PİRHA-Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’e 7,5 yıl hapis cezası verilmesine tepki gösteren Dersimli yurttaşlar, “Verilen cezayı kabul etmiyoruz, cezanın bir an önce kaldırılmasını istiyoruz” dedi.
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek hakkında 2016 yılında ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla açılan davada verilen 7,5 yıl hapis cezası onandı.
Kırmızıçiçek’e verilen 7,5 yıllık hapis cezasına Dersimli yurttaşlar, tepki gösterdi.
“SİNAN KIRMIZIÇİÇEK BÖYLE BİR CEZAYI HAK ETMEDİ”
Alevi kurumlarına ve yöneticilerine verilen cezaları olumlu karşılamadığını ifade eden Önder Kırmızıgül, “Alevi inancı atalarımızdan günümüze kadar gelen kadim bir inanç ve Alevi inancının temelinde sevgi, güzellik ve barış vardır. O yüzden devlet inanç merkezlerine ceza vermek yerine bu mekânlarla kucaklaşmasını istiyoruz” diye belirtti.
Düzgün Akın ise, “Verilen kararı kesinlikle kabul etmiyoruz. Sinan Kırmızıçiçek böyle bir cezayı hak etmedi” dedi.
“CEZAYI KABUL ETMİYORUZ”
Sinan Kırmızıçiçek’in yıllardır Düzgün Baba Cemevi’nde emeği olan birisi olduğunu belirten Veli Yıldız, “Verilen bu cezayı kabul etmiyoruz. Bizim inancımızda eğer biri suç işlerse biz o insanı tecrit ederiz. Aleviler olarak verilen cezayı kabul etmiyoruz. Cezanın bir an önce kaldırılmasını istiyoruz” diye ifade etti.
Düzgün Baba Cemevi Dedesi Kazım Açıktepe ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Bu ne ilktir ne de son olacaktır, Aleviler bin yıllardır bütün iktidarlar döneminde baskı ve katliamlara uğramasına rağmen bu inancı bugüne kadar sürdürerek getirdiler. Sinan Kırmızçiçek ile birlikte inancımızı gelecek nesillere taşımak için burada hizmet yürütüyorduk. Verilen kararı doğru bulmuyoruz ve tekrar gözden geçirilmesini talep ediyoruz.”
PİRHA- DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, iktidarın Alevilere yönelik asimilasyon hamlelerini tasvip etmediklerini dile getirerek “Alevi inancına mensup olan insanlar cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını istiyorlar, inançlarına saygı bekliyorlar ve eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanmasını bekliyorlar. Bu konuda adım atın yoksa bizler kendi cemevlerimizin su faturasını da elektrik faturasını da öderiz.” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis Genel Kurulu’nda cemevlerine yönelik iktidarın ayrımcı politikalarına ilişkin konuştu.
Koçyiğit, “Sayın Başkan, biliyorsunuz, AKP döneminde de yüz yıllık Cumhuriyet tarihinde de yok sayılan inançların başında Alevi inancı geliyor ama bunun AKP döneminde ivme kazandığını hepimiz biliyoruz.” diyerek şunlara dikkat çekti : “Örneğin, bunlardan biri olan Dersim Düzgün Baba Cemevi’nde daha önce cemevi yönetimi kaymakam tarafından tehdit edildi ama bu tehditlerle de yetinilmedi, orada Valilik talimatıyla cemevinin tahliye edilmesi istendi ve dernek başkanı Sinan Kırmızıçiçek’e de yedi buçuk yıl ceza verildi. Aslında bu cezanın Sinan Kırmızıçiçek şahsında Alevi inancına, Alevi yoluna, Alevi itikadına verilmiş bir ceza olduğunu ifade etmek istiyorum. Alevi toplumunu, Alevi inancını sürekli asimile etmeye çalışan, sürekli kuşatmaya çalışan, sürekli devletin Alevisini yaratmaya çalışan bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız ama söyleyelim buradan, bugün çokça konuşuldu: Biz Kerbelâ’da Yezid’e diz çökmemiş, Yezid’e teslim olmamışız; bundan sonra da hiçbir Yezid anlayışına teslim olmayız, boyun bükmeyiz. Bu topraklarda tek bir Alevi de kalsa bu yolu, bu itikadı devam ettireceğiz. Bu konuda ben bir kez daha AKP Hükûmetini, hukuka ve inanca, Alevi inancına saygıya davet ediyorum.”
“ALEVİ TOPLUMU CEMEVLERİNİN İBADETHANE OLARAK TANINMASINI İSTİYOR”
Koçyiğit, devamında şunları dile getirdi: “Tabii, sadece bununla da kalmıyor Alevi inancını asimile etme ve kuşatma politikası, biliyorsunuz Kültür ve Turizm Bakanlığı birkaç hafta öncesinde cemevlerinin su faturalarını ödeyeceğini ifade etti ve burada aslında kurulan Alevi Bektaşi Kurulunun başında da Alevilik açısından “düşkün” olarak ilan edilen bir zat bulunuyor. Biz buradan söyleyelim: Su faturalarını ödemenizi istemiyor Alevi toplumu; Alevi toplumu, Alevi inancına mensup olan insanlar cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını istiyorlar, inançlarına saygı bekliyorlar ve eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanmasını bekliyorlar. Bu konuda adım atın yoksa bizler kendi cemevlerimizin su faturasını da elektrik faturasını da öderiz. Bunu yeni bir asimilasyon politikasının devamı olarak görüyoruz ve asla tasvip etmediğimizi ifade etmek istiyorum.”
PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’e verilen 7,5 yıllık hapis cezasını soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Kordu, “Sinan Kırmızıçiçek şahsında Alevi örgütlülüğü ve Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi cezalandırılmak istenmektedir” dedi.
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek hakkında 2016 yılında ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla açılan davada verilen 7,5 yıl hapis cezası onandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’e verilen hapis cezasını Meclis gündemine taşıyarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.
“ALEVİ İNANCI CEZALANDIRILMAK İSTENMEKTEDİR”
Alevi inancına yönelik baskı ve ötekileştirme politikasının devam ettiğini belirten Ayten Kordu, “Düzgün Baba Cemevi ilk olarak ilçe kaymakamının tehdidine maruz kalmış, akabinde valilik talimatıyla tahliye davası açılmış ve sonrasında Dernek Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’e verilen 7,5 yıl hapis kararı ile Alevilerin inancına ve temsiliyetine karşı sistematik bir asimilasyon politikasının sürdürüldüğü görülmektedir. Düzgün Baba Cemevi’ne karşı açılan tahliye davası Alevilere yönelik asimilasyon politikalarından bağımsız değildir. Alevi ziyaretgahları, ocakları, cemevleri zapturapt altına alınmaya çalışılmaktadır. Buna karşı mücadele veren yöneticilere ise ceza davaları açılmaktadır. Sinan Kırmızıçiçek’e verilen bu ceza, Alevi toplumuna, Alevi inanç ve itikatına yönelik tahammülsüzlüğün ifadesidir. Sinan Kırmızıçiçek şahsında Alevi örgütlülüğü ve Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi cezalandırılmak istenmektedir” dedi.
“DÜZGÜN BABA CEMEVİ’NE KARŞI UYGULANAN BASKI POLİTİKALARINA SON VERİLECEK Mİ?”
Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a şu soruları sordu:
-Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kırmızıçiçek özelinde Alevi Kurum yöneticilerine yönelik cezai yaptırım uygulamalarından vazgeçilecek midir?
-Düzgün Baba Cemevi’ne karşı uygulanan bu tehdit ve baskı politikalarına son verilecek midir?
-Düzgün Baba Cemevi özelinde cemevlerine uygulanan para cezaları veya tahliye işlemlerinin önlenmesine yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?
-Düzgün Baba Cemevi önünde silahlı adamlarla verdiği pozu sosyal medyada paylaşarak Düzgün Baba Cemevi yönetimini silahla tehdit eden Tunceli/Nazimiye önceki Kaymakamı Uğur Tutkan hakkında idari ve cezai soruşturma açılmış mıdır?
PİRHA-Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’e verilen 7,5 yıllık hapis cezası protesto edildi. Düzgün Baba Cemevi’nde yapılan açıklamada, “Sinan Kırmıziçiçek’e verilen ceza Alevi inancına tahammülsüzlüğün ifadesidir. Verilen ceza ile Alevi toplumuna gözdağı verilmek istenmektedir” denildi.
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek hakkında 2016 yılında ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla açılan davada verilen 7,5 yıl hapis cezası onandı. Kırmızıçiçek’e verilen 7,5 yıllık hapis cezası protesto edildi.
Düzgün Baba Cemevi’nde yapılan açıklamaya Sinan Kırmıziçiçek’in ailesi, Düzgün Baba Cemevi yöneticileri, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin. Dersim Baro Başkanı Fatma Kalsın, pirler ve analar ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Basın açıklamasını Düzgün Baba Cemevi Başkan Yardımcısı Musa Demirtaş, okudu.
“ALEVİ TOPLUMUNA GÖZDAĞI VERİLMEK İSTENMEKTEDİR”
Alevi inancının siyasi iktidarlar tarafından baskı, ötekileştirme ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Musa Demirtaş, “Siyasi iktidarlar Alevi inancını soykırımdan geçirmek için her türlü çabayı göstermektedir. Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’in haksız ve hukuksuz bir şekilde yargılandığı ve toplamda 7,5 yıl ceza verilen dosyası Yargıtay 3. Dairesi tarafından onanarak kesin hükme bağlanmıştır. Bizler haksız ve hukuksuz bir şekilde verilen bu cezayı kabul etmiyoruz. Sinan Kırmıziçiçek’e verilen ceza Alevi inancına tahammülsüzlüğün ifadesidir. Verilen ceza ile Alevi toplumuna gözdağı verilmek istenmektedir” dedi.
“ALEVİLER, YARGI SOPASIYLA TEHDİT EDİLİYOR”
Sinan Kırmızıçiçek’in Düzgün Baba Cemevi’nde hak yolu hizmeti verdiğini belirten DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Birliğimizin ve dirliğimizin elzem olduğu bir dönemi yaşamaktayız. Bugünlerde özgürlük mücadelesi verenler, kadınlar, emekçiler, Aleviler zindan ile korkutuluyor, yargı sopasıyla tehdit ediliyor. AKP-MHP iktidarı kadimden bugüne gelmiş inancımızın özünü kendinden uzaklaştırıp, inancımızı kendi çerçevesinde yaşanması için tüm gücüyle çalışmaktadır. Bize düşen görev de bu saldırılara karşı direnç oluşturmaktır. Alevi inancı için mücadele edenlerin yeri zindanlar değil, dergâhlarının başıdır. Sinan Kırmızıçiçek’e verilen cezayı kabul etmiyoruz, artık Alevi inancını rahat bırakın” diye belirtti.
“KARARI KABUL ETMİYORUZ”
AKP iktidarının Alevilere yönelik baskı ve katliam politikasını sürdürdüğünü söyleyen DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “Sinan Kırmızıçiçek Alevi inancı için bu topraklarda mücadele eden bir arkadaşımızdır. Bir an önce serbest kalmasını istiyoruz. Arkadaşımızın kendi ziyaretgâhı ve topraklarına dönmesi için hepimiz bundan sonraki dönemlerde de mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu kararı kabul etmediğimizi ve bunun doğru olmadığını, hükümetin bu politikalarla başarılı olamayacağını söylüyoruz. Alevi toplumu Osmanlı’dan bu yana direnerek mücadele ederek geldi. Şimdi de bu mücadele devam edecektir” diye ifade etti.
“HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE ALINAN KARAR TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLSİN”
Dava sürecine başından beri müdahil olan avukatlardan olduğunu dile getiren Dersim Baro Başkanı Fatma Kalsen, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Dava dosyasında yargılanmaya gerekçe gösterilen eylemlere baktığımız zaman aslında tüm eylemlerin Anayasa’da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan ve temel hakların kullanımına ilişkindi. Buradaki eylemsellikler kesinlikle yasadışı bir olguyla ilişkilendirilecek bir tarafı kesinlikle bulunmamaktadır. İtirazlarımızda da gerekçelerimizde bildirdik. Ancak tüm itirazlarımıza rağmen hem istinaf hem de Yargıtay aşamasında maalesef istediğimiz neticeyi alamadık. Sinan Kırmızıçiçek ile birlikte yargılananları mahkûm etme kararı verildi. Mahkeme sonucuna olan itirazlarımızı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götüreceğiz. Haksız ve hukuksuz olarak alınan bu kararın tekrar gözden geçirilmesini ve dosya kapsamında yargılanan kişilerin özgürlüklerinin iade edilmesi talep ediyoruz.”
PİRHA- Düzgün Baba Cemevi’nde açık havada Hızır Cemi yürütüldü. Asimilasyona vurgu yapan Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Bugün Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bir asimilasyon genel merkezidir. Bu merkeze bağlı Cemevlerinde hizmet eden imam dedeler yaptıkları cemlerde Alevi hakikatini öldürüyorlar” dedi. Pir Kazım Açıktepe ise, “Birbirimizin Xızır’ı olalım, birbirimizin elinden tutalım” dedi.
Düzgün Baba İnanç ve Kültür Derneği’ne bağlı Düzgün Baba Cemevi’nde, açık havada, iki dilde (Türkçe, Kırmancki) Xızır (Hızır) Cemi yürütüldü.
Cemevinin bahçesinde yapılan ve yoğun bir katılımın olduğu Xızır Cemini; Kureyşan ocağı pirleri Engin Seyitalidedeoğlu, Hasan Koçer ve Kazım Açıktepe yürüttüler.
Çerağ uyandırılması, duaların edilmesi ve rızalık alınmasıyla başlayan Xızır Cemi’nde 12 hizmet yerine getirildi. Zakir Hıdır Çelebi’nin deyiş ve nefesleriyle ceme katılanlar semah döndüler. Yapılan Xızır Cemi, kurban ve lokmaların pay edilmesiyle son buldu.
“BİZİM YOLUMUZDA ASLA KADIN ERKEK AYRIMI YOKTUR”
Düzgün Baba İnanç ve Kültür Derneği Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, yaptığı açılış konuşmasında, “Bizim yolumuzda, inancımızda, kültür ve yaşamımızda asla ve asla kadın erkek ayrımı yoktur. Kadın anadır, yolun sahibidir. Hakikatin kendisidir” dedi ve şunları ekledi:
“Harde Dewreş’te yani bu topraklarda doğan binlerce yıldır bu toprakların en derinde nüfuz etmiş kök salmış bir inancı, bir itikadı, kültür ve yaşamı yine bu toprakların boğmak istiyorlar. Yok etmek istiyorlar. Düzgün babadan Ana Fatma’ya, Ana Fatma’dan Ana Haskar’a, Kureyş babadan Kalmemo Sur’a, el ele, el hakka diyerek birbirlerine ikrar vermiş Ocakların, Jar u Diyar’ların aşkıyla, çağımızın Yezit’lerine Hınzır Paşalarına karşı Pir Sultanların, Seyit Rızaların, Zarifelerin, ikrar verip, ikrarından dönmeyenlerin anıları önünde dardayız.”
“NEHAK SİSTEM KENDİ ALEVİSİNİ YARATIYOR”
Bu diyarları diyarlara niyaz olmuş, hak aşkıyla yol yürüyen hak ve hakikatçi bütün taliplerin, yol evlatları tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kırmızıçiçek, “inancımız, dilimiz, kültürümüz toplumsallığımız, baskı, inkar ve asimilasyon politikalarıyla ortadan kaldırılmak isteniyor. Tarihsel bilincimiz, toplumsal hafızamız, kültürel yaşamımız, el ele, el hakka diyen yolumuz asimilasyon politikaları sonucu her geçen gün kendi hakikatinden uzaklaştırılıyor” diye belirtti.
Düzgün Baba İnanç ve Kültür Derneği Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, şunları kaydetti:
“Geldiğimiz aşamada nehak sistem kendi cemevini, kendi imam dedesini, kendi Alevisini yaratıyor. Alevilerin yıllardır büyük bir emek ve ağır bedellerle mücadele ederek elde ettiği kazanımlar ortadan kaldırılmak isteniyor. Biz Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri görmezden geliniyor. Ret inkar ve asimilasyon politikası Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında kurumsal bir yapıya dönüştürüldü. Bu kurum Alevilerin toplumsal taleplerini, dedelere maaş bağlama cemevlerine elektrik, su parasını karşılamak gibi adeta bu toplumun aklıyla alay edecek bir noktaya indirgedi.
“DERSİM SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Bugün Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında kurulan yapı bir asimilasyon genel merkezidir. Bu genel merkeze bağlı şube kurumunda olan onlarca Cemevi var. Bu Cemevlerinde hizmet eden imam dedeler yaptıkları cemlerde Alevi hakikatini öldürüyorlar.
Değerli canlar nehak sistem, bu kent özelinde kendisine biat eden, kendi özünden ve hakikatinden kopmuş, Şialaştırılmış bir çizgi dayatıyor. Düzgün Baba’nın mekanında bu gerici anlayışa karşı birlik beraberlik içerisinde bir mesaj vermek gerekiyor. Bu Jar u Diyarlar sahipsiz değildir. Dersim sahipsiz değildir.”
Kureyşan ocağı pirlerinden Kazım Açıktepe ise, “Birbirimizin Xızır’ı olalım, birbirimizin elinden tutalım. Sevgiyi, şefkati elden bırakmayalım” dedi.
PİRHA-Dersim Düzgün Baba Cemevi’nde Sivas Madımak Otel’de 29 yıl önce yaşamını yitirenler anıldı. Katliamcı zihniyetin devam etmesi nedeniyle sorunların çözülemediğini belirten Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Alevi toplumu ve tüm ezilen kesimler hem Türkiye’de hem de Avrupa’da hak talebinde mücadele ediyor. Alevilerin talepleri kabul edilene kadar da mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Ülkenin birçok yerinde Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler için anmalar devam ediyor. Dersim’de Düzgün Baba Cemevi anma gerçekleştirdi. Anmada çerağlar yakıldı, yaşamını yitirenlerin adları okundu.
“TALEPLERİMİZ KABUL EDİLENE KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Katliamcı zihniyetin devam etmesi nedeniyle sorunların çözülemediğini belirten Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Alevi toplumu ve tüm ezilen kesimler hem ülkede hem de Avrupa’da hak talebinde mücadele ediyor. Bugün geldiğimiz aşamada toplumsal güç haline dönüştük ancak Alevilerin talepleri kabul edilene kadar da mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
PİRHA-CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Nazımiye Kaymakamı’nın, Düzgün Baba Cemevi başkanına yönelik tehdidine ilişkin konuşarak; “Ettiğin bu hakaretleri sana iade ediyoruz. Ne karşında korkuyoruz, ne çekiniyorum, ne de çöküyoruz. Haddini aştığını kendisi de bilmekte. Derhal kaymakamın görevden alınması gerekiyor” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Nazımiye Kaymakamı’nın, Düzgün Baba Cemevi başkanına yönelik tehdidine ilişkin konuştu.
Nazmiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i ‘Devletin gücünü size göstereceğim, göreceksiniz’ sözleriyle tehdit edip, elinde silahlarla fotoğraf paylaşmasına tepkisini dile getiren Sarıbal, bu olayın kabul edilemez olduğunu ve kaymakamın derhal görevden alınması gerektiğini söyledi.
“İKTİDARIN VE SARAYIN KAYMAKAMIDIR O”
Sarıbal, konuya ilişkin Meclis’te yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Nazımiye Kaymakamı Alevi toplumunun ibadetini yerine getirdiği, inancını, değerlerini, ritüellerini yerine getirdiği cemevine dair sosyal medyadan adeta bir silah gösterisi yaparak, ağır cümleler kullanarak tehdit savurmuştur. Bu kaymakamın hala orada oturuyor olması, iktidarın gücünden kaynaklanmaktadır. Gücünü iktidardan aldığı için oradadır hala. Görevden alınmamış olması bu ülkede nasıl bir faşizmle karşı karşıya olduğumuzu net gösteren bir tablodur. Bu devletin ve bizim kaymakamımız değildir. İktidarın ve Sarayın kaymakamıdır o. Her toplumun, her kişinin kutsalı vardır. Senin kutsalların ne kadar kıymetliyse herkesinki aynı kıymettedir. Ettiğin bu hakaretleri sana iade ediyoruz. Ne karşında korkuyoruz, ne çekiniyorum, ne de çöküyoruz. Haddini aştığını kendisi de bilmekte. Derhal kaymakamın görevden alınması gerekiyor. Bir toplumun vicdanını rahatlatmak açısından bu kıymetli bir adım olacaktır. Bu kaymakamı kınıyoruz.”
PİRHA-Adana Alevi Platformu, Nazımiye Kaymakamı’nın, Düzgün Baba Cemevi başkanına yönelik tehdidine karşı ortak bir açıklama yaparak; “Aleviliğin kutsal ayı Hızır ayında, edep erkan bilmez, inancımızın kadim değerlerine ve mekanlarına karşı zulüm yaklaşımını kabul etmiyoruz. Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan derhal görevinden alınmalı. Bu haksızlığın takipçisi olacağız” dedi.
Nazmiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i ‘Devletin gücünü size göstereceğim, göreceksiniz’ sözleriyle tehdit edip, elinde silahlarla fotoğraf paylaşmasına tepkiler sürüyor.
Yaşanan olaya bir tepki de Adana Alevi Platformu’ndan geldi. Platformda imzası bulunan kurumlar ve dernekler yaptıkları yazılı açıklama ile Alevi yurttaşlar için kutsal olan bir kurum ve başkanına böyle bir saldırı yapılmasının saygısızlık ve hukuksuzluk olduğunu belirterek Nazımiye Kaymakamı’nın görevden alınması çağrısında bulundular.
“HUKUKSUZLUK KARŞISINDA DA DİLSİZ ŞEYTAN OLMAYIP SUSMAYACAĞIZ”
Her inancın kendine has kutsal mekânlarının olduğu anımsatılan açıklamada, bu mekanların orada yaşayan insanlar açısından en az ekmek ve su kadar önemli olduğu vurgulandı.
Bütün inançlarda kutsal mekanlar olduğu ve mekana saygının insanlığın ortak erdemi olduğu belirtilen açıklamada; “Kutsal yerler Hakk’ın görünür olduğu, ikrar mekanlarıdır. Söz konusu mekan Dersim’de Düzgün Baba Cemevi’dir. Yörede ve Türkiye’nin her yerinde yaşayan Alevi canlar için kutsal ve inanç açısından önemli bir mekandır. Bu kurumumuzun başkanı Sinan Kırmızıçiçek‘in, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan tarafından uğradığı haksızlık, devletin gücünü kendi gücü sanarak güç göstermek, hatta aba altından sopa göstererek Sinan Kırmızıçiçek gibilere hukuku, kanunu öğreteceğini belirtmesi baskıdır, zulümdür. Sayın kaymakam, bizler haksızlık karşısında susmayı dilsiz şeytanlık sayanlardanız. Bilesin ki tüm haksızlık hukuksuzluk karşısında da dilsiz şeytan olmayıp susmayacağız. Bizler korkuyu Kerbela’da bırakanlarız. Bizler Hızır Paşaların karşısında diz çökmeyip halkı ve hakkı için canını verenlerdeniz” denildi.
Kaymakam Uğur Tutkan’ın görev aldığı yerin ağırlıkla Alevi canların yaşamını sürdürdüğü bir bölge olduğu belirtilen açıklamada son olarak şu sözlere yer verildi:
“Bu yörede senden önce de birçok kaymakam görev aldı, güç onların da elinde idi, fakat hiçbirine Alevi inancından ya da Alevilerden zarar gelmedi. Hatta daha da gerilere gidip Cumhuriyet’ten önceki kurulan devletlere de bakabilirsiniz. Aleviler yetmiş iki millete bir nazardan bakarlar. Sonuç olarak Alevi inancı açısından kutsal sayılan HIZIR ayında, Hem inanca, hem de inancı temsil eden kurum ve kurum yöneticilerine yapılan bu haksızlığı kabul etmiyoruz. Hak Yol Aleviliğin kutsal ayı Hızır ayında, edep erkan bilmez, inancımızın kadim değerlerine ve mekanlarına zulüm yaklaşımını kabul etmiyoruz. Devlet yetkililerinin gereğini yaparak Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ı derhal görevinden almasını istiyoruz ve bu haksızlığın takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.”
Adana Alevi Platformu olarak imzacı olan kurumların isimleri şöyle;
-Alevi Kültür Derneği
-Akkapı Kültür Derneği
-Ehlibeyt İnanç Kültür Vakfı
-Akdeniz Sosyal Dayanışma Eğitim Kültür Sağlık Vakfı
-Dersimliler Kültür Dayanışma Ve Yardımlaşma Derneği
-Alevi Kültürünü Araştırma Derneği (AKAD)
-Sivas Serinyayla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği
-Yüreğir Cemevi
-Arap Halkı Alevileri Derneği
-Demokratik Alevi Derneği
-Karayısuflu Sosyal Yardımlaşma ve Eğitim Kültür Derneği
-Kayışlı Mahallesi Eğitim Kültür Derneği
-Vartolular Derneği
-Bulamlılar Derneği
-Şakirpaşa Cemevi
-Hacıbektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Ceyhan Şubesi
PİRHA-Nazımiye Kaymakamının, Düzgün Baba Cemevi başkanına yönelik tehdidine bir tepki de Seyit Kureyş Ocağından geldi. Yapılan açıklamada “Nazimiye kaymakamı yanına aldığı özel silahlı korumalarıyla Düzgün Baba’ya giderek baskın vermesinin asla kabul etmediğimiz gibi bu durumu ocağımıza ve Alevi inancına ve toplumumuzun inanç değerlerine büyük bir haksızlık ve hakaret olarak sayıyoruz” denildi.
Nazmiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın, Düzgün Baba Cemevi başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i “Devletin gücünü size göstereceğim, göreceksiniz” sözleriyle tehdit edip, elinde silahlarla fotoğraf paylaşmasına tepkiler sürüyor.
Seyit Kureyş Ocağı, konuya ilişkin yazılı bir açıklama paylaşarak Nazımiye Kaymakamını kınadı. “Düzgün Baba murat kapımızdır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Mekanê to Duzgın’i,
Gedıg u gavani,
Serra feteline çifte heliye doğani,
Car u yimdat danê Erzıngan u Tercani,
Car u İmdat danê Xınıs u Van’i,
Da da yelçiyê Qelxerunê,
Sonê diyarê Sam u Hemedani,
Yenê sonê, tey sonê Cemê Pir Sultani.
(Bava Mursaê Dewreşi
Seyit Kureyş Ocağı olarak, Pirlerimize, mürşitlerimize, ocaklara, yol taliplerimize ve bütün kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz.
Sonunda söyleyeceğimiz sözü başında söylüyoruz. Nazimiye kaymakamı yanına aldığı özel silahlı korumalarıyla Düzgün Baba’ya giderek baskın vermesinin asla kabul etmediğimiz gibi bu durumu ocağımıza ve Alevi inancına ve toplumumuzun inanç değerlerine büyük bir haksızlık ve hakaret olarak sayıyoruz.
Seyit Kureyş evladı olan Düzgün Baba (Saheyder) yüzlerce yıldır Alevi inanç toplumunun ziyaret ettiği ve kutsadığı bir evliyadır. Her yıl yüzbinlerce inançlı insanımız tarafından ziyaret edilerek niyaz olunur. Beyitte de belirttiği gibi çok geniş bir coğrafyada etkisi vardır. Kurbanlar kesilir, lokmalar dağıtılır. Deliller uyandırılıp, dilekte bulunulur. O kadar kutsanır ki insanımız Düzgün Baba’ya yalın ayak yürüyerek vicdan paklığıyla o yüce evliyanın mekanını ziyaret ederek saygısını sunar. O yüce makamda bırakın silah taşımak asla küskünün, dargının, düşkünün, yeri olmaz.
Düzgün Baba Derneği oraya gelen ziyaretçilere hizmet etmek amacıyla, yasalar çerçevesinde kurulmuş bir dernektir. Hizmet amacıyla kurulan derneğin çeşitli bahanelerle baskı altına alınması veya hizmet eden canlarımızın tehdit edilmesi asla kabul edilemez. Ayrıcalık istemediğimiz gibi ayrımcılığı da kabul etmeyeceğiz.
Hangi vesile ile olursa olsun, Düzgün Baba isminin tartışmaların içinde geçmesi bizleri derinden üzmüştür. Elinde silah, yüreğinde kin olan kimseler bu kutsal topraklardan uzak durmalıdır. Herkes inancımıza saygılı olmalıdırlar.”
PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), yazılı bir açıklama yaparak, Düzgün Baba Cemevi Başkanı sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan hakkında cezai ve idari soruşturma açılmasını istedi. FEDA, “Devletin inkâr, baskı ve asimilasyonuna karşı Düzgün Baba Cemevi’nin yanındayız” dedi.
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) yazılı bir açıklama yayımlayarak, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ı protesto etti. FEDA açıklamasında, “Cemevleri, Alevi inancı ve inanç değerleri üzerindeki devletin inkâr, baskı ve asimilasyonuna karşı Düzgün Baba Cemevi’nin yanındayız” ifadelerini kullandı.
“Nazımiye Kaymakam’ı hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmalıdır” diyen FEDA şunları kaydetti:
“Hak, adalet, eşitlik ve ortak yaşamı inancın temel değerleri olarak kabul eden, bu uğurda ağır bedeller ödeyen Alevilere saldırılar devam ediyor. 72 millete bir nazardan bakan hümanist değerler sahibi Alevilere, en son saldırı Nazımiye Kaymakamı’nca yapıldı. Kutsal Xızır günlerinde Düzgî Bawa Ziyaretgâhı ve Düzgün Baba Cemevi’ne karşı Kaymakam’ın bu yaklaşımı inkârcı, asimilasyoncu zihniyetten güç almaktadır.
Aynı fotoğraf karesini cami önünde vermiş olsaydı, cami cemaati ile ilgili aynı sözleri sarf etmiş olsaydı, iktidar tarafından çoktan gereği yapılmış olacaktı. Bu da devletin bir bütün olarak biz Alevilere bakışının tezahürüdür. Kaymakamın eli silahlı korucu ve özel timlerle cemevi önünde servis ettiği fotoğraf ve sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım; Alevilere tehdit olup Anayasayı hiçe saymaktır. Bu temelde Nazımiye Kaymakam’ı hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmalıdır.”
“KAYMAKAMIN YAKLAŞIMINI ŞİDDETLE REDDEDİYORUZ”
FEDA, cemevlerinin elektrik ve su faturaları devlet tarafından karşılanmadığını hatırlatarak, “Aleviler vergi verirken ülkenin eşit vatandaşı olduğunu söyleyen devlet ve bürokratları iş, eşit hakları savunmaya gelince ırkçı ve inkârcı kesiliyor. Tüm dinlere, tüm inanç ve kimliklere karşı eşit mesafede olması gereken kaymakamın had bildiren, Alevi ibadethanesine sınır çizen bu yaklaşımını ve anlayışını şiddetle reddediyoruz” dedi.
“CEMEVLERİ DERHAL YASAL STATÜYE KAVUŞTURULMALIDIR”
Açıklamaya şöyle devam edildi:
“Anayasa ve ilgili kanunlardan hareketle kanaat ve düşüncesini açıklayan Düzgün Baba Cemevi yönetimine karşı kaymakamın geliştirdiği bu davranış, kendisi gibi Anayasayı tanımayan, yok hükmünde gören faşist zihniyetten güç almaktadır. Alevi canları sevgi ve barışta buluşturan inancımızın ibadethanesi cemevleri derhal yasal statüye kavuşturulmalıdır.
Cemevleri ve Alevi inancı ve inanç değerleri üzerindeki devletin inkâr, baskı ve asimilasyonuna karşı Düzgün Baba Cemevi’nin yanındayız. Haklı ve meşru talepleri taleplerimizdir diyor, ‘ Yol Bir, Sürek Binbir’ düsturumuz gereğince tüm Alevi kurumlarını, Pîrlerini, Ocakzadelerini Düzgün Baba Cemevi’nin etrafında nehaka karşı birliğe, tavır almaya çağırıyoruz.”
PİRHA-DAD Genel Merkezi yaptığı, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan’ın görevinden alınması çağrısında bulundu. DAD, “Hakk Yol Aleviliğin kutsal ayı olan Xızır ayında, edep erkan bilmez, inancımızın kadim değerlerine ve makamlarına, zülmane yaklaşımı kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.
Dersim’de Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek‘in, Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan tarafından tehdit edilmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Genel Merkezi de yayımladığı yazılı bir açıklama ile Tutkan’ın görevinden alınması çağrısında bulundu.
DAD Genel Merkezi’nin yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Yeryüzünde varlığın rızalı makamları vardır. Reya Heq/ Raa Heqi/Hakk Yol Alevilik rızalı makamları Xızır makamları olarak görür. Xızır makamlarına lokma ile gidilir. Edep erkan içerisinde niyaz olunur. Xızır makamları cümle varlığın rızalı olduğu makamlardır. Hakk Yol evlatları bu makamlarda tüm kainatla cem olur. Rıza makamları hafıza makamıdır.
Murad alıp, murad dilenen makamdır. Muradına hasıl olanlara aşk ile.
Kainatta iyi ve kötü mana bulmuş insan varlığının işidir. Yol, kamil insanın iyilik makamına meydan açar. Meydana gelen cem olup, dar görmüş, dar görüp didar olmuşların meydanıdır. Yol bu minval üzere rahmet diler. Rahmet dileyip, rahmete meydan kuranlara aşk ile.
Her yol evladı Xızır makamlarında niyaz olduğu vakit, külli kainatla niyazında iyilik diler. İyilik dileyip, iyilik bulanlara aşk ile.
“UĞUR TUTKAN SİLAHI İLE YOL EVLATLARINI TEHDİT ETTİ”
Tabi makam bilmeyenlerin, Xızır bilmeyenlerin, edep erkan bilmeyenlerin kör gözleri, art niyetleri, rızkını pay bilmeyen nefisleri, makam sarhoşluğunda cehaletleri gelip çatıyor Xızır makamlarına. Hakk Yol Alevilik bunca demdir çok gördü. Rızasız makama girip nefis şöhretine çiğ söz edenleri.
Bunlardan biri de Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan, Düzgün Bawa Makamı’na silahı, külahı ile gidip Yol evlatlarını tehdit etti.
Kıble ve makam bilmeden kanundan, nizamdan bahsetti. Derki malum “Kanunsuzluk, usulsüzlük kıblesi olanlara doğru yolu göstereceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kanun ve hukuk devletidir. Sana da uzantılarına da öğreteceğiz kanunu, hukuku ve devletimizin gücünü.”
Öncelikle; kaymakam Harde Dewreşte süreli maaşlı görevini icra ederken hizmet ettiğin toplumun değerlerini bilmek ile sorumludur. Devlet adalet ile yönetilir. Cahilce Makama silah ile girilmez, makama nefis ile gelinmez, makama kötü niyet ve yalan ile gelinmez.
“ZÜLMANE YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ”
Makama geldiğinde korkmana gerek yok. Yol evlatları makamlarda düşman bilmez. Kara gözlü dağ keçisi, koca yürekli ayı, körpecik tavşan, aç kalmış kurt, yüreği avucunda tilki korkmuyor ise senin de korkmana hiç gerek yok. Rıza makamlarında kimseye zarar gelmez senin de korkmana gerek yok.
Devletin gücü hak, hukuk, adaleti ile kolluğunu azalttığı kültüründen alır. Hakk Yol Alevi milletleri zulmü ile vergi ile kendini gücünü gösteren devletleri çok gördü. Kapımıza niyaz olmadan devlet de yol yürüyemez. Bilmez isen Osmanlı’ya, Selçuklu’ya dönüp bir bakıver.
Hakk Yol Aleviliğin kutsal ayı olan Xızır ayında, edep erkan bilmez, inancımızın kadim değerlerine ve makamlarına, zülmane yaklaşımı kabul etmiyoruz. Gereği yapılmalı, Nazimiye Kaymakamı derhal görevinden alınmalıdır.”
PİRHA-Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan ile ilgili olarak bir açıklama yapan Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), “İnanç yerlerimize yönelik bu tahammülsüzlüğü kınıyoruz. Yurttaşların ve inançlarının güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların halkı tehdit etmesi kabul edilemez. Nazimiye Kaymakamının derhal görevden alınmasını ve ocaklarımıza ve ziyaretlerimize dokunulmamasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan’a ilişkin yazılı açıklama yaptı. DEDEF açıklamasında Tutkan’ın bir an önce görevden alınmasını istedi.
DEDEF tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Dersim Nazımiye ilçe kaymakamı Uğur Tutkan, Düzgün Baba Cemevi yöneticilerini, cemevine yanına ağır silahlı kolluk kuvvetlerini alarak gidip “Devletin gücünü göstereceğim” diyerek tehdit etmesi kabul edilemez. Daha önce de derneğe para cezası vererek, baskı yaparak sindirme politikasını sürdüren kamu yöneticilerinin inanç yerlerimize yönelik bu tahammülsüzlüğünü kınıyoruz. Yurttaşların ve inançlarının güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların halkı tehdit etmesi kabul edilemez. Nazimiye Kaymakamının derhal görevden alınmasını ve ocaklarımıza ve ziyaretlerimize dokunulmamasını istiyoruz.”
PİRHA-Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’in açıklamalarına dair sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kanunsuzluk, usulsüzlük kıblesi olanlara doğru yolu göstereceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kanun ve hukuk devletidir. Sana da uzantılarına da öğreteceğiz kanunu, hukuku ve devletimizin gücünü” diyerek tehdit etti.
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan tarafından Düzgün Baba Cemevine verilen idari ve mali para cezalarına ilişkin açıklama yapmıştı.
Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne son 3 yılda 60 bin lira para cezası kesilmesine yönelik açıklama yapan Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, dernek olarak cezaların hukuksuz şekilde kesildiğini dile getirmişti. Olayın basına yansıması sonucu Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan, kolluk kuvvetleri ile cemevine giderek, eli silahlı bir şekilde çektiği fotoğrafı sosyal medyada paylaşarak Cemevi Başkanı Kırmızıçiçek’i tehdit etti.
Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Dernek adı altında halkımızın inancını kullanarak para toplayıp, topladığı paraları da usulsüz, kanunsuz ve Düzgün Baba Cemevi ve mekânı dışında yani amaç dışı harcayacaksın, sonra da cemevlerimizi biz ticarethane göreceğiz. Kanunsuzluk, usulsüzlük kıblesi olanlara doğru yolu göstereceğiz. Türkiye Cumhuriyeti kanun ve hukuk devletidir. Sana da uzantılarına da öğreteceğiz kanunu, hukuku ve devletimizin gücünü” dedi.
PİRHA-CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinin doğal dokusunun bozulmasına tepki gösteren Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Ana Fatma ziyaretine yapılan aslan heykeli, restorasyon çalışması ve reklam tabelasının kurulmasının amacı nedir? Dersim halkından, inanç önderlerinden, Dersimli analardan rızalık aldınız mı? diye sordu.
Alevi inancında özellikle de Dersim’de ziyaret yerleri önemli bir yere sahip. Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesinde olduğu gibi Ana Fatma Ziyaretinin de yenileme adı altında doğal dokusuna zarar veriliyor.
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinde yapılan çalışma büyük tepki çekti.
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Ana Fatma ziyaretinde yapılan aslan heykeli, restorasyon çalışması ve reklam tabelasına tepki gösterdi.
“İNANÇ YERLERİMİZE DÖNÜK BU TÜR MÜDAHALELER MANİDARDIR”
İnanç yerlerine hiçbir müdahaleyi doğru bulmadığını söyleyen Kırmızıçiçek, “Son dönemlerde ocaklarımızın, pirlerimizin analarımızın ve halkımızın rızalığı alınmadan restorasyon gerekçesiyle kutsal mekânlarımızın doğal dokusuna zarar verecek çalışmalar yapılıyor” dedi.
Kırmızıçiçek, “Ziyaretlerimize bu tür müdahalelerle amaçlanan başkalaştırma, tarihsel gerçekliğinden koparma ve doğallığından soyutlamadır” diyerek şöyle devam etti:
“Dersim’in önemli inanç mekânlarından olan Ana Fatma ziyaretine yapılan aslan heykeli, restorasyon çalışması ve reklam tabelasının kurulmasının amacı nedir? Sayın Gürsel Erol, Dersim halkından, inanç önderlerinden ve Dersimli analardan rızalık aldınız mı? İnanç yerlerimizin doğal dokusuna zarar veren ve Dersim halkı tarafından kabul görmeyen bu yaklaşımlardan vazgeçilmeli. Halkın ortak değeri olan bu kutsal mekanlarda halka rağmen yapılan hiçbir şey doğru olmaz. Özellikle inancımıza dönük bu kadar yoğun asimilasyon yaşanırken, Alevi toplumuna dönük içten çürütme kendine biat ettirme ehlileştirme politikalarıyla tam bir kuşatma durumu var. Tam da böylesi bir dönemde inanç yerlerimize dönük bu tür müdahaleler manidardır.”
PİRHA-Düzgün Baba Cemevinin 8. olağan genel kurulu gerçekleştirildi. Tek listeyle gidilen seçimde Sinan Kırmızıçiçek tekrardan başkanlığa seçilen isim oldu. Genel kurulda konuşan Kırmızıçiçek, toplumun inancı, dili, kültürü ve yaşamı üzerindeki baskılara dikkat çekerek “Halkımız bu günlere büyük acılar çekerek, bedel ödeyerek geldi. Alevi toplumu olarak bugün ülkede ve dünyada elde edilen kazanımlar kimsenin lütfu değildir” dedi.
Düzgün Baba Cemevi 8. olağan genel kurulunu yaptı. Genel Kurul Pir Kazım Açıktepe’nin çerağ uyandırması ve gülbeng vermesiyle başladı. Genel kurulda 106 delegeden 75 kişi hazır bulundu. Kurula çok sayıda ziyaretçi de katıldı.
Divan başkanlığına Hıdır Yılmaz, divan üyeleri olarak da Zülfükar Sağlam ve Kader Kırmızıçiçek seçildi. Tek listeyle gidilen seçimde yeni dönemde tekrardan Sinan Kırmızıçiçek başkanlığında yola devam edilmesi kararı alındı.
Genel kurulda dernek tüzük değişikliği de yapıldı. Yeni tüzükle birlikte derneğin adı Düzgün Baba İnanç ve Kültür Derneği, kısa adı ise Düzgün Baba Der oldu. Genel kurulun ardından lokmalar pay edildi.
“ELDE EDİLEN KAZANIMLAR KİMSENİN LÜTFU DEĞİLDİR”
Düzgün Baba’nın Alevi toplumu açısından önemine vurgu yapan Sinan Kırmızıçiçek, genel kurul konuşmasında şunları söyledi:
“Toplumumuzun inancı, dili, kültürü ve yaşamı üzerindeki baskılar ortada. Halkımızın bu günlere büyük acılar çekerek, bedel ödeyerek geldiğini biliyoruz. Alevi toplumu olarak bugün ülkede ve dünyada elde edilen kazanımlar kimsenin lütfu değildir. Alevi toplumu, tırnaklarıyla kazıyarak, serden geçerek kendini var etmiş bu günlere gelmiştir. Gelinen aşamada inanç yerlerimize dönük hiçbir müdahaleyi kabul etmiyoruz. Bu halkın inancına saygı duyulmalı ve bunun gereği olarak başta Aleviler olmak üzere bütün farklı inançlar, kimlikler anayasal güvenceye alınmalı. Laik bir devlet olmanın gereği bütün inançlara eşit mesafede yaklaşılmalıdır. Bir asimilasyon kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmelidir. Alevi kurumlarının bugün her zamankinden daha çok dayanışmaya ihtiyacı var. Düzgün Baba Cemevi olarak bu kentte sosyal, kültürel, inanç ve toplumsal birçok etkinlik gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönem kadına, gençliğe yönelik çalışmalarımız olacak. Dil ve inanç alanında daha yoğun, özellikle inancın anadille yani Bawa Duzgin’ın dili olan Kırmançki yapılması yönünde çalışmalarımız olacak. Bu anlamda inanç alanında pir ve analarımızdan entellektüel canlarımızdan, akademisyen dostlarımızın birikimi ve katkılarını talep edeceğiz. Önümüzdeki süreçte önemli projelerimiz var. Hep beraber emek vereceğiz, çaba göstereceğiz.”
PİRHA-Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Veli Yıldız’ın tutuklanmasını PİRHA’ya değerlendirdi. Kırmızıçiçek, “Bu Xızır günlerinde kamuoyunda Khale Xızır olarak tanınan Veli Yıldız canımızın gizli tanık ifadesine dayanılarak tutuklanması toplumumuzun vicdanında bir kez daha derin bir yara açmıştır” diyerek tepki gösterdi.
Veli Yıldız adlı yurttaş Dersim’de kültürüne bağlı, dervişane bir yaşam sürerken, önceki gün evine yapılan baskında gözaltına alınıp dün tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Veli Yıldız’ın tutuklanmasına tepki göstererek, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.
“VELİ YILDIZ DERSİM’İN HAFIZASIDIR”
Xızır günlerinde kamuoyunda Khale Xızır olarak tanınan Veli Yıldız’ın gizli tanık ifadesine dayanılarak tutuklanmasının toplum vicdanında bir kez daha derin bir yara açtığını söyleyen Kırmızıçiçek, “Avrupa’dan Dersim’e döndüğünden bu yana otantik yaşamıyla Dersim toplumunda yakından tanınan adeta sembolleşmiş bir candı. İlerlemiş yaşına rağmen Dersimin kadim inancını, itikatını, kültürünü ve yaşam tarzını içselleştirmiş; günümüzde de yaşayan ve yaşatmaya çalışan bir canımızdı. Veli Yıldız Dersim’in hafızasıdır. Bir Dersimli Veli cana ve onun yaşamına baktığında kendi tarihini, kültürünü, inancını ve binlerce yıllık kadim geleneğini görür. Bu yanıyla baktığımızda Veli Yıldız Dersimin aynasıdır diyebiliriz. Toplumsal sorunlara karşı duyarlı Dersimin inancına kültürüne doğasına ve diline bağlı bunu yaşamıyla aynı zamanda mücadelesiyle ortaya koyan bir yol evladıdır. Alevi yol ve erkânı gereği bir yol evladı olarak kapısı herkese açık lokmasını herkes ile paylaşan dilinden Hakk kelamını düşürmeyen Dersimin önemli bir değeridir” diye konuştu.
“BU ZULME SESSİZ KALMAMAK GEREKİYOR”
Kırmızıçiçek, Veli Yıldız’ın bulunduğu her ortamda barışı, kardeşliği, adalet ve eşitliği haykıran biri olduğuna vurguda bulundu. Toplumsal sorunlara karşı duyarlılığı yanında inancı, kültürü, dili ve doğasına bağlı olan Yıldız’ın tutuklanmasına sessiz kalmamak gerektiğinin altını çizen Kırmızıçiçek, “Veli Yıldız’ın tutuklanması öyle sıradan bir olay değildir. Dersim halkına, inancına, itikatına, ikrarına, diline, kültürüne bağlı hak ve hakikatçi bütün yol evlatlarına, yol önderlerine dönük bir tehdit ve mesaj içermektedir. Nehakın sofrasına oturmayan Hakk ve hakikat yoluna talip olmuş, zulme ve zorbalığa karşı Hakk kelamı söyleyen Hakk için direnen Pir Sultanların, Pir Seyit Rıza’ların yolunda yürüyen yola ikrar vermiş yola hizmet eden bütün canlara dönük bir gözdağıdır. 65 yaşına gelmiş topluma mal olmuş herkesçe tanınan, yerdeki karıncaya, gökteki kuşa ikrar vermiş toplumda sembolleşen bir insanı tutuklamak kabul edilemez. Bu tutuklama bir kez daha göstermiştir ki; yaşamını Hakk ve hakikat üzerine kurmuş, halka hizmet eden hiç kimsenin can güvenliği kalmamıştır. Dolayısıyla bu zulme sessiz kalmamak gerekiyor. Buradan öncelikle Dersim’de bulunan ocaklarımıza, pirlerimize, analarımıza, yol önderlerimize, Alevi kurumlarına ve bütün demokratik kurumlara çağrımız var. Khale Xızır her zaman yanı başımızdaydı. Bütün toplumsal mücadele alanlarında vardı. Bugün bizlerde ona ve onun şahsında inancımıza, kültürümüze, doğamıza, dilimize tarihimize ve yaşamımıza sahip çıkalım” çağrısında bulundu.
PİRHA-Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Xızır inancının Dersim halkının yaşamında çok özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Kırmızıçiçek, “Bu dönem özellikle Dersimde kışın en sert ve çetin geçtiği zamanlardır. Xızır ayı çığ, kar, tipi, felaket ve yalnızlık günleridir. Bu nedenle insanların Xızır’a en çok ihtiyaç duyduğu günlerdir. Xızır günleri Dersim yöresinin en önemli günleridir” dedi.
Alevi inancında önemli bir yeri olan Xızır ayları başladı. Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Xızır ayına ilişkin PİRHA’ya konuştu.
Xızır, Rea Heqi inancında, yaşamında ve geleneğinde çok köklü ve etkili bir yere sahip olduğunu söyleyen Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, Xızır Dersim’deki kutsalların en yücesidir. En çok güvenilen ve sevilen kutsallar arasında insanların kendine en yakın hissettiği manevi bir güç olduğunun altını çizdi.
“XIZIR İNANCI DERSİM HALKININ YAŞAMINDA ÖZEL BİR YERE SAHİP”
Xızır inancının Dersim halkının yaşamında çok özel bir yere sahip olduğunu belirten Kırmızıçiçek, Xızır ayı ocağın son haftası ve şubatın ikinci haftası arası dönem olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:
“Bu dönem özellikle Dersimde kışın en sert ve çetin geçtiği zamanlardır. Xızır ayı çığ, kar, tipi, felaket ve yalnızlık günleridir. Bu nedenle insanların Xızır’a en çok ihtiyaç duyduğu günlerdir. Xızır günleri Dersim yöresinin en önemli günleridir. Xızır orucu Dersimde Aşiretler arasında bölge bölge dört haftaya yayılmıştır.Bu durumun en önemli nedenlerinden biri olarak Pirlerin taliplerini ziyaret etmeleri gösterilir. Salı, çarşamba ve perşembe günleri oruç tutulur. Perşembe akşamı Xızır Cem’i tutulur. Xızır orucunun üçüncü gününde Qawuta Xızır pişirilir. Xızır ayında niyazlar pişirilip, kurban kesilir. Su kaynaklarına, ziyaret nişange gibi kutsal gördükleri yerleri ziyaret eder lokmalarını paylaşırlar.”
“YAŞAMIMIZIN HER ALANINDA XIZIR VAR”
Xızır toplumsal yaşamımızda adaletin, güvenin ve umudun sembolü olduğunu söyleyen Kırmızıçiçek şunları söyledi:
“Darda zorda yolda kalanların hastasına şifa arayanların medet umduğu manevi bir güçtür. Toplumsal yaşamımızın her alanında Xızır vardır. Biz Dersimliler Zone ma zone xızıro deriz.Yani dilimiz Xızırın dilidir. Dağlara, kayalara, göllere, mağara ve ağaçlara, hayvana vb. Xızır adı verilmiştir. Bu yolla Xızır adıyla doğadaki varlıklara kutsiyet atfedilmiş ve dolayısıyla doğayla bir ikrarlaşma durumu söz konusu olmuştur. Xızıra inanmak yüreğinle ve bilincinle Yola bağlılık gerektirir. Xızır orucu yalnızca yemeden içmeden kendini aç bırakmak değildir. İnsanın kendi nefsini benliğini ve bilincini kontrol etme yoğunlaşma insan-ı kâmil olma yolunda pişme ve yol alma durumudur. Bu inancın en kadim sırlarından biri Xızır aşkını kendinde arama ve anlama yoludur.”
“XIZIR HER YERDE VARDIR”
Xızır var olan ocaklardan bağımsız bütün toplum için ortak kabul edilen manevi bir güçtür. Bu nedenle insanlar çok büyük sıkıntılarında medet umduğu ve sığındığı manevi bir semboldür diyen Kırmızıçiçek, “Bizim inancımızda Xızır koruyucu kollayıcı kurtarıcı bir güçtür. Her şeyi bilen, duyan, gören ve karar veren olarak algılanan ve hissedilen bir maneviyattır. Xızır’ı diğer evliyalardan farklı kılan yönler vardır. Bu evliyaların bağlı bulundukları belli bölgeleri ve mekânları vardır. Bu mekânlarda keramet gösterip sır olduklarına ve bu mekânlarda var olduklarına inanılır. Xızır ise mekânsal bir bağla sınırlı değildir. Her daim başka bir yerde ortaya çıkıp sır olabiliyor. Xızır, hakikat yolu Alevilikte olduğu gibi farklı toplumların inancında kültüründe ve yaşamında önemli bir yer tutmaktadır, Xızır her yerde vardır” diye konuştu.
PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgahı’nın kayalığına, “Üç hilal ve MHP” yazılamasına tepki gösteren ziyaretçiler, yapılanın ırkçılık olduğunu belirterek “Biz bu zihniyeti Sivas’tan, Maraş’tan, Çorum’dan, Koçgiri’den, Dersim’den biliyoruz” dedi.
Haberin Videosu
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda, kayalığa “Üç hilal ve MHP” yazılaması yapıldı.
Birkaç gün önce yapıldığı belirtilen yazılamanın üstü yurttaşlar tarafından çizildi. Yazılamanın 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümü öncesine denk gelmesi dikkat çekerken, ziyarete gelenler yazılamanın ırkçı bir saldırı olduğunu belirterek tepki gösterdi.
“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”
Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, hukuki süreç başlatacaklarını vurguladı. Kutsal topraklarda Düzgün Baba’nın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kırmızıçiçek, “Düzgün Baba’nın yatağı dediğimiz yerde bazı şahıslar ırkçı semboller, ırkçı partilerin isimlerini yazmışlar. Buradaki dostlarımız ve inanç kurumlarıyla konuştuk. Biz bu saldırıyı kabul etmiyoruz. 2 Temmuz öncesi yapılan bu saldırılara hiç yabancı değiliz. Cem ve Alevi yurttaşların evlerine çarpı koyulmasından biliyoruz. Biz bu zihniyeti Sivas’tan, Maraş’tan, Çorum’dan, Koçgiri’den, Dersim’den biliyoruz. Kurumlarla istişare ederek suç duyurusunda bulunacağız. Konunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
Ziyaretgaha gelen yurttaşlardan Düzgün Akın da olaya tepki göstererek “İnanç yerlerimize saldırıdır. Biz onların inanç yerlerine saygı gösteriyoruz. Onların da bu saygıyı göstermeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“KÖTÜLÜK UZAK DURSUN”
“Burası Düzgün Baba’nın mekânıdır” diyen Veli Yıldız, lokmaların dağıtıldığı yerde MHP yazısı ve simgesinin çizildiğini belirtti.
Bu durumun yıllardır evlerine, cemevlerine, ibadet yerlerine yönelik sürdüğünü dile getiren Yıldız, “Temmuz’da anmamızı yaptık. Bunun öncesi bizi korkutmaya çalışıyorlar. Ya sizi öldüreceğiz, ya katledeceğiz. Yukarıya çıkıp taşları yuvarlıyorlar, yani cem evimizi taşlıyorlar, yıkmak istiyorlar. Koskocaman taş insanın ayağı önünde kayar mı? Biz istiyoruz barış, iyilik gelsin, kötülük uzak dursun” sözlerine yer verdi.
“DÜZGÜN BABA DÜŞMANIN SESİNİ KESSİN”
Selvi Açıkgöz ise, “İnsanlar Düzgün Baba’ya gelip ziyaret edip murat diliyorlar. Gelip Düzgün Baba’ya o yazıları yazmışlar Hak onlardan sorsun. Biz onlarla baş edemiyoruz, Hak onlarla baş etsin. Sivas’ta kaçımızı yaktılar. Düzgün Baba onlara bırakmasın. Her sene gelin buraya. Ayağınız Düzgün Baba’dan kesilmesin. Tüm muratlarınızı bu Düzgün Baba kabul etsin. Düzgün Baba o düşmanın sesini kessin. Bizden uzak götürsün”
“ŞİDDETLE KINIYORUZ”
Sivas Katliamı’nın yıl dönümünde böylesi bir sembol ve yazılmanın olmasının tesadüf olmadığını dile getiren Hakkı Aradağ, “Bu yeni bir şey değildir. Sivas, Maraş, Çorum, Gazi, Ankara Gar’ında da böyle oldu. Hala şu zamanlarda bile Alevilere dönük ciddi bir saldırıdır. Düzgün Baba’nın mekanında bu yazıları ve sembollerin yazılmasını son derece şiddetle kınıyoruz. Bunlar hafife alınacak durumlar değildir. Katliamcı talancı zihniyet hala devam ediyor. Bu zihniyetin başarıya ulaşma şansı yoktur. Biz inancımızı ve yolumuzu takip edeceğiz. Bunu yapmalarına müsaade etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
PİRHA – Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, koronavirüs sürecinde dayanışmanın önemine değinerek “Halkımızla dayanışma içerisinde olacağız. Halkımızı zalime, zorbaya muhtaç etmemek gerekiyor. Gün birbirimize Xızır olma günüdür” dedi.
Haberin Videosu
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, “Koronavirüs salgınıyla karşı karşıyayız. Dersim’de de bu salgın kendini hissettirdiği ilk günden bu yana açıklamalar yaparak inanç kurumlarına, demokratik kurumlarına dayanışma çağrılarımız oldu” ifadelerini kullandı.
Düzgün Baba Cemevi olarak Nazımiye’de 150 kişilik aileye gıda yardımı konusunda hazırlıklar yaptıklarını belirten Kırmızıçiçek, gerek İl Pandemi Kurulu gerekse Nazımiye’deki resmi kurumlar, böyle bir çalışma yapamayacağımız konusunda bize uyarılarda bulundular. Bu çalışmalarla ancak kendilerinin kurduğu Vefa Grupları üzerinden olabileceğini söylediler” dedi.
“GÜN, BİRBİRİMİZE XIZIR OLMA GÜNÜDÜR”
Birçok kurumun kampanyalarına destek verdiklerini belirten Kırmızıçiçek, şunları söyledi:
“Gerek Demokratik Alevi Federasyonu gerek Dersim İnşa Kongresi ve diğer demokratik kurumlarımızın yaptığı Kardeş Aile Kampanyası’nı Düzgün Baba Cemevi olarak destekliyoruz.
Halkımızla dayanışma içerisinde olacağız. Halkımızı zalime, zorbaya muhtaç etmemek gerekiyor. Gün birbirimize Xızır olma günüdür.”
PİRHA – Dersim’de 50 yıl aradan sonra Düzgün Baba Cemevi’nde Xızır cemi tutuldu. Bundan sonra her Xızır ayında Düzgün Baba’da cem tutmak istediklerini belirten Aleviler, inançlarını, yollarını gençlere, çocuklara aktarmak için gereken çabayı göstereceklerini kaydettiler.
Haberin videosu
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda 1970’lerden sonra Xızır cemi tutulmamış.
Kış şartlarında 50 yılı aşkın bir süre sonra ilk kez Düzgün Baba Cemevi’nde Xızır cemi tutuldu.
Dersim merkez, Nazımiye ve çevre köylerden yurttaşların yoğun olarak katıldığı Xızır ceminden önce Celal Abbas Ocağı’ndan Zeynel Batar’ın verdiği gülbeng ile çıralar yakıldı.
Cemevinde yüzlerce yurttaş, Alevi kurum temsilcisi ve ocak evlatlarının katıldığı cem erkanını, Pir Zeynel Batar, Kureyşan Ocağı’ndan Mehmet Ali Akbayır, Selvi Açıkgöz ve Baba Mansur Ocağı’ndan İmam Baki Aydın yürüttü.
Kırmancki yapılan cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Xızır muhabbetinin gerçekleştiği cem erkanından sonra pirlerin verdiği gülbeng ile qavut lokmaları ve niyazlar paylaştırıldı.
POLİS ENGELİ
Bu arada saat 13.00’de Xızır cemine gelmek için Nazımiye merkezden yola çıkan yurttaşların önü polis panzerleriyle kesildi. Zırhlı araçlarla yolu kapatan polisin, kitlenin yoğun olmasını gerekçe göstererek “provokasyon olabilir izin veremeyiz” dediği öğrenildi.
Uzun uğraşlar sonucu yolu açtıran Düzgün Baba Cemevi yönetimi ve yurttaşlar, lokmalarıyla cemevine ulaştı. Yurttaşlar, duruma tepki gösterdiler.
PİRHA‘ya konuşan yurttaşlar ve kurum temsilcileri, 50 yıl aradan sonra Düzgün Baba’da Xızır ceminin tutulmasının çok değerli olduğunu belirttiler. Bundan sonra her Xızır ayında Düzgün Baba’da cem tutmak istediklerini belirten Aleviler, inançlarını, yollarını gençlere, çocuklara aktarmak için gereken çabayı göstereceklerini ifade ettiler.