Etiket: Sincan Adliyesi

  • Demirtaş’tan mahkeme başkanına: Yargılanmaya değil yargılamaya geldik!-VİDEO

    Demirtaş’tan mahkeme başkanına: Yargılanmaya değil yargılamaya geldik!-VİDEO

    PİRHA-HDP’li 28’i tutuklu 108 kişi hakkında açılan Kobanî Davası başladı. Avukatların salona alınmaması üzerine konuşan Selahattin Demirtaş, “Daha önce darbecileri yargıladınız ama bize o muameleyi uygulayamazsınız. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatların buraya girmesi gerekiyor” dedi. Duruşma salonundaki sanıklar, sırtlarını dönerek mahkeme heyetini protesto etti.

    HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile MYK Üyeleri başta olmak üzere 28’i tutuklu 108 kişi hakkında açılan Kobanî Davasının duruşması başladı.

    İzleyicilerin bir kısmının salona girmesine izin verilmezken, 60’dan fazla avukatın da duruşmayı izleyici salonundan takip etmeleri istendi. Avukatların itirazı üzerine arbede yaşandı.

    200’ün üzerinde avukatın hazır bulunduğu duruşmayı yurt dışından gelen temsilci ve heyetler, kadın ve gençlik örgütleri, STK ve sendika temsilci ve yöneticileri takip ediyor. Ayrıca ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, HDK Eş Sözcüleri İdil Uğurlu ve Sedat Şenoğlu, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Milletvekili Ahmet Şık ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da duruşmayı izleyenler arasında.

    MAHKEME BAŞKANINA ALKIŞLI PROTESTO!

    100’e yakın avukatın, mahkeme salonuna alınmaması ardından mahkeme başkanı duruşmayı başlattı. Avukatlar durumu masalara vurarak protesto etti. Tutuklu bulunan MYK üyeleri, avukatların içeri alınmamasına tepki göstermek amacıyla, kimlik tespitinde hazır bulunup bulunmadıkları yönündeki soruları cevapsız bıraktı. İzleyiciler de mahkeme heyetini alkışlarla protesto etti.

    Avukatların salona alınmaması üzerine içerideki avukatlar da salonu terk etti. Mahkemeden alkışlarla uğurlanan avukatlara SEGBİS’le bağlanan HDP’liler de alkışlarıyla ve el sallayarak destek verdi. Yaşananlar üzerine HDP’liler, “Avukatlarımız olmadan sorulara yanıt vermeyeceğiz” tepkisini gösterdi.

    Avukatların salona alınmaması ve savunma hakkının gasp edilmesi üzerine SEGBİS’le bağlanan HDP’liler mahkeme başkanının kimlik tespitine ilişkin sorularını yanıtsız bıraktı. SEGBİS’Le bağlanan HDP’liler kimlik tespitine ilişkin soruları yanıtlamadı ancak savunma hakkına dönük yaşananlara ilişkin şunları söyledi:

    Alp Altınörs: CMK hükümleri açıktır. Ben her hususta avukatlarımın yanımda olmasını istiyorum. Aynı şekilde CMK’ya göre müdafi desteği alma hakkım var. Avukatım olmadan kimlik tespitini yapmak istemiyorum.

    Ayla Akat: Bu koşullarda sorduğunuz sorulara cevap verebilmem mümkün değil. Şu an Türkiye siyaset tarihinin en önemli davalarından biri görülüyor. Bu dosya savunma makamı yerine oturmadığı için eksik başlamıştır. Yapmanız gereken ikinci sırada olan güvenlik personelinin çıkarılması, oranın savunmaya ayrılmasıdır.

    “SANIKLAR HEYETE SIRTINI DÖNDÜ”

    Mahkeme heyetinin tutumunun değişmemesi üzerine sanıklar, mahkeme heyetine sırtlarını dönerek protesto etti.

    Yargılanan isimlerden Emine Ayna, “Avukatların bu salondan gitmesinde mutlaka haklı bir gerekçeleri vardır. Sorularınızın hepsinin cevabı iddianamede var” dedi.

    Sanık listesinde yer alan Emine Beyza Üstün de “Avukatlarım salona alınıncaya kadar sorularınız yanıtsız kalacak. Sizi hukukun ilkelerini uygulamaya devam ediyorum” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

    “BU ŞEKİLDE YARGILAMA YAPILAMAZ”

    Avukatların salona alınmamasını eleştiren Figen Yüksekdağ ise “Savunma hakkının eksiksiz biçimde yerine getirilmesi gerekiyor. Burası, savunma hakkına riayet edilmemesi yoluyla bu davanın nasıl bir rol oynadığı ve oynayacağının işaretlerini gösterdi. Bu husus konusunda hukuk kurallarından biri de savunma haklarının eksiksiz yerine getirilmesidir. Avukatların salonda hazır bulundurulmasını istiyoruz. Bu şekilde yargılamaya geçilemez” ifadelerini kullandı. Yüksekdağ’ın bu konuşmasının ardından mikrofonu kapatıldı.

    Mahkeme salonunda, sanık koltuğunda yer alan Sebahat Tuncel ise “İyi niyetle gitmez bu iş, hukukla gider. Hukuk hepimizi bağlar. Siz kendi hukukunuza uymuyorsunuz. Benim avukatlarımın burada olması gerekiyor” dedi.

    Mahkeme başkanının ‘mikrofonu kapatın’ demesi üzerine alkışlarla protesto başladı. ‘Savunma hakkı engellenemez’ sloganları atıldı. Sanıklar, mahkeme başkanına sırtlarını döndü.

    “BURAYA SUSMAYA DEĞİL KONUŞMAYA GELDİK”

    Mahkeme heyetinin tutumuna tepki gösteren Selahattin Demirtaş, “Buraya susmaya değil konuşmaya geldik. Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik” dedi. Kimlik tespitini yapmaya çalışan mahkeme başkanına “Cevap vermeyeceğim. Biz size değil cevap vermek günahımızı bile vermeyiz” diyen Demirtaş şu konuşmayı yaptı:

    “Avukatların sayısı belliydi. Her bir sanık için 3 avukat olsa da 100’den fazla avukat olacaktı. Mahkeme salonunun kalabalık olacağı önceden belliydi. Bu sorunu çözebilirdiniz. Gerçekten yargılamanın devam etmesini istiyorsunuz ara verip bu sorunu çözebilirsiniz. Bilgilerimizi tabi ki mahkemeye vereceğiz. Sormak istediğiniz her türlü soruyu sorabilirsiniz, biz de savunmamızı yapacağız. Yıllardır yargılama yapıyorsunuz. Bizi onlarla karıştırmayın. Sesinizi yükseltmeyin. Karşınızda çocuk yok. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin meclis grubu eşbaşkanları karşınızda. Bizler medeni insanlarız. Daha önce darbecileri yargıladınız, bilemem nasıl yargılarınız. Ama bize o muameleyi uygulayamazsınız. Bir duruşma salonunda avukatların bulunması gerekir. Yargılama usulen uygun gibi gözüksün yapmak istiyorsanız avukatlar girsinler. Ben orada değilim. Yanımda avukat yok, duruşma salonunda avukat yok. Şu anda duruşma salonunda aleyhime bir şey tespit etme şansım yok. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatların buraya girmesi gerekiyor.”

    “BU TİYATRODA BİZ OLMAYACAĞIZ”

    Duruşmada söz alan bir diğer isim ise Gültan Kışanak oldu. “Yüz yüzelik ilkesine riayet edeceksiniz. Ne kimse kimseyi görüyor, ne sizi görüyoruz. Bir de avukatlarımızı salondan çıkardınız. Saray’ın talimatıyla karar verilmiştir” diyen Gültan Kışanak “Bu dava taraflı ve bu tiyatroda biz olmayacağız. Hukuk kurallarına uymuyorsunuz. Yüz yüzelik ilkeleri yerine getirilmemiştir. Dava hükme bağlanmıştır, Saray’ın talimatlarıyla hüküm veriyorsunuz. Siz hukuka hukukun temel ilkelerine riayet etmediğiniz sürece sorularınıza cevap vermeyeceğim” sözlerini sarf etti.

    Müzakereler sonucu tüm avukatlar duruşma salonunda yerlerini aldı. Kobanî Davasının seyrine, verilen aranın ardından 14:00’te devam edilecek.

    PİRHA/ANKARA

  • Demirtaş’ın tutukluluğuna devam kararı verildi

    Demirtaş’ın tutukluluğuna devam kararı verildi

     HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu yargılandığı davanın öğleden sonraki duruşmasında mahkeme heyeti Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek bir sonraki duruşmayı 23-24-25 Ocak tarihlerine erteledi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılandığı Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davasının duruşması Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü. Demirtaş ve avukatlarının “reddi hakim” talebiyle dün ara karar oluşturan mahkeme heyeti bu talebi ret ederek, duruşmanın görülmesine karar vermişti. Bugün yapılan savunmada da hem Demirtaş hem de avukatları “reddi hakim” talebinde ısrar etti.

    Demirtaş’ın savunması ve avukatların savunması ardından iddia makamının görüşü alındı. Demirtaş’a yöneltilen suçların katalog suçlar kapsamında olması ve istenen cezanın alt ve üst sınırı gözetildiğinden tutukluluk halinin devamını isteyen iddia makamı Demirtaş’ın ve avukatların “reddi hakim” talebinin de ret edilmesini istedi.

    Ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti Demirtaş ve avukatlarının “reddi hakim” taleplerini dünkü duruşma da karara bağladıklarını ancak hem Demirtaş’ın hem de müdafilerinin sözlü itirazda bulunduğunu belirterek, dosyayı incelemeye yetkili 20. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılmasına karar verdi.

    AİHM KARARINI TANIMAYAN MAHKEMEDEN AİHM ATIFI

    Demirtaş’ın tutukluluğuna karar veren mahkeme heyetinin gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında, sanık hakkında tutuklu bulunduğu suçlar yönünden kuvvetli suç şüphesi bulunduğu, ayrıca AİHM kararında yer alan ‘Mahkeme bu kapsamda Sözleşmenin 5’inci maddesinin 1. fıkrasındaki makul şüphe gerekli olaylara dayalı açıklamalar bakımından öngörülen şartlar değerlendirildiğinde, ceza soruşturması dosyasında, en azından başvuranın kovuşturulmasına yol açan suçların bir kısmının başvuran tarafından işlenmiş olabileceğine tarafsız bir gözlemciyi ikna edebilecek bilgilerin bulunduğu kanaatine varmaktadır’ diyerek bu durumu açıkça belirttiği ve AİHM kararının büyük daire kararı olmayıp, 2. Daire kararı olduğu, kararın tercümesinin ilk sayfasında ‘ iş bu kararın sözleşmenin 44/2 maddesinde de bu hususun düzenlenmiş olduğu verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi iç tüzüğünün 39’uncu maddesi kapsamında geçici tedbir niteliğinde de bulunmadığı göz önüne alınarak, sanık Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamına karar olunur.”

    BİLİRKİŞİ RAPORLARI İSTENDİ

    Mahkeme tarafından oluşturulan diğer ara kararlar şöyle: “Birinci fezlekeye yönelik tape kayıtları Cihan Deniz, Ümit Aydın ve Abdullah Demirbaş ile ilgili yapılan aramalar sonucu elde edilen dijital verilere ilişkin doküman inceleme ve tespit tutanakları, İkinci fezlekeye ilişkin 13 Ocak 2011, 14 Temmuz 2012, 24 Mart 2011, 30 Ekim 2012 ve 12 Kasım 2011 tarihli olaylara ilişkin görüntü inceleme ve tespit tutanakları ve bilirkişi raporları, 3’üncü fezlekeye ilişkin değerlendirme, tespit tutanakları, olay tutanağı ve konuşmalara ilişkin çözüm tutanakları ile bilirkişi raporları, 5 ile 30’uncu fezlekeye dair görüntü inceleme ve tespit tutanakları, olay tutanakları, görüntü çözüm tutanakları ve bilirkişi raporları, 31’inci fezlekeye dair HDP Genel merkezi twitter açıkalamaları, bilirkişi raporları ve Türkiye genelinde meydana gelen olayları gösteren polis fezlekeleri.”

    KARŞI OY KULLANDI

    Öte yandan Demirtaş’ın tutukluğuna ilişkin mahkeme heyeti üyesi Cengiz Aydıner karşı oy kullandı. Aydıner’in karşı oy kullanmasına dair yazdığı gerekçe şöyle: “ Anayasa 90’ıncı maddesinin 5’inci fıkrasının 2’inci cümlesindeki temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmaların kanunlarımız karşısında olan üstünlüğünün ve önceliğinin doğal sonucu olarak temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmaları uygulayana mahkemelerin kararlarının da üstünlüğünün ve önceliğinin bulunması, AİHM’in 20 Kasım 2018 tarih ve 143/17 karar nolu kararının sözleşmenin 46’ıncı maddesi hakkında başlıklı bölümünde 279,280, 281 ve 282’inci paragraflarında gerekçeler açıklanarak ve istikrarlı içtihatlarına uygun olarak 283’üncü paragrafında mahkeme başvuranın tutukluluk halinin devamını haklı gösteren yeni unsurlar veya deliller sunulmadığı sürece mümkün olan en kısa sürece başvuranın tutukluluğunun sona erdirme görevinin davalı devlete ait olduğu kanısına varmaktadır, denilmek sureti ile tespit edilen ihlallerden  ayrı olarak devlete derhal tutukluluğa son verilmesi yükümlülüğünün yüklenmesi nedenleri ile sanığın dosyanın geldiği aşama itibari ile yurt dışına çıkmamak adli kontrolü uygulanmak suretiyle salıverilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.”

    Bir sonraki duruşma 23,24 ve 25 Ocak 2019 tarihine ertelendi.