Etiket: sokak

  • Depremin ardından halk sokakta: Toplanma alanlarına AVM’ler yapılmış durumda!-VİDEO

    Depremin ardından halk sokakta: Toplanma alanlarına AVM’ler yapılmış durumda!-VİDEO

    PİRHA- Marmara Denizi’nde art arda meydana gelen depremin ardından endişelenen halk sokaklarda, parklarda bekleyişini sürdürüyor. Acil durumlar için belirlenen deprem toplanma alanlarına ise AVM’ler yapılmış durumda.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Marmara Denizi’nde saat 12.13’te merkez üssü Silivri açıkları olan 3,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu. Yerin 6,99 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntı, İstanbul ve çevre illerde hissedildi.

    Kısa süre sonra bölgede daha şiddetli bir deprem daha meydana geldi. AFAD, Marmara Denizi’nde gerçekleşen ikinci depremin büyüklüğünü 6,2 olarak açıkladı. Bu sarsıntı da İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesindeki birçok ilde güçlü şekilde hissedildi.

    Bir sonraki deprem ise Marmara Denizi Büyükçekmece açıklarında saat 12.51’de 4,4,  13.03’te ise 4,9 büyüklüğünde meydana geldi. Dördüncü deprem ise 4,9 büyüklüğünde yaşandı.

    SOKAKLARA DÖKÜLEN HALK ENDİŞELİ

    Depremin sarsıntısıyla tüm İstanbul halkı sokaklara çıktı. Depremin durmasının ardından halk bir çok alanın imara açılması ve ilçelerde yeterli yeşil alan olmamasından deprem sonrası toplanacağı alan konusunda endişeler yaşıyor. Halk tekrar yaşanacak depremde nereye gideceği sorusu ile karşı karşıya ?

    AVM yapılmaması ve yeşil alanın korunması için gerçekleştirilen Gezi Parkı direnişinden sonra imara açılmayan Gezi Parkı’nı yurttaşlar depremin ardından güvenli alan olarak kullanıyor. Artçı depremlerin devam etmesinden dolayı çok sayıda kişi Gezi Parkı’nda ve Taksim Meydanı’nda oturmaya devam ediyor.

    DEPREM ALANLARINA AVM’LER YAPILDI

    İnşaat Mühendisleri Odası’nın verilerine göre, 1999-2003 arasında deprem toplanma alanı olarak belirlenen ancak daha sonra imara açılan noktalar arasında Torun Center’ın yükseldiği Ali Sami Yen Stadı, Zorlu AVM’nin yer aldığı Zincirlikuyu’daki Karayolları 17’nci Bölge Müdürlüğü arazisi, Akasya AVM’nin yer aldığı Acıbadem’deki eski Otosan Fabrikası arazisi, Bakırköy’deki Marmara ve İstanbul Forum AVM’nin arazisi bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Baş: Darbecilere karşı ülkemize sahip çıkmak için sokağa çıkacağız

    Baş: Darbecilere karşı ülkemize sahip çıkmak için sokağa çıkacağız

    PİRHA- Bekir Bozdağ, cezaevindeki Milletvekili Can Atalay hakkındaki hüküm ile ilgili Yargıtay’dan gelen yazıyı TBMM Genel Kurulu’nda okudu. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, “Ferman Saray’ın, Can Atalay halkındır. Bizler direneceğiz, kazanacağız. Darbeciler de işledikleri tüm suçların hesabını bir bir verecek. Yanlarına kalmayacak, unutulmayacak” dedi. 

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, tutuklu bulunan TİP Milletvekili Can Atalay’la ilgili Yargıtay kararının Meclis’te okunmasına ilişkin olarak, “Mafyada böyle yaparlar, bazen suçlu olduğunu bildiklerini yanlarında tutarlar ve en pis işleri onlara yaptırırlar” dedi.

    Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yurt dışında bulunması sebebiyle koltuğunu geçici süreyle devrettiği TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, cezaevindeki Milletvekili Can Atalay hakkındaki hüküm ile ilgili Yargıtay’dan gelen yazıyı TBMM Genel Kurulu’nda okuttu. Yazının okunması ile Atalay’ın milletvekilliği; Anayasa Mahkemesi’nin iki kez verdiği hak ihlali kararına rağmen düştü.

    Baş, karar okutulmadan önce şu ifadeleri kullandı:

    “Usulsüz değil, kanunsuz bir işlem yapılıyor. Anayasa’yı ayaklar altına alan bir darbe girişiminin tamamlanmasını izliyoruz. ‘AYM’nin kararlarını tanımayalım’ diyen Yargıtay kararının divanda okutulmasını reddediyoruz. Eğer divan Anayasa’yı tanımazsa divan yoktur. Her şey sorgulanır hale gelir. Karar okunacak Atalay’ın vekilliği düşürülecek. Yani milletvekiliymiş. Milletvekiliyse neden hapiste tutuyorsunuz? Değilse neyi düşüreceksiniz? Gezi’de de beraberdik. Bütün duruşmalarını izledim. Biz yaptığımızı savunuruz. Söylediğimizi yaparız. Burada karar okunacak Meclis Başkanı yok. ‘Bu usulsüzlük’ diyorsanız Kurtulmuş usulsüzlük yapıyor aylardır.

    Numan Kurtulmuş okumuyor bu kararı, Celal Adan okumuyor, Gülizar Hanım okumuyor, Sırrı Süreyya okumuyor ama Bekir Bozdağ okuyor. Hak ediyor okumayı çünkü. Bu da bize tarihin bir ironisidir. Kurtulmuş hak ediyor okumayı. Kimsenin açıkça “Ben bu kararı okumayacağım” diyemediği bir şeyi Meclis’in açılışına 3 dakika apar topar geçirelim diyorlar. Bazen suçlu olduklarını bildiklerini yanlarında tutarlar ve en pis işlerini onlara yaptırırlar.”

    BAŞ: FERMAN SARAYIN, ATALAY HALKINDIR

    Sosyal medyadan da açıklama yapan Erkan Baş, “Ferman Saray’ın, Can Atalay halkındır. Bizler direneceğiz, kazanacağız. Darbeciler de işledikleri tüm suçların hesabını bir bir verecek. Yanlarına kalmayacak, unutulmayacak. Can Atalay’ın milletvekilliğini düşürmek ‘Ben bu ülkenin anayasa ve kanunlarını tanımıyorum, aklıma ne eserse onu yaparım’ demektir. Bunu karşılıksız bırakmayacağız. Darbecilere karşı ülkemize sahip çıkmak için tüm yurtta sokağa çıkıyoruz. Tüm yurttaşlarımızı davet ediyoruz” dedi. 

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Halk dövizin yükselmesinden endişeli: Ne yapacağımızı bilemiyoruz-VİDEO

    Halk dövizin yükselmesinden endişeli: Ne yapacağımızı bilemiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Dolar kuru rekor bir artış göstererek 23,66 Türk Lirası oldu. Buna bağlı olarak artacak olan alım gücü yurttaşı kaygılandırıyor. Mikrofon uzattığımız yurttaşlar, ülkenin giderek yoksullaştığından şikayet ederek, bu durumun daha da kötüye gideceğini düşünüyor.

    Mersinli yurttaşlara dolar kurundaki artışın vatandaşın cebine nasıl yansıyacağını sorduk.

    PİRHA mikrofonuna konuşan esnaftan öğretmene, öğrenciden emekliye hemen herkes bu artışı endişe verici buluyor. Gidişatın kötü olduğu konusunda hem fikir olan Mersinliler, dolar kurundaki artışın devam edeceği ve bu paralelde ülkenin daha da yoksullaşacağı görüşündeler.

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/MERSİN

  • İstanbul’da yurttaşlar: Seçim sonucundan memnun değiliz, ötekileştiriliyoruz-VİDEO

    İstanbul’da yurttaşlar: Seçim sonucundan memnun değiliz, ötekileştiriliyoruz-VİDEO

    PİRHA-  İstanbul’da yurttaşlara seçim sonuçlarını sorduk. Yurttaşlar beklemedikleri bir sonuçla karşılaştıklarını ifade ederek “Memnun değiliz, önümüzdeki 5 yıl nasıl geçecek bilemiyoruz” dediler.

    28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’ni Cumhurbaşkanı Erdoğan aldı. İstanbul’da seçim sonucunu halka sorduk.

    Yurttaşlar seçimin adil koşullarda gerçekleşmediğini ve beklemedikleri bir sonuç elde ettiklerini ifade ettiler.
    Erdoğan’ın Kısıklı’daki konuşmasını hatırlatan yurttaşlar, ötekileştirildiklerini dile getirerek, yine ekonomik sıkıntıları işaret ettiler.

    Dilan ŞİMŞEK- Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Mersinli yurttaşlar: Değişim, değişim, değişim-VİDEO

    Mersinli yurttaşlar: Değişim, değişim, değişim-VİDEO

    PİRHA- 28 Mayıs Cumhurbaşkanı seçimine sayılı günler kala yurttaşların nabzını tuttuk. Yurttaşlar, değişminin şart olduğunu belirterek, demokrasi, kadın hakları, ekonominin düzelmesi için oy kullanacaklarını söylediler.

    Türkiye, 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandığa gidecek. Geri sayım başlarken, Mersin’de yaşayan yurttaşlara ikinci tur seçiminde ne beklediklerini sorduk.

    İşte cevaplardan bazıları:

    “- İnsanlar artık bizleri değil, çocuklarını, torunlarını düşünsünler ve değişimden yana oy kullansınlar.

    -Ayrımcılık ve ötekileştirmenin son bulması için oyumu KIlıçdaroğlu’na vereceğim.

    -Değişm şart.

    -Artık baharlar gelsin. Kadın olarak sokakta özgürce yürümek istiyorum. Güzelim ülke ne hale geldi.

    -Antakya’dan geldik, depremden dolayı buradayız. Oyumuzu ne pahısına olursa olsun kullanalım.

    -20 yıldır her şeyi gördük. Yeter artık. Bir değişiklik olsun.

    -Ekonomi çok kötü. Her şey çok pahallı. Değişim olursa belki ekonomi düzelir.

    -Sandıkları devletten korur hale geldik. Sandıkarın başında bekleyeceğiz, herkeste sandıkların başında beklesin.

    -20 yılda yapamadığını şimdi mi yapacak?

    -Bıktık usandık. Ülke uçurumun kenarına gelmiş. Herkes geleceğine sahip çıksın.

    -Kararsızım. EKonomi iyiye gitmiyor. Sandığa gideceğim gün karar vereceğim.

    -Kadını insan yerine koyan yok. Umarım herşey güzel olur.

    -Sinan Oğan süzünün adamı değilmiş.Kimsenin yüzü gülmüyor. Biz vezgeçmeyeceğiz, onlar vazgeçsin. 10 milyon gencin kaderi bu seçime bağlı.

    -Eşit yurttaşlık temelinde yaşamak istiyoruz. Ümüt Özdağ bizi ötekileştirmesin.

    -Oyumu Kılıçdaroğlu’na verceğim. Herkesin sandığa gitmesini diliyorum. Demokrasi kazansın.

    -Oyumu Erdoğan’a vereceğim. Dağru adam çünkü.”

    Diren KESER-Fatoş SARIKAYA/MERSİN

     

  • Mersinli yurttaşlar: 14 Mayıs’ta demokrasi kazanacak-VİDEO

    Mersinli yurttaşlar: 14 Mayıs’ta demokrasi kazanacak-VİDEO

    PİRHA- 14 Mayıs seçimine sayılı günler kala yurttaşların gündeminde ekonomi ve demokrasi sorunu var. Yurttaşların ortak isteği demokrasinin kazanması yönünde.

    Türkiye’de milyonlarca yurttaşın kaderini etkileyecek olan 14 Mayıs seçimlerinde geri sayım başladı. Tüm partilerde hummalı bir çalışma sürerken, 21 yıllık AKP iktidarının değişip, değişmeyeceği oylanacak.

    AKP iktidarı döneminde ekonomik krizin derinleştiğini, özgürlüklerin askıya alındığını, adaletin olmadığını vurgulayan yurttaşlar PİRHA’ya konuştu.

    Güzel günlerin geleceğini ifade eden yurttaşlar, eğitimden, sağlığa, ekonomiden, gençlerin işsiz ve umutsuz olmasına kadar birçok sorunun varlığına işaret ettiler.

    İfade özgürlüğünün olmadığına vurgu yapan yurttaşlar, 14 Mayıs’ta ortaya çıkacak sonucun ötekileştirilmişlerin özgürleşmesine, gençlerin, çocukların yaşama umutla bakmasına vesile olmasını dileyerek, Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını istedilerini söylediler.

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/MERSİN

  • İstanbul’da esnaf dertli: Geçinemiyoruz, iktidar değişmeli-VİDEO

    İstanbul’da esnaf dertli: Geçinemiyoruz, iktidar değişmeli-VİDEO

    PİRHA- Bakırköy semt pazarındaki esnaf çok dertli. Geçen yıla kıyasla ürünlerine en az yüzde 200 zam geldiğini, pazara gelenlerin eli boş döndüğünü belirten esnaf, geçinemediklerini, iktidarın değişmesi gerektiğini kaydetti. 

    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne bir haftadan az bir zaman kalmışken, halkın nabzını tutmaya devam ediyoruz.

    İstanbul’un Bakırköy ilçesinde PİRHA mikrofonuna konuşan esnaf, “Geçinemiyoruz, bu iktidar değişirse bir şeyler değişir diye ümit ediyoruz” dedi.

    Esnafın büyük çoğunluğu, mevcut iktidarın yarattığı ekonomik sıkıntıya, yaşam zorluklarına dikkat çekti ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde değişim taleplerini dile getirdi.

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

  • Nurtepe’de yurttaşlar: Bıktık artık yeter, Kılıçdaroğlu’na oy vereceğiz! -VİDEO

    Nurtepe’de yurttaşlar: Bıktık artık yeter, Kılıçdaroğlu’na oy vereceğiz! -VİDEO

    PİRHA- 14 Mayıs seçimleri yaklaşırken, İstanbul’un Nurtepe ilçesinde sokağın nabzını tuttuk. Yurttaşlar, 21 yıllık AKP iktidarının artık gitmesi gerektiği konusunda kararlı. Türkiye’nin Afganistan olmasını istemediklerini belirten yurttaşların ağırlıklı olarak tercihi Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu. 

    14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne sayılı dünler kalırken, sokağın nabzını tutmayı sürdürüyoruz.

    İstanbul’un Nurtepe ilçesinde PİRHA mikrofonuna konuşan yurttaşlar, “21 yıllık AKP iktidarına yeter. Değişim şart. Adalet istiyoruz” dedi.

    Halkın büyük çoğunluğu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tercihini Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanacağını ifade ederken, mevcut iktidarın yarattığı ekonomik sıkıntıya, yaşam zorluklarına dikkat çektiler.

    Bazı yurttaşlar Yeşil Sol Parti derken bazıları da CHP’yi desteklediğini dile getirdiler.

    Dilan ŞİMŞEK/ İSTANBUL

  • Diyarbakır beyaza büründü-VİDEO

    Diyarbakır beyaza büründü-VİDEO

    PİRHA- Diyarbakır’da beklenen kar yağdı.

    Kar yağışı sabah saatlerinden itibaren bölge kentlerinde etkisini gösterdi. Kar yağışı sürerken, Diyarbakır sokakları beyaza büründü.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Mersin’de sokak sanatçılarıyla dayanışma konseri

    Mersin’de sokak sanatçılarıyla dayanışma konseri

    PİRHA- Mersin’de sokak sanatçıları için dayanışma konseri düzenlendi. Dayanışma konserinde pandemi boyunca yaşamını yitiren ve intihara sürüklenen sanatçılar anılırken, dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.

    Sokak sanatçılarıyla dayanışma amacıyla Mersin’de konser düzenlendi. Yenişehir Belediyesi AKM’de yapılan konsere yüzlerce yurttaş katıldı.

    Sokak sanat yapan grupların sahneye çıkmasıyla başlayan konserde, sokak sanatçılarının yaşadıkları zorluklara dikkat çekildi. Konserde, salgından dolayı 2 sene çalışmadığı için Ağustos ayında intihara sürüklenen sanatçı İbrahim Birincioğlu da unutulmadı.

    Konuşmaların ardından sanatçılar Serdar Keskin, Mücahit Göker ve Yeliz Güzel sahneye çıktı. Türkçe, Kürtçe’nin Kurmanci ve Kırmancki lehçelerinde şarkıların söylendiği konserde dinleyiciler keyifli anlar yaşadı.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Sokak röportajı yapanlara eş zamanlı gözaltı

    Sokak röportajı yapanlara eş zamanlı gözaltı

    PİRHA- Onbinlerce abonesi olan ve videoları yüzbinler tarafından izlenen YouTube üzerinden sokak röportajı yayınlayanlara gözaltı.

    Sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımda Kendine Muhabir, Sade Vatandaş ve İlave TV kanalı sahipleri gözaltına alındıklarını duyurdu.

    Kendine Muhabir’den Hasan Köksoy, ‘Sade Vatandaş’ lakaplı Mehmet Koyuncu, İlave TV’den Arif Kocabıyık ve Turan Kural’ın evlerine bugün sabah saatlerinde baskın yapıldı. Hasan Köksoy, Arif Kocabıyık ve kameramanı Turan Kural gözaltına alındı.

    Hasan Köksoy’un eşi gözaltıların gerekçesinin AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci olduğunu dile getirerek, “Sabah saat 7de polis evimize baskın yapıp, bilgisayar ve bütün iletişim araçlarımızı aldılar. Eşimi Hasan Köksoy’u şu an polisler araca bindirip götürdüler… Arama emri sebebi Mücahit Birinci” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sokak ‘değişim şart’ diyor-VİDEO

    Sokak ‘değişim şart’ diyor-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’de ekonominin giderek kötüleşmesine bir de pandeminin eklenmesi mutfaktaki ateşi yükseltti. Türkiye’nin en büyük sorunun ne olduğunu yurttaşlara sorduk. Yurttaşlar, demokrasi, EYT ve işsizlik derken, çiftçiler ise ürettiğinin para etmemesinden dertli.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyareti öncesi çiftçilerin durumuyla ilgili yaptığı konuşmada “Benim vatandaşım gayet memnun” derken, hayat pahalılığı için “Denetimle bu zulmün önüne geçeceğiz” ifadesini kullanmıştı.

    Hükümet yetkilileri de “her şey yolunda” söylemlerini dillendirseler de sokaktaki manzara bu söylemlerin tersi yönde.

    “SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İKTİDAR DEĞİŞİMİYLE MÜMKÜN”

    Mersin’de yurttaşlara mikrofon uzattık ve ‘Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?’ diye sorduk.

    Erdal Gürocak adlı yurttaş, iktidarın kötü yönetiminden kaynaklı bir çok sorunu olduğunu belirterek, “Şu anda barınma sorunu yaşayan öğrenciler var. Barınma hakları verilmiyor. Kiralar çok yüksek, aileler perişan. Öğrencilerin dışarıda kalmalarının önüne geçmek için yerel yönetimlerin hızlıca görev alması gerekiyor. Bunu yanında geçinme, barınma, yaşam hakkı, demokrasi, adalet ve Kürt sorunu gibi sorunları var. Bu sorunların çözümü de iktidar değişimiyle mümkün” dedi.

    “DEĞİŞİM ŞART!”

    Seyyar satıcılık yapan bir yurttaş da, ‘Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?’ sorusuna ekonomi cevabını verdi. Her şeyin pahalı olduğunun altını çizen yurttaş, “Eskiye nazaran her şeyin fiyatı 2-3 kat artmış durumda” diyerek, ‘değişimin’ şart olduğunu söyledi.

    Mikrofonumuza konuşan esnaf, ekonominin kötü yönetildiğine işaret ederek, “Yılda iki defa kaldırım yenileneceğine, o para halka eşit bir şekilde dağıtılsın. EYT’lilere para yok deniyor. Al sana para. Savurmazsak ve olanı doğru kullanırsak para var” diye konuştu.

    “PROFESÖR İSTASYONDA POMPACILIK YAPIYOR”

    Üniversite mezunlarının iş bulamadığını, bulanın da kendi branşında olmadığını ve asgari ücretle çalışmak zorunda kaldığını belirten başka bir yurttaş ise, “Bu ülkede KHK sorunu da var. Profesör istasyonda pompacılık yapıyor. Hoş bir şey değil. Devletten beklentimiz herkesin istediği işi yapmasının alt yapısını oluşturmak” ifadelerini kullandı.

    “KİMSE HAYATINDAN MEMNUN DEĞİL” 

    Çiftçilik yapan 75 yaşındaki yurttaş da, çiftçinin kazanamadığından dert yanarak, en büyük sorunun yoksulluk olduğunu vurgulayarak, “Yokluk memlekete tamamen çöktü. Bir vatandaşın cebinde 100 lira varsa akşama kalmıyor. Çiftçiler için akaryakıt, gübre, ilaç pahalı. Köylüler ziraatçıya, vergiye ve sulama parasına çalışıyor” diye belirtti.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyareti öncesi çiftçilerin durumuyla ilgili yaptığı konuşmada “Benim vatandaşım gayet memnun” sözünü hatırlattığımız çiftçi, “Kimse hayatından memnun değil. Gidin gezin hayatından memnun bir tek kişiyi bulamazsınız” diyerek çiftçinin yaşadığı sorunları özetliyor.

    Diren KESER/MERSİN

  • Dersimli yurttaşlar iktidarın ‘Desteksiz tam kapanma’ kararına tepki gösterdi-VİDEO

    Dersimli yurttaşlar iktidarın ‘Desteksiz tam kapanma’ kararına tepki gösterdi-VİDEO

    PİRHA-Dersimli yurttaşlar, kabine toplantısı sonrası alınan “Tam kapanma” kararına tepki gösterdi. Şu anda ekonomik sorunun çok büyük olduğuna vurgu yapan yurttaşlar, “Kapanma kararı alınırken bunun sosyal, siyasal, ekonomik alt yapısının oluşturulması gerekiyor” dedi.

    Pandemi kısıtlamalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından  29 Nisan’dan 17 Mayıs’a kadar sürecek olan “Tam Kapanma” kararı çıktı.

    Dersim’de yurttaşlara hükümetin aldığı “Tam kapanma” kararını sorduk. Yurttaşlar, “İnsanlar evde 17 gün boyunca patates, soğan mı yiyecek?” diye sorarak tam kapanma kararına tepki gösterdi.

    “TAM KAPANMA DOĞRU BİR TUTUM DEĞİL; İNSANLARI BUNALIMA, STRESE SÜRÜKLÜYOR”

    Bülent Buluç, iktidar tarafından alınan ‘Tam Kapanma’ kararına ilişkin şunları söyledi:

    “Hastalıktan kaynaklı doğru olan gerekli tedbirlerin alınması, buna hepimiz katılıyoruz. Sonuçta bu hastalık hepimizi etkiliyor. Kapanma kararı alınırken bunun sosyal, siyasal, ekonomik, bütün alt yapısının oluşturulması gerekiyor.  Türkiye’de böyle bir alt yapının oluştuğuna inanmıyorum. Çevremizden gördüğümüz kadarıyla esnaflar çok kötü durumda. Devletin insanlara bir yardım eli uzatması lazım. Vaka sayıları her ilde aynı değil. Bu uygulama illere göre yapılabilirdi. ‘Tam kapanma’ doğru bir tutum değil. İnsanları bunalıma, strese sürüklüyor” dedi.

    Pandemi nedeniyle intihar vakalarının yaygınlaştığını ve salgın bittikten sonra da bir çok insanın  psikolojik tedavi göreceğini ifade eden Hülya Aydoğdu, “Bu tedbirlerin daha önceden alınması gerekiyordu. Ama geç kalındı. “Tam kapanma” kararı kamu kurumunda çalışanları pek etkilemeyecek fakat özel sektörde ve günlük işlerde çalışan insanları çok olumsuz etkileyecek. Çünkü insanlar günü birlik çalışıyor. Bu insanların evde aileleri, çocukları var. Psikolojik açıdan bakıldığında pandemi insanların psikolojisini çok etkiledi. Özellikle kadınlar üzerinde çok olumsuz etkileri var” diye konuştu.

    “VATANDAŞ EVDE 17 GÜN BOYUNCA PATATES, SOĞAN MI YİYECEK?”

    “Tam kapanma” kararına tepki gösteren yurttaşlardan İbrahim Irmak da, ülkenin hazinesi sömürüldüğü için halka yeteri kadar destek verilmediğini belirterek, “Vatandaş evde 17 gün boyunca patates, soğanla  geçinebilecek mi? Patates soğan verdin. İnsanlar evde 17 gün boyunca patates, soğan mı yiyecek? Ben çalışmıyorum. 17 gün bana ev hapsi veriyorsun. Peki ben ne iş yapabileceğim? Devlet bana ne gibi destekler verebilecek?” diye sordu.

    “Tam Kapanma” kararından şikayetçi olduğunu ifade eden Bülent Yüksel ise, “Dünyada diğer ülkelere baktığımız zaman bizim hükümet olarak, yönetim olarak çok eksik kaldığımızı, çok geri, bilgisiz, kültürsüz kaldığımız kanıtlanıyor. Pandemi dönemini çok rahat geçiren bir çok ülke var ve biz neden geri kalıyoruz? Halkımız neden demokratik ve bilimsel rotaya giremiyor? Evimize ekmek getiremeyince ne olacak, açlıktan mı öleceğiz? Yönetim “Tam Kapanma” getirirken neden tam hesaplı düşünemiyor? İşsiz bir sürü insan var, bu insanlara yazık. Eğer bir şey yapılıyorsa neden tam yapılmıyor?” şeklinde konuştu.

    Devletin insanların zararını karşılaması gerektiğini belirten Mehmet Ali isimli yurttaş da “Şu anda ekonomik sorun çok büyük. Başka ülkeler çalışan, çalışmayan bütün yurttaşlarına destek veriyor. Ama Türkiye bu desteği sağlamıyor. Bu nedenle “Tam kapanma” kararına karşıyım” dedi.

    Diren SATI-Cihan BERK/DERSİM

  • Sokak müzisyenleri: Belediyeler ‘Müzik Durağı’ kurarak destek olabilir-VİDEO

    Sokak müzisyenleri: Belediyeler ‘Müzik Durağı’ kurarak destek olabilir-VİDEO

    PİRHA-Mersin’de sokak müzisyenleri pandemi sürecinde çalışamaz duruma geldiklerini belirterek, “yerel yönetimler müzisyenlere destek olabilir. ‘Müzik Durağı’ kurarak hayatta kalmamıza yardımcı olsunlar” dedi.

    Koronavirüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de müzisyenleri hem maddi hem de manevi yönden etkilemeye devam ediyor. Pek çok müzisyen yasaklarla birlikte Mart ayından beri sahneye çıkamıyor. Sokaklarda, caddelerde elde edilen kazançlar olsa da sektörün asıl geçim kaynağı konserler.

    Son yıllarda sokak müzisyenleri büyükşehirlerin kent dokusunun her alanında görülen popüler bir kültür haline gelmiş durumda.  İşlek cadde ve sokakların dışında metro istasyonlarında, otobüs yolculuklarında ve vapurlarda müzik icra edenlere sıklıkla rastlanır oldu.

    Bunları bir diğeri de Mersin’de yaşayan Yunus Eksik ve Mahsun Oldum. Yaklaşık 5 senedir sokak sanatçılığı yapan bu iki arkadaş şimdiler de ekonomik kriz ile boğuşuyor. Pandemi süreci ile birlikte daha da kötüye giden ekonomik kriz ve yasaklar sonrasında çok sayıda müzisyenin enstrümanını satarak işlerine devam edemediğini belirten sanatçılar, böylesi bir dönemde yerel yönetimlerin müzisyenlere yardımcı olması çağrında bulunuyorlar.

    “ARKADAŞLARIMIZ ENSTRÜMANLARINI SATMAK ZORUNDA KALDI”

    “İhtiyaçlarımızı karşılayamayacak durumdayız” diyen Yunus Eksik, birkaç derneğin dışında kendileri ile dayanışmada eksik kaldığına değindi. Birçok sanatçının enstrümanlarını satıp farklı işlere yönelmek zorunda kaldığını söyleyen Eksik şöyle konuştu:

    “Yaklaşık 4-5 yıl olacak bu işi yapalı. Tabii diğer insanlar gibi bizler de maddi ve manevi açıdan çok etkilendik. Hemen hemen 6 şehre gittik geldik.  Yasaklardan kaynaklı sokaklara çıkamadığımız için maddi açıdan bizleri çok zor duruma düşürdü. İhtiyaçları karşılayamayacak durumlarda geldik. Birçok dernek bizlere bu konuda yardımcı oldular. Tabii onlar da ellerinden geleni yaptılar ama bir süreliğine yardımcı olabilirler. Bizim asıl beklentimiz belediyelerden. birkaç Federasyonunun düzenlediği yardımlar vardı. Yardımlara başvurduk. Onların da şartları vardı. Kimimize uydu kimimize uymadı. Bizlerde her insan gibi etkilendi.  Müzisyenlerin intihar ettiği doğrudur. 100’ün üzerinde arkadaşlarımız müzik hayatlarını bırakmak zorunda kaldılar. Tüm arkadaşlarımız enstrümanlarını sattı” 

    “MÜZİK DURAKLARI KURUMALI”

    Kendisi de 5 yıldır müzisyenlik yapan Mahsun Oldum ise kapanan mekanlar sonrası sokaklarda sanatlarını icra ederek direnmeye çalıştıklarını dile getirdi. Zabıtalar ile dönem dönem sıkıntılar yaşadıklarını kaydeden Oldum, belediyelerin şehrin belirli yerlerinde müzik durukları oluşturması çağrısında bulunarak, “Sokak müzisyenliği yapıyorum. Onun dışında şu pandemi sürecinde ek işler yapmaya başladım. Tabii onlar da kapandı. Şu an sadece sokakta direnmeye çalışıyoruz. Çünkü maddi zorluklarla ciddi anlamda karşı karşıyayız. Büyükşehir belediyesinden bir beklentimiz var. En azından bir maddi olarak desteklemiyor iseler bile en azından bize müzik yapabileceğimiz alanlar yapılsın. En azından bir nevi biz burada müzik yaparken bazı zorluklarla karşılaşıyoruz. En azından zabıtalar için bir göstereceğimiz bir müzisyen kimliğimiz olsa güzel olurdu. Müzik durakları yapılmalı ve desteklenmeli” diye belirtti.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • ‘2021 bütçesi eğitime, sağlığa ve işsizlere ayrılsın’-VİDEO

    ‘2021 bütçesi eğitime, sağlığa ve işsizlere ayrılsın’-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de yaşayan yurttaşlara, “Ülkenin bütçesi sizin yetkinizde olsa ne yaparsınız?” diye sorduk. Yurttaşlar bütçeyi eğitime ve sağlığa ayıracaklarını belirtirken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması gerektiğini ifade ettiler.

    “Ülkenin bütçesi sizin yetkinizde olsa ne yaparsınız?” sorusunu Mersin’de yaşayan yurttaşlara sorduk.

    Mikrofon uzattığımız yurttaşlar eğitim, sağlık ve işsizlere bütçe ayıracaklarını belirttiler. Yurttaşlar ayrıca Diyanet’in kapatılmasını ve bütçesinin de yurttaşların refahını yükseltecek alanlara ayıracaklarını ifade ettiler.

    “ÜRETİCİ KADINLARA ÇOK BÜYÜK DESTEK VERİRDİM”

    Kadın üretici, “Çocuklarımız çok zor durumdalar. Bütçe diye bir şey var mı bilmiyorum. Yani bütçe diye bir şey de kalmadı. Türkiye giderek fakirleşiyor. İnsanlarımız aç aç susuz. İnsanlara yardım etmesi gerekiyor, çok aç insanımız var. Bütçeye sahip çıkmıyoruz. Bütçeyi kendileri yediler” dedi.

    Kadın üretici, bütçe yetkisinin kendinde olması durumunda ise neler yapacağını şöyle açıkladı:

    “Sağlığı daha iyi bir yere getirirdim. Doktorlarımızın, sağlıkçılarımızın durumunu düzeltirdim. Büyük hastaneleri kapatır, herkesin ulaşacağı hastaneler yapardım. Özürlü insanlarımız var, yaşlılarımız var bakıma muhtaç. Onlara bütçe ayırırdım. Cemevlerine hiçbir bütçe ayrılmıyor. Cemevinin elektriği, suyu, çalışan personelin maaşını kim ödeyecek? Türkiye’nin bütçesinin çoğu Diyanet’e ayrılmış. Biraz da cemevlerine ayırsınlar. Üretici kadınlara çok büyük bir destek verirdim. Onlar için pazar yerleri kurardım.”

    “2021 BÜTÇESİ BANA VERİLMİŞ OLSAYDI ÖNCE İŞÇİLERE BAKARDIM”

    Bir esnaf ise, “2021 bütçesi bana verilmiş olsaydı önce işçilere bakardım. Ben 60 yaşındayım, 30 yıl prim ödedim. Bağ-Kur’dan emekli oldum. 2200 lira maaş alıyorum. Bu bütçeden herkesin payına düşeni almasını isterdim. Çünkü bu pandemi belasından tamamen bütün yük işçilerin boyuna bindi” derken, emekli öğretmen de, bütçenin büyük bir kısmını eğitime, sonra sağlık onda sonra adalete ayıracının altını çizdi.

    “DİYANETE SIFIR BÜTÇE AYIRIRDIM”

    “Bir ülkenin kalkınabilmesinin temel ögesi eğitimden geçer” diyen emekli öğretmen, şunları ifade etti:

    “Eğitimin olmadığı bir yerde ülke ne kadar zengin olursa olsun o paranın nasıl ve nereye harcanacağını organize edemeyeceği için kalkınmadan da söz edilemez. Zaten eğitim seviyesi yükseldiği zaman diğer konularda kendiliğinden çözülür. Bence en başta öğretmen eksikliği var. İkincisi de özel okulların tümünün kapatılması gerekir. Hastaneleri bir tarafa toplamaktansa onları şehrin büyüklüğüne göre yayarak, doktor, hemşire ve yardımcı eleman sayısını bulundukları bölgelere göre düzenlerdim. Diyanet’e sıfır bütçe ayırırdım. Çünkü Diyanet’in ülkenin kültürüne de, eğitimine de, kalkınmasına da hiçbir katkısı yok.”

    “40 YILDIR VERGİ VERİYORUM HELAL ETMİYORUM”

    Böyle bütçeyle iş yürüyemeyeceğini belirten bir emekli yurttaş da, “Sağlık da, eğitim de dökülmüş her tarafta. Benim vergimi topluyorlar, hepsine de haram ediyorum. 40 yıldır vergi veriyorum helal etmiyorum. Ben Diyanet’e de helal etmiyorum. Bana başkanlığı verseler Diyanet’i kaldırır atarım. Önce sağlık. Herkes doğuştan sigortalı olacak. 60 yaşın üstü bayanlar, bayların hepsini emekli yaparım” diye konuştu.

    “NE BİR EMEKLİLİĞİM VAR NE BİR GELECEĞİM VAR”

    53 yaşındaki bir yurttaş da “Ne bir emekliliğim var ne bir geleceğim var, ne bir işim var. Hiçbir şeyim yok” serzenişinde bulundu.

    Yurttaş, “Kendi yandaşlarını zengin etmekten başka bir şey yaptığı yok. Sadece kendi yandaşlarını zengin ediyor. Pandemi dönemi dedi ki ben halka biner lira para yardımı yapacağım. Ben almadım. Benim kızım üniversite bitirmiş, şu anda evde yatıyor. İş yok. Ne yapmam lazım. Bir baba olarak ne yapacağım” diye sorarken, bütçenin işsizlere, sağlığa ve eğitime ayrılması gerektiğini vurgulayarak, “Diyanet tümüyle kalkması lazım” dedi.

    Diren KESER/Erol KAMALAK/MERSİN

  • Hafta içi her gün saat 21:00-05:00 arasında sokağa çıkma sınırlaması

    Hafta içi her gün saat 21:00-05:00 arasında sokağa çıkma sınırlaması

    Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Erdoğan yeni kısıtlamaları duyurdu. Erdoğan, “Hafta içi her gün saat 21:00-05:00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması uygulanacak. Cumartesi-pazar artık evlerimizdeyiz” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kabine toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası koronavirüs tedbirleri kapsamında uygulanacak yeni tedbirleri açıklayan Erdoğan, “Hafta içi her gün gece saat 21:00 ile sabah 05:00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması uygulanacaktır. Bu kısıtlama hafta sonları cuma akşamı 21:00’den pazartesi sabahı 05:00’e kadar kesintisiz devam edecektir. Yani cumartesi-pazar artık evlerimizdeyiz” dedi.

    “Vaka sayılarının 30 bine dayanmış olması hepimizin çok daha dikkatli ve sabırlı davranması gerektiğini gösteriyor” diyen Erdoğan, “Salgının olumsuz etkisini azaltmak için insan hareketliliğini en aza indirmeyi amaçlayan bu tür tedbirler dışına bir çare bulunmuyor. Öncelikle TMM diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına en sıkı şekilde riayet etmelerini istiyoruz. Salgın tedbirlerine de harfiyen uymasını bekliyoruz. Vatandaşlarımızdan salgın tehdit olmaktan çıkana kadar kalabalığa karışmamalarını, evde bile dikkatli davranmalarını istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Mevsim itibariyle soğuk algınlığı ve gribin de artması sağlık sistemimizdeki yükü ağırlaştırmıştır. Sağlık çalışanlarımızın gayretine en büyük teşekkürümüz, onların yükünü artırmamak olacaktır. 83 milyon hep birlikte seferberlik ruhuyla hareket etmemiz gerekiyor. Sağlık çalışanlarımızın gayretlerini değersizleştirmek için yapılan spekülasyonlara karşı dikkatli olmalıyız” diyen Erdoğan tedbir ve kısıtlamalara yönelik açıklamalarında şunları ifâde etti:

    ►İlk etapta 50 milyon dozluk bir anlaşma yapmış bulunuyoruz. Vatandaşlarımız ücret ödemeden aşıya erişebilecek. Önümüzdeki günlerden itibaren aşının uygulaması yapılacak

    ►Hafta içi her gün gece saat 21:00 ile sabah 05:00 arasında genel sokağa çıkma sınırlaması uygulanacaktır. Bu kısıtlama hafta sonları cuma akşamı 21:00’den pazartesi sabahı 05:00’e kadar kesintisiz devam edecektir. Yani cumartesi-pazar artık evlerimizdeyiz.

    ►Üretim, tedarik, lojistik, sağlık, tarım, orman gibi genelgede yer alacak sektörler bu kapsamın dışındadır. Market, kasap gibi işletmeler ile eve paket servisi verecek yerler hafta sonu kısıtlamasının dışındadır.

    ►Ana sınıfı ve benzeri eğitim kurumlarının faaliyetlerine ara verilecektir.

    ►Cenaze namazları, yakınları dahil en fazla 30 kişiyle kılınacak, nikahlar da bu sayıyı geçemeyecektir

    ►Alışveriş merkezlerine girişte HES kodu uygulamasına geçilecektir

    ►Kalabalık caddeler ile meydanlara girebilecek kişi sayısı, Umumi Hıfzıssıhha Kurulu kararı ile sınırlanabilecektir

    ►Evlerde gün, mevlit, taziye, yılbaşı kutlaması gibi etkinlikler yapılmayacaktır

    ►Koronavirüs tedbirleri, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle düzenlenecek ve salı gününden itibaren uygulanacak.

  • İçişleri Bakanlığı’nın sokağa çıkma yasağını Cumhurbaşkanı kaldırdı

    İçişleri Bakanlığı’nın sokağa çıkma yasağını Cumhurbaşkanı kaldırdı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, hafta sonu 15 ilde uygulanacak sokağa çıkma yasağı kararıyla ilgili açıklama yaptı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 15 ilde vakalar arttığı için dün alınan sokağa çıkma yasağı kararını “Cumhurbaşkanı olarak, 15 ilimizi kapsayan hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulamasını iptal etme kararı aldım. Vatandaşlarımdan, MASKE-MESAFE-TEMİZLİK kurallarına bu süreçte de titizlikle riayet etmelerini önemle rica ediyorum” diyerek kaldırdığını açıkladı.

    Erdoğan’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama şöyle:

    “Esasen, en son sınırlamanın ardından bu yöntemi yeniden kullanmayı düşünmüyorduk. Ancak, bir ara 700 küsurlere kadar inen günlük vaka sayısı neredeyse bini buldu. Bu olumsuz gelişme üzerine, sokağa çıkma sınırlaması tedbirini tekrar gündemimize almak zorunda kaldık.

    Sağlık Bakanlığımızın önerisi ve İçişleri Bakanlığımızın genelgesi ile bu hafta sonu da 15 ilimizde sokağa çıkma sınırlaması uygulanacağı dün gece ilan edilmişti. Fakat vatandaşlarımızdan aldığımız değerlendirmeler, bizi kararı yeniden gözden geçirmeye yöneltti.

    Tek amacı hastalığın yayılmasını önlemek ve vatandaşımızı korumak olan bu kararın, farklı sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacağı anlaşıldı. 2,5 aylık bir aradan sonra yeniden günlük hayatını düzenlemeye başlayan vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmesine gönlümüz razı olmadı.

    Cumhurbaşkanı olarak, 15 ilimizi kapsayan hafta sonu sokağa çıkma sınırlaması uygulamasını iptal etme kararı aldım. Vatandaşlarımdan, MASKE-MESAFE-TEMİZLİK kurallarına bu süreçte de titizlikle riayet etmelerini önemle rica ediyorum.”

  • ‘AKP’ye oy verdim ama seçimlerin yenilenmesi doğru değil’-VİDEO

    ‘AKP’ye oy verdim ama seçimlerin yenilenmesi doğru değil’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Beyoğlu’nda halka İstanbul seçimlerinin yenilenmesini sorduk. Sivil polisler tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden ‘İstiklal Caddesi’nde röportaj yapmanın izne tabii olduğu” uyarısıyla gerçekleştirdiğimiz bu röportajlarda yurttaşlar, kazanılmış bir hak olan seçimlerin yenilenmesini ‘gereksiz’ buldular.  

    31 Mart’ta yapılan seçimlerin ardından İstanbul Belediye Başkanlığı’nı CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasına rağmen bir aydan fazla bir süre mazbatası verilmedi. AKP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı çeşitli itirazlar nedeniyle geçersiz oylar yeniden sayıldı ancak Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki fark tamamen kapanmadı. Bir ay süreden sonra İmamoğlu’na mazbata verilmesine rağmen YSK seçimleri “Kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkan ve üyelerinin seçimde görevlendirilmesi” gerekçesiyle iptal ederek İstanbul seçimlerinin 23 Haziran tarihinde yenilenmesine karar verdi.

    Çeşitli kesimlerden YSK’nin bu kararına tepkiler de gecikmedi. Biz de İstanbul Beyoğlu’nda halka İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararını sorduk. Halk seçimlerin yenilenmesinden rahatsız.

    İSTİKLAL’DE RÖPORTAJ YAPMAK İZNE Mİ TABİ?

    Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde röportaj yaparken sivil polisler tarafından “İstiklal Caddesi’nde röportaj yapmak izne tabi. Burada röportaj yapamazsınız” diye uyarıldık.

    “YSK’NİN KARARI YANLIŞ”

    MHP kökenli olup da geçtiğimiz seçimlerde oyunu AKP’ye verdiğini söyleyen bir yurttaş seçimlerin yenilenmesini doğru bulmadığını belirterek “Sonuçta kazanılmış bir seçim var ortada ve bunun tekrarlanması bence hiç hoş değil. İyi de yansımadı topluma.” dedi.

    YSK’nin seçimlerin yenilenmesi kararını yanlış bulan bir kadın yurttaş da seçimden huzurlu bir İstanbul beklentisi olduğunu dile getirdi.

    Seçimlerde hırsızlık olmadığını söyleyen bir yurttaş ise Ekrem İmamoğlu’nun bu seçimleri kazanacağını ifade etti.

    YSK’nin taraf tuttuğunu belirten gençler de “Millete güvenmiyorlar mı ki bir daha seçim yeniliyorlar. Cumurbaşkanının da değişmesi gerekiyor bence” diye ifade ettiler.

    “NE MEMLEKET NE BEKA BU ÇIKAR MESELESİ”

    Ekrem İmamoğlu’na haksızlık edildiğini düşünen başka bir yurttaş ise “Bu memleket meselesi, beka meselesi değil çıkar meselesi. Yapılan bazı şeyler var ki onların üstünü örtmeye çalışıyorlar. Millete yazık.” Gösteri ve eylem yasaklarına değinen yurttaş insanların haklarını aramalarının bile suç sayılmasına tepki gösterdi.

    MAĞDUR OLAN YURTTAŞ

    Seçimlerin yenilenme kararına karşı olduğunu söyleyen bir kadın yurttaş da “Bir birey olarak çok kızıyorum. Mağdur olan bizleriz ne İmamoğlu ne Yıldırım. Bizim vergilerimizi har vurup harman savurup gereksiz işler yaparak bizleri bu hallere düşürenlere çok kızıyorum. Ben 32 sene bir devlet dairesinde çalışıp emekli oldum ve kuyruklara muhtaç kaldım. Yazıklar olsun. Çok üzgünüm ve bu kadar insanı da üzdükleri için bir o kadar daha üzgünüm. Siyasiler bizleri düşünerek yaparlarsa bir şeyleri gerçekten her şey çok daha güzel olacak” diye konuştu.

    İsmet SEFER/Suay ABAK
    İSTANBUL

  • Ekonomik krizden yakınan halk: Değişim şart-VİDEO

    Ekonomik krizden yakınan halk: Değişim şart-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Sarıgazi’de sokağa 31 Mart yerel seçimlerini sorduk. İktidara tepkili olan halk, ekonomik krizden, baskıdan ve özelleştirmelerden şikayetçi. 

    31 MArt yerel seçimlerine bir gün kaldı. İstanbul Sarıgazi’de halka 31 Mart yerel seçimlerini sorduk. AKP iktidarına tepkili olan halk ekonomik krizden, özelleştirmelerden ve baskılardan şikayetçi. Ancak yine de herkes için seçimler bir umut yaratmış.

    Halk 31 Mart yerel seçimlerinden beklentilerini PİRHA’ya anlattı.

    “TÜRKİYE SATILIŞ VAZİYETTE”

    Yıllardır Sarıgazi’de yaşayan Hatice Salihoğlu, AKP hükümetinin yıktıklarının yaptıklarından çok olduğunu belirterek “Türkiye şu anda satılmış vaziyette” dedi. Ekonomik krize değinen Salihoğlu, “Bizi 3 kuruşa muhtaç ettiler. 3 kuruş veriyorlar fakat 5 kuruş 25 kuruş alıyorlar. Zamlar zulümler hep bunlardan geldi. Varlık da gördük, yokluk da gördük ama bunun gibisini hiç bir zaman görmedik” diyerek değişim istediğini vurguladı.

    “HALK ÖLÜME TERK EDİLDİ”

    Sarıgazi’de kahve işleten Ali Yıldırım, mevcut iktidarın kapalı alanlarda tütün yasağı, yol ve köprüler gibi yaptığı iyi şeylerin yanı sıra kötü şeyler de yaptığını dile getirdi. Yapılan projelerin halkın parasıyla yapıldığını ve zaten yapılması gereken şeyler olduğunu belirten Yıldırım, olası bir depremde halkın bekleyebileceği toplanma alanlarının imara açılmasını eleştirerek “Halk ölüme terk edildi” dedi. Ekonomik krize de değinen Yıldırım, kimi esnafların evine zor ekmek götürdüğünü, insanların çöpten ekmek toplayarak karnını doyurmaya çalıştığını kaydetti.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYE BİR CUMHURİYET YOK ŞU AN”

    Ersin Kaya ise “16 yıllık AKP iktidarını ülkeyi resmen sattı diye değerlendiriyorum” diyerek hız kesmeden deva eden özelleştirmelere dikkat çekti. Ekonomik krizin kendilerini çok etkilediğini ifade eden Kaya, “Türkiye Cumhuriyeti diye bir cumhuriyet yok şu anda. Tek taraflı bir devlet var. Bütün kanalları izleyin, hiçbir kanalda adalet yok. Tek bir partiyi savunan kanallar var.” dedi. Seçimden sonra ülkenin durumunun daha kötüye gidebileceğini söyleyen Kaya, değişimin her zaman iyi olduğunu, herkesin sandığa gitmesi gerektiğini belirtti.

    EKONOMİK KRİZ ZORLUYOR

    Asgari ücretle geçinmeye çalışan tekstil işçisi Mürvet Çelik de ekonomik krizin kendisini çok etkilediğini ifade ederek “Asgari ücretle ne kadar geçinebilirsin ki. Çocuk okutuyorsun. Pazara gidiyorsun 100 milyona bir şey alamıyorsun, poşet bile parayla. Zor oluyor yani” dedi.

    Tekstil işletmecisi olan Ali Asker Mertoğlu da ekonomik kriz nedeniyle küçültmeye giderek çalışanlarından bazılarını işten çıkarmak zorunda kalmış. Metoğlu, ülkede yaşayan birçok yurttaşın yanında kendisinin de mağdur olduğunu ve hükümetin gitmesini istediğini belirtti.

    “TÜRKİYE’DE ÖZGÜRLÜKLER YOK EDİLDİ”

    Yerel seçimleri “AKP’den kurtuluş seçimi” olarak değerlendiren Doğan Çakmakçı ise Türkiye’de düşünme, konuşma, basın özgürlüklerinin yok edildiğini, gazetecilerin cezaevinde olduğunu hatırlattı. Var olan televizyon kanallarında kendilerine yer bulamadıklarını dile getiren Çakmakçı, Türkiye’de yapılan özelleştirmelere ve kötü giden ekonomiye de değinerek cumhurbaşkanı Erdoğan’a şöyle seslendi:

    “SESİMİZİ DUYUN”

    “Sarayın bütçesi kaç? Sayın cumhurbaşkanına ne kadar zam yapıldı emekliye ne kadar? Sen sivil olarak gel halkın içinde gez bakalım gezebiliyor musun. O kadar korumayla geziyorsun, danışmanların kaç tane ne kadar maaş veriyorsun? Bir emekliye ne kadar maaş veriyorsun? Halkın sesini dinleyin. Domatesin, patlıcanın kilosu ne kadar? Yarın dolar ne kadar olacak? Bu emeklinin hali ne? Ekonomi çökmüş. Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisini inşaata dayadınız inşaat da bitti. Kaç tane müteahhit çöktü iflas etti. Hiç araştırıyor musunuz?.. ‘Hastaneler yaptık, çağ atladık’ diyorsunuz, ben hastanelere randevuyu ne kadar zamanda alabiliyorum? Sesimizi duyun sayın cumhurbaşkanı…”

    Çakmakçı, herkese sandığa gidip oyunu kullanması çağrısında bulundu.

    Suriye Yılmaz da ekonomik krizden ve işsizlikten yakınarak bundan sonrasının iyi olmasını istediğini belirtti.

    Verilen vaatlerin seçime kadar olduğunu, seçim geçtikten sonra partilerin, işsizliği, ekonomiyi, kadını, çocuğu ve daha bir çok şeyi unuttuğunu söyleyen Elvan Özerli ise seçimden beklentilerinin yüksek olduğunu kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Fransa’da genel grev çağrısıyla sokağa çıkanlara polis saldırısı

    Fransa’da genel grev çağrısıyla sokağa çıkanlara polis saldırısı

    Fransa’da işçi sendikasının çağrısıyla sokağa çıkan göstericilere polis sert müdahalede bulundu.

    Fransa’nın en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan CGT (Genel İş Konfederasyonu) sosyal adalet için 5 Şubat Salı gününü genel grev ve genel eylem günü ilan etmişti.

    Diğer sendika konfederasyonları da çağrıyı desteklerken, Sarı Yelekliler hareketinin kimi liderleri de aynı gün için ‘her yerde blokaj’ çağrısı yaptı.