PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Söke Cemevi’nin bağlama kursu başladı. Aydın Söke’ye bağlı Yenikent Mahallesi’nde bulunan salonda başlayan kursun öğreticisi Gökhan Gümüş.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Söke Cemevi’nin bağlama kursu veriliyor. Uzun ve kısa saplı sazlara yönelik verilen kursa saz ustası Ulaş Ülker de konuk usta öğretici olarak katıldı. Kurs haftada dört gün devam edecek.
Söke Cemevi Başkanı Şevki Kaya, dernek olarak geçen yıllarda kültürel ve sanatsal kurslara ev sahipliği yaptıklarını söyleyerek, “Bu yılki bağlama kursumuza yoğun talep üzerine Söke Halk Eğitim Merkezi’nin destekleri ile açmaktan mutluyuz” dedi.
PİRHA- Aydın Alevi Güçbirliği, yaptığı yazılı açıklamada, 10 Aralık Mitingi için araç tahsisi için başvurdukları Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine cevap vermediğini belirterek, “Alevileri yok sayanlar haklı ve meşru taleplerimizi kabul etmeyenler bilsinler ki Aleviler çözümsüz değildir. Kimsenin de arka bahçesi değildir” dedi.
Alevi Küitür Dernekleri (AKD) Nazilli, Köşk, Aydın, Söke, Koçarlı Şubeleri, Hacı Bektaş Veli Anadulu Kültür Vakfı (HBVAKV) Aydın, Kuşadası, Akbük Şubeleri, Ege Tahtacı Kültür Dernekleri Söke, Efeler Şubeleri, Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi Cemevi, Bozdoğan Alamut Cemevi Kültür Dayanışma Derneği, Davutlar Alevi Kültür Derneği, Çine Tahtacı Kültür eğitim Kalkınma Ve Yardımlaşma Derneği, Eğrek Alevi Bektaşi Kültür Ve Cemevi Derneği, Sarıcaova Geliştirme Güçlendirme Derneği’nin içinde bulunduğu Aydın Alevi Güçbirliği, 10 Aralık Mitingi’ne dair açıklama yaptı.
Alevi kurumları olarak yine tarihi bir karara imza attıkları ifade edilen açıklamada, “Eğitim başta olmak üzere yaşamın her alanının dinselleştirildiği, gerici, ırkçı, asimilasyoncu, şeriatçı ve kutuplaştırıcı programların hızla hayata geçirildiği, derin bir ekonomik krizin etkileri ile insanca yaşam olanağının kalmadığı, gençlerin eğitim ve barınma haklarının ellerinden alındığı, güvencesiz gelecek kaygısı ile intihara sürüklendiği, kadın haklarına yönelik kapsamlı saldırı planlarının tartışmaya açıldığı, doğanın bir avuç sermayeye peşkeş çekildiği, savaşın gittikçe yaygınlaştığı, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün tümden kalktığı, ağzını açanın kendisini hapishanede bulduğu, seçilmişlerin, siyasetçilerin, devrimcilerin uyduruk gerekçelerle içeride tutulduğu bir dönemde Alevi kurumları olarak İstanbul’da mitingi örgütleme ve bu mitingin çağrıcısı olma kararı aldı” denildi.
Türkiye’de adım adım şeriate gidecek hamleler yapıldığının vurgulandığı açıklamada, “Yılın başında ÇEDES projesiyle birlikte son noktayı koymak istemektedir. Ülke şeriat bataklığına battığında zararı görecek olanlar maalesef sadece Aleviler olmayacaktır. Seküler yaşamaya alışmış bireyler, hangi dinden olduğu fark etmeksizin kendi vicdanlarında inancını yaşayanlar en çok da kadınlar görecektir” ifadelerine yer verildi.
“ALEVİLER ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR”
Alevi örgütlerinin çağrıcı olduğu Kadıköy’deki mitinge gitmek için Aydın Büyükşehir Belediyesi’nden yazılı olarak otobüs istediklerini ancak Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine ototbüs tahsis etmediğine işaret edilen açıklamanın devmaında şunlar aktarıldı:
“Yazılı cevap vermek zahmetine katlanmayan ve önce aranarak otobüsün verilmeyeceği bizlere söylendi. Son gün, gece saat 11.00 civarlarında araya giren siyasilerle yaklaşan yerel seçimin hatırına gönülsüz ve kerhen verilen yardımı o saatten sonra kendilerinin de bildiği gibi mitinge gitmeyi örgütlemenin mümkün olmadığından kabul etmedik.
Talebimize zamanında karşılık veren Kuşadası Belediyesi ve Didim Belediye’sinin otobüsleri ve kendi imkanlarımızla karşıladığımız otobüslerle mitinge katılım sağladık. Yazılı cevap verme zahmetine katlanmayanlar, Alevileri çözümsüz sanarak ince siyasi ve idari manevra yapmaktadır. Sahte bir özgüvenle gidecek yerleri olmadığını düşündükleri Alevilerin sorunları ve talepleriyle ilgili hükümran bir şekilde cülus dağıtıyor havasındalar.
Alevileri yok sayanlar haklı ve meşru taleplerimizi kabul etmeyenler bilsinler ki Aleviler çözümsüz değildir. Kimsenin de arka bahçesi değildir. Haklı ve meşru taleplerimiz için mücadele ettik mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugüne kadar bir korku iklimiyle kendine mahkum ettirdiklerini zannettikleri Alevileri artık kendilerine oy vermek için ikna edilmesi gereken bir topluluk olduğunu artık bilmeleri gerekiyor. Yüzyıllardır ezilen, horlanan, katledilen, yok sayılan Aleviler böyle yaşamaya alışkındır. Biz düştüğümüz yerden bir avuç toprak alıp yine dimdik ayağa kalkarız ama sizler düştüğünüzde o toprakla hemhal olursunuz.
Alevileri yok sayan tavırlarınıza devam ederseniz çözümsüz olmadığımızı gerekeni yapacağımızdan zerre kadar kuşkunuz olmasın.”
PİRHA- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aydın’a görüştüğü Alevi Kültür Dernekleri Söke Şube Başkanı Şevki Kaya, cemevlerine resmi statü talebini ilettikleri Erdoğan’ın, “Çalışma var ancak hemen gerçekleşmesi zor” dediğini anlattı.
AKP hükümeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi yönündeki kararını uygulamamak için hala direniyor. Bir gecede kararnamelerle kararlar alan iktidar, şu ana kadar Alevilerin hiç bir talebini mahkeme kararlarına rağmen yerine getirmedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen gün miting ve toplu açılış yapmak için bulunduğu Aydın’da cemevi başkanları ve muhtarlarla valilikte bir araya geldi.
Toplantıya Eğrek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Derneği Başkanı Mehmet Akyüz, Bozdoğan Alamut Mahallesi Cemevi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hasan Özçörtük, Söke Güzeltepe Mahallesi Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Özgül Avcı, Alevi Kültür Dernekleri Söke Şubesi Başkanı Şevki Kaya ile Çine Dutluoluk Mahallesi Muhtarı Sadık Yıldız, Bozdoğan Alamut Mahalle Muhtarı Hasbi Şen ve Efeler Yılmazköy Mahalle Muhtarı Özkan Tosun’dan oluşan heyet katıldı.
CEMEVLERİNE RESMİ STATÜ VERİLMESİ İÇİN ÇALIŞMA YOK
Toplantıya katılan Alevi Kültür Dernekleri Söke Şube Başkanı Şevki Kaya, cemevlerine resmi statü talebini ilettikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Çalışma var ancak hemen gerçekleşmesi zor” dediğini anlattı.
Kaya, “Bizler sorunlarımızın masada çözülebileceğini ve sokakta çözülemeyeceğini düşünerek Cumhurbaşkanımız ile görüştük. Cumhurbaşkanı’na resmi statüyle ilgili taleplerimizi ve cemevlerimizin sıkıntılarını ilettik. Sayın Cumhurbaşkanı da bu anlamda bir çalışmanın olduğunu ancak hemen gerçekleşmesinin zor olduğunu belirterek yavaş yavaş bu isteğin gerçekleşebileceğini söyledi. Biz de kendilerine teşekkür ederek ayrıldık” dedi.
“CEMEVLERİNİN RESMİ STATÜSÜ YOK”
Aydın’daki Alevi nüfusunun 100 binin üzerinde olduğunun söylendiğini belirten Kaya, “Öncelikle cemevlerinin maddi anlamdaki hizmet binası, elektrik, su ve benzeri giderlerin resmileşmesini istiyoruz. Şu an resmi bir statü yok. Elektriğini, suyunu ve personel giderlerini biz karşılıyoruz. Binaların tadilatını biz yapıyoruz. Şu an için devletten herhangi bir destek alamıyoruz. Tabii ki inanç bazında hizmet veren yerlere devletin eşit şartlarda davranması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim çok büyük beklentimiz yok. Biz diyoruz ki resmi statü olsun. Zaten resmi statüye geçtiğinde bunların hepsinin olabileceğinden eminiz” ifadelerini kullandı.
PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Söke Şube Başkanı Şevki Kaya, cemevi faaliyetlerini PİRHA’ya anlattı. Söke ilçesinde dede ihtiyacı duyduklarını anlatan Kaya, pandemi nedeniyle birçok faaliyetlerini askıya aldıklarını söyledi.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Söke Şube Başkanı Şevki Kaya ile Söke Cemevinde yürütülen faaliyetleri konuştuk.
Söke’de cemevinin 1994 yılında Hacı Bektaş Derneği olarak kurulduğunu anlatan Şevki Kaya, bir müddet sonra Alevi Kültür Dernekleri olarak faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. Söke Belediyesi’nin cemevi yapımı için 2002 yılında 49 yıllığına yer tahsis ettiğini aktaran Kaya, “Şu an burayı ancak kendi imkanlarımız çerçevesinde ayakta tutabiliyoruz. Üye aidatlarıyla dönen bir yer. Zengini çok olmayan bir bölge Söke. Emek gücüyle, alın teriyle geçinen insanların ağırlıkta olduğu bir yer” ifadelerini kullandı.
“CEMEVİNİ ALINTERİMİZLE YAPTIK, ÇOK HUZURLUYUZ”
Şevki Kaya, Didim, Kuşadası ve Davutlar ilçesindeki Alevi toplumunun çok daha iyi yaşam standartları olduğunu ifade ederken, “Maalesef Söke’nin böyle bir şansı yok. Söke’de üyelerimizin %90’ı inşaat işçisi veya turizmde çalışan canlar” dedi. Kaya, Söke’de 4 Alevi köyünün olduğunu da belirterek, ilçenin Anadolu’nun birçok yerinden göç aldığını ve Alevi kesiminin yoğun olduğu bilgisini de paylaştı.
AKD Söke Şube Başkanı Şevki Kaya, cemevinin tamamen Alevilerin kendi emeğiyle yapıldığını söyleyerek “Canlarımızın kendi alınteri, emeğiyle yapılmış bir cemevidir burası. Gerçekten huzurluyuz, çünkü alın teriyle yaptığımız bir cemevimiz oldu.
PANDEMİ, SÖKE CEMEVİ FAALİYETLERİNİ DE DURDURDU
Şevki Kaya, Söke Cemevi olarak pandemi sürecindeki faaliyetlerine de değindi. Birçok faaliyetlerin askıya alındığını anlatan Kaya, şöyle devam etti:
“Salgın öncesinde, Hızır ve Muharrem ayında etkinliklerimizi, cemlerimizi yapardık. 2 Temmuz gibi birçok anmalarımızı da yapardık. Birçok sosyal etkinlik yaptık, geziler düzenledik. Hacı Bektaş, Abdal Musa etkinliklerine giderdik. Pandemi sürecinde maalesef etkinliklerin %80’nini yapamadık. Sadece Muharrem ayındaki lokmamızı kesip, paylaştık. Hızır orucunda lokmalarımızı burada paylaştık ama cem yapamadık.”
“BİR ELİN VERDİĞİNİ DİĞER EL GÖRMEMELİ”
Şevki Kaya, pandemi sürecinde cemevi olarak yoksul olan canlarla dayanıştıklarını da anlattı.
“Pandemi sürecinde zorda kalan canlarımıza elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince yardımcı olduk. Kendi imkanlarımızla ulaştığımız canlarımız oldu. Bazı kurumlar aracılığıyla yardımda bulunduğumuz canlarımız oldu ama biz bunları yaparken hiçbir şekilde, hiçbir canımızı ne bir sosyal medyaya ne şuraya ne buraya asla atmadık, atmayız. Çünkü biz de bir elin verdiğini diğer el görmemeli. Ama bazı arkadaşlarımız bu yardımları sosyal medyada paylaşıyorlar ben şahsım adına yadırgıyorum.”
SÖKE CEMEVİ FAALİYETLERİ NELER?
Şevki Kaya, cemevindeki kadın çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Kaya, cemevi olarak en büyük desteğin kadınlardan geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Sağ olsunlar geçmişten bu yana en büyük desteği kadın kollarımızdan görüyoruz. Gençlik kollarımız da var. Gençlik kolları biraz daha zayıf. Neden derseniz gençlerimizin çoğu çalışıyor. Ancak boş zamanlarında buraya zaman ayırıyorlar.
Cemevimizde saz kurslarımız, halkoyunları kurslarımız var. Pandemi sürecinde de saz kurslarımız devam etti.
Şimdi bir de semah kursu oluşturmayı düşünüyoruz. Semah hocası arayışımız var. Cemevimizin bazı eksiklerinden dolayı bazı faaliyetleri yapamıyoruz. Örneğin bir semah hocası olacak ki semah ekibi oluşturalım.”
“DEDE VE SEMAH EĞİTMENİNE İHTİYAÇ VAR”
Şevki Kaya, Hakk’a uğurlama erkanları ve cem oluşturmada dede ihtiyacı duyduklarını da anlattı. “İhtiyaç duyulması halinde İzmir ve Ankara’dan dede getirmek zorunda kalıyoruz” diyen Kaya şunları söyledi:
“Şehir dışından getirdiğimiz dedenin de maliyeti yüksek geliyor. Bu bölgede genel anlamda baktığınız zaman Didim hariç birçok cemevi dede sıkıntısı yaşıyor. Aydın bölgesinde dede var ancak dedelik yapan yok. Ama zakirimiz var. Şu an belediyede çalışıyor. Zaman zaman cem yaptığımızda, talep ettiğimizde geliyor.
“BAZI CANLAR SÜNNİ İNANCINA GÖRE CENAZE ERKANI İSTİYOR, BAZI CANLAR BUNU REDDEDİYOR”
Aşağı, yukarı 1,5 yıla yaklaştı cem yapamadık. Bazı ufak tefek sıkıntılarımız oluyor ama tabi bunları aşmaya çalışıyoruz. Dede sorununu çözme aşamasındayız. Davutlar’da Rıza Çetinkaya dedemiz var. Zaman zaman erkanlarımızı onunla yapıyoruz. Alevi inancına, kültürüne uygun erkan yapıyor ve bizi memnun ediyor.
“SÜNNİ İSLAM ANLAYIŞINA GÖRE ERKAN YÜRÜTÜLMESİNE KARŞIYIM”
Açıkçası cenaze erkanlarında sıkıntı yaşıyoruz. Bazı Alevi canlarımız Sünni-İslam anlayışına göre cenaze erkanı istiyor, bazı canlarımız bunu reddediyor. Ben de reddediyorum. Sünni İslam anlayışına göre burada erkan yürütülmesine karşıyım. Ama şu aşamada Rıza Çetinkaya Dede ile birlikte sanırım biz bu sorunu da aşacağız. Çünkü Rıza Dede, tam da Alevi erkanına uygun erkan yürütüyor.
Bu toplumun geçmişten bu yana bir okulu, bir öğretisi yok. Sağ olsun o dedelerimizin sayesinde biz bugünlere kadar gelmişiz. Sıkıntılar yaşanıyor zaman zaman ama onları da aşarız.”
Söke’de faaliyet gösteren SİBAŞ fabrikasından atılan ve 190 gündür nöbet eylemi sürdüren 77 işçiden 51’i işe iade davasını kazandı.
Aydın’ın Söke ilçesinde faaliyet gösteren SİBAŞ turşu fabrikasındaki işlerinden çıkarılan işçilerin işe iade edilmeleri talebiyle açtıkları davanın karar duruşması görüldü. Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada işe iade kararı çıktı. Kararı duyan işçiler, sevinçlerini paylaştı.
77 işçiden 51’inin işlerine geri dönme kararı verilirken, diğer işçilerin duruşması 20 Eylül’e ertelendi.
“DİRENDİK VE KAZANDIK”
9 yıldır SİBAŞ’ta posta başı olarak çalışan Meral Yıldız, “Mutluyuz, direndik ve kazandık. Mahkemesi ertelenen arkadaşlarımız için de inşallah aynı kararı verilir. Davamızın peşini bırakmayacağız, biz hep tazminat değil insanca çalışmak istediğimizi, işi geri alana kadar direneceğimizi söyledik. Direniş çadırımızda verdiğimiz mücadele işe girene kadar devam edecek” dedi.
SİBAŞ’ta direnen işçilerden Halime Ulutaş da açtığı davayı kazanan işçilerden biri oldu. Ulutaş direnişlerinin 190. gününde mahkemeden çıkan karardan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Adliye önünde desteğe gelenlere de teşekkür eden Ulutaş, “Çok mutluyuz, duygularımı tarif etmem çok zor. İşçi kazandı, hak mücadelesi kazandı. İşimize geri dönebilmemiz için önemli bir adımdı mahkeme kararı, işimize geri dönene kadar mücadelemiz sürecek. Her şey çok güzel olacak” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
Aydın’ın Söke ilçesinde kurulu SİBAŞ Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş’de Tek Gıda İş Sendikası’na üye oldukları gerekçesi ile işten çıkarılan işçiler, 28 Aralık’tan bu yana fabrika önündeki direniş çadırında işe iade talepleri için bekliyordu. Defalarca çadırları sökülen, direniş alanlarına çöp dökülen işçilerden 51’i,direnişlerinin 190. gününde işe iade davalarını kazandı. (MA)