Etiket: soğanbükü

  • Bir AKP’li belediye klasiği: Alevi köyüne önce oy sonra hizmet- VİDEO

    Bir AKP’li belediye klasiği: Alevi köyüne önce oy sonra hizmet- VİDEO

    PİRHA – Balıkesir İvrindi ilçesine bağlı Alevi köyü Soğanbükü o bölgedeki diğer Alevi köyleri gibi AKP’ye oy vermediklerinden dolayı hizmet alamıyor. Soğanbükü Köyü Cemevi Yaptırma ve Yaşatma  Kültür Derneği Eski Başkanı Himmet Uçar, “Biz köyün cemevini kendi imkanlarımız ile yaptık. Seçimde AKP’ye oy çıkmadığı için bizim köye hiçbir yardım ve hizmet gelmiyor. Bu iş Adem’den ve Kerbela’dan beri böyle” dedi.

    Balıkesir İvrindi’ye bağlı 500 haneli, 2000 nüfuslu Alevi köyü olan Soğanbükü inancından ve AKP’ye oy verdiğinden dolayı hizmet alamıyor. 1938’de Dersim Katliamı sürecinde sürgün edilenlerin yerleştirildiği Soğanbükü’nde yaşayan Aleviler yıllarca inançlarını ve ibadetlerini baskılardan dolayı gizli yaşamak zorunda kalmışlar. Bugün ise siyasal iktidarın ayrımcı ve ötekileştirici tutumu ile karşı karşıyalar. Köyün geçim kaynağı ise hayvancılık ve tarım.

    Soğanbükü Köyü Cemevi Yaptırma ve Yaşatma  Kültür Derneği Eski Başkanı Himmet Uçar, “Biz köyün cemevini kendi imkanlarımız ile yaptık. Bizlere devlet tarafından hiçbir yardım yok. Seçimde AKP’ye oy çıkmadığı için bizim köye hiçbir yardım ve hizmet gelmiyor. Bu iş Adem’den ve Kerbela’dan beri böyle. Biz eziliriz, ölürüz, yaralanırız ama kimseyi incitmeyiz. Bizim inancımızda eline, beline, diline sahip çıkma ve incinsen de incitme var. İvrindi kazasında tek Alevi köyü bizim köydür” diye konuştu.

    “BİZ OY DA VERMİYORUZ HİZMET DE İSTEMİYORUZ”

    “Yollarımız köyün okuluna kadar bile gelmiyor” diyen Uçar şöyle devam etti:

    “Belediye bizden bol bol para alıyor. Arsalarımız vardı belediye 20-30’a sattı. Ama arsaları Alevi mi Sünni mi kim aldı bilmiyoruz. Köyümüzün arsa satışı köyümüzün muhtarlığından İvrindi Belediyesi’ne geçti. Bu köyde 800’e yakın oy var. Bunlara AKP’ye oy verin diyemeyiz. Cahil insanlar değil. Ama oy versek hizmet getirecekler. Önce oy sonra hizmet diyorlar. Biz oy da vermiyoruz hizmet de istemiyoruz.”

    “DÜNYADA EN ZOR İBADET ALEVİ İBADETİDİR”

    Eskiden köylerine ocak dedelerinin de gelemediğini belirten Uçar, “Eskiden köyde cem yapmak da yasaktı. Gidip evlerde gizli gizli cem ve ibadet yapıyorduk. Dünyada en zor ibadet Alevi ibadetidir. Dünyada hiçbir ibadet Alevi ibadeti kadar zor değil. Zor derken yılda bir defa kurban keser cem yapar ve kime borcun, derdin varsa oradan ödersin” dedi.

    Alevilerin kadın erkek birlikte ibadet ettiklerini dile getiren Uçar, “Bizde kadın da aynı erkek de aynı. Komşu köylerde cami ve benzeri şeyler yaptığında en çok yardımı bizim köy yapıyordu. Ancak bizim köy cemevi yaptığında hiçbir köy yardım etmedi” diye konuştu.

    “ESKİDEN CEM YAPTIĞIMIZ İÇİN TEHDİT EDİLİYORDUK”

    Eskiden cem yaptıklarında tehdit edilip şikayet edildiklerini belirten Uçar şunları ifade etti:

    “80’den sonra cem yapmak daha serbest oldu. Ama ondan önce gidip şikayet ederiz diye bizi tehdit ediyorlardı. En zor inanç Aleviliktir. Çünkü Alevilerin ölüsü de yargılanır. Örneğin ben öldüm ama sana borçlu ve kırgın olarak gittim. Yani bir hata yaptım. Vefat eden kişi darda kalmasın diye dara çekeriz. Bugüne kadar hiçbir Alevi bir Sünni vatandaşa bir zarar vermemiştir. Ama hep yanan da yakılan da bizler olmuşuz. Biz yine isyan etmiyoruz. Çünkü bizde Allah inancı var.”

    “Zorunlu din derslerine tepki gösteren ben Aleviysem çocuğum Alevi inancına yönelik ders alsın çünkü Alevilik bir yoldur” diyen Soğanbükü Köyü Cemevi Yaptırma ve Yaşatma  Kültür Derneği Eski Başkanı Himmet Uçar son olarak şunları kaydetti:

    “Geçimimizi hayvancılık ve tarımcılık ile yapıyoruz. Eskiden pamuk ve tütün ekiyorduk ancak artık yapamıyoruz. Çünkü her şey bitti. Eskiden zeytin toplamaya giderdik artık tente işi çıktı köyde ancak 20-30 kişi gidebiliyor.”

    İsmet SEFER – Sevim KAHRAMAN / BALIKESİR

     

  • Dersim’den Balıkesir’e sürgünlerin hikayesi- VİDEO

    Dersim’den Balıkesir’e sürgünlerin hikayesi- VİDEO

    PİRHA- Tarih, sürgünlerin hikayeleri ile dolu. Dersim’den Türkiye coğrafyasının dört bir yanına Kara Vagonlarla gönderilenlerin torunları yaşamlarına katliamın izleriyle devam ediyor. Balıkesir İvrindi’ye bağlı Soğanbükü de Dersim sürgünlerine ev sahipliği yapmış bir köy. 

    1938’de Dersim’den sürgün edilenlerin yolunun Balıkesir İvrindi’ye bağlı Soğanbükü köyüne de düştüğü belirtiliyor. Soğanbükü’nde yaşayanlardan bazıları dedelerinin bu topraklardan Balıkesir’e yerleştiklerini söylüyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Zeytinli Şubesi’nin eski Başkanı ise, Dersim’den sürülen iki aşiret reisinin buralarda yaşadığını ardından da baskıların ardından 1948’de çıkan af ile geri gittiklerini belirtiyor.

    Balıkesir İvrindi’ye bağlı Soğanbükü’nde yaşayan Havva Ertekin, “Buraya bizim dedelerimiz Tunceli’den gelmişler. Aslımız bizim Alevi. Dedemiz çocukken buraya gelmiş yerleşmiş çoban gibi. Ondan sonra da burada kalmış” diyor.

    “Dedelerimizin doğduğu yerlere hiç gitmedim” diyen Ertekin bir gün oralara gidip görmek istediğini söylüyor. Ertekin, “Dedelerimiz orada ne topraklar bırakıp geldiler. Keşke biz orada kalsaydık. Buralarda hani bizim toprağımız. Hayvancılık yapacak yerimiz bile kalmadı” diyerek de dert yanıyor.

    DERSİM’DEN BALIKESİR’E…

    Dört dağ içindeki Dersim’den yine Balıkesir’deki dağlara yerleşmişler. Ertekin hem hayvancılık yapmak için hem de saklanma ihtiyacı duydukları için buralarda olduğunu düşünüyor.

    “Zaten şunun şurası 5-10 senedir Aleviliğimizi gizlemiyoruz” diyen Ertekin, “15 yıl önce gelen öğretmenlerden bile saklıyorduk. Aslımızı öğrenmesinler diye. Cemlerimizi evlerde yapıyorduk. Gizli saklı yapıyorduk. Bizim köylerin etrafında bir sürü Sünni köyü var. Genelde Dersim’den geldiğimizi pek çok köy bilmiyor. Bizim köyde oldum olası cami var. Doğru bulmasak da yapabilecek pek bir şey yok” ifadelerini kullanıyor.

    “DERSİMLİLERİ GÖRDÜĞÜMDE MEMLEKETİMİ GÖRMÜŞ GİBİ OLUYORUM”

    Gördüğü Dersimlileri kendine yakın hissettiğini de söyleyen Ertekin, şöyle konuşuyor:

    “Bahçe ekiyorum bahçeye ektiklerimi köyün aşağısındaki yolda satıyorum. Dersim’den çok tanıdıklarım var. Müşterilerim var. Onlar benim canlarım onlar beni gördü mü deli divane gibi geliyor. Onları gördüm mü zaten memleketimi görmüş gibi oluyorum.”

    “KARA VAGONLAR BÜYÜK BİR ISTIRAP VE İŞKENCEYDİ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Zeytinli Şubesi’nin eski Başkanı Zeynel Meral de İvrindi’deki Dersim sürgünlerinin varlığına ilişkin bildiklerini anlattı.

    “İvrindi’deki 38 sürgünleri dramatik bir olaydır. O katliamdan daha acı. Sürgünler Kara Vagonlarda büyük bir ıstırap ve işkenceydi” sözleriyle başlıyor anlatmaya.

    İKİ BÜYÜK AŞİRET REİSİNİN BALIKESİR’E SÜRGÜNÜ

    Dersim’de iki büyük aşiret reisinin bu bölgeye sürgün edildiğinden bahseden Meral bilgilerini şöyle özetliyor:

    “Biri Hasan beyin oğlu Hüseyin bey. Erzincan milletvekilliğini de yaptılar. Bir de Hıdır ağa vardı. Bunlar aynı zamanda birbirine yakın akrabalar. 38’de bunları sürgün etmişler Balıkesir İvrindi’nin en uç köylerine. Gelmişler. O zaman doğru dürüst ulaşım iletişim olanakları yok. Fakat aşiret reisleri olduğu için birbirlerinden haberdar oluyorlar. Bazen gelip kasabada görüşüyorlar. Güzel temiz kıyafetliler. Köstekli altın saat, atlas kumaşlar var üzerilerinde. Halkın gözüne batmış bu durum. Bunlar şehir dışına çıkıp dertleşirken 4-5 kişi yolunu kesip ‘Siz Bey’siniz, zenginsiniz’ diyerek soyuyorlar. Don gömlek bırakıyorlar. Haydar bey Hüseyin bey’e ‘Bizim memlekette yaptığımız zulüm burada başımıza geldi’ diyor. Hasan bey de diyor ki, ‘Bu aramızda kalsın, sır olsun’. 1948’de çıkan bir afla geri gidiyorlar yerlerine. Bu bildiğim iki aşiret reisi. Başka gelenler de olmuş.”

    Sürgünlerin Türkiye’nin tüm bölgelerine yapıldığını söyleyen Meral, “Katliam, sürgünden daha iyiymiş. ‘Keşke ölseydik bu zulmü görmeseydik’ deniyordu anlatılanlarda. Sürgün bir devlet politikası” diyor.

    Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

    BALIKESİR