Etiket: soma davası

  • Soma Katliamı Davası: İstinaf mahkemesi, zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesine karar verdi

    Soma Katliamı Davası: İstinaf mahkemesi, zamanaşımı nedeniyle davaların düşmesine karar verdi

    PİRHA-  Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti davası olan Soma maden katliamına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesi, skandal bir karara imza attı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29 Nisan 2025 tarihinde verdiği beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarını kaldırsa da sanıklar hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan açılan kamu davalarının dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşmesine hükmetti.

    Soma’da 13 Mayıs 2014’te meydana gelen faciada 301 madenci yaşamını yitirmiş, olay Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. Katliamın ardından açılan davalarda yıllardır kamu görevlilerinin sorumluluğu ve denetim mekanizmalarının işleyişi tartışma konusu oluyordu.

    İlke Tv’den Damla Kırmızıtaş’ın haberine göre istinaf mahkemesi, yerel mahkemenin 29 Nisan 2025 tarihinde verdiği beraat kararlarını “hukuken isabetli değil” diyerek kaldırdı. Ancak bu tespit, sanıkların cezalandırılmasına yetmedi. Mahkeme, “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkındaki kamu davalarının 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğuna hükmederek davaların düşmesine karar verdi.

    Kararla birlikte Abdurrahman Başkaya, Ali Sağır, Ayhan Yüksel, Aysel Ertürk, Ercemal Atasoy, Hasan Yücel, Kasım Özer, Mehmet Arslantaş, Mehmet Göl, Veli Doğan, Emin Gümüş, Ersin Bulut, Ertan Gül, Gürol Alaca, Mehmet Tekelioğlu ve Mukadder Kavcar hakkındaki kamu davaları düşürüldü. Mahkeme, bu isimler için zamanaşımı süresinin 2020 ile 2023 yılları arasında dolduğunu belirtti.

    AİLELERE “DOĞRUDAN ZARAR GÖRMEDİNİZ” DENİLDİ

    Karardaki en tepki çeken noktalardan biri ise mağdur ailelerin başvurularına verilen yanıt oldu. İstinaf mahkemesi, evlatlarını ve eşlerini kaybeden ailelerin “suçtan doğrudan zarar görmediğini” savundu. Kamu görevlilerine yönelik suçlamanın sadece “denetim yetersizliği” olduğunu savunan mahkeme, ailelerin ve vekillerinin istinaf başvurularını “katılma hakları olmadığı” gerekçesiyle reddetti.

    DAVALARIN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ ZAMANAŞIMI NEDENİYLE KAPANDI

    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, verdiği kararın kesin olduğunu belirtti. Böylece Soma maden katliamında kamu görevlilerinin yargılandığı davaların önemli bir bölümü zamanaşımı nedeniyle kapanmış oldu.

    HABER MERKEZİ

     

  • Soma Davası’nda karar çıktı-VİDEO

    Soma Davası’nda karar çıktı-VİDEO

    PİRHA- Soma Davası’nda kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Can Gürkan’a “Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan ceza verdi.  Kararı protesto eden aileler, mahkeme heyetine ayakkabı fırlattı. 

    Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te meydana gelen katliamda yaşamını yitiren 301 madencinin ölümünden sorumlu Can Gürkan, Efkan Kurt, Adem Ormanoğlu ve Haluk Evinç’in yargılandığı davanın karar duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
    Tutuksuz yargılanan sanık Can Gürkan’a “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan 20 yıl, Haluk Evinç’e beraat, Sanıklar Adem Ormanoğlu ile Efgan Kurt’a “taksirle yaralanmaya neden olma” suçundan 12 yıl hapis cezası verildi. Ayrıca mühendisler Ormanoğlu ve Kurt’a 2 yıl boyunca kontrol teşkilatı baş mühendisliği görevinden yasaklanması da karar altına alındı.
    MAHKEME BAŞKANINA AYAKKABI FIRLATILDI
    Karara tepki gösteren avukatlar alkışlarla tepki gösterirken, aileler mahkeme heyetine ayakkabılarını fırlattı. Protestoya karşı polisler mahkeme heyetinin önüne bariyer kurdu. Burada fenalık geçiren aileler, “Adaleniz batsın”, “Tarih sizi yargılayacak” diyerek “Hesap vereceksiniz” dedi. Süren gerginliğin üzerine aile ve avukatlar salonu terk ederek, adliye önünde açıklama yaptı.  Avukat ve aileler tek tek söz alarak karara ilişkin tepkilerini dile getirdi.
     “ELBET BİZ KAZANACAĞIZ”
    Dava avukatı Nergiz Tuba Aslan, şunları söyledi:
    “Aileler 7 yıldır adalet mücadelesini veriyor. Herkes utansın. Sermayeyi koruyan kollayan herkes bir gün hesap verecek. Bir daha katliamlar olmasın diye mücadele ettik. Bugün ki karar bundan sonraki işçi katliamlarına ferman çıkarmıştır. Utansınlar, çok öfkeliyiz. Bu davadan asla vazgeçmeyeceğiz. Bu hikayenin sonu mutlak değişecek. Bu dosyanın tek tutuklusu Selçuk Kozağıç’lıdır. Patronlar elini kolunu sallayarak dışarda gezerken, ailelerin avukatı tutuklu bulunuyor.  Bozuk düzende sağlam çark düzen olmaz, ama biz bu düzeni mücadele ile bozacağız. Sonunda elbet biz kazanacağız.”
    “BIRAKMAYACAĞIZ, SORUMLULAR HESAP VERECEK”
    Avukat Can Atlalay da “Bu feryadın nedeni duyulan acı değil bu insanlar kendi acılarını sağaltmak için 7 yıldır adalet diye tutunamıyorlar. Kundaktaki bebek duruşma salonlarında büyüdü. Can Gürkan’a 20 yıl dediler yatarı yok. Ademle Efkan’a 12 yıl dedi yatarı yok. Haluk’a beraat dedi. Bu memlekette kimse ekmeğini kazanırken öldürülmesin diyedir davamız. Bundan sonrasını bırakmayacağız. Sorumlular hesap verecekler” diye konuştu.
    Herkesin safını belli ettiğini aktaran avukat Seçil Ege Değerli ise ” Bu salonda bu kararı bu heyet vermedi. Çok daha yukardan verilmiş bir karardır. Bu salonda adalet 301 canla birlikte Can Gürkan’ın ayakları altında ezildi” ifadelerinde bulundu.
    “DEV DEVRİLMEDİKÇE ADALET OLMAYACAK”
    Avukatların ardından söz alan madenci ailelerinden Elmas Kaya, “19 yaşımda oğlumu kucağıma almıştım, beraber büyüdük. Ankara’ya bir dev oturttular yedi başlı oldu. Tek kişiye çalışır oldular, bizi evlatsız bıraktılar. Biz, bizden sonrakiler için savaşıyoruz. Adalet istiyoruz. Adaleti belki biz görmeyeceğiz ama Ankara’daki dev devrilmedikçe ne adalet ne hak olacak” diye konuştu.
    “BU ADALET KOKUŞTU, YERİN ALTINDA KALDI”
    Adalet istediklerini ve bir daha 301’ler yaşanmasın diye mücadele ettiklerini anlatan madenci yakını Naciye Kaya, “Cumhurbaşkanı en yakınım bile olsa cezasını çekecek demişti. İşin ucu kendine dokununca sustu. Bizi her gün öldürdüler. Bu adalet kokuştu yerin altında kaldı. Biz bittik artık” dedi.
    Madenci yakını Gülten Çolak da “Adaletin duvarda asılı kaldı. Torunlarımız mücadelemiz gurur duyacaklar, biz bu davanım peşini bırakmayacağız. Kararı verenler çocuklarına ne diyecek? Nasıl bir vicdan bu? Adalet kime göre işliyor?  Ezilenlerin bu ülkede adaleti olmadığını bir kez daha gösterdiler” şeklinde konuştu.
    Berkan Köse, “Bu kara lekeye tüm ülke şahit oldu. Bu ülkede alınteri ölüm olduğunu anladık. Sistem sermayenin yanında. Biz her zaman direneceğiz. Bu davanın arkasındayız” dedi.
    “KARARI VERENLER BURADA YARGILANACAK, ADALET HERKESE LAZIM”
    Maden çökmesinde oğlunu kaybeden İsmail Çolak “301’i bu mahkemede yeniden öldürdüler. Burada bir cinayete tanıklık ettiniz. Zaten adil yargılama olmadı. Sonunda da beraat kararı verecek kadar gücünü almış. Biz asla unutmadık, unutmayacağız. Biz bu mücadeleyi verirken emeğiyle geçinen insanlar katledilmesin diye mücadele ettik. Yargının olmadığı bir ülkede yaşıyoruz. Kararı verenler burada yargılanacak. Bir gün adalet herkese lazım olacak” diye konuştu.
    “ADALETİ GÖMDÜLER”
    “Benim eşim orada 3 gün çalışmıştı. Mahkeme başkanı Allah’tan rahmet dilediğinde anlamıştım bu davanın bizden yana sonuç çıkmayacağını” diyen Gülten Kavas, “Bundan sonra 301 işçi daha öldürebilirim, çocukları babasız bırakabilirim demektir bu karar. Babasını görmeyen var ya aramızda. Adalet yok. Adaleti bizimkilerle birlikte gömdüler” dedi.
    “KATİLLER HALKIN ÖNÜNDE HESAP VERECEK”
    HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, karara çok öfkeli olduklarını söyleyerek, “Sözde olan adalet tescillendi. Sözün bittiği yerdir. Bu mücadele sürecek.  Gün gelenek devran dönecek, Soma katilleri halkın önünde hesap verecek” diye konuştu.
    Son olarak söz alan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise şunları kaydetti:
    “Yine beklenen oldu. Adalet yerini bulmadı. Can Gürkan’ı içerde tutamazlardı. Onu dışarı bırakanlar suç ortağıdır. Mahkemede bu yüzden karar verdi. Hakimlerin üzerinde her ne kadar cübbeleri olsa da sadakatleri saraya bağlıdır. Bugünkü karar sermaye ve zengini koruyan saraya aittir. Yargı ve saray çetesinin peşinde olacağız. Mücadele edenler eninde sonunda kazanacak. Bugün kazananlar yarın hesap verecek. And olsun ki hesap verecekler.”
    Son olarak dava avukatları “Bu hesap burada bitmeyecek. Dönen dümenlerin hesabı ant olsun ki sorulacak” diye açıklamayı bitirdi.
    NE OLMUŞTU? 
    Soma Davası’nda 2018 yılında verilen kararda sanıklardan 37’si hakkında beraat kararları verilirken, 14 sanık “taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek”ten cezalandırıldı. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a “basit taksir” suçundan 15 yıl, Genel Müdür Ramazan Doğru’ya “bilinçli taksir”den 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik’e 18 yıl 9 ay, Yardımcısı İsmail Adalı’ya ise 22 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
    Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 30 Eylül 2020’de Can Gürkan’a verilen hapis cezasını bozdu. Can Gürkan’la birlikte sanıklardan Haluk Evinç, Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt’un “301 kez olası kastla öldürme” ve “162 kez olası kastla yaralama” suçlarından mahkûm edilmesi kararı verildi. Yargıtay savcısı 8 Ocak’ta karara itiraz etti. İtiraz edilmesinin ardından Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 3 üyesi değişirken, karar da değişti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, “bilinçli taksirle öldürme ve yaralamadan” ceza verilmesine karar verdi.


    (HABER MERKEZİ)  

     

  • Yargıtay Soma Davası kararını açıkladı

    Yargıtay Soma Davası kararını açıkladı

    PİRHA-Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciasına ilişkin kararını verdi. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a ‘basit taksirle ölüme neden olma’ suçundan verilen 15 yıl hapis cezası bozulurken 4 sanığın ‘301 kez kastla öldürmek’ suçundan mahkum edilmesi gerektiği belirtildi.

    Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma madeni katliamına ilişkin kararını açıkladı. Holding sahibi Alp Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 37 sanık hakkında verilen beraat kararları Yargıtay tarafından onanırken,  Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a “basit taksirle ölüme neden olma” suçundan verilen 15 yıl hapis cezası bozuldu.

    Yargıtay, Can Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 4 sanığın “301 kez olası kastla öldürme ve “162 kez olası kastla yaralama” suçlarından mahkum edilmesi gerektiğini belirtti.

    Yargıtay kararında; “Sanıkların tamamının karar alma süreci içerisinde bulunmaları ve şirketteki pozisyonları gereği ocak içerisindeki yüksek riskleri bilmelerine rağmen, ‘olursa olsun’ mantığı ile hareket ederek bu risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak, gerçekleşen bu neticeden olası kasıtlarıyla sorumlu tutulmaları gerektiği, böylece sanıklar hakkında 301 kez olası kastla öldürme suçundan ve 162 kez olası kastla yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gözetilmeliydi” denildi.

    Yargıtay ayrıca sanıklar Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik ve Teknik Müdür İsmail Adalı’nın tahliye taleplerini de reddetti. Tutuklu sanık Teknik Nezaretçi Ertan Ersoy’un cezaevinde geçirdiği süre dikkate alınarak tahliyesine karar verildi. Sanıklar kontrol baş mühendisleri Efkan Kurt ve Adem Ormanoğlu hakkında verilen beraat kararları da bozuldu. 12. Ceza Dairesi, her iki mühendisin “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan cezalandırılması gerektiğini belirtti. Sanık Haluk Evinç hakkındaki mahkumiyet kararı ise eksik inceleme nedeniyle bozuldu.

    HABER MERKEZİ

  • ‘Soma dünyanın en büyük işçi katliamıdır, kimse kader diyemez’-VİDEO

    ‘Soma dünyanın en büyük işçi katliamıdır, kimse kader diyemez’-VİDEO

    PİRHA – Soma Maden Katliamı davasına ilişkin Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde forum gerçekleşti. Soma’da yaşamını yitirenlerin ailelerinin ve birçok kurum temsilcisinin katıldığı forumda, yargılamada adalet istendi.

    Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde Soma davasına ilişkin forum düzenlendi. Foruma yaşamını yitirenlerin aileleri, dava avukatları, siyasi parti ve örgüt temsilcileri katıldı.

    Forumda konuşan dava avukatlarından Sercan Aran, “Anneler 6 gündür yoldalar ve bugün Ankara’ya geldiler. HSK önünde tüm engellemelere rağmen basın açıklamalarını gerçekleştirdiler. Onlara sizden bir alkış rica ediyorum diyerek başlayan konuşmasında dava süreci bir cezasızlıkla bitirildi. Davada 51 sanık yargılanıyordu. Bu davadan hangi karar çıkarsa çıksın bizim en başından beri söylediğimiz bir şey vardı, lehimizde de çıksa, aleyhimizde de çıksa bu dava eksik bir dava. Çıkmaya mahkum bir karardı diyorduk. Niye? Çünkü davada birçok sanık beraat etti ve halen hiçbir kamu görevlisi yargılanmadı. Biz bu davadan söylediğimiz en önemli şey Enerji Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, başbakanı yargılanmadığı bir dava eksik kalmaya devam edecek dedik ve eksik bir biçimde bitti bu dava” diye konuştu.

    “DÜNYANIN EN BÜYÜK İŞÇİ KATLİAMIDIR”

    Yaşamını yitiren Durmuş Çolak’ın babası İsmail Çolak ise şunları kaydetti:

    Hepinize katledilen 301 madenci adına teşekkür ediyoruz. Ben 1980 yıllarında maden hayatıma, bu katliam yapan şirket küçük bir şirket olduğu zaman başladım. Daha sonra 80’li yılların sonunda kamuya girdim. Bu şirket küçükken daha emniyetli çalışabilen, iş sağlığını iş güvenliğini alabilen bir şirketti ve bir tek kazaya neden olmuştu. O da bireysel hatadan dolayı hayatını kaybetti. Ne olduysa 90’ların başlarında büyümeye başladıktan sonra çok kar hırsı yüzünden aşırı para kazanma yüzünden bu 301 madencinin katliamını gerçekleştirdiler. Tabii bu katliamda en sorumlu kişiler bu şirketin genel başkanıdır, yönetim kurulu üyeleridir ve mühendislerdir. Bu katliam, işvereni devletin denetlemediği, kusurlu olduğu ve sarı sendikanın işbirliği ile tamamen iş güvenliği tedbirini almadıklarından, ihmallerden dolayı meydana geldi. Dünyanın en büyük işçi katliamıdır. Hiç kimse bize kaderden fıtrattan bahsedemez. Biz buraya adalet aramaya geldik adalet.”

    “HUKUKLA YÖNETİLEN BİR DEVLET İSTİYORUM”

    “Biz davamızı takip ettik ama davamıza sahip çıkamadık. Verdikleri ceza bize az geldi. Evlatlarımızın değeri 15 yılmış. Biz birleştik çocuklarımızın kanı yerde kalmasın diye yürüyüşe çıkalım dedik. Adalet arayalım dedik. Ankara’da bu adaleti aradık, bulmadıkça geri dönmedik. Yer altından yer üstüne çıkarmaya çalışıyoruz. Evlatlarımızı karaya gömdüler, torunlarımızı gömdürmemek için devamında ölüm var dönmek yok. Torunlarımız var aydınlıkta yaşasın. Hepimiz bir olduk mu bu adaleti getireceğiz” diye konuşan Fatma Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ezilenleri görsünler eğer bir çocuk bir simit çalıp 6 yıldan 20 yıl yiyorsa 301 insanın cezası 15 ile 20 yıl olamaz. Çünkü bir facia var. Biz yürüdük arkamızdan bunlar madeni kapattıracaklar diyorlarmış. Ben onların ekmeği ile ne diye oynayayım ki. İnsanlar ekmek parası için canlarından oluyorlar. Açlık oyunları oynanıyor, açlık oyunu oynansın istemiyorum. Güvenliklerini alsınlar, evlerinden nasıl sağlam çıkıyorlarsa öyle de sağlam dönsünler benim istediğim bu. Bunlar Ankara’da pazarlık yapacakmış diyorlarmış. Bunlar beni HSK’ya sokmuyorlardı. Neyin pazarlığını yapayım ben. İş güvenliği istiyorum, hukukla yönetilen bir devlet istiyorum. Talebimiz bu. Uzun adama buradan sesleniyorum. Babasının oğlundan vazgeçtikte yargıyı ve adaleti bize versinler başka bir şey istemiyoruz.”

    MADEN İŞÇİSİ: BİZ YER ALTINDAYIZ, GÖKDELENDE YAŞAYANLAR BİZİ DUYMAZLAR

    Ailelerden sonra söz alan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de, basın açıklamasında yaşananları şöyle aktardı:

    “Annemizin söylediği gibi yüzlerce polis vardı. Görüyorsunuz halktan insanları polis içeri almadı. Basın açıklaması yaptırmayacaklardı, zorlamalarla basın açıklamamızı yaptık. Gençleri ve avukatı paketleyip arabalara bindirip götürdüler. Daha sona bıraktılar. Avukatın da belirtiği gibi bu üretim zorlamasıdır. Kapitalizmin genel özelliği budur. Kapitalizm azami emek ve ücretle artı değer üreterek o kadar kar eder. Bu sadece Soma’da olan bir olay değil. Dünyanın her yerinde özellikle de gelişmemiş ülkelerde yaşanan bir durumdur.”

    Sosyalist Emekçiler Partisi MYK üyesi Derya Koca, “Katliamdan sonra maden işçisini davet etmiştik. O bize demişti ki biz yer altındayız yer altında olduğumuz için bizim sesimizi onlar gökdelende yaşarlar onlar bizi duymazlar dedi. Bu sözü asla unutmadım ama siz ve sizin çığlığınız o kadar iyi duyuluyor ki o çığlık duyulmasın diye o barikatı çekmek zorunda kaldılar. Duyulmayan sesten kim korkar ki. Ama bir annenin çığlığından bir babanın çığlığından hayatında belki ilk defa oğlunun kanı yerde kalmaması için gelmiş insanın çığlığından herkes korkar. Bu ülkede sadece 301 kişinin acısı yok ki siz milyonlarca insanın sesi olduğunuz için onun için korkuyorlar. Bu dava hakimlerin savcıların verdiği sonuçlarla, tutanaklarla kapanan dosyalarla bitmez annem sen dedin ya o ses bir gün biter. O çığlık bitmez. Biz örgütlü olamadığımız için bir araya gelip bunların hesabını bunlar olmadan evvel hesabını soramadığımız için başımıza geliyor” ifadelerini kullandı.

    FORUM SONRASI MÜDAHALE, GÖZALTI

    Daha sonra forumda şu konuşmalar gerçekleşti:

    Halkevleri genel başkanı Dilşat Aktaş: Açıkçası sizin yanınızda sizlerin karşısında konuşmaktan uyanmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Ama bunun önemli bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Çünkü utanmanın içinde bile bir engin devrimcilik vardır. Burada toplumsal muhalefetin bileşenlerine seslenmek istiyorum. Belki biraz öz eleştiri belki de yeni bir başlangıç bizim içinde ihtiyacımız olan bir şey. 16 yıl boyunca boş bıraktığımız yeri AKP doldurdu. Gerici siyasal İslamcı bir rejim ile doldurdu. Kendi çocuğunun bile ölümüne razı eden bir vatandaş profili çıkardı. İnsanları borçlandırdı ve madene girmek zorunda kalan işçilerle tanışmış oldu. Biz nereleri boş bıraktık dönüp bakalım Ermenek’teki madenleri boş bıraktık, yani sermayeye peşkeş çekilen arazilerde kendi ürettiği ile baş başa kalan işçiyi yalnız bıraktık. Yalnız bıraktığımız yerleri AKP doldurdu. İşte bu yalnızlığı maalesef bu İslamcı rejim 24 Haziranda sonra ne olduğunu kendimizin bile tarif edemediği bir rejimle karşı karşıyayız.”

    ATO Başkanı Prof.Dr. Vedat Bulut: Bizler maden mühendis odasıyla beraber soma faciasını dokümanter eden grup arasındaydık. İşçi cinayetleri iş kazaları maden çalışanlarının ömrünün kısaldığını biliyoruz. Bunu toplu olarak ele alındığında soma faciası olduktan sonra biz TTB odalar ve merkez konsey olarak bölgeye geldik. Ve sizleri ziyaret ettik. Her açıdan sizlerin yanındayız bunu bilmenizi isterim. Sadece acılarınızı paylaşmakla kalmayacağız su an çocuklanız aile fertleri ve aile hekimlerini daha fazla destekleyerek ve bilinçlendirerek onların sizlere sahip çıkmalarını ve bizler her zaman sizlerin yanında olacağımızı ve çabalarınıza ve emeklerinize teşekkür ediyoruz.

    Ankara İşçi Sağlığı, İş güvenliği Meclis üyesi Arif Müezzinoğlu: Ağır ölümcül meslek hastalıklarına yakalanmış tespitini yapmıştık. 2014 yılında. 13 Mayıs’tan yaklaşık bir ay sonra. Oraya gelip çalıştığımızda, her biri son derece ağır, ölümcül, asla normal yaşamını sürdüremeyecek, ağır meslek hastalıklarının tespitini yapmıştık. Ne yazık ki bunların hiç birinin hiçbir işyeri sağlık biriminde, ne Soma hastanesinde, ne Manisa da hiçbir yerde hiçbir kaydı yoktu. Bu işçi cinayetlerinin artarak devam eden, görünmeyen yanı da var ve her gün ölüyoruz aslında.

    Panel sonrası Kızılay olgunlar sokakta bulunan madenci anıtında polis, Soma ailelerinin yapacağı açıklama için bekleyen kitleyi, “Valilik kararı var” diyerek sokaktan çıkarmaya çalıştı. Yaşanan tartışmanın ardından polis, plastik mermi sıkarak kitleye saldırdı. Bir kişi gözaltına alındı. Anıt çevresi giriş-çıkışa kapatıldı.

    Bunun üzerine kitle alkışlarla Konur Sokağa doğru yürüyüşe geçti. Polis yine dağılın anonsu yaptıktan sonra ailelere müdahale etti. Yürümek isteyen kitleye karşı plastik mermiler kullanıldı, biber gazı kullanıldı. Gazdan etkilenen ve plastik mermilere maruz kalmamak için ara sokaklara dağılan ve slogan atan gruplardan bir kişi gözaltına alındı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • HDP Milletvekili Özen: Soma davasının takipçisi olacağız-VİDEO

    HDP Milletvekili Özen: Soma davasının takipçisi olacağız-VİDEO

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, 2014 yılında Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Maden Katliamı’nın davasında çıkan karara ilişkin PİRHA’ya konuştu. Özen, Soma Katliamı ile ilgili sürecine baktığımızda aslında ona uygun davranıyorlar. Buraya gelen ailelerle güvenlik güçleri karşı karşıya geldiler. Mahkeme kararı sonuç olarak siyasi bir davaya dönüşmüştür” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Katliamı davasına yönelik, “Karar dava sonuç olarak siyasi bir davaya dönüştü. Çünkü ilk olay olduğunda yetkililer şunu söylemişlerdi: Hukuk devletinde mal güvenliği, iş güvenliği sağlanması gerekirken bu işin fıtratında var,  deyip acılarını haykıran insanları tekmeletmişlerdi” diye konuştu.

    “SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    O günden bugüne bir şey değişmediğini ifade eden Özen, şunları kaydetti:

    “Çünkü bunların daha sonra heyeti değiştiriliyor. Sonuçta hukuk yerini bulmamıştır. Bir hukuk devletine, demokratik bir devlete yakışmayan bir karar olmuştur. Biz burada bugün ailelerle birlikte olduk. Bu mücadele devam edecek, biz onların mücadelesinin yanında olacağız, acılarını paylaşacağız. Sonuna kadar da bunun takipçisi olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Soma davasının 22. duruşması devam ediyor

    Soma davasının 22. duruşması devam ediyor

    Soma Katliamı davasının 22. duruşması 3. gününde sanık savunmaları ile devam ediyor.

    Soma Katliamı davasının 22. duruşması devam ediyor. 3’üncü güne gelinen duruşmada tutuklu sanıkların esas hakkında savunmaları sürüyor.

    Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma savunma için 480 sayfalık sunum hazırlayan Maden Mühendisi ve Teknik Nezaretci Ertan Ersoy’un dinlenmesi ile başladı.

    Ersoy, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Slayt üzerinden sunum yapan Ersoy “Olayın nasıl olduğu belli değilken yargılanıyoruz. Ben de olayın sebebinin ortaya çıkmasını isterdim. Gerçek bulunsun ki net bir şey üzerinden yargılanalım” dedi.

    Kendisinin özellikle iş güvenliği ve işçi sağlığı konuları üzerinden suçlandığını belirten Ersoy, “Görev ve yetkilerim bu konuda değil. Zaten birinci ve ikinci bilirkişi raporları da tamamen kurgu üzerinden hazırlanmış” diye konuştu. Ersoy ocakta gaz sızıntısının olmadığını ifade edince aileler “Öldüklerinde içeride gaz kokusu vardı o neydi o zaman” diye tepki gösterdi.

    (Evrensel)

  • Soma davasında savcı Maden İşletmesi’nin müdürü Alp Gürkan’ın tutuklanmasını talep etti

    Soma davasında savcı Maden İşletmesi’nin müdürü Alp Gürkan’ın tutuklanmasını talep etti

    Soma’da 301 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetine ilişkin açılan davanın 21. duruşmasında konuşan avukat Can Atalay, mahkemenin ‘delil karartma çabasında’ olduğunu söyledi.

    Manisa’nın Soma ilçesinde 2015’in Mayıs ayında 301 madencinin yaşamını yitirdiği iş cinayeti ile ilgili davanın dün başlayan 21’inci duruşması görülüyor.

    Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu 5 sanık, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları ile yaşamını yitiren madencilerin aileleri ve avukatları katıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) takip ettiği duruşma mahkemeye ulaşan evrakların okunmasıyla başladı.

    Sanıklardan maden sahibi Can Gürkan’ın şikayeti üzerine Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “sabotaj” iddiasıyla başlatılıp, daha sonra ‘gizlilik’ kararı alınan ve dosya savcısının 14 aydır mütalaasını açıklamamasına gerekçe yaptığı soruşturma dosyasının mahkemeye ulaştığı belirtildi.

    Mahkeme başkanı gelen bu dosyada mevcut dava dosyasında bulunmayan farklı bir belgenin olmadığını söyledi.

    DELİL KARARTMA ÇABASI

    Madenci ailelerinin avukatlarından Can Atalay, “sabotaj” iddiasıyla yürütülen soruşturma dosyasının boş çıktığını belirterek, bu sürecin delil karartma amacıyla yürütüldüğü ifade etti:

    “Önceki savcı bir yıl önce ‘mütalaam hazır’ dedi. Mahkemeden 10 dakika ara isteyerek, mütalaasını açıklayacağını söylemesine rağmen daha sonra mütalaasının hazır olmadığını söyledi. Ne oldu ise o arada oldu. Mütalaa vermekten vazgeçti. Bu açık açık delil karartma çabasıdır. Biz sanıkların savunma hakkına bir şey demiyoruz ama bu yapılan delil karartma çabasıdır. Sanıklar uzun tutukluluğa oynuyorlar. Uzun tutukluluk ile tahliye edilmeyi bekliyorlar. Biz sanıkların bu tavırlarından dolayı bile tutuklu yargılanmaları yönünde karar verilmesini istiyoruz.”

    “SANIKLAR KANUNA KARŞI HİLE YAPTI”

    Atalay’ın ardından söz alan avukat Nergis Tuba Aslan da sanıkların gizli yürütülen soruşturma için ortaya atmadıkları iddia kalmadığını ve açık açık kanuna karşı hile yaptıklarını dile getirdi.

    Mütalaanın bilinçli olarak verilmediğini belirten Aslan, “Sanıklar ve müdafileri 5 yıllık uzun tutukluluk süresine oynadılar. Ama bu da hukuka aykırıdır. Tutukluluk hallerinin devam etmesi gerekiyor. Sanıklar yargılamanın sonuna yaklaşıldığını gördükçe ‘gerçeğin peşine düştük’ savunması yapıyorlar. Bu bir stratejidir. Ama bu dosyada artık yargılamanın sonuna gelinmiştir” ifadelerini kullandı.

    Yapılan savunmaların ardından duruşmaya ara verildi.

    ALP GÜRKAN İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ

    Aranın ardından davaya bakan savcı mütalaasını verdi.

    5’i tutuklu 51 kişi hakkında açılan davada mütalaa veren savcı, 33 sanık hakkında beraat, 7 kişi hakkında da 22.5’er yıl hapis istedi.

    Savcı, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin patronu Alp Gürkan’ın tutuklanmasını talep etti.

  • 301 madencinin öldüğü iş cinayeti davasına yarın devam edilecek

    301 madencinin öldüğü iş cinayeti davasına yarın devam edilecek

    PİRHA- 4 yıl önce 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan Soma Katliamı ile ilgili açılan ceza davasının duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Can Gürkan, Ramazan Doğru, Akın Çelik, İsmail Adalı ve Ertan Ersoy’un tutuklu; 46 sanığın ise tutuksuz yargılandığı Soma iş cinayeti davası yarın devam edecek.

    Manisa’nın Soma İlçesi’nde 301 madencinin hayatını kaybettiği iş cinayeti davasının 20. blok duruşmasında ara karar verilmişti. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde Can Gürkan, Ramazan Doğru, Akın Çelik, İsmail Adalı ve Ertan Ersoy’un tutuklu; 46 sanığın ise tutuksuz yargılandığı davanın duruşmasına 26 Mart Pazartesi günü devam edilecek.

    Karar öncesi savcı, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nda sanık avukatlarının “sabotaj” iddiası üzerine başlattıkları soruşturma dosyasının “gizlilik ihlal edilmemesi kaydıyla” istenilmesini ve beklenilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaa vermişti.

    Salih Pehlivanoğlu başkanlığındaki mahkeme heyeti, savcının taleplerini onaylayarak Başsavcılıktaki soruşturmanın “kurulacak komisyon önderliğinde gizli bir şekilde ulaştırılması” yönünde karar vermişti.

    NE OLMUŞTU?

    Manisa’nın Soma İlçesi’nde 13 Mayıs 2014’teki iş cinayetinde 301 madenci hayatını kaybetti.

    Başlatılan adli süreçte, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik’in de aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı.

    İDDİANAME

    İş cinayetinin yıldönümüne 2 ay kala 2 Mart 2015’te iddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, beşi tutuklu 8 kişi için, “Olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20-25 yıl, “Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istendi.

    Tutuksuz yargılanan 43 sanık için de, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ancak bu kişilerden, 25’inin cezalarının, kusur durumundan dolayı 3’te 1 oranında artırılması talep edildi.

    8 TUTUKLUDAN 3’Ü SERBEST BIRAKILDI

    25 Aralık 2015’teki duruşmada tutuklu sanıklardan maden mühendisleri Hilmi Kazık ve Yasin Kurnaz, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    MAHKEME HEYETİ DEĞİŞTİRİLDİ

    Nisan 2017’deki 18. blok duruşmasında davada karar aşmasına gelinse de Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) yaz kararnamesiyle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Aytaç Ballı ve davanın kıdemli heyet üyesi Esra Dokur’un görev yerlerini değiştirdi.

    Davanın eski savcısı Şükrü Akyol ise üç duruşma boyunca mütalaa vermemişti. 18. blok duruşmasında davayı alan savcı ise yeni görevlendirilmiş olması nedeniyle esas hakkında mütalaasını sunmak üzere ek süre talep etti.

    Aytaç Ballı yerine, Afşin Elbistan B Termik Santralinin Çöllolar kömür sahasında yaşanan ve 11 işçinin yaşamını yitirdiği, dokuz işçinin cenazelerinin ise halen toprak altında olduğu iş kazası davasında, sanıklara para cezası veren heyetin başkanı olan Elbistan Ağır Ceza Hakimi Salih Pehlivanoğlu başkanlığında yeni heyet atandı.

    Heyet, 17 Ekim’de 2017’de görülen 19. blok duruşmasında tutuklu bulunan altı sanıktan emniyet teknikeri ve vardiya amiri olarak görev yapan Mehmet Ali Günay Çelik hakkında, tutuklu kaldığı sürenin cezasını karşıladığı gerekçesiyle ve adli kontrol şartıyla tahliye kararı verdi.

    Atanan yeni savcı ise davanın sanıkları ve avukatlarının talepleriyle Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Soma’daki iş cinayetiyle ilgili başlatılan soruşturmanın “gizli” dosyanın beklenmesini isteyerek esas hakkında mütalaasını sunmadı.

    DAVANIN SANIKLARI

    Cezalandırılmaları istenen sanıklardan tutuklu olan 5 kişi: Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik ve maden mühendisi Ertan Ersoy.

    Tutuksuz yargılanan 46 sanık ise maden mühendisleri Alp Gürkan, Hayri Kebapçılar, Mustafa Yiğit, Murat Bodur, Haluk Sevinç, Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Yalçın Erdoğan, Harun Güneş, Fuat Ünal Aydın, emniyet teknikerleri Ergün Yılmaz, Coşkun Derici, Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz, Erdem Cambaz, Serkan Kocaman, Soner Günay, Ümit Şahin, Nazmicem Nesemioğulları, Hüseyin Alkan, Adem Ormanoğlu, Burhan Karabaş, Sertaç Büyükgüney, Nimetullah Uğurlu, Efkan Kurt, Mehmet Bayri, Sertan Günay, Batuhan Ünlüyol, Ozan Sezer, Erdoğan Cinoğlu, Halil Sarı, Serhat Dinç, Saltuk Alp Demir, Uğur Karabulut, Serdar Günay, Mehmet Uçgun, Ömer Değirmenci, Fahri Pançar, Olcay Erşin, Mehmet Avcı, Halil Burhan, Hüseyin Ergin, Hilmi Karakoç, Mehmet Erez, Caner Uysal ve Mehmet Ali Günay Çelik’ten oluşuyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Soma Davası’nda 18. duruşma yapılıyor

    Soma Davası’nda 18. duruşma yapılıyor

    Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde 301 işçinin yaşamını yitirmesine yol açan maden katliamının sorumlularının yargılanmasına bugün devam ediliyor. 

    Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek olan davanın 18. duruşması 9.30’da başladı. Davaya son kez Aytaç Ballı başkanlığındaki heyet girecek. Başından bu yana davanın hakimi olan Aytaç Ballı ve kıdemli üye Esra Dokur’un görev yerleri 3 Temmuz’da yayınlanan Hâkimler Savcılar Kurulu’nun (HSK) yaz kararnamesi ile değiştirilmişti.

    Akhisar’da görülen Soma davası öncesi madenci aileleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi partilerin katılımıyla Akhisar Garı önünden yürüyüş yapıldı.

    Yürüyüşe Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş, Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri Özgür Özel ve Tur Yıldız Biçer katıldı. Madenci aileleri adına basın açıklaması yapıldı.  (HABER MERKEZİ)