Etiket: şiiler

  • Şiileşen ‘Alevilerin’ ritüeli tepki çekti: ‘Şiileşirken Aleviliği Şiiliğe yamalayarak dönüyorlar’-VİDEO

    Şiileşen ‘Alevilerin’ ritüeli tepki çekti: ‘Şiileşirken Aleviliği Şiiliğe yamalayarak dönüyorlar’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da bulunan İmam Hüseyin Vakfı binasında, Kerbela Yası nedeniyle biraya gelen, aralarında kara çarşaflı kadınların da olduğu topluluğun yaptığı ibadet tepki çekti. Vakfın yöneticisi olan Erzincanlı Doğan Çimenli’nin, kendisini Alevi olarak tanıttığı, Şiilerle birlikte vakıfta ibadet ettikleri öne sürüldü. Aleviler, söz konusu görüntülerdeki ibadet şeklinin Alevi inancıyla bağdaşmadığını belirterek, sosyal medyadan tepki gösterdiler. 

    Türkiye’de Alevilerin Şiileştirilmesi faaliyetleri kapsamında bazı Alevi kökenli şahısların Şiilerle birlikte farklı ibadet ritüeli içinde oldukları biliniyor.

    İstanbul’da bulunan İmam Hüseyin Vakfı’ndan Doğan Çimenli adlı kişi tarafından sosyal medyada Kerbela Yası nedeniyle videolar paylaşıldı.

    Görüntülerde az sayıda kadın arasında kara çarşaflı kadınlar da var. Erkeklerin ön tarafta ayakta ellerini göğüslerine vurarak ibadet ettikleri görülüyor.

    Erzincanlı ve Alevi olduğu belirtilen Doğan Çimenli’nin İmam Hüseyin Vakfı denilen mekanda Şiilerle beraber ibadet ettikleri öğrenildi.

    “BUNLAR ESKİDEN ALEVİ OLAN VE ARTIK ŞİİLEŞEN GRUPLAR”

    Sosyal medyada söz konusu görüntüler tepkiler çekti.

    Yazılarında ve kitaplarında Alevilerin Şiileştirilmesine dikkat çeken Araştırmacı Yazar Özcan Öğüt, facebook hesabından tepki gösterdi.

    Öğüt, “Bu görüntüleri izleyenler bunları orijinal (dönme olmayan) Şiiler sanabilirler. Ama bunlar maalesef eskiden Alevi olan ve artık tamamen Şiileşen yığınla örnekten sadece bazıları” dedi.

    “ALEVİ İNANCININ KOLUNU KANADINI KIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Öğüt şöyle devam etti:

    “Şiileşirken Aleviliği Şiiliğe yamalayarak dönüyorlar. Alevilerin itikatlarını zaafa dönüştürüp, kaleyi içeriden fethedip yüzyıllardır her türlü gerici baskı ve katliama rağmen ayakta durmaya çalışan bir inancın kolunu kanadını kırmaya çalışıyorlar. Özellikle Muharrem ayını fırsata çevirip, asimilasyon çalışmalarında bu zamanlarda patlama yaşıyorlar. İşte Alevileri getirdikleri son nokta burası.”
    “Şİİ MİSYONERLERE KANANLAR KENDİLERİNİ SORGULASINLAR”
    Aliekber Çari Dede ise, “Bunlar Şii misyonerleri. Bunların amacı belli bunlara kananlar kendilerini sorgulasınlar” şeklinde tepki gösterdi.
    Sosyal medyadan sözkonusu görüntülere verilen tepkilerden bazıları da şöyle:
    *”Bu Alevileri Şii yapmadır. Alevi kadınlarını kara çarşafa bürenler Yolumuzu yok etme uğruna yapılıyor. İşte Alevilerin üstünde asimilasyoncu politikaların sonucu. O kadar Alevi federasyonu var, o kadar (eşit) başkanlar var… Ama yol sahipsiz! İnanç kurulları, Alevi dedeleri, Analar neden sessiz kalıyorsunuz?”*Şaşırmadım, şaşırmayın! Alevî toplumunu örgütleme iddiasıyla yolan çıkan, kurumlardan ne kadar haberdarız? Kendi yerelimiz dışındakileri ne kadar görüyoruz ? Ruhta, fikirde bir ortaklık geliştirebilmiş miyiz ki yolu birlikte yürüyebilelim? Bu ve benzeri onlarca soru var bu zemini hazırlayan. Ve emin olun bu görüntüler çok uzağımızda değil yanı başımızdaki birçok kurumda her muharremde sergileniyor.”

    PİRHA/ İSTANBUL 
  • Şiilerden çok farklıyız; Alevilerin Ehlibeyt sevgisi sinsice istismar ediliyor

    Şiilerden çok farklıyız; Alevilerin Ehlibeyt sevgisi sinsice istismar ediliyor

    PİRHA- Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Alevilikle Şiiliğin birbirinden çok farklı olduğunu belirtti. Alevilerin Ehlibeyt sevgisinin sinsice istismar edildiğini vurgulayan Fırat, “Bizler kişiye bağlı değil, ikrar ediyoruz. Şeriata bağlılık değil, tarikat, marifet ve hakikate bağlılık diyoruz. Zikir değil, cem ve saz diyoruz. Namaz değil, pir, mürşit, rehber, talip, müsahiplik diyoruz” dedi. 

    Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Alevi inancıyla Şiilik arasında çok fark olduğunu yazdı.

    Fırat, Alevileri Şiileştirme çabalarına tepki göstererek, “Alevilerin inançsal ve özgür yaşamlarını Şiiliğin sırat köprüsünde geçirme pazarlığı içinde olanlar, “Yoğurt Süte Benzer” sinsiliği ile Alevilerin Ehlibeyt sevgisini istismar ediyorlar” dedi.

    “ARAMIZDA ÇOK FARK VAR”  

    “Özellikle Şii entelektüelleri Alevilerin karşısına çıkarıp bu geçişe izin verenleri durdurmak gerekir. Çünkü aramızda çok fark var” diyen Fırat farkı şöyle açıkladı:

    “Alevilikte siyasetle halkı tekelleştirme ve bunu mollalara verme hakkı yoktur. Aleviler diktatör ve teokratik düzen talebinde bulmazlar. Bireyi esas alırız, insanı kul olarak görmeyiz. Bu nedenle yaşamımız teokratik ve diktatör bir siyasete teslim edilemez. Bizler kişiye bağlı değil, ikrar ediyoruz. Şeriata bağlılık değil, tarikat, marifet ve hakikate bağlılık diyoruz. Zikir değil, cem ve saz diyoruz. Namaz değil, pir, mürşit, rehber, talip, müsahiplik diyoruz.”

    “KÜTÜPHANEYE ALEVİLİĞİN DOĞRU ANLATILDIĞI KİTAPLARI SEÇİYORUZ”

    Şii asimilasyonuna karşı dergahın kütüphanesine Alevilik konusunun doğru anlatıldığı kitapları titizlikle seçtiklerini söyleyen Celal Fırat dede, “Hafta içi her perşembe yapılan cemde uygulamalı Alevilik öğretisini en doğru şekliyle yaşıyoruz. Ayrıca gençlik, kadınlar kolumuz ve inanç kurulumuz bu konuda daha nitelikli ve akademik çalışmalar yapıyor” ifadelerini kullandı.

    İSTANBUL/PİRHA   

  • Gökmen Savak: Aleviliği Şiileştirme dedeler üzerinden yürütülüyor

    Gökmen Savak: Aleviliği Şiileştirme dedeler üzerinden yürütülüyor

    PİRHA-Çerkezköy Hacı Bektaş Veli Derneği Ehlibeyt Dergahı’nın hazırladığı “Alevi itikadında cenaze erkanı” adıyla yayınladığı kitapçığa tepki gösteren Baba Masur Ocağı mensubu Gökmen Savak, Alevilerin asimilasyonunun Sünni asimilasyonundan çok Şii asimilasyonuna kaydığını bunun da en çok devşirme dedeler üzerinden yürütüldüğünü kaydetti. 

    Alevi yurttaşların cenazelerinde saz çalınması ve deyişler, nefesler söylenmesine karşı çıkan ve tartışmalı isimlerin yer aldığı Çerkezköy Hacı Bektaş Veli Derneği Ehlibeyt Dergahı’nın bir kitapçık basıp dağıttığı ortaya çıkmıştı.

    Alevilerin Hakka Yürüme erkanına karşı basılan kitapçıkta, “Tabut önünde saz çalanlara, tabut etrafında semah dönenlere, cenaze namazını yasaklayanlara, 12 İmam yolunu terk edip başka yol mezheplere uyanlara itirazımız var” ifadelerine yer veriliyor.

    “HAKK’A YÜRÜYEN KİŞİNİN CENAZE NAMAZI DEĞİL HAKK’A YÜRÜME ERKANI YÜRÜTÜLÜR”

    “Alevi itikadında cenaze erkanı” ismiyle yayınlanan kitapçığa tepkiler gelmeye devam ediyor. Konuyla ilgili ajansımıza konuşan Baba Mansur Ocağı mensubu Gökmen Savak şunları kaydetti:

    “Alevi geleneğinde cenaze insanın kendi nefsidir. İnsan kendi nefsini ıslah ederse kendi cenazesini kendisi kaldırır. Bu anlamda Pir Hacı Bektaşi Veli’nin ‘Er odur ki ölmeden önce öle, öldükten sonra kendi cenazesini kendisi yuma’ diye ne güzel demiş. ‘Erenler binen de Ali çekende Ali’. Bizde cenazenin ten değil nefis olduğunu düşünüyorum. Can kuşunun ten kafesinden ayrılması ise ölüm değil don değiştirmek olarak görür buna da Hakk’a yürüme deriz. Hakkın varlık deryası olan can haydan gelip huya doğru yolculuğa çıkar. Bu bir ölüm değil Hakk’a yürümedir. Hakk’a yürüyen kişinin cenaze namazı değil Hakk’a yürüme erkanı yürütülür. Hakk’a yürüme erkanı cemal cemale tıpkı cem gibi yani don değiştiren canın inanç ve yaşam biçimine uygun olmalıdır. İşte bu öğretinin şiarı ile Alevi Bektaşi İnanç Kurulu bir çalışma yaptı, yol erkan çalışması doğrultusunda geç kalınsa da önemli bir adım attı. Mevcut atılan adım Alevi toplumunda karşılık buldu. Bu karşılık sonucu Alevi toplumunu şeriatın gölgesinde tutmak isteyen belirli kesimlerin karşı harekete geçişinin ürünüdür bu bahsi geçen kitapçık.”

    “YAYINLANAN KİTAPÇIK ŞİA İÇTİHATLARI DOĞRULTUSUNDA”

    Şiiler ile Aleviler arasında Ehlibeyt kavramı, Şahı Merdan Ali ve 12 imam gibi bazı ortak değerler olmasına rağmen bu değerlerin yorumlanış biçimleri ve düzenlenen erkanlar hususunda farklı olduğunu kaydeden Savak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ne yazık ki son zamanlarda Ocak sistemine özgü biçimlenen ve ezoterik bir doktrine sahip Anadolu Aleviliği Sünni asimilasyon tehlikesinden daha çok Şia asimilasyonun etkisine girmekte. Bunun en büyük çalışması ne yazık ki yine dedeler üzerinden yürütülüyor. Hakk’ı can gözünde gören canlar artık şeriat ehli olmaya yüz tutmuşlardır. Mevcut asimilasyonun önüne inanç kurulunun yaptığı çalışma geçmiş ve Anadolu Aleviliği inandığı değerler üzerinden yaşamaya ve Hakk’a yürümeye başlamıştır. Belli ki Sünni kesimler kadar Şia kesimleri de rahatsız etmiş. Dolayısıyla yayınlanan bu kitap tamamıyla Şia içtihatları doğrultusunda yayınlanmıştır. Biz bunu her yerde halka anlatmaya devam edeceğiz bu yol çetin bir yol, yılmadan usanmadan inandığımız değerlere sahip çıkarak hep ileriye doğru gitmeye çalışacağız.”

    (HABER MERKEZİ)