Etiket: SIRPI

  • SIPRI: Nükleer silah üretimine devam ediliyor

    SIPRI: Nükleer silah üretimine devam ediliyor

    Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün raporuna göre nükleer silah sahibi ülkeler silahlarını modernleştiriyor.

    Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) en son tahminlerine göre, dünya çapında dokuz ülkenin sahip olduğu 14 bin 465 adet nükleer silah bulunuyor. Bu ülkeler ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Çin, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore. Her ne kadar uluslararası olarak dokuz ülke azınlıkta olsa da, bu ülkelerin nükleer silahlarından vazgeçme konusunda bir niyetleri bulunmuyor.

    DAHA AZ AMA DAHA MODERN NÜKLEER SİLAHLAR

    SIPRI’nin nükleer silahlar proje sorumlusu Shannon Kile, DW’ye verdiği mülakatta dünya çapındaki nükleer silahların sayısının geçen yıla göre kısmen azaldığını, ancak varolan silahların modernize edildiğini söyledi. Kile, “Bu, bazısı 40 veya 50 senelik olan silahların yenileriyle değiştirildiği, ancak aynı zamanda yeni kapasite ve teknik özellikleri bulunan yeni silahların geliştirildiği anlamına geliyor” dedi.

    ALMANYA İÇİN YENİ ATOM SİLAHLARI 

    ABD, Şubat ayında yayınladığı güncel Nükleer Durum İnceleme Raporu’nda yeni nükleer silahların geliştirildiğini doğruladı. Bu durum Almanya’yı da etkiliyor. Her ne kadar Almanya nükleer silah sahibi değilse de, NATO üyesi bir ülke olarak ABD’nin nükleer koruması kapsamına giriyor. ABD’ye ait yaklaşık 20 adet B61 nükleer bomba Almanya’nın Eifel bölgesinde depolanıyor ve bu bombalar önümüzdeki yıllarda belirli bir hedefe kitlenebilen daha yeni nükleer bombalar ile yenilecek.

    PAHALI MODERNLEŞME 

    ABD, nükleer silahlarının modernleştirilmesi için büyük miktarda para harcamaya hazırlanıyor. ABD 2026 yılına kadar nükleer silahların yenilenmesi için 400 milyar dolar (344 milyar euro) harcamayı planlıyor. SIPRI’den Kile’ye göre Hindistan ve Pakistan gibi daha küçük ülkeler de bir çeşit “stratejik silah yarışına” girmiş durumda. Her iki ülke de yeni nükleer silah geliştirmenin yanı sıra, parçalanabilir malzeme üretimi kapasitelerini büyütüyor. Kile’ye göre nükleer silahlar, nükleer güce sahip ülkelerin savunma stratejilerinde hala en önemli yere sahip bulunuyor.

    Kile, ABD ile Rusya arasında devam eden çekişmeyi göz önünde bulundurarak gelecekte nükleer silahların kontrolü konusunda uluslararası anlaşmaların ne kadar etkili olacağının bilinmediğini belirtti. Kile, “Beni en çok endişelendiren şey ABD ile Rusya arasındaki siyasi-stratejik ilişkinin çökmüş olması, ki bu iki ülke dünyadaki nükleer silahların yüzde 92’sine sahip” diye konuştu.

    SİLAHLARIN KONTROLÜNDE SORU İŞARETLERİ 

    Bu durum aynı zamanda silahların kontrolünü de etkiliyor. Uzmanlar, nükleer silahların azaltılması amacıyla imzalanan üçüncü START anlaşması (New Start) gibi önemli nükleer silahsızlanma anlaşmalarının önümüzdeki senelerde sona ermesinin ardından yerine yeni anlaşmaların yapılamayacağından endişe ediyor. Bu durumda nükleer silahlar konusunda hiçbir kısıtlama olmayacak. Kile, “(ABD eski Başkanı) Barack Obama’nın 2009 yılında ortaya koyduğu nükleersiz dünya görüşünden açık bir şekilde uzaklaşıyoruz” dedi.

    SIPRI uzmanı olarak Kile nükleer silaha sahip dokuz ülkeyi uzun bir süredir gözlemliyor. Kile, özellikle bir gelişme konusunda hayretini ifade etti: Kuzey Kore’nin son 12 ayda nükleer silah ve uzun menzilli balistik füze denemelerinde kaydettiği teknik ilerleme. Kile, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmesinin Kuzey Kore’nin gerçekten nükleer silahsızlamasına vesile olup olmayacağının ileride görüleceğini söyledi. “Bu konuda biraz şüpheciyim” diyen Kile, iki lider arasındaki görüşmenin güven kurma önlemleri için kapıyı araladığını belirtti.

    ASKERİ HARCAMALARDA REKOR

    SIPRI araştırmacıları 2018 yıllık raporunda güvenlik konusunda gergin siyasi durumu ortaya koyan diğer bilgi ve verileri de derledi. Bu rapora göre 2017 senesi, Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana dünya çapında en yüksek askeri harcamanın yapıldığı sene oldu. 2017’de dünyadaki toplam askeri harcama 1 trilyon 739 milyar dolar olarak kaydedildi. Buna göre dünyada kişi başına yapılan askeri harcama 230 dolar olurken, bu rakam 2016’da kişi başına 227 dolardı.

    Bu küresel artışın nedeni dünyanın bazı bölgelerinde daha yüksek miktarlarda askeri harcamaların yapılması. Özellikle Doğu Asya’daki artış dikkat çekici. Buna örnek olarak Çin’in savunma bütçesini yüzde 5.6 artırarak 228 milyar dolara çıkartması verilebilir. Avrupa’da ise durum daha değişken. Doğu Avrupa’da bulunan ülkeler 2017 yılı içerisinde bir önceki yıla göre oldukça az harcama yaparken, Orta ve Batı Avrupa’daki ülkelerin savunma harcamaları 2017’de arttı.

    Almanya Savunma Bakanlığı’nın verilerine göre 2017’de Alman ordusu için 37 milyar euro (yaklaşık 43 milyar 500 milyon dolar) para harcandı. Bu rakam bir önceki yıla göre 2 milyar euro daha fazlaydı. ABD, 610 milyar dolar ile halen daha dünyanın en büyük savunma bütçesine sahip. ABD’yi Çin, Suudi Arabistan ve Rusya takip ediyor.

    ALMAN SİLAHLAR REVAÇTA 

    SIPRI’nin raporuna göre silahlar konusunda yeni bir trend daha mevcut. Buna göre Soğuk Savaş’tan bu yana 2000’li yılların başında en düşük seviyesine erişen küresel silah ticareti, son 10 sene içerisinde önemli ölçüde arttı. ABD, Rusya ve Fransa’nın ardından Almanya, dünya çapındaki en büyük dördüncü silah ihracatçısı oldu. (DW Türkçe) 

  • SIPRI: Atom bombası stoklarının modernleştirilmesine yapılan harcamalar arttı

    SIPRI: Atom bombası stoklarının modernleştirilmesine yapılan harcamalar arttı

    PİRHA-2016 yılında nükleer silahların sayısı azalırken mevcut atom bombası stoklarının modernleştirilmesine yapılan harcamalar arttı. Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü SIPRI’nin hafta başında açıkladığı rapora göre, 9 ülke 2017 yılına 14 bin 935 nükleer başlıkla girdi. Bir yıl önce bu sayı 15 bin 395 idi. Nükleer başlık sayısının azalmasında küresel nükleer silahların yüzde 93’ünü stoklayan ABD ve Rusya’nın çabaları etkili oldu.

    Deutsche Welle’nin haberine göre, nükleer silah bulunduran 9 ülke de yeni taşıyıcı füzeler geliştirdi ve bu sistemleri yenileyeceğini duyurdu. Atom bombasına sahip olan ülkeler ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve İsrail.SIPRI uzmanlarından Shannon Kile, nükleer silahların yasaklanmasıyla ilgili görüşmelerde ilerleme kaydedilmiş olmasına rağmen atom bombası kullanabilecek durumdaki dokuz ülkenin de uzun vadeli modernizasyon programları üzerinde çalıştığını söyledi. Kile bu bakımdan hiçbir nükleer sahibi ülkenin bu silahlardan vazgeçmesinin beklenemeyeceğini ifade etti.

    SIPRI raporunda öncelikle ABD’nin nükleer silahlarını muhafaza etmek ve yenilemek için 2026 yılına kadar 400 milyar dolar harcayacağı belirtiliyor. Silahsızlanma uzmanlarının tahminlerine göre ABD nükleer silah potansiyelini en gelişmiş düzeyde tutabilmek için önümüzdeki 30 yılda 1 trilyon dolarlık yatırım yapacak.

    KUZEY KORE’NİN NÜKLEER DENEMELERİ
    Kuzey Kore’nin 2016 yılında iki nükleer deneme yapması Pyongyang yönetiminin nükleer programıyla ilgili endişelerin artmasına yol açtı. Kuzey Kore bir dizi füze denemesi de yaptı. Kuzey Kore, ABD’yi menzili içine alan taşıyıcı füze geliştirmeyi amaçlıyor.
    Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün raporunda ‘Kuzey Kore’nin askeri nükleer ve füze programında 20 nükleer başlık üretebilecek teknolojik düzeye geldiğinin anlaşıldığı, ancak Kuzey Kore’nin taşıyıcı füzelere monte edilebilecek özellikte nükleer başlık bulundurduğuna dair herhangi bir kanıta rastlanmadığı’ ifade ediliyor.

    AVRUPA’DAKİ NÜKLEER BAŞLIKLAR
    Avrupa’da sadece Büyük Britanya ve Fransa nükleer silah bulunduruyor. Birleşik Krallık’ın elindeki 2015 nükleer başlıktan 120’sinin kullanılabilecek durumda olduğu tahmin ediliyor. Fransa’nın elindeki nükleer başlık sayısı 300’ü buluyor. Paris yönetimi de nükleer modernizasyon programı uyguluyor ve 2035 yılına kadar atom silahlarıyla donatılmış yeni kuşak denizaltıları hizmete sokmayı planlıyor.

    ASYA’NÜN NÜKLEER GÜÇLERİ
    Asya ülkelerinden Çin’in 270, Pakistan’ın 140, Hindistan’ın ise 130 nükleer başlık ürettiği belirtilen SIPRI raporunda ‘Çin’in nükleer silah sayısını arttırmak yerine mevcut nükleer gücünü modernize etmek için uzun vadeli bir program uyguladığı’ belirtiliyor.