Etiket: soğan

  • Patates ve soğanları cihatçı dernekler mi dağıtıyor?

    Patates ve soğanları cihatçı dernekler mi dağıtıyor?

    PİRHA-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘dağıtacağız’ dediği patates soğanları Kaymakamlıklar eliyle cihatçı derneklerin dağıttığı iddia edildi. Küçükçekmece’de yaşayan Savaş Türkoğlu adlı yurttaş, kaymakamlıktan yardım istediğini ancak kapısına Fetih Gençlik Derneği’nden geldiklerini söyledi. Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ise konuya ilişkin bir bilgilerinin olmadığını ifade etti. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Nisan günü yaptığı açıklamayla çiftçinin elinde kalan ve depolarda çürümeye terk edilen patates ve kuru soğanın alınarak, ihtiyaç sahibi ailelere bedelsiz olarak dağıtılacağını açıklamıştı.

    Ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından alımı yapılan patateslerin ve kuru soğanların İl Valiliklerinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla düzenli olarak yardım yapılan ihtiyaç sahibi ailelere bedelsiz olarak dağıtılacağını bildirmişti.

    Patates ve soğanların dağıtımıyla ilgili görüntü ve fotoğraflar ise sosyal medyada tepki çekmiş, Hilvan Kaymakamı Coşkun Doğan’ın bir vatandaşa patates çuvalı verdiği ana ait fotoğraf ile İstanbul Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek’in patates dağıtım töreni düzenlemesi ve Türk Bayrağı asılmış TIR’ların görüntüleri patates dağıtımına tepkinin simgesi olmuştu.

    “KAYMAKAMLIKTAN YARDIM BEKLERKEN CİHATÇI DERNEKTEN GELDİ”

    Patates soğan dağıtımlarının, kaymakamlıkların kendilerini yönlendirdiklerini söyleyen cihatçı dernek ve vakıflar aracılığıyla yapıldığı iddiası gündeme geldi.

    İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde yaşayan Savaş Türkoğlu’nun iddiasına göre kendilerini ‘Fetih Gençlik Derneği üyesi’ olarak tanıtan iki kişi evlerine bir çuval patates getirdi.

    Türkoğlu, yaşananları PİRHA’ya şöyle anlattı:

    “Kaymakamlıktan yardım almak için başvuru yapmıştık. Kaymakamlığa başvuruyu eşim yapmıştı. Daha sonra eşimi aradılar. Arayan kişi dedi ki, ‘Biz Fetih Gençlik Derneği’nden arıyoruz. Kaymakamlık tarafından yönlendirildik. Bir çuval patatesiniz var gelip alır mısınız?’ dediler. Bu dernek cihatçı bir dernek, ben biliyorum.

    Kaymakamlığa sormadık adresimizi ve kişisel bilgilerimizi neden verdiklerini. Yasal mı bilmiyorum. Böyle olduğunu öğrenince biz patates yardımını istemedik. Daha sonra onlar evimize kadar getirdiler. 15-16 yaşlarında iki çocuk getirdi. Fetih Gençlik Derneği’nden olduklarını söylediler. Sadece biz değil tüm mahalleye dağıttılar. Bizi aradılar mahallenizde dağıtım yapıyoruz, sizin de patatesiniz var getirmek istiyoruz dediler ve getirdiler. Bunlar büyük ihtimal AKP’nin dağıtacağız dediği patates soğanlar.”

    Türkoğlu kendilerine verilen patates çuvalının üzerinde hiçbir partinin ya da derneğin reklamının olmadığını söyleyerek, “İstanbul Küçükçekmece’de oturuyorum. Buradaki belediyeyi son seçimlerde CHP kazandı. O yüzden bu işi Kaymakamlık eliyle yapıyorlar sanırım. Sol görüşlü bir aileyiz. Böyle bir şey olmasına biz de şaşırdık” dedi.

    “YARDIMLARIN DAĞITILIŞI YASAYA UYGUN”

    Konuyla ilgili sorular yönelttiğimiz Küçükçekmece kaymakamlığı yetkilisi net bir açıklama yapmazken, “Vakıflar aracılığıyla dağıtım yapıyoruz. Bu yasal. Ancak adı geçen derneğin dağıtım yaptığı konusunda bir bilgim yok” demekle yetindi.

    Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ise konuya ilişkin bir bilgilerinin olmadığını ifade ederek, “Bu tür yardımlar genelde bu tarz dernekler, vakıflar aracılığı ile yapılıyor. Bilgimiz yok. Bize gelen bir ihbar da yok şimdilik. Kaymakamlığa sorsam da bilgi vermezler” dedi.

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA

     

  • Bostanlı pazarındaki halktan iktidara çağrı: Ya toparlansın ya halk toparlamasını bilir-VİDEO

    Bostanlı pazarındaki halktan iktidara çağrı: Ya toparlansın ya halk toparlamasını bilir-VİDEO

    PİRHA – İzmir’de bulunan Bostanlı Pazarı’nda halka ekonomik krizi sorduk. Pazarda fiyat etiketleri alım gücünün üstünde görünüyor. Halkın eskiden aldığı üç kiloluk meyve sebze yerini bir kiloya bıraktı. Halk ise iktidara kızgın, “Ya toparlansın ya da bu halk onları toparlamasını bilir. Sabrımız taştı” diyor. 

    İzmir’de her hafta Çarşamba günü Bostanlı diğer adıyla Sosyete Pazarı kuruluyor. İzmir’de yaşayanların yoğun olarak gittiği pazarda özelikle tekstil ürünleri talep görüyor. Diğer taraftan tezgahlarda bulunan sebze ve meyvelerin etiket fiyatları ise cep yakıyor.  Türkiye’de günden güne artan yaşam pahalılığı tezgahlarda kendini fazlasıyla hissettiriyor. Yurttaşlar ise eskiden aldığı üç beş kilo sebze ve meyveyi artık birer kilo almak zorunda kalıyor, kimi ise bunu bile alamayacak durumda. Asgari ücretin düşük olması, artan elektrik, su, doğal gaz fiyatları halkın alım gücünü günden güne düşürüyor.

    PİRHA olarak Bostanlı Pazarı’nda halka ekonomik krizin onlara nasıl yansıdığını sorduk. Fiyatlardan tezgahtaki ürünleri almaya çalışanlar kadar üreticiler de şikayetçi. Üretici, artan ilaç, gübre ve mazot parasından şikayetçi iken yurttaşlar da etiket fiyatlarından şikayetçi.

    “SOĞANLAR DEPODAN STOKTAN DEĞİL”

    İlk olarak uzun yıllardır soğan tezgahı kuran Zafer Çaldar‘a mikrofonu uzattık. Soğanın depodan mı yoksa stoktan mı olduğunu sorduk. Çaldar, soğanın depodan olduğunu söyleyerek, “Stok diye bir şey yok depolama var. Her yıl bu soğanlar depoya konur kışın da beş ay satılır” dedi.

    Artan soğan fiyatlarına ise bu yıl soğanda hastalığın olduğunu belirten Çaldar, “Soğanda bu yıl hastalık var. Yarı yarıya çöpe attık. Yazın da böyle oldu ama çare bulamadılar” diye konuştu.

    İnsanların alım gücünün azaldığını belirten Çaldar, insanların soğan almak istediğini ancak pahalı olduğu için yarım kilo anca alabildiğini kaydetti.

    İktidara seslenen Zafer Çaldar, tarımda üretimin arması gerektiğini vurguladı.

    “OY VERİRKEN DAHA DİKKATLİ OLUN”

    Soğan alırken mikrofonumuza konuşan bir kadın yurttaş, Türkiye’de ekonomik krizin olduğunu söyledi. Ekonomik gelirinin yüksek olduğunu ancak bir çok şeyi düşüne düşüne aldığını belirterek, “Asgari ücretin 1600 TL olduğu bir ülkede soğanın beş lira olması gerçekten çok” dedi.

    Kadın, yaşanan krizden dolayı insanların oy verirken daha dikkatli olmaları gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.

    “CUMHURBAŞKANINA GÖRE TABİ Kİ KRİZ YOKTUR”

    Manisa Turgutlu’dan gelen brokoli ve erik üreticisi olan Selahattin Özakın 20 yıldır bu işi yapıyor. Piyasanın bozuk olduğunu, halkın domatesin fiyatının pahalı olduğunu söylediğini belirterek şunları kaydetti:

    “Domates bu sene pahalı dediler. Ama pahalı değil. Tuta hastalığı olduğundan dolayı ekim aynı ama hastalıktan dolayı üç el topladık bitti. Ben üç bin kök domates diktim 1500 sepet toplamam lazımken ben 60 sepet topladım.”

    Türkiye’de ekonomik krizin olduğunu belirten Özakın, Erdoğan’ın ülkede ekonomik kriz yoktur sözlerine de tepki göstererek, “Cumhurbaşkanına göre tabi ki kriz yoktur. Aldığı maaşa ve yediği içtiğine göre yoktur. Ama bende var. 60 TL’ye aldığım gübreyi 115 liraya alıyorum. Gerçekten kriz var mı yok mu? Benim maaşıma mı zam gelmiş benim ürünüme mi zam gelmiş. Hiçbir şeyime zam gelmemiş. Tabi ki Cumhurbaşkanına göre kriz yoktur” dedi.

    İnsanların alım gücünün düştüğünün altını çizen Özakın, Cumhurbaşkanına seslenerek, “Sokağa çıksın görsün krizin olup olmadığını” dedi. Üretimin artırılması gerektiğini vurgulayan Selahattin Özakın, “Biran önce çekip gitsinler. Bunlardan adam olmaz” dedi.

    Emin Solgun ise halkın alım gücünün düştüğünü, insanların üç kilo alacağına bir kilo aldığını söyledi. Solgun, sebze ve meyve fiyatlarının artmasının nedeninin mazot, gübre ve ilaçlara gelen zamlardan kaynaklandığını belirtti.

    “DOMATESİN 6 LİRA OLDUĞUNU HİÇ GÖRMEDİM”

    48 senedir Bostan’lı da oturan Sevim Gökan, hayatında domatesin 6 lira olduğunu hiç görmediğini söyledi. Gökan, “Eskiden soğan, patatesi dört kilo alırken iki kiloyu zor alıyoruz” dedi.

    İktidara seslenen Gökan, “Bize idare edin diyorlar ya yalnız bizden olmasın, başımızdakiler biraz idarelerini bilsinler ondan sonra bize düşeni halk olarak yaparız” diye konuştu.

    Figen Tefik de her hafta Bostanlı Pazarı’na gelenlerden. O da fiyatlardan şikayetçi 100-150 lira ile pazara geldiğini belirten Tefik, iktidarın zamların farkında olmadığını ama pazara gelenlerin farkında olduğunu kaydetti. Her şeyden artık bir kilo aldığını belirten Tefik, “Üç kilo devri kapandı. Herşey çok pahalı olduğu için birer kilo alıyoruz” dedi.

    Pazarda belirli yerlerden alış veriş yaptıklarını kaydeden Figen Tefik, “Köyden gelen kadınlar var onlardan alıyoruz çünkü onlar halden almıyor ve fiyatları biraz daha uygun oluyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE ÜRETİMİN YAPILMASI LAZIM”

    Şükran Açıkgöz de üretimin yapılmadığından şikayetçi. Biberi beş liradan aldığını söyleyen Açıkgöz, “Üretmemiz lazım. Oradan al buradan al tüket. Bizim toprağımız ne olacak. Bomboş toprağımız var. Her yere inşaat yapılıyor. Güzel ovalarımız var. Oralarda üretimin yapılması lazım” dedi.

    İktidara çağrıda bulunan Şükran Açıkgöz, tarım ve hayvancılık yapanlara yardım yapılmasını istedi. Açıkgöz, “Bir silkelenin, halkınızı görün. Bir pazara çıkın. Biran önce kendini toparlasın ya da bu millet toparlayacak. Valla sabrımız taştı” dedi.

    Öte yandan 31 Mart’da yapılacak yerel seçimlere de değinen Açıkgöz, AKP’nin İzmir’de şansının olmadığının altını çizdi.

    “İNTERNET SEKTÖRÜ KÜÇÜK ESNAFI VURDU”

    Son olarak ayakkabı ve giyim satışı yapan Ahmet Çelebi ise ürünlerin pahalı olduğunu söyledi. Piyasadaki indirimlerin işlerini etkilendiğinden dert yanan Çelebi, “Hele kara cuma ve internet sektörü de küçük esnafı çok vurmuş durumda” dedi.

    Pazar yapanlar ellerine aldıkları üç beş poşetle haftayı bitirme çabası içinde. Üretici, döviz ve altındaki düşüşün faizlere ve mazot, gübre ve ilaç fiyatlarına yansımasını bekliyor.

    PİRHA/İZMİR