Etiket: songül morsümbül

  • Rojava’da insanlık sınavı: Alevi kadınlardan uluslararası çağrı!-VİDEO

    Rojava’da insanlık sınavı: Alevi kadınlardan uluslararası çağrı!-VİDEO

    PİRHA-HTŞ’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına Alevi kadınlardan sert tepki geldi. Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, FEDA ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu temsilcileri, Rojava’da halkların ve kadınların hedef alındığını belirterek, uluslararası kamuoyunu acilen harekete geçmeye çağırdı.

    HTŞ’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına Alevi kadınlardan tepki geldi. Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül “Rojava’da insanlık büyük bir sınav veriyor” derken, FEDA İsviçre Eşbaşkanı Songül Aslan “Kürt’e ve Rojava’ya sahip çıkma günüdür” çağrısı yaptı. Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka ise “Suriye’de katliama ses çıkarma zamanı çoktan geldi, geçiyor” diyerek uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı.

    Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın 19 Ocak’ta Şam’da yaptığı görüşmeden olumlu bir sonuç çıkmadı. Şam güçlerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları sürerken, 4 gün süreli ateşkes sağlandı ancak Şam güçleri daha önce ilan edilen ateşkeslerde olduğu gibi bu ateşkeste de ihlal yoluna gitti. Kobanî tam kuşatma altına alınırken, Hesekê sınır hattına da yoğun askeri güç yığınağı yapıldı. devam eden saldırılara Alevi kadınlardan tepki geldi.

    “ROJAVA’DA BOMBALAR ALTINDA İNSANLIK ÖLDÜRÜLÜYOR”

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül, bölgede “özgürlüğü bitirme, kadın özgürlüğünü tümden yok etme” hedefiyle hareket eden güçlerin, halkların değerlerini hedef aldığına dikkat çekti.

    Morsümbül, Mezopotamya’nın merkezinde yer alan Kuzeydoğu Suriye’de halkların özgürlük ve kimlik taleplerinin 13 yıldır emperyal kapitalist güçler tarafından hedef haline getirildiğini belirtti. Kürtlerin, kadınların, Alevilerin, Dürzilerin, Asur Süryanilerin, Ermenilerin, Ezidilerin ve ulus devlete karşı durabilen tüm toplumsal dinamiklerin hedefte olduğunu vurguladı.

    Rojava devriminin “büyük fedakârlıklarla” inşa edildiğini söyleyen Morsümbül, binlerce kadının, erkeğin, yaşlının ve toplumsal dinamiğin direnişini hatırlattı. Morsümbül, yaşananların kader olmadığını; bunun Ortadoğu’da kapitalist modernist güçlerin planlayıp hayata geçirdiği bir iç savaş gerçekliği olduğunu dile getirdi.

    Songül Morsümbül, “Bombalar altında insanlık ölüyor. Bombalar altında çocuklar ölüyor. Bombalar altında kadınların bedeni pazara sunuluyor” sözleriyle savaşın yıkıcı sonuçlarına dikkat çekti. IŞİD zihniyetinin ABD, İngiltere, Avrupa Birliği ve radikal İslamcı güçlerle yeniden hortlatıldığını ifade eden Morsümbül, 4 Ocak’ta Paris’te emperyalist ülkeler ve kapitalist modernite güçlerinin kendi paylaşım savaşını yürüttüğünü ve Kürtlerin yeniden Ortadoğu’nun orta yerinde pazarlık konusu yapıldığını dile getirdi.

    “KATLİAMLARIN ADI DEĞİŞTİ, HEDEF DEĞİŞMEDİ”

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) İsviçre Eşbaşkanı Songül Aslan ise Alevilere ve Kürtlere yönelik yok etme politikalarının tarihsel sürekliliğine dikkat çekti.

    Avrupa devletlerinin sessizliğini de eleştiren Aslan, Avrupa devletlerinin Ortadoğu’da Türkiye, İsrail ve radikal İslamcı gruplarla ortaklıklarına işaret etti; bu ortaklık sonucunda “ölümü reva gördükleri” kesimlerin Kürtler ve Kürtlerin dostları olduğunu ifade etti.

    Songül Aslan, Alevi toplumunun özgürlük iddiasıyla toplumsal hafızasını yeniden hatırlaması gerektiğini belirterek, “Kürt’e, Kürt’ün dostuna, Rojava’ya sahip çıkma günüdür” ifadelerini kullandı. Aslan ayrıca, “Birbirimizden vazgeçmeyelim” diyerek dayanışma çağrısını yineledi.

    Konuşmasında geçmiş katliamları ve soykırımları hatırlatan Aslan, “Ne Koçgiri’de, ne Zilan’da, ne Dersim’de, ne Maraş’ta, ne Şengal’de, ne Kobane’de Kürt’ü Alevi’yi yok edemediniz. Yeryüzünde eşit haklarını talep eden, insanca yaşam hakkını talep eden, yani en doğal hakkını talep eden toplumları yok edemezsiniz, halkları yok edemezsiniz”dedi.

    “SUSKUNLUK SUÇA ORTAKLIKTIR”

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Başkanı Suzan Saka, “Suriye’de yaşanan katliama ses çıkarma zamanı çoktan geldi de geçiyor” diyerek uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu. Saka, özellikle Esad hükümetinin devrilmesinden sonra “Colani hükümeti” olarak ifade edilen yapıların Alevilere yönelik katliamlar gerçekleştirdiğini, ardından Kürtlere, Hristiyanlara, Dürzülere ve diğer azınlıklara yönelik zulmün dünyanın gözü önünde sürdüğünü belirtti.

    Saka, uluslararası kurumların ve devletlerin sessizliğini eleştirerek; devlet liderlerinin, başbakanların, dışişleri ve içişleri bakanlarının bu süreçte ses çıkarmamasını “üzüntüyle karşılanan ve kaygıyla izlenen bir nokta” olarak değerlendirdi.

    Konuşmasında son haftalarda Suriye Demokratik Güçleri’ne yönelik siyasi manevralara işaret eden Saka, HTŞ’nin bileşeni olarak ifade ettiği İŞİD ve “mücahitlerin” bölgeye gönderilmesiyle çok sayıda insanın hayatına, canına ve malına kast edildiğini söyledi. Saka, özellikle kadınlara dönük şiddet, tecavüz, çocuklara şiddet ve yaşlılara yönelik onur kırıcı davranışların sosyal medyada dolaştığını belirtti.

    Suzan Saka, Alevilerin bugüne kadar Suriyeli Alevilerle dayanışma içinde olduklarını, yaşadıkları her ülkede diplomasi ve kamuoyu çalışmaları yürüttüklerini belirterek, “Şimdi de Kürt halkının yanında olduğumuzu da bildirmek istiyoruz” dedi.

    Elif SONZAMANCI/ALMANYA

  • Almanya’da CAN TV Dayanışma Gecesi: Biz uyuruz basın uyumaz

    Almanya’da CAN TV Dayanışma Gecesi: Biz uyuruz basın uyumaz

    PİRHA- CAN TV Dayanışma Gecesi Almanya’nın Bergisch Gladbach kentinde düzenleniyor. Yapılan konuşmalarda Can TV’ye destek dile getirildi. DAKB sözcüsü Songül Morsümbül, “Biz uyuruz basın uyumaz. Uyumamaları uykuyu sevmediklerinden değil, doğru habercilik ve gerçeği bize ulaştırmak gibi ağır sorumlulukları vardır” dedi.

    CAN TV Dayanışma Gecesi Almanya’nın Bergisch Gladbach kentinde yapılıyor.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Pir Celal Fırat’ın gulbang vermesi ve açılış konuşması ile başlayan etkinlikte, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) sözcüsü Songül Morsümbül ve Can TV temsilcisi birer konuşma yaptılar.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI, ALEVİ HAKİKATİNE ATANAN BİR KAYYUMDUR”

    Türkiye’de ulus devletin değişmeyen aklının aynı yol haritasıyla devam ettiğini belirten Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Belki de en çok Aleviler üzerine kurgusunu yapan bir zaman dilimindeyiz. Niye böyle, söylüyorum Kültür ve Turizm bakanlığına bağlı olarak Bir cemevi Başkanlığı kurdular. bu Cemevi Başkanlığı Alevilere hizmet etmek için kurulmuş bir yer değil, tam tersine Alevi hakikatine, Alevi inancına atanan bir kayyumdur. Bunun farkındalığıyla aranızdayım ve bunun farkındalığıyla Alevi mücadelesini yürüteceğiz. Aslında kendi tanıklıkları var. Alevilere, Kürtlere 100 yıllık yalnızlığı dayatanlar çok net gördüler. bu yüzyılı Alevi halkı, Kürt halkı kadınlar 100 yıllık direnişe çevirdiler. O direniştir bugün bizi ayakta tutan. O direniştir bugün bizi bir araya, yan yana getiren” dedi.

    “SINIRLARA, MESAFELERE RAĞMEN BİR ARADAYIZ. EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ BU”

    Uçar, şunları kaydetti:

    “Aynı şekilde 22 yıldır AKP iktidarıyla tek başına muhatap olan bir gençlik var. hani dindar ve kindar nesil diye ifade ediyoruz ya, yetmedi iktidarın zulmü inançlar üzerinde, halklar üzerinde, kimlikler üzerinde. Şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı’yla yeni bir protokol imzalanmış, kim imzalamış ülke ocakları. Yani ÇED projesinden sonra Alevi halkının, Kürt halkının evlatları kendi değerlerinden uzaklaştırılarak eğitim görecekler. Bu da bir kayyum. Tıpkı belediyelere atanan kayyum gibi, Tıpkı Kürt halkının, Alevi halkının, demokrasi güçlerinin iradesini atanan kayyum gibi inancımızın Üzerine de mücadelemizin üzerine de Kayyum atamak istiyorlar, izin vermedik.

    Her kayyumdan sonra gerçekleşen seçimde aynı şekilde belediyelerimizi de geri aldık, mücadelemizi de yürüttük. Aslında bu yerel seçimlerde biz sadece belediyeyi kazanmadık. Türkiye’nin Kürt halkı üzerinde yürüttüğü tecrit politikasına, Kürt halkı üzerinde yürüttüğü kayyum rejimine, adaletsizliğe, özel savaş politikalarına ve savaş politikalarına da bir cevap verildi. Bizim en büyük dayanağımız ve gücümüz bütün zulme karşı kendi değerlerinden, kendi kimliğinden vazgeçmeyen Kürt halkının, Alevi halkının mücadelesidir O yüzden bir aradayız, sınırlara rağmen, mesafelere rağmen, karşılaştığımız zorluklara rağmen bir aradayız. Bizim en büyük gücümüz de bu.”

    “BİZ UYURUZ BASIN UYUMAZ”

    Can Tv’nin yanında olduklarını dile getiren DAKB sözcüsü Songül Morsümbül, “Biz uyuruz basın uyumaz. Uyumamaları uykuyu sevmediklerinden değil, doğru habercilik ve gerçeği bize ulaştırmak gibi ağır sorumlulukları vardır. Özgür basın çalışanı kadınlar ve erkekler de tıpkı inancımızın hakikati gibi Can olurlar, kan olurlar. Bu nedenle onların hakkını ödemek kolay değildir” dedi.

    Konuşmaların ardından etkinlik müzik ile devam ediyor. Bu bölümde Tolga Sağ, Evrim Ali, Zaza Women Music Project ve Govenda Ase Ive sahne alıyor.

    (HABER MERKEZİ)