Etiket: soğuk

  • Dersim’de yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi!- VİDEO

    Dersim’de yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi!- VİDEO

    PİRHA- Son yılların en yoğun kar yağışının etkili olduğu Dersim’de yaşam olumsuz etkilendi. Kent genelinde yollar kapanırken, çok sayıda araç yollarda mahsur kaldı. Sokaklar ve kaldırımlar karla kaplanırken, kentte elektrik ve su kesintileri de yaşanıyor. Günlük yaşamın neredeyse durma noktasına geldiği kentte yurttaşlar, belediyenin görevlerini yerine getirmediğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

    Yılbaşından bu yana aralıksız devam eden yoğun kar yağışı nedeniyle kent merkezinde ve mahallelerde ulaşım büyük ölçüde aksadı. Yolların açılmaması ve çatılarda biriken karların temizlenmemesi, can güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği Dersim’de elektrik ve su kesintileri de halkın ısınma ve temel ihtiyaçlara erişimini zorlaştırıyor.

    Yurttaşlar, belediyenin karla mücadelede yetersiz kaldığını, yolların açılmadığını ve çatılardaki kar kütlelerinin tehlike oluşturduğunu dile getiriyor. Ayrıca belediyeye bağlı itfaiyenin merdiveninin arızalı olması nedeniyle çatılara müdahale edilemediği, olası bir acil durumda nasıl bir yol izleneceğinin belirsiz olduğu ifade ediliyor.

    “RESMİ KURUMLARIN AKTİF BİR ÇALIŞMASI YOK”

    Kent merkezinde esnaflık yapan Musa Turaner, bu yıl kar yağışının olağanüstü yoğun olduğunu belirterek, resmi kurumların sahada yeterli çalışma yürütmediğini söyledi. Turaner, “Yoğun bir kar yağışı var ama çalışmalar neredeyse yok. Mahallelerde ulaşım sağlanamıyor, sokaklarda insanlar yürüyemiyor, araçlar hareket edemiyor. Özellikle toplu taşımada büyük bir sorun var. İnsanlar çarşıya gelemiyor. Biz esnaflar kendi imkânlarımızla dükkân önlerini açıyor, çatılarımızı temizlemeye çalışıyoruz” dedi.

    “ÇATILARDAKİ KAR CAN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR”

    Çatılarda biriken kar nedeniyle ölüm tehlikesi atlattığını ifade eden bir yurttaş ise, Dersim’de uzun yıllardır böyle bir kar yağışı yaşanmadığını belirtti ve şöyle devam etti, “Yollar kar altında, araçlar çarpışıyor. Acil bir durum olsa ambulans ya da itfaiye hiçbir yere ulaşamaz. Çatılarda biriken karlar temizlenmediği için büyük bir tehlike oluşturuyor. Az önce çatıdan düşen kar neredeyse başıma düşüyordu. Bu sorunlara bir an önce çözüm bulunmalı” diyerek belediyeyi göreve çağırdı.

    “YÜRÜMEK BİLE MÜMKÜN DEĞİL”

    Mikrofonu uzattığımız başka bir Dersimli yurttaş da yaşadıkları zorlukları, “Yollar tamamen kapanmış durumda. Yürümekte bile zorlanıyoruz, her yer buz ve kar. Çok zor durumdayız. Bir an önce yolların açılmasını istiyoruz” sözleriyle dile getirdi.

    Kentte yaşayan yurttaşlar, yolların açılması, çatılardaki karların temizlenmesi, elektrik ve su kesintilerinin giderilmesi için belediyenin acilen harekete geçmesini talep ediyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Evi yıkılan Memet Mustafa Polat ve ailesi 4 gündür aç ve susuz enkaz başında bekliyor!

    Evi yıkılan Memet Mustafa Polat ve ailesi 4 gündür aç ve susuz enkaz başında bekliyor!

    PİRHA- Ajansımızın Maraş Elbistan’daki depremin hemen ardından ulaştığı Soğucak Köyü’nde ikamet eden Memet Mustafa Polat, Alevi kimliklerinden dolayı ayrımcılık gördüklerini kaydederek ilaç, yiyecek, çadır ve temiz suya ulaşamadıklarını kaydetti. Depremde kuzenini kaybeden Polat, günlerce cenazeyi çıkarmak için tek bir iş makinesinin gönderilmemesine isyan ederek, “Muhalif ve Alevi kimliğimizden dolayı depremde dahi ayrımcılık yaşıyoruz. Devlet buraya hiçbir yardım ulaştırmadı. Kendi imkanlarımız ile hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sesimizi duyun” çağrısında bulundu.

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen, büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalıyor.

    Deprem felaketinin üzerinden 4 gün geçmesine  karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar halen duruyor.

    Yüzde 80’inin yıkıldığı Hatay’da arama kurtarma çalışmalarında yeterli düzeye ulaşılmış değil. Kent hayalet şehre dönüşürken, Hatay’da binlerce insan şehri terk ediyor.

    1 METRELİK KARDA DIŞARIDA KALDILAR

    İki gün sonra girilen Maraş Elbistan’da yapılan arama kurtarma çalışmalarına da geç kalındı. Birçok kişi halkın kendi imkanlarıyla kurtarılırken, halkın devlete/iktidara yönelik tepkileri de daha fazla artıyor. Depremin ardından halk, depremden her ne kadar etkilense de Elbistan merkez ve Soğucak Köyü’ndeki her iki evi yıkılarak enkaz olan Memet Mustafa Polat, yaşanan duruma isyan etti.

    Eşi ve 2 çocuğu ile 4 gündür dışarıda kalan Memet Mustafa Polat, ayrıca kuzeni ve birçok akrabasının enkaz altında olduğu bilgisini paylaşarak, 4 gündür arama kurtarma çalışmalarına başlanmamasını eleştirdi.

    4 GÜNDÜR DIŞARIDA YAŞIYORLAR

    Depremin üzerinden geçen 4. günde kente tam anlamıyla bir çadır yardımı yapılamadı. Havaların eksilerde olduğu kente halk, depremde dışarıda odun sobası kurarak soğuktan korunmaya çalışıyor. Elektriğin günlerden kesik olduğu şehirde Memet Mustafa Polat ve çevre mahallerden insanlar dayanışma çağrısı ile getirttiği odunlarla soğuktan korunmak için sokak ortasında ateş yakmış durumda.

    4 GÜN SUSUZ VE AÇ KALDILAR

    Devletin yardım ulaştırmamasından kaynaklı, dayanışma duyguları ile çoğu yerde bir yığılma yaşanılırken, Memet Mustafa Polat kentte yaşanılan su sorunundan kaynaklı 4 gündür susuz kaldıklarını ifade etti. Yiyecek ve gıdaya ulaşamadıklarını sözlerine ekleyen Polat, sadece bisküvi il beslenebildiklerini söyledi. Polat, “Köydeki ve Elbistan ilçesindeki evimiz depremde yıkıldı. 4 gündür eşim ve çocuklarım ile dışarıda kalıyoruz. Soğuk ve açlıktan ölmek üzereyiz. Çok zor durumdayız. 4 gündür sadece bisküvi ile beslenebildik. Yiyecek ekmek bulamıyoruz. Etraftan bulduğumuz odunları yakarak ısınmaya çalışıyoruz. 50 yıllık evimi ve tüm birikimimi kaybettim. Cebimde ekmek alabilecek bir kuruş para dahi yok” dedi.

    KOORDINASYON YOK, ONLARCA BINAYA DOKUNULMADI

    Kent merkezinde yapılan arama kurtarma çalışmaları devam ederken, çalışmalarda hala yeterli noktaya ulaşılmadı. Kent merkezinde hala onlarca binaya dokunulmuş değil. Yaptığımız birçok görüşmede, koordinasyonsuzluktan kaynaklı yaşayanların da yaşamını yitirdiğini söyleyen gönüllüler, dışarıdan çok sayıda gönüllünün geldiğini ve onlarca enkaza yetişemediklerini belirttiler.

    Kuzeni olan Zeynep Armut ve oğlu Ali Efe Armut’un günlerdir enkaz altında olduğunu bilgisini paylaşan Memet Mustafa Polat, yetkili mercilerle yaptıkları tüm görüşmelerin olumsuz geçtiğini, iş makineleri ve kurtarma ekiplerinin enkazın olduğu binaya gelmeyerek akrabalarının ölüme terk edildiğini dile getirdi. Polat, “Günlerdir yağan karın altında kuzenim Zeynep Armut ve oğlu Ali Efe Armut’un kurtarılmasını bekliyoruz. Devlet yetkilileri ve kurumlarının hiçbiri burada değil. Soğuktan ölmek üzereler. Sesimizi duyan kimse yok” şeklinde konuştu.

    AİLELER ENKAZLARIN BASINDA BEKLİYOR

    Elektrik ve suyun olmadığı kentte saatler akşamı gösterdiğinde halkın çaresizliği kendini bekleyişe bırakıyor. Yıkımlarla dolu zifiri karanlık sokakların ücra köşelerinde soğuktan korunmak için yakılan ateşlerin başında Memet Mustafa Polat ve ailesinin bekleyişi sürüyor. Kiminin eşi, çocuğu, kayınbiraderi, kiminin kız kardeşi, babası, annesi enkaz altında kalırken, aileler dondurucu havaya rağmen yakınlarını canlı ya da cansız bir şekilde almanın umudunu taşıyor.

    İNSANLAR ŞEHRİ BOŞALTIYOR

    Enkaz altında cenazelerini alan onlarca insan, cenazeleri defnettikten sonra yaşam şartlarının zorlaşmaya başlamasından kaynaklı şehir dışı taşıma yapan otobüsler için isimlerini yazdırarak, akrabalarının ya da çocuklarının yanına gidiyor. Cenazelerini enkazda almayı bekleyenler ise, cenazelerini aldıktan sonra hem kalacak yerlerinin olmaması hem de havaların çok soğuk olmasından kaynaklı gideceklerini ifade ettiler.

    “AYRIMCLIK YAŞIYORUZ!”

    Deprem sürecinde devletin yardım konusunda ayrım yaptığını ifade eden Memet Mustafa Polat, “Bizim bir diğer büyük acımızda yardımların taraf tutularak yapılmasıydı. Özellikle Alevi bölgeleri bilerek ve isteyerek konteynırsız, çadırsız, sıcak çorbasız, ekmeksiz aşsız bırakıldı. Yardımlar gelmeye başladığında ise açıkça Alevilerin yaşadığı bölgelere ayrımcılık yaparak yardım gönderilmedi ve halkın gönderdiği yardımlara da engel olundu. 6 Şubat depremi özünde bir konuyu daha da görünür kıldı. Bunlardan birincisi devletin doğal afette dahi Alevilere ve muhaliflere ayrımcılığını somut olarak görmüş olduk. Bizler kendi dayanışmamız ve imkanlarımız ile hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sesimizi duyun” diye konuştu.

    PİRHA/MARAŞ

     

  • Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım’dan mektup: Cezaevi soğuk, üşüyoruz

    Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım’dan mektup: Cezaevi soğuk, üşüyoruz

    PİRHA – Yaklaşık bir yıldır Silivri Cezevi’nde tutuklu olan İstanbul Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım Alevi Dernekler Federasyon’u Başkanı Celal Fırat’a bir mektup göndererek, cezevinde yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekti. Yıldırım cezaevinin soğuk olduğunu, giyindikleri kalın elbiselerin bile kendilerinden alındığını kaydetti. 

    İstanbul’da evine yapılan baskınla gözaltına alınan Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım yaklaşık bir yıldır Silivri Cezevinde tutuklu bulunuyor.

    Alevi Dernekler Federasyon’u Başkanı Pir Celal Fırat yaklaşık bir yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan Zeynep Yıldırım’ın kendisine gönderdiği mektuba ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “CEZAEVLERİ SOĞUK ÜŞÜYORUZ”

    Yıldırım’ın gönderdiği mektupta cezaevindeki hukuksuzluklara ve yaşadığı sıkıntılara değindiğini kaydeden Fırat, Yıldırım’ın ‘Cezaevinin soğuk olduğunu ve giydikleri kalın elbiselerin dahi kendilerinden alındığını, üşüdüklerini ve kendisini kimse ile görüştürmediklerini’ belirttiğini ifade etti.

    Pir Celal Fırat’ın aktardığına göre, Zeynep Yıldırım, cezaevinde yaşadıkları sıkıntıların son bulmasını, toplumun buna yönelik duyarlı olmasını istedi.

    “HERKES YAN YANA VE BERABER OLMALI”

    Yıldırım’ın cezevinde yaşadıkları tüm hukuksuzluklardan Adalet Bakanının ve cezaevi yönetiminin sorumlu olduğunu ifade ettiğini söylen Fırat, Yıldırım’ın mektubunda, ‘Türkiye’nin bugünkü gidişatına ilişkin üzüldüklerini, herkesin yan yana olmasını, beraber olmasını ve geçmişten ders çıkarılmasını istediğini kaydetti.

    ” TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZIN TALEPLERİNİ HAYKIRMALIYIZ”

    Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ile tutuklu TV10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir arkadaşlarımızın talep ve isteklerini daha gür bir şekilde haykırmamız ve iletmemiz lazım” diyen Fırat, “Veli Büyükşahin, Zeynep Yıldırım ve diğer arkadaşlar için Pazar günü Ankara’da tüm Alevi kurumları ile birlikte cezaevinden gelen mektuplara, hak taleplerine ve eğitime ilişkin bir açıklama yapacağız. Tüm Alevi kurumları ile bundan sonra ne yapabiliriz, nasıl çözüm üretebiliriz şeklinde aramızda tartışma yürüteceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL