Etiket: şıx çoban

  • Kete: Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Aleviler beklentilerini net şekilde deklare etmeli

    Kete: Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Aleviler beklentilerini net şekilde deklare etmeli

    PİRHA-Şıx Çoban Ocağı’ndan Pir Zeynel Kete, Yeni Yaşam Gazetesi’nde yer alan köşe yazısında Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerin beklentilerini net şekilde deklare etmesi gerektiğini kaydetti. Kete, “Cem erkanı Alevi toplumunun en büyük meclisidir. Hak meclisi, kırklar meclisi aynı zamanda sorunların konuşulup çözüm üretilen rızalık meydanıdır. Bütün Alevi süreklerinin gönül birleyerek, cem meclisinde bir araya gelip, geçmiş yüzyılın eleştirisini yapmaları kendilerine yol açacaktır” ifadelerini kullandı.

    Şıx Çoban Ocağı’ndan Pir Zeynel Kete, Yeni Yaşam Gazetesi’ndeki “Alevi toplumunu komuta etme siyaseti” başlıklı yazısında Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerin beklentileri konusunda istemlerini net bir şekilde deklare etmeleri gerektiğini belirtti. Alevi toplumunun yüzyıldır inkar, imha, tekleştirici, ötekileştirici bir zihniyetten dolayı ağırlaştırılmış toplumsal sorunlar yaşadığını kaydeden Kete; “Cem erkanı Alevi toplumunun en büyük meclisidir. Hak meclisi, kırklar meclisi aynı zamanda sorunların konuşulup çözüm üretilen rızalık meydanıdır. Bütün Alevi süreklerinin gönül birleyerek, cem meclisinde bir araya gelip, geçmiş yüzyılın eleştirisini yapmaları kendilerine yol açacaktır” ifadelerine yer verdi.

    “ALEVİ HAKİKATİ, TÜRK, İSLAM ALEVİLİĞİ ŞEKLİNE GETİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Kete‘nin yazısı şöyle:

    “Binlerce yıllık birikimin sonucu olarak bugünlere gelen, hakikat ve özgürlük arayışını sürekli devriye eden Alevi hakikati, çeşitli entrika ve oyunlarla Türk İslam Aleviliği şekline getirilmeye çalışılıyor. Alevi hakikatine ait bütün maddi, manevi, tarihsel ve kültürel hafızaya karşı planlı bir devlet aklı görev başındadır. Egemen durumda olan Emevi İslam anlayışı ya da Şii İslam anlayışı rıza toplumu sürekleri üzerinde her türlü egemenlikçi zihniyeti inşa ederken; Ortadoğu’da etnik olarak Kürtler, inanç olarak Êzîdiler ve Reya Heq Alevi sürekleri en fazla etkilenen topluluklardır.

    Kapital İslam anlayışı genişleyip hacim kazandıkça, rıza toplumuna ait inançlar, bu inançların kavramları, ritüelleri, tarihsel bellekleri, zaman ve mekanları egemenlikçi zihniyetler tarafından adeta toplumsal ve kültürel yıkımın eşiğine getirilmiştir. Bu yıkım insanlığın bin bir emekle var ettiği, binlerce yıllık hakikat ve özgürlük arayışının birikimi olan demokratik değerlerin yok edilmesi anlamına gelir. Kurdun, kuşun, havanın, suyun, toprağın, ateşin hatırını hak bilen Alevi zihin dünyası ister Türkiye’de, isterse komşu ulus devletlerde erkek egemenliğine dayalı inşa edilen tekçi zihniyetlerin tahakkümü ile karşı karşıya kalmıştır. Tekçi zihniyetlerde tahakküme dayalı büyüme kapitalist sistemin ekonomi yöntemidir. Bu modelin sonucunda Alevi doğası ve toplumu üzerinde söz sahibi olma hakkını kendinden görme durumu söz konusudur.

    “ALEVİLER DEMOKRATİK SİYASETİN YOLUNU MU AÇACAKLAR?”

    An itibariyle Alevi toplumuna, doğası ve bireyine yönelik uzun vadeli planlamalarla denetleme, komuta etme siyaseti uygulanıyor. Tekçi zihniyetin zihin kodları ile siyaset yapan iktidar ve muhalefet partileri el ele vermiş durumdalar. Söylem boyutunda demokrat olsalar da; siyaset adına Alevi toplumunu komuta etme, yön verme, hakikatini ters-yüz etme, egemene tabi kılma anlayışı, kendini ayrıcalıklı bir konumda görme anlamına gelir. Seçimler yaklaşırken partilerin Alevi toplumuna, hakikatine yönelik yaklaşımları önemlidir. Alevi toplumu, partilerin kendi toplumsal hakikatlerine yaklaşımını, konuyla ilgili geçmiş dönemlerdeki pratiklerini esas alacaktır. Demokratik siyasetten uzak, devletin resmi kurumları tarafından geliştirilip Alevi toplumunun önüne konulmuş yeni sürüm etkinlikler Alevi toplumu açısından politika olarak kabul görmez. Toplumun rızalığına, kolektif aklına dayanmayan bir politika anlayışı ahlaki değildir.

    Alevi toplumsal tarihi göstermiştir ki, Alevi toplumu son derece eşitlikçi, dayanışmacı, ortakçı, ikrar ve rızalığı, emek ve özgürlüğü esas alan, doğal toplum değerlerinin yoğun olduğu bir toplumdur. Muhalefet partileri yeni seçim sürecinde toplumu mu esas alacaklar yoksa iktidarı mı? Aleviler Cumhurbaşkanı seçiminde, iktidarın el değişiminde araç konumunda mı olacaklar, yoksa komünal, demokratik, farklılıkların tekliğini değil birliğini, emek ve özgürlüğü esas alan demokratik siyasetin yolunu mu açacaklar?

    Kaos aralığının gittikçe derinleştiği bir dönemde tekçi zihniyet karşıtı oluşumlarla ikrarlaşarak, son yüzyılın muhasebesini yaparak tarihsel rolünü açığa çıkaracaklar mı? Tarihe iz bırakmak, Mansurların, Nesimilerin, Baba İshakların, Pir Sultanların, Hacı Bektaşların, Alişerlerin, Pir Sey Rızaların, Ana Naciye, Ana Sakine, Ana Fatmaların direniş ruhunu devriye ederek tarih karşısında oynayacakları rolü açığa çıkarmaları gerekiyor. Aleviler mağdur olduklarını söyledikleri sisteme alternatif olacak demokrasi güçleri ile meydan kurarak, kendilerine ait özgün bir perspektifle mi seçim sürecine girecekler yoksa sistem içi muhalefet yaparak sistemin onarılmasında etkin rol mü alacaklar?

    “CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA ALEVİLERİN BEKLENTİLERİNİ NET ŞEKİLDE DEKLARE ETMELİ”

    Kaos aralığını derinleştiren, sistemin krize girmesine neden olan sorunlar sadece Alevilerle ilgili sorunlar değildir. Demokratik Alevi hareketi sistem krizine parçalı değil bütünlüklü yaklaşmalıdır. Emek, barış, demokrasi, özgürlük mücadelesi veren tüm sosyal kesimlerin, ötekilerin sorunları ve çözümleri de birbiri ile diyalektik ilişki içindedir. Alevi toplumu yaşadıklarına bakarak, sorunu yaratanların sorunun çözümü olamayacakları gibi sorunun asıl nedeni olduklarını bilerek siyaset yapmalıdır.

    Her yeni örgütlenme modeli, eskinin eleştirisi üzerinde yükselir. Alevi toplumu yüzyıldır inkar, imha, tekleştirici, ötekileştirici bir zihniyetten dolayı ağırlaştırılmış toplumsal sorunlar yaşamaktadır. Demokratik siyaset Alevi inancına, zihin dünyasına, toplumsal tarihine uzak bir anlayış değildir. Cem erkanı Alevi toplumunun en büyük meclisidir. Hak meclisi, kırklar meclisi aynı zamanda sorunların konuşulup çözüm üretilen rızalık meydanıdır. Bütün Alevi süreklerinin gönül birleyerek, cem meclisinde bir araya gelip, geçmiş yüzyılın eleştirisini yapmaları kendilerine yol açacaktır. “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Alevilerin beklentileri” konusunda istemlerin net bir şekilde deklare etmeleri gerekiyor.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Çorum’da Alevi köyü Büyük Keşlik’e hizmet yok ama talan var!-VİDEO

    Çorum’da Alevi köyü Büyük Keşlik’e hizmet yok ama talan var!-VİDEO

    PİRHA – Çorum’un Büyük Keşlik Köyü Muhtarı Erdoğan Kılıç, köylerindeki Nesimi Baba Türbesi’nin çok sayıda insan tarafından ziyaret edildiğini belirterek, “Diğer köylerde hayvanların yürütüldüğü yerlerde dahi kilit taşı dahi var ancak bizim köyümüzde düzgün bir yol mevcut değil. Cemevimiz için yaptıkları para yardımının bir manevi değeri yok. Biz cemevine önce ibadethane statüsünün verilmesini istiyoruz” dedi.

    Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Alevi-Kürt köylerinin kaderi, diğerlerinden pek de farklı değil. Çorum Katliamı sonrasında yoğun göç vermeye başlanan köylerde sırasıyla; üretim azalmış, tarihi yapılar korunaksız kalmış ve kimi çevre talanlarına sebep olacak faaliyetler başlamış.

    Alaca ilçesine bağlı Büyük Keşlik; orijinal adı ile “Büyük Nesimi Keşlik” köyüne ulaşmak için Çorum merkezden ortalama yarım saat yol almanız gerekiyor. Çorak bir iklimden yeşilin yoğunlaştığı dağ köylerine ilerlerken bir yol ayrımına geliniyor. Sola doğru ilerleyen yolun, AKP Milletvekilinin köyüne gittiğini belirten bölge halkı, yolun özel yapım olduğuna da dikkat çekiyorlar. Büyük Keşlik köyüne yaklaştıkça yolun daha da bozuk olduğu hissedilebiliyor. Köyün girişinde “Nesimi Baba” türbesi ile tarihi bir çok yapı, gelen yolcuları karşılıyor.

    Üç yıldır Büyük Keşlik Köy Muhtarlığı görevini yapan Erdoğan Kılıç ile yaşadıkları zorlukları konuştuk. Köylerinin dışarıdan çokça tanınıp bilindiğine vurgu yapan Kılıç, Nesimi Dede’nin Şıh Çoban neslinden geldiğini ve köylerinde birçok yatırın da olduğunu söyledi. Kılıç, köylerinin Dersim merkezli Şıx Çoban Ocağı’na bağlı olduğunu ifade ederek, bu nedenle dışarıdan çok fazla ziyaretlerin olduğuna işaret etti.

    “CEMEVİNİN İBADETHANE SAYILMAMASI EKSİKLİK”

    “Dışarıdan gelen gidenimiz hiç eksik olmaz” diyen Muhtar Kılıç, türbe ve yatırların yanı sıra köylerinde Milattan Önce olduğu söylenen yapıların da bulunduğunu belirtti. Kılıç, yerel yönetimlerin, mevcut kültürel zenginliği korumak adına köylerine yeteri hizmeti sunmadığını ifade ederek şunları aktardı:

    “Yıllardır dile getirilen taleplerimiz karşılanmadı. Ama bu yıl cemevini boyatmak için İçişleri Bakanlığı’nın desteğiyle bir nebze destek verildi. Ama tabii ki destek verildiği kadar zarar da veriliyor. Bize gelerek ‘Cemevi hakkında sizlerin ne gibi talepleriniz var?’ diye sordular. Biz de tadilat, tamirat gibi sorunlarımızın olduğunu söyledik. Eksikler tam anlamıyla karşılanamadı ama belirli bir bütçe yardım edildi. Kalanı da biz kendimiz yaptık.
    Bize ‘Eksikleriniz nedir?’ diye sorduklarında benim için en büyük eksiğin cemevimizin ibadethane olarak sayılmaması konusu olduğunu söyledim. Yani bana yaptıkları boyanın bir anlamı yok. Bunu da dile getirdim. Onlar da bu konuda çalışmalarının devam ettiklerini söylediler sadece. Bizim en büyük sorunumuz cemevlerinin ibadethane sayılmaması.”

    “ALEVİ KÖYLERİ YOL HİZMETİ ALAMIYOR”

    Mevcut siyasal iktidarın Alevi sorununun çözümünde yetersiz olduğunu ifade eden Muhtar Kılıç, yeterli yol hizmeti alamadıklarının altını çizdi. “Yol sorunumuz çok eskiden beri devam ediyor” diyen Erdoğan Kılıç, şunları kaydetti:

    “Bu sorun ağırlıklı olarak Alevi köylerinde var. Diğer köylerde insanların, hayvanlarını götürdüğü yere kadar kilit taşı var ama bizim ulaşım yapacağımız hiçbir yerde kilit taşı yok. Talepte bulunduğumuz zaman ‘bütçe yok’ gibi bahanelerle bizi başlarından göndermeye çalışıyorlar. Ama bizler mücadelemize devam ediyoruz. Yollarımızın asfaltlanmasını istiyoruz. Çünkü burası çok büyük bir köy. Dışarıdan da çokça bilinen bir köy. Yatırlarımız, ibadethane ve türbelerimiz var. Yazın o nedenle yoğun ziyaretler oluyor.

    ALEVİ KÖYLERİNDEKİ ÇEVRE TALANINA BİR ÖRNEK DAHA!

    Köyümüzde bir de taş ocağı sorunu var. Köylüler olarak biz bu faaliyete karşı geldik. Vali ve kaymakama kadar çıktık. Çorum’un bütün yetkilileri ile görüştük ama bize bir cevap gelmedi. Ocaktan kum çıkartmaya çalışıyorlar, o da tarım arazilerine ve hayvancılığa çok büyük zarar verdiği için biz bu ocağın yapılmasını istemiyoruz. Ocak 3 yıl önce faaldi ancak şu anda tekrar  faaliyete başlamak için Çevre Bakanlığı’ndan ÇED (Çevresel Etki Denetleme) raporu hazırlanıyor. Köylüler olarak biz de bu ÇED raporlarına karşı dilekçemizi verdik. Buraya bir heyetin geleceğini, tekrar bizimle görüşeceklerini söylediler.”

    Erdoğan Kılıç, köylerine ve kültürel değerlerine sahip çıkmak adına göç eden halka da seslenerek son olarak şu çağrıda bulundu:

    “Cemlerimizi yapmamızdaki sebep; Alevi gençlerimiz daha çok gelsin ve örf-adetlerimizi öğrensin. Ama insanlar köyden uzaklaştığı için kimi sıkıntılar yaşıyoruz. Durum böyle olunca İçişleri Bakanlığı gelip senin cemevine sahip çıkmaya çalışıyor! Değerlerimize daha çok sahip çıkmamız lazım. Özellikle Avrupa’da yaşayan köylülerimizin buralara daha fazla sahip çıkmasını istiyoruz. Bizler burada dedeler, dernek başkanları ve köylüler olarak mücadele ediyoruz ama birçok yerde yetersiz kalıyoruz. Hayat şartları insanları zorluyor. Köyümüze gelip buraların canlandırılması gerekiyor. Örneğin taşocağı mücadelesi veriyoruz ama köylüler ortada yok.”

    Eren GÜVEN / ÇORUM

  • Büyük Keşlik köyünde Abdal Musa birlik cemi yapıldı-VİDEO

    Büyük Keşlik köyünde Abdal Musa birlik cemi yapıldı-VİDEO

    PİRHA – Çorum’un Büyük (Nesimi) Keşlik köyünde Abdal Musa birlik cemi yürütüldü. Pir İbrahim Kete, siyasal iktidarın asimilasyon politikalarına dikkat çekerek “Alevilerin varlıkları yok edilmek isteniyor. Hakikatinden uzaklaştırılmış Alevilik yaratılmak isteniyor. Rıza Şehri’nde yaşayanlar bu hale mi düşmeliydi? Maaş almak, pasaport edinmek utançtır” dedi.

    Çorum’un Alaca İlçesi Büyük Keşlik köyünde Abdal Musa birlik cemi yürütüldü. Şıx Çoban Ocağı Evladı Pir İbrahim Kete’nin yürüttüğü cemde, Şıx Çoban Ocağı Evlatlarından Garip Aygün, Haydar Aygün, Sultan Aygün, Çelebi Aygün ve Ağuçan Ocağı Evladı İsmail Şahin posta oturdu. Hasan Yavuz’un da zakirlik hizmeti yürüttüğü ceme ilgi bir hayli yoğun oldu.

    Dede Garip Aygün, köylerinde ilk kez bir ananın posta oturduğunu belirterek, kadınlar da cem hizmetinde posta oturması gerektiğini söyleyerek “Bazı İslamcı dedeler, anaları posta oturtmak istemez. Ben o İslamcı dedelere saygı duyamam. Bizler Aleviliği annelerimizden öğreniyoruz. Bugün posta bir anamızın oturması sebebiyle gurur duyuyorum. İsterim ki gençlerimiz de 12 hizmeti bilsin. Ancak maalesef bu konuda çok eksiğiz. Bunda biz dedelerin de eksiği var” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK EŞİTLİKÇİ, ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR YOLDUR”

    Pir İbrahim Kete ise Alevi inancında cins ayrımının olamayacağının altını çizdi. Pir Kete, inanca dönük iktidar baskısına da işaret ederek şu konuşmayı yaptı:
    “Bizler zulmün binlercesine uğradık. Bizler hakikat arayışında derisi yüzülen, darağacına uğrayan canlarız. Dışlanmış, horlanmış, ahlak dışı olarak tanımlanmış canlarız. Bizler, tanrıyı kendi özümüzde görenleriz. Zalimin sofrasına asla oturmayız. Bizler güvercin donundan gelerek barışı savunduk. Bizler hakikat yolcularıyız. Bizler emeği kutsayanlarız. Bizler asla coğrafyalara, bir tek kelimeye de sığmayız. Bizim Yol erkanımızda doğa dengesi vardır. Ana Fatma’dan şefaat bekleyen, cins ayrımı görmeyen bir yoldur bizimki. Bugün Aleviliği bir mezhebe bağlamak Aleviliği sınırlamaktır. Yani Yol’umuz mazlumların yoludur. Bizler evrensel mesajları ilke edinenlerdeniz. Din, dil, ırk üzerinden siyaset yapmadık. Bugün Alevi öğretisini, Yol erkanını bugüne getiren en önemli unsurlar Yol önderlerimizdir. Bu Yol, erkan cümleden uludur. Pirler eğer yanlış yaparlarsa hesap sorulur. Hiçbirimiz birimizden üstün değiliz. Bu kapıdan içeri girildiğinde erkek, kadın ayrımı olmaz. Bu Yol kıldan ince kılıçtan keskindir. Eşitlikçi, özgürlükçü bir yoldur bu. Ama bugün inancımızı kendi çıkarları doğrultusunda götüren, kendi cennetini mazlum Aleviler üzerinde kuranlar asla bizden değildir.”

    “HİLEYE KARŞI SEYİT RIZA OLMAK GEREKİR”

    Pir İbrahim Kete, günümüzde Aleviliğin yok edilmek istendiğini vurgulayarak “Bu yol gönül yoludur. Bugün cem olup cemal cemale durmak, sorunlarımızı çözmek varlık nedenimizdir. Pir Sultan, ‘Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır’ derken özgürlük ve hakikat mücadelesine işaret ediyor. Bugün Hızır Paşalara karşı Pir Sultan, yalana, hileye karşı Seyit Rıza olmak gerekir. Eğer bu çerçevede bir yaşam tesis edilmezse ikrardan dönülmüş olunur. Sonucu da asimilasyondur” diye konuştu.

    “MAAŞ ALMAK, PASAPORT EDİNMEK UTANÇTIR”

    Pir Kete, Alevilik adına hizmet yürüttüğünü ifade edip iktidarın yanında yer alan dedeleri de eleştirerek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Ama bugün Pir Sultan gibi, Hallac-ı Mansur gibi ‘Enel Hakk’ diyen, gri pasaportlara meyil etmeyen, insan-i kamil olmayı hedefleyen duruş olmalıdır. Ama bugün Aleviler adına hareket ettiğini söyleyenler, zehiri şerbet edip içmesini bilmeliler. Alevilerin varlıkları yok edilmek isteniyor. Hakikatinden uzaklaştırılmış Alevilik yaratılmak isteniyor. Her gün can evinden vuruluyoruz. Rıza Şehri’nde yaşayanlar bu hale mi düşmeliydi? Maaş almak, pasaport edinmek utançtır.
    Yolumuz Şahı Merdan Ali yoludur. Yolumuz zulme karşı İmam Hüseyin gibi dik duranların yoludur. Yolumuz yetmiş iki millete bir nazardan bakmıştır. Bir Alevi dedesinin istemleri insanlığa yönelik olmalıdır. Bugün Dört Kapı Kırk Makam’dan bahsediyoruz. Burası sorgu yeridir. Biz hiçbir zaman hakikati o dünyada aramayız. Bizim hakikatimiz bu dünyadır. Ama bugün pir, mürşidini tanımayıp, müsahip olmayanlar posta oturuyor. İşte böyle olunursa karanlıkta kalırız. Sizi ceddim Şıx Çoban, Ocağım Ağuçan ile selamlıyorum.”

    Cemin devamında Zakir Hasan Yavuz’un seslendirdiği deyişlerle birlikte 12 hizmet görüldü. Yürütülen cem ardından lokmalar dağıtıldı.

    PİRHA/ÇORUM