Etiket: şinasi karaca

  • Köyündeki asimilasyonu yazdı; bu kez 10 bin TL manevi tazminat cezasına çarptırıldı

    Köyündeki asimilasyonu yazdı; bu kez 10 bin TL manevi tazminat cezasına çarptırıldı

    PİRHA-Ardahan’ın Hanak ilçesindeki Türkmen Alevi köyü Koyunpınar’daki asimilasyon çalışmalarını eleştiren yazıları nedeniyle hakkında dava açılan ve manevi tazminat cezasına çarptırılan Şinasi Karaca, verilen karara tepki gösterirken, “Aleviliği yok sayan kişilerle her konuda mücadeleye hazırım” dedi.

    Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Türkmen Alevi köyü Koyunpınarı’na (Saskara) 2013 yılında giden il ve ilçe müftülük yetkililerinin köy odası şeklinde kullanılan binanın yanına minare yapılarak cami şeklinde hizmet vermesine tepki gösteren Şinasi Karaca, konuya ilişkin yazdığı yazılar nedeniyle yargılanarak hapis cezası aldı.

    Yerel bir haber sitesinde yayımlanan “Saskara asimilasyona mı zorlanıyor?”, “Saskara’da aşureyi Diyanet üstlenirse”, “Saskaralılar size neler oluyor?” başlıklı yazıları nedeniyle Karaca hakkında 2011 yılında AKP’den milletvekili adayı olan bir kişinin şikayeti üzerine dava açıldı. Daha önce 20 ay hapis cezası alan Karaca, son olarak 10 bin TL manevi tazminat cezasına da çarptırıldı.

    “ASİMİLASYONU ELEŞTİRMEK İÇİN YAZDIĞIM YAZILAR NEDENİYLE DAVA AÇILDI”

    Sürece ilişkin bilgilendirme yapan Karaca şunları söyledi:

    “Yıl 2013. Duyum ve iddialara göre Ankara’da akrabam olan kişi 12 imam orucu nedeniyle aşure yapımı için Ankara’dan köye aşure malzemesi göndermiş. Beni mahkemeye veren kişi Ankara’daki kişi ile çok samimi olduğundan dolayı Ankara’dan gönderilen malzemeyi alarak il ve ilçe müftüleri ve birkaç kişi ile köye gitmişler. Köyde bulunan başka inanca ve kültüre meyilli kişiler ile aşure yaparak dağıtmışlar. Bu kişilerle, köyde 1955 yılında Demokrat Partisi’nin de bir nevi baskısıyla yapılan mescit şeklinde köy odası konumunda bir yapının yanına minare yapılması için konuşulmuş. Bu konuşmayı duyarlı kişiler bize aktardığında ben de toplumu aydınlatıcı yazıyı kaleme aldım.

    Türkmen ve Alevi olan köye zoraki olmasa da insanların fakirliğinden, mazlumluğundan yararlanarak Alevi inancını bertaraf edip Sünniliği insanlara aşılamaya ve küçük çocukları bu düşüncede olmaya çalışmışlar. Bu haberi duyunca aynı tarihlerde peş peşe üç tane yazı yazdım. Asimilasyonu eleştirmek için yazmış olduğum yazıları gören kişi, yazıları sansürletip okunmasına engel koydurdu. “Camiye minare yapılması halinde köy halkıyla birlikte minareyi yıkarız” ve “Siz asimile olanlar, siz kendi inancını inkar edenler, haramzadeler, kendi çıkarları için insanların inançlarını satmış kişiler, yalaka yağdanlıklar Saskara halkını asimile edemeyeceksiniz” cümlelerinden dolayı ceza verildi.

    Benim kişilerle hiçbir zaman işim olmaz. Hayatımda kişilerle kavgadan yana hiç olmadım. Fakat inancım olan Aleviliği yok sayan kişilerle her konuda mücadeleye hazırım. Kanunlarımızda kültürü yok etmek suçtur. Alevi inancı ve kültürünü yok eden kişilere karşı çıkmak şimdiki düzende suç olarak görülmektedir. Son olarak bu kişinin ve tayfasının köylerde neler yaptıklarını ayyuka çıkardığımız için mahkemeye verildim. Ceza aldım.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER
    > Köyündeki asimilasyonu yazdı, hapis cezası aldı

  • Köyündeki asimilasyonu yazdı, hapis cezası aldı

    Köyündeki asimilasyonu yazdı, hapis cezası aldı

    PİRHA- Ardahanlı Türkmen Alevi Şinasi Karaca, köyündeki asimilasyonu eleştiren bir yazı kaleme aldığı için 20 ay hapis cezası aldı. Kendisini şikayet eden kişinin AKP’den aday adayı olduğunu belirten Karaca, “Ülkemizdeki adalet aksak çalışıyor. Hukuki olarak mücadeleye devam etmeyeceğiz” dedi. 

    Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı bir Alevi köyü olan Koyunpınar (Saskara) Köyü’nden olan Şinasi Karaca, “Saskara asimilasyona mı zorlanıyor?”, “Saskara’da aşureyi Diyanet üstlenirse” ve “Saskaralılar size neler oluyor?” başlıklı köyündeki asimilasyonu eleştiren üç yazı kaleme almış ve bunlardan “Saskara asimilasyona mı zorlanıyor?” başlıklı yazısı nedeniyle mahkemeye verilmişti.

    AŞUREYİ DİYANET YAPMIŞ

    Mahkeme sonucunda 20 ay hapis cezasına çarptırılan Şinasi Karaca, olayın nasıl başladığını şöyle anlattı:

    “Yıl 2013… Duyumlarımıza göre akrabamız olan bir kişi 12 imam orucu nedeniyle aşure yapımı için Ankara’dan köye malzeme göndermiş. Beni mahkemeye veren kişi Ankara’dan gönderilen malzemeyi alarak il ve ilçe müftüleri ve birkaç kişi ile köye giderler. Köyde bulunan başka inanca ve kültüre meyilli kişiler ile aşure yapar ve dağıtırlar.

    1955’de Demokrat Parti’nin baskısıyla yapılmış mescit şeklindeki camiye minare yapımı ve buna benzer konular konuşulur. Yani Alevi olan köye zoraki olmasa da insanların fakirliğinden mazlumluğundan yararlanarak Alevi inancını bertaraf edip Sünni inancı insanlara aşılamaya çalışmışlar. Biz bu haberi duyunca aynı tarihlerde Saskarahaber sitesinde peş peşe üç tane yazı yazdık. “Saskara’da aşureyi Diyanet üstlenirse”, “Saskara asimilasyona mı zorlanıyor?” ve “Saskaralılar size neler oluyor?”

    “ŞİKAYET EDEN KİŞİ AKP’DEN ADAY ADAYIYDI”

    Asimilasyonu eleştirmek ve ayyuka çıkarmak için yazdıkları bu yazıların sansürlenip engellendiğini kaydeden Karaca, yazılarında suç unsuru olarak gösterilen ifadeleri de şöyle belirtti:

    “Camiye minare yapılması halinde köy halkıyla birlikte minareyi yıkarız” ve “siz asimile olanlar, siz kendi inancını inkar edenler, haramzadeler, kendi çıkarları için insanların inançlarını satmış kişiler, yalaka yağdanlıklar Saskara halkını asimile edemeyeceksiniz” diye yazmıştım. Bu yazımızdan dolayı kendine pay çıkaran bir kişi bizi görev yaptığı Bayburt’ta mahkemeye veriyor. Yani kişi ismi hiç kullanmadık, fakat kendi üzerine alınan Serdar Karaca, 2011’de Ardahan’da AKP’den milletvekili aday adayı olup kazanamayan aynı zamanda sağlık memuru da olan bu zat milliyetçi, muhafazakar düşünceye sahip olduğu da toplum tarafından bilinmektedir.

    “HUKUKİ OLARAK MÜCADELE ETMEYECEĞİZ”

    Bayburt’ta görülen mahkemede talimatlı ve yazılı olarak ifade verdiklerini ifade eden Karaca, dava gerekçesinin ise hakaret ve tehdit olduğunu ekledi.

    Verilen cezaya itiraz etmediklerini belirten Karaca, itiraz etmemelerinin nedenini ise şöyle açıkladı:

    “Herkes tarafından bilinen Bayburt ilinin siyasi düşüncesi, savcısı ve hakiminin ne düşüncede olduğu ortada. Diğer taraftan bir AKP sempatizanı olan kişi ile nasıl mücadele edilecek. O kadar çok suçsuz yere cezaevine atılan kişiler var ki biz onların yanında ölçü bile olamayız. Ülkemizdeki adalet aksak çalışıyor. Verilen cezaya mecburen suçsuz da olsak dahi boyun eğme durumundayız. Geçmişte siyasi suç olarak fazlasıyla ceza çektirdiler. Bu nedenle mecburen hakkımıza rızalık gösterme yolunu seçtik bir daha ceza evine girmemek adına. İşte bu nedenle hukuki olarak mücadeleye devam etmeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyü Koyunpınar’da camiciler ve cemeviciler ayrışması

    Alevi köyü Koyunpınar’da camiciler ve cemeviciler ayrışması

    PİRHA-Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı bir Türkmen Alevi köyü olan Koyunpınar’da (Saskara) 1950’lili yıllarda cami yapılmış. 2014’te ise gurbette yaşayan köylülerce cemevi yapılmış. Şimdi ise yıllardır asimile edilen köylüler, camiciler ve cemeviciler şeklinde ikiye ayrılmış. Koyunpınarlı yurttaş Şinasi Karaca, caminin yapılmasından sonra köyde yaşanan problemleri ve asimilasyonu PİRHA’ya anlattı. 

    Koyunpınar Köyü Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı bir Türkmen Alevi köyü. Eski ismi Saskara olan Koyunpınar Köyü geçim sıkıntısından dolayı İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere göç vermiş olmasına rağmen şu an köyde bini aşkın nüfus yaşamakta. Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in kırımında kaçan, dağlara ve ormanlara sığınan Türkmen Alevilerinin oluşturduğu Koyunpınar Köyü’nde okuma yazma oranı da hayli yüksek.

    1950’li yıllarda köye yol, su, sağlık ocağı, okul gibi hizmetlerin gelmesi için cami yapılmış.

    ÇOCUKLARA SÜNNİLİK ÖĞRETİLDİ

    Gurbette yaşayan Koyunpınarlı yurttaş Şinasi Karaca, caminin yapılmasından sonra köyde yaşanan problemleri ve asimilasyonu PİRHA’ya anlattı.

    Caminin yapıldığı dönemde birkaç kişi camiye gitse de köyün genelinin pek sıcak bakmadığını kaydeden Karaca, 1980 askeri darbesinin yarattığı korku atmosferiyle birlikte caminin köyün yaşlıları tarafından kullanılmaya başlandığını belirtti.

    Yine 1980’lerde camiye bir imamın atandığını söyleyen Karaca, giderek köy halkının imama alıştığını ve imamın köydeki bazı ailelerin çocuklarına Kuran öğretmeye başladığını böylelikle çocuklara giderek Sünniliğin öğretildiğini ifade etti.

    CAMİCİLER VE CEMEVİCİLER OLARAK İKİYE AYRILDI

    Gurbette yaşayan Koyunpınarlıların köye bir cemevi yaptırmak için köy derneğiyle birlikte bir gece düzenlediklerini belirten Karaca, 2014 yılında köye cemevi yapıldığını ve İstanbul’dan dedelerin gelerek köyde cem tuttuklarını ancak köyün şu an camiciler ve cemeviciler olarak ikiye bölünmüş durumda olduklarını vurguladı.

    Köyün ikiye bölünmüş durumundan kaynaklı olarak cenazelerin bir kısmının camiden bir kısmının da cemevinden kaldırıldığını söyleyen Karaca, “Cenazesini cemevinden kaldıranlar daha çok gurbette yaşayanlar” dedi.

    DEDELERİN DE KABAHATİ VAR

    Köy halkından bazılarının hükümetle iş birliği içinde çalıştıklarını, şu an köyde bulunan imamın köy halkını Sünniliğin Hanefi mezhebine yöneltmek için birçok adım attığını ifade eden Karaca, “Bunda dedelerin de çok suçu var. Bir toplum ne zaman başsız kalırsa o zaman asimilasyona zemin hazırlamış olur” şeklinde konuştu.

    ÇEŞİTLİ VAKIFLARA KÖYLERDE ÖĞRENCİ TOPLUYOR

    Çeşitli muhafazakar ve sağ ideolojik vakıfların Türkmen Alevi köylerindeki fakir çocuklarını yatılı okullarda okutarak kendi ideolojilerini benimsettiklerini vurgulayan Karaca, Koyunpınar Köyü’nde de böyle durumların yaşandığına dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “Bu vakıflarda okuyan çocuklara okullarını bitirdikten sonra devlet kademelerinde iş veriliyor. Söylenenlere göre bu vakıflarda okuyan çocuklara ‘Sizi biz okuttuk, ekmeğinizi verdik, işinizi verdik. Şimdi her biriniz bulunduğunuz köylerinizde veya yakın köylerde fakir çocukları toplayıp bizim okullarda okumalarını sağlayacaksınız’ gibi görevler veriliyor.”

    TÜRKMEN KÖYLERİNDE BENZER YÖNTEMLER İZLENİYOR

    Kendi köylerinde görev yapan bir memurun, fakir çocukları okuyup meslek sahibi olma sözleriyle kandırarak çocukları ve aileleri bu vakıflara yönlendirdiğini söyleyen Karaca, hemen hemen tüm Türkmen köylerinde buna benzer yol ve yöntemlerin izlendiğini de ekledi.

    Karaca, son olarak köyde AKP’den milletvekili aday adayı olan bir kişinin, köyde bulunan camiye minare yaptırmak istemesine karşı çıktığı için mahkemelik olduklarını kaydetti. (HABER MERKEZİ)