Etiket: sosyalistler

  • ‘Solun mayası Alevi mahallelerinde tutuyor’ – VİDEO

    ‘Solun mayası Alevi mahallelerinde tutuyor’ – VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Cemevi ile Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği’nin İzmir’de düzenlediği, ‘Aleviler ve Sosyalistler’ sempozyumunda ilk oturum gerçekleşti. Yapılan değerlendirmelerde Alevi toplumu ve sosyalistlerin nasıl karşılaştığına değinilerek, “Bu kesişme inanç grubunun politikleşmesi ile oluyor” denildi. 

    Haberin videosu 

    Narlıdere Cemevi ile Munzur Akademi Kültür Sanat ve Turizm Derneği’nin ‘Aleviler ve Sosyalistler’ teması kapsamında Narlıdere Cemevi’nde düzenlediği sempozyuma Akademisyenler, Alevi kurum başkanları, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Oturum başkanlığını Seçil Aslan’ın yaptığı sempozyumda Prof. Dr. Şükrü Aslan “Geleneksel ve Devrimci Kültürlerin Karşılaşma Sürecinde Alevilik ve Devrimciliğin Kimliksel Gerilimi, Dr. Cemal Salman “Yolun Solu, Sol’un Yolu: Kente Göçün İlk Yıllarında Aleviler ve Sol” konularında sunumlarını gerçekleştirdi.

    Munzur Akademi adına kısa bir konuşma yapan Ayhan Yalçınkaya, ilk defa bir cemevi çatısı altında bir araya geldiklerini vurgulayarak, Alevilerin ve sosyalizmin ortak tarihinin ortaya çıkması gerektiği ifade etti. Yalçınkaya ayrıca “Bir araya gelmeyi önemsiyoruz. Bu çatı akademisyenler ile Alevileri bir araya getirdi. Tanış olma zamanı çoktan geldi. ‘Cemevi ibadet yeri değil, kültür yeridir’ diyenler şunu görmeli; evet burası ibadethane ama bir kültür yeri de… Ne sosyalistler Alevilere ne de Aleviler sosyalistlere yabancı değil. Birbirimizin içindeyiz. Ortak tarihimizin ortaya çıkması gerekiyor. Bu sempozyum Aleviler ve Sosyalistler açısından bir uyarıdır” dedi.

    ALEVİLİĞE ‘NASIL OLSA SİLİNİP GİDECEK’ BAKIŞI HAKİMDİ”

    Prof. Dr. Şükrü Aslan, konuşmasında Alevilerin sosyalistlere genel bakış açısını değerlendirerek iki topluluk arasında olumlu yönde bir ilişki söz konusu olduğunu söyledi. Prof. Aslan, sosyalist hareketlerin Aleviliğe mesafeli kaldığını da dile getirerek şöyle devam etti:

    “Biri dünyanın değiştirilmesi için radikal mücadele yürüten, idealleri olan bir grup. Diğeri dünyayı değiştirebileceğine inanan diğer grup. İki sosyoloji grubunun dinamikleri de çok farklı. Sosyalistleri bir araya getiren birçok ideoloji var. Bu iki sosyolojik grup, tarihin bir yerinde karşılaşmak zorunda. Bu kesişme inanç grubunun politikleşmesi ile oluyor. Sosyalistler geçmişte Alevileri ‘kazanılması gereken bir grup’ olarak görmüş. Alevilerin dinamikleri ise varlığını sürdürebilme, kendini ve kültürünü yaşatabilme üzerinedir. Sosyalistler yeni bir kültür inşa etmeyi amaçlayan sosyolojik bir gruptur. Politik projeleri var. Aleviler tam tersi geleneksel kültürlerini yaşatmaya çalışan sosyolojik grup. Bu karşılaşma ise biraz gerilimlidir. Alevilerin, sosyalistlere dönük algıları ise olumlu olmuştur. Pratiklerinden şikayetçi olsalar dahi her zaman bir sahiplenme hali olmuştur. Sosyalist hareketlerin Alevilere yönelik algısı bu kadar sade değildir, gerilimlidir. Genellikle Alevilere yönelik bakışta Aleviliği bir inanç kimliği olarak kodladığı için mesafeli olmuştur. “Sosyalist algı Aleviliğe ‘nasıl olsa silinip gidecek’ bakışıyla çok ilgi göstermemiştir. ‘Halkın inancına saygılıyız’ sözü ise geçici bir şeydir.”

    “SOSYALİST KUŞAĞIN AVRUPA HAREKETİNDE ÖNEMLİ YERİ VAR”

    1980’li yıllarda Alevilerin görünür olmaya başladığı dönemde sosyalistlerin tavrının değiştiğini kaydeden Aslan, “Sosyalistlerin Alevilerin önüne politik bir tutum koyduğu dönem, 90’lı yıllarda kazanılması gereken güçten beraber mücadele edilmesi gereken bir hal aldı. Sosyalistler, Alevi hareketinin yöneticileri oldular. Sosyalist kuşağın Avrupa Alevi hareketinde çok önemli bir yeri var” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de sosyalist ve Alevilerin arasındaki gerilimin az da olsa devam ettiğine değinen Aslan, Aleviler ve sosyalistler arasındaki ilk gerilimin sebebinin Aleviliği tanımlama olduğunun altını çizdi. Aslan, “Alevi kimliği sorgulanan bir hal aldı. Bu gerilim devam ediyor. Baba ve oğul farklı derneğin önünde ve birbirinin derneğine gitmiyorlar. Sistemde bunu iyi görüyor. Bu iki grup hala dinamik olarak duruyor” diye konuştu.

    “GÖÇ İLE BİRLİKTE SOSYALİSTLER VE ALEVİLER TANIŞIYOR”

    Dr. Cemal Salman, “Yolun Solu, Sol’un Yolu: Kente Göçün İlk Yıllarında Aleviler ve Sol” konusunu işledi. Salman, Alevilerin kent ile tanışmasının 1950’lerin başında olduğunu vurguladı. Salman ayrıca “İlk amaç kentte tutunma çabası, kendini var etmedir. Siyasal gerilimin ortasında Aleviler hazır düşman olarak görülüyor. İster istemez politik olarak uzaklaşıyor. Aleviler siyasal olarak yollarını çizmeye başlıyor. Sosyalist hareket bir muhalif damar bulmuş iken, Aleviler ise bunu mücadele ile başarıya götürecek damar buluyor” dedi.

    “KATLİAMLAR ALEVİLERİ VE SOSYALİSTLERİ BİR ARAYA GETİRİYOR”

    “1960-1980: Aleviler ve Sosyalistler” konusunu Öğretim Üyesi Mehmet Ertan anlattı. Ertan, Alevilerin ve sol arasındaki özgünlüklerin onları birleşmeye götürdüğünü belirtti. Sol hareketlerin kadro hareketi olmaktan çıkıp halklaşmaya gitmek istediğini ve bu halklaşma kapsamında Aleviler ile ilişki geliştirdiğini kaydetti.

    “Alevilik, uygun tarihsel koşullar ortaya çıktığı anda siyasete aktarılacak bir konumda” diyen Ertan şunlara dikkat çekti:

    “Kentleşme süreci Alevileri dışa açıyor, kente çekiyor. Kentleşme zor bir süreçtir. Aleviler sosyal dünyada ve merkezi hükümet ile ilişkilenmeye başlayacaktır. Kitleselleşmeye başlayan bir sol var. 1970’li yıllarda Alevilerin CHP’ye oy vermeye başladığını görüyoruz. Dünyanın her yerinde farklı etnik gruplar iktidarı değiştirmeye yakın olan hareketlerle ilişkilenir. Alevilik, uygun tarihsel koşullar ortaya çıktığı anda siyasete aktarılacak bir konumda. Sol kitleselleşme ile büyümeye çalışıyor. Alevilik, sola gökte aradığını yerde bulduruyor. Alevi deyişleri, sol marş haline geliyor. Alevi ozanların sosyalist hareketlerdeki yeri görünür olur. Solun mayası bu mahallelerde tutuyor. Alevi göçmeler tarafından kurulan ve hala sosyalizmin kalesi olarak adlandırılan mahalleler var.”

    “SOSYALİST HAREKETLER OLMADAN ALEVİLER POLİTİKLEŞMEZDİ”

    1980’li yıllarının siyasi atmosferi ile birlikte Alevi olmanın Alevileri sosyalizme yakınlaştırdığına dikkat çeken Ertan, bu ilişkilenmenin özgün ihtiyaçlardan kaynaklı ortaya çıktığını ifade etti. Ertan, “Katliamlar bir çoğu farklı neden ile başlıyor. Bu katliamlarda Aleviler ve sosyalistleri bir araya getiriyor. 80’den sonra Alevi olmak Alevileri sosyalizme yakınlaştırıyor. Alevi olmak Alevileri sosyalist yapıyor. Bu kimlik bu ilişkilenmeden sonra biraz geride kalıyor. Bu ilişki özgün ihtiyaçlardan başlıyor. Aleviler sol harekete bir kitle sunuyor. Sosyalist hareket olmadan Aleviler bu alanda politikleşmezdi. Sosyalist hareketlerden aldığı örgütlenme deneyimleri onu Alevi kurumalarında bir öngörüye götürmüştür” diye konuştu.

    Sempozyumun ilk oturumu soru cevap kısmı ile son buldu.

    PİRHA /İZMİR 

     

  • AP seçimlerinde merkez sağ ve sol  ilk kez çoğunluğu kaybetti

    AP seçimlerinde merkez sağ ve sol ilk kez çoğunluğu kaybetti

    Avrupa Parlamentosu seçimlerinde merkez sağ ve merkez sol partiler en büyük kayıpları yaşayan partiler olurken Liberaller, Yeşiller ve aşırı sağcılar ise sandalye sayılarını artırdı. Muhafazakâr partilerin oluşturduğu Avrupa Halk Partisi (PPE), oy kaybına rağmen 751 sandalyeden 178’ini kazanarak en güçlü grup oldu.

    Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, birliğin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerini belirlemek üzere 23-26 Mayıs arası sandığa gitti. Beş yılda bir yapılan seçimler için 28 ülkede sandık kuruldu. Seçime katılım yüzde 50.95 ile 1994’ten beri en yüksek seviyesine ulaştı.

    Henüz kesinleşmeyen sonuçlara göre, seçimler beklendiği üzere AP’de merkez sağ ve merkez sol partilerin büyük darbe yediği bir tablo ortaya çıkardı.

    Kıta çapında merkez sağ ve merkez sol partiler en büyük kayıpları yaşayan partiler oldu. Liberaller, Yeşiller ve aşırı sağcılar ise sandalye sayılarını artırdı.

     42 SANDALYE KAYBINA RAĞMEN SANDIKTAN BİRİNCİ ÇIKTI

    İlk sonuçlara göre, Parlamentodaki en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi (PPE) 179 sandalyenin sahibi oldu. Bu sonuç 2014 seçimlerine göre 42 sandalye kaybedildiğini gösteriyor.

    Benzer şekilde Avrupa Sosyalistler ve Demokratlar Grubu (S&D) da 150’de kaldı. Sosyal Demokratlar 2014 seçimlerinde 191 sandalye kazanmıştı.

    Bugüne kadar merkez sağ partilerin üye olduğu Avrupa Halk Partisi (EPP) ve merkez sol partilerin üye olduğu Sosyalistler ve Demokratlar grubunun (SD) sandalyeleri AP’de çoğunluğu sağlamaya yetiyordu. Fakat artık grup sırasıyla 179 ve 150 vekil ile 751 sandalyeli Avrupa Parlamentosu’nda çoğunluğa sahip olmayacak.

    Parlamentoda sandalyesini en fazla artıran grup ise, Avrupa için Liberaller ve Demokratlar İttifakı (ALDE) oldu. ALDE sandalye sayısını 40 artırarak 107 sandalye ile AP’nin en büyük üçüncü grubu oldu.

    YEŞİLLER SANDALYE SAYISINI ARTTIRDI

    Sandalye sayısını 20 artırarak 70’e çıkaran Yeşiller dördüncü, 12 sandalye kaybederek 58’e gerileyen Avrupa Muhafazakar ve Reformcular İttifakı (ECR) beşinci parti oldu. İngiltere ve Polonya’daki muhafazakar partilerin en büyük üyeleri arasında yer aldığı ECR’ye bir dönem Türkiye’den AKP de üyeydi.

    Aşırı sağcı Uluslar ve Özgürlükler Avrupası (ENF) da 37 olan vekil sayısını 58’e yükseltti. Aşırı sağın en büyük zaferi, birinci sırayı aldıkları Fransa ve İtalya’dan geldi.

    Aşırı sağcı, popülist ve AB karşıtı partilerin üye olduğu Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi Avrupası grubu da sandalye sayısını üç artırarak 56’e çıkardı. İngiltere’de Brexit Partisi ve İtalya’da Beş Yıldız Hareketi, bu gruptaki vekillerin çoğunu oluşturuyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP adayları netleşti: İşte öne çıkan isimler

    HDP adayları netleşti: İşte öne çıkan isimler

    HDP’nin akşam saatlerinde YSK’ye sunulacak olan listesinde kritik bölgelerdeki adaylar belirlendi. HDP listesinde halklar, inançlar, sol ve sosyalist yapılardan çok sayıda temsilci yer aldı. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan İstanbul’dan, Sezai Temelli ise Van’dan aday oldu.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 24 Haziran milletvekili seçimleri için adaylık listesi kesinleşti. Listedeki isimlerde farklı halk, inanç grupları başta olmak üzere Türkiye sol ve sosyalist hareketlerinden temsilciler, kadın mücadelesinde öne çıkan isimler, KHK mağduru akademisyen ve emekçiler, gazeteci ve sanatçılar yer aldı.

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan İstanbul’dan, Sezai Temelli ise Van’dan aday gösterildi. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ise yeniden Kars’tan aday oldu. Grup Başkanvekilli Meral Danış Beştaş ise Siirt’ten aday oldu.

    HALKLAR VE İNANÇLAR HDP LİSTESİNDE 

    Önceki dönemlerde olduğu gibi farklı halk ve inançlardan temsilciler de HDP listesinden aday oldu. Önceki dönemde Ermeni kimliğiyle Meclis’e giren Garo Paylan yeniden aday gösterildi. Paylan, bu dönem seçim bölgesi olan İstanbul yerine Diyarbakır’dan gösterilecek. Arap kimliğiyle bilinen Meclis Başkanvekili Mithat Sancar, yeniden Mardin’den aday oldu. Alevi kimliğiyle bilinen Turgut Öker ve Ali Kenanoğlu İstanbul’dan, Kemal Bülbül ise Antalya’dan aday gösterildi. Süryani kimliğiyle bilinen Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) Türkiye Sorumlusu Sabro Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tuma Çelik de Mardin’den aday. Ezidî kimliğiyle bilinen ve Diyarbakır’dan geçtiğimiz seçimlerde milletvekili seçilen Feleknas Uca bu kez Batman’dan aday gösterildi.

    İslami kimliğiyle bilinen Hüda Kaya yeniden İstanbul’dan aday oldu. Kaya ile birlikte Demokratik İslam Kongresi (DİK) üyesi ve aynı zamanda Dicle Üniversitesi (DÜ) İlahiyat Fakültesi öğretim üyeliği de yapan Prof. Dr. Nurettin Turgay da İzmir’den aday gösterilecek.

    HAMZAOĞLU ADAY OLMADI

    Adaylık için ismi geçenlerin başında olan ve 101 gündür tutuklu bulunan HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu’nun aday olmayacağını bildirdiği öğrenildi. HDK’nin diğer Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit Muş’tan aday gösterilecek.

    GAZETECİLER DE LİSTEDE 

    HDP listesinden 2 gazeteci de aday listesinde yerini aldı. Ahmet Şık İstanbul 2’nci Bölgeden aday gösterilirken, Tayyip Temel de Van’dan aday gösterildi.

    ÖCALAN’IN AVUKATLARI DA LİSTEDE 

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlığını üstlenen 2 isim de HDP listesinden aday gösterildi. Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Günay ve Cengiz Çiçek de aday gösterildi. Günay Mardin’den, Çiçek ise Van’dan aday gösterildi. Çiçek, aynı zamanda İstanbul İl Eş Başkanı iken 1 Mayıs öncesindeki operasyonlarda tutuklanmıştı.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan’ın oğlu ve HDP Mardin eski İl Eş Başkanı Ömer Öcalan da Urfa’dan aday gösterilecek.

    SOL VE SOSYALİST YAPILAR HDP’DE 

    Türkiye sol ve sosyalist hareketlere de listeden yer veren HDP’de TİP kurucu üyelerinden Barış Atay Hatay’dan, uzun bir dönem Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkanlık görevini yürüten ve 7 Haziran 2015 seçimlerinde de HDP’den seçilen Rıdvan Turan Mersin’den, Devrimci Parti Genel Başkanı Musa Piroğlu, Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan Dilşad Canbaz, Erkan Baş, Halkevleri Genel Başkanlığı’nı önceki dönem yürüten Oya Ersoy İstanbul’dan, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Murat Çepni İzmir’den, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Adana’dan aday gösterildi.

    KÜRT BİRLİĞİ DE LİSTEDE 

    Kürt ulusal birliği çabalarıyla bilinen İmam Taşçıer de yeniden Diyarbakır’dan aday gösterildi. DTK Eş Başkanı Bedran Öztürk yeniden Ağrı’dan aday gösterilirken, tutuklu DTK Eş Başkanı Leyla Güven de Hakkari’den aday gösterildi. Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkan Yardımcısı Nusrettin Maçin da Urfa’dan aday gösterildi.

    KADIN TEMSİLCİLER DE LİSTEDE 

    Feminist kimliğiyle bilinen HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu Ankara’dan, Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir de yeniden Ağrı’dan aday gösterildi. HDP’nin önceki dönem eş genel başkanlığını yapan Serpil Kemalbay İzmir’den aday gösterildi.

    YÜKSEL DİRENİŞÇİSİ SAÇILIK 

    Yüksel Caddesi’nde “İşimizi geri istiyoruz” eylemleriyle kamuoyunun yakından tanıdığı Veli Saçılık’ın da Ankara’dan aday gösterileceği kesinlik kazandı.

    SUR SİMGESİ TOSUN DİYARBAKIR’DAN ADAY 

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde “sokağa çıkma yasağı” döneminde Sur’da aylarca mahsur kalan ve çıktıktan sonra  2 yaşındaki kızı Beritan Tosun ile birlikte tutuklanan Remziye Tosun da Diyarbakır’dan kesin seçilecek bir yerden aday gösterildi.

    SANATÇI TUNÇ AYDIN’DAN 
     Sanatçı Ferhat Tunç ise HDP’nin iddialı olduğu kentlerden birisi olan Aydın’dan aday gösterildi.
    KHK MAĞDURLARI DA LİSTEDE

    KHK ile ihraç edilen yazar-akademisyen Ömer Faruk Gergerlioğlu Kocaeli’den, ekonomist Erol Katırcıoğlu ise İstanbul’dan aday gösterildi.

    İMRALI HEYETİ ÜYESİ BATMAN’DAN 

    4 Kasım 2016 tarihinde tutuklanan ve halen Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP İmralı Heyeti üyesi İdris Baluken, bu kez Batman’dan aday gösterildi. Heyet Sözcüsü olan Sırrı Süreyya Önder ise aday olmadı.

    DİYARBAKIR LİSTESİNDE SÜPRİZ 

    HDP’nin Diyarbakır listesinde Diyarbakır Tabip Odası eski başkanı olan Selçuk Mızraklı birinci sıradan aday gösterildi. DTK Başkanlık Divanı üyeleri Saliha Aydeniz ve Musa Farısoğlulları, Garo Paylan, Hişyar Özsoy, İmam Taşçıer, Remziye Tosun, Semra Güzel, Dersim Dağ, Abdurrahman Durmuş, Mehmet Temizyüz, Ferda Fahrioğlu aday gösterildi.

    DERSİM VE BİNGÖL 

    Dersim’den Alican Önlü ve Meral Hanbayat adayken, Bingöl’den Avukat Erdal Aydemir ve KHK ile ihraç edilen Nihat Aksoy, Adıyaman’dan ise Hasan Basri Yorulmaz aday oldu.

    GENÇLER DE HDP’DE 

    HDP listesinde birçok kentte aday gösterilen gençler Diyarbakır’dan seçilecekleri yerlerden aday gösterildi. Diyarbakır’daki adaylar arasında Dersim Dağ ve Abdurrahman Durmuş seçilecek yerlerden aday gösterildi. En genç aday olarak 18 yaşında bir genç İzmir’den gösterildi.