Etiket: seyit torun

  • Milletvekili Torun, AKP’li belediyelerle kayyumların kamu arazilerini satısını Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Torun, AKP’li belediyelerle kayyumların kamu arazilerini satısını Meclis’e taşıdı

    PİRHA – Milletvekili Seyit Torun, yerel seçimler yaklaşırken AKP’li belediyeler ile belediyelere atanan kayyumların, kamu arazilerini satışa çıkarmalarını Meclis gündemine taşıdı. Torun, Bakan Özhaseki’ye “Satışa çıkartılan belediye arazilerinden elde edilecek gelirlerin harcanacağı proje ve çalışmaları açıklar mısınız?” sorusunu yöneltti.

    CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine yaklaşık 2 ay kala, AKP’li belediye başkanları ve kayyumların, çok sayıda taşınmazı satışa çıkarttığını söyledi.

    CHP’li Torun, söz konusu taşınmazların bir plan veya proje dahilinde değil, belediyeye gelir sağlamak ve seçim çalışmalarında kullanılmak üzere satışa çıkartıldığını belirtti.

    Seyit Torun, İstanbul’da Kağıthane, Tuzla ve Pendik Belediyeleri ile Ordu Büyükşehir Belediyesi, Samsun Tekkeköy Belediyesi, Isparta Belediyesi, Kocaeli Gebze Belediyesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Afyonkarahisar Belediyesi, Kayseri Talas Belediyesi, İzmir Menemen Belediyesi ve kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi’nin son 1 ay içerisinde satış ilanları yayınladığını vurguladı.

    “ARAZİLERİN SATIŞ AMAÇLARI AÇIKLANMALI”

    Belediyelerin satışa sunduğu arazilerin halka ait olduğunu belirten Seyit Torun, konuyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye soru önergesi yöneltti. Torun, arazilerin kamu yararı dışında herhangi bir amaçla kullanılması veya satışa çıkartılmasının halkın malının gaspı anlamına geldiğini ifade etti. Seyit Torun, “Değerleri milyarlar ile ölçülen arazilerin satış amaçları açıklanmalı, olası hukuka aykırılıkların ve kamu zararının önlenmesi gerekmektedir” diye de ekledi.

    “GELİRLERİN HARCANACAĞI PROJE VE ÇALIŞMALARI AÇIKLAR MISINIZ?”

    Milletvekili Seyit Torun, Bakan Mehmet Özhaseki tarafından yanıtlanması talebiyle şu soruları kaleme aldı:

    *Yukarıda isimleri sayılan belediyelerin son 2 ay içerisinde satışa çıkarttığı belediye arazilerini ve bu arazilerin satış bedellerini açıklar mısınız? Söz konusu arazilerin rayiç bedellerini açıklar mısınız?

    *Söz konusu belediyelerin güncel borçluluk durumlarını açıklar mısınız?

    *Son 2 ay içerisinde satışa çıkartılan belediye arazilerinden elde edilecek gelirlerin harcanacağı proje ve çalışmaları açıklar mısınız?

    *2014 ve 2019 yıllarında, Ocak ve Şubat aylarında Türkiye genelinde arazi satışı gerçekleştiren belediyeleri ve satışa çıkartılan arazilerin boyutları ile satış bedellerini açıklar mısınız?

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Seyit Torun, AFAD’daki çadır skandalını açıkladı!

    CHP’li Seyit Torun, AFAD’daki çadır skandalını açıkladı!

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, son 2,5 yıl boyunca AFAD’a çadır alınmadığını belirterek İçişleri Bakanı Soylu’ya yüklendi. CHP’li Torun, Bakan Soylu’ya “Biz sizin hangi dolapları çevirdiğinizi biliyoruz” diyerek yandaş şirketlerin desteklendiğini söyledi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, AFAD’ın 2,5 yıl boyunca Kızılay’ın tesisinden çadır almadığını, sipariş verilen şirketin teslimat yapmadığını bu nedenle stokların yetersiz kaldığını duyurdu. Torun, “Biz sizin hangi dolapları çevirdiğinizi tek tek biliyoruz. Yüzbinlerce vatandaşımız deprem bölgesinde çadır bekliyor. AFAD’ın elinde stok yok. Canımızı emanet ettiğimiz AFAD’ın gerçek yüzü budur” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya tepki gösteren Torun, “Uyduruk bir deprem tatbikatından başka, depreme hazırlık konusunda hangi adımı attın? Günlerce enkazlara ulaşamayan, yardımlara el koyup, geciktiren değil misin? Tüm itibarı enkaz altında kalan sen değil misin?” diye sordu.

    “GÜNLERDİR İÇİMİZE ATIYORUZ”

    CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Torun, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında şu açıklamalarda bulundu:

    Gelinen aşamada gerçekten üzülerek söylüyorum ki, siyasi iktidarın plansızlığı ve liyakatsizliği ülkemize telafisi mümkün olmayan zararlar vermiştir. Günlerdir susuyoruz, her şeyi içimize atıyoruz. Ama vatandaşımızın halini gördükçe üzülüyoruz. İlk günden bu yana “AFAD’dan başka koordinasyona izin vermeyeceğiz, her şeyi AFAD yapacak” denilmiştir. Belediyelerimizin ve hayırseverlerin, arama-kurtarma çalışmaları ve yardımları sekteye uğratılmıştır. Herkesin bildiği ve gördüğü gibi; AFAD’ın depreme müdahalede ve koordinasyonda yetersiz kaldığı ayan beyan ortaya çıkmıştır. Günlerce enkazlara ulaşılamamış, belediyelerimizin el konulan yardımlarının ihtiyaç sahiplerine iletilmesinde geç kalınmıştır. “Her şeyi ben yapacağım” diyerek, hiçbir şeyi tam yapamayan anlayışın faturası, milletimize kesilmiştir.

    “İTİBARIN ENKAZIN ALTINDA”

    İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu, dün yaptığı açıklamada, Hatay Büyükşehir Belediyemizi hedef alarak partizanlığın fitilini ateşledi. Utanmadan, “Belediyemizin definlere bile yardımcı olmadığını” söyleyecek kadar vicdanını kaybetti. Şimdi sormak istiyoruz: 2016’dan bu yana Bakanlık yapıyorsun. 7 yıldır AFAD sana bağlı. Uyduruk bir deprem tatbikatından başka, depreme hazırlık konusunda hangi adımı attın? AFAD içini boşaltan sen değil misin? Tanzanya’ya büyükelçi yaptığınız eski AFAD Başkanı’nı geri çağırmak zorunda kalan sen değil misin? Yardımlara el koyup, geciktiren değil misin? Tüm itibarı enkaz altında kalan sen değil misin? Depremden en büyük darbeyi alan, çalışanlarını kaybeden, yüzlerce personeli ve ailesi enkaz altında kalan Belediyemizi hangi hakla suçluyorsun? Bir insanın bunları söylemesi için aklını kaybetmiş olması gerekir. O yüzden aklını yitirmiş bu bakanı biz milletimize havale ediyoruz.

    “2,5 YIL ÇADIR ÜRETİLMEMİŞ”

    Bilindiği üzere AFAD; afet öncesi hazırlık, afet sırasında müdahale ve afet sonrasında iyileştirme çalışmalarından sorumludur. Ülkemiz bir deprem bölgesidir. Dolayısıyla AFAD’ın gereken tedbirleri önceden almış olması gerekir. Zaten AFAD bu amaçla kurulmuştur. Görevlerinden biri de barınma ihtiyacıdır. AFAD’ın, olabilecek her afete karşı gerekli çadır stoğunu elinde bulundurması gerekir. Ancak bugün, çadırların yetersiz kaldığı, hala sokakta kalan insanlarımızın varlığıyla ispatlanmıştır. AFAD’ın elinde, büyük bir afete karşı en az 250-300 bin çadır stoğu olması gerektiği bilinmektedir. Ancak 27 Eylül 2019’da AFAD’ın kendi yaptığı açıklamaya göre stoktaki çadır sayısı 100 bin bile değildir. Tam burada bir şeye dikkatinizi çekmek isterim. AFAD’ın çadırlarını yıllardır Kızılay üretir. Ancak AFAD yönetimi, 2020 Ağustos ayından 2022 Aralık ayına kadar, yani yaklaşık 2,5 yıl Kızılay’dan bir tek çadır bile almamıştır. Kızılay’ın Ankara Etimesgut’taki tesisi, 2,5 yıl süresince AFAD’a çadır üretmemiştir. Sadece 3 ay önce Kızılay’a 60 bin çadır siparişi verilmiştir. Şimdi sormak lazım: Hazır tesis varken, AFAD olarak, 2,5 yıl neden Kızılay’a çadır ürettirmediniz? Deprem olmasını mı beklediniz? Şimdi çıkmış Kızılay’a günde 500 çadır üretimi yaptırmaya çalışıyorsunuz. Deprem olduktan sonra mı aklınız başınıza geldi?

    “YANDAŞ FİRMA SİPARİŞLERİ TESLİM ETMEDİ”

    AFAD yetkililerine şimdi önemli bir soru daha sormak istiyorum. Kısa bir süre önce çadır ihalesi yaptınız, Kızılay’a değil yandaş bir şirkete verdiniz. Bu şirketten şu ana kadar kaç tane çadır teslim aldınız? Biz bir tane bile teslim almadığınızı biliyoruz. Biz sizin hangi dolapları çevirdiğinizi tek tek biliyoruz. Şu anda yüzbinlerce vatandaşımız deprem bölgesinde çadır bekliyor. AFAD’ın elinde stok yok ve Kızılay’ın üretmesini bekliyor. Bu ihmaller yüzünden, yüzbinlerce vatandaşımız sokaklarda, arabalarda yatıyor. Canımızı emanet ettiğimiz AFAD’ın gerçek yüzü budur. Atalarımız şöyle demiş: ‘Deri kokarsa tuzlarsın, tuz kokarsa ne yaparsın?’ Bu iktidarın elinde, maalesef AFAD’ın geldiği durum budur.”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li belediyeler, öğrenciler için barınma seferberliği başlatacak

    CHP’li belediyeler, öğrenciler için barınma seferberliği başlatacak

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun tarafından partinin tüm belediye başkanlarına gönderilen yazıda, öğrencilerin barınma sorununun çözülmesi için seferberlik başlatılması istendi. Yazıda belediyelerin lojman, misafirhane ve hizmet binalarını barınma sıkıntısı çeken öğrencilerin kullanımına sunması istendi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısı üzerine, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun tarafından partinin tüm belediye başkanlıklarına resmi yazı gönderildi.

    Öğrencilerin, gelinen süreçte ağır barınma sorunu yaşadıklarına dikkat çekilen yazıda şöyle denildi:

    “Son 20 yılda, ülkemizin neredeyse her alanında derin sorunlar yaratan siyasi iktidar, öğrencilerimizi de ağır bir barınma sorunu ile karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizdeki öğrenci sayısı artarken, yurt kapasitelerinin bu artışı karşılayamaması, ne yazık ki öğrencilerimizi konut kiralama yoluna itmektedir. Ancak konut kiralarında yaşanan olağanüstü artışlar göz önüne alındığında, dar gelirli öğrencilerimiz bu seçeneği kullanmakta da zorluk çekmektedir. Bu sorun, öğrencilerimizi ve ailelerini ağır mağduriyetler altında bırakmış, pek çok öğrencimiz var olan hayat pahalılığının üzerine eklenen barınma sıkıntısı karşısında eğitim hayatlarını noktalamak zorunda kalmıştır.”

    “HALKIN BELEDİYELERİNE SORUMLULUK DÜŞÜYOR”

    “İktidar, bu sorunun çözümüne yönelik hiçbir etkili adım atmamıştır. Bu nedenle, kısa süre sonra başlayacak yeni eğitim-öğretim yılında öğrencilerimizi yine sıkıntılı bir süreç beklemektedir. Bu kapsamda, halkın belediyelerine yine önemli bir sorumluluk düşmektedir.”

    ÖĞRENCİLER İÇİN YENİ BİR SEFERBERLİK

    Yazıda, belediye başkanlarından 3 başlıkta çalışma yapılması istenerek, şöyle denildi:

    – Belediyelerimiz, devlet yurtlarına yerleşemeyen ve özel yurt ücretlerini ya da ev kiralarını karşılayacak gelir düzeyine sahip olmayan öğrencilerimiz için yeni bir seferberlik başlatmalı, yeni imkânlar yaratarak öğrencilerimizin yanında durmaya devam etmelidir.

    – Belediyelerimiz, yeni eğitim-öğretim yılı için gelebilecek taleplere yönelik araştırmalara başlamalı, bu taleplerin karşılanmasında en etkili yöntemi şimdiden belirlemelidir. Öğrenci yurdu bulunmayan ya da mevcut kapasitesi talepleri karşılamaya yeterli olmayan belediyelerimiz; hizmet binalarını, lojmanlarını, misafirhanelerini ya da kiralama yolu ile bölgelerindeki özel tesisleri öğrencilerimizin kullanımına sunmak için gayret göstermelidir.

    – Belediyelerimiz, barınma desteği yanında, dar gelirli olduğu tespit edilen öğrencilerimizin ev kiralarına ya da özel yurt ücretlerine imkânlar ölçüsünde nakdi yardım desteği sunmalıdır.”

    SORUMLULUĞUN ALTINDAN KALKACAĞIZ

    Torun, yazının sonunda “Tüm baskılara rağmen iktidarın veremediği hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştıran belediyelerimiz, bu sorumluluğun altından da başarıyla kalkacaktır. Tüm engellemeler karşısında halk için çalışmaya devam eden siz değerli belediye başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyor, hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Torun: Hiçbir belediye başkanımız Türkiye Belediyeler Birliği’nin toplantılarına katılmayacak-VİDEO

    CHP’li Torun: Hiçbir belediye başkanımız Türkiye Belediyeler Birliği’nin toplantılarına katılmayacak-VİDEO

    PİRHA-Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) kaynaklarının neredeyse tümünün Cumhur İttifakı belediyelerine aktarıldığını savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “CHP’nin hiçbir belediye başkanı, Türkiye Belediyeler Birliği toplantılarına katılmayacak, bu adaletsizliği protesto edecektir.
    Hiçbir belediyemizin hakkını hukukunu bu partizan yönetim anlayışına yedirmeyeceğiz” diye konuştu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) kaynaklarının büyük çoğunluğunun Cumhur İttifakı belediyelerine aktarıldığını öne sürdü. CHP’li hiçbir belediye başkanının TBB toplantılarına katılmayacağını belirten Torun, “Bu tutumumuz, Türkiye Belediyeler Birliği’ndeki hukuksuzluk sona erene kadar devam edecektir” dedi.

    “CHP’Lİ HİÇBİR BELEDİYE BAŞKANI, TBB TOPLANTILARA KATILMAYACAK”

    CHP Genel Merkezi’nde konuya ilişkin basın açıklaması düzenleyen Torun, “Birlik yönetimindeki partizanlık artık ayyuka çıkmıştır. Türkiye Belediyeler Birliği artık “Cumhur İttifakı Birliği” haline gelmiştir. Encümen üyelerimiz, bugün Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin başta olmak üzere Birlik yöneticileri hakkında görevi kötüye kullanmaktan suç duyurusunda bulunacaktır. CHP’nin hiçbir belediye başkanı, Türkiye Belediyeler Birliği toplantılarına katılmayacak, bu adaletsizliği protesto edecektir. Bu tutumumuz, Türkiye Belediyeler Birliği’ndeki hukuksuzluk sona erene kadar devam edecektir” ifadelerini kullandı.

    “MUHALEFET BELEDİYELERİNE KARŞI AÇIK BİR AYRIMCILIK YAPILMAKTADIR”

    “Ülkemiz, siyasi iktidarın yanlış politikalarının neden olduğu çok zor bir sürecin içinden geçiyor” diyen Torun, iktidar tarafından CHP’li belediyelerin önünün kesildiğini söyledi. Vatandaşa hizmet edecek projelerin engellendiğini kaydeden Torun, şöyle konuştu:

    “Belediyelerimizin yetki ve gelirleri ellerinden alınıyor, belediye başkanlarımız hakkında haksız soruşturmalar başlatılıyor, vatandaşa hizmet edecek projelere engeller çıkarılıyor. Bunlar da yetmiyor, belediyelerimizin hakkı olan kaynaklar dahi tamamen partizan politikalarla ellerinden alınıyor. Bu sorunlu anlayışın son örneğini Türkiye Belediyeler Birliği’nde yaşıyoruz.

    Türkiye Belediyeler Birliği, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin tüm belediyelerin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla kanunla kurulmuştur. Ülkemizdeki her belediye, birliğin doğal ve zorunlu üyesidir. Birliğin bütçesi, genel bütçeden belediyelere aktarılan paylardan kesilerek oluşturulmaktadır. 2019 yerel seçimlerinden bu yana, Birlik bütçesinin yüzde 50’den fazlası sadece Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden kesilen paylarla sağlanmaktadır. Sadece 2020 yılında, belediyelerimizden 86 milyon liralık kaynak kesintisi yapılarak Birliğin bütçesine aktarılmıştır. Ancak üzülerek ifade ediyoruz ki Birlik yönetimi, bu bütçeyi adaletsiz ve partizanca kullanmaktadır. Birliğin kaynaklarının neredeyse tamamı Cumhur İttifakı belediyelerine aktarılmakta, muhalefet belediyelerine karşı açık bir ayrımcılık yapılmaktadır. Birlik yönetimi, kaynakları adil olmayan keyfi politikalarla harcarken hesap verme ilkesini de rafa kaldırmıştır.”

    “PARTİZAN POLİTİKALAR SADECE TBB İLE SINIRLI DEĞİLDİR”

    Torun, belediyelerin yasal olarak TBB’den ayrılmalarının mümkün olmadığını kaydetti. “İktidarın partizan politikaları sadece Türkiye Belediyeler Birliği ile sınırlı değildir” diye konuşan Torun, son olarak şunları söyledi:

    “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere pek çok kurumun belediyelerimizin hakkı olan kaynakları nasıl kendi çevresine aktardığını anlatmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımıza da sesleniyoruz: Bu iktidar, sizin vergilerinizden oluşan kaynakları sadece kendi çıkarları için kullanmakta ve size yapılacak hizmetleri açıkça engellemeye çalışmaktadır. Ancak gururla söylüyorum ki bizim belediyelerimiz, iktidarın veremediği hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştırmakta ve iktidarın yapamadığını yapmaktadır.

    İşte iktidarın korkusunun nedeni budur. Bizim belediyelerimiz, tüm baskılara rağmen vatandaşlarımızın yanında olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Belediye başkanlarımız, seçim sonuçlarını içine sindiremeyen iktidarın çıkardığı tüm engelleri halkımızla aşmıştır ve aşmaya da devam edecektir. Bizim belediyelerimizin yeri, halkımızın yanıdır. Herkes bilmelidir ki Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hiçbir belediyemizin hakkını hukukunu bu partizan yönetim anlayışına yedirmeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Torun’dan Menemen cevabı: Zalimin karşısında eğilmedik, eğilmeyeceğiz

    Torun’dan Menemen cevabı: Zalimin karşısında eğilmedik, eğilmeyeceğiz

    PİRHA-Menemen Belediyesi Başkanvekilliği görevini CHP’li Deniz Karakurt’un kazanmasının ardından iptal edilen kurayı bu kez AKP’li Aydın Pehlivan kazandı. “Kendi adayları kazanana kadar kura çektirdiler” diyen CHP’li Seyit Torun, Menemen halkının iradesinin gasp edildiğini belirtti.

    İzmir’in Menemen ilçesinde Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un tutuklanmasının ardından başkanvekilliği seçimini CHP’li Deniz Karakurt kazanmıştı. AK Parti’nin itirazıyla mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verince İzmir Vali Yardımcısı Başkanlığı’nda yeniden kura çekildi. Kuradan AK Partili Aydın Pehlivan çıktı.

    Yaşananlar ardından açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun,Menemen’in bağrına adaletsizlik hançeri saplandı” dedi.

    Seyit Torun, Menemen’de halkın iradesine açıkça darbe yapıldığını belirterek, “Daha yargı süreçleri tamamlanmadan, yangından mal kaçırır gibi işletilen süreçle, Menemen’in bağrına adaletsizlik hançeri saplanmıştır. Kendi adayları kazanana kadar kura çektirenler, Menemen halkının iradesini çalmıştır” dedi.

    “HUKUKSUZLUK DAYATILDI”

    Seyit Torun, “Halktan alamadıkları yetkiyi darbeyle alanları, utanacakları yerde sevinç gösterilerinde bulunanları milletin vicdanına havale ediyoruz” diyerek şunları söyledi:

    “Menemen Belediyesi’nin yeni başkan vekili, Belediye Meclisi’nde yapılan oylamalardan sonuç çıkmayınca, 1 Aralık 2020’de kura yöntemiyle belirlendi. Kura çekiminin nasıl yapılacağı da tamamen iktidar partisi temsilcilerinin önerisiyle karara bağlandı. Bu yöntemle kura çekildi ve partimizin adayı Sayın Deniz Karakurt seçimi kazandı. Ancak, sonucu içine sindiremeyen Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcileri, nasıl yapılacağını kendilerinin belirlediği kura çekimine itiraz edecek kadar aciz hale geldi. Mahkeme de tamamen haksız ve hukuksuz bir şekilde 17 Aralık 2020’de kura çekiminin yürütmesini durdurdu. İzmir Valiliği ise daha mahkemenin kesin kararı ortaya çıkmadan, kura çekiminin yeniden yapılması için adeta bir dayatma içine girdi. Millet İttifakı olarak yapılan haksızlığa karşı Belediye Meclisi toplantılarında sonuna kadar direndik. Bu süreçte belediye meclis üyelerimiz, iktidar temsilcilerinin, utanmazca yaptığı, cezaevi tehditlerine dahi maruz kaldı.

    Valiliğin dayatmasıyla bugün, belediye başkan vekilliği için bir kez daha kura çekildi. Açıkça belirtmek isterim ki; bu haksız ve hukuksuz sürecin sonunda, Menemen halkının sandıktaki iradesine açıkça darbe yapılmıştır. Yargı süreçleri tamamlanmadan, yangından mal kaçırır gibi işletilen bu süreçle, Menemen’in bağrına, adaletsizlik hançeri saplanmıştır. Kazandığımız kurayı iptal ettirip, kendi adayları kazanana kadar kura çektirenler, Menemen halkının iradesini çalmıştır.

    Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, halkın iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımıyoruz. Bugün bu hukuksuzluğu yapanlar, kazandıklarını sanıyor. Halktan alamadıkları yetkiyi darbeyle alanları, utanacakları yerde sevinç gösterilerinde bulunanları milletin vicdanına havale ediyoruz. Biz, adaletsizlik karşısında hiçbir zaman susmadık, susmayacağız. Zalimin karşısında asla eğilmedik, eğilmeyeceğiz. Halkın iradesini, halkımızla birlikte sonuna kadar savunacağız. İnanıyoruz ki halkımızın desteğiyle, ilk seçimlerde de bu adaletsiz düzeni adaletle yıkacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Seyit Torun: En kötü barış en haklı savaştan iyidir

    CHP’li Seyit Torun: En kötü barış en haklı savaştan iyidir

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında gerçekleşen görüşme sonrasında ilan edilen ateşkes ile ilgili açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, ülkeyi sonu belli olmayan maceralara sürüklemenin adeta bir cinayet olduğunu belirterek, ateşkesin hâkim kılınmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında gerçekleşen görüşme sonrasında ilan edilen ateşkesle ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun yazılı açıklama yaptı.

    Torun, “En kötü barış, her zaman haklı bir savaştan daha iyidir” diyerek Türkiye ve Suriye arasındaki çatışmaların sonlandırılmasını her zaman istediklerini ve bu adımın barışı güçlendireceğini belirtti. CHP olarak TBMM’de barışa yönelik her adımı destekleyeceklerini belirten Torun, savaşın devam etmemesi gerektiğini belirtti.

    “ERDOĞAN’IN SORUMSUZLUĞU”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, “İktidarın sorumsuzluğunun bedelini fakir fukaranın çocukları ödemesin” diyerek barış çağrısı yaptı. Torun açıklamasında “Erdoğan’ın maceraları ve sorumsuzluğu bir kez daha tarafsız cumhurbaşkanlığının ne kadar önemli olduğunu herkese göstermiştir. Ülkenin tüm siyasi güçlerini yok sayan tek adam ülkeyi maceraya sürüklemiştir. Masa başında verilen yanlış kararlar ve uygulanan yanlış politikalar sonucu ülkemiz 10 yıldır bir bataklığa saplanmıştır. Biz sürekli diyalogdan ve ortak akıldan yana olduğumuzu söyledik. Bunu tekrar ediyoruz. Ama bizimle diyalog kurmayan tek adam, Rusya’ya koşup Putin’le konuşmak zorunda kaldı. Biz yine de sırf şehit haberleri gelmemesi için, sırf anaların yürekleri yanmaması için her türlü barışı savunuyoruz. Erdoğan’ın hem içeride hem de dışarıda sergilediği sorumsuzluk ve maceranın hesabının sorulmasını ise sandığa bırakıyoruz” dedi.

  • İmamoğlu’nu tehdit eden Soylu’ya ilk yanıt: Haddinizi bilin

    İmamoğlu’nu tehdit eden Soylu’ya ilk yanıt: Haddinizi bilin

    İçişleri Bakanı Soylu’nun, İBB Başkanı İmamoğlu’na “pejmürde ederiz” demesinin üzerine, CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’dan Soylu’ya yanıt geldi.

    Yerlerine kayyum atanarak görevden alınan HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ederek destek veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Buradan söylüyorum: İşini yap, başımızın üzerinde yerin var, ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net” ifadeleriyle tehdit eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ilk tepki CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’dan geldi.

    Torun Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “‘Atanmış’ bir Bakanın, ‘seçilmiş’ bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı alenen tehdit etmesi hadsizliktir! Sizi milli iradeye ve halkın kararına saygıya davet ediyorum. Haddinizi bilin” dedi.

  • Ordu Valiliği’nden İmamoğlu’na suç duyurusu

    Ordu Valiliği’nden İmamoğlu’na suç duyurusu

    PİRHA – Ordu Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun, Ordu-Giresun Havalimanı’nda VIP salonuna alınmaması olayıyla ilgili olarak suç duyurusunda bulundu.

    Ordu Valiliği, VIP engeli tartışması ardından  Ekrem İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Valilikten yapılan açıklamada, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İmamoğlu ve beraberindekilerin, 5 Haziran’da Ordu’da yapılan program sonrasında özel uçakla İstanbul’a dönüş yolculuğunda, yasal hakları olmadığı halde havalimanındaki VIP salonunu kullanmak istemeleri üzerine arzu edilmeyen olayların cereyan ettiği belirtildi.

    Valilik açıklamasında şunlar kaydedildi:

    “VIP salonuna zorbalıkla girme ve işgal neticesinde yaşanan gerginlikte İmamoğlu’nun kendisine refakat eden polislere hitaben söylediği ‘Bu sizlik bir durum değildir. Bu Vali itlik yapmıştır. Kendisine aynen iletin’ ifadesi, Torun’un, Aydın’ın yüzüne karşı ‘Tayyip’in uşakları, haysiyetsizler, şerefsizler’, ayrıca polis memurlarına karşı ‘Bu sizlik bir durum değil, bunu it Valinin yaptırdığını biliyorum. O Valinin …… getireceğim. Bu devran döner elbet, herkes hesabını verecek’ ifadesi, CHP Ordu İl Başkanı Yusuf Furtun’un VIP girişinde bulunduğu esnada ‘Bu Vali İl Başkanı mı, AK Parti Başkanı mı belli değil’ ifadesi düzenlenen tutanakta tanıklarıyla birlikte açıkça belirtilmiştir.”

    “Keza olayların içerisinde yer alan ve hakaret içeren ifadelerden birinin sahibi olan Torun da 7 Haziran Cuma günü Ordu-Giresun Havalimanı’ndan yapacağı seyahat öncesinde, gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘hakaret ettimse ben ettim’ şeklinde ifade kullanarak, yapmış olduğu hakareti teyit ve itiraf etmiştir. Sayın Valimizin ve güvenlik güçlerimizin nezdinde devletimizi, devletin temsil makamını ve kurumlarını küçük düşürücü, aşağılayıcı, tehdit ve hakaret içeren söylemlerde bulunan kişiler hakkında tüm bilgi, belge ve görüntülerle birlikte Ordu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ve hukuki süreç başlatılmıştır.” (HABER MERKEZİ)

  • Seyit Torun: Şımarıklığı bırakın

    Seyit Torun: Şımarıklığı bırakın

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, AK Parti’ye “planladığınız kaos yatırımından medet ummayın. Toplumu germeyin, seçim sonucuna saygı duyun. Artık yetişkin gibi davranın. Şımarıklığı bırakın. Toplumun önünden çekilin biz de işimize bakalım” çağrısında bulundu.

    Yerel Yönetimlerden Sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun yazılı bir açıklama yaparak AK Parti’nin seçimlerin yenilenmesi talebine cevap verdi.

    Genel Başkan Yardımcısı Torun’un açıklaması şöyle:

    “İktidar halkın tercihlerine uymayıp, halkın ekonomik derdini, demokrasi talebini hiçe sayıp seçimin yeniden yapılmasını istiyor. Neden? Çünkü aradaki 60 günde kutuplaştırmayı artırıp, sokağı gerip, insanları birbirine düşürerek seçim kazanmak istiyor. Çünkü Ak Parti ve MHP gerilimden, kavgadan, kutuplaşmadan, vatandaşı birbirine düşürmeden besleniyor. Ancak biz devletin bütün kurumlarının olduğu gibi YSK’nın da hukuktan, adaletten ve demokrasi geleneğinden ayrılmayacağına, ülkeyi kaosa sürükleyecek bir karar almayacağına inanıyoruz.”

    Torun, CHP’nin yerel seçimlerde gerilime, kutuplaşmaya, ayrımcılığa imkân vermeyen bir kampanya yürüttüğünü söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

    “CHP toplumsal barışın, bir arada huzur içinde yaşama iradesinin sesi oldu. Kampanya boyunca sizin kavga çağrılarınıza kulak asmadık. Seçim döneminde size vermediğimiz kavgayı, bundan sonra da vermeyeceğiz. Seçmenler içinden geçtiğimiz zor zamanların farkındalar ve bizden enerjimizi sizinle didişmeye değil, sorunların çözümüne yoğunlaştırmamızı bekliyorlar.  Biz seçmenin beklentisini karşılayacağız. Siz de bir an önce gerçeği kabullenin ve toplumun önünden çekilin.”

    “DEMOKRASİ SADECE SİZİ İKTİDAR YAPTIĞINDA MI İYİ”

    Torun “İstanbul Büyükşehir seçimlerinde bir şaibe varsa o da seçimden sonra Ak Parti ve MHP tarafından başlatılan itiraz, oyalama ve seçimin yenilenmesi çabalarıdır” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çünkü seçmen kararını vermiştir, ancak bunlar seçmenin kararını dinlememeye, seçmene rağmen başka yollar bulmaya çalışmaktadır. Demokrasi ve sandık onları iktidar yaptıkça iyi. Seçimler onları seçtiğinde temiz. Seçmen onları tercih etmediğinde demokrasiden vazgeçebilir, seçimlerden galip ayrılmadıklarında tüm seçimi karalamaya ve seçmeni aşağılamaya cüret edebilirler. Seçim esnasında oylar sayılırken temsilcileri tarafından yapılmayan itirazlar seçim bitince yöneticiler tarafından yapılmaya başlandı. Bu süreçte kendi kurdukları ve hakkında övgüler düzdükleri seçim sistemini usulsüzlük, yolsuzluk, şaibe gibi laflarla aşağıladılar.”

    KAOSTAN MEDET UMMAYIN 

    Seyit Torun, “Ak Parti yöneticilerine göre seçim yenilgisinden kendileri dışında herkes sorumlu. İstanbul’u kaybetmeyi bir türlü sindiremiyorlar” dedi.  Torun “AK Parti yöneticilerinden yetişkin gibi davranmayı beklediklerini” söyleyerek şöyle devam etti:

    “Bu yaşa gelmiş, bunca yıllık siyasi tecrübeye sahip insanların artık birer yetişkin gibi davranmasını bekliyoruz. Artık hakikati kabullenme vakti. Seçimi kaybettiniz. Gerçekle yüzleşin. Yüzleşin ki, bir an önce hayat normale dönsün. İstanbul ve Türkiye sizin travmanızın bu şımarıklığa dönen halinin bedelini daha fazla ödemek zorunda kalmasın. Yenilgiyi kabullenmeden geçirdiğiniz her gün bu toplum bedel ödüyor. Toplum size yenilgiyi kabullenmeniz için yeterince süre verdi. Ama seçmenler artık hakkın hak edene teslimini talep ediyor. Seçim iptalinden medet ummayın. İki seçim arasında yarattığınız zamana yaymayı planladığınız kaos yatırımından medet ummayın. Toplumu bir de bu sürece sokarak germeyin.”

    İSTERSENİZ 10 KERE SEÇİM YAPIN

    Torun, “10 Kere de saysanız sonucu değiştiremeyeceksiniz” diyerek sözlerini şöyle noktaladı:

    “Seçmen bir karar verdi. Nasıl ki sandıkları 5 kere de saysanız sonucu değiştiremediniz. İçinde bulunduğumuz şartlarda 10 kere de seçime gitseniz bu kararı değiştiremezsiniz. Seçmenler kararlarını verdi. Sizi merkezi iktidarda tutacak kadar destekledi, bize de ülkenin en yüksek nüfusuna ve en büyük ekonomilerine sahip şehirlerinin belediyelerini verdi. Buradan çıkarmamız gereken sonuç, seçmenin bize içinde bulunduğumuz zorlu ekonomik kriz zamanlarında kavgayı, gerilimi bir kenara bırakıp iş birliği içinde çalışma mesajı verdiğidir.”

    PİRHA / ANKARA