PİRHA-Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde, sokak hayvanlarının katledileceği yasanın AYM tarafından onaylanmasına tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan, “Çözüm basit Türkiye’de 4 milyon köpek, 1393 belediye, 264 iş günü, günde 11 kısırlaştırma ile bu iş tamam” dedi.
7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle AYM’de açılan dava olumsuz sonuçlandı.
Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledileceği yasanın AYM’de onaylanmasına tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Kanlı yasa istemiyoruz’ sloganları atıldı.
Açıklamada, ‘Yaşatarak, yaşamayı öğreneceğiz’ pankartı açıldı Açıklamayı Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan okudu. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi.
Bugüne kadar kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat yasasını tanımayan belediyelerin ölüm yasasını sahiplenmelerine tepki göstererek sözlerine başlayan Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan, “Toplamaları köpek başına para vererek ihaleye sundular. Çözüm basit Türkiye’de 4 milyon köpek, 1393 belediye, 264 iş günü, günde 11 kısırlaştırma ile bu iş tamam. Yıllarca kısırlaştırma yapmayan belediyeler, üretime destek verenler, satın alanlar, katliam yasasını destekleyenler ve bu yasayı yürürlüğe koyan hükümet, destekleyen vicdansız belediyeler, yasayı iptal etmeyen Anayasa Mahkemesi, bu hayvanların vebali sizin üzerinizde” diye belirtti.
“İKTİDAR, HAYVANLARI UYUTARAK KISA YOLDAN SORUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR”
Devletin sokak hayvanlarını koruma gibi bir görevi olduğunu belirten CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Sokak hayvanlarını uyutarak yok etmek, sosyal devlet anlayışına uymamaktadır. Hasta olan ya da saldırgan olan sokak hayvanları resmi kurumlarca tedavileri için barınaklara alınabilir. Ama ne yazık ki ekonomik olarak çıkmaza giren iktidar, kısa yoldan hayvanları uyutarak sorunu çözmeye çalışmaktadır” diye ifade etti.
“YENİ YASAL DÜZENLEME EVRENSEL HUKUK İLKELERİNE AYKIRI”
Yeni yasal düzenlemenin evrensel hukuk ilkelerine ve anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Avukat Özgür Ulaş Kaplan, “Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın hiçbir maddesinde ya da herhangi bir kısmında hayvanların öldürülmesine yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Bu anlamda da idareye bu tür yetkiler verilmesi tamamen hukuka aykırıdır” dedi.
“EN DOĞRU YÖNTEM, KISIRLAŞTIRMA YÖNTEMİDİR”
Yaşamlarını etkileyen yasalara karşı birlikte ses çıkartılması gerektiğini dile getiren DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Ciddi bir hayvan popülasyonu var. Ama bu popülasyon barınaklara doldurarak ve katlederek çözülecek bir popülasyon değil. En doğru yöntem, kısırlaştırma yöntemidir. Ama siz ısırıyor gibi bahanelerle eğer bir katliam yasası çıkartıyorsanız burada çok ciddi bir şekilde bir zihniyet sorunu var” diye konuştu.
PİRHA- Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sokak hayvanlarının yaşatılması için hazırlanan ‘Yaşamı sahiplen, destek Büyükşehir’den’ kampanyasını başlattıklarını duyurarak, “Amacımız can dostlarımızı öldürmek değil, yaşatmak olsun” dedi ve herkese sahiplenme çağrısında bulundu.
“Katliam yasası” olarak adlandırılan Hayvan Koruma Yasası, tepkilere rağmen AKP ve MHP oylarıyla Meclis’te kabul edilmişti. Belediyelere bu konuda sorumluluk yükleyen yasaya göre, büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyelerin topladıkları hayvanları sahiplendirilinceye kadar kalmaları için bakımevleri kurması gerekiyor.
Konuya ilişkin harekete geçen Mersin Büyükşehir Belediyesi, sokak köpeklerinin sahiplendirilmesini kolaylaştıracak bir kampanya başlattı.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sokak hayvanlarının yaşatılması için hazırlanan ‘Yaşamı sahiplen, destek Büyükşehir’den’ kampanyasına ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Nikâh ve Etkinlik Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında Başkan Vahap Seçer, Türkiye’nin gündemine oturan ve sokak hayvanlarının ‘uyutulma’ adı altında öldürülmesine zemin hazırlayan ‘Sokak Hayvanları Yasası’ karşısında yaşamı sahiplenmek ve sokak hayvanlarını yaşatmak için Büyükşehir olarak uzun süredir bir çalışma gerçekleştirdiklerini aktardı.
YAŞAMI SAHİPLENMEK İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI
Seçer, kampanyanın temel amacının yeni yasada hüküm altına alınan sokak köpeklerini toplamak, rehabilitasyonunu yapmak, veri kayıt sistemini işlemek, kısırlaştırmak, mümkünse sahiplendirmek, mümkün değilse de doğal yaşam alanlarında ortamlarını iyileştirip refah içerisinde yaşamalarını sağlamak olduğunu söyledi. Büyükşehir olarak temel amaçlarının ‘yaşamı sahiplenmek’ olduğunu vurgulayan Seçer, sokak hayvanlarını yaşatmak için işbirliği halinde olmaları gerektiğinin altını çizdi. Seçer, “Mersin Büyükşehir Belediyesi ve birimleri, aynı zamanda iştiraklerinin yanı sıra, ilçe belediyeleri, kamu kurum ve kuruluşları, Mersin Veteriner Hekimler Odası, sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarlıkları, organize sanayi kuruluşları, küçük sanayi kuruluşları, özel sektör kurumları; bütün bu paydaşlarımız bize katkı yaptığı sürece bu çalışmanın başarıya ulaşacağını düşünüyorum ve buna canı yürekten de inanıyorum” diye konuştu.
Öncelikle belediye olarak sokaklarda yaşayan, küpesi olmayan köpekleri toplayarak, bakım evlerinde kısırlaştırma işlemleri yapacaklarını ve Bakanlık veri tabanına kaydedeceklerini söyleyen Seçer, “Böylece sahipsiz tüm köpekleri kısırlaştırarak, sokaklarda yaşayan köpek sayısını asgari seviyeye düşüreceğiz” dedi.
BÜYÜKŞEHİR SAHİPLENDİRME MERKEZLERİ KURUYOR
Büyükşehir olarak sahiplendirme merkezleri oluşturacaklarını duyuran Seçer, Merkez Kaşlı Bakımevi, Silifke Bakımevi ve Bozyazı Bakımevi’nin her birinde bir sahiplendirme merkezi oluşturacaklarını ve yurttaşların, köpeklerin sahiplenmesine katkı sunacaklarını ifade etti. Sahiplendirmenin dijital platformlarda da olacağına dikkat çeken Seçer, ‘sahiplen.mersin.bel.tr’ sayfasını adres gösterdi.
Söz konusu kampanya kapsamında Mersin Veteriner Hekimler Odası’na üye kliniklerde yüzde 25 indirim yapılacak. Bireysel sahiplendirmede Büyükşehir Belediyesi; günlük kuru mama ihtiyaçlarını, üç ayda bir iç ve dış parazit ilaçlarının uygulanması, altı ayda bir pet kuaför hizmeti verilmesi, yılda bir kez kuduz aşısı uygulaması, kısırlaştırma gibi konularda destek olacak.
SEÇER’DEN AKP’YE ELEŞTİRİ
‘Sokak Hayvanları Yasası’na ilişkin değerlendirme de yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer şöyle devam etti:
“Bu konuyla ilgili merkezi hükümetin belediyelerle yurttaşı karşı karşıya getirip ‘buyurun baş başa kalın, siz sorunu çözün’ yaklaşımı var. Bunu da doğru bulmuyorum. Bu ülke 22 yıldır 5-10 ayrı siyasi parti, siyasi görüş tarafından yönetilmedi. Tek bir siyasi irade tarafından yönetildi. 22 yıldır siz bunu niye çözmediniz? Üzücü olaylar da oldu. Bu can dostların kontrolsüz bir şekilde sokaklarda olmaları olumsuz olayları meydana getiriyor. Ama işte sorarlar, ‘22 yıldır neden gerçekten bu problemi çözmek için belediyelerle iş birliği halinde olmadınız?’ Her alanda ve her konuda olduğu gibi bu alanda da merkezi hükümet kendinden olmayan belediye anlayışı, çelişkisi ya da çekişmesi maalesef var.”
Toplumun her kesiminden kampanyaya destek olmalarını isteyen Seçer, sahiplenme çağrısında bulunarak sözlerini sonlandırdı.
PİRHA-Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledileceği yasaya tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Burada yapılan basın açıklamasında “Sokak hayvanlarının yaşam haklarına ilişkin sorunların görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğimizi bildiririz” denildi.
Dersim’de, Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledileceği yasaya tepki göstermek için Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yaptı. Yürüyüşte, sık sık ‘Türkiye uyuma hayvanları uyutma’ , ‘Yasa değil cinayet’ sloganları atıldı.
Açıklamaya Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu ile Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi.
Açıklamayı Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan okudu.
“SOKAK HAYVANLARINI YOK EDECEK YASAYA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”
Çıkarılan yasayla sokak hayvanlarının tecrit edileceğini belirten Ezgi Doğan, “Yaban hayatı ve insanlar arasında bariyer olan sokak hayvanlarının yok edilmesini yaban hayatının şehirlere kayması ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olacağına öngören görüşler neden göz ardı ediliyor? Sokak hayvanlarının yaşam haklarına ilişkin bu sorunların görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğimize ve haklarına karşı yapılan her türlü algı ile sonuna kadar mücadele edeceğimizi tüm kamuoyuna bildiririz” dedi.
Sokak hayvanlarıyla birlikte yaşamayı öğrendiklerini ifade eden Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Sokak hayvanları düşünülmeden Meclis’te yasa çıkarıldı. Biz Ovacık Belediyesi olarak sokak hayvanlarını yaşatacak bir ilkeyi benimseyeceğiz” diye belirtti.
“ÖLÜME KARŞI YAŞAMI SAVUNUYORUZ”
DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Esma Ateş ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Biz yasayı istemiyoruz. Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz. Yaşam doğasıyla, hayvanıyla, insanıyla bir bütündür. Bütün canlılar bizim için kutsaldır.”
Açıklama, ‘Yasaya inat öldürme yaşat’ sloganıyla sona erdi.
PİRHA- AKP -MHP iktidarı tarafından sokakta yaşayan köpeklerin öldürülmesine dair yasanın parlamentoda onaylanmasına tepki gösteren yurttaşlar,” Bu hayat sadece bize ait değil. Biz doğamızda bulunan tüm canlılarla ortak yaşamı oluşturmak zorundayız. Bu yasa kesinlikle geri çekilmelidir” dedi.
Sokakta yaşayan hayvanların katledilmesini öngören yasaya karşı tepkiler artarak sürüyor. Sokak hayvanlarını katletme, ötanazi yasası olarak nitelendirilen yasaya karşı tepki gösteren yurttaşlar PİRHA mikrofonuna konuştu.
“DOĞADA BULUNAN BÜTÜN CANLILAR BİZİM İÇİN CANDIR”
Bu yasayı uyutma şeklinde ifade etmenin çok komik bir yaklaşım olduğunu belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Sekreteri Filiz Şaroğlu, “Bu yasayı desteklemek ya da kenarından köşesinden olabilir gibi bakmak imkânsız” dedi.
Düşünce olarak bütün canlılara can olarak baktıklarını vurgulayan Şaroğlu, “Bitkiler, hayvanlar, insanlar herkesi kapsar ve bu dünya herkese ait. Önce o canların yaşam alanlarını kısıtlayıp daha sonra suçlu gibi katledilmesi kabul edemeyiz. Uyutulma çok komik bir kelime, hafifletilmeye çalışılıyor” diye belirtti.
“KİMSE BU YASAYA GÖZ YUMMAYACAK”
“Bu hayvanlara bu kadar cana nasıl kıyacaklar”diye tepki gösteren PSAKD Alanya Şube üyesi Fatoş Koç da “Vicdanları buna nasıl el verecek halk olarak göreceğiz. Kimse buna göz yummayacak bunu çok iyi biliyorum” diye belirtti.
“SOKAK HAYVANLARININ UYUTULMASI ÇOK KORKUNÇ, BİR AN ÖNCE VAZGEÇİLMELİ”
Hayvanlardan ayrı bir yaşamın düşünülemeyeceğini belirten çevre aktivisti İbrahim İşli, “Bir çevreci olarak çevreden ayrı bir yaşam düşünemediğimiz gibi tabii ki hayvanlarla birlikte yaşamayı bilmek ve öğrenmek gerekiyor. Onların uyutulması ya da buna benzer senaryoların düşünülmesi bize göre korkunç. Bundan bir an önce bu yanlıştan dönülmeli. Ülkemiz bunun için çok uygun, hayvanları asla ve asla uyutmaya gerek yok” dedi.
“DOĞADA BULUNAN BÜTÜN CANLILARIN YAŞAM HAKKI VARDIR”
Doğada bulunan her canlının yaşam hakkı olduğuna inandığını belirten Dilek Oğuz ise “Anayasadan hayvanseverler adına mahkemeden olumlu kararlar çıkmasını bekliyorum. Belediyelerin bu konuyu çözebileceğini düşünüyorum” dedi.
“HAYVANLAR BİZİM HAYATIMIZIN BİR PARÇASI”
PSAKD Alanya Şube Yönetim Kurulu üyesi Kemal Koldakoç da şunları kaydetti:
“Aslında hayvanlar üzerinden baktığınızda son günlerde gündemi değiştirmek için ve gündemin bu kadar yoğun bu kadar yoksulluğun arttığı, bu kadar sıkıntıların yoğunlaştığı, ekonomik sorunlarımızın büyük boyutlara çıktığı bir dönemde bir yasayı topluma dayatmaya çalışıyorlar. Bu yasa bir katliam yasası. Zaten devletin şu ana kadar yaptığı çok fazla bir şey yoktu. Yurttaşlar bu konuda gerçekten her geçen gün daha bilinçli, daha duyarlı bir yaşam biçimi oluşturdular. Onları yaşamdan kopartmak, izole etmek gibi bir anlayışı kesinlikle kabul etmiyoruz. Anayasa Mahkemesi bu yasayı mutlaka iptal etmelidir. Bu yasa bizim kabul edebileceğimiz bir yasa değildir. Biz Aleviler canlarımızın, köpeklerimizin, diğer hayvanların kesinlikle bu hayattan kopartılmalarına, kötü yaşam koşullarında yaşatılmalarını kesinlikle reddediyoruz, kabul etmiyoruz.”
PİRHA – Sokakta yaşayan köpeklerin öldürülmesini öngören kanun teklifinin TBMM Genel Kurulundan geçip yasalaşmasına dair konuşan Veteriner Hekim Mustafa Tepret, “Böyle bir etik çatışmanın, çelişkinin içerisine düşürülmek bizi gerçekten çok üzüyor. Veteriner hekimler kiralık katiller değiller” dedi.
Sokakta yaşayan hayvanların öldürülmesinin önünü açan “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulu’ndan geçti.
Kabul edilen maddelere göre “Bakımevine alınan köpeklerden insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlar” veterinerler tarafından öldürülebilecek.
“Katliam Yasası”nın en tartışmalı maddesi ise veterinerler tarafından veya veterinerler gözetiminde sokak hayvanlarına uygulanacak olan ötanazi hususu. Ancak veteriner hekimlerin meslek etiği açısından hayvanları yaşatmak, hasta olanları tedavi etmek gibi bir sorumlulukları da var.
Hem etik hem de insani açıdan çelişkili bu yasanın detaylarını Veteriner Hekim Mustafa Tepret ile konuştuk.
Mustafa Tepret, Mecliste AKP-MHP oylarıyla kabul edilen hayvan yasasının faturasının veteriner hekimlere çıkartıldığının altını çizdi. 5996 sayılı kanunda da belirlenen ötanazi üzerine konuşan Tepret, AKP iktidarının “muğlak bir ifadeyle” hayvanların öldürülebilmesine kapı açtığını belirtti. Tepret, sokak hayvanlarının iktidar tarafından saldırgan olduğu söylemlerine de değinerek “Saldırganlığın kesinlikle belirlenmiş bir çerçevesi yok. Kime saldırgan diyeceğiz? Havlayan köpeğe mi, huzursuz olan köpeğe mi ya da mahallede bir kişi çıkıp şikayet edip ‘bu köpek saldırgan’ dediğinde o direk kabul edilecek mi? Bu konular inanılmaz muğlak” dedi.
“VETERİNER HEKİMLER DAYANIŞMAK ZORUNDA”
Mustafa Tepret, veteriner hekimler için yeni bir süreç başladığını da ifade ederek şunları söyledi:
“İş Hukuku’nu iyi öğrenmemiz gereken bir sürece doğru gidiyoruz. Bütün veteriner hekimlerin nasıl çalışacağını, hangi durumlarda işten çıkarılacağını hangi durumlarda İş Mahkemesi’ne başvurmasının mümkün olduğunu öğrenmesi gereken bir sürece doğru gidiyoruz. Bütün veteriner hekimler birbirleriyle dayanışmak zorunda. Ve Türk Veteriner Hekimler Birliği’ne hukuki destek anlamında ciddi bir iş düşüyor. Kırsaldaki bir barınağa binlerce köpek geliyor, acaba oradaki veteriner müdüründen alınacak talimat nasıl olacak? Ben bir belediye veteriner hekimi değilim ama onların yerinde olsam bunu kabul etmeyip gerekirse İş Mahkemeleri’nde bir sürece girerdim.”
“BU ÇOK CİDDİ BİR ETİK ÇELİŞKİ”
Bizler Veteriner Hekim Andı ile mezun oluyoruz ve herhangi bir şekilde etrafımda canlı hasta gördüğümde benim bunu tedavi etme zorunluluğum var. Böyle bir zorunluluğumuz olmasa bile sokak hayvanlarını ücret almadan tedavi ediyoruz. Gerekirse kendi cebimizden ilaç desteği yapıyoruz. Bu konuda bir dayanışma bekliyoruz. ‘Bu hayvanları birlikte tedavi edelim’ diyoruz. Dolayısıyla belediyede çalışan veteriner hekimler de benzer süreçlerden geçiyorlar. Onlar da bir Veteriner Hekim Andı ile mezun oluyorlar. Sen o kararı verdin, o hayvanı öldürdün ya da öldürmedin bu çok ciddi bir etik çelişki, etik düzlem. O yüzden o etik düzleme veteriner hekimleri şu an ittiler.”
“HALK CEPHESİNİ KURMAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Siyasi iktidarların çıkarları olduğunda kimi manipülasyonların olabileceğini belirten Tepret, Hayvan Hakları Yasası’nın bu manipülasyonlardan bir tanesi olduğunu söyledi. Tepret, “Yaklaşık 2 haftadır meydanlarda bir araya gelen insanların içerisinde muhafazakar insanlar da farklı görüşten insanlar da vardı. Gerçekten bu manipülasyon oralarda çok güzel kırılıyor. Başka bir cepheden başka bir cephe kuruluyor. Bizim o halk cephesini kurmaya ihtiyacımız var. Bu çok değerli bir şey.
“VETERİNERLER İNTİHAR ETMEYE BAŞLADI!”
Veteriner hekimlik yapmak çok zor bir şey ama bir taraftan da çok güzel bir meslek. Bir hayvana can olmak, yardım etmek… Bu kadar zor ve stresli tarafları da varken bir de böyle bir etik çatışmanın, çelişkinin içerisine düşürülmek bizi gerçekten çok üzüyor ve veteriner hekim arkadaşlarımız artık intihar etmeye başladı. Ben bunun AKP iktidarının suçu olduğunu biliyor ve söylüyorum. En son olarak, veteriner hekimler kiralık katil değiller diyebilirim.”
Kamuoyunda tepkilere neden olan ve sokak köpeklerinin öldürülmesini öngören 17 maddelik “160 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Genel Kurul’da iki gün boyunca 28 saat süren görüşmelerin ardından AKP ve MHP oylarıyla yasalaştı. Teklif, 224 “Hayır” oyuna karşılık 275 “Evet” oyuyla sabaha karşı kabul edildi.
Teklifin görüşmeleri, Meclis Genel Kurulu’nda 28 Temmuz’da başladı. Pazar günü 14 saat süren görüşmelerde, sokak köpekleri için “ötanazi” tartışmasına neden olan ilk 5 madde kabul edildi. Pazartesi yeniden toplanan Genel Kurul’da, muhalefetin itirazlarına rağmen 14’üncü saatin sonunda teklifin tüm maddeleri kabul edilerek Meclis’ten geçti. Katılım oranının en yüksek olduğu günlerden birini yaşayan Genel Kurul, 30 Temmuz saat 03.50’de teklifin yasalaşmasıyla 1 Ekim Salı gününe kadar tatile girdi.
Muhalefet sıraları, “Tarihe kara gün olarak geçecek, ‘evet’ oyu verenleri ne tarih affedecek ne insanlık. Bu insanlık tarihine utançla geçecek bir düzenlemedir. Barınaklar ölüm merkezidir. Milyonlarca hayvan orada ölür, buna tahammül edemezler. Çocuklarınıza kanlı bir miras bıraktınız” sözleriyle duruma tepki gösterdi.
PİRHA – Sokak hayvanlarının katledilmesinin yolunu açan kanun teklifinin ilk 5 maddesi Meclis’te AKP-MHP oylarıyla kabul edildi.
Sokak hayvanları ile ilgili düzenlemeler içeren ve kamuoyunda tepkilere neden olan 17 maddelik “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin ilk 5 maddesi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Görüşmelerin 14’üncü saatinde kabul edilen tartışmalı 5’inci madde, sokak köpeklerinin katledilmesinin yolunu açıyor.
Muhalefetin 5’inci maddenin tekliften çıkarılması için verdiği önergeler reddedilirken, teklif üzerine görüşmeler bugün devam edecek.
PİRHA-Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledilmesinin önünü açacak yasa tasarısına tepki göstermek için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Tüm milletvekillerinin akıl ve vicdanına sesleniyor, sahipsiz hayvanların ölüm fermanı olan yasa teklifinin derhal geri çekilmesini talep ediyoruz” denildi.
Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledilmesinin önünü açacak yasa tasarısına tepki göstermek için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, sık sık ‘Susma haykır, katliama hayır’ sloganları atıldı.
Açıklamaya Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan ile Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi. Açıklamayı Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Ezgi Doğan okudu.
“YASA TEKLİFİ DERHAL GERİ ÇEKİLSİN”
Sokakta yaşayan canlıların öldürülmesine yönelik etik ve kanun dışı uygulamaları protesto ettiklerini söyleyen Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Ezgi Doğan, “Her şeyden önce, teklifin bu şekilde yasalaşması halinde ülkemiz tarihinde görülmemiş bir evcil hayvan katliamı yaşanacağını; sivil toplum örgütleri dışlanarak Meclis’te araştırma komisyonu dahi kurulmadan tepeden inme bir şekilde hazırlanan, akla, mantığa ve vicdana sığmayan bu teklifi asla kabul etmediğimizi, ifade etmek zorundayız. Söz konusu yasa teklifi çözüm değil, geri dönüşü olmayan hayvan katliamları ile altından kalkılamayacak çok büyük sorunlar doğuracaktır. Oysa yaşatarak ve birlikte çalışarak çözüm mümkündür. Bu tarihi noktada tüm milletvekillerinin akıl ve vicdanına sesleniyor, sahipsiz hayvanların ölüm fermanı olan yasa teklifinin derhal geri çekilmesini talep ediyoruz” dedi.
“SOKAK HAYVANLARI YOK EDİLMEK İSTENİYOR”
Hayvanlara yapılacak katliama dur demek ve katliama ortak olmamak için bir araya geldiklerini belirten Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, “Sokak hayvanları yok edilmek isteniyor ve bu yetki bizlere verilmek isteniyor. Bu bir katliamdır, katliamınıza ortak olmayacağız. Katliam yasasına karşı hayvanseverlerin yanındayız” diye konuştu.
Açıklama ‘Yaşatarak, yaşamayı öğreteceğiz’ sloganlarıyla sona erdi.
PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) sokakta yaşayan hayvanların “uyutmak” adı altında katledilmek istenmesine karşı yayınladığı açıklamada, “Hayvan haklarını yok sayarak uyutma adı altında yaşamlarına son vermeleri ne insanidir ne de kamu hizmetidir” dedi. Ayrıca yayınlanan açıklamada, sokak hayvanları için katliam niteliğinde olan yasa tasarısının derhal geri çekilmesi çağrısında bulunuldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), kamuoyunda “Katliam yasası” olarak bilinen “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılması Dair Kanun Teklifi”ni ele almaya hazırlanıyor. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndaki görüşme 17 Temmuz saat 14.00’te başlayacak.
Hayvan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından büyük tepki çeken bu yasa teklifi, hayvanların korunmasına yönelik mevcut düzenlemelerde değişiklikler öngörüyor. 17 maddelik teklifle belediyelere; kuduz, bulaşıcı hastalık veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara ötanazi yapma, yani bu hayvanları öldürme yetkisi veriliyor.
‘Uyutma’ adı altında mecliste görüşülmesi beklenen ‘Katliam Yasası’na karşı tepkiler yükselmeye devam ederken bir tepki de Alevilerden geldi. Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) sokakta yaşayan hayvanların “uyutmak” adı altında katledilmek istenmesine karşı sosyal medya hesaplarından tepki gösteren bir açıklama yayınladı.
“YAŞAYAN HER CANLININ YAŞAM HAKKI VARDIR”
Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) tarafından yapılan açıklamada, “İnsanı, ağacı, kurdu, kuşu, börtü böceği, yani doğadaki var olan tüm canlı cansız her şeyin korunması, yaşatılması ve yaşamasını sağlamak ve saygı duymayı inancımızın temel düsturlarından olan “Yaratılanı sev Yaradan’dan ötürü” sözünü esas alırız. Doğa bütünüyle doğadır. Her parçası doğayı doğa yapan ve tamamlayandır. Yaşayan her canlının da yaşam hakkı vardır” denildi.
“KATLİAM YASA TASARISI DERHAL GERİ ÇEKİLMELİDİR”
Açıklamanın devamında şunlar yer aldı:
“Meclise AKP tarafından getirilen Hayvan hakları yasası yaşamı değil yaşamı sonlandırmayı kutsayan yanıyla kabul edilemez. Sokak hayvanlarının da evcil hayvanlar gibi yaşam hakkı 5199 sayılı yasayla güvence altına alınmışken bu haklarının ellerinden alınmasını ve yaşamlarını sahiplendirilmesine bağlı bırakılmasını kabul etmiyoruz. Devlet yaşama yönelik çözümler üretmelidir. Mevcut 5199 sayılı yasanın uygulanması hayvan bakım merkezlerinin kurulması, kısırlaştırma, aşılandırma ve rehabilitasyon hizmetlerinin gerçekleştirilmesi zaten sorunları giderecektir. Sorunları çözüme götürme yerine hayvan haklarını yok sayarak uyutma adı altında yaşamlarına son vermeleri ne insanidir ne de kamu hizmetidir. Sokak hayvanları için katliam niteliğinde olan bu yasa tasarısı derhal geri çekilmelidir.”
PİRHA- Dersim’de hayvanseverler meclis gündemine gelmesi beklenen ve kamuoyunun geniş kesimlerinde tepkilere neden olan uyutma adı altında sokak hayvanları toplanıp katledilmesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.
Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (DER-HAYKO) öncülüğünde Koru Sev Yaşat Derneği ve çok sayıda kişinin katıldığı basın açıklamasında ‘Hayvanları öldürmenin adı uyutma’ denilerek yasa hazırlığının durdurulması istendi.
Dersim’de hayvanseverler, bir ay içinde sahiplendirilemeyen sokak köpeklerinin uyutulacağına dair hazırlık aşamasında olduğu belirtilen yasal düzenlemeye sokak köpeklerini de yanına alarak tepki gösterdi. Seyit Rıza Meydanı’nda toplanan hayvanseverler, sık sık ‘uyuma, yaşat’ sloganı attı. Tepki açıklamasına bir çok köpeğin yer alması ise gözlerden kaçmadı.
“UYGAR BİR YÖNTEM GİBİ LANSE EDİLİYOR”
DERHAYKO Başkanı Ezgi Doğan, sokak hayvanlarının uyutulmasının uygar bir yöntem olarak lanse edilmesine tepki göstererek, “Öldürüle öldürüle bitirilememiş, kısırlaştırılmamış, tedavi edilmemiş, aç susuz bırakılmış, şiddet görmüş ama tüm bunlara rağmen bir lokma ekmek verip, başı okşanınca dünyanın en sadık varlığına dönüşmüş, yaşam hakları ellerinden alınmak istenen, sokaktaki dostlarımız adına seslerimizi yükseltiyoruz. Son günlerde gündemde olan sokak hayvanlarının toplatılıp uyutulması tüm sosyal mecralarda ve mecliste normal ve uygar bir çözüm olarak lanse edilmektedir. Halk ve hayvanlar iki tarafın da mağdur olduğu hale getirilmiştir. Yetkililer çözümü mağdur taraflardan biri olan sokak hayvanlarının öldürülmesinde bulmuş ve toplumda kutuplaşmalara neden olmuştur” dedi.
“YAŞAM HAKKINI SAVUNACAĞIZ”
Doğan, katliam yasasın alıntına imza atma niyetinde olanlara yaşam hakkını savunacaklarını belirterek, “Öldürmenin çözüm olmayacağının hepimiz farkındayız. Bu yasa gerçekleştirildiği takdirde çok değil katliamdan bir yıl sonra yine popülasyon aynı rakamlara ulaşacaktır. Bunun sebebi popülasyonun asıl kaynağı olan üretimin devam etmesidir. Öyle ki toplumsal cezayı nefret üzerine inşa etmeye çalışarak sokak hayvanı popülasyonunu öldürmeyle çözülmeyeceğine ilişkin veteriner hekimlerin, alanında uzman bilim insanlarının görüşleri göz ardı edilmiş mevcut sorunun öldürmekten başka çözülmeyeceğine dair bir algı yaratılmaya çalışılmıştır” diye konuştu.
“2 SENE İÇERİSİNDE ÇÖZECEĞİMİZE İNANCIMIZ TAM”
Son bir yıldır yapılan çalışmalar neticesinde kent merkezinde küpesiz ve yavru köpeğin artık yok denilecek kadar aza indirildiğini ifade eden Doğan, “İlçe belediyelerimizden Ovacık, Hozat, Pertek, Pülümür, tüm kısıtlı imkanlarına rağmen taleplerimizi geri çevirmeyerek veteriner hekim istihdam edip kısırlaştırma çalışmaları yürütmeye başladı. Şehrimiz çözümün nasıl olması gerektiğini kavramış ve uygulamaya koymuş bir şehir. Biz kendi coğrafyamızda bu işi gerek kurumlar, gerek gönüllüler olarak medeni toplumlara yakışır bir şekilde iki sene içerisinde çözeceğimize inancımız tam. Şehrimizin tüm illere, belediyelere ve yasa koyuculara örnek olması dileğiyle” şeklinde konuştu.
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, sokakta yaşayan hayvanların uyutularak öldürülmesine dair yasa teklifi hazırlığına tepki göstererek, “Hayvanlar için tek ses olalım” çağrısı yaptı.
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi, iktidarın sokakta yaşayan hayvanların uyutularak öldürülmesine dair hazırlıklarını yaptığı yasa teklifine dair Meclis Parkı’nda açıklama yaptı. İnisiyatifi üyelerinin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de açıklamaya katıldı. Farklı hayvanların resimlerinin yer aldığı dövizler taşınırken, sık sık “Hayvana, insana, yeryüzüne, özgürlük” sloganı atıldı.
Yerel Hayvan Koruma Gönüllüsü Güliz Gündüz, yasa tasarısının “katliam odaklı” olduğunu söyledi. Gündüz, yasa tasarısının bugün Meclis’in Tarım Komisyonu’nda tartışılacağı bilgisini vererek, “Köpekler için ‘ölüm fermanı’ anlamına gelen tasarı görüşülecek. AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in dün gazetecilerle paylaştığı bilgiye göre; bahsi geçen düzenleme önümüzdeki birkaç hafta içinde komisyon toplantıları sonrası oylanmak ve yasalaşmak üzere Meclis Genel Kuruluna sunulacak” dedi.
“HAYVANLAR YALNIZ DEĞİLDİR”
“Yasa tasarısına karşı sokakta yaşayan köpekleri, yani mahalle sakinlerimizi savunmak için buradayız, tek bedeniz” diyen Gündüz, şunları söyledi:
“Ötenazi, uyutma, doğal yaşam alanı, Avrupa modeli gibi yumuşatılmış ifadeler ile sokakta yaşayan köpeklerin ömür boyu hapsedilmesine ve öldürülmesine yönelik etik dışı ve kanun dışı uygulamaları protesto etmek, hayvanların yalnız olmadığını haykırmak için buradayız. Dostlarımızla paylaştığımız sokaklarda varlık göstererek, diğer il ve ilçelerde de direniş ve eylemler başlatmaya çağırıyoruz. Yarın ve her gün gelin, hayvanlar için tek ses olalım.”
PİRHA- Türkiye Barolar Birliği, AKP tarafından hazırlanan ve sokak köpeklerinin “uyutulmasını” öngören yasa teklifine tepki gösterdi. Yazılı yapılan açıklamada “Bahsi geçen yasa teklifinin meclisten geçmesi halinde ülkemiz tarihinde görülmemiş bir hayvan katliamının yaşanacağı aşikardır. Belirtilen yöntemleri reddederek katliam ve tecritte ısrarcı olmak, aklı ve vicdanı reddetmektir” denildi.
Türkiye Barolar Birliği (TBB), AKP’nin “başıboş köpekler” sorununun çözümü için ‘sokak hayvanlarının uyutulması” maddesini de kapsayan yasa değişikliği teklifine tepki göstererek “Belirtilen yöntemleri reddederek katliam ve tecritte ısrarcı olmak, aklı ve vicdanı reddetmektir” dedi.
İktidar ve yandaşlarının hedef haline getirdiği sokak hayvanlarına ilişkin düzenlemede sona gelindi.
Yasa teklifi hazırlığına yönelik Türkiye Barolar Birliği’nden yapılan yazılı açıklamada “Belirtilen yöntemleri reddederek katliam ve tecritte ısrarcı olmak, aklı ve vicdanı reddetmektir. Etik değerlere, toplumsal normlara ve sırf sezgisel olarak dahi fark edebildiğimiz hayvanın yaşam hakkına aykırı olan bu zihniyetin kurumsallaştırılarak yasal zemine taşınması, toplumun vicdanında da kabul görmeyecektir” ifadeleri kullanıldı.
TBB’nin yaptığı yazılı açıklamanın tam metni şöyle:
“Kamuoyunda bir süredir, tüm sokak hayvanlarının toplanarak önce ilan yoluyla sahiplendirilmeye çalışılacağı, bu süreç sonunda sahiplendirilmeyen sokak hayvanlarının ‘uyutulma’ adı altında öldürülecekleri yönündeki yasal düzenleme için harekete geçildiğine dair haberler paylaşılmaktadır. Bahsi geçen yasa teklifinin meclisten geçmesi halinde ülkemiz tarihinde görülmemiş bir hayvan katliamının yaşanacağı aşikardır.
“SORUNUN ÇÖZÜMÜ KISIRLAŞTIRMA VE REHABİLİTASYON SEFERBERLİĞİDİR”
Yüzyıllardır bu toprakların bir parçası olan sokak hayvanlarının; bizler gibi hissedebilen, acı çekebilen ve her fırsatta “can dost” oldukları vurgulanan varlıkların ölüm fermanını vermek yahut onları ölüm kampı barınaklarda tecrit etmek ne kültürel değerlerimizle ne de 20 yıl önce yürürlüğe giren ve 3 yıl önce kapsamlı değişikliğe uğrayan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun sistematiği ile bağdaşabilir.
İddia edildiği gibi sokak hayvanları popülasyonu bir problem teşkil ediyorsa bu sorunun çözümü yetkili tüm kurumların eş zamanlı olarak yürüteceği bir kısırlaştırma ve rehabilitasyon seferberliğidir. Bunun için semtlere ve özellikle kırsal bölgelere kısırlaştırma merkezlerinin kurulması gerekli ve yeterlidir. Kısırlaştırma ile birlikte mutlaka uygulanması gerekli bir başka husus da evcil hayvanların üretim ve satışına yasak getirilmesi ve sahiplendiği hayvanı sokağa terk edenlere ağır idari yaptırımlar uygulanmasıdır. İki veya üç yıl süresince uygulanacak bu yöntem ile sokak hayvanlarının üremesinin önüne geçilebilecek ve varlığı iddia edilen sorun büyük ölçüde çözüme ulaşacaktır. Açıklanan yöntemler, alanında uzman veteriner hekimler tarafından da en doğru yol olarak sunulmakta, pek çok bilimsel çalışma ile de desteklenmektedir.
”KATLİAM VE TECRİTTE ISRARCI OLMAK, AKLI VE VİCDANI REDDETMEKTİR”
Belirtilen yöntemleri reddederek katliam ve tecritte ısrarcı olmak, aklı ve vicdanı reddetmektir. Etik değerlere, toplumsal normlara ve sırf sezgisel olarak dahi fark edebildiğimiz hayvanın yaşam hakkına aykırı olan bu zihniyetin kurumsallaştırılarak yasal zemine taşınması, toplumun vicdanında da kabul görmeyecektir.
Sonuç olarak, Türkiye Barolar Birliği olarak yapılması planlanan yasal düzenlemeyi takip ettiğimizi ve bu toprakların bir parçası olan tüm canlıların ‘yaşam hakkı’nın korunması adına her türlü hukuksal mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyu ile saygıyla paylaşırız.”
PİRHA- Sokakta yaşayan köpekler hakkında hazırlanan yasa teklifinin meclise sunulması bekleniyor. Sokak hayvanlarının barınaklara toplatılıp, 30 gün içinde sahiplendirilmeyenlerin öldürüleceği yönünde yasa hazırlığına karşı Change.org’da ‘Katliama Hayır’ başlığıyla başlatılan kampanyayı iki günde 100 binin üzerinde kişi imzaladı.
Sokak hayvanlarının barınaklarda toplatılıp, 30 gün içinde sahiplendirilmeyenlerin öldürüleceği yönünde bir yasa hazırlandığı haberleri üzerine Change.org’da başlatılan kampanyayı iki günde 100 binin üzerinde kişi imzaladı. Hayvanseverler, öldürmek yerine kısırlaştırma seferberliği başlatılması ve hayvan satışının yasaklanmasını talep ediyor.
Sokak köpekleri hakkında hazırlanan yasa teklifinin meclise sunulması bekleniyor. Teklifin içeriğinde sokak köpeklerinin toplatılıp, 30 gün süre zarfında sahiplenilmeyen köpeklerin uyutulmasının planlandığı iddiasının basına yansımasının ardından, hayvan hakları savunucuları teklife tepki gösterdi. Change.org’da ‘Katliama Hayır’ başlığıyla başlatılan kampanyayı iki gün içerisinde 100 binin üzerinde kişi imzaladı.
Sokak köpeklerinin popülasyonunun artışında, belediyelerin 20 yıldır kısırlaştırma görevini gerektiği gibi yapmamasının da rolü olduğu vurgulanan kampanyada, hayvanları öldürmenin sorunu çözmeyeceği vurgulanıyor.
Kampanyayı başlatan Didem Kurtoğlu “Hayvanları öldürmek popülasyon sorununu çözmeyeceği gibi bizim ülkemize yakışan bir yöntem de değil. Bize acilen kalıcı çözümler lazım, katliam değil” dedi. Kurtoğlu, çözümün kısırlaştırma seferberliği yapılması ve evcil hayvan satışının yasaklanmasından geçtiğini kaydetti.
PİRHA – Kuruluşu ilan edilen Patikara Derneği,sokaklardaki yaralı ve hasta hayvanları yakalayarak sağlık hizmetlerinin yapılması için çalışma yürütüyor. Aynı zamanda hayvanlara yuva da bulan dernek yönetimi, organizasyonun büyümesi için destek beklediklerini belirtti.
Lilu Hanım, Bolu’da bir trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı, sanal medyada gündem olduğu halde günlerce sokakta kaldı. Ankara’dan bir grup yardımsever, harekete geçti ve Lilu Hanım için sağlık hizmetinin yanı sıra bir de yuva kurdu.
Franky’nin başından geçenler ise kahredici türden bir vahşetti. İnsan eliyle kimyasal ile yakılmış halde bulundu Franky. Ancak aylarca süren tedaviler sonucunda iyileşebildi. Hayata tutunmasını sağlayanlar, yine Lilu Hanım’a el uzatan grup oldu.
Bacaksız Tripot Baki, Hayko, Elvin ve daha nicesi, hayvan düşmanı insanlar ya da afetler sonucu ciddi yaralanma ve travmalara maruz kaldı. Bu hayvanların yardımına koşan ekip şimdi Patikara Hayvan Kurtarma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği‘ni kurdu.
Derneğin sekreteri Mahir Kaya, aynı zamanda yardıma muhtaç hayvanları, ekipmanıyla kurtarmak için kolları sıvayan kişi. Asıl mesleği yayıncılık olan Kaya, şimdi ise zamanının önemli bir bölümünü hayvanlar için kullanıyor. Yaralı hayvanları kurtarırken birçok kez ciddi kazalar da geçiren Mahir Kaya, emek verdiği konuya dair şu bilgileri paylaştı:
“Zemin katta bir apartman dairesinde oturuyorum. Pandemi ile birlikte hepimiz evlere kapanınca komşularım, pencere önünde gördükleri kediler sebebiyle sokaktaki yaralı, hasta kedileri bana ihbar etmeye başladılar. Önce kendi kapı önümdekileri yakalamaya başladım. Ardından ekipmanımın yetersiz olduğunu fark ettim ve bunları da temin ettim. Ben yakalamaya başladıkça başka sokaklardan da ihbarlar gelmeye devam etti. Sonrasında sokak sokak büyüyen bir tür gönüllü organizasyona dönüştük.”
SOKAKTAN ŞEHİRE YAYILAN ORGANİZASYON!
Yaralı hayvanları kurtarmak için 6 Şubat sonrasında deprem bölgesine de gittiklerini belirten Mahir Kaya, kuş, kirpi ve köpeklere de yardımcı olduklarını belirtti. Ağırlıklı olarak kedilere odaklandıklarını belirten Kaya, “Travmalı, hasta, yaralı kedileri daha çok yakalıyoruz. Organizasyonumuz ise uzun yıllardır biriktirdiğimiz komşu ilişkileri ile işliyor. Örneğin Ayrancı semtinin bir sokağından yaralı bir hayvan ihbarı geldiği zaman sokak dayanışması ile beraber o hayvanı yakalayacak komşuları birbirleriyle tanıştırıp organizasyonu yapıyoruz. Mümkün mertebede o hayvanın tedavi masraflarını da o komşularla beraber karşılamaya çalışıyoruz. Masrafları karşılayamadığımız yerde semtteki komşuların hediye ettiği ikinci el eşya, kıyafet, biblo, kitap ne varsa bunları da çeşitli ikinci el pazarlarında, kermeslerde satarak klinik borçlarının üzerinden kalkmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
GEÇİCİ YUVA İHTİYACI!
Derneğe yardım konusunda çağrı yapan Mahir Kaya, şöyle devam etti:
“Memleket maalesef bir afet memleketi. Deprem, sel, yangın eksik olmuyor. Buralara da ekip gönderdiğimiz için borçlanabiliyoruz. Bu borcun üzerinden kalkabilmek için de bir dayanışmaya ihtiyacımız var. Yurttaşlar, destek amaçlı ikinci el pazarlarında bizimle çalışabilir ya da bizlerle kedi yakalama nöbeti tutabilir. Ayriyeten pati konserlerimize, kermeslerimize katılabilir ya da bağışta bulunabilirler. Bunların haricinde geçici yuva yardımında da bulunulabilir. Özellikle bu konuda çok sıkıntılıyız. Yakalayıp tedavi ettirdiğimiz bir hayvan, sokağa salamayacağımız durumda ise sahiplendirene kadar korumasını alacak bir gönüllüye ihtiyacımız oluyor. Bu anlamda öğrencilerin büyük destek olabileceğini düşünüyoruz. Biz onlara gerekli mama kum ve ekipman desteğini de sağlamaya hazırız.”
RESSAMLAR İÇİN MODEL OLDULAR!
Patikara Hayvan Kurtarma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği, hayat verdiği hayvanlar için bir de bir ilke imza attı. Yaşama tutunan kediler, 13 sanatçı tarafından resmedildi. Birbirinden güzel resimler, ‘Yılın Kedileri’ adı altında takvim haline getirildi. Dernek yararına sunulan takvimle birlikte üzerinde kedilerin resimlerin olduğu kupalar da şimdi alıcılarını bekliyor.
“HAYVANLARIN BARINAKLARA SOKULMASI CANİLİK”
Derneğin Başkanı Yağmur Hasdemir ise aynı zamanda öğrencilik yapıyor. Hayvan hakları üzerine yüksek lisans yapmayı hedeflediğini belirten Hasdemir, yakaladıkları hayvanları aynı zamanda kısırlaştırdıklarını da aktardı. Hasdemir, “Sorunun ana kaynağı, kısırlaştırma yapılmaması” diyerek şunları söyledi:
“Eğer biraz daha büyüyebilirsek kısırlaştırma kampanyası yapmayı da çok istiyoruz. Bütün belediyelerde sıkıntı var. Zorunlu olmasına rağmen halen birçok il ve ilçede bakımevi yapılmadı. Hayvanların toplanması gerektiğini söylüyorlar, ancak bu hayvanlar nereye toplanacak. Ki biz bu barınaklara toplama kampı ya da ‘ölüm kampı’ diyoruz. Aslında hayvanlar toplanmamalı. Evet popülasyon çok fazla ama bu sorun şöyle ortaya çıktı: Belediyeler, hayvanları topluyor kısırlaştırma yapmadan daha kırsal alanlara salıyor. Bu hayvanlar oralarda çeteleşiyor, büyük sürüler oluşuyor ve saldırganlaşıyor. Çünkü bu hayvanlar aç ve kısır değiller. Ayrıca küpeli hayvanların doğum yaptığını da görüyoruz. Bununla birlikte barınaklar çok korkunç durumda. Oraya hayvanların sokulması bence canilik. Herkesin barınaklara gidip görmesini tavsiye ederim. Sorunun çözümü ise şöyle; hayvanlar kısırlaştırılacak, saldırgan olanlar rehabilite edilecek ve geri bırakılacaklar. Çünkü böylelikle aslında büyük sürülere de engel olmuş oluyoruz. Aslında bu hayvanlara mahallelerde bakılıyor.”
“ŞİDDET FAİLLERİNE CEZA İSTİYORUZ”
Konya’daki bir barınakta yaşanan ve toplumda “kürek katliamı” olarak bilinen olaya da değinen Yağmur Hasdemir, şöyle devam etti:
“Konya barınağı Recep Tayyip Erdoğan’ın örnek gösterdiği bir barınaktı. ‘Gidin bakın ne kadar güzel barınaklar yaptık’ diyordu. Bizim hayvan hakları kanunumuz yok, Hayvanları Koruma Kanunu’muz var. Aslında ana taleplerimizden birisi hayvan hakları kanununa ulaşmamız. Çünkü şu anda ciddi bir cezasızlık var. Şiddet uygulayanlara ciddi bir ceza uygulanmıyor, yatarı olan bir ceza zaten kanunda yok. Genelde para cezası veriliyor onun da çoğunlukla uygulanmadığını görüyoruz. Bizler aynı zamanda belediyelere de şiddet faillerine de ceza istiyoruz.”
PATİKARA’YA DESTEK ÇAĞRISI!
Yağmur Hasdemir derneklerine yönelik destek çağrısı da yaparak, “Bize birkaç şekilde yardım etmek mümkün. Yakalama ekibine sahada çok ihtiyaç oluyor. Klinik borçları da bizim için ciddi bir yük. Aynı insanda olduğu gibi; örneğin bir kırık bacak 30 bin liralara mal oluyor. Bunların üstesinden gelebilmek adına insanlardan desteklerini bekliyoruz” dedi.
PİRHA- Deprem felaketinden etkilenen sokakta yaşayan ve evcil hayvanlara sahip çıkan Adıyaman Barosu’na bağlı avukatlardan Aysun Avcı, deprem felaketinde sadece insanların değil hayvanların da zarar gördüğünü vurgulayarak, “İnsanlar gibi hayvanlar da doğanın bir parçası ve bizler de hayvanları görmezden gelemezdik. Bizim depomuzu onlara da açtık ve elimizden geldiğince sokak hayvanlarına ve evcil hayvanlara sahip çıkmaya çalıştık” dedi.
6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen ve büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
Alevi kurumları, emek-meslek örgütleri ve dayanışma grupları deprem bölgesinde depremzedelere destek olmaya devam ediyor. Depremden etkilenen hayvanlar da gönüllüler tarafından bakılıyor.
Adıyaman Barosu Kriz Merkezi de, bu yerlerden biri. Baroya bağlı avukatlar hem sokak hem de sahipsiz kalmış hayvanlara yardım elini uzattı.
Avukat Aysun Avcı, deprem felaketin yaşandığı yerlerden biri olan Adıyaman’da gönüllü avukatlarla birlikte ilçelerden köylere kadar çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, hem ayni hem de hukuki yardımları depremin ilk gününden itibaren yurttaşlara ulaştırdıklarını söyledi.
“İNSANLAR GİBİ HAYVANLAR DA DOĞANIN BİR PARÇASI”
Bunun yanı sıra sokakta kalmış hayvanlara da destek verdiklerini belirten Avukat Aysun Avcı, deprem felaketinde sadece insanların değil hayvanların da zarar gördüğünü vurgulayarak, “İnsanlar gibi hayvanlar da doğanın bir parçası ve bizler de hayvanları görmezden gelemezdik. Depomuzu onlara da açtık. Yaralı ve yavru hayvanları depoda besliyoruz ve veteriner arkadaşların desteğiyle tedavi ettik. Şu anda depomuzda 9 köpeğimiz, 2 kedimiz kaldı. Aynı zamanda gelen yardımlar içinde bulunan bir kamyon mamayı hayvan besleyen yurttaşlara dağıttık” şeklinde ifade etti.
“HAYVANLARA SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞTIK”
Deprem öncesi Adıyaman’da bir hayvan barınağının kurulduğunu aktaran Aysun Avcı, “Fakat belediye yetkilileri çok uzun bir süre hayvan barınağınının durumuyla iligili bir açıklamada bulunmadılar. Bizler iletişime geçtik ve barınağın sağlam olduğunu öğrendik. Ancak sokakta ve evde beslenen hayvanlar için bu kadar şanslı değillerdi. Elimizden geldiğince sokak ve evcil hayvanlara sahip çıkmaya çalıştık” dedi.
PİRHA-Koronavirüs salgını, sokak hayvanlarının yaşamını da olumsuz etkiliyor. Dersim’de kaldığı süre içerisinde hayvanların durumunu gözlemleyen Işık Berfin, öğrenci bursu ile mama aldıktan sonra köy köy gezip hayvanlara dağıtıyor. Berfin, “Bunun bizim için heves değil kalıcı bir eylem olmasını istiyoruz” diye de ekliyor.
Dünyayı etkisi altına alarak insanları sosyal hayat ve temastan koparan koronavirüs salgını, sokak hayvanların yaşamını da olumsuz etkiliyor. Vatandaşların “evde kal” çağrısına uyması ve restoran gibi işletmelerin de kapatılmasıyla birlikte sokak hayvanları yiyecek bulmakta zorlanmaya başladı.
Bu zorlu süreçte Dersim’de Sokak hayvanlarının aç kalmaması için birçok hayvan sever çaba gösteriyor, bunlardan biri de Işık Berfin. Kendi öğrenci bursuyla aldığı mamalarla Ovacık’ta köyleri gezerek sokak hayvanlarını besliyor.
ÖĞRENCİ BURSU İLE KURU MAMA ALDILAR
Işık Berfin, 5 yaşından beri Amerika’da yaşıyor. Pandemiden dolayı 6 aydır Ovacık’ta yaşadıklarını anlatan Berfin, Dersim’de kaldığı süre içerisinde sokak hayvanlarının durumunu gözlemlediğini ve içler acısı bir tablo ile karşılaştığını söyledi.
Işık Berfin, öğrenci bursu ile 15 kg’lık mama paketlerini alıp köy köy gezip dağıtmaya başladığını söyleyerek şunları anlattı:
“Bu süreç içerisinde daha fazla destek ve katkıda bulunmak isteyenler için belediye ve kaymakamla görüşmeler yaptım, kulübeler veya barınaklar yapılması için. Onlar zaten bu projeleri desteklediklerini belirttikten sonra arkadaşlarla birlikte, öğrenci bursumu kullanarak kulübeler yapmaya başladık. Kulübe yapımı sürecinde belediyeyle görüştükten sonra aşılamalara da geçtik. Küçük küçük başlarken bir heves olarak bakmadığımız için bu duruma, çünkü kendi egolarımızı tatmin ettikten sonra bu hayvanlar aç kalmaya devam edecekler o yüzden bu bizim için heves değil kalıcı bir şey olmasını istiyoruz. Mama dağıtım sürecinde bize destek veren gençlere çok teşekkür ediyoruz.”
“BU SADECE BİR BAŞLANGIÇ”
“Biz sadece sokak hayvanları için bir farkındalık yaratmadık. Köylüler, gençler için de farkındalık yarattık” diyen Berfin şunları söyledi:
“İnsanlar bizim hayvanlara olan sevgimizi gördükçe katkıda bulunmak istediler. Onlar da kendi imkanları çerçevesinde lapa, ekmek dağıtımı olsun veya kendi maddi durumlarına göre mamalar alıp dağıtmaya başladılar. Bu bizim için çok büyük bir destekti. Çünkü bizim amacımız köylülere ve hayvanlara destek olmak. Ovacıktaki sokak hayvanlarına yardım etmeye çalışıyoruz ama daha çok desteğe ihtiyacımız var. Bunun kalıcı olmasını istiyoruz çünkü bu canlar bizim için çok değerli. Sokak hayvanlarını sevdiğimiz ve bu sevgiyi yaydığımız sürece insanlar toplumsal olarak daha fazla gelişecektir. Birbirlerine de yardımcı olmak isteyecektir, bu sadece bir başlangıç.”
“BU SÜREÇTE BİRBİRİMİZE DESTEK OLACAĞIZ”
“Berfin arkadaşımızın yapmak istediklerinden biz de etkilenip destek olmak istedik” diyen Umutcan Yarar, “Bu durum beni de çok mutlu ediyordu. Daha sonra instagram üzerinden koru-sev-yaşat isimli bir sayfa açtık. İnsanlar bize güvendi, bizle beraber mama dağıtımına geldiler ve bu durum bizi daha da mutlu etti. Birlikte her şeyi aşacağımızı düşündük. Kimi zaman mamalarımız bitti el arabalarıyla doğal yemler getirip dağıtmayı düşündük. Pes etmeyeceğiz ve bu süreçte birbirimize destek olacağız” dedi.
PİRHA – Dersim’de havaların ısınması ise birlikte bir grup yurttaş, sokak hayvanları için barınma yerleri yaptı. Yurttaşlar sıcak havalarda herkesi hayvanlara bir kap yemek, bir tas su vermeye çağırdı.
Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sokak hayvanlarının yaşamını da olumsuz etkiliyor. Dersim’de havaların ısınmasıyla birlikte bir grup yurttaş da sokak da kalan hayvanlar için harekete geçti.
Sokak hayvanlarının barınma ve beslenme sorunu için çalışma yürüten grup, öncellikle hayvanların sıcak havalardan korunması için kulübe yaparak işe başladılar.
Onlar çalışırken çocuklar da etraflarında dolanan yavru köpeklerle ilgilendi. Çocuklarda kendi aralarında yaptıkları sıraya göre her gün birisi getirdiği yiyecekle sokak hayvanlarını besliyor.
Çocuklar, “Söz verdik sokak hayvanlarını besleyelim ve koruyalım” diyerek duyarlılık çağrısı yaptı.
Dersim’de uzun zamandır gençler ve insanlar olarak çalışma yürüttüklerini söyleyen Ergün Demir, özellikle koronavirüs salgını sürecinde sokak hayvanlarına destek olmak için bir araya geldiklerini belirterek, “Önümüze samut hedefler koyduk ve bu hedefler doğrultusunda bir oluşum oluşturduk. Bu çalışmanın dışında Dersim’de bulunan arkadaşlarla birlikte kazan kurup sokak hayvanlarına özellikle kedi ve köpeklere mama desteğinde bulunduk. Onun dışında yavru köpeklere yuva yapmak için bir araya geldik” dedi.
Havaların ısınmasıyla beraber sokak hayvanlarına bir kap yemek, bir tas su vermeleri çağrısı yapan Demir, dili olmayan bu canlılara mama desteğinde bulunulmasını istedi.
PİRHA-Antalya Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi’ne ait olduğu iddia edilen görüntüler sosyal medyada tartışmalara sebep oldu. Hijyenden uzak olduğu görünen barınakta ölü hayvanların üst üste atılması hayvanseverlerin tepkisini yükseltti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kepezaltı Hayvan Bakımevi’ne ait olduğu söylenen görüntülerde toplu katliam yapıldığı resmedildi. Sosyal medyada paylaşılan o fotoğraflarda ölü köpeklerin üst üste dizildiği görüldü.
“Yapılan zulme sessiz kalmayın” çağrısında bulunan hayvanseverler, kafesler içerisindeki hayvanların yaralı hallerini fotoğraflayarak kamuoyu ile paylaştı. Hayvanseverler, bakımevindeki kötü koşulları daha önceden belediye yönetimine ilettiklerini hatırlatarak “Sessizlerin sesi olalım” çağrısında bulundu.
Paylaşılan fotoğraflarda kafesler içerisinde çok sayıda köpeğin bir arada tutulduğu ve temizliklerinin yapılmadığı görüldü.