Etiket: sivillere cezai yaptırım

  • HDP’li Önlü ve Beştaş’tan KHK tepkisi: Yakma, yıkma, talan etmenin yasal kılıfı

    HDP’li Önlü ve Beştaş’tan KHK tepkisi: Yakma, yıkma, talan etmenin yasal kılıfı

    PİRHA- HDP Dersim Milletvekili Önlü ve Adana Milletvekili Beştaş çıkartılan son KHK’de yer alan maddelere yönelik PİRHA’ya konuştu. HDP’li vekiller  son yayımlanan KHK’nin bugüne kadar yayımlanan en vahim KHK olduğunu ve bu KHK ile birlikte yakma, yıkma, talan etmenin yasal kılıfının oluşturulduğunu belirttiler.    

    “Darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında görev alan kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz” ve “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek” maddelerinin bulunduğu KHK’ye HDP’li vekiller tepki gösterdi.

    “İÇ SAVAŞ ZEMİNİ DEĞİL İÇ SAVAŞIN KENDİSİDİR”     

    Yayımlanan son KHK’nin süreli bir tedbir amaçlı çıkarılan bir KHK olmadığını, uzun süredir kaygısını duyup dile getirdikleri, muhalefetini yaptıkları bir sürecin artık somutlaştırılmış hali olduğunu ifade eden HDP Dersim Milletvekili  Alican Önlü şöyle devam etti:

    “Bu KHK bir iç savaş zemini değil iç savaşın kendisidir. İç savaş bildirisinin ötesinde pratik planlamasıdır. İç savaş boyutunun ne kadar derin olabileceğinin ölçütüdür. Hukuk dışı örgütleri yasal müeyyideye tabi tutmamak bir iç savaştan öte soykırımın, katliamın politikasıdır. Bunların hayata geçirileceğinin ilk adımıdır.”

    Son çıkan KHK’ye ilk etapta birçok çevrenin iç savaş demesinin önemli olduğunu belirten Önlü, “Buradan ortak cephe, tepki oluşturmak gerekiyor. Kaygı taşıyan bütün kesimlerle ortak eylemlilik içerisine girmek, toplumsal alanda girmek gerekiyor” dedi.

    Önlü, cezaevlerindeki tek tip kıyafet uygulamasına ilişkin de şunları belirtti:

    “İsim olarak tek tip kıyafet uygulamasıdır. Asıl amaç ülkeyi tek tipleştirmektir. Bu tek tip kıyafet uygulamasıyla boyun eğdirilmek isteniyor. Bu uygulama bütünüyle ele aldığımızda muhalefet yapma zeminini ortadan kaldıracaktır.”

    “SON KHK EN VAKİM KHK”

    Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da,çıkarılan son KHK’nin şuana kadar çıkarılan KHK’lerin en vahimi olduğunu ifade etti. Beştaş, “Bir iç savaş tehlikesi baş gösterdi. Güvenlik gücü, kolluk gücü dışında sivillere silah kullanma yetkisi ve cezasızlık hakkı getirildi. Bu gerçekten önümüzdeki günlerde çok ciddi tehlikelere işaret ediyor. Şu ana kadar kolluk güçleri zaten cezalandırılmıyordu, sivillere karşı fiillerinden, ölümlerden dolayı; tam bir cezasızlık hali var. Bu da yetmemiş gibi şimdi özgürlükleri tamamen ortadan kaldıran ve mevcut tabloda adeta bir iç savaşa davetiye çıkarılıyor. Bu KHK derhal geri alınmalıdır. Bu, hukuk devletinin son kırıntılarıdır. Anayasa’da hiçbir yere uygunluğu olmayan bu düzenlemede kabul edilebilir, savunulabilir, hoş görülebilir, tartışılabilir bir yan yoktur” dedi.

    “TEK TİP KIYAFET YENİ OPERASYONLARA, YENİ ÖLÜMLERE YOL AÇAR”

    Öte yandan Beştaş, cezaevlerindeki tek tip kıyafet uygulamasıyla ilgili ise şunları söyledi:

    “Tek tip kıyafet uygulaması yaşama geçirilemez. Geçirilemeyeceğini yakın tarihten biliyoruz. Tutuklu ve hükümlüler çıplak bir şekilde, iç çamaşırlarıyla büyük direnişlerle bu tek tipi kaldırmışlardır. Tek tip kıyafet uygulamasının Türkiye’de yeni operasyonlara, yeni ölümlere, yeni direnişlere yol açması bu haliyle kaçınılmazdır. Haktan, özgürlükten, insan onurundan yana herkesin bu uygulamaya karşı çıkması gerekmektedir.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • 14 Barodan açıklama: Tek tip kıyafet uygulaması hukuk devleti ilkesini zedeler

    14 Barodan açıklama: Tek tip kıyafet uygulaması hukuk devleti ilkesini zedeler

    PİRHA – Bölge Baroları son yayımlanan KHK’ye ilişkin açıklama yaptı. Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Dersim, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van Barolarının yaptığı açıklamada yapılan değişikliklerin Olağanüstü Hal Kanunu kapsamında olmadığı vurgulandı.

    Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Dersim, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van Baroları, son çıkan KHK’ye ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:

    “696 Sayılı KHK ile getirilen değişikliklerden biri Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanların, duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince verilen tek tip giysileri giyme zorunluluğudur.

    Anayasanın 17/3 hükmüne göre “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz”. Tek tip giysi uygulamasının insan onuruna aykırı olduğu açık olup uygulamayla tutuklu ve hükümlülerin insan onuruna aykırı muamele görme yasağı ihlal edilmiş olacaktır. Geçmişte 12 Eylül darbesinden sonra cezaevlerinde yaşanan sancılı deneyimlerden de görüleceği üzere tek tip giysi uygulaması toplumsal barışı da zedeleyecek bir uygulamadır.”

    “TEK TİP KIYAFET UYGULAMASI HUKUK DEVLETİ İLKESİNİ ZEDELER”

    Açıklamada tek tip kıyafet uygulamasının hukuk devleti ilkesini zedeleyeceği belirtildi:

    “Öte yandan henüz yargılamaları devam eden ve haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan sanıklara tek tip kıyafet uygulamasının özellikle masumiyet karinesine aykırılık teşkil edeceği göz ardı edilmektedir. Nitekim Anayasanın 38/4. Maddesi “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” hükmüyle masumiyet karinesinin dil, din, ırk ve millet ayrımı gözetmeden herkes için güvence altına almış, yine Anayasanın 15/2. Maddesiyle masumiyet karinesi savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan çekirdek haklar kategorisine dahil edilmiştir. Henüz ceza yargılaması sürmekte olup suçlu oldukları kesinleşmemiş sanıkların suçlu gibi muamele görmesine sebep olacak tek tip kıyafet gibi uygulamalar Hukuk Devleti ilkesini zedelemektedir. Lekelenmeme hakkı anılan değişiklikle çiğnenmiştir.

    “ÖZEL AF NİTELİĞİNDEKİ HÜKÜM ANAYASA’YA AYKIRIDIR”

    Anılan KHK ile getirilen değişikliklerden biri ise resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan muaf tutulması da hukuk devletinde yeri olamayacak bir özel af düzenlemesidir. Özel af niteliğindeki bu hüküm en başta ise Anayasanın 87. maddesine de aykırıdır. Anayasanın 87. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek yetkisine sahiptir. Yine Anayasanın 2, 10, 13, 15, 17, 36, 38 ve 87. maddelerine aykırılık içeren bu düzenleme ile hukuk devleti ilkesi ağır bir yara almıştır.

    “OHAL REJİMİNE SON VERİLSİN”

    Bizler Bölge Baroları olarak, 17 aydır yürürlükte olan OHAL rejimine son verilmesini talep ediyor, KHK’lar marifetiyle özel veya tüzel kişilerin hukuki durumunu doğrudan etkileyen ve etkili bir yargı yolu öngörülmeden yapılan, hukuki güvenceyi ortadan kaldıran, adil yargılama ve savunma hakkını zedeleyen, haberleşme ve basın hürriyetine aykırı, olağanüstü hal ilanını gerekli kılan olaylarla sınırlı olmayan düzenlemeler yoluyla yasama ve yargı erkini devre dışı bırakan düzenlemelerin kaldırılıp olağan rejim hukuk normları içinde kalınarak normalleşme sürecine geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Yeni KHK’de tehlikeli madde: Eylemleri bastıran sivillere ceza verilmeyecek

    Yeni KHK’de tehlikeli madde: Eylemleri bastıran sivillere ceza verilmeyecek

    OHAL kapsamında çıkarılan son Kanun Hükmünde Kararname’de yer alan 121. madde tartışma konusu oldu. Bu maddeye göre ’15 Temmuz darbe girişimi ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden sivillerin fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu olmayacak. 

    696 sayılı KHK ile ” 15 Temmuz darbe girişimini ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler” kapsamına sokulacak girişimlerin bastırılması kapsamında hareket edecek sivillerin hiçbir sorumluluğu olmayacağı belirtildi.

    KHK’de yer alan 121. maddede ” Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır” denildi.