Etiket: sinagog

  • Erdoğan Sezer Dede: Bizler lokmamızı taliplerimizden alırız, devletten değil! 

    Erdoğan Sezer Dede: Bizler lokmamızı taliplerimizden alırız, devletten değil! 

    PİRHA- Erdoğan Sezer Dede, iktidarın Alevi politikalarını eleştirerek “Dedelerin, devletin vereceği aylığa ihtiyacı yoktur. Dedeler, lokmalarını taliplerinden alır” dedi. Erdoğan Dede, cemevlerinin “Kültür Merkezi” ismi altında resmileşeceği iddialarına ilişkin ise “Kendisini insan haklarından sorumlu, evrensel, aydın düşünen gören her insanın, bundan rahatsız olması gerekir” ifadelerini kullandı.

    Hubyar Ocağına mensup Erdoğan Sezer Dede, iktidarın yeni “Alevi açılımı” hakkında konuştu. Dedelerin maaşa bağlanıp, cemevlerinin ise “Kültür merkezi” statüsü ile anılacağı iddialarına cevap veren Erdoğan Sezer Dede, “Devletin, Alevilere yapması gereken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararı tanımasıdır” dedi.

    “ALEVİLERİN BUNU KABUL ETMEMESİ GEREKİR”

    Erdoğan Sezer Dede, Alevilerin, dışarıdan gelecek hiç bir lokmayı kabul edemeyeceklerine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Dedelerin de hiçbir aylığa ihtiyacı yok. Bu bir tür asimilasyon ve oyalama sürecidir. Alevilerin bunu kabul etmemesi gerekiyor.

    İnançlar, kültürlerle beraber doğar, yaşar ve korunur. Bu çok doğaldır ama şunu görmek gerekiyor; devlet, bize ‘Kültür evi yasaktır’ diye bir kanun koymuyor. Yani bu bir aldatmacadır. Devletin bize yapacağı tek şey; cemevlerini ibadethane olarak tanımaktadır. Her kesimin kendine göre kültür dernekleri var. Yani bu söylenenler bir tür oyundur. Alevilerin de bu oyuna gelmemesi gerekir. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararını tanırlarsa cemevlerini ‘ibadethane’ olarak tanımış olacaklardır.”

    “YAPILANLAR TAM ANLAMIYLA İKİYÜZLÜLÜKTÜR”

    Cemevlerinin ibadethane sayılması dışında hiç bir şeyin değer ifade etmeyeceğini belirten Sezer, “Yaşananları şöyle görmek gerekiyor; nasıl ki ‘Cami-Cemevi’ projesi Alevi kamuoyunu işgal edip oyuna getirildi ise bu da ‘Kültür Evi-Cemevi’ oyunu olarak aynı şekilde geliştiriliyor. Ama burada önemli olan cemevinin ibadethane olarak tanınması, evrensel insan haklarında olduğu gibi herkesin kendi ibadetini kendi ibadethanesinde yapmasıdır. Cemevleri ibadethane olarak tanınmayacaksa hiçbir değeri yoktur. ‘Kültür merkezi olarak cemevleri adlandırılacak ve dedelere maaş verilecek’ ne kadar da birbiriyle çelişkili. Eğer sen, cemevlerini ‘Kültür Evi’ olarak tanıyorsan bir anlamda kültür eğitmenine aylık verirsin. Peki bu durumda ‘dedeler cemevine değil de kültür evine mi aittir’ diyeceğiz? Çok çelişkili ve uyumsuz bir durum söz konusu. Yapılanlar tam anlamıyla ikiyüzlülüktür. Cemevleri ibadethanedir. Eğer ibadethane olarak tanımıyorsanız aylığınızı da istemiyoruz. Zaten dedelerin devletten aylık alması da doğal değildir” diye konuştu.

    “TOPLUMDA DEDELERİ DAHA ÇOK RENCİDE EDECEKLER”

    Dedelik hizmeti ile cemevlerinin, siyasete amaç ve araç olmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan Sezer Dede, “Bizler sadece vatandaşlık haklarımızı istiyoruz” diye belirtti. Devletten herhangi bir bağış taleplerinin olmadığını söyleyen Erdoğan Dede, cemevlerinin dolaşılarak “İhtiyaç listesi” adı altında rapor hazırlanmasını eleştirdi. Erdoğan Sezer Dede şu açıklamayı yaptı:

    “Örneğin, Ermeni, Yahudi ve Müslümanların nasıl ki sinagog, kilise ve camisi var ise Aleviler de kendi ibadethanelerini cemevi olarak görüyorlar. Bu çok doğal bir insan hakkıdır. Bunun siyasete alet edilmesi, siyasetçilerle pazarlık konusu yapılmasını doğru görmüyorum. Bugün birçok ibadethanemizin önünde ‘cemevi’ yazıyor. Şimdi o ‘cemevi’ yazısını sildirip ‘Kültür Evi’ yazılırsa Alevilerin onuruna dokunmaz mı? Kendisine ‘Aleviyim’ diyen ya da kendisini insan haklarından sorumlu, evrensel, aydın düşünen gören her insanın, bundan rahatsız olması gerekir.

    Olayın bir de şu yanı var; bizler, örneğin belediyelerin kültür evinde istediğimiz kültürün eğlencelerini yapabiliyorsak yarın cemevlerine ‘Kültür Evi’ tabelası koyulduğunda başka topluluklar oraya gelip ‘Biz burada kültürümüzü icra edeceğiz’ derlerse ne yapacağız? Cevap vermeyeceğiz. O zaman kusura bakmayın burası ibadethanedir, cemevidir; kültür evi değildir. Bu riskleri göz önüne almadan sadece parayla gözümüzü kapatmak yanlış olur. Bunun faturasını da dedelere çıkaracaklar. Toplumda dedeleri daha çok rencide edecekler ve dedeleri hırpalayacaklar. Dedelerin bu konuda çok uyanık olmaları gerekiyor. Dedeler diyecekler ki ‘hayır, bizler lokmamızı talibimizden alacağız, ibadethanemizin ismi de ‘Cemevi’ olacak’”.

    Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘Taleplerimiz yerine getirilsin; dedelere maaş istemiyoruz, para ile inanç yapılmaz’
    2- ‘Cemevlerinin statüsü tartışılırken dergahımızın elektriğini kesmek samimiyetsizliktir!’
    3- ‘Diyanete ‘hayır’ diyeceğimize ‘bize de pay verin’ demek Alevice değildir!
    4- AABK Eşit Başkanlarından iktidara cevap: Haddinizi bilin, oturun oturduğunuz yere!
    5- Alevilerden statü tepkisi gelmeye devam ediyor: Bu vaatler asimilasyon politikalarında yeni bir aşama
    6- Aleviler sosyal medyadan hükümete tepki gösterdi: Cemevi bizim ibadethanemizdir!
    7- Alevilerden statü tepkisi: AKP, Aleviler için böl, parçala, yönet taktiği uyguluyor
    8- ‘Hükümetle onurlarını pazarlık konusu yapanlar kendilerine ‘Alevi’ demesinler’
    9- AKP hükümeti cemevine ‘ibadethane’ yerine ‘kültür merkezi’ statüsü verecek iddiası

  • ‘Diyanet İşleri Başkanlığı, hangi kuruluşlara ne gibi ödemeler yapmaktadır?’

    ‘Diyanet İşleri Başkanlığı, hangi kuruluşlara ne gibi ödemeler yapmaktadır?’

    PİRHA-Mardin Milletvekili Tuma Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı’na 2022 yılı için ayrılan 16 milyar 98 milyon 580 bin liralık bütçeyi eleştirerek “Usulüne uygun olmayarak düzenlenen ihalelerde kanuna aykırılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sayıştay’ın raporlarında tespitini yaptığı usulsüzlüklerle ilgili kurum içinde herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır?” diye sordu.

    Mardin Bağımsız Milletvekili Tuma Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı’na 2022 yılı için ayrılan 16 milyar 98 milyon 580 bin liralık bütçeyi gündeme getirerek Sayıştay raporlarına işaret etti. Çelik, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘kâr amacı gütmeyen kuruluşlara transfer’ kalemine 2021 yılında 81 milyon 893 bin lira ayrılmışken, bu payın 2022 yılında 92 milyon 441 bin liraya yükseldiğine de vurgu yaptı.

    “DİYANET, HANGİ KURULUŞLARA NE GİBİ ÖDEMELER YAPMAKTADIR?”

    Milletvekili Tuma Çelik, Sayıştay’ın yayınladığı 2020 raporlarında, alımlarda piyasa araştırması yapılmadığı, kurumun doğrudan alım yaparak yasaya aykırı davrandığı, usulüne uygun olmayarak düzenlenen ihalelerde kanuna aykırılıklar olduğu tespitini de gündeme getirdi. Milletvekili Tuma Çelik, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması talebiyle kaleme aldığı önergede şu soruların yanıtlanmasını istedi:

    – Son bir yıl içinde doğrudan ihaleyle kaç firmaya ihale verilmiştir?

    – Son bir yıl içinde doğrudan ihale alan firmalar hangi firmalardır?

    – Sayıştay’ın raporlarında tespitini yaptığı usulsüzlüklerle ilgili kurum içinde herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır?

    – Diyanet İşleri Başkanlığının hizmetinde olan kaç adet kiralık araç bulunmaktadır?

    – Diyanet İşleri Başkanlığı, kâr amacı gütmeyen hangi kuruluşlara ne gibi ödemeler yapmaktadır?

    – Diyanet İşleri Başkanlığı, yasal olarak ibadethane statüsü olan kilise ve sinagoglara herhangi bir maddi yardımda bulunmakta mıdır?

    – Diyanet İşleri Başkanlığı, yasal olarak ibadethane statüsü olan kilise ve sinagogların bütün ekonomik masraflarını ödemek için herhangi bir yasal mevzuat çalışması yapmakta mıdır?

    PİRHA/ANKARA