Etiket: sinanmuşlu

  • Mersin KESK’ten Memur-Sen üyelerine çağrı: Satış sözleşmesi yapan sendikadan istifa edin-VİDEO

    Mersin KESK’ten Memur-Sen üyelerine çağrı: Satış sözleşmesi yapan sendikadan istifa edin-VİDEO

    PİRHA- 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem “toplu sözleşme” görüşmeleri tamamlandı. Toplu görüşmeden çıkan sonuca tepki gösteren KESK Mersin bileşenleri, görüşmelerin fiyaskoyla sonuçlandığını belirterek, Memur-Sen’e üye emekçileri istifaya çağırdı.

    Haberin Videosu

    “YANDAŞ KONFEDERASYON, %0,5 PUAN ARTIŞ YAPTIĞI SÖZLEŞMEYE İMZA ATMIŞTIR”

    Mersin KESK bileşeni sendika temsilcileri Eğitim-Sen’de basın toplantısı düzenledi. Bileşenler adına konuşan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, Memur-Sen ve hükümet arasında imzalanan TİS sonuçlarının 5 milyon emekçinin satış sözleşmesine dönüştüğünü belirterek şunları ifade etti;

    “Daha önceki üç toplu sözleşmede sahnelenen orta oyununun tekrarından itibaren görüşmelerde AKP ve yandaş konfederasyon yönetimi gece yarısı yeni bir satış sözleşmesine imza atmıştır. Yandaş konfederasyon yönetimi yine 3,1 milyon kamu emekçisini, 1,9 milyon kamu emekçisi emeklisini yanıltmamış, daha önceki sözlerini yutarak hükümetin 2018 yılı teklifinde sadece%0,5 puan artış yaptığı sözleşmeye imza atmıştır. Bu sadece adı “toplu sözleşme” olan gerçekte toplu görüşmelerden hiçbir farkı olmayan sistem, kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı sorunların bu sorunların parçası olan, halkın değil, siyasi iktidarın memurluğunu yapan, siyasal iktidarın memur kolları rolünü üstelenen sendikamsı yapılar tarafından çözülemeyeceğini bir kez daha ispatlamıştır. OHAL-KHK rejimine sırtını dayayarak istediği kamu çalışanını sorgusuz sualsiz işinden eden, açığa alan siyasal iktidar toplu sözleşmede kamu emekçileri ile dalga geçen teklifler sunmuş, yandaş konfederasyon yönetimi ise bunu izlemekle yetinmemiş adeta çanak tutmuştur. Kısacası kamu emekçilerine ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikası sonuna kadar kullanılmıştır.”

    “GELİN, İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN TALEPLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM”

    Son olarak  “Bu ülkenin kamu emekçileri, emeklileri sadaka değil, emeğinin karşılığı olan onurlu bir ücret ve yaşam talep etmektedir ve bunu fazlası ile hak etmektedir” diyen Muşlu, “Gelin,  hükümet ve sizleri unutup Cumhurbaşkanı’ndan icazet uman malum konfederasyon yönetiminin taleplerimize kulaklarını tıkamasına karşı ses verelim. Gelin, haklarımızı ve özgürlüklerimizi yok sayanlara kapı kulu değil emekçi olduğumuzu birlikte gösterelim. Gelin, insanca bir yaşam için taleplerimize sahip çıkalım ve bu talepler için mücadeleyi birlikte yükseltelim” dedi.

    Diren Keser/MERSİN

     

  • Mersin KESK Bileşenleri: TİS görüşmelerinde ana talebimiz herkese güvenceli iş-VİDEO

    Mersin KESK Bileşenleri: TİS görüşmelerinde ana talebimiz herkese güvenceli iş-VİDEO

    PİRHA- 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem ‘Toplu Sözleşme’ görüşmeleri 1 Ağustos Pazartesi günü başlıyor. KESK Mersin bileşenleri yaptığı açıklama ile “78 milyon yurttaşın kamu hizmeti ve 3 milyon kamu emekçisinin hak alma mücadelesini yürütüyoruz” dedi. Açıklamada, “Alınteri ile yaşam mücadelesi verip emeğinin karşılığını alamayan tüm çalışanları emeğin ortak birleşik mücadelesini büyütmeye, geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz” denildi. 

    1 Ağustos pazartesi günü 2018-2019 yıllarını kapsayan 4. dönem ‘Toplu Sözleşme’ görüşmeleri başlıyor. Memur-Sen ile hükümet arasındaki görüşmelere ilişkin açıklama yapan KESK Mersin bileşenleri Eğitim-Sen Mersin şubesinde basın açıklaması yaptı.

    Bileşenler adına açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, tarafların belirlenmesinden, grev hakkımızın yasal güvence altına alınmamasına kadar onlarca temel sorunu bulunan mevcut sistemin üzerine bugün bir de OHAL-KHK rejiminin gölgesi düşmüştür diyerek şunları belirtti:

    “KESK olarak 78 milyon vatandaşın kamu hizmeti alma hakkı için, 3 milyon kamu emekçisinin hak ettiği insanca yaşam için mücadele ediyoruz. İşte bu nedenle en başından beri emek ve demokrasi karşıtlarının hedefinde olduk. 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişiminin bastırılmasından sonra 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) derhal kaldırılsın. Anayasaya ve yasalara aykırı olan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) iptal edilsin. OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle herhangi bir hukuki delil ve mahkeme kararı olmadan ihraç edilen tüm kamu görevlileri aynı kadro, unvan ve pozisyonlarında işlerine derhal iade edilsin. Seçilmişlerin yerine atanan kayyum uygulamalarına biran evvel son verilsin, belediye başkanları göreve iade edilsin.”

    “SÖZLEŞMELİ, TAŞERON, ESNEK, KURALSIZ ÇALIŞMA YASAKLANSIN”

    Muşlu, “KESK olarak her dönem olduğu gibi bu dönem de TİS taleplerimizin başında herkese güvenceli iş ve gelecek ana talebimiz” diyerek şunları sıraladı:

    “Özelleştirilmeler durdurulsun. Sözleşmeli, taşeron, esnek, kuralsız çalışma yasaklansın. Çalışanları bölen, iş ve ücret güvencesini tehdit eden her türlü istihdam biçimi kaldırılsın. Kadrolaşma, sürgün, rotasyon, soruşturma, mobbing, mülakat gibi ayrımcılık yaratan bütün uygulamalara son verilsin. Kamu hizmetleri işletmecilik esaslarına göre değil, toplumsal fayda gözeterek sağlansın. Herkese parasız, eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve anadilinde kamu hizmeti verilsin.”

    Son olarak Muşlu “Öncelikle, sendikalı olsun olmasın, tüm kamu emekçilerini daha sonra kıdem tazminatına göz konulan işçileri, asgari ücretlileri, alınteri ile yaşam mücadelesi verip emeğinin karşılığını alamayan tüm çalışanları emeğin ortak birleşik mücadelesini büyütmeye, geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

    Diren Keser/MERSİN

  • Mersin Eğitim-Sen: Ne askeri ne sivil darbe, acil demokrasi

    Mersin Eğitim-Sen: Ne askeri ne sivil darbe, acil demokrasi

    PİRHA- 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkartılan OHAL bir yıldır yürürlükte. Aynı zamanda Suruç Katliamı’nın da 2. yılı. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri adına açıklamada bulunan Sinan Muşlu “Bedeli ne olursa olsun her tür darbeye karşı olduğumuzu, karşı bir duruş sergileyeceğimizi, temel hak ve özgürlükleri kim çiğnerse çiğnesin onlara karşı bir mücadele içerisinde olacağımızı belirtiyoruz” dedi. Muşlu, ayrıca Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenleri de andı.

    Geçtiğimiz günlerde meclise gelen ve AKP, MHP oylarıyla tekrar uzatılan OHAL’in ne zaman biteceği bilinmezken, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu OHAL’in bir yılına ilişkin basın açıklaması yaptı.

    “DARBE İKİ SİYASAL İSLAMCI FRAKSİYON ARASINDAKİ İKTİDAR ÇATIŞMASIDIR”

    Platform adına açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminin, açıkça iki siyasal İslamcı fraksiyon arasındaki iktidar çatışmasının ürünü olduğunu ifade ederek şunları belirtti:

    “Darbe girişimini şiddetle kınıyor, tüm sorumluların açığa çıkarılarak yargı önünde hesap vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Platform olarak 15 Temmuz darbe girişimi karşısında daha ilk günlerde net bir tutum almış, bedeli ne olursa olsun her tür darbeye karşı olduğumuzu, karşı bir duruş sergileyeceğimizi, temel hak ve özgürlükleri kim çiğnerse çiğnesin onlara karşı bir mücadele içerisinde olacağımızı belirttik.”

    Muşlu, “15 Temmuz darbe girişimi sonrası, darbelerin panzehiri olan demokrasinin tüm kural ve ilkeleriyle hayata geçirilmesi beklenirken, AKP darbe girişimini “Allahın bir lütfü” olarak görmüş ve sivil darbeyi hayata geçirmiştir” dedi.

    “OHAL GEREKÇE GÖSTERİLEREK HALKIN DEMOKRATİK TALEPLERİ ENGELLENMİŞTİR”

    “20 Temmuz  OHAL ilanı ile birlikte  milletvekilleri cezaevine konulmuş, kayyumlar ile birçok belediyeye el konulmuş, birçok belediye eş başkanı ve çalışanları tutuklanmıştır” diyen Muşlu, “134 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutukluluk hallerine son verilmelidir” dedi.

    “İhraçların bir amacı da demokratik, bilimsel, özerk, laik ve anadilinde eğitimi savunan akademisyenlerin uzaklaştırılarak barış ve bir arada yaşama talebinin bastırılması, gerici eğitimin önünün sonuna kadar açılmasıdır; gerici-mezhepçi temelde kültürel hegemonya tesis etme çabasıdır. On binlerce eğitim emekçisinin ve akademisyenin ihraç edilmesi eğitim hakkının da ihlal edilmesidir.”

    2 yıl önce Suruç’ta IŞİD saldırısı sonucu hayatını kaybeden 33 sosyalist genç için de açıklama yapan Muşlu, “Büyük bir IŞİD saldırganlığı altında olan Kobane halkının ve çocuklarının yanında olmak için gittikleri Suruç’ta katledildiler. Ortadoğu’da IŞİD gericiliğini destekleyen kim ise, bu katliamın da sorumlusudur. Suruç ve benzeri katliamlarının asıl sorumlusu hala açığa çıkarılmış değildir. IŞİD ve benzeri barbar, faşist oluşumların Ortadoğu’da yenilecektir” dedi.

    Diren Keser/MERSİN