Etiket: sinan aygün

  • Kerestecioğlu, yolsuzlukları haberleştiren gazeteciye baskıyı Fuat Oktay’a sordu

    Kerestecioğlu, yolsuzlukları haberleştiren gazeteciye baskıyı Fuat Oktay’a sordu

    PİRHA – Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, baskılara maruz kalan Gazeteci Sinan Aygün’ün durumuna dikkat çekti. Aygün hakkındaki soruşturmaları gündeme getiren Kerestecioğlu, Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’a “Yolsuzlukları haberleştirdiği için Aygül hakkında 6 aydan bir yıla kadar ceza isteniyor olması gazetecileri korkutma amaçlı güç kullanımının bir örneği değil midir?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, yaptığı haberler nedeniyle sık sık gözaltına alınan ve artık hayati tehlike hissettiğini belirten Gazeteci Sinan Aygül hakkında Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi hazırladı.

    AKP’Lİ İSİMLERİN YOLSUZLUKLARINI GÜNDEME GETİRMİŞTİ!

    Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Aygül hakkında hazırlanan iddianamede, 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül’ün, 2020’de Bitlis News’te yazdığı “Devlet Bahçeli’yi Uyarıyorum!” başlıklı köşe yazısında, Kızılay’ın yoksullara dağıtılmak üzere hazırladığı etlerin Kızılay Tatvan Şube Başkanı Battal Taşar ve abisi AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar’a ait otelde kullanıldığına dair görüntüler paylaşmıştır. Ülke gündeminde tartışılan görüntülerin ardından Kızılay tarafından başlatılan soruşturmada Tatvan Şube Başkanı Battal Taşar görevden alınmıştır. Battal ve Cemal Taşar yapılan bu haber ve iddialara karşı herhangi bir kamuoyu bilgilendirmesi yapmamışken; gazeteci Aygül hakkında ‘iş yerlerine izinsiz girdiği’ için suç duyurusunda bulunmuşlardır. Ağustos 2020 tarihli şikayet dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma 3 yıl sonra sonuçlanmış ve Aygül hakkında ‘İşyeri dokunulmazlığını ihlal’ suçlamasıyla 12 Ocak 2023’de iddianame hazırlanmıştır.

    Sinan Aygül, AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler’in sahiplerinden olduğu Kiler Holding’in 2015 yılında borçları karşılığında Halk Bankası’na 100 milyon dolara sattığı Sapphire Alışveriş Merkezi’ni, 3 yıl sonra, 48 milyon dolara yeniden almasını ve İstanbul Küçükçekmece Halkalı’da bulunan ve Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirilen hazine arazisinin yine Kiler Holding’e satılmasını haberleştirmiş ve kamuoyunun bilgisine sunmuştur. Yaptığı bu haberlerden sonra 19 Ocak 2023’te, AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler’in şikâyeti üzerine gözaltına alınan Aygül, 20 Ocak saat 3 civarında Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, AKP milletvekiline hakaret etmekle suçlandığını, bütün gözaltı prosedürlerinin uygulandıktan sonra nezaret kapısında kararın değiştirilip serbest bırakıldığını belirtmiştir.”

    “AKP MİLLETVEKİLİ HAKKINDA HANGİ SORUŞTURMALAR YÜRÜTÜLMÜŞ?”

    HDP’li Kerestecioğlu, Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay tarafından yanıtlanması istemiyle şu soruları yöneltti:

    “*Halk arasında ‘Sansür Yasası’ olarak da bilinen yasanın Ekim 2022’de yürürlüğe girmesinden itibaren kaç gazeteci gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır?

    *Kızılay’ın yoksullara dağıtılmak üzere hazırladığı etlerin Kızılay Tatvan Şube Başkanı Battal Taşar ve abisi AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar’a ait otelde kullanıldığına dair görüntülerin ortaya çıkmasından sonra Battal Taşar’ın bu konu yüzünden görevden alındığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bu yolsuzlukla alakalı olduğu bilinen AKP Bitlis Milletvekili Cemal Taşar hakkında şimdiye kadar hangi soruşturmalar yürütülmüş ve bu soruşturmalar dolayısıyla hangi yaptırımlar uygulanmıştır?

    *Kızılay’ın Aygül’ün yaptığı haberdeki söz konusu iddia nedeniyle Kızılay Tatvan Şube Başkanı Battal Taşar’ı görevden aldığı tüm kamuoyu tarafından bilinmesine rağmen; bu yolsuzluğu haberleştirdiği için Aygül’ün ‘İşyeri dokunulmazlığını ihlal’ suçlamasıyla hakkında 6 aydan bir yıla kadar ceza isteniyor olması gazetecileri korkutma amaçlı güç kullanımının bir örneği değil midir?

    *Sinan Aygül’e uygulanan gözaltına alma sürecinin bir ‘göz korkutma’ aracı olarak kullanıldığını düşünüyor musunuz?

    *Sinan Aygül’ün cinsel istismar ve yolsuzluk iddialarını haberleştirmesi dolayısıyla sık sık gözaltına alınması ve hatta tutuklanması sizce kamunun haber alma hakkını ihlal edecek bir tutum değil midir?

    *Yaptığı haberler dolayısıyla yaşam ve güvenlik hakkının her an ihlal edilebileceğinden endişe duyduğunu belirten Sinan Aygül’ün bu endişesini gidermek ve korunmasını sağlamak adına şimdiye kadar hangi önlemler alınmıştır?”

    PİRHA/ANKARA

  • İçişleri Bakanlığı, Candan’ı devlet memurluğundan ihraç etti!

    İçişleri Bakanlığı, Candan’ı devlet memurluğundan ihraç etti!

    PİRHA – İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ı devlet memurluğundan ihraç etti. Konuya ilişkin açıklama yapan mimarlar “Karar siyasidir, buradayız susmayacağız, siz gideceksiniz biz kalacağız, siz gidene kadar da peşinizi bırakmayacağız” dedi.

    İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ı İş İnsanı Sinan Aygün’ün talebi üzerine devlet memurluğundan ihraç etti.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, İçişleri Bakanlığının ihraç kararına ilişkin basın toplantısı yaptı.

    Yıkılmasına karar verilen TOGO kulelerinin sahibi Sinan Aygün’ün şikayetiyle başlayan süreç kapsamında İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nda (YDK) savunma yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bu kararın toplumsal muhalefete ve devletin sigortası olan memurlara gözdağı olduğunu vurguladı.

    “O KAÇAK SARAY BOŞALTILACAK, O TOGO YIKILACAK”

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, alınan kararın siyasi olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Bir komplo kurulduğu çok açık. İçişleri Bakanlığı’nın başka bir kurumda görev yapan kendi memuru olmayan birisi için, bir disiplin soruşturması başlatarak memuriyetten atması Türkiye’de ilktir. Bundan sonra muhalif belediyeler kendi yetki gasplarına karşı seslerini yükseltmezse örnek buradadır, işten herkesi atabilirler. Bu kararın özgünlüğü ve önemi de budur. O Kaçak Saray boşaltılacak, o TOGO yıkılacak ve bunu yapanlar yargı önünde hesap verecekler. Biz tanık olarak orada olacağız. Siz gideceksiniz biz kalacağız. Bozdukları bu terazi bir gün gelip onları da tartacak. Bu sürecin yargıdan döneceğine dair inancımız tam. Baskıyla susturmaya çalışıyorlar olmuyor, tehditle susturmaya çalışıyorlar olmuyor, açlıkla susturmaya çalışalım dediler. İktidar gidiyor, giderken de topluma bir korku salmaya çalışıyor bunu da aslında kamuoyu önünde öne çıkmış, mücadeleci kesimler üzerinden sopa göstererek yapmaya çalışıyor. İşimizle tehdit ediyor, açlıkla sınamaya çalışıyor ama bunlar yeni değil. İller Bankası’nda çalışan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkan Yardımcımız Ali Atakan Ocak ayında devlet memurluğundan ihraç edildi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin çok uzun süredir mücadele verdiği AOÇ, Kaçak Saray, kent suçları, Saraçoğlu, ODTÜ, TOGO, yüksek yoğunluklu yapılaşma ve rant ilişkilerine yönelik verdiği mücadelenin toptan faturası kesilmiş oldu.”

    “ŞİMDİ ONLAR DÜŞÜNSÜN

    Candan, yargı kararları kesinleştiğinde suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek şöyle devam etti:

    “Ben görevim itibariyle üç işle uğraşıyordum, belediyeye gidiyordum, odaya geliyordum ve üniversitede de akademisyenlik yapıyordum. Şimdi iki işle uğraşacağım belediyeye gitme zamanımı kat be kat rantçıların peşine düşerek, bir adım geri gitmeyerek TOGO İkiz Kuleleri’nin yıkım sürecini hep birlikte seyrederek ve mücadele ederek devam edeceğiz. Mimarlar Odası kurulduğu günden bu yana bedel ödese de mücadelesinden vazgeçmeyen bir örgüttür, yanımda bedel ödeyen, işten atılan, bilirkişilikten çıkarılan ve bu ülkenin rantçılarına karşı mücadele ederek geleceğini ipotek altına alan arkadaşlarım var.

    Bu saatten sonra bence onlar düşünsün, biz bir yargı sürecini 12 yıl ilmik ilmik takip eden bir örgütten geliyoruz. 7 yıl sonra Hasan Karakaya’nın bize yaptığı hakaretten kaynaklı varislerinin peşine düşüp onlardan tazminat alma hakkını kazanan bir örgütüz. Bu kararı verenler reddi miras yapmazlarsa çocuklarına kadar gidecek bir kararın altına imza attılar.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Karakuş: Aleyhime verilecek karar tüm memurları ilgilendirir -VİDEO

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Karakuş: Aleyhime verilecek karar tüm memurları ilgilendirir -VİDEO

    PİRHA- Sinan Aygün’ün şikayeti üzerine İçişleri Bakanlığı’nın hakkında ‘memurluktan atılması’ için soruşturma başlattığı Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Hukuken beni devlet memurluğundan çıkarmaları mümkün değilken yine de bunu yaparlarsa kendileri açısından bir emsal karar üretirler. Bu da sadece beni değil tüm memurlar ilgilendirir. İstedikleri memuru istedikleri zaman memurluktan atabilirler” dedi.

    Sinan Aygün, TOGO İkiz Kuleleri davasında taraf olan, Çankaya Belediyesi’nde de görev yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkında ‘işe gitmeden maaş aldığı, haksız kazanç sağladığı’ gerekçesiyle şikâyette bulundu.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Karakuş hakkında soruşturma izni verdi. Yargıya başvuran Karakuş’un soruşturma izni Danıştay 1. Dairesi tarafından iptal edildi. Karakuş hakkında verilen soruşturma izninin, geçtiğimiz mayıs ayında Danıştay’dan dönmesine rağmen soruşturma yürütülmeye devam ediyor.

    Danıştay kararını yok sayan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Yüksek Disiplin Kurulu, Karakuş’un ‘memurluktan çıkarılması’ için 6 Eylül Salı günü toplanacak.

    Bakanlığın hakkında yürüttüğü soruşturmanın hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Karakuş, konuya ilişkin TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

    “SİNAN AYGÜN ŞİKAYET ETMİŞ, SOYLU DA BUNU DERT EDİP SORUŞTURMA AÇMIŞ”

    Yürüttükleri kent ve çevre mücadelesinden dolayı Mimarlar Odası üzerindeki baskıların ve kuşatmaların devam etiğini aktararak sözlerine başlayan Karakuş, bu soruşturmanın iktidarın çaresizliğinin bir göstergesi olduğunu kaydetti.

    Karakuş sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz hukuk alanında mücadele ediyoruz. Şimdi de karşı karşıya kaldığımız durum Melih Gökçek dönemine uzanıyor. Benim şahsımda, Mimarlar Odası’nın yönetimi hakkında, kurumumuz hakkında şikayet ve suç duyurusunda bulundu. Sinan Aygün bir rantçıdır. 20.000 metrekarelik bir alana 120.000 metre kare bir inşaat yapmış. Mimarlar Odası da bunu yargıya taşıdı. Yargıda bu inşaat hakkında iptal kararı verdi. Yani bu kuleler yıkılacak. Dün yıkım ihalesi olacaktı ancak yürütmeyi durdurma kararı almışlar, erteletmişler. Ama eninde sonunda bu kuleler yıkılacak. Dolayısıyla zararı çok büyük.

    “DANIŞTAY, EMSAL NİTELİĞİNDE LEHİMİZE KARAR VERDİ”

    Sinan Aygün’ün şikayeti üzerine başlayan süreç İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesiyle devam etti. Buna ilişkin daha önce bir soruşturma olmuştu ve Danıştay 18. Dairesi geçtiğimiz mayıs ayında kararını verdi. Danıştay’ın bizim lehimize verdiği kararda İçişleri Bakanlığı’nın bizi soruşturma yetkisi olmadığı ve benim yaptığım tüm çalışmaların bağlı olduğum idarenin bilgisi dahilinde olduğu kararını verdi. Yani benim oraya gittiğim vakitlerde izinsiz, mazeretsiz işe gitmediğim gibi bir durum söz konusu değil. Danıştay ayrıca bu kararını kesin olarak verdi ve itiraz yolunu da kapadı. Bu emsal bir karardı” diye konuştu.

    “BAKANLIK, KAYYUM ATAYAMADIĞI MUHALİF BELEDİYELERE KARŞI YIPRATMA POLİTİKASI İZLİYOR”

    Söz konusu Danıştay’ın verdiği emsal kararın İçişleri Bakanlığı’nın belediyeler üzerinde kayyum gibi davranma yetkisini elinden aldığını, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin iç işlerine karışmasının önüne geçtiğini söyleyen Karakuş, şunları dile getirdi:

    “Biliyorsunuz İçişleri Bakanlığı kayyum atayamadığı muhalif belediyelere karşı yıpratma politikası izliyor. Anayasal bir kuruluşuz biz, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüyüz. Bizim yönetim kurulumuzuz hepsi kamu görevi yapar. Biz kamu adına davranırız. Dolayısıyla ben belediyede de olsam kamu görevi yapıyorum, Mimarlar Odası’nda da olsam da kamu görevi yapıyorum. Ayrıca biz bu görevleri mesai saatleri dışında yapamayız. Örneğin ben bir görüşme yapacağım, Saat 5 buçuktan sonra görüşelim diyemem. Bunu çalışmış olduğum Çankaya Belediyesi de biliyor. Yaptığım her şey onların bilgisi dahilinde, gittiğim her yerde öyle.”

    “ÇALIŞTIĞIM KURUMDA HAKKIMDA AÇILMIŞ TEK BİR SORUŞTURMA DAHİ YOK”

    Karakuş son olarak şunları aktardı:

    “İçişleri Bakanlığı dışarıdan böyle bir disiplin soruşturması açamaz. Yapılan usule aykırıdır. 657’ye tabi devlet memuruysanız ve bir disiplin suçu işlediyseniz, oradaki amiriniz bir disiplin soruşturması yapar. Bu süre içerisinde sizi suçlu bulursa ceza verir. Ancak devlet memurluğundan çıkarma cezası verilecekse bunu idare görüşür ve yüksek disiplin kuruluna sevk eder. Çalıştığım yer olan Çankaya Belediyesi’nde benim hakkımda açılmış olan tek bir soruşturma yok. Burada belediyenin yetkisini aşmışlardır, gasp etmişlerdir. Beni İçişleri Bakanlığı çalışanı gibi görüp yüksek disiplin kuruluna sevk etmişler.

    “BENİM ALEYHİME KARAR VERİLİRSE BU TÜM MEMURLARI İLGİLENDİRİR”

    6 Eylül Salı günü yüksek disiplin kurulu bu dosyayı görüşecek. Bu dosya yüksek disiplin kuruluna ocak ayında gitmiş. Usulen 6 ay içerisinde karar vermesi gerekiyordu ama bu süre aşılmış durumda. Yani bu dosya zaman aşımına uğramalı. Ayrıca ortada bir Danıştay kararı da var. Hukuken beni devlet memurluğundan çıkarmaları mümkün değilken yine de bunu yaparlarsa kendileri açısından bir emsal karar üretirler. Bu da sadece beni değil tüm memurlar ilgilendirir. İstedikleri memuru istedikleri zaman memurluktan atabilirler. Bu yapılan tamamen hukuksuzdur ama yaşadığımız koşullara baktığımız zaman böyle bir karar verilebilir. Biz de bunun karşısında hukuki yollardan tüm haklarımızı kullanacağız. Kimse bu saatten sonra bana dokunmayan yılan bin yaşasın düşüncesi ile hareket etmesin. 2023’te bunlar gidene kadar herkes birlik olmalı ve mücadele etmeli. Biz haklılığımızla, kararlılığımızla bu ülkenin aydınlığa kavuşması için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Rüşvet iddiasıyla gündeme gelmişti; Sinan Aygün CHP’den istifa etti

    Rüşvet iddiasıyla gündeme gelmişti; Sinan Aygün CHP’den istifa etti

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkındaki rüşvet iddiası tartışma yaratmıştı. Sinan Aygün CHP’den istifa etti. 

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve iki CHP’li belediye meclis üyesinin kendisinden 25 milyon lira rüşvet istediği iddiasında bulunan eski CHP milletvekili Sinan Aygün partisinden istifa etti.

    NE OLMUŞTU?

    Eski CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, Eskişehir yolundaki “Togo Kuleleri” olarak adlandırılan inşaatının mühürlenmesinin ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve belediye meclisinden 2 kişinin kendisinden 25 milyon lira rüşvet istediğini iddia etmişti. Bunun üzerine Yavaş, söz konusu iddialara karşılık olarak, “Sinan Aygün’e verilen inşaat izninin değişmesiyle yeni ekler yapmasına, yeni kazanımlar yapmasına olanak sağlanıyor. 30 bin metrekare olması gereken yer 120 bin metrekareye çıkıyor. 95 bin metrekare fazlayı 7 bin ila 10 bin arası çarparsanız kazanılan rant ortaya çıkar” dedi” açılamasında bulunmuştu.

    CHP, Aygün hakkında disiplin soruşturması başlatmış; Mansur Yavaş da önce suç duyurusunda bulunmuş ardından Aygün’e iki ayrı tazminat davası açmıştı.