PİRHA- ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, sabah saatlerinde kaldığı eve baskın yapılarak gözaltına alındı.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), DİSK/LİMTER-İŞ, Polen Ekoloji ve BEKSAV’a dün yapılan baskında ESP Eş Genel Başkan Murat Çepni’nin de aralarında bulunduğu en az 100 kişi gözaltına alındı.
Bugün sabah saatlerinde ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, kaldığı eve baskın yapılarak gözaltına alındı. Aynı saatlerde ESP İl binasında da arama başlatıldı.
PİRHA – Kadınlar, boşanma aşamasında olduğu erkek Adem Külah tarafından katledilmek istenen Sibel Külah için mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu.
Antep’in Merveşehir mahallesinde oturan Sibel Külah, boşanma aşamasında olduğu Adem Külah tarafından dövülerek bayıltılmış, sonrasında koli bandıyla bağlanarak başında aşağı kezzap dökülerek katledilmek istenmişti.
“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLMEK ERKEK EGEMEN ZİHNİYETİNE CESARET VERİYOR”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Antep İl Eş Başkanı Hatice Sönmez, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmesinin erkek egemen zihniyetine cesaret verdiğini belirterek şunları ifade etti:
“Sibel arkadaşın yaşadığı olay aslında bize yabancı değil. Baba şiddeti, erkek arkadaş şiddeti, koca şiddeti, sokakta yürürken şiddete uğruyorlar. Bu da kadınların uğradığı şiddetlerden biri.”
İktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilmesi ile erkek egemen zihniyetine cesaret verdiğini vurgulayarak, “Şiddet uyguluyor, öldürüyor ya da evliyken kadını eve hapsediyor. Hem maddi hem manevi hem psikolojik şiddete başvuruyor. Kadın sesini çıkarınca da ya ölümle ya da yakınlarını öldürmekle tehdit ediyor. Fail, mahkemede kravat takınca, takım elbise giyince bir de birazcık saygılı konuşunca iyi hal indiriminden yararlanıyor ve birkaç ay cezaevinde yatıp tekrar çıkıyor” diye konuştu.
“SİBEL’İN AİLESİ SUSTURULMAYA ÇALIŞILIYOR”
Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Antep Temsilcisi Endam Hatice Özaslan, Sibel Külah’ın ailesinin susturulmaya çalışıldığına dikkat çekerek, “Aile Bakanlığı tarafından ‘bu olay inceleme altında, herhangi bir yere basın açıklaması, röportaj, dayanışma içerisinde bulunmayın’ diye belirtmişler. Sibel eşi taraf tarafından saatlerce şiddete uğrayarak eli, ayağı, kolu koli bandıyla bantlanıyor ve eşi tarafından kafasına kezzap dökülüyor. Sibel’in katledilmesi öngörülüyor yani. Biliyoruz ki bunu cesaretlendiren devlet politikasıdır. Bugün kadın hakları tanınmıyorsa, İstanbul Sözleşmesi çıkarıldıysa, kolluk kuvvetleri ve devlet tarafından erkekler korunuyorsa kadınların bugün de ‘bir kadın öldü’ demesi, normalleştirilmek isteniyor” dedi.
“DİRENİŞİMİZ SÜRECEK”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Antep Temsilcisi Tuğba Aşık ise iktidarın erkek şiddetini meşrulaştıran sistematik politikalar ürettiğini belirterek, “ İktidar arabuluculuk, aile yılı, kutsal aile gibi şeylerden söz ederek kadınları ailenin içine hapsetmeye çalışıyor.Biz artık erkekleri cesaretlendiren sistematik politikalardan vazgeçilmesini istiyoruz. Sibel için de, Rojin için de, Ayşe için de; hepsi için direnmeye devam edeceğiz. Erkek egemen sistem yerle bir olana kadar da direnişimiz sürecek” ifadelerine yer verdi.
PİRHA – 27 Şubat’ta İstanbul’da ve İzmir’de yapılan ev baskınlarında Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Partizan üyelerinin gözaltına alınması protesto edildi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) İstanbul’daki Genel Merkezi binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni ile ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü’nün yanı sıra HDK, Kaldıraç ve Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TİD) üyeleri katıldı.
“HAPİSHANELER ÜZERİNDEN TOPLUM TESLİM ALINMAYA ÇALIŞILIYOR”
Toplantıda ilk olarak konuşan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, eşitlik, özgürlük ve hak talep edenlere dönük özellikle 2015 yılında devreye konulan “Çöktürme Planı” ile “faşist” bir saldırı furyasının başlatıldığını belirtti. Tümüklü, “Aslında kendi içerisinde bu operasyonların bir hedefi var. 2016’da itirafçı saldırısıyla başladığında örgütlü mücadeleyi dağıtmaya çalışan, örgütlü mücadelenin içini boşaltmayı amaçlayan bir saldırı furyası vardı. Bugün yeni bir furya var. Bu furya 2016’dan bu yana cezaevlerindeki tutuklu yakınlarına, yoldaşlarına ziyarete giden insanların yargılandığı bir furya. 25 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecrit politikasında deneyim kazanan faşist rejim bugün gelinen aşamada hapishaneler üzerinden toplumu teslim almayı düşünüyor” diye belirtti.
Tümüklü, tecrit ile sol sosyalist kesimlere dönük saldırılara karşı daha güçlü örgütlenerek, mücadele edeceklerinin altını çizdi.
“BUGÜNE KADAR İRADEMİZİ KIRAMADILAR, KIRAMAYACAKLAR”
Ardından söz alan SKM MYK Üyesi Leyla Can ise şunları ifade etti:
“8 Mart öncesi yapılan bu saldırıların özel ve kadın özgürlük hareketine olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu toprakların en güçlü hareketlerinden biri olan kadın özgürlük mücadelesini bastıramayan erkek egemen devlet saldırılarını arttırarak kadın özgürlük mücadelemizi bastırmaya çalışıyor. Buradan bir kez daha belirtelim, bugüne kadar bu iradeyi kıramadılar, bundan sonrada kıramayacaklar.”
“SİYASİ OPERASYONDUR”
Ardından konuşan DEM Parti İBB adayı Meral Danış Beştaş, DEM Parti PM üyesi Sıtkı Güngör’ün gözaltına alındıktan sonra iktidara yakın medya tarafından hedef haline getirildiğini belirterek,“Yandaş medya Sıtkı Güngör arkadaşımız hakkında yargılamayı yaptı, soruşturmayı bitirdi ve hükümlü hale getirdi. Hakkında henüz hüküm olmadan, daha gözaltında iken iktidar yanlısı medya tarafından Sıtkı Güngör ‘yasadışı örgüt üyesi’ ilan edildi. Bu kendi hukuklarına saygı duymayan, kendi anayasalarını çiğneyenlerin yeni yöntemi ve maalesef uzun süredir bu yöntem kullanılıyor. Yaşanılanlar siyasi operasyondur. Halkımızla olmaya ve bu mücadeleyi yürütmeye devam edeceğiz. Gözaltına alınan Ezgi Gürbüz ve Sıtkı Güngör seçim çalışmalarını yürüten arkadaşlarımızdı. O yüzden bu gözaltılar seçim çalışmalarımızı da engellemeye dönüktür” dedi.
“BU SİSTEMATİK İŞKENCEDİR”
Ardından gözaltı esnasında polis şiddetine maruz kalan SGDF üyesi Mazlum Ortaç söz alarak şunları belirtti:
“Bu sistematik işkencedir, daha önceki süreçlerde de arkadaşlarımıza uygulandı. Faşizm, bu işkencelerle diz çökmemizi istiyor. Ama onlara boyun eğmeyeceğimizi ve irademizi kıramayacaklarını söylüyor, birleşik devrimci gençlik mücadelesini büyüteceğimizi belirtiyoruz.”
PİRHA- Bugün sabah saatlerinde sosyalistlerin ev baskınlarıyla gözaltına alınmasına tepki göstermek için Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya gelen çok sayıda kadın gözaltına alındı.
İzmir ve İstanbul’da sosyalistlere yönelik operasyonda Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Genel Sözcüsü Tanya Kara, SKM Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Ezgi Gürbüz, Genel Meclis üyeleri Meliha Kayacı ve Hacer Elçin’in gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen çok sayıda kadın Kadıköy Süreyya Operası önünde buluştu.
Aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Kırkyama Kadın Dayanışması, FeminAmfi ve DEM Parti Kadın Meclisi’nden kadınların da bulunduğu çok sayıda kişi, Süreyya Operası önünde Kaymakamlık’ın yasaklama kararı gerekçe gösterilerek polis ablukasına alındı.
Basın emekçileri darp edilerek ablukanın dışına atılırken, kadınlar polis saldırısına “Yaşasın kadın dayanışması”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz” sloganlarıyla yanıt verdi.
Kadınlar abluka içinde işkence görürken, etrafta bulunanlar da polise tepki gösterdi. Öte yandan eyleme katılmak isteyen çok sayıda kadın da engellendi.
PİRHA – Cezaevlerinde süren eylemlere dışarıdan destek verip dönüşümlü açlık grevi yapan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni (PSAKD) ziyaret etti. Genel Başkan Gani Kaplan, “İnancımız gereği nerede bir mazlum var ise yanında yer almak gibi görevimiz var” dedi.
ESP, SKM VE SGDF üyelerinin, tecridin kaldırılması amacıyla cezaevlerinde sürdürülen eylemlere destek amaçlı yaptıkları süreli dönüşümlü açlık grevleri devam ediyor.
ESP, SKM VE SGDF üyeleri, cezaevlerinde süren açlık grevleri konusunda kamuoyu yaratmak amacıyla PSAKD’yi ziyaret etti.
Genel Başkan Gani Kaplan ve Genel Sekreter Onur Şahin’in karşıladığı grup üyeleri ile görüşme yapılarak, ilgili mercilerin biran önce açlık grevinde bulunanların taleplerine karşılık vermesi gerektiği vurgulandı.
“TECRİT SADECE HAPİSHANELERDE YOK”
Üç günlük açlık grevi eylemi yapan İbrahim Tasman, “Bizler de dışarıda onların sesine ses katmak, dayanışmayı örmek ve kamuoyu yaratabilmek için süreli dönüşümlü açlık grevi eylemi başlattık” diyerek şöyle devam etti:
“Kurum ve siyasi partileri ziyaret edip ortaklaşa neler yapabiliriz diye konuştuk. Çünkü bu tecrit sadece hapishanelerdeki bir durum değil. Hayatımızın her alanına nüfus etmiş bir tecrit var. Bizler de biliyoruz ki hapishanelerdeki tecrit kırılırsa yaşamımızdaki tecrit de kırılacaktır. Sizlerle nasıl kamuoyu yaratıp ortak mücadele hattı çizebiliriz, bunun hakkında fikir alışverişinde bulunmak için bir aradayız.”
“BİZİ ENDİŞEYE DÜŞÜREN BİR SUSKUNLUK VAR”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ise Leyla Güven öncülüğünde başlatılan eylemler konusunda duyarlılıklarını ifade ederek şunları söyledi:
“Bu süreçte bizi endişeye düşüren bir suskunluk var. Bu suskunluk hem Kürt coğrafyasında hem de Batı coğrafyasında görülüyor. Basın da maalesef susmuş durumda. Demokratik kamuoyu da bu konuda duyarsız. Biz inancımız gereği öncelikle insanı yaşatmayı hedef alırız. Yine inancımız gereği nerede bir mazlum var ise onu destekleyip yanında yer almak gibi bir görevimiz var. Bu bize geçmişten gelen tarihi bir misyondur. Konu ile ilgili Adalet Bakanlığı’ndan randevu talebimize cevap bekliyoruz.”
Açlık grevinde olan Helin Yağmur Uci ise demokratik kitle örgütleri olarak birlikte mücadele yürütülmesi gerektiğini ifade ederek “Tek başına bir şeyler yapmaya çalıştığımız zaman sesimiz yetersiz kalıyor. Çünkü sessiz kalan medya ve iktidar var. Bu nedenle yaptığımız bu ziyaretlerin amacı da birleşik bir mücadele yürütmek için çağrıda bulunmaktır” dedi.
1 Mayıs Tertip Komitesi, Kadıköy’de 1 Mayıs bildirisi dağıtan 22 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi, gözaltı ve polis şiddetiyle engellenemeyecek 1 Mayıs için çağrıların sürdürüleceğini belirtti
İstanbul Kadıköy’de ESP, SGDF ve SKM üyelerinin 1 Mayıs’a çağrı amacıyla bildiri dağıtırken polis saldırısıyla 22 kişinin gözaltına alınmasına 1 Mayıs Tertip Komitesi’nden tepki geldi.
Türkiye’nin dört bir yanında 1 Mayıs çağrılarına tahammül edemeyenlerin bu çağrıları gözaltılarla engellemeye çalıştığını ancak 1 Mayıs’ın gözaltı ve polis şiddetiyle asla engellenemeyeceğini söyleyen tertip komitesi, “Gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyor, kendileriyle dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyoruz” dedi.
Tertip komitesi, 1 Mayıs’a kadar her gün, her sabah işe giden ve her akşam evine dönenlere, genci ve yaşlısıyla, kadın ve erkeğiyle, şarkı ve türkülerle, el ele, kol kola, omuz omuza 1 Mayıs çağrılarının ulaştırılacağının altını çizdi.