Etiket: soylu

  • Sanatçı Kutsal Evcimen’e Erdoğan’a hakaret iddiasıyla hapis cezası

    Sanatçı Kutsal Evcimen’e Erdoğan’a hakaret iddiasıyla hapis cezası

    Sanatçı Kutsal Evcimen, sosyal medya paylaşımlarıyla AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaretten 11 ay 20 gün hapis cezası ve idari para cezasına çarptırıldı.

    Sosyal medya paylaşımları nedeniyle AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaretten yargılanan halk müziği sanatçısı Kutsal Evcimen, 7 Mart Salı günü İstanbul Anadolu Adliyesi 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde son kez duruşmaya çıktı. Evcimen, 11 ay 20 gün hapis cezasına ve idari para cezasına çarptırıldı.

    ANKA’dan Esra Alus’un haberine göre, mahkeme, araştıracak bir husus kalmadığını belirterek Evcimen’e Erdoğan’a karşı ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçunu işlediği gerekçesiyle önce 1 yıl hapis cezası verdi.

    Eylemin umuma açık sosyal paylaşım sitesinde gerçekleştirilmesi nedeniyle ceza 6’da bir oranında arttırıldı. Bu düzenlemeyle Evcimen’in cezası 1 yıl 2 aya yükseldi. Suçun sosyal medya üzerinden işlenmiş olmasını artırım gerekçesi gören mahkeme, daha sonra Evcimen’e verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkiler oluşturmaması için lehine takdir indirimi uyguladı. Ceza, bu kez 6’da bir oranında indirilerek 11 ay 20 gün hapis olarak düzenlendi.

    Hapis cezası, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sırasında gösterdiği pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrildi. 11 ay 20 gün hapis cezasının karşılığı olarak 350 gün adli para cezası, günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilmek suretiyle Evcimen’in ödeyeceği adli para cezası 7 bin lira olarak belirlendi. Bu para da 20 eşit taksite bölündü.

    SOYLU’YA HAKARET SUÇUNDAN 365 GÜN ADLİ PARA CEZASI

    Evcimen, İçişleri Bakanı Soylu’ya görevinden dolayı hakaret suçundan 365 gün adli para cezasına çarptırıldı. Evcimen’in hakaret suçunu sosyal paylaşım sitesi üzerinden işlemesi artırım gerekçesi oldu. Mahkeme, sanığın cezasında 6’da bir oranında artırım yaparak 365 gün adli para cezası olan cezayı 425 güne çıkardı. Daha sonra verilen bu cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri olacağını göz önünde bulunduran mahkeme takdiren 6’da bir oranında indirim yaptı.

    AVUKATLARINA DA VEKALET ÜCRETİ ÖDEYECEK

    Eylemlerinden dolayı toplam 14 bin 80 TL adli para cezası ödeyecek olan Evcimen, Erdoğan ve Soylu’nun avukatlarına da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca ayrı ayrı 9 bin 200 TL’den toplam 18 bin 400 TL vekalet ücreti ödeyecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • TRT’ye konuk edilecek Alevilere Soylu’nun danışmanından mülakat iddiası!

    TRT’ye konuk edilecek Alevilere Soylu’nun danışmanından mülakat iddiası!

    TRT’de 12 gün boyunca yapılacak üç ayrı programa katılacak olanlar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Ali Arif Özzeybek tarafından mülakata çağrıldı. 

    TRT’de Muharrem ayı nedeniyle 12 gün boyunca yapılması planlanan, üç ayrı programa katılacak olan Alevi konukların, mülakata çağrıldığı iddia edildi.

    Cumhuriyet’ten Miyase İlknur’un haberine göre, TRT Muharrem ayı için üç ayrı program hazırlandı. Ancak programlara katılacak Alevi akademisyen, yazar ve dedeler, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanlığını yapan diş hekimi Prof. Dr. Ali Arif Özzeybek tarafından mülakattan geçirildiği iddia edildi.

    Mülakata çağrılan Alevi akademisyenlerden bazıları gitmeyi reddederken bazılarının da “Biz çıkmazsak İlahiyatçıları bizim adımıza çıkaracaklar” dedikleri belirtiliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sanatçı Kutsal Evciman cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla hakim karşısına çıktı-VİDEO

    Sanatçı Kutsal Evciman cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla hakim karşısına çıktı-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İçişleri Bakanı Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan halk müziği sanatçısı Kutsal Evciman hakim karşısına çıktı. Paylaşımlarının ifade özgürlüğü olduğunu belirten Evciman, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” dedi.

    Sosyal medya hesaplarından 2019 yılında yapmış olduğu paylaşımlar gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında iki dava açılan halk sanatçısı Kutsal Evciman, bugün hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bir sonraki duruşması 6 Ekim 2022 tarihine ertelendi.  Evciman paylaşımlarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğradığı linç girişimine ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan haksızlıklara tepki göstermişti.

    Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Evciman, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. 2019 yılında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumuna karşı paylaşımlarım olmuştu. Refleks göstermiştim. Akabinde şikayet üzerine bu noktaya kadar geldik. Paylaşımlarımın ifade özgürlüğü olduğunu söyledik. Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Polis müdahalesiyle kolu kırılan Aydın Aydoğan’dan, Soylu hakkında suç duyurusu

    Polis müdahalesiyle kolu kırılan Aydın Aydoğan’dan, Soylu hakkında suç duyurusu

    Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eyleminde polis müdahalesiyle kolu kırılan Aydın Aydoğan, Bakan Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Artı Gerçek’te yer alan habere göre; İçişleri Bakanlığı tarafından hedef gösterilen Cumartesi Anneleri’nin 25 Ağustos 2018’de gerçekleştirdiği 700’üncü hafta eylemi engellendi. Galatasaray Meydanı’na çıkmak isteyen Cumartesi Anneleri, polisin sert müdahalesine maruz kaldı. Müdahalede kolu kırılan Aydın Aydoğan, bunun sorumlusunun İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olduğunu belirterek, Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Aydoğan, suç duyurusunda Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü haftasının oturma eylemi için Beyoğlu’na gittiğini ama eylemin başlamasına zaman kaldığı için bir pasajda oturduğunu belirterek, “Pasajda arkadaşlarla çay içerken, polis pasaja girerek yoğun şekilde biber gazı sıkmaya başladı. Polislerin amiri olduğu anlaşılan 3 yıldızlı komiser pasajda bulunanlara hakaret etti” ifadelerine yer verdi.

    “TÜM VÜCUDUMA PLASTİK MERMİ SIKTILAR”

    Polise hakaret etmemesi için uyarıda bulunduğunu belirten Aydoğan, “Bize hakaret etmeyin deyince, pasajda bulunanlara hakaret eden komiser yanındaki polislere ‘bunu alın’ diyerek gözaltına alınmam yönünde talimat verdi. Bunun üzerine kalabalığının içinden bir polis beni itip yere düşürdü. Ben yerdeyken bu kez de cop ile sol elime ve yüzüme vurmaya devam etmiştir. Yanımda bulunan arkadaşların duruma müdahale etmek istemesi üzerine polisler bu kez de pasajda bulunan diğer insanlara vurmaya başladı. Bu sırada ayağa kalkıp olay yerinden uzaklaşmaya çalışırken polisler sırtıma, ayaklarıma ve tüm vücuduma plastik mermi sıktı” diye belirtti.

    “SOL KOLUM KIRILDI”

    Saldırı nedeniyle kendinden geçmiş bir şekilde olay yerinde bulunan bir mekana sığındığını dile getiren Aydoğan, sonrasında kendi imkanları ve bir arkadaşının yardımıyla Haseki Eğitim Araştırma Hastanesine gittiğini ifade etti. Buradaki tetkiklerden sonra evine gönderildiğini belirten Aydoğan, “Ancak gece kolumun ağrısından uyuyamadım. Bakırköy Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’ne gittim. Sol kolum kırılmıştı. 45 günlük rapor verildi. Kolluk kuvvetinin hukuka aykırı şiddet eylemi neticesinde elimde oluşan kırıktan dolayı defalarca tedaviye tabi tutuldum ve en son olduğum ameliyat neticesinde sol elimi kullanma kabiliyetimi büyük oranda yitirdim” ifadelerine yer verildi.

    Polisin hukuka aykırı müdahale eyleminin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından savunulduğunu belirten Aydoğan, dilekçesinde şunları kaydetti:

    “Süleyman Soylu’nun bu konudaki tüm açıklamaları bütün olarak incelendiğinde, olay günü kolluk kuvvetinin halka saldırması ve şiddet uygulaması talimatının da Bakanlık tarafından verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan olay nedeniyle haksız ve hukuka aykırı şekilde kolluğun şiddetine, hakaret ve tehdidine uğramam, neticesinde sol elimi kullanma kabiliyetimi büyük oranda yitirmeme neden olan kolluk eylemlerinin İçişleri Bakanı’nın talimat ve gözetiminde gerçekleştiği de somuttur. Bu nedenle kolluğun hukuka aykırı şekilde uyguladığı şiddet, hakaret ve tehdide maruz kalmamın keza toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkımın orantısız ve gerekçesiz şekilde ortadan kaldırılmasının talimatlarının İçişleri Süleyman Soylu tarafından verilmiş olması nedeniyle, Soylu hakkında soruşturma açılmasını ve nihayetinde hakkında kamu davası açılmasını saygılarımla talep ederim.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • Belediye Başkanı Altıok’un Soylu’ya Hacı Bektaş Veli tablosu hediye etmesi tepki çekti

    Belediye Başkanı Altıok’un Soylu’ya Hacı Bektaş Veli tablosu hediye etmesi tepki çekti

    PİRHA- Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun daveti üzerine Ankara’da bir araya geldi. Görüşmede, Alevilerin tepkilerine rağmen cemevlerine ihtiyaç ziyaretleri yapan Ali Arif Özzeybek de vardı. Hacıbektaş’ın sorunlarının ve çözüm önerilerinin konuşulduğu belirtilirken, söz konusu görüşme Alevilerin tepkisini çekti. 

    Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun daveti üzerine Ankara’da Bakan Soylu ve Ali Arif Özzeybek’le bir araya geldi. Yaklaşık 1 buçuk saat süren toplantıda, gündemdeki konularla Hacıbektaş’ın sorunları ve çözüm önerilerinin konuşulduğu belirtildi.

    Hacıbektaş Belediye Başkanı Altıok görüşmeyle ilgili yaptığı açıklamada, ”İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’nun daveti üzerine Sayın Ali Arif Özzeybek ile Ankara’da bir araya geldik. Hacıbektaş’ın gündemdeki sorunlarını ve çözüm önerilerimizi  kendisine ilettik. Misafirperverliklerinden dolayı Hacıbektaş İlçesi adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
    Altıok’un ayrıca Süleyman Soylu’ya Hacı Bektaş Veli tablosu hediye etmesi de dikkat çekti.

    Altıok ile Soylu’nun görüşmesine ve Soylu’ya Hacı Bektaş Veli tablosu hediye edilmesi tepki çekti. Çok sayıda Alevi yurttaş, sosyal medya hesaplarından tepki gösterdiler.

    ALİ ARİF ÖZZEYBEK SAHNEDE

    Bakan Soylu ile Hacıbektaş Belediye Başkanı Altıok’u bir araya getiren danışman Ali Arif Özzeybek, Alevilerin tepkisine rağmen, hala Türkiye’nin pek çok yerinde bulunan cemevlerine giderek, boyaya, şekere, çaya, tuğlaya, betona ihtiyaçları olup olmadığını soruyor. Ancak Alevi dernek ve cemevi yöneticilerinin çoğu ise AKP’li heyete Alevilerin genel taleplerini iletiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • İçişleri Bakanlığı bütçesinde AKPli vekil ile CHPli vekil arasında kavga çıktı

    İçişleri Bakanlığı bütçesinde AKPli vekil ile CHPli vekil arasında kavga çıktı

    PİRHA- Bütçe görüşmeleri kapsamında bugün İçişleri Bakanlığı bütçesi Meclis’e geldi. Bütçe tartışmaları hararetlenip kavgaya dönüştü. AKP’li ve CHP’li iki vekil birbirinin üzerine yürüdü.

    TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığının bütçe görüşmelerinde milletvekilleri arasında kavga yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıt verdiği konuşması sırasında AKP İzmir Milletvekili Alpay Özalan, Özel’in üzerine yürüdü. Partilerin diğer vekilleri de kavgaya dahil oldu. Bu sırada Bakan Soylu da Özel’in üzerine yürüdü.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Soylu’nun açıklamaları sonrası kürsüye gelerek sert bir konuşma yaptı.

    Özel, ”Suç işleri bakanı deyince kabule denen görüş, bugün bir itirafa döndü. Bir suç örgütü liderine koruma vermesiyle ilgili sorusuna cevap vermemek için, karakol baskını sorusuna cevap vermemek için, insan kaçakçılığı ile ilgili ağır kusuruna cevap vermemek için, Aliye Uzun konusuna cevap vermemek için böyle bir konuşmaya karar verdi” diyen Özel, ”Sinir krizi geçirerek diyor ki : Devlete iftira attırma. Devlete iftira yok, kendisine sorulan sorular var” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Erdoğan, Soylu ve Pakdemirli hakkında suç duyurusu

    Erdoğan, Soylu ve Pakdemirli hakkında suç duyurusu

    HKP, Türkiye’nin çeşitli illerinde meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Valiler, Türk Hava Kurumu Yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Muğla Valisi Orhan Tavlı, Türk Hava Kurumu (THK) Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı, THK Kayyum Heyeti Başkan Vekili H. Abdullah Kaya, THK Kayyum Heyeti Üyesi Adnan Zengin, Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz, Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin, Antalya ve Muğla Jandarma Komutanları hakkında suç duyurusunda bulundu.

    HKP avukatları yetkililerin, “Kamu Görevini Kötüye Kullanma”, “Kamu Görevinin İhmali” ve “İhaleye Fesat Karıştırma” suçlarını işlediklerini belirterek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

    “ÇOK YÖNLÜ BİR HUKUKİ SORUŞTURMAYA TABİ TUTULMALI”

    HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde, “Yangının çıktığı/çıkarıldığı bölgelerin, turizme açık ağaç katliamıyla gündeme gelen bir bölge olması çok yönlü bir hukuki soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Çünkü Akdeniz kıyısındaki bu alan sürekli orman yangınlarıyla ve bu yanmış alanlara kondurulan büyük turistik tesislerle ün yapmış durumdadır” denildi.

    “ETKİLİ BİR SORUŞTURMA YAPILMALI”

    Dilekçenin devamında, “Tam da orman yangınlarının başladığı 28 Temmuz 2021’de Resmî Gazetede yayınlanan, 7334 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çıkarılması ülkenin geleceğinden sorumlu müvekkil siyasi partinin bu konudaki kaygılarını arttırmaktadır. Artık bu talana dur demenin yolu, etkili bir soruşturmanın yapılarak gerçek suçluların cezalandırılmasından geçmektedir. Aksi takdirde insan ve hayvan canına mal olan, doğayı katleden bu fiiller nihayete ermeyecektir. İşbu suç duyurusu bu nitelikte bir soruşturmaya başlangıç olması için yapılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Dilekçe Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin 8.1 milyon dolarlık uçak kullanırken bakanlık envanterinde yangın söndürme uçağının olmamasına ve Rusya’dan kiralanan uçakların kullanıldığına dikkat çekildi.

    “THK GÖREVLİSİNİN YANITI VATANA İHANET DÜZEYİNDEDİR”

    Türk Hava Kurumu’ndan uçak kiralamak için Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün tarafından aradığında THK görevlisinin “Burada kimse yok. Herkes saat 15.30’da çıktı. Yarın sabah arayın” sözleri hatırlatılan dilekçede, “THK görevlisinin bu yanıtı ve duyarsızlığı, anılan suçların yoğunluğu yanı sıra, vatana ihanet düzeyinde bir gaflet ve delalet halidir. Düşünebiliyor musunuz, Belediye Başkanı yangın söndürmek için parasını vererek uçak kiralayacak, ülkenin neredeyse tamamı yangın yeri, THK görevlisi ‘herkes çıktı, yarın arayın’ diyebiliyor. Duygularımıza hâkim olmakta zorlanıyor, ancak yutkunarak hukuksal retorik içinde kalıyoruz” denildi.

    “BİZ ONLAR ADINA BİLE UTANMAKTAYIZ”

    Erdoğan’ın, “THK’de uçak falan yok” açıklamasıyla halka yanlış bilgi verildiği belirtilen dilekçede, “Marmaris’e gidip propaganda otobüsü üzerinden halkımızla dalga geçer gibi çay atmaktadır yurttaşlara… Biz onlar adına bile utanmaktayız! Dolayısıyla şüpheli Tayyip Erdoğan; kendinden habersiz hiçbir adım atmayan/atamayan bakanların davranışlarıyla birlikte, bizzat kendisinin halka yalan bilgi vermesi nedeniyle suç işlemiştir” denildi.

    Dilekçede, “Memleketle birlikte bizim de ciğerlerimiz yanmaktadır. Müvekkilimiz Halkın Kurtuluş Partisi, Halk, Yurt, Doğa ve Hayvan sevgisini Parti Programına yazmış bir partidir. Bu büyük, affedilemez suç ve duyarsızlıkla hukuken ve siyaseten mücadele etmek, parti programına dâhildir” ifadelerine yer verildi.

    Dilekçede yer alan isimler hakkında ceza soruşturması başlatılması, Bekir Pakdemirli ve Süleyman Soylu hakkında fezleke düzenlenerek meclise gönderilmesi, Kamu görevi sürdüren diğer şüpheliler için ilgisine göre kamu kuruluşundan izin alınması talep edildi.

    Dilekçede şu maddelerin araştırılması talep edildi:

    -Yukarıda belirtilen haberlerde açıklama yapan şahısların ilgisine göre ŞÜPHELİ ve/veya TANIK olarak beyanlarının alınması,

    -THK yangın söndürme uçaklarının doğruluğunun teyit edilmesi ve suç duyurusu konusunda ihtiyaç duyulan her türlü bilgi ve belgenin sorulması için THK’na müzekkere yazılmasını,

    -Tarım ve Orman Bakanlığı’na müzekkere yazılarak, Yangın Söndürme ihale dosyasının istenmesini,

    -AFAD’a müzekkere yazılarak, Manavgat ve diğer orman yangınlarına müdahale etmek üzere kendilerine görev verilip verilmediğinin, teknik imkânsızlıklar halinde gerekli kurum ve kuruluşlara ekonomik olarak yardımda bulunma, aynî ve nakdî olarak destekte bulunma yetkilerinin kapsamının sorulmasını,

    -Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına ellerindeki yangın söndürme envanterinin sorulması ve son yangınlardaki eylem ve işlemlerinin sorulmasını,

    -Özellikle Antalya ve Marmaris başta olmak üzere, takdir edilecek diğer iller Valiliklerine de ilgili işlem ve eylemlerinin sorulmasını ve neticeten şüphelilerin ve suça iştirak ettikleri tespit edilecek diğer kamu görevlileri ile personelin eylemlerine uyan maddeler üzerinden ceza soruşturması başlatılmasını talep ederiz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Soylu’nun kuzeni 15 TL’lik ürünü, SGK’ya bin TL’ye satmış

    Soylu’nun kuzeni 15 TL’lik ürünü, SGK’ya bin TL’ye satmış

    CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeninin Nisan ayından bu yana 15 TL’lik medikal ürünü SGK’ya bin TL’ye sattığını ortaya çıkardı. Emir, Tüm bu usulsüzlüklere SGK’da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda hangi yetkililer göz yumuyor? Bu iddiaların ivedilikle araştırılması gerekiyor” dedi. 

    Hastanelere milyonlarca TL’lik tıbbi malzeme sattığı ortaya çıktıktan sonra istifa etmek zorunda kalan Mehmet Soylu’nun firması ile ilgili skandallar patlak vermeye devam ediyor.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni ile ilgili iddiaları TBMM gündemine taşıyan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, yeni iddiayı yeniden Meclis’e taşıdı. Firmanın Nisan ayından bu yana 15 TL’lik medikal ürünü SGK’ya bin TL’ye sattığını ifade eden Emir, “COVID-19 hastaları üzerinde denedikleri ışın tedavisinin CE belgesi de sahte çıktı ve ÜTS kaydı silindi. Firmanın distribütörü de AKP’nin Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Bölükbaşı çıktı. Her işlerinde bir usulsüzlük var” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu, yönetim kurulu üyeliği yaptığı RD Global/Invamed firmasının hastanelere milyonlarca TL’lik malzeme sattığının ortaya çıkması üzerine geçtiğimiz ay şirketten istifa etmişti. Soylu ile ilgili iddiaları ilk kez TBMM gündemine taşıyan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, firma ile ilgili yeni skandalları TBMM gündemine taşıdı. İddiasını SGK kayıtlarıyla belgelendirerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi sunan Emir, şunları kaydetti:

    ÜTS’DE BAŞKA SUT’TA BAŞKA

    “RD Global/İnvamed firması, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kodu tanımına uygun olmayan ürünler veriyor ve bu yolla haksız kazanç elde ediyor. Bu ürünlerden biri de KV1381 SUT kodu ile eşleşmesi yapılan vasküler kateter giriş kiti. ÜTS üzerinden baktığımızda piyasa değeri yaklaşık 15 TL olan bir ürünün yer aldığını görüyoruz. Oysa, aynı kodun Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki (SUT) karşılığında kalp-damar cerrahisinde vasküler bozuklukların tedavisinde kullanılan valvülotom kataterin yer aldığını görüyoruz. Bu ürün için firmaya ödenen miktar ise adet başına bin TL. Yani SGK kayıtlarına göre firma SGK’ya 15 TL’lik ürün veriyor, karşılığında bin TL alıyor. Bu eşleştirme 3 Nisan’dan bu yana bu şekilde. Firmanın bugüne kadar bu şekilde çok sayıda şüpheli işlere imza attığı iddia ediliyor.

    BİR AYDA 100’ÜN ÜZERİNDE ŞİKÂYET

    Firma ile ilgili son bir buçuk yılda SGK’ya farklı firmalar tarafından 50’nin üzerinde dilekçe yazıldığını ve bunların hiçbirine yanıt verilmediğini, benzer şekilde TİTCK’ya da son bir ayda 100’ün üzerinde şikâyet dilekçesi gittiğini, şikayetler üzerine ise firmanın uyarılarak usulsüz kayıtların birlikte düzeltildiğini ancak cezai işlem uygulanmadığını da biliyoruz.

    IŞINLI TEDAVİ SAHTE BELGELİ ÇIKTI, KAYDI SİLİNDİ

    Emir, aynı firmanın bu yılın Mart ayında COVID-19 tedavisine yönelik yeni bir ışın tedavisi geliştirdiği iddiasıyla hastalara üzerinde denemelere başladığını belirterek şunları ifade etti:

    “Firmanın sahibi Raşit Dinç, TurkishBeam Seçici- Sensitiv UVC ve Lazer Tedavisi ile COVID-19 hastalarını tedavi edeceklerini ve denemelere başladıklarını ifade etmişti. Ancak yine SGK kayıtlarından elde ettiğimiz bilgi ve belgelere göre bu ürünün kaydında da usulsüzlük yapıldığını görüyoruz. SGK kayıtlarında GMDN kodu 58076 olan ürünün aslında intravasküler ultraviyole kan iridyatörü olduğu ve branş kodunun ise 17 Mayıs 2018 tarihinde ÜTS kaydı yapılan ve varis tedavisinde zaten kullanılmakta olan bir lazer terapi sistemi olduğu açıkça görülüyor. Oysa, 3 Nisan 2021 tarihinde yapılan SUT kodu eşleşmesinde sahte kullanma kılavuzu kullanılarak CE belgesi dahi olmaksızın ürünün kapsamı genişletilmiş ve alan tanımı dışına çıkılmış. Bir firmanın şikayeti üzerine bu durumun ortaya çıkması üzerine 29 Haziran 2021 tarihinde ürünün ÜTS kaydı silindi.”

    DİSTRİBÜTÖR DE AKP’Lİ

    Firmanın AKP ile ilişkilerinin Mehmet Soylu ile sınırlı kalmadığını da ifade eden Emir, bir başka ilişkiye daha dikkat çekti. RD Global/İnvamed firmasının ilaçla ilgili distribütörlüğünü DFL Pharma&Medical’in yaptığını vurgulayan Emir, şöyle konuştu:

    “Bu firmaya baktığımızda da yine bir AKP’li görüyoruz. Firmanın CEO’su AKP Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Bölükbaşı. Firmanın Hindistan’da üretilen ve Hint menşeli olduğu için aslında Türkiye’de tercih edilmeyen ürünleri, İran’da paketlettirdiği ve bu ilaçların İran menşeli ilaçlarmış gibi Türkiye’ye getirilmesini sağladığı iddia ediliyor. Tüm bu usulsüzlüklere SGK’da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında hangi yetkililer göz yumuyor? Bu iddiaların ivedilikle araştırılması gerekiyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’den bu kez ‘Mafyadan aylık 10 bin dolar alan siyasetçi kim?’ pankartı

    CHP’den bu kez ‘Mafyadan aylık 10 bin dolar alan siyasetçi kim?’ pankartı

    PİRHA- CHP, İl Başkanlığı ve 39 ilçe başkanlığı binasına, ‘Mafyadan aylık 10 bin dolar alan siyasetçi kim?’ pankartı astı.


    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), il binalarından toplatılan ve mahkemelere taşınan “128 milyar dolar nerede?” pankartının ardından, Süleyman Soylu’nun, Sedat Peker’in bir siyasetçiye ayda 10 bin dolar maaş ödediği iddiasını pankarta taşıdı.

    CHP İstanbul İl Başkanlığı ve 39 ilçe başkanlığı binasına ‘Mafyadan aylık 10 bin dolar alan siyasetçi kim?’ ifadelerinin yer aldığı pankartlar asıldı.

    Binaya asılan pankartın fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Sahi, mafyadan aylık 10 bin dolar alan siyasetçi kim? İstanbul’da il başkanlığımız ve 39 ilçe başkanlığımızdan soruyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • Sancar: Kirli ağların ve ilişkilerin temeli Kürt sorunundaki çözümsüzlüktür-VİDEO

    Sancar: Kirli ağların ve ilişkilerin temeli Kürt sorunundaki çözümsüzlüktür-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun faili meçhullerin ve işkencenin olmadığına dair açıklamalarına “faili meçhul değil. Failler apaçık belli” diyerek cevap verdi. Sancar, Sedat Peker’in itiraf ve ifşalarına ilişkin de “Esas olarak bu kirli ağların ve ilişkilerin temeli Kürt sorunundaki çözümsüzlük, inkar, imha politikalarıdır” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin grup toplantısında devlet bağlantılı suç örgütü yöneticisi Sedat Peker’in devlet-mafya-siyaset-medya ilişkilerine dair ifşaları ve buna karşı yapılan açıklamalara değindi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun işkence ve faili meçhul cinayetlerin olmadığına dair açıklamalarına karşın Van’da helikopterden atılan Osman Şiban ve yaşamını yitiren Servet Turgut’u örnek gösteren Sancar, “Doğrusu şu; kendi dönemindeki cinayetler faili meçhul değil. Failler apaçık belli. Hak örgütlerinin raporlarına bakarsanız, işkencenin nasıl rutin ve polisiye bir işlem olduğunu görürsünüz” dedi.

    Sancar, Şemdinli’de bombalanan Umut Kitabevi’ni hatırlatarak “Bu iktidar döneminde 2005’te ‘iyi çocuklar’ tarafından bombalanmıştı Umut Kitapevi. Failler ve sorumlular nerede, yargı süreci adım adım beraate gidiyor” diye konuştu.

    “KAÇAKÇILIK MI ARIYORSUNUZ, VENEZÜELA’YA, KOLOMBİYA’YA BAKIN”

    “Biz halkın demokratik örgütleri olarak bu mücadelede bir milim şaşmayacağız yolumuzdan. Adalet için özgürlük için haklar için barış için bu mücadeleyi halkımızla iç içe sürdüreceğiz. HDP bunun için vardır. Onuru, hayatı, özgürlüğü ve barışı savunmak ve bütün bunların hayata geçtiği bir düzen kurmak için vardır” diyen Sancar, şunları kaydetti:

    “Şemdinli’de ve Hakkari’nin diğer bölgelerinde sivilleri hedef alan saldırılar sonrası yapılan resmi açıklamalara bakın. Roboski’de 34 insanımızı katlettiler. 33 kurşunun hikayesi de aynıdır. Buradaki politika ne? Halkı yoksul ve aç bırakmak, iktidara bağımlı hale getirmek, açlıkla terbiye etmek ve onursuz bir yaşama mahkum etmek. Bunu başaramayacaklarını her fırsatta söyleyeceğiz. Kaçakçılık mı arıyorsunuz, uyuşturucu ticareti mi arıyorsunuz. Silah ticareti, petrol ticareti mi arıyorsunuz? O zaman Kürt halkının ekmek kavgası için geçim derdi için getirdiği basit eşyalara bakmayın. Nereye bakın? Venezüela’ya, Kolombiya’ya bakın, Suriye’ye gönderdiğiniz tırlara bakın, tırlarınıza uçak filolarınıza bakın. Susurluk Meclis Araştırma Komisyonu’nun kendisi yüzlerce belge ve bilgi ile dolu. Binlerce belge, tanıklık, ifşaa, itiraf var ortada. Çeteler, mafyalar uyuşturucu kaçakçılığı, iktidarın bilgisi, kontrol ve dahli olmadan işleyemez. Peki nedir bunların kaynağı? Neden buna ihtiyaç duyuyorlar?”

     “HUKUK YOK EDİLİYOR, KİRLİ İŞLER YARATILIYOR. OLAN HALKA OLUYOR”

    “Esas olarak bu kirli ağların ve ilişkilerin temeli Kürt sorunundaki çözümsüzlük, inkar, imha politikalarıdır” değerlendirmesinde bulunan Sancar, “Bu politikalarla Kürt sorununa yaklaşan iktidarlar bu politikaları finanse etmek için bütçenin açık ya da örtülü kaynakları ile yetinemiyorlar. Yetinemiyorlar, başka kaynaklara ihtiyaç duyuyorlar. Hukuk dışına çıktıklarında devletin nizami gereçlerle bunları yapamıyorlar, gerektiğinde bunların sorumluluğundan kaçmak için çeteleri, mafyayı, paramiliter güçleri devreye sokuyorlar. İşte Kürt sorununda çözümsüzlük, imha, inkar böyle çürütüyor bütün ülkeyi. Hukuk yok ediliyor, kirli işler yaratılıyor. Olan halka oluyor” ifadelerine yer verdi.

    “TEŞHİSTE ANLAŞMAZSAK ÇÖZÜMÜ BULAMAYIZ”

    Sancar, “Teşhiste anlaşmazsak çözümü bulamayız” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önce bilelim ki sorunun kaynağı Kürt meselesi, savaş politikaları, inkar ve imha zihniyetidir. Çözüm de bellidir. Çözüm en başta Kürt sorununda demokratik siyaset yoluyla barışa giden yolu açmaktır. Çözümün yolu demokratik siyasettedir. Çare demokrasi ve barıştır.  İşte burada anlaştığımızda ahtapotun diğer kolları daha etkisiz hale getiririz. Mutlaka bunu başarırız.

    “MÜCADELEMİZ SONUCUNDA YARGILANACAKLAR, HESAP VERECEKLER” 

    Hamaset, vatan, millet politikası ve kirli savaş yöntemleri ile bundan kaçabileceklerini sananların yanıldığını vurgulayan Sancar, “Şimdi artık karşılarında çok güçlü bir şekilde yoluna devam eden HDP onun arkasında kararlılıkla yürüyen Kürt halkı, kadınlar, gençler var. Halkların birlikteliği bu düzeni durduracaktır. Ben onların yerinde olsam biraz daha akıllı davranıp susardım. Onların yerinde olsam her açıklamaları aleyhlerine bir delil. Mutlaka yargılanacaklar. Bizim mücadelemiz sonucunda yargılanacaklar, hesap verecekler” ifadelerini kullandı.

    Sancar, son olarak erken seçim çağrısında bulunarak, “Çözüm demokratik Cumhuriyet, çözüm Kürt sorununda barış ve demokratik çözümdür” diye sözlerini tamamladı.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • CHP’li Altay: Soylu’nun Meclis’te ettiği yemin düşmüştür; yeniden atanmalı

    CHP’li Altay: Soylu’nun Meclis’te ettiği yemin düşmüştür; yeniden atanmalı

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı Soylu’nun istifasının kabul edilmediğini duyurdu. Bir açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Engin Altay, ”Erdoğan’ın kendisini yeniden ataması ve Soylu’nun TBMM de yeniden yemin etmesi gerekir” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı Soylu’nun istifasının kabul edilmediğini duyurdu. CHP Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Engin Altay, Soylu’nun istifasının ardından değerlendirmede bulundu.

    CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, ”Erdoğan’ın kendisini yeniden ataması ve Soylu’nun TBMM de yeniden yemin etmesi gerekir” dedi.

    Engin Altay, Soylu’nun istifasına ilişkin Twitter’da yaptığı değerlendirmelerde şunları kaydetti:

    “İstifa tek taraflı bir irade beyanıdır. Kamuya mal olduktan sonra sayın bakanın mecliste ettiği yemin düşmüştür. Dolayısıyla sayın Erdoğan’ın kendisini yeniden ataması ve sayın Soylu’nun TBMM de yeniden yemin etmesi gerekir.”

  • ‘Süleyman Soylu istifadan önce Erdoğan’la görüştü’

    ‘Süleyman Soylu istifadan önce Erdoğan’la görüştü’

    Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Süleyman Soylu’nun istifa öncesinde Erdoğan’la görüştüğünü, “Sizin elinizi rahatlatmak için istifa ediyorum” dediğini belirtti.

    Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifa etmeden önce AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü ve aralarında geçen diyalogu bugünkü köşesinde yazdı.

    Erdoğan’ın kamuoyuna yapılan açıklamadan istifa kararını öğrenmesine ihtimal vermediğini belirten Selvi, “İşin perde arkasını öğrenebilmek için Süleyman Soylu ile zaman zaman görüştüğüm telefon numaralardan kendisine ulaşmaya çalıştım” dedi.

    Selvi’nin Hürriyet’te, “Erdoğan ile Soylu arasında istifa görüşmesi” başlığıyla yayımlanan yazısının bir bölümü şöyle:

    İSTİFADAN ÖNCE ERDOĞAN’LA GÖRÜŞTÜ

    Süleyman Soylu, istifa açıklamasında, “Sayın cumhurbaşkanım benim bağışlasın…Onurla yürüttüğüm İçişleri bakanlığı görevimden istifa ediyorum” dediği için, bu kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşerek mi alıp almadığı tartışma konusu olmuştu.

    Peki Süleyman Soylu, istifa kararını açıklamadan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü mü? Edindiğim bilgiye göre görüşmüş. Hem de kapsamlı bir görüşme gerçekleşmiş. Kamuoyuna açıklama yapılmadan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Süleyman Soylu arasında bir görüşme gerçekleşmiş. Soylu, sokağa çıkma yasağıyla ilgili yaşanan kargaşadan dolayı tüm sorumluluğun kendisine ait olduğunu söylemiş. Bedel ödeme adına istifa etmek istediğini ifade etmiş.

    Erdoğan ile Soylu arasında şu diyalog gerçekleşmiş.

    Erdoğan- Gerek yok.

    Soylu-Efendim konjonktür onu gerektiriyor. Sizin elinizi rahatlatmak için istifa ediyorum

    Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikinci bir şey söylemesini beklemeden,”Hakkınızı helal edin” demiş.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan, Soylu’nun istifasını kabul etmedi

    Erdoğan, Soylu’nun istifasını kabul etmedi

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından istifa ettiğini duyurdu. İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada istifanın Erdoğan tarafından kabul edilmediği belirtildi.

    Süleyman Soylu, 10 Nisan Cuma gecesi, iki saat kala ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından on binlerce kişinin marketlere hücum etmesi üzerine yaşanan izdiham görüntüleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı’ndan istifa etti. Soylu’nun istifa kararı Erdoğan tarafından kabul edilmedi.

    İstifasını Twitter hesabından duyuran Soylu, “Gayretle ve titizlikle yürütülen bir süreçte, tamamen salgının önlenmesine yönelik hafta sonu sokağa çıkma kararınının uygulanmasının sorumluluğu, her yönüyle şahsıma aittir” ifadelerini kullandı.

    SOYLU ŞUNU PAYLAŞMIŞTI:

    “Gayretle ve titizlikle yürütülen bir süreçte, tamamen salgının önlenmesine yönelik hafta sonu sokağa çıkma kararınının uygulanmasının sorumluluğu, her yönüyle şahsıma aittir. Başlangıçta kısıtlı saatlerde de olsa ortaya çıkan görüntüler, mükemmel yönetilen bu süreçle uyuşmadı… Yaşadığım onca tecrübe, sorumluluk kısmı üzerimizde olan bu olayda, böyle görüntülere yol açmamalıydı. İyi niyetle, hafta sonunda salgını ve bulaşı bir nebze durdurabilmek adına atılan bir adımdı. Hiç bir zaman zarar vermek istemediğim Aziz Milletimiz, hayatımın sonuna kadar da sadık olacağım Sayın Cumhurbaşkanım beni bağışlasın… Onurla yürüttüğüm İçişleri Bakanlığı görevimden ayrılıyorum… Tüm dostlara, mesai arkadaşlarıma Allahaısmarladık.. Allah milletimizi korusun…”

  • Bakan Soylu: Otobüs seyahatleri kısıtlanacak

    Bakan Soylu: Otobüs seyahatleri kısıtlanacak

    İçişleri Bakanlığınca, 81 il valiliğine gönderilen genelge ile sokağa çıkma yasağı bulunan 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlıkları olanların  motorlu araç muayeneleri ertelendi. İçişleri Bakanı Soylu, “Tüm otogarlardaki otobüs seyahatleri izne bağlı, mücbir sebep olmadan sefer yaptırmayacağız” dedi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere koronavirüs tedbirleri kapsamında araç muayeneleri ile ilgili yeni bir genelge daha gönderildi.

    Genelgede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 34’üncü Maddesi’nde; trafiğe çıkarılacak motorlu araçların teknik şartlara uyup uymadığının belirli zamanlarda muayene edileceği, muayenesi yapılmamış bir araçla trafiğe çıkılması hâlinde araç sahibine idari para cezası ve süre verileceği, verilen süre sonunda muayene yaptırılmazsa araçların trafikten men edileceği hüküm altına alındığı hatırlatıldı.

    Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, otobüs seyahatlerinin de kısıtlanacağını belirtti.

    YÜRÜMEK KOŞMAK SPOR YAPMAK

    Bakan Soylu şöyle devam etti:

    “Bu geceden itibaren cumartesi, pazar mesire alanları ören yerleri ormanlar piknik alanları sahil kenarları yürümek koşmak spor yapmak dahil olmak üzere balık tutmak dahil olmak üzere yasaklıyoruz. Tüm Türkiye’de bu geceden itibaren geçerli. Pazartesiden itibaren ilgili valiler isterlerse kendilerine bu yasağı yayabilecekler. Cumartesi pazar özellikle yasaklanacak. Komşu ülkelerden bir tanesi ikinci yükselişini bu tip bir tatil beldesi etrafından oluşan süreçte haftasonu gitmesinden kaynaklı yayılmadan dolayı uyarıyorlar.”

  • Elazığ Depremi sonrası arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor-VİDEO

    Elazığ Depremi sonrası arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- Elazığ’da meydana gelen depremde yaşamını yitirenlerin sayısı 29’u bulurken, 44 yurttaş da sağ kurtarıldı.

    Merkez üssü Elazığ Sivrice olan 6.8 büyüklüğündeki depremde Sürsürü Mahallesi’ndeki Dilek Sitesi’nde çöken 2 binanın altında kalan 8 kişinin bulunması için çalışılmalar devam ediyor. 24 saat sonra bir çocuk çıkarıldı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), dün yaşanan ve merkez üssü Elazığ olan depremde ölü sayısının 29 olduğunu, enkazdan sağ çıkarılan kişi sayısının da 44’e yükseldiğini aktardı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Elazığ Valiliği’nde depreme ilişkin düzenledikleri basın toplantısı esnasında artçı depreme yakalandı.3 bakanın, kentteki yıkımlar, enkaz altında kalanları arama kurtarma çalışmalarına ilişkin ortak basın toplantısı esnasında yaşanan artçı sarsıntının ardından Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım’ın İçişleri Bakanı Soylu’ya söylediği “Kamuoyunda da algı çok iyi şu anda” şeklindeki sözleri mikrofonlara yakalandı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, “24 Ocak 2020 günü meydana gelen deprem olayı ile ilgili olarak, sosyal medyada yer alan provokatif içerikli paylaşımlarla için, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmıştır” denildi. Açıklama sonrası yürütülen soruşturma kapsamında Antep’te 2 kişinin gözaltına alındığı gelen bilgiler arasında. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ‘Sosyal medyada panik havası yaratanlar hakkında soruşturma başlatacağız.’ demişti.

    Alman Hükümeti Basın ve Enformasyon Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, Almanya Başbakanı Angela Merkel de Elazığ’daki deprem nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi. Merkel mesajında yaralılara acil şifalar, hayatını kaybedenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi.

    Eski Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, dün akşam meydana gelen deprem nedeniyle yurttaşların hayatını kaybetmesi ve yaralanmasından derin üzüntü duyduklarını ifade ederek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifa temennisinde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kadir İnanır’dan Bakan Soylu’ya: Bizim tek derdimiz barış olsun

    Kadir İnanır’dan Bakan Soylu’ya: Bizim tek derdimiz barış olsun

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Demirtaş’ın kitabından uyarlanan tiyatro oyununa çözüm süreci ‘Akil İnsan’larından biri olan sanatçı Kadir İnanır’ın da gitmesine tepki gösterdi. İnanır da Soylu’ya yanıt verdi. 

    Sanatçı Kadir İnanır, kendisine yönelik olarak “Eksik yapmışsınız Kadir efendi, o tiyatroya gidenler… O tiyatronun bir tarafına şehit edilen Yasin Börü’nün fotoğrafını da assaydınız, katledilen 39 kişinin de fotoğrafını assaydınız” diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıt verdi.

    “BİZİM TEK DERDİMİZ BARIŞ OLSUN”

    Hürriyet’in Sanatçı Kadir İnanır’a  Soylu’nun bu sözlerini hatırlatması üzerine “Konuşmak istemiyorum, bizim tek derdimiz barış olsun” dedi.

    NE OLMUŞTU? 

    Sanatçı Jülide Kural ve Ömer Şahin, eski HDP Eş genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Devran isimli kitabını sahneye taşıdı. Tiyatroyu izlemeye gidenler arasında, Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, eski HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder,  sanatçı Kadir İnanır, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, Eski CHP Milletvekili Barış Yarkadaş da katıldı. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kadir İnanır’ı hedef aldı.

     

  • İmamoğlu’nu tehdit eden Soylu’ya ilk yanıt: Haddinizi bilin

    İmamoğlu’nu tehdit eden Soylu’ya ilk yanıt: Haddinizi bilin

    İçişleri Bakanı Soylu’nun, İBB Başkanı İmamoğlu’na “pejmürde ederiz” demesinin üzerine, CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’dan Soylu’ya yanıt geldi.

    Yerlerine kayyum atanarak görevden alınan HDP’li belediye başkanlarını ziyaret ederek destek veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Buradan söylüyorum: İşini yap, başımızın üzerinde yerin var, ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net” ifadeleriyle tehdit eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ilk tepki CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’dan geldi.

    Torun Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “‘Atanmış’ bir Bakanın, ‘seçilmiş’ bir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı alenen tehdit etmesi hadsizliktir! Sizi milli iradeye ve halkın kararına saygıya davet ediyorum. Haddinizi bilin” dedi.

  • Kayyumlardan AKP’ye rüşvetin belgeleri ortaya çıktı!

    Kayyumlardan AKP’ye rüşvetin belgeleri ortaya çıktı!

    Erdoğan, Soylu ve eski bakanların kayyumdan aldığı on binlerce liralık ‘hediye’lerin yer aldığı belgeler ortaya çıktı.

    Diyarbakır, Van ve Mardin’e kayyum atanmasının yankıları sürüyor. HDP’nin, hükümetin kayyumlardan yüksek bedellerle ‘hediye’ aldığının gündeme getirmesi tartışmaya başka bir boyut kazandırdı. Artı Gerçek alınan hediyelerin bedellerinin ve isimlerin yer aldığı belgeye ulaştı. İçişleri Bakanlığı’nın henüz seçimlerin üzerinden 24 saat geçmeden muhalif belediye başkanlıklarına kayyım atanmasına ilişkin ‘olur’ yazısı hazırladığı belgeleriyle ortaya çıkmıştı.

    HDP de kayyumlara ilişkin yaptığı açıklamada, Eş Genel Başkan Sezai Temelli’nin kayyımladan hediye alındığını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sorduklarını ancak yanıt alamadıklarını belirterek, yaptıkları açıklamada “Bir kez daha soruyoruz: Kayyımlardan yüz binlerce liralık hediye aldınız mı, almadınız mı? Almadıysanız Cumhurbaşkanı’na, bakanlara verilen yüzbinlerce liralık hediye faturaları ne? Sizden cevap bekliyoruz. Aldıysanız rüşvetçisiniz. Almadıysanız kayyımlarınız büyük bir yolsuzluk çukurunda” demişti.

    136 BİN 944 LİRALIK HEDİYELER

    Yine Artı TV’ye konuşan Türk, kayyım döneminde İçişleri Bakanı’na belediye üzerinden her biri binlerce liralık iki kere hediye verildiğini açıklamıştı. Erdoğan’a da hediye verildiğini ifade eden ve görevden alınarak yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, “Bende faturası var. 136 bin 944 liralık” demişti.

    Artı Gerçek, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski bakanlar İsmet Yılmaz, Fikri Işık, Veysel Eroğlu, 31 Mart yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı yolsuzluk iddiasıyla suçlayan AKP’nin adayı Mehmet Özhaseki ve çok sayıda ismin alınan ‘hediyelerin’ bedellerinin olduğu belgeye ulaştı.

    Belgede Erdoğan’ın 136 bin 946 liralık ‘hediye’ ve yüksek meblağlarda mal ve hizmet aldığı görüldüğü listede, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da var. Soylu’nun 10 ay arayla biri 39 bin 883 liralık, diğeri de 24 bin değerinde ‘hediye’ler aldığı belgede kayıt altına alındı.

    Listede eski bakan ve diğer isimlere de hediyelik gümüş eşya alındığı belgelendi.

     

     

  • Trabzon’da HES borusu patladı: 4 ölü, 6 kayıp

    Trabzon’da HES borusu patladı: 4 ölü, 6 kayıp

    Trabzon’un Araklı ilçesinde HES borusunun patlaması sonucu meydana gelen taşkında bir mahalle sular altında kaldı. 4 kişi öldü, 6 kayıp aranıyor.

    Trabzon’un Araklı ilçesinde sağanak sonrası meydana gelen taşkında 4 kişi hayatını kaybetti. Kayıp 6 kişiyi arama çalışmaları ise devam ediyor.

    Olay, 18 Haziran saat 14.00 sıralarında Araklı ilçesi Yeşilyurt Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede şiddetli yağış sonrası bir hidroelektrik santralinin borusu patladı. Yoğun su akışı nedeniyle mahallede taşkın meydana geldi. Meydana gelen taşkın, Yeşilyurt Mahallesi’ni su altında bıraktı, sele kapılan vatandaşlar oldu. Bölgeye jandarma, AFAD, itfaiye, belediye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    Trabzon Valisi İsmail Vali Ustaoğlu 23.00 sularında yaptığı açıklamada ilçedeki sel ve heyelanda 2 kişinin cesedine ulaşıldığı, 8 kişinin ise kayıp olarak arandığı, 67 vatandaşın da helikopterle güvenli bölgeye taşındığını belirtti.

    ÖLÜ SAYISI 4’E YÜKSELDİ, KAYIP 6 KİŞİ ARANIYOR

    19 Haziran saat 11.16’da ise ölü sayısının 4’e yükseldiği ve kayıp 6 kişinin arandığı açıklandı.

    BAKAN SOYLU VE PAKDEMİRLİ HES İDDİASINI REDDETTİ, “TAMAMEN DOĞAL BİR OLAY” DEDİ

    Trabzon’a gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli gece saatlerinde açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu yaşamını yitirenlerle ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Bunların bir tanesi bir yan köyün imam hatibi, birisi Araklı Belediyesi’nde çalışan vatandaşımız, biri de Çamlıktepe Mahallesi’nde yaşayan mahallemizin sakini ve 7 vatandaşımızın da arama çalışmaları hala devam ediyor. Burada yine daha önce yağan yağmur ve suların oluşturduğu ve o suların oluşturduğu halin ortadan kaldırılması için çalışma yapılması için orada bulunan 3 Büyükşehir personeli, bir Devlet Su İşleri personeli ve yine Çamlıktepe mahallemizden 3 köylümüz, o mahallenin, o köyün sakinleri, 4 te yaralımız var. Yaralılarımız, burada hastanede. Edindiğimiz, aldığımız bilgilere göre de çok büyük bir ağır yaralı durumları söz konusu değil. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Arama kurtarma timlerimiz çalışmalarını gece olması itibarıyla durdurdular ve yarın sabah çalışmalara devam edecekler.”

    Bir basın mensubunun, “Olay ilk HES faciası olarak kamuoyuna duyuruldu bu bilgi kirliliğinden dolayı mı?” sorusu üzerine Soylu, “Sayın Bakanımız açıklamış zaten bu tip olaylarda çok doğaldır ilk duyulanın kamuoyuna yansıması ama HES aşağıda, olay yukarıda. Onun için yukardan, çok tepeden kopan bir parçanın sonucu gelmiş bir heyelan. Arkadaşlarımız yukarda bütün detaylı bilgileri ilettiler ve iki ana aks var. İki ana dereden gelen ve bir yerde yoğunlaşan bir heyelan ve ardından sel ve bu olayın zannediyorum HES onun biraz daha aşağısında” diye iddia etti.

    Orman Bakanı Pakdemirli de aynı soruya, “HES bunun doğuş sebebi değil. HES bunun kurbanı olmuş, aşağıda. Yani tamamen doğal bir olay. Yani verilen bilgi kimden alınmışsa tamamen yanlış bir bilgi olmuş” ifadelerini kullandı.

    “DAHA ÖNCE DE OLDU AMA BİR ÖNLEM ALINAMADI”

    Trabzon’un Araklı ilçesinde meydana gelen selde, helikopterle kurtarılanlar yaşadıkları korku dolu anları anlattı.

    Mahallede daha önce de sel ve heyelan yaşandığını anlatan Halim Köse, “Mahallede bu 6’ıncı yıkım. Daha önce gelindi, ama bir önlem alınamadı. Böyle can mı verilmesi gerekiyordu? Bakkalcı arkadaşımız yok, diğer arkadaşlarımız yok, herkes gitti. Olay anında ben evdeydim. Buraya sanki bir bomba düştü. O ara bakkaldaki amcamın oğluna telefon ettim ve ‘çocuklar okulu temizliyorlar, okuldan onları alıp kaçın. Çok büyük bir gürültü var, dere geliyor’ dedim. Bana sadece ‘tamam, çıkıyoruz’ dedi o an telefon gitti. Sonra binanın yıkıldığını gördüm. Sanki tsunami oldu. AFAD’ı, Jandarmayı aradık, ‘geliyorlar’ diyorlar, ama kimse o an gelemedi. Çocuklar okuldan kaçmışlar. Birinin kolu kesik. Arkadaşı onu sırtında 1 kilometre yukarı çıkarıyor. Vatandaş perişan ama derdini kimseye anlatamıyorsun. Önlem alınmalı. Burada hiç tedbir alınmadı” dedi.

    KRİZ MERKEZİ OLUŞTURULDU

    Bu arada Trabzon Valiliği bünyesinde de Araklı Kaymakamlığı’nda kriz merkezi oluşturuldu. Trabzon ve çevre illerden bölgeye takviye AFAD ve diğer kurtarma birlikleri istendi.

    DAHA ÖNCE DE YAŞANMIŞ

    Araklı Belediye Başkanı Recep Çebi, Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün bilgilendirmesi ile ilçede vatandaşlara uyarılarda bulunduklarını belirterek daha önce de sel afeti yaşanan mahallede yeni bir afetle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Çebi, “Daha önce de aynı bölgede sel felaketi olmuştu. Yine aynı alana yoğun şekilde yağmur yağdı ve HES borusunda da arıza olunca bölgede felaket oldu. Araçlarımız da daha önceden burada çalışıyorlardı. Onlar da sular altında kaldı. Helikopter çağırdık orada bulunanları kurtarsınlar diye. Vatandaşlarımız yeni yağışlara hazırlıklı olsunlar, dikkatli olsunlar diye uyarılarda bulunuyoruz” dedi.

    Öte yandan, Trabzon’un Araklı ve çevre ilçelerdeki hastanelere doktor, sağlık çalışanı ve ambulans takviyesi de yapıldı. Kentteki diğer hastanelerde görevliler de ilçeye gönderildi.

  • CHP’li Öztrak’tan Soylu’ya tepki: Yaşamım boyunca tanıdığım en kusursuz dönek

    CHP’li Öztrak’tan Soylu’ya tepki: Yaşamım boyunca tanıdığım en kusursuz dönek

    CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Napolyon’un Fouche için kullandığı ifadeleri hatırlatarak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya tepki gösterdi.

    CHP Sözcüsü Faik Öztrak gündeme ilişkin soruları yanıtladığı basın toplantısında isim vermeden Süleyman Soylu’nun Ekrem İmamoğlu’na yönelik sözlerine tepki gösterdi. Öztrak, “Bu bakanın başka bir partideyken AK Partililere sarf ettiği sözleri hatırlıyorum. İnsan ister istemez Napolyon’un Fransız İçişleri Bakanı Fouche için söylediklerini hatırlıyor. Fouche için diyor ki Napolyon; Yaşamım boyunca tanıdığım en kusursuz dönek” ifadelerini kullandı.

    CHP Genel Merkezin’de düzenlediği basın toplantısında hem İzlanda’da, A Milli Takım’a yönelik muameleye hem de Konya’da Fransa milli marşının ıslıklanmasına tepki gösteren Öztrak, “Milli Takımımızı Fransa karşısındaki haklı galibiyeti için kutluyoruz ancak Fransız Milli Marşı okunurken yapılan protestoyu da yakışıksız bulduğumuzu buradan bir kere daha ifade etmek istiyoruz. Yine Milli Takımımıza İzlanda Havalimanı’nda yapılan muameleyi yakışıksız bulduğunuzu söyleyerek kınıyoruz” dedi.

    “SARAYDAKİ MUTLU AZINLIK”

    Öztrak’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Bu ülkede 8 buçuk milyon işsiz var. Millet borcunu ödeyemez hale geldi. Herkes perişan. Karşılıksız çek tutarı yüzde 84 arttı. Aileler gelecek umudunu kaybetti. Ama Saray’daki mutlu azınlık yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Türk Hava Yolları’nda çalışan saray sosyetesinin genç bir üyesine 40 ayrı şirkette yönetim kurulu üyeliği veriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı’nın eşi bağımsız olarak THY’de bağımsız üye nasıl oluyorsa atanıyormuş.

    Bir bakıyorsunuz Oval Ofis’ten bir telefon geliyor, papaz 24 saatte Beyaz Saray’a gönderiliyor. Saray dış politikayı hiçbir zaman devlep politikası olarak görmedi. TBMM’yi bilgilendirme ihtiyacı duymuyor. Biz 1965’te ‘Yeni bir dünya kurulur, Türkiye’de orada yerini alır’ diyen İsmet Paşa’nın geleneğinden geliyoruz. Saray dış politikayı uzunca bir süredir iç politikaya malzeme yapıyor.

    “İKTİDAR İŞİ GÜCÜ BIRAKMIŞ İSTANBUL SEÇİMİYLE UĞRAŞIYOR”

    Memleketin sorunlarına çözüm bulmak için milletten yetki isteyen iktidar bugün tüm işi gücü bırakmış görünüyor. ‘İstanbul’u nasıl kazanırım’ diye uğraşıyor. Devletin işleri sahipsiz. Devlet itibar kaybediyor. Erdoğan’ın 39 ilçede miting yapacağı söyleniyor. Erdoğan milletin içine çıkacak gibi görünmüyor. Mitili atacağını söyleyen küçük ortağı da ortalarda yok. Milletimiz Ekrem İmamoğlu’na mazbatayı geri vermek üzere gün sayıyor. Her şeyin güzel olacağına inanıyoruz.”

    BİNALİ YILDIRIM’IN ‘KÜRDİSTAN’ İFADESİ

    Özrak, basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Öztrak, ‘Binali Yıldırım’ın ‘Kürdistan’ söylemini nasıl değerlendiriyorusuz’ şeklindeki soruya, “Bir kere geçen defa da söyledim. Bu sorunun muhatabı Sayın Devlet Bahçeli ve Saray’ın kibirli adamı” diye yanıt verdi.

    SOYLU’YU FOUCHE’YE BENZETTİ

    Soylu’nun Ekrem İmamoğlu’na yönelik eleştirileri ile ilgili ise şu ifadeleri kullandı:

    “Ekrem İmamoğlu Karadeniz’de muhteşem bir şekilde karşılandı. Bu Saray’da ciddi bir telaş yarattı. Seçimlerde huzuru bozma görevi öyle görünüyor ki İçişleri Bakanı’na verilmiş. Firma uçağı kiraladıklarını ifade etti. Dolayısıyla bu söylenenlerin hepsi mesnetsiz kaldı. Burada bir provokasyon bir tahrik olduğu açık. Yani seçmenlerin yurttaşlarımınız güvenliğini sağlamakla seçimin adaletini gözetmekle görevli olan atama içişleri bakanı, bizatihi çıkıyor tahriklerde bulunuyor ona buna hakaret ediyor ortamı zehirlemeye kalkıyor.

    Şimdi ben bu bakanın daha önce başka bir partide iken AK Partililere söylediklerini hatırlıyorum. Daha önce AK Parti Genel Başkanına söylediği sözleri düşününce, insan ister istemez Napolyon’un bir dönem Fransa İçişleri Bakanı Fouche için söylediklerini hatırlıyor: ‘Yaşamım boyunca tanıdığım en kusursuz dönek.’ Şimdi atama bakanın gerçek dışı provokasyonlarından daha tehlikeli olan Bakan konuştukça birileri de bundan görev çıkarıyor ve ülkemizin huzurunu açıktan tehdit etmeye başlıyorlar. Eline silah alıp sosyal medyaya çıkıp milleti taciz ediyorlar. Şimdi bu Bakan’ın bunlar hakkında işlem yapması lazım ama o onlarla meşgul değil. O tahrik alanında kendini görevli görüyor. 31 Mart’tan önce Saray’ın millete illet, terörist, zillet diyen dili Ankara’da sayın genel başkanımıza yönelik bir linç girişimine dönüştü. Bu linçe girişen inek hırsızlarına çok ciddi taviz verildi. Partiden ihraç edilecekleri söylendi soruyoruz çıt yok.”