Etiket: siyasiler

  • Prof. Dr. Aziz Yağan: Siyasiler, Alevi inancının ve mekanlarının kurallarına uymalıdır

    Prof. Dr. Aziz Yağan: Siyasiler, Alevi inancının ve mekanlarının kurallarına uymalıdır

    PİRHA- Prof. Dr. Aziz Yağan, cemevlerinin siyasi partilere ve diğer dinin temsilci ve mensuplarına eşit mesafede durabilmesi gerektiğini belirterek, “Devlet görevlileri, siyasi partilerin ve diğer dinlerin temsilcileri de Alevi inancının ve mekanlarının kurallarını kabullenme ve uyma konusunda kendiliklerinden hassasiyet gösterebilmelidir” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’ta bulunan Hüseyin Gazi Cemevi’ne gelmesi ve cemevinin yeniden dizayn edilmesi sonrası Aleviler başta olmak üzere kamuoyundan tepkiler yükseldi.

    Bir tepki de Prof. Dr. Aziz Yağan’dan geldi.

    “CEMEVLERİMİZ SİYASİ GÖSTERİŞLERİN MEKANI HALİNE GETİRİLMEMESİ GEREKMEKTEDİR”

    Yağan, “Cemevlerimiz Alevileri inançlarını yerine getirmesi için bir araya getiren mekanlardır. Cemevlerimizdeki kurallar ve işleyişin geleneklerimize göre sürdürülmesi pirlerimizin ve Cemevi yönetimlerinin kontrolünde ve sorumluluğundadır” dedi.

    “Cemevlerimiz siyasi açıklamaların, çekişmelerin, gösterişlerin mekanı haline getirilmemesi gerekmektedir” diyen Prof. Dr. Yağan, şunları kaydetti:

    “Pirlerimiz ve Cemevleri yönetimlerimiz tarihsel hoşgörümüz ve nezaketimiz nedeniyle siyasi konuklarımızı kırmamaya özen gösteriyor olabilir. Ancak, Alevi olan ve Alevi olmayan toplumlarda yanlış anlaşılmalara neden olabilecek durumlara karşı dikkatli olmak gerekmektedir. Her bir Alevi, Cemevlerimizin inanç mekanlarımız olduğu gerçeğinden ödün vermemelidir.

    “SİYASİLERDEN ORUÇ AÇMALARA SİYASİ KİMLİKLERİNİ ÖNE ÇIKARARAK KATILMAMALARI İSTENMELİ”

    Cemevi yöneticileri Cemevini ziyarete gelen, oruç açmaya katılan devlet görevlilerinin, diğer dinlerin ve siyasi parti temsilcilerinin Pirlerin yerine oturmalarına, siyasi açıklama yapmalarına, Aleviler adına konuşmalarına, Aleviymiş gibi konuşmalarına, Alevilere seslenmelerine, iktidarın, muhalefetin eleştirilmesine ya da övülmesine izin vermemelidir. Siyasilerden oruç açmalara siyasi parti kimliğini öne çıkararak katılmamaları, konuşma yapmamaları rica edilebilir.”

    Prof. Dr. Aziz Yağan, cemevlerinin siyasi partilere ve diğer dinin temsilci ve mensuplarına eşit mesafede durabilmesi gerektiğini belirterek, “Devlet görevlileri, siyasi partilerin ve diğer dinlerin temsilcileri de Alevi inancının ve mekanlarının kurallarını kabullenme ve uyma konusunda kendiliklerinden hassasiyet gösterebilmelidir” dedi.

    Yağan şöyle devam etti:

    “Yine iftar masraflarını Alevilerden başkasının karşılayamayacağı ve cem törenine de Alevi olmayanların katılmaması kurallarımız da diğer dinlerden konuklarımıza kırmadan izah edilmeli ve bu kurallara uyulması rica edilmelidir. Sadece pirlerimiz, Cemevi yöneticilerimiz değil, her bir Alevi, inancımızın gerektirdiği kuralların ve geleneklerin korunmasında, sürdürülmesinde sorumluluk sahibidirler. Bir yanlış uygulama, yanlış bilgi, yanlış izlenim, yanlışı önemsememe başka yanlışlara neden olabilir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AİHM, KCK Ana Davası’nda Türkiye’yi mahkum etti

    AİHM, KCK Ana Davası’nda Türkiye’yi mahkum etti

    AİHM, 2009’da Kürt siyasetçilerinin yargılandığı KCK Ana Davası’nda “uzun süreli tutukluluk” ve “etkin savunma hakkının engellenmesi” nedeniyle Türkiye’yi tazminata mahkûm etti. Kararı değerlendiren başvurucuların avukatı Yalçındağ, “Haklılığımız bu kararla açığa çıktı” dedi.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ‘KCK/Türkiye Meclisi’ soruşturması kapsamında tutuklanan 83 Kürt siyasetçinin 18 ay boyunca hâkim karşısına çıkarılmadan tutuklu kalmaları, 15 ay boyunca dosyada ‘gizlilik’ kararı bulunması nedeniyle tutuklamaya etkin itirazda bulunamadıkları için “özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiği” gerekçesiyle yaptığı başvuruyu karara bağladı.

    AİHM, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ‘Özgürlük ve Güvenlik Hakkı’ başlığını düzenleyen 5. Maddesi’nin 4. Fıkrasını ihlal ettiği hükmüne vardı.

    HER BAŞVURUCU İÇİN AYRI TAZMİNAT

    AİHS’nin 5. Maddesi’nin 4. Fıkrasını düzenleyen “Yakalama veya tutuklu durumda bulunma nedeniyle özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, özgürlük kısıtlamasının yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar vermesi ve yasaya aykırı görülmesi halinde kendisini serbest bırakması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir” hükmü doğrultusuna karar veren AİHM, her başvurucu için Türkiye’yi ayrı ayrı tazminata mahkum etti.

    Türkiye’yi her bir başvurucu için 250 euro tazminata mahkum eden AİHM, toplamda Türkiye’yi 2 bin 750 euro tazminata mahkum etti.

    AİHM’in kararını değerlendiren başvurucuların avukatlarından Reyhan Yalçındağ, Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) 100’e yakın belediyeyi kazanmasının ardından belediye başkanları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve insan hakları savunucularının “KCK şehir yapılanması” adıyla yürütülen operasyonla tutuklandığını, söz konusu operasyonun Kürt siyasetine yapılan geniş çaplı operasyonların ilki olduğunu hatırlattı.

    AYM BAŞVURUYU REDDETTİ 

    Müvekkillerinin yaşadığı ihlalleri yargıya taşıdıklarını, ancak o dönemde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruya ilişkin yasal düzenleme yapılmadığı için davayı AİHM’e götürdüklerini ifade eden Yalçındağ, AYM’ye bireysel başvuru yolunun açılmasıyla AİHM’de devam eden davayı taşıdıklarını AYM’nin başvuruyu reddettiğini belirtti.

    AİHM’e, “kişi güvenliği ve özgürlüğü”, “adil yargılanma”, “serbest seçilme hakkının ihlali” ile tutukluluğun siyasi nedenlerle yapıldığı gerekçesiyle başvuruda bulunduklarını kaydeden Yalçındağ, başvurularının dayanağını dosyadaki gizlilik kararının 15 ay sürmesi, tutuklandıktan sonra müvekkillerinin 18 ay boyunca hakim karşısına çıkarılmaması, tutukluluğa devam kararlarının duruşmasız ve dosya üzerinde verilmesi, operasyonun yürüten kolluk güçlerinin ile yargılamayı yapanların FETÖ’den kamu görevlerinden ihraç edilmiş olmasının oluşturduğunu vurguladı.

    KARAR KEYFİ İHLALİ ORTAYA KOYDU 

    Yapılanın Kürt siyasetine bir kumpas olduğunun defaten mahkeme salonlarında dile getirdiklerini ancak dikkate alınmadıkları söyleyen Yalçındağ, “Bu haklılığımız bu kararla açığa çıktı. Mahkeme verdiği kararla Türkiye’nin 5 sene boyunca KCK ana dava dosyasındaki tutuklu yargılamalarla ilgili Sözleşmenin 5/4 maddesiyle düzenlenen kişi güvenlik ve özgürlük hakkının keyfi bir şekilde ihlal edildiğini ortaya koydu” dedi.

    Yalçındağ, AİHM’in AİHS’nin 5’inci maddesinin “Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır. Aşağıda belirtilen haller ve yasada belirlenen yollar dışında hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” hükmünü içeren 1’inci fıkrasına yaptıkları itirazın kabul edilmemesini ise eleştirdi.

    Yalçındağ, “Bu dosyada makul şüphe olmadan, dosyadaki muhteviyat söylenmeden ‘KCK üyesi misiniz?’ diye tek bir soru sorularak tutuklama yapıldığı halde, mahkemenin bunu makul şüphe varmış gibi Sözleşme’nin 5/1 maddesiyle alakalı bir değerlendirme yapmaması da eleştiri konusudur” dedi.

  • Dersim SES’ten gözaltılara tepki: Arkadaşlarımız serbest bırakılsın

    Dersim SES’ten gözaltılara tepki: Arkadaşlarımız serbest bırakılsın

    PİRHA – Sabah saatlerinde Ankara, İzmir, İstanbul gibi illerde sendikacı ve demokratik kitle örgütü yöneticisi ve üyelerine yönelik gözaltılara tepki gösteren SES Dersim Şubesi, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. 

    Ankara’da KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen yöneticilerinin ve HDP Ankara il ve ilçe yöneticilerinin evlerine sabah saatlerinde yapılan polis baskınında çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

    Gözaltılara tepki gösteren Dersim SES Şubesi basın açıklaması yaptı. Açıklamayı SES Dersim Şube Başkanı Nurşat Yeşil okudu. Açıklamada, OHAL uygulamaları ve hukuksuzluğun artarak devam ettiği belirtilen açıklamada, her gün gözaltıların olduğu vurgulandı.

    Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte Ankara, Adana, Samsun, Diyabakır ve İstanbul’da yapılacak mitin öncesi iktidarın harekete geçtiği belirtilen açıklamada, SES, Tüm Bel-Sen, Haber-Sen ve çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü yöneticisi, üyesi ve avukat evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alındığı kaydedildi.

    “BASIN AÇIKLAMALARI ANAYASAL HAKKIMIZDIR”

    İktidarın gözaltı ve tutuklamalar yöntemiyle muhalif kesimleri sindirmeyi hedeflediği belirtilen açıklamada, şunlar belirtildi:

    “İktidarlarını sürdürmek ve faşizan politikalarına meşruiyet kazandırmak için demokratik eylem ve etkinliklere katılmamız yasa dışı faaliyetlermiş gibi sunuluyor. Toplantı ve gösteri hakkımızın kullanımı valiliklerin ya da idarecilerin insafına bağlı değildir. Valilerin keyfiliklerine uymak zorunda değiliz. Anayasaya aykırı yasaklara ve talimatlara uyma yükümlülüğümüz yoktur.

    Basın açıklamalarına, mitinglere katılım, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki paylaşımlar ve benzeri demokratik eylem ve etkinlikler anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükler kapsamındadır. Bu nedenle değil gözaltına alınmak, soruşturma açılması dahi anayasa ihlalidir.”

    “BARIŞ TALEBİ SUÇ UNSURU GÖRÜLÜYOR”

    Gözaltına alınanların 2016 yılında SES’in sağlık ve yaşam hakkını savunmak amacıyla Ankara Sakarya Caddesinde gerçekleştirilen ve barış talebinin ifade edildiği Beyaz Bayrak eylemine katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındıkları kaydedilen açıklamada, barış talebinin suç unsuru olarak görülmesinin kabul edilmez olduğunun altı çizildi.

    Türkiye’de ve bölgede çatışmaların her gün biraz daha tırmandığı bir süreçte barış talebini dile getirmenin insani bir talep olduğu vurgulanan açıklamada, emekçilerin mücadeleye devam edecekleri belirtilerek, gözaltıların serbest bırakılması istendi.

    PİRHA/DERSİM

  • Siyasiler oylarını kullandı

    Siyasiler oylarını kullandı

    Türkiye’de seçmen sandık başına gitti. Hem cumhurbaşkanını hem de milletvekilini seçiyor. Siyasiler de sabah saatlerinde oylarını kullandı. 

    3 Kasım 2019’dan 24 Haziran 2018’e çekilen Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekilliği seçimi için Türkiye sandık başına gidiyor. Saat 08.00’de başlayan oy kullanma işlemi saat 17.00’de sona erecek.

    CUMHURBAŞKANI MUHARREM İNCE

    CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce oyunu Yalova’da Saffet Çam İlkokulu’nda kullandı. İnce, eşi, oğlu ve geliniyle birlikte oy kullandı. 1118 nolu sandıkta oyunu kullanan İnce, “Hayırlı uğurlu olsun vatana millete. En iyisi neyse o olsun. Şimdi Ankara’ya gidiyorum. Akşam YSK’nın önünde olacağım” dedi.

    HDP CUMHURBAŞKANI ADAYI SELAHATTİN DEMİRTAŞ

    HDP’nin 4 Kasım 2016’dan bu yana cezaevinde tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, oy verme işlemini gerçekleştirdi. Kişisel sosyal medya hesabından oy verdiğini duyuran Demirtaş, “Herkesin sandığa giderek ülkenin geleceği için, tercihini demokrasiden yana kullanmasını diliyorum. Oy verme işleminin sakin ve huzurlu bir ortamda tamamlanmasını umuyorum” dedi.

    Öte yandan Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş da saat 08.15’de oyunu ilk kullanan vatandaşlardan oldu. Başak Demirtaş, “Bugün çok erkenden gelip oyumu kullandım. Çünkü bugün çok güzel bir  gün olacak inanıyorum. Çok heyecanlıyım. Yıllardır yaşadığımız haksızlığa ve hukuksuzluğa son vermek bugün itibari ile artık bizim elimizde” diye konuştu.

    CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da oyunu kullandı.

    İYİ PARTİ GENEL BAŞKANI MERAL AKŞENER

    İyi Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener oyunu saat 10.30’da Beylerbeyi’ndeki Hacı Sabancı Anadolu Lisesinde kullandı. Akşener, “Bu seçimlerin hem hayırlı olmasını hem gerçekten seçmenin hür iradesini yansıtmasını diliyorum” dedi.

    Meral Akşener oy kullandıktan sonra çıkışta yaptığı açıklamada “Çok farklı seçime gittik, gidiyoruz. Hem partili cumhurbaşkanını hem milletvekili seçiyoruz. Allah hayırlı uğurlu etsin. Demokrasilerde herşey tartışılabilir ama bir tek hür idaredeyle seçmenin verdiği yaptığı tercihin sandık sonuçlarına itiraz edemezsiniz. En önemli kelimede hür iradedir. Bu seçimlerin hem hayırlı olmasını hem gerçekten seçmenin hür iradesini yansıtmasını diliyorum” dedi.

    HDP Eş GENEL BAŞKANI SEZAİ TEMELLİ

    HDP Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Adayı Sezai Temelli, oyunu seçim bölgesi olan Van’da Cumhuriyet Lisesi’nde kurulan 1068 nolu sandıkta kullandı.

    Temelli, “Türkiye’nin her yerinde sandıklara sahip çıkıyoruz. Bugün güzel bir gün, umut dolu bir gün. Bu umudu umuyorum ki bugünden yarına taşıyacağız. Şu an sandık güvenliği ile ilgili bize gelen aksi bir durum yok. Türkiye her şeye rağmen demokratik bir seçim gerçekleştirecektir” dedi.

    BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM

    Başbakan Binali Yıldırım, İzmir’deki annesinin adını taşıyan Bahar Yıldırım İlkokulu’nda 2354 nolu sandıkta oyunu kullandı. Yıldırım, “Oyumuzu kullandık. Vatandaşlık görevimizi yaptık. Memleketimiz için, milletimiz için hayırlı olsun. Biliyorsunuz bu seçimlerde hem cumhurbaşkanını hem de milletvekilerimizi sçeiyoruz. Yeni sistemde Türkiye yeni hedeflere yeni umutlara istikrar ve güven içerisinde ilerlemeye devam edecek.”