu.

    (PİRHA/HABER MERKEZİ)

  • Sennur Sezer şiir ödülü İlhan Çomak’a verildi-VİDEO

    Sennur Sezer şiir ödülü İlhan Çomak’a verildi-VİDEO

    PİRHA – Şair Sennur Sezer adına doğum gününde verilen “Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri” dördüncü kez sahiplerini buldu. Şiir dalında İlhan Sami Çomak, öykü dalında ise Hüseyin Peker birincilik ödülüne layık görüldü.

    7 Ekim 2015’te aramızdan ayrılan Sennur Sezer’in anısı ve mücadelesini yaşatmak için Gıda-İş Sendikası ve Manos Kitap tarafından düzenlenen ‘Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri’ni kazananlar 4 Mayıs 2019’da açıklandı.

    Şiir dalında birincilik ödülü uzun yıllardır cezaevinde tutulan İlhan Sami Çomak’ın olurken, Jüri Özel Ödülü’ne Ayşe Nalan layık görüldü. Öykü dosyalarında birincilik ödülü Hüseyin Peker’in olurken, Özlem Keskin’in dosyası da Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.

    Cezaevinde bulunan İlhan Sami Çolak’ın ödülünü kardeşi Suna Çomak ve Annesi Zeytun Çomak aldı. Ödülü Yazar Eray Canberk verdi.

    Öykü dalında birincilik ödülüne layık görülen Hüseyin Peker ise ödülünü Pen Uluslararası Sendikacılar Başkanı Burhan Sönmez’in elinden aldı.

    Şiir dalında Jüri Özel Ödülünü kazanan Ayşe Nalan ise ödülünü KHK ile ihraç edilen Akademisyen Süreyye Karacabey’den aldı.

    Öykü dalında Jüri Özel ödülünü kazanan Özlem Keskin ise ödülünü Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı adına Nida Demirsoy’dan aldı.

    Ödül törenine Sennur Sezer’in dostları ve okurlarının yanı sıra EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, İletişim-İş Genel Başkanı Ünal Doğan, Cam Keramik-İş Genel Başkanı Birol Sarıkaş, Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan ve Gıda-İş Genel Sekreteri Levent Gökçek katıldı.

    Etkinlik Sanatçı Sadık Gürbüz’ün ezgilerini seslendirmesiyle başladı.

    Akademisyen Nilay Özer, gecede bir konuşma yaparak “Sennur Sezer’in yaşamın temel kurucu unsuru olarak gördüğü insan emeği günümüzde eksikliğini duyduğumuz hakikat, dürüstlük gibi kavramlarla doğrudan ilgili. Emeğin hor görüldüğü dürüstlüğün kasıtlı bir biçimde yitirildiği ve hakikatin dünya çapında kasıtlı bir biçimde önemsizleştirildiği siyasetlere karşı sanatın ve özelde şiirin etkisi direnişle pekişiyor” dedi.

    “HALKIN GEÇEK KÜLTÜRÜNÜ İŞÇİ SINIFINA ULAŞTIRMANIN YOLLARINI BULMALIYIZ”

    Etkinliğin düzenleyicilerinden olan Gıda-İş’in Genel Başkanı Seyit Aslan da edebiyatçıların şiirlerini, öykülerini diledikleri gibi yazabildikleri ve gazetecilerin cezaevinde olmadığı bir ülkeyi emekçilerin birlikte kuracağını söyleyerek “Türkiye’de kültür ve sanat denilince mevcut iktidarların kendi egemenlikleri ve siyasal düşünceleri açısından Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerini kendilerine yedeklemenin aracı olarak kullandılar. Bugün de gerici bir anlayışla bunu sürdürüyorlar. Dolayısıyla egemenlerin işçi sınıfını ve emekçileri yozlaştırma kültürüne karşı biz de işçi sınıfının, emekçilerin, halkın, sanatçıların gerçek kültürünü işçi sınıfına ulaştırmanın yol ve yöntemlerini bulmamız, bunları hayata geçirmemiz gerekiyor. İşçilerimiz, sanatçılarımız, hepimiz örgütlü olduğu zaman her şeyi çok güzel hale getirebiliriz” diye konuştu.

    “YAŞADIKLARIMIZIN ŞİİRİ”

    Sennur Sezer’in eşi ve Öykü Yazarı Adnan Özyalçıner ise, “Sennur Sezer’in edebiyatımızdaki yeri, onun şiiriyle toplumsal tarihimizle at başı gitmesindedir. Toplumsal yaşamımızdaki insan manzaraları, Sennur Sezer’in şiirinde açıklıkla yer almıştır. Onun şiiri direnen bir şiirdir. Bir kadının doğum sancılarına direnişinde, aynı kadının işkence altındaki, baskı altındaki, şiddet gören kadının direnişine vurgu yapar. Yaşanan gerçekliği açıklar. Kısaca belirtmek gerekirse Sennur’un şiiri yaşadıklarımızın şiiridir. Dün olduğu gibi, bugün de süren bir şiir onun şiiri. Tıpkı yaşamımız gibi” ifadelerini kullandı.

    Şair Mustafa Köz ise “Sanat kimin için, sorusuna Sennur Sezer ‘Gecekondu’ kitabıyla cevabını vermiştir. Sonraki kitapları da bu cevabı içerir” dedi.

    Konuşmaların ardından DİSK Emek Korosu sahne alarak ezgilerini seslendirdi.

    Etkinlik Sennur Sezer’in doğum günü için pasta kesilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İzmir’de gözaltına alınan 65 işçi ve sendikacı serbest

    İzmir’de gözaltına alınan 65 işçi ve sendikacı serbest

    Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki TARİŞ fabrikasında 7 işçi sendika üyesi oldukları gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşçilerin eylemine müdahale eden polis, işten çıkarmalar üzerine başlatılan eylemdeki 65 işçi ile sendikacıyı gözaltına aldı. Gözaltına alınanların tamamı sabah saatlerinde serbest bırakıldı.

    İzmir’in Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan TARİŞ fabrikasında, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Gıda-İş Sendikası’na üye olan 7 işçi dün işten çıkarıldı.

    Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan, işten çıkarmaların ‘keyfi’ olduğunu kaydetti, işçiler işlerine geri alınana kadar fabrikayı terk etmeyeceklerini duyurdu.

    İşten atılan arkadaşlarının geri alınması ve sendikal hakların tanınması talebiyle eyleme geçen işçilere fabrika önüne gelen çevik kuvvet ekiplerince müdahale edildi.

    Yapılan müdahalede 65 işçi ve sendikacının gözaltına alındığı belirtildi. Aslan, gözaltılardan TARİŞ yönetimini sorumlu tuttu.

    Gözaltına alınanlardan 33’ü gece saat 04.00 sıralarında ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    Serbest bırakılan işçilerden Davut Ay, “İşten atılmamızın nedeni, sendikaya üye olmamız. Bundan 5-6 ay önce tehditler yapıldı zaten. Sonuç buraya geldi. İşten attılar. İfadelerimiz alındı. Doktor kontrolünden geçirildik ve serbest bırakıldık” diye konuştu.

    Aslan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Gözaltına alınan diğer TARİŞ çalışanı sendikamız üyesi işçi arkadaşlarımız sağlık kontrolü sonrası serbest bırakıldılar” bilgisini verdi.