PİRHA- Munzur Vadisi Milli Parkı’nda bulunan ve yıllardır ‘Özel Güvenlik Bölgesi’ ilan edilen Otlubahçe’de yapılmak istenen maden aramasına karşı açıklama yapan çevre örgütleri ve siyasi partileri “Maden ocaklarına izin vermeyeceğiz” dedi.
Türkiye’de yer altı kaynakları bakımından en fazla çeşitliğe ve zenginliğe sahip olan Yukarı Fırat havzasında bulunan Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılıyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, şimdi de 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi.
1994 yılında boşaltılan ve yasaklanan Dersim’in Ovacık ilçesinin Otlubahçe köyü maden şirketleri için serbest iken köylülere yasak. Maden şirketi, Otlubahçe köyünde bakır madeni çıkaracak. Maden şirketinin şu anda çalışma yapması yasadışı olmasına rağmen köye sondaj makinelerini, boruları ve çadırları götürmesi üzerine ortaya çıkan tepkiler sonucu Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü, Munzur Vadisi Havzasında Ovacık Otlubahçe köyü Reşo Deresi kaynağında bakır madenciliği projesi için yürütülen sondaj çalışmalarını izinsiz çalışma yapıldığı gerekçesiyle durdurarak, maden şirketine para cezası verdi.
Bugün de Munzur Çevre Derneği, DEDEF, HDP, EMEP, CHP, köylülerin avukatı Barış Yıldırım ve yurttaşlar maden sahasının bulunduğu alana gitti. Jandarma tarafından Sarıtosun köprüsünde durdurulan yurttaşların geçişi ‘Özel Güvenlik Bölgesi’ gerekçesiyle engellenmek istendi. Yapılan görüşmeler sonucunda heyetin maden sahasının bulunduğu alana girişine izin verildi.
“SONDAJ MAKİNALARI KALDIRILMALI”
Şirketin faaliyetinin durduğunu yerinde gören heyette yer alan kurum temsilcileri, doğaya karşı hukuk dışı uygulamalara karşı yaşamı ve doğayı savunmaya devam edeceklerini belirttiler.
Köylülerin avukatı Barış Yıldırım da, gerekli başvuruları yaptıklarını ve idarenin de işlem yaparak alandaki çalışmayı durdurduğunu ifade ederek, sondaj makinalarında kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.
Munzur Vadisi Milli Parkı’nın Türkiye’deki en önemli milli parklardan biri olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Korunması gereken alan yasa dışı maden faaliyetlerine açık hale getiriliyor. Bu durum sadece hukuka değil, insanlık vicdanına da aykırıdır” diyerek yapılması planlanan maden çalışmalarının durduruluncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
PİRHA- Malatya Çevre Platformu üyeleri Hekimhan ilçesi Hasan Çelebi Mahallesi’nde “Siyanürle altın arama amacıyla” yapılan sondaj çalışmalarına tepki gösterdiler.
Malatya’nın Hekimhan ilçesi Hasan Çelebi Mahallesi Karaçardak mevkiinde ‘siyanürle altın arama ve ayrıştırma amaçlı sondaj çalışması’ iddiaları üzerine mahalle sakinleri ve bölge halkı bir araya geldi ve ‘doğanın katledileceğini’ ifade ederek eylem yaptılar.
“KÜLTÜREL VE DOĞA GÜZELLİKLERİ YOK OLACAK”
Malatya Çevre Platformu Hekimhan Temsilciliği tarafından düzenlenen programa bazı siyasi parti ve STK’larda destek verirken, tepki eyleminde bir açıklama yapan platform üyesi ve Hekimhan temsilcisi Tahsin Temelli; şunları söyledi:
“Ülkemiz; ekonomik, sosyal ve siyasal olarak en karanlık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Bizlerin bildiği ve her zaman söylediğimiz ancak kamuoyunun pek de inanmadığı çete-mafya ve onların bağlantıları, aralarındaki çıkar ilişkileri bittiği için birer birer ortaya dökülmeye başladı. Başka bir olumsuzluğun yaşandığı alan da; doğa, çevre ve yaşam alanlarının rant uğruna yabancı şirketler ve onların işbirlikçisi bilindik 5-6 yerli şirkete talan ettirilmesidir. Bu uygulamalara bakıldığında, doğanın ve yaşam alanlarımızın tahrip edilmesine ilişkin bütün kararlar siyasiler tarafından verilip, uygulanmaktadır. Durum böyle olunca, sosyal, siyasal, ekonomik yıkımlara karşı nasıl mücadele ediyorsak; yaşam alanlarımızın, doğamızın ve çevrenin talan edilmesine de aynı bilinçle karşı çıkmalıyız. Malatya’daki doğa çevre ve yaşam alanlarının tahribatına karşı mücadele yürütmek için yaklaşık dokuz ay gibi kısa süre önce oluşturulan Malatya Çevre Platformu; Hekimhan, Arguvan, Pütürge İlçe Temsilciliklerini de bu sürede oluşturdu. Malatya’nın ilçelerinde ve köylerinde; yeni maden aramaları, sondaj kuyuları vurulması, kum, taş ve mermer ocaklarının açılması, HES’ler yapılması için ruhsatların verilmesi ciddi bir ekolojik sorun yaşanacağını bizlere göstermektedir. Hekimhanımızın yeraltı zenginliklerine göz dikmiş yabancı şirketler ve onların yerli işbirlikçileri, para hırsı uğruna; Hekimhan’ın kayısı, ceviz, dut, elma, armut, alıç gibi önemli geçim kaynaklarını, hayvancılığı, yeraltı ve yerüstü sularını, (Kuruçay, Doyran Çayı) Dipsiz Göl, Girmana Kanyonu, Hasançelebi IIıca ve çok nadir bulunan endemik bitkilerinin, nesli tükenmek üzere olan doğal hayvanların bulunduğu Yama Dağları gibi tarihi, kültürel ve doğa güzelliklerimizi de yok edecekler.”
“TÜRKİYE’NİN BAŞKA YÖRELERİNDE GÖRDÜK”
‘Doğanın ve çevrenin nasıl katledildiğini diğer yörelerde gördük’ diyerek açıklamasını sürdüren Temelli; “Bölge toprağının yapısında bulunan asbest kaynaklı; Hekimhan Kanseri olarak da bilinen hastalıktan, bir çok aile büyüklerimizi ve yakınımızı kaybetmişken, yeni madenlerde, siyanürle ve sülfürik asit kullanılarak altın aramaları sonucu; “Yeni Kanser Hastalıkları Ve Yeni Ölümlerle” Yüz Yüze Gelinecektir. İşte bütün bunları yaşamamak için; doğamızı, çevremizi ve yaşam alanlarımızı talan etmelerine hep beraber dur diyelim!” dedi.
Temelli şöyle devam etti:
“Şu gerçeği de unutmayalım: Kapitalizm, gölgesini satmayacağı ağaca su vermez. Hekimhan’ın belirli yerlerinde yaygın maden çalışmaları devam etmektedir. Bu çalışmalar kontrolsüz, denetimsiz, hoyratça yapılmaktadır. Hekimhan’ın Güvenç, Çulhalı, Boğazgören, Beykent, Hacılar, Deveci, Budaklı hatta ilçe merkezini etkileyen Maden Şirketi sahaları ve fabrikası var. Bu fabrika (Karakısık Peletleme Fabrikası) çalıştığı zaman, çevreye bıraktığı toz bulutlarının insanına verdiği zararları, o yörede yaşayan herkes görmekte ve olumsuz etkilenmektedir. Biz bu yörenin insanları ve çevreciler olarak; yöremizin işsizlik, yoksulluk sorununu çok iyi anlıyoruz. Bunun çözümünün de, madenlerde kalifiye olmayan alanlarda çalıştırılacak 200-300 işçi ile çözüleceğine inanmıyoruz. Çünkü bu şirketler tekniğin bu kadar geliştiği bir dönemde tüm kalifiye elemanları yanlarında getirmektedirler. Bu şirketler yaklaşık 20 yıldır Türkiye’nin başka yörelerinde; Bergama’da, Kazdağları’nda, Fatsa’da, Artvin’de Erzincan İliç’te, Karadeniz’in derelerinde ve en son olarak Rize İkizdere’de hepimiz yaşayarak gördük ki; onlar yer altındaki zenginliklerimizi istiyorlar. O zenginlikleri ilçemizden çıkarıp alıp götürüp kendi paralarına yeni paralar katacaklar. Çöpünü, tozunu, pisliğini ve hastalıklarını da yöre insanına bırakacaklar. Onun için; madenler açılacak, 3000 işçi çalışacak, köylerinize yol yapacağız, su getireceğiz vb yalanlarına kanmayın. Bu şirketler bu vaatleri kara propaganda olarak kullanıyorlar. Türkiye’nin başka yerlerinde de bu vaatlerde bulundular. Ancak yörede ayakları tuttuktan sonra, bu vaatlerin hiçbirini yerine getirmediler. Eğer bu şirketler, onların destekçileri ve siyasal iktidar yöre halkının işsizliğini ortadan kaldırmak istiyorsa; buradan onlara açık çağrıda bulunuyoruz: Doğaya ve yaşam alanlarımıza zarar vermeyecek küçük ölçekli işletmeler kurun. Hayvancılık ve tarım alanında doğal üretim kooperatifleri kurarak, yöre halkının hayvancılık ve tarımını teşvik ederek, iş istihdamı yaratın. Tek tek köylerde üreticilerin kendi başlarına kurdukları işletmeleri destekleyin, teşvik edin. Faizsiz, uzun ödemeli krediler verin. O işletmeler büyüsün ve Hekimhan’a yeni iş olanakları sağlansın.”
5 HAZİRAN’DA AÇIKLAMA
Malatya’da da konu ile ilgili bir açıklama yapacaklarını duyuran Temelli, “5 Haziran 2021 tarihinde Malatya Çevre Platformu Olarak Malatya Merkez Postanesi önünde saat 13.00’te buluşup basın açıklaması ile Vahşi Madenciliğe karşı olduğumuzu açıklayıp tepkimizi dile getireceğiz. Tüm Malatya Halkını bu etkinliğimize katılmaya ve bizlere destek olmaya davet ediyoruz. Malatya topraklarının üstü Altından daha değerlidir” dedi.
Anagold Madencilik, Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Ağıl, Harmankaya, Dilli ve Çanakçı köylerinde altın aramak için başlattığı sondaj çalışmalarına devam ediyor. Sondaj çalışmalarının başlamasının ardından projeden haberdar olduklarını belirten bölge halkı, mücadele kararı aldı.
Anagold Madencilik, Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki Ağıl, Harmankaya, Dilli ve Çanakçı köylerinde başlattığı altın sondajlarına devam ediyor. İliç ilçesinde ve daha birçok yerde altın madeni işletme ruhsatı bulunan Anagold şirketine Kemaliye’nin Ağıl Köyü’nde de işletme hakkı verildiği ortaya çıktı.
Kemaliye halkı içme suyu havzalarını, yeraltı su kaynaklarını ve doğal yaşamı tehdit eden madenden ancak sondajlar başlayınca haberdar olduklarını belirtti. Birgün’den Dilek Yeğin’in haberine göre; İlçede her yıl düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından turistlerin katıldığı doğa festivalinin de etkileneceğinden endişelenen bölge halkı Erzincan’ın deprem bölgesi olduğunu da vurguladı. Olası bir depremde toprağa karışacak siyanürün yaratacağı tahribatın geri dönülmez sonuçları olduğunu söyleyen yurttaşlar imza kampanyası başlattı.
MADENE KARŞI MÜCADELE
Kemaliye İlçe Belediye Başkanı Mehmet Karaman ve meclis üyeleri Ağıl Köyü civarında yaptıkları gezide dört ayrı noktada sondaj yapıldığını tespit etti. Belediye, yerinde inceleme yapılması için Erzincan Devlet Su İşleri Müdürlüğü’ne müracaat etti ve firmadan sondajlarla ilgili belge talebinde bulundu. Mücadele çağrısı yapan Karaman, İstanbul ve Ankara’da da yapılacak toplantıların ardından yol haritasının çizileceğini ve hukuki sürecin başlatılacağını belirtti.
KANADA-ÇALIK HOLDİNG ORTAKLIĞI
Anagold Madencilik, Kanadalı altın madeni firması Alacer Gold’un ve Lidya Madencilik’in ortak kuruluşu olarak dokuz yıldır Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’ni işletiyor. Çöpler Köyü, maden sahasının içinde kaldığı için faaliyete başlanmadan önce köy halkının rızasıyla maden sınırlarının dışına taşındı. 2018’de tamamlanan sülfit genişleme yatırımı sonucu madenin ömrü 2040’a uzadı. Maden zaman zaman siyanür kaçağı iddialarıyla gündeme geliyor.
Alacer Gold, Çöpler’in beş kilometre ötesindeki Çakmaktepe’de de 2018’in Eylül ayında faaliyete başladı. Çalık Holding’in madencilik alanındaki şirketi olan Lidya Madencilik 2009’da Alacer Gold’la uluslararası işbirliğine giderek Çöpler Altın Madeni’nin yüzde 20’sine ve arama portföyünün yarısına ortak oldu. Lidya’nın yan şirketleri Polimetal Madencilik ve Artmin Madencilik Balıkesir’deki Gediktepe’de Alacer Gold’la beraber fizibilite çalışmalarına da devam ediyor.
PİRHA- Sivas Kangal’a bağlı Pınargözü Köyü’nde altın ve demir aramak için sondaj çalışması yapan ve köyde dinamit patlatan Demir Export’a köylüler tepki gösterdi.
Haberin videosu
Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Pınargözü Köyü’nde maden aramak için sondaj çalışmaları yapan Demir Export A.Ş. köyde dinamit patlattı. Demir Export’un köylerinde maden aramasına ve bunun için dinamit patlatmasına köylüler tepki gösterdi.
YERLEŞİM YERİNE 60 METRE MESAFEDE DİNAMİT PATLATTI
Gelen bilgilere göre yazın köyün kalabalık olmasından dolayı çalışma yapmayan Demir Eksport, yazlıkçıların köyden ayrılmasıyla beraber çalışmalarına yeniden başladı. Köyde sondaj çalışması yapan Demir Eksport, köylülerin evlerine 60 metre mesafede de dinamit patlattı.
Köylülerle konuşan bir yetkili altın ve demir aradıklarını söyledi. Evine 60 metre ve köydeki en uzak yere 500 metre mesafede dinamit patlatılmasına tepki gösteren bir köylü, şunları söyledi:
“Demir Export, bir ton dinamit kullandın sen. Peki bu dinamitin tahribi ne zarar verecek. Onu bana izah et. Sen 1956’dan beri burada çalışıyorsun, bugüne kadar hep sömürmüşsün beni. Hep beni mağdur etmişsin. Burada dünya kadar para kazanıyorsun.”