Etiket: Sivas madımak

  • PSAKD’den Madımak Katliamı’nın 33. yılında ’33 bağlama, 33 semah’ anma etkinliği-VİDEO

    PSAKD’den Madımak Katliamı’nın 33. yılında ’33 bağlama, 33 semah’ anma etkinliği-VİDEO

    PİRHA-Sivas Madımak katliamının 33.yıl dönümünde 33 bağlama 33 semah şiarıyla etkinlik yapacaklarını belirten Pir Sultan Abdal Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, PSAKD olarak hem katliamın gerçekleştiği alanda hem de tüm yerellerde anma düzenleyeceklerini söyledi.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı yaklaşırken, katliama ilişkin toplumsal hafıza ve adalet arayışı yeniden gündeme taşındı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, 2 Temmuz 1993’te 33 canın yaşamını yitirdiği katliamın sorumlularının yargı önünde gerçek anlamda hesap vermediğini vurgulayarak, hem dönemin hem de bugünkü iktidarları eleştirdi.

    Arslan, “O gün 8 saat süren katliam karşısında devlet seyirci kaldı. Bugün ise katliamın failleri ödüllendirilir gibi serbest bırakıldı. Müebbet hapis cezası alanların tahliye edilmesi kabul edilemez. Bu yalnızca geçmişin değil, bugünün de sorumluluğudur” dedi.

    “33 BAĞLAMA, 33 SEMAH İLE ANACAĞIZ”

    Katliamın 33. yılı kapsamında geniş çaplı anma etkinlikleri planladıklarını belirten Arslan, bu yılın sembolünün “33 bağlama, 33 semah” olacağını ifade etti. “Hem yerelde hem genel ölçekte bu şiarla yola çıktık. O gün geldiğinde Sivas’ta katledilen canlarımızı 33 bağlama ve 33 semahla anacağız. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    Arslan, davanın kapanmadığını ve kapanmayacağını vurgulayarak, “Her ne kadar failleri serbest bırakılmış olsa da biz ‘bu dava bitmedi’ diyene kadar mücadele sürecek” dedi.

    “AİHM’E KADAR GİDECEĞİZ”

    Hukuki süreci uluslararası alana taşımakta kararlı olduklarını belirten Arslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru hazırlığında olduklarını söyledi. PSAKD Genel Merkezi öncülüğünde Türkiye genelinde eş zamanlı anmalar düzenleneceğini ifade eden Arslan, yerelde de demokratik kitle örgütleri ve Alevi bileşenleriyle ortak programlar yapılacağını kaydetti.

    Antalya özelinde yürütülen hazırlıklara değinen Arslan, Emek ve Demokrasi Güçleri ile görüşmeler yapıldığını, programın son halinin bu ortak akılla belirleneceğini ve siyasi partilerden de destek talep edileceğini dile getirdi.

    ANTALYA’DA ANMA, SİVAS’A ÇAĞRIYA DÖNÜŞECEK

    2 Temmuz öncesinde Antalya’da bir anma etkinliği planladıklarını belirten Arslan, bu etkinliğin aynı zamanda Sivas’a katılım çağrısı olacağını söyledi. “Amacımız mümkün olduğunca fazla kitleyi Sivas’a taşımak. Bu nedenle Antalya’daki etkinliği 2 Temmuz’dan önce yapmayı daha doğru buluyoruz” dedi.

    Arslan, 2 Temmuz günü yerel etkinliklerin sınırlı tutulması gerektiğini vurgulayarak, “Kitleyi bölmek yerine Sivas’ta buluşturmayı hedefliyoruz. Bu hem anmanın ruhuna hem de mücadeleye daha güçlü katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.

     Arslan, Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık suçu olduğunu belirterek, adalet mücadelesinin süreceğini söyledi.

     

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan’dan Madımak failinin serbest bırakılmasına tepki!-VİDEO

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan’dan Madımak failinin serbest bırakılmasına tepki!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sivas Madımak Katliamı sanığı Adem Kozu’nun cezasını kaldırmasına tepki göstererek, “Binin üzerinde hasta tutsak varken ve bunların bulundukları ortamdan bir an önce normal yaşama dönmeleri gerektiği ortadayken, bütün bunlara kulağını tıklayan, gözlerini kapatan, üç maymunu oynayan iktidar Alevilere, Alevi toplumuna, demokrasiye, bakışını bir kez daha göstermiştir” diye konuştu.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Sivas Madımak katliamı hükümlüsü Adem Kozu’nun kalan cezası “sürekli hastalık hali” gerekçesiyle kaldırıldı.

    Adem Kozu, 33 kişinin yakılarak katledildiği Sivas Katliamı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almıştı. Cumhurbaşkanı Kararı’yla, 8 kişinin daha cezasının hastalıkları nedeniyle kaldırıldığı açıklandı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Madımak faillerinin serbest bırakılmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “MADIMAK KATLİAMI’NI PLANLAYANLAR MEVCUT ZİHNİYETİN KENDİSİDİR”

    İktidarın ve iktidar temsilcilerinin Alevilere dönük yaşatılan katliamlarla ilgili düşüncelerini her zaman dışa vurduklarını belirten Mustafa Aslan, “32 yıldır Sivas Madımak Katliamı’na, Alevi katliamlarına dair katliamı planlayanlar, katliamı organize edenler, asıl failler hukuk önünde, adalet önünde hesap vermedi” dedi.

    Sivas Madımak Katliamı’nı planlayan, organize edenlerin aslında mevcut zihniyetin kendisi olduğunu vurgulayan Aslan, “Sivas Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılması, insanlığa karşı işlenen suçlar kategorisine alınmamasının göstergesi şu ki; Türkiye’yi yöneten iktidarın bu katliamdaki parmağı, bu katliamla olan ilişkileri, bu katliamı organize edenlerle organik bağlarının gerçekliğini ortaya çıkartıyor” diye ekledi.

    “CEZAEVLERİNDE BİNLERCE SİYASİ HASTA MAHPUS VARKEN KATİLLER VE TECAVÜZCÜLER SERBEST BIRAKILIYOR

    Cezaevinde bir an önce bırakılması gereken binlerce siyasi hasta mahpus olduğunu hatırlatan Mustafa Aslan, cezaevinde yaşamını sürdüremez raporları olmasına rağmen bırakılmadıklarına dikkat çekti. Aslan, “Binin üzerinde hasta tutsak varken ve bunların bulundukları ortamdan bir an önce normal yaşama dönmeleri gerektiği ortadayken bütün bunlara kulağını tıklayan, gözlerini kapatan, üç maymunu oynayan iktidar Alevilere, Alevi toplumuna, demokrasiye, bakışını bir kez daha göstermiştir” diye konuştu.

    “ALEVİ KATLİAMLARI İLE YÜZLEŞİLMELİ”

    Cumhurbaşkanı’nın Alevilere yönelik yaklaşımının samimiyetten uzak bir yaklaşım olduğunu dile getiren Aslan, başta Sivas Madımak Katliamı olmak üzere Alevilere yönelik yapılan katliamlarla yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Aslan, “Başta Alevilerden özür dilemeli, katliamların gerçek faillerini adaletin önüne çıkartmalı. Yoksa söylediği sözlerin de samimi olmadığını, samimiyetten uzak olduğunu gösterir” diye belirtti.

    “İKTİDAR VE İKTİDAR ORTAKLARI ALEVİLERİ HİÇBİR ZAMAN ANLAYAMADILAR”

    İktidarın ve iktidar ortaklarının Alevileri hiçbir zaman anlamadığını söyleyen Mustafa Aslan, “Alevi kurumlarının 35 yıla yakındır söylediği ve mücadele ettiği hak ihlalleri ve hak talepleriyle ilgili samimiyetten ne kadar uzak olduklarının göstergesidir. Alevi kurumları olarak biz 35 yıla yakındır eşit yurttaşlık talebi diyoruz. Bu eşit yurttaşlık talebini sadece iki süslü cümle ile karşılamak ya da öyle algılamak samimiyetten uzaktır. Cumhurbaşkanı’nın yardımcılarından biri Alevi biri Kürt olsun cümlesi dahi bu ülkede Alevilere ve Kürtlere yapılan ayrımcılığının bir göstergesidir” diyerek tepki gösterdi.

    “ALEVİLERE VE KÜRTLERE SİZDEN CUMHURBAŞKANI OLMAZ MESAJI VERİLMEK İSTENİYOR”

    Özellikle Aleviler ve Kürtlere bir mesaj verilmek istendiğinin altını çizen Aslan, “‘Siz bu ülkede cumhurbaşkanı olamazsınız. Olsanız, olsanız yardımcı olursunuz. Size yardımcılık veririz ama siz asil olamazsınız. Biz size ne kadar fırsat verirsek, sizi neye layık görürsek ancak o kadarsınız. Sizin başka bir talebiniz olamaz’ diyorlar. Ama biz de inadına bu ülkede bu ülkenin yurttaşları olarak eşit yurttaşlık hakkımızı talep ediyoruz” dedi.

    “BU ÜLKEDE YAŞAYAN TÜM HALKLAR ANAYASAL ÇERÇEVEDE EŞİT HAKLARA SAHİP OLMALI”

    Bu ülkede yaşayan tüm halkların, inançların anayasal çerçevede eşit haklara sahip olması gerektiğine işaret eden Aslan, “Herkesin yurttaş olarak elde ettiği hakları bizde talep ediyoruz. Yoksa cumhurbaşkanı yardımcılarından birisinin Alevi olması birisinin Kürt olmasının anlamı yok. Demokrasinin, eşitliğin, din ve vicdan özgürlüğünün, laikliğin olmadığı, Alevi kimliğinin yok sayıldığı bu ortamda bir Alevi cumhurbaşkanı yardımcısının olması sadece kendilerince makbul gördüğü bir Alevi olmasından başka bir şey değildir” şeklinde ifade etti.

    “BAHÇELİ’NİN SÖZLERİ ALEVİLERE YAPILAN EN BÜYÜK HAKARETTİR”

    Mustafa Aslan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Alevi inancına mensup, Kürt kimliğine mensup insanlar var. Ama hangi Alevi? Hangi Kürt? Bireysel menfaati çıkarı için uğraşan Aleviler mi? Yoksa toplumsal düşünen, bu ülkenin çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı olduğunu kendisinde içselleştiren, demokrasiden yana olan Aleviler mi?

    Bahçeli’nin söylediği cümle açıkçası Alevilere bir hakarettir. Bugün yürüyen bir müzakere süreci var. Tam da demokrasiden bahsedildiği ya da demokratikleşmeden bahsedildiği bir süreçte böyle bir söylem, bu topluma bakışının bir göstergesidir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılından kareler!

    Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılından kareler!

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılında katliamı lanetlemek ve katledilenleri anmak için Sivas’a gelen binlerce yurttaş, “Unutmadık, unutturmayacağız, katillerden hesabını soracağız” dedi.

    İşte o kareler;

    Fatoş SARIKAYA/SİVAS

  • Sivas’ta katledilenler Antep’te anıldı: Yüreğimize düşen ateşin acısı hâlâ içimizde-VİDEO

    Sivas’ta katledilenler Antep’te anıldı: Yüreğimize düşen ateşin acısı hâlâ içimizde-VİDEO

    PİRHA – Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te katledilenler, Antep’te anıldı. Alevi Kültür Derneği’nde yapılan anmada “Kerbela’dan bugüne nice Yezitler gördük, nice Muaviyeler, nice Firavunlar, Yezitçe davranışlar gördük. İşte bunlardan birisi de Sivas Katliamıdır. Ama asla ve asla Hüseyin-i duruştan vazgeçmedik” diye belirtildi.

    Video eklenecek

    Sivas Madımak Oteli’nde katledilenler, 32. Yılında Antep’te anıldı. Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi’nde yapılan anmaya çok sayıda yurttaşın yanı sıra Antep Baro Başkanı Bülent Duran, Antep Çepnileri Derneği Başkanı Zülfikar Arslan, CHP il ve ilçe yönetimi, Eğitim Sen Antep Şube yöneticileri de katıldı.

    “Suçları sadece Alevi olmaları!”

    Basın açıklamasını AKD Antep Başkanı Hasan Çolak okudu. 2 Temmuz Sivas Katliamı’na dair devletin, yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade eden Çolak, şunları söyledi:

    “Bugün her yıl olduğu gibi bu yıl da 2 Temmuz 1993’te insanlık tarihine kara leke olarak geçen bir insanlık dışı olayı anmak ve olanları hatırlatmak için buradayız.

    Evet bu tarih bize insanlığın öldüğünü hatırlatıyor. Bu tarih aydınların, ozanların, şairlerin; kısacası insanlığın diri diri yakındığını hatırlatıyor. Kısaca ilimin, bilimin, sevginin, hoşgörünün yakıldığını hatırlatıyor bizlere. Bakın Kerbela’dan bugüne nice Yezitler gördük, nice Muaviyeler gördük, nice Firavunlar gördük, Yezitçe davranışlar gördük. İşte bunlardan birisi de Sivas Katliamıdır. Ama asla ve asla Hüseyin-i duruştan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz de. Susuz bırakıldık, yakıldık, boynumuzu verdik, başımızı verdik ama hiçbir zaman baş eğmedik, eğmeyeceğiz de.

    Suçları sadece Alevi olmaları, kendileri gibi düşünmeyen insanlar oldukları için mi bu insanları katlettiler?

    Biliyorsunuz bu yobazlar, oteli ateşe veriyorlar ve ne gariptir ki yine camide cennetin, cehennemin bu dünyada olduğunu da anlatmışlardır ki yobazlardan sesler yükseliyor; işte ‘cehennem ateşi’ diyorlar.

    O dönemin çiçeği burnunda başbakanı olan ilk kez bir bayan başbakan sözde ana olan başbakan, olaylardan bihaber konuşmasında o tarihlerde Van’da yanan bir otel ile karıştırıyor ve hotel sahibinin gözaltına alındığını, oteli yakan kişinin o olduğunu söylüyor.

    Burası daha da vahim; şükrediyor hanımefendi! ‘Çok şükür otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir’ diyor. Yazıklar olsun sana. Sen nasıl bir yönetici, nasıl bir anasın; yazıklar olsun.

    Evet cahil insanlar, suça elverişli insanlardır. Biliyorsunuzdur, olaylar bitmiş, suçlular belirlenmiş, bu suçluların cezalanması lazım. Yani devlet, suçluyu bulup cezasını vermesi lazım ki böyle olaylar bir daha yaşanmasın. Burada maalesef bu da olmadı. Mahkeme suçluyu buldu; ‘Aziz nesin ve şenliklere katılanlar’ dedi. Yazıklar olsun size, yazıklar olsun!

    “MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLSUN!”

    Şahı Merdan Ali’ye sorarlar ‘devletin dini var mıdır?’ diye. ‘Tabii ki vardır’ der. ‘Nedir devletin dini?’ diye sorduklarında ‘Adalettir’ der. Ama ne yazık ki maalesef devletin adaleti bu olaylarda tecelli etmiyor. Suçlulara göstermelik birkaç sene hapis yatırıyorlar, onları savunan avukatları dönemlerin siyasi partileri tarafından ödüllendirip milletvekili, belediye başkanı yapılıyor.

    Alevi örgütleri başta olmak üzere, her yıl olaylarla ilgili anma programı düzenleyen kurumlar tarafından otelin ‘Utanç Müzesi’ olması talep ediliyor. Ancak bu talep, bugüne kadar hükümetler tarafından kabul edilmedi. 35 tane can yanarak can verdiği yetmezmiş gibi katliamı takip eden yıllarda otelin girişinde bir kebap lokantası açılacak kadar ileri gidiliyor maalesef.

    Sivas’ta insanlar yanıyor, aydınlar yanıyor, yürekler yanıyor ama yandığı gibi kalıyor. İçimizdeki kor ateş gibi…

    32 yıl önce Madımak Oteli’nde, yüreğimize düşen ateşin acısı hâlâ içimizde…”

    PİRHA/ANTEP

  • Akpınar: Katillerin avukatlığını yapanların zaman aşımı kararı vermesi beklenen bir sonuçtu-VİDEO

    Akpınar: Katillerin avukatlığını yapanların zaman aşımı kararı vermesi beklenen bir sonuçtu-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğratılarak düşürülmesine tepki gösterdi. Akpınar, “Katillerin avukatlığını yapan, insanlık suçu işleyenleri affedenlerin adaletten, hukuktan, vicdandan yana bir karar vermeyeceklerinin farkındaydık” dedi.

    Sivas Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993’te 33 aydının yakılarak öldürülmesine ilişkin yürütülen dava zaman aşımına uğratıldı. Alevi kurumları başta olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden karara ilişkin tepkiler yükseliyor.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ZAMANAŞIMI KARARI BEKLENMEYEN BİRŞEY DEĞİLDİ”

    Sivas Madımak Katliamı davasında adaletli bir karar beklemediklerini belirten Akpınar, “Zaten katillerin avukatlığını yapan, insanlık suçu işleyenleri affeden, cezaevinde yatan yüzlerce sağlık sorunu olanları affetmeyen bir anlayışın, Sivas davasında verdiği zaman aşımı kararı bizi çokta hayrete düşürmedi, beklenen bir şeydi” dedi.

    Ülkede adaletin olmadığını ifade eden Akpınar, “En azından bir davada karar verirken ideolojik bir duruşunuz olsa bile bir de insanın vicdanı vardır ve insan vicdanına göre karar verir. İnsanları cayır cayır yaktılar, devlet oturdu seyretti. 30 yıldır devleti yöneten bugünkü siyasal anlayış hem onlara avukatlık yaptı hem de katilleri yakalamadığı gibi cezaevinde olan katilleri de affetti” dedi.

    “ALEVİLER İÇİN HİÇBİR ZAMAN ADALET OLMADI”

    Adaletin hiçbir zaman Alevi toplumunu kapsamadığını ifade eden Akpınar, şunları söyledi:

    “Bu ülkede asıl sorun, ezilenlerin birleşememesi, demokrasiden, emekten, çağdaşlıktan yana olanların ortak mücadele etmemesidir. Türkiye’deki sosyal demokrat, sol-sosyalist partiler yapay gündemlerle birbiriyle didişiyor. Hızla siyasi bir irade konulması gerekiyor. Bu ülkede ezilenler örgütlü bir şekilde siyasal bir irade ortaya koymazsa bırakın Sivas’ı bundan sonra Ortadoğu’da gördüğümüz Afganistan, İran gibi bir ülkeye dönüşebiliriz.”

    “EZİLENLER OLARAK SİYASAL BİR GÜÇ OLMAK ZORUNDAYIZ”

    Toplumun susturulup ve yoksullaştırılarak teslim alındığını söyleyen Tahsin Akpınar, “Bu süreç böyle giderse önümüzdeki günlerde çok daha kötü acılar çekeceğiz. Onun için demokrasiden yana olan tüm güçlerin hızlı örgütlenip yaşanan haksızlıklara karşı çıkması lazım” diye de ekledi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Hasan Kılavuz: Madımak’ta katledilenleri Alevilerin hafızalarından silemeyecekler-VİDEO

    Hasan Kılavuz: Madımak’ta katledilenleri Alevilerin hafızalarından silemeyecekler-VİDEO

    PİRHA- Sivas Katliamı davasının zamanaşımına uğratılmasına ilişkin bir açıklama yapan Pir Hasan Kılavuz, bu kararın altına imza atanların bunun vebalinden kurtulamayacağını ve bu zulme sebep olanların bir gün mutlaka mahkum olacağını söyledi.

    33 aydın, sanatçı ve yazarın yakılarak katledildiği Sivas Katliamına ilişkin firari üç sanık hakkında süren davanın duruşmasında savcı, zamanaşımı uygulanarak davanın düşmesini talep etti. Mahkeme heyeti, davanın düşmesine hükmetti. Madımak Katliamının firari sanıkları Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş’ın yargılandığı davanın son duruşması zamanaşımı gündemiyle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüş, esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, kaçaklık durumunun zamanaşımı süresini etkilemeyeceğini ileri sürmüş ve üç firari sanık hakkında zamanaşımı uygulanarak davanın düşmesini talep etmişti.

    Savcının mütalaasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş yönünden zamanaşımı gerekçesiyle davanın düşürülmesine hükmetmişti.

    Pir Hasan Kılavuz da Sivas Katliamı davasının zamanaşımına uğratılmasına ilişkin bir açıklama yaptı.

    “BU KARARIN ALTINA İMZA ATANLAR BUNUN VEBALİNDEN KURTULAMAZLAR”

    Madımak katliamının Alevi katliamları içerisinde, Alevilerin hafızasından asla silinmesi mümkün olmayan bir katliam olduğunu belirten Pir Hasan Kılavuz, “Aydınlarımıza, yazarlarımıza, ozanlarımıza yapılan bu ağır zulüm ve bu zulümde hayatını kaybedenleri hep anıyoruz. Geçmişte Pir Sultan’ı da 550 yıl önce idam edildiği, haksızlığa uğradığı için, kendisi ve etrafındakileri nasıl ki biz şiirlere, deyişlere koymuşuz, saz ile söz ile her dem dile getiriyorsak, Sivas Madımak olayı da bizim için öyledir. Burada katledilenleri Alevilerin hafızalarından silemeyecekler, silinmez. Bunlar da şairlerimize, ozanlarımıza, yazarlarımıza aynı zamanda ilham kaynağı olacaklar ve bunu hep söyleyeceğiz, anlatacağız ve bu söylemlerimizden de asla geri durmayacağız” dedi.

    Madımak katliamının devlet ve o dönemki iktidar sahipleri eliyle yapıldığını, bu tür katliamlarda dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir zaman, zamanaşımının söz konusu olamayacağını ama ülkemizde ne hikmetse zamanaşımı diye olayın üstünün örtüldüğünü ifade eden Kılavuz, “Bu kararın çıkması utanç vericidir. Bu kararın altına imza atan hukukçular, savcılar, adaleti temsil ediyorum diyenler hiçbir zaman bunun vebalinden kurtulamazlar. Bunun için diyoruz ki, zamanaşımı diye bir şey söz konusu olamaz. Aleviler olarak bu ülkede yaşayan demokratlar, aydınlar, yazarlar, çizerler, hak ve hukuktan yana olanlar olarak, bu kararı şiddetle kınıyoruz, kabul etmiyoruz, reddediyoruz” dedi.

    “BU ZULMÜ YAPANLAR BİR GÜN MAHKUM OLACAKLAR”

    Kılavuz, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “İnanıyorum ki gün gelir, orada bu haksızlığa, bu zulme maruz kalanların evlatları, sevenleri, bu talepleri o adliye koridorlarında dillendirecek ve bu konu o salonlarda namuslu, onurlu hakimler tarafından tekrar işlenecek, o insanların isimleri tekrar tekrar okunarak, onlara yapılan zulme sebebiyet verenlerin hepsinin -vicdanen zaten hep mahkumdurlar- adliye saraylarında mahkum edildiğine dair kararlar okunacaktır. O günü sabırla bekliyoruz ve o günün gelmesi için bütün Alevi kurum ve kuruluşları, aydınları, yazarları olarak konunun takipçisi olacağız. Onun için diyorum ki Madımak’ı unutmayacağız, unutturmayacağız ve bu haksız kararı verenleri de şiddetle kınıyoruz”

    PİRHA/MERSİN

  • Almanya’da Ulm cemevinde Madımak anması

    Almanya’da Ulm cemevinde Madımak anması

    ADGB Ulm ve Alevi Dernekleri Platformu, Madımak Katliamında yaşamını yitirenleri andı. Ulm Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinde gerçekleşen etkinliğe çok sayıda kişi katıldı.

    Sivas Madımak Katliamında yaşamını yitirenler Almanya’nın Ulm şehrinde anıldı. Açılış ve saygı duruşunun ardından Alevi Dernekleri Platformu (Aalen, Geislingen, Göppingen, Günzburg, Crailsheim), Krummbach, Ulm, Laichingen, Memmingen, Heidenheim) adına selamlama konuşması yapıldı.

    Ardından Avrupa Demokratik Güç Birliği (ADGB) Ulm bileşenleri ADHF, AGİF, ATİF ve KON-MED adına Hasan Çelik konuşma yaptı.

    Çelik ‘Osmanlı’dan Cumhuriyete ve oradan günümüze kadar devam eden katliamların varlığına değindi. Bu katliam, soykırım ve sürgünlerin, tek devlet, tek din, yani tekçilik anlayışı üzerinde inşa edildiğine vurgu yaptı. Çelik’in konuşmasından sonra sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Verilen aradan sonra Murat ve Çiğdem den dinleti sunuldu. Ardından Yazar Zafer Köse söz alarak Sivas’ta yapılanlara değindi. Köse, birlikte ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekti. Yazar Barış İnce ise Türkiye’de yaşanan genel süreci özetledi. Ekonomik ve siyasal sürece değindi ve mücadelenin önemine vurgu yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Moers Alevi Kültür Merkezi Sivas’ta katledilenleri andı

    Moers Alevi Kültür Merkezi Sivas’ta katledilenleri andı

    PİRHA- Moers Alevi Kültür Merkezi /Cemevi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Yoğun katılımın olduğu anma sonrasında, katledilen canlar için çerağ uyandırıldı, semahlar dönüldü. 

    Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya bölgesinde hizmet yürüten Moers Alevi Kültür Merkezi Cemevi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Şovenizme karşı mücadele çağrısı yapılarak, “Sivas Madımak bir devlet katliamıdır” denildi.

    Yürüyüşte kitlenin önünde aydın ve ozanları temsilen bağlama taşındı. Salgın koşulları nedeniyle sosyal mesafe ve hijyen koşullarına dikkat edilmesi için gerekli tedbirlerin alındığı açıklamada, eylem komitesi tarafından katılımcılara maske ve dezenfektan dağıtımı yapıldı.

    Ali İsmail Korkmaz Parkı’nda yapılan basın açıklamasında Sivas Katliamı’nın 28. yılı olduğuna dikkat çekilerek, sorumluların açığa çıkartılması istendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Sivas Katliamı hükümlüsünü affetmek hiç bir vicdana sığmaz’

    ‘Sivas Katliamı hükümlüsünü affetmek hiç bir vicdana sığmaz’

    PİRHA- PSAKD Edremit Şube basın açıklaması yaparak Sivas Katliamı hükümlüsünün affedilmesini kınadı. Açıklamada “Bu kararı tanımıyor ve şiddetle kınıyoruz. Madımak Katliamı bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçu insanlık vicdanında kapanmaz ve unutulmaz bir yara açmıştır” denildi.

    Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay’ın okuduğu açıklamaya, Alevi kurumu temsilcileri, demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra yurttaşlar yoğun katılım gösterdi.

    Altay, “27 yıllık Sivas Katliamı davasında hukukun ve adaletin bağımsız olmadığı gibi taraflı olduğu aşikârdır” diyerek şunları belirtti:

    “Bu karar ile taraflı ve siyasal bir tutum izleyen iktidar başta Alevilere olmak üzere tüm aydın, demokrat, insan hakları savunucuları, özgürlüklerden, laiklikten yana ve vicdanı olan insanların kanayan yaralarını daha da derinleştirmiştir. Ölümcül herhangi bir hastalığı olmayan madımak katili, elinde benzin bidonu ile henüz hayatının baharında olan gençlerimizin, önünde yaşanması gereken hayatı olan kızlarımızın, semah dönen turna kuşlarımızın, sanatçı, yazar ve aydınların yakılmasında rol oynayan baş aktördür yani katildir.”

     “BU KARARI TANIMIYOR VE ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    “Pir Sultan Kültür Derneği olarak toprağa düşen canlarımıza söz veriyoruz 27 yıldır takipçisi olduğumuz bu davanın peşini bırakmayacağız” diyen Altay, şunları ifade etti:

    “İnsanın vicdanını yaralayan asla affedilemeyen bu insanlık suçu kadar bu katliamın üstünü örtmeye çalışanlar yananları suçlayanlar elbette ki tarihin karanlık sayfalarında yerlerini alacaklardır. Madımak katliamını affetmek hiç bir vicdana sığmaz. Madımak katliam davası tüm insanlığın davasıdır. Bir hukuk devletin yapması gereken, adaleti sağlamaktır. Alınan bu karar ile bir kez daha Madımak katliamı bizlere reva görülmüştür. Unutulmamalıdır ki bu karar 27 yıllık madımak mücadelesinde söylediğimiz ağıtlar dilden dile, yaktığımız meşaleler aydınlık günlere taşınacaktır. Bu kararı tanımıyor ve şiddetle kınıyoruz. Madımak Katliamı bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçu insanlık vicdanında kapanmaz ve unutulmaz bir yara açmıştır. O yüzden bu katilin bir oldubitti ile affedilmesini kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Bu adaletsiz, haksız ve hukuksuz kararı bulunduğumuz her yerde teşhir edip halkımıza duyuracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan, Almanya’dan Sivas Katliamı sanığını istememiş!

    Erdoğan, Almanya’dan Sivas Katliamı sanığını istememiş!

    Erdoğan’ın Almanya ziyareti öncesi MİT’in ülkeye ulaştırdığı 69 kişilik iade listesinde Sivas Katliamı sanığının olmadığı ortaya çıktı.

    BirGün’den Uğur Şahin’in haberine göre; AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Almanya Başbakanı Merkel’le yaptığı görüşme öncesinde MİT’in ulaştırdığı 69 kişilik listede, 33 aydını katleden Madımak Otel sanığının olmadığı iddia edildi. Erdoğan’ın Merkel’le yaptığı görüşme öncesinde 69 kişinin ‘istendiği’ gündeme gelmişti. Bu kişiler arasında; Adil Öksüz, Şerif Ali Tekalan, Can Dündar, eski savcı Zekeriya Öz ve 15 Temmuz Darbe Girişimi öncesinde Almanya’ya gidenlerin olduğu ifade ediliyor.

    “İADE TALEBİ YOK”

    Almanya’da yaşayan gazeteci Süheyla Kaplan, 69 kişilik listede, Sivas Katliamı’nın baş sanığı Murat Sonkur‘un yer almadığını belirten belgeleri yayımladı. Gazeteci Kaplan’ın sosyal medyadaki mesajında, “Kanıt: Alman Coburg Eyalet Savcılığı’nın avukat Mahmut Erdem’e gönderdiği yanıt: ‘Türkiye’den iade talebi gelmemiştir” ifadeleri yer aldı.

    “ŞAŞIRMADIM”

    BirGün’e konuşan Sivas Katliamı’nda ölen Metin Altıok’un kızı ve eski CHP Milletvekili Zeynep Altıok, “25 yıllık Sivas Katliamı Davası’nın 17 yılı AKP döneminde geçti. Sivas Katliamı Davası insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçun davasıdır. Böylesi bir suçun cezasız kalmasını ve zaman aşımına uğratılmasını ‘hayırlı olsun’ diyen Erdoğan iktidarının Murat Sonkur’un Almanya’dan istememesi ve Erdoğan’ın son ziyareti öncesi iktidarın Almanya’dan istediği 69 kişilik listede de yer almaması şaşırtıcı değildir. Çünkü Erdoğan zaten katliam sanıklarını ‘mağdur’ olarak görmektedir” dedi.
    Altıok, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Asıl, ‘Laiklik yeni Anayasada olmamalıdır’ diyen ve katliamın sanık avukatlarının neredeyse tümünü çeşitli kademelerinde üst düzey yönetici, bakan, milletvekili, il başkanı yapmış bir partinin, katliam sanığını istemesine şaşırırdım. Bugüne kadar hem faili meçhullerin araştırılması, insanlık suçlarının cezasız kalmaması amacıyla verilen tüm önergeler salt AKP oylarıyla 27 kere reddedildi.”

    “HALEN CEZAEVLERİNDE SİVAS DAVASINDAN HÜKÜM GİYMİŞ KAÇ KİŞİ VAR?”

    Altıok, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Sivas Davası sanıklarıyla ilgili BİMER’e 3, Adalet Bakanlığı’na 3 soru önergeme yanıt verilmedi. Meclis Başkanlığı önergemi ‘kişisel’ bularak tarafıma iade etmişti. Ben de Sivas’ın 25. yılında yeniden soruyorum: Halen cezaevlerinde Sivas davasında hüküm giymiş kaç kişi var? İnfazı tamamlanıp serbest kalan hükümlü sayısı kaç? Firari sanıklardan yurtdışında olduğu tespit edilen sayısı kaçtır? Bunlar nerelerdedir ve neden istenmemektedir?”

  • Hasret Müzikali Yönetmeni: Bir kişinin hayatı özelinde 33 canı anlattık-VİDEO

    Hasret Müzikali Yönetmeni: Bir kişinin hayatı özelinde 33 canı anlattık-VİDEO

    PİRHA – Hasret Gültekin Müzikali, Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde gösterildi. Müzikalin yazarı ve yönetmeni Şirin Aktemur, Hasret Gültekin’i canlandıran Oyuncu Mert Kılıç ve müzikali izleyen Gülşen Aktemur PİRHA’ya konuştu. 

    Bundan 3 yıl önce Yazar Şirin Aktemur’un kaleme aldığı tek kişilik müzikal olan ve Mert Kılıç’ın oyunculuğunu üstlendiği son yılların en önemli belgesellerinden Türkü Müzikali, Hasret Gültekin’in çocukluk günlerinden 2 Temmuz’da Madımak’ta katledildiği ana kadar olan yaşamındaki önemli anları anlatıyor. Perdeye uyarlanan Hasret Gültekin Müzikali, Ankara Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde gösterime girdi.

    “MÜZİK VE TİYATRONUN GÜCÜNE İNANIYORUZ”

    Müzikale ilişkin PİRHA’ya konuşan müzikalin yazarı ve yönetmeni Şirin Aktemur, “Bu oyuna çalışmaya 3 sene önce başladık. Hasret Gültekin’in hayatını yazmaya karar verdiğimizde önce eşi Yeter Gültekin ve oğlu Roni Gültekin ile birlikte çalışmaya başladık. Onlar Hasret Gültekin’in hayatını, anılarını, dünyasını bize anlattılar. Bütün süreçte hep yanımızdaydılar. Sonrasında İstanbul’da annesi, kardeşleri ve arkadaşlarıyla görüşmeler yaptık. Devamında Mert Kılıç’la birlikte oyunun sahnelenmesi gerçekleşti. Müzik ve tiyatronun gücüne inanıyoruz” dedi.

    “25 SENE ÖNCE YAŞANAN ACILAR HALA SICAK”

    Aktemur, “25 sene önce yaşanan bu olayın, acıların hala sıcak olduğunu düşünüyoruz. Ne yazık ki davanın zaman aşımına uğraması bu olayın gerçekliğini, acısını kaybettirmiyor. Ve hala sokakta gençlerin bombalar altında öldürülmesi bize bu olayların ne yazık ki yinelendiğini hatırlatıyor. O yüzden böyle bir oyun yapma ihtiyacını hissettik” diye konuştu.

    “BİR KİŞİNİN HAYATI ÖZELİNDE 33 CANI ANLATTIK”

    Müzikalde Hasret Gültekin’i canlandıran Mert Kılıç ise şunları ifade etti:

    “Biz bu yola bundan 3 yıl önce çıktık. Çünkü Sivas’ın yangını hala sönmemişti. Ankara’da, Suruç’ta bombalar patlıyordu. Toplum bu acıları yaşamaya devam ediyordu. Biz burada bir kişinin hayatını, özelinde 33 canı anlattık. Topluma ve herkese bir şeyi bir kez daha hatırlatmak istedik. Bu toplumun kaderi olmasın istedik Biz bundan dolayı bu projeyi yaptık.”

    Müzikalin izleyicisi Gülşen Aktemur ise duygularını şöyle dile getirdi:

    “Şu an yeni oyunu izledim ve dışarı çıktım. O günleri yaşadım. Çok hüzünlü çok kötü günlerdi o günler. Tekrarlanmaması dileği ile. Gencecik 33 canı aldılar. Duygularımı daha fazla ifade edemiyorum. İçim o kadar doluki kızımın ve ekibinin ellerine sağlık. Hüzünlü de olsa bazı şeyleri açığa çıkardıkları için onları kutluyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA  

  • Zeynep Altıok’tan Karamollaoğlu’na Sivas katliamı tepkisi

    Zeynep Altıok’tan Karamollaoğlu’na Sivas katliamı tepkisi

    CHP’li Zeynep Altıok Akatlı, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımla Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu eleştirdi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu televizyon programında Sivas’da yaşananların katliam olmadığını ileri sürerek, “Pencereleri açmadıklarından dolayı insanlar ölmüş” demişti.

    Sivas katliamında babası şair Metin Altıok’ yitiren Zeynep Altıok Akatlı, Karamollaoğlu’nun sözlerine tepki göstererek şu paylaşımı yaptı:

    “Sussam olmuyor, susmasam olmaz! Ben günün koşularında geleceğimiz ve Türkiye için, partim zarar görmesin diye yutkundukça!!! Birileri kendini temize çekecek diye öldürülen canlarımız kullanılamaz… Kimse sabır taşı değil! #Sivas25Yıl”

    HABER MERKEZİ