Etiket: Suavi

  • PSAKD Ankara Şubesi 33 canı andı: Tarihin kara lekesi -VİDEO

    PSAKD Ankara Şubesi 33 canı andı: Tarihin kara lekesi -VİDEO

    PİRHA-PSAKD Ankara Şubesi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Katledilen 33 can anısına semahlar dönülürken deyişler okundu.

    Sivas Madımak Oteli’nde yapılan katliamın üzerinden tam 32 yıl geçti. Yaşamını yitiren 33 yurttaş için anma etkinlikleri sürüyor. 2 Temmuz Sivas Katliamının 32. Yılı dolayısıyla katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçı için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ankara Şubesi çağırıcılığında anma programı düzenlendi.

    PSAKD Ankara Şubesi’nin eski binasının önünden 2 Temmuz Anıt Park’a yapılan yürüyüşe demokratik kitle örgütleri, köy dernekleri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “NE ACIMIZ AZALDI, NE DE ÖFKEMİZ DİNDİ”

    PSAKD Ankara Şube Başkanı Cemal Tatar basın metnini okudu. Tatar, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Katillerin sloganlar eşliğinde yaklaştığı, güvenlik güçlerinin seyirci kaldığı, dönemin siyasi iktidarının sessizliğiyle gölgelenmiş bu katliam, sadece Türkiye’nin değil, insanlık tarihinin kara lekesi; bu coğrafyada farklı olana, inanca, düşünceye ,aydınlığa ve insanlığa karşı işlenmiş bir insanlık suçudur.

    Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiç bir katliamla hesaplaşılmadı. Hesabı verilmedi. Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu. Sivas Madımak Katliamı buna verilecek en bariz örnektir. Sivas katilleri ve onları savunan avukatlar el üstünde tutuldu, ödüllendirildi. Çünkü Sivas’ı yakanlar da aklayanlar da aynıydı.
    Değerli basın emekçileri, sevgili dostlar! katilleri de, bu katliamı planlayanları da, aklayanları da tanıyoruz. Zihniyetlerini biliyoruz. Ülkemizin ve hatta dünyanın geleceğini karartmak isteyen bu zihniyet ile mücadelemiz yeni değildir. Tarihimiz bu anlayış ile mücadele tarihidir. Tarihin hiçbir döneminde karanlığa teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız.”

    Cemal Tatar, herkesi 2 Temmuz alanlara çağırarak, birlikte mücadele çağrısı yaptı.

    “ALEVİ KİMLİĞİNE KARŞI İŞLENMİŞ BİR KATLİAMDIR”

    Katliamda 22 yaşındaki ağabeyi Murat Gündüz’ü kaybeden Birsen Gündüz, katliama tanıklık ettiğini belirtti. Gündüz, şunları kaydetti:

    “32 yıl önce arkadaşlarımız ile birlikte şenliğe gidip semah döndük. Biz tesadüfen kurtulanlardanız. 32 yıldır hiçbir şey değişmedi. Sivas katliamı demokrasiye, Alevi kimliğine karşı işlenmiş bir katliamdır. Biz 33 güzel insanımızı orada bıraktık. Ellerinden gelse katilleri bırakıp bizleri alacaklardı içeriye. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmamasına rağmen zaman aşımı kararı verdiler. Yetimedi katilleri saldılar. Adaleti sağlayamadık.

    “MADIMAK HALA YANIYOR”

    Katliam tanıklarından Ertan Kartal ise “Biz beraber semah döndük. Biz çıktık ama o arkadaşlarımız hala Sivas’talar. Anıları hala canlı. Unutmak mümkün değil ancak Madımak hala yanıyor. Bu acıları tekrar yaşamamak için unutmadık, unutturmayacağız” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından semahlar dönüldü. Suavi, Dilek Kale, Birkan Sağlam katliamda yaşamını yitirenler anısına ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Orhan Aydın: Can pazarının ortasında vinç kiralayanlar AKP’li ve MHP’liydi-VİDEO

    Orhan Aydın: Can pazarının ortasında vinç kiralayanlar AKP’li ve MHP’liydi-VİDEO

    PİRHA- Beraberiz Derneği ve Koblenz Cemevi işbirliğiyle Deprem Gerçekliği adlı Fotoğraf Sergisi ve Paneli yapıldı. Panelde konuşan Orhan Aydın, kızı Eylem Şafak Aydın’ı Hatay’da depremde göçük altında ararken vinç kiralamak zorunda kaldığını, vinçleri kiralayanların da AKP’li, MHP’li bir şirket olduğunu öğrendiğini söyledi. Sanatçı Suavi de, “Deprem bölgesindeki canhıraş çalışmalarım, ideolojik kimliğimden arınarak tamamen insan merkezli düşünceye odaklı olmuştur” dedi. 

    Almanya’da Koblenz Cemevi ve Türkiye merkezli Beraberiz Derneği işbirliği ile Koblenz Cemevi’nde Deprem Gerçekliği adlı Fotoğraf Sergisi ve Panel düzenlendi.
    Koblenz Cemevi Başkanı Özgür Demir’in yönettiği panelin konuşmacılarından Sanatçı Orhan Aydın, “Adaletin olmadığı yerde tüm suçlar cezasız kalır. 6 Şubat depreminde ihmali olan tüm sorumlular cezasız kaldı” dedi.

    ORHAN AYDIN: VİNÇ KİRALAYANLAR AKP’Lİ VE MHP’LİYDİ

    Orhan Aydın, kızı Eylem Şafak Aydın’ı Hatay’da depremde göçük altında ararken vinç kiralamak zorunda kaldığını belirterek şöyle devam etti:

    “Vinçleri kiralayanların da AKP’li, MHP’li bir şirket olduğunu öğrendim. O can pazarının ortasında onları yoldaşlarım evire çevire dövüp gönderdiler. Oradan gitmek zorunda kaldılar. İnsanlık vinç diye bağırırken, biz vinç diye bağırırken, bir yandan canımı ararken bu ahlaksızların yaptığına bakın. O ahlaksızlığı yaratandır devlet. Bunu bu hale getirenler utanacak, halk değil. Halk da tercihini ona göre yapacak. Bu ahlaksızlıktan ve soysuzluktan kurtulmadan ölümden kurtulmayacağımız açık.”

    SUAVİ: YAŞADIKLARIMIZDAN DERS ÇIKARMALIYIZ

    Sanatçı Suavi ise “Deprem bölgesindeki canhıraş çalışmalarım, ideolojik kimliğimden arınarak tamamen insan merkezli düşünceye odaklı olmuştur, böylede olması gerekiyor. Bu yaşadıklarımızdan ders çıkarmalıyız. Hayat bizi her gün sınava tabi tutuyor” diye konuştu.

    PİRHA/ALMANYA

  • Damal Dernekler Federasyonu’nun Eğitime Destek Şöleni yapıldı-VİDEO

    Damal Dernekler Federasyonu’nun Eğitime Destek Şöleni yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Damal Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen Damal Eğitime Destek Şöleni, Avcılar Atatürk Stadyumu’nda gerçekleştirildi.

    Damal Dernekler Federasyonu, bir araya gelmek, sevgi dolu bir topluluk oluşturmak ve eğitime katkıda bulunmak amacıyla Damal Şöleni gerçekleştirdi. Şölende Suavi, Mikail Aslan, Damal’lı sanatçılar ve Damal folklör ekibi sahne aldı.

    “İNSANLIK SUÇUNDA ZAMAN AŞIMI OLMAZ”

    Damal Dernekler Federasyonu Başkanı Güner Kökat, ise şu konuşmayı yaptı:

    “Zengin semtlerinde zengin çocukları ayrıcalıklı eğitim alırken bizler çaresizlik dayatanları asla unutmayacağız. Yine yüzyıllardır yok saydığınız, ötekileştirdiğiniz Aleviler’i Sivas’ta yakanları, onları aklayanları asla unutmadık, unutmayacağız. İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz. İşçi sınıfının, açlık sınırının altında bir ücret ile kaderine terk eden bir hükümeti unutmadık, unutmayacağız. Sırf parasız eğitim istedikleri için yıllardır cezaevinde tutulan arkadaşlarımızı unutmadık, unutmayacağız. Doğamızı, ormanlarımızı, derelerimizi adeta ranta çevirenleri unutmadık, unutmayacağız. Akbelen’den, Kazdağları’na, Çanakkale’den Cudi’ye doğa katliamı yapanları unutmadık, unutmayacağız. Ve toplumun her aralığında sesimizi yükselten muhaliflere terörist muamelesi yapan anlayışı bir kez daha kınıyoruz.”

    GELİRLERİN TAMAMI EĞİTİME DESTEK İÇİN KULLANILACAK

    Şölenden elde edilecek gelirlerin tamamının ise eğitime katkıda bulunmak için kullanılacağı belirtildi.

    Şölene halkın ilgisi ise yoğun oldu.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Ruhi Su mezarı başında anıldı -VİDEO

    Ruhi Su mezarı başında anıldı -VİDEO

    PİRHA- Usta ozan Ruhi Su, ölümünün 38. yılında ailesi ve sevenleri tarafından Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.

    Ruhi Su, yaşamını yitirmesinin 38. yılında Zincirlikuyu’daki anıt mezarı başında anıldı. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği tarafından öğle saatlerinde anıt mezar başında düzenlenen anmaya Ruhi Su Dostlar Korosu, Sanat Meclisi, Grup Yorum ve bir çok sanatçı, aydın katıldı.

    Ruhi Su, şiirler ve türküler ile anıldı. Anmada konuşan gazeteci Musa Ağacık, “Toprağa düştüğü ana kadar Ruhi babayla bağlantım vardı. Benim manevi babamdı aynı zamanda yoldaşımdı. Sıdıka anayı da o zaman tanıdım. O, gerçekten bizim can yoldaşımızdı. Türküler ancak Ruhi babanın yorumuyla söylediğinde insanlar ayakta kalabiliyor. Pir Sultan  Abdal idama giderken “ Bir ben mi düşmüşüm can telaşına. Açılın kapılar Şah’a gidelim” diyebildi. Günümüzde Pir Sultan’ı yorumlayan sanatçı arkadaşlar Ruhi baba gibi dik duramıyor. Bu doğru değil. Ruhi baba türkülerini kendine özgü ve tanrısal bir sesle söyledi. Türküler dize gelmez” dedi.

    “RUHİ BABA BU ÜLKENİN VİCDANIDIR”

    Sanatçı Suavi ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi :

    “Bu ülkede doğmuş kimsenin Ruhi babanın sesinden, türkülerinden etkilenmemiş olacağını düşünmüyorum. Gerçekten çok etkileyici bir performans, etkileyici bir duruş. Dahası eğilmeyen, ödün vermeyen bu anlamda dimdik durabilen istisna insanlarımızdan birisiydi. Böyle bakıldığında Ruhi baba ülkenin vicdanıdır diyebiliriz. Onun vicdanlı aynı zamanda tavizsiz yüreğinin yaratıkları önünde saygıyla eğilerek anısını paylaşıyor ve mücaledenin devamı etmesi noktasında çizdiği yolda yürümenin son derece önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.”

    Anma şarkıların söylenmesiyle son buldu.

    RUHİ SU KİMDİR?

    Mehmet Ruhi Su, 1912 yılında Van’da doğdu. Çocukluğunun büyük bir bölümünü, evlatlık olarak yanlarına verildiği yoksul bir aile ve daha sonra da Adana Öksüzler Yurdu’nda (Darül Eytam) geçirdi. Bir ara İstanbul’da askeri okullarda okudu, ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti. 1942’de Ankara Devlet Konservatuvarını’nın Şan bölümünü bitiren Ruhi Su Türk Opera Sanatı’na önemli katkılarda bulundu. Ankara Radyosu’nda on beş günde bir yayınlanan türkü programları (Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor) düzenledi.

    Ruhi Su, sosyalist dünya görüşü nedeniyle 1952-1957 yılları arasında 1951 TKP tevkifatı dolayısı ile hapis yattı. 1960 döneminde ‘Basbariton Ruhi Su Türküler Söylüyor’ anonsuyla sunulan bir radyo programı yaptı. Bu programlardan birinde söylediği “Serdari Halimiz Böyle N’olacak? Kısa çöp uzundan hakkın alacak” türküsü nedeniyle halkı sınıflara ayırmak yoluyla komünizm propagandası yapmaktan radyodaki işine son verildi.

    1975’te Dostlar Korosu’nu kurdu. Geçirdiği rahatsızlık için tutuklu zamanlarında gerekli tedaviye siyasi engellemeler yüzünden izin verilmedi. 20 Eylül 1985’te hayatını kaybetti.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Hataylılar, depremde yitirdiği çocukları için yürüdü-VİDEO

    Hataylılar, depremde yitirdiği çocukları için yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın Serinyol ilçesinde, depremde yaşamını yitiren çocuklar için yürüyüş düzenlendi. Sessiz yapılan yürüyüşte meşaleler yakıldı.

    6 Şubat’ta meydana gelen ve onbinlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüzbinlerin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan deprem felaketinin üzerinden aylar geçmiş olmasına karşın sorunlar giderilebilmiş değil.

    Hatay’ın Serinyol ilçesinde bir araya gelen ve aralarında depremin ilk gününden itibaren deprem bölgesinde bulunan sanatçı Suavi’nin de katıldığı yüzlerce yurttaş, deprem felaketinde yaşamını yitiren çocuklar için yürüyüş düzenledi.

    Sessiz yapılan yürüyüşte meşaleler yakıldı.

    PİRHA/HATAY

  • ‘Evvel Temmuz’ festivali büyük bir coşkuyla sona erdi-VİDEO

    ‘Evvel Temmuz’ festivali büyük bir coşkuyla sona erdi-VİDEO

    PİRHA- Bu yıl 9-14 Temmuz tarihleri arasında Hatay’ın Samandağ ilçesinde yapılan geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivali binlerin katıldığı Suavi konseriyle son buldu. 

    Hatay Samandağ’da bin yıllık ritüel olan ve bu yıl 9-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen, Antakya Arap Alevileri için önemli bir yerde duran ve farklı inançsal ve toplumsal kesimleri de ortak bir coşkuda buluşturan festivalde, gündüz paneller yapılırken ve akşam ise binlerce yurttaşın katılımıyla konserler düzenlendi.

    22’inci geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivalinin son gününde binlerce yurttaşın akın ettiği Ali İsmail Korkmaz Festival Alanında Grup Nidal ve Suavi seslendirdikleri şarkılar ve marşlarla unutulmaz anlar yaşattı.

    PİRHA/HATAY

  • Evvel Temmuz Festivali yaklaşıyor; program çok yoğun-VİDEO

    Evvel Temmuz Festivali yaklaşıyor; program çok yoğun-VİDEO

    PİRHA- Bu yıl 9-14 Temmuz tarihleri arasında Hatay’ın Samandağ ilçesinde yapılacak olan  geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festival hazırlıkları devam ediyor. Festivale katılım çağrısında bulunan Duygu Doğru, “Arkasına binlerce yıllık tarihi ritüelleri ve inanışları alan, aynı zamanda baskı, asimilasyon politikalarına karşı devrimci ve halkçı tavrı simgeleyen bir festivale herkesi bekliyoruz” dedi. 

    Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 22’inci geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivalinin programı belli oldu. Hatay Samandağ’da bin yıllık ritüel olan ‘Evvel Temmuz’ Antakya Arap Alevileri için önemli bir yerde duruyor.

    Farklı inançsal ve toplumsal kesimleri ortak bir coşkuda buluşturan festival, bu yıl 9-14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Türkiye ve Ortadoğu’da yoğun katılımların olduğu festival, özellikle savaş ve yoksulluğun her alana sirayet ettiği 2022 yılında ayrıca önem arz ediyor. Gündüz ve akşam etkinliklerinde gerçekleşecek olan festival kapsamında, özellikle gündüz yapılacak panellerde, savaş, ekonomik kriz ve demokrasi konuları işlenecek.

    PİRHA’ya konuşan Festival Tertip Komitesi’nden Duygu Doğru, Evvel Temmuz Festivali’nin, arkasına binlerce yıllık tarihi ritüelleri ve inanışları alan; aynı zamanda yüzyıllardır bu topraklara yönelik süren baskı, asimilasyon politikalarına karşı devrimci ve halkçı bir tavrı simgeleyen bir festival olduğunu belirtti.

    Bu yıl 22’ncisini düzenledikleri Evvel Temmuz Festivali’ni dönemin politik ve sosyal atmosferini göz ardı etmeden güncel durumun ihtiyacına göre programladıklarının altını çizen Duygu Doğru, “Örneğin bu yıl panellerimizde yoğunluklu olarak savaş, ekonomik kriz ve demokrasi ihtiyacı konularını işlemeye özen gösterdik” dedi.

    Panellerin yanı sıra festival kapsamında fotoğraf sergisi, belgesel gösterimi, uçurtma ve balon şenliği, yoga etkinliklerinin de olacağını ifade eden Duygu Doğru, “Akşam konserlerinde ise Kaldırım Müzik Topluluğu, HiraiZerdüş, Grup Nidal, Suavi ve yerel sanatçılarımız ile bir araya geleceğiz. Bu atmosferi birlikte yaşamak için herkesi festivalimize bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/HATAY

    İLGİLİ HABER

    >‘Evvel Temmuz’ festivali programı açıklandı

     

     

  • Sanatçı Suavi’den tutuklanan 16 gazeteciye destek!-VİDEO

    Sanatçı Suavi’den tutuklanan 16 gazeteciye destek!-VİDEO

    PİRHA – Sanatçı Suavi, Diyarbakır’da 16 gazetecinin tutuklanmasını eleştirerek, “Bu ülkede hiçbir zaman basın özgürlüğü oluşmadı. Bizim ‘farklı’ diyebileceğimiz her ses, erk ve güç olanın hışmına uğradı. Tutuklanmış bütün emekçileri selamlıyorum” dedi.

    Özgür basın geleneğinin sürdürücüsü olan 16 gazetecinin tutuklanmasına tepkiler sürüyor. Sanatçı Suavi, gazetecilere dönük yıldırma politikalarını kınayarak Diyarbakır’da tutuklanan 16 basın emekçisine Ankara’dan selam gönderdi.

    “TÜM EMEKÇİLERİ SELAMLIYORUM”

    Yapılanları “Alışagelmiş, bilindik şeyler” sözleriyle özetleyen Suavi, şunları kaydetti:

    “Bu ülkede hiçbir zaman basın özgürlüğü oluşmadı zaten. Bizim tırnak içerisinde söylediğimiz, farklı diyebileceğimiz her ses, erk ve güç olanın hışmına uğradı. Hal böyle olunca bugün Diyarbakır’da yaşanan şey benim işaret ettiğim bu geleneksel devlet baskıcılığının yeniden bir parçası olarak karşımızda duruyor. Bu ve benzeri şeylerin önüne geçebilmenin temel koşulu demokrasiyi iktidara getirmek ve gerçekten özgürlük alanlarını kurumsallaştırmak. Bu anlamda Diyarbakır’da tutuklanmış, cezaevine atılmış basın mensuplarının şahsında hem içeride olan, hem içeriye girme ihtimali olan, hem de hala basından yana umutla, dirençle cümle kurmaya çalışan bütün emekçileri saygıyla selamlıyorum. Ayrıca hep birlikte özgürleştiğimiz bir dünya diliyorum.”

    Eren GÜVEN / ANKARA

  • Adalet Nöbeti 52. Gününde: Bu zihniyeti faşizmle nitelendirmek bile tatmin etmiyor-VİDEO

    Adalet Nöbeti 52. Gününde: Bu zihniyeti faşizmle nitelendirmek bile tatmin etmiyor-VİDEO

    PİRHA – TMMOB tarafından sürdürülen Adalet Nöbetinin 52. gününde konuşan Sanatçı Suavi, “Diğerlerinin yaşam haklarını yok sayan bir zihniyeti faşizmle nitelendirmek bile tatmin etmiyor. Çünkü bu anlayış, faşizmi aşan bir anlayış. Belki de 100 yıl sonrasında bile restore edilemeyecek bir tahribatla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    TMMOB ve bağlı odalarının Gezi Davasında çıkan tutuklama kararları ardından başlattığı Adalet Nöbeti 52. gününü geride bıraktı.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi önünde sürdürülen nöbet eylemine çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “ADALET, BÜTÜN TOPLUMUN ARAYIŞI HALİNE GELDİ”

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Gezi davasından çıkan tutuklama kararlarını eleştirerek “Hepimiz Gezi’deydik” dedi. Candan, Gezi eylemlerinin, otoriter yaklaşımlara karşı Anayasal bir hak olduğunu belirterek “Bugün Türkiye’de hukuksuzluk her yerde. Adalet arayışı aslında bütün toplumun arayışı haline geldi. Çok sayıda insan, kurum, Adalet Nöbetimizi destekliyor. Yüzü aşkın örgüt burada nöbet tuttu. 3500’e yakın insan ise burayı ziyaret etti. Herkesin aslında söyleyecek bir sözü var” ifadelerini kullandı.

    “GEZİ, BİRİKMİŞ ÖFKENİN ADETA TAKSİM’DE DIŞA VURUMUYDU”

    Adalet Nöbetine destek amacıyla Sanatçı Suavi de katıldı. “Söylemden çok eylemin daha değerli olduğu bir sürece geldik” diyen Sanatçı Suavi şu konuşmayı yaptı:

    “Yaratılan korkunun birçok insanın vazgeçemeyeceği hayat biçimine evriliyor olması rahatsızlık verici. Çünkü günümüzde kazanmanın koşulu vazgeçmek kültüründen geçmekte. Birçok şeyden vazgeçebildiğimiz oranda hedeflerimize biraz daha yaklaşabileceğimizi düşünüyorum.

    Gezi, herkesin kendi öfkesini cebine koyarak geldiği ‘ben de varım ve bıktırdınız’ diyen demokratik bir kültürdü. Gezi tam kartopu gibi birçok insanın dil, cinsiyet, ideoloji, vesaire içermeksizin yan yana gelindiği bir yapılanmaya dönüşmüştü. Birçok bileşenin yan yana geldiği müthiş bir duruştu. Gezi hepimizin cebinde birikmiş olan öfkenin adeta Taksim’de dışa vurumuydu. Tabii bunun yaratmış olduğu ürküntü halen sürüyor. O nedenle olası bir Gezi benzeri hamlenin yeniden yapılabilmesini engellemek için Gezi somutu üzerinden cami raconları üzerinden, ‘camide içki içildi’den, ‘işte benim tesettürlü bacım’ cümlelerine kadar gelen bir demogojik söylem üzerinden yeni bir yapılanmanın önüne geçmek için ellerinden gelen her şeyi ardlarına koymaz durumdalar.
    Doğada dahil herkes isyanını yükseltmek durumunda. Yeniden bir Gezi söz konusu olursa bu kez iddia edebilirim ki zeytin ağacı da eylem içerisine katılacaktır. Kars’tan ‘Ucube’ olarak kabul edilen Hürriyet Heykeli de bu tarafa doğru gelecektir. Büyük bir talan ve tahriple karşı karşıyayız.
    Bizler estetikten yana tarafız. Estetik dışı bu yaşam dayatmasını doğal olarak estetik bir isyanla ifade ederek reddediyoruz. Tamamen kendi çıkarları üzerinden ve diğerlerinin yaşam haklarını yok sayan bir zihniyeti faşizmle nitelendirmek bile tatmin etmiyor. Çünkü bu anlayış, faşizmi aşan bir anlayış. Belki de 100 yıl sonrasında bile restore edilemeyecek bir tahribatla karşı karşıyayız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Sanatçılardan İngiltere’deki nüfus sayımı için Alevilere çağrı-VİDEO

    Sanatçılardan İngiltere’deki nüfus sayımı için Alevilere çağrı-VİDEO

    PİRHA- Britanya genelinde yapılan nüfus sayımı (Census), 21 Mart 2021’de yine gerçekleşecek. Sanatçılar, Barış Atay, Füsun Demirel, İlkay Akkaya, Suavi, Hüseyin Turan, Alevilere sayıma katılmaları için çağrı yaptılar. Sanatçılar, “Aleviler vardır, Alevilik haktır” dedi.

    Her 10 yılda bir Britanya genelinde yapılan nüfus sayımı (Census), 21 Mart 2021’de yine gerçekleşecek.

    Birleşik Krallık’ı oluşturan İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’da 21 Mart 2021’de nüfus sayımı yapılacak. 10 yılda bir gerçekleştirilen sayım, bu yıl ilk kez internet üzerinden doldurulacak formlarla yapılacak.

    Census’da nüfus sayımı ile birlikte, kişilerin inançları, etnik kökeni ve lisanı da sorulacak, inanç kısmında ‘Alevi’ seçeneği de bulunacak. Britanya’da her on yılda bir yapılan nüfus sayımında Aleviler de görünür olmak istiyor.

    Sayımdan sorumlu kuruluş Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), çoğu haneye kişiye özel kodlar bulunan mektuplar yollayacak ve bu kodlarla www.census.gov.uk internet adresinde erişilebilecek formlar doldurulacak.

    Britanya Alevi Federasyonu Britanya’da 40 yıldır yaşamlarını sürdüren Aleviler için 2021 nüfus sayımında, inanç hanesinde görünür olma talebi ile kampanya kapsamında şöyle diyor:

    “Nüfus sayımları Britanya’da her on yılda bir gerçekleşmektedir ve yasal olarak katılım zorunludur.  Bu ülkede yaşayan tüm insanların etnik kökeni, cinsiyeti, konuştuğu diller, eğitim durumu, medeni hali ve inancı gibi konularda istatistiklerin yapılabilmesi ve kamu yatırımlarının ihtiyaçlara göre yönlendirilmesi için nüfus sayımı sonuçları kullanılmaktadır.

    2021 online nüfus sayımı formlarında inanç-din hanesinde Alevilik seçeneği yer alacaktır. İnançlar listesinde diğer seçeneğinin altına ALE harfleri yazıldığında dahi Alevi seçeneği görülecektir. Online formlar, cep telefonu, bilgisayar ya da tablet’ten doldurulabilir. Basılı formlarda diğer seçeneği işaretlenerek ALEVİ kelimesi yazılabilecektir. Aleviler vardır, Alevilik haktır.”

    İngiltere’deki nüfus sayımına ilişkin sanatçılardan Alevilere destek ve çağrı geldi.

    Oyuncu, Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Barış Atay, “Yüz yıllardır var olma mücadelesi veren Aleviler için Britanya’daki nüfus sayımı oldukça önemli bir fırsat. Lütfen siz de katılın” diyerek çağrı yaptı.

    Oyuncu Füsun Demirel de, “Britanya’da kendi kimliğinizle barışık olabilmek için mutlaka nüfus sayımına katılın” dedi.

    Müzisyen İlkay Akkaya da, “Kimliğimizi geleceğe taşımak için bu fırsatı değerlendirmeliyiz” diye konuştu.

    Müzisyen Suavi ise, “Britanya’da kendi kimliğinizle barışık yaşayabilmek için nüfus sayımına katılın” dedi.

    Müzisyen Hüseyin Turan da “Aleviler vardır. Alevilik haktır” ifadesini kullandı.

    Sanatçılar çağrılarının ardından ise “Aleviler vardır, Alevilik haktır” dediler.

    PİRHA/ İNGİLTERE

     

     

  • ‘Hakikat: Şeyh Bedrettin’ filminin fragmanı yayınlandı

    ‘Hakikat: Şeyh Bedrettin’ filminin fragmanı yayınlandı

    PİRHA- Şeyh Bedrettin’in hayatından kesitler sunacak ‘Hakikat: Şeyh Bedrettin’ filminin fragmanı yayınlandı.

    Yaklaşık 600 yıl öncesinde yaşanan isyanları ele alan Hakikat: Şeyh Bedrettin filmini Ali Şahin ve Hakan Alak birlikte yazdı. Filmin yönetmenliğini de yine Hakan Alak üstlendi. Filmde Şeyh Bedrettin’i müzisyen Suavi canlandırırken başrol oyuncuları arasında Bülent Emrah Parlak ve Saygın Soysal da yer aldı.

    Dönemin önemli isimlerinden Börklüce Mustafa’yı Bülent Emrah Parlak canlandırırken Torlak Kemal’e ise Saygın Soysal hayat verdi.

    İmece Yapım’ın üstlendiği film, CJ Entertainment Turkey aracılığıyla vizyonda yer almaya hazırlanıyor.

    Filmde ayrıca Elif Nur Kerkük, Ali Barkın, Kerem Fırtına, Orhan Alkaya, Ezgi Esma Kürklü, Bülent Keser, Teoman Gelmez, Sinan Tuzcu, Sabriye Günüç, Serkan Genç, Rıza Akın, Rugeş Kırıcı gibi isimler de rol alıyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Şeyh Bedreddin’in ruhu “Hakikat” ile yeniden canlanıyor-VİDEO

    Şeyh Bedreddin’in ruhu “Hakikat” ile yeniden canlanıyor-VİDEO

    PİRHA – Günümüzden yüzlerce yıl önce yaşayan, Osmanlı uleması, hocaların hocası, kadıların kadısı, hukuk alimi aynı zamanda Anadolu tarihinin ilk eşitlikçi isyanını başlatan Şeyh Bedreddin’in hayatını anlatan “Hakikat” filminin çekimleri sürüyor.

    Haberin videosu;

    Osmanlı düzenine karşı eşitlikçi bir isyan başlatan Şeyh Bedreddin hayatı beyaz perdeye taşınıyor. Bağımsız ve özgür sinema eserleri üretmek için kurulan İmece Film’in yapımcılığını üstlendiği Hakikat filminin senaryosu Ali Şahin, Hakan Alak yazdı. Yönetmen koltuğunda ise Hakan Alak oturuyor. Filmde, Suavi, Bülent Emrah Parlak, Saygın Soysal, Elif Nur Kerkük, Rıza Akın, Rugeş Kırıcı gibi birbirinden değerli isimler rol alıyor.

    Çekimleri devam eden Hakikat filminin platosunda basın toplantısı düzenlendi. Edirne’de, 5 bin metrekare alana kurulan ve 1400’lü yıllarda Börklüce Mustafa’nın yaşadığı köy, döneme uygun olarak yeniden inşa edilen film setine ulusal ve yerel basın mensupları davet edildi. Pandemi kurallarına uyulan sette düzenlenen basın toplantısına yapım şirketi adına Yapımcı Özer Barış Çalık ile birlikte Yönetmen Hakan Alak ve oyuncular katıldı.

    Osmanlı İmparatorluğu’nda, devletin en üst makamlarından biri olan Kazaskerlik görevini yapan Şeyh Bedreddin’in fikirlerine istinaden çıkan ayaklanmalar sırasında yaşananları anlatan filmdeki güçlü dram öğeleri izleyicileri derinden sarsacak.

    “NAZIM’IN VASİYETİNİ YERİNE GETİRİYORUZ”

     Toplantıda ilk sözü alan Yönetmen Hakan Alak filmin başlangıç ve hazırlık aşamalarını anlatarak, “Seyircilerin iyi bir film izlemesi için çok fazla insan emek verdi, veriyor. Öncelikle hepsine çok teşekkür ederim. Uzun bir hazırlık aşaması geçirdik. İki yıl senaryo üzerinde çalıştık. Sorumluluğumuz çok fazla, tarihi anlamda da zor bir iş ama üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Edirne’nin ardından, İzmir Karaburun, İzmit ve İstanbul’da çekimlerimizi sürdüreceğiz” dedi. Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı’na da gönderme yapan Alak “ Nazım’ın Şeyh Bedreddin Destanı şiirinin sonunda vasiyet gibi sözleri vardır. Bir bakıma “Hakikat” ile o vasiyeti yerine getiriyoruz diyebilirim” dedi. Adalet ve özgürlük özlemini anlatan bir hikaye kurduklarını söyleyen Alak “Adalet ve özgürlük özleminin sinema yoluyla anlatılmasına en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde, elimizden geldiğince bunu hakkıyla yapmaya çalışacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi döneminde herkese sağlık dileyen sanatçı Suavi de “Filme daveti ilk alanlardan birisiydim. Sinema sektöründen gelmediğim için büyük bir heyecan yaşadım. O günden bu yana büyük bir enerji, gayret ve özenle, üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum. Son derece önemli bir iş yapıyoruz. 600 yıldır değişmeyen insanlığın kaderini hak ve adalet üzerinden günümüzde yeniden ifade ederek izleyicilerin karşısına çıkartmaya hazırlanıyoruz” dedi.

     “BU FİLMDE ROL ALMAK BENİM İÇİN BÜYÜK BİR GURURDUR

    Suavi “Şeyh Bedreddin olağanüstü bir karakter. Doğduğu coğrafyayı biraz değiştirirsek Rönesans’ın düşünürlerine tekabül eden bir donanım. Sıradan bir dini temsilci değil. Hak ve adaleti İslam hukuku üzerinden anlatmaya çalışan, bunun cesaretini ve olgunluğunu gösteren bir karakter. Son derece saygın, filozof diyebileceğimiz, eserler de üreten bir şahsiyet. Yönetmenimiz bunu benim üzerimden anlatmaya çalışacak. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu filmde rol almak benim için büyük bir gururdur. Adeta kendime bir rütbe takılmış gibi hissediyorum; bütün rütbeleri redderek” dedi.

    “BÖRKLÜCE MUSTAFA’YI CANLANDIRDIĞIM İÇİN GURURLUYUM

     Filmde Şeyh Bedreddin’in kader arkadaşı Börklüce Mustafa’yı canlandıran Bülent Emrah Parlak; “Kolektif bilinçle, emek merkezli, sömürüye karşı yapılmış pek çok Anadolu isyanından birisi olan Şeyh Bedreddin,  Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’in önderliğinde yapılan bu isyanın günümüze uyarlanmış sanatsal etkinliğinde bulunmaktan büyük gurur duyuyorum. Dönemin koşullarına göre en üst seviyede insan hakları parantezinde de yorumları olan bu isyanın yüzyıllar öncesinden tuttuğu bir ışıktır bu” dedi.

    Parlak “Anadolu’nun gerçek sahiplerinin hikayesidir burada anlatılan. Birçok tarih anlatımı ve tarih biçimi var. Gerçek tarih, biraz araştırdığınızda bize farklı bir şeylerin olduğunu söylüyor. Tarihi okumalar yaptığınızda sanki doğrular değil de bize bazı öğretilmiş durumlar olduğuna işaret ediyor. Bu anlamda çektiğimiz filmi önemsiyorum. Börklüce karakteri için ilk önce beni düşünmüş oldukları için yapımcılarımıza ve yönetmenimize teşekkür ediyorum. Bu topraklarda herkesin bir kahramanı vardır, bana da soracak olsaydınız senin kahramanın kim diye; herhalde biraz da tarihsel gerçekliğiyle yaşıtım olduğu için Börklüce Mustafa derdim. Onu oynuyorum ve bu her oyuncuya nasip olacak bir şey değil. Heyecanlıyım, gururluyum” dedi.

     “FİLMİMİZLE ŞEYH BEDREDDİN RUHUNU YENİDEN CANLANDIRDIK”

     2018 yılında bir gece düzenleyerek filmin hazırlık aşamalarına başlayan İmece Yapım’ın hayaline ortak olan desteklerinden söz eden Yapımcı Özer Barış Çalık; “O günden bu yana yüzlerce kişinin desteğini alarak tam da yapım şirketimizin kuruluş amacına uygun olarak imece usulü, fikrimizi bugünlere taşıdık ve çekimlere başladık. Bu kadar büyük bir projeyi bu günlere getirebildiğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Kooperatif mantığıyla filmimizi çekiyoruz. Projemize inanan pek çok kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütünden destek aldık, destek almayı sürdürüyoruz. Pandemi süreci biterse, önümüzdeki yıl mart ayında vizyona girmeyi planlıyoruz” dedi.

    Anadolu’da ilk eşitlikçi isyanını başlatan, idam edilerek öldürülmesinin üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen toplum hafızasında hala tazeliğini hala koruyan Şeyh Bedreddin’in hayatını anlatan “Hakikat” filmi, CJ Entertainment Turkey dağıtım şirketi aracılığıyla vizyona girecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sanatçılardan ‘Çiğdem’e hayat olalım’ çağrısı-VİDEO

    Sanatçılardan ‘Çiğdem’e hayat olalım’ çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de yaşayan lösemi hastası kadın hakları aktivisti Sosyolog Çiğdem Akbaba, acil ilik nakli bekliyor. Akbaba için başlatılan kampanyaya destek veren gazeteci ve sanatçılar, “Çiğdem’in zor günlerinde yanında olup, kök hücre bağışı için donör olalım” çağrısında bulundular. 

    Haberin videosu;

    Mersin’de insan hakları ve kadın hakları konusunda çalışma yürüten Sosyolog Çiğdem Akbaba’ya kan kanseri (lösemi) tanısı konuldu ve hastalığın son evresinde olduğu anlaşıldı.

    Adana Yüreğir Başkent Hastanesi Hematoloji Servisi’nde tedavi görmeye başlayan Akbaba ilik nakli bekliyor. Ailesi donör bulmak için sosyal medya üzerinden kampanya başlatırken, sanatçı ve gazeteciler sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamayla kampanyaya destek verdi.

    Sanatçılar Ozan Emekçi, Suavi, Pınar Aydınlar, Hasan Sağlam, oyuncu Füsun Demirel ve Gazeteci Abidin Çetin “Çiğdem’in hayatta kalması bizim duyarlılığımıza bağlıdır. Çiğdem’in zor günlerinde yanında olup, kök hücre bağışında bulunup donör olalım. Bizi dinleyen, izleyen tüm dostların Çiğdem Akbaba’nın hayatta kalmasına katkı sunmalarını canı gönülden istiyoruz” diyerek, Kızılay’a gidip destek olun çağrısı yaptılar.

    PİRHA/MERSİN

  • Şeyh Bedreddin’in hayatı film oluyor

    Şeyh Bedreddin’in hayatı film oluyor

    Şeyh Bedreddin’in hayatı film oluyor. Suavi, Bülent Emrah Parlak ve Gülsün Odabaşı rol alacak.

    Şeyh Bedreddin İsyanı film yapılacak. Şeyh Bedreddin’i müzisyen Suavi’nin canlandıracağı filmde Börklüce Mustafa’yı tiyatrocu Bülent Emrah Parlak canlandıracak.

    Filmin yapılacağını ilk olarak müzisyen sanatçı Suavi, Twitter hesabından yaptığı paylaşım ile duyurdu ve başrolü oynayacağını kaydetti.

    Independent Türkçe’den Ali Kemal Erdem‘in sorularını yanıtlayan Suavi, film teklifinin ilk defa 2018 yılının ekim ayında getirildiğini belirterek süreci şöyle anlattı:

    “Henüz ana karakterler belirleniyordu ve Şeyh Bedreddin karakterini benim canlandırmam istendi. Genel kültür anlamında zaten Şeyh Bedreddin’e ait yüklüce bir bilgiye sahiptim. Bu nedenle öneri geldiğinde çok etkilenmiştim. Çünkü önemli, heyecan verici ve cesur bir çalışmanın ana unsurlarından birisi olacaktım. Bu bile başlı başına değerli bir kazanımdı.”

    Suavi, canlandıracağı Şeyh Bedreddin ile alakalı olarak “Şeyh Bedreddin benim için hakikati, biat etmemeyi, cesareti, eşitlik ve adalet arayışını ve dahası kibirsizliği ifade etmektedir” diye konuştu.

    Filmin fikir babası ve hikayenin sahibinin Ali Şahin’in olduğunu kaydeden Suavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu proje en başından beri üç kişilik kurucusu olan bir “Kolektif” çalışması. Adı ‘İşçi Sinema Kolektifi.’ Yani bu projenin öncüsü Kolektif. Ali Şahin kurucu üç üyeden birisi. Filmin senaryosu ise Ruges Kırıcı ve Yusuf Çetin’e ait. Senaryo doktoru ve yönetmeni ise Hasan Alak arkadaşımız.”

    BÖRKLÜCE MUSTAFA’YI BÜLENT PARLAK CANLANDIRACAK

    Suavi’nin verdiği bilgiye göre filmde kamuoyunun yakından tanıdığı sanatçı ve oyuncular da yer alacak. Şeyh Bedreddin’den sonra isyanın en önemli ismi olan Börklüce Mustafa’yı tiyatrocu Bülent Emrah Parlak’ın oynayacağını belirten Suavi, Orhan Alkaya, Mazlum Çimen, Sermet Yeşil, Ruges Kırıcı gibi bilinen isimlerin de filmde rol alacağını söyledi.

    ÖLÜM YIL DÖNÜMÜNDE SİNEMALARDA

    Suavi, eğer ciddi bir sorun yaşanmazsa çekimlerin Mayıs ayında başlayacağını ve 18 Aralık 2020’de yani Şeyh Bedreddin’in ölüm yıldönümünde vizyona gireceğini söyledi.

    EDİRNE, SİVAS, İZMİR VE BİLECİK’TE ÇEKİLECEK?

    Suavi, film sahnelerinin Edirne, İzmir, Sivas ve Bilecik’te çekileceğini belirterek, sözlerini şöyle devam ettirdi:

    “Ana plato Edirne’de kurulacak. Edirne Büyük Şehir Belediyesi’de bu projenin bir bileşeni olarak destek ve katkılarda bulunacak. Ve film tamamlandığında bu plato; kültür ve turizm amaçlı olarak Edirne Büyükşehir Belediyesi’ne bırakılacak.”

    Bu projenin bir diğer önemli yanının da Türkiye’de kooperatif film üretimde bir ilk olması olduğunu söyleyen Suavi, “Çünkü bu projede kolektif anlayış gereği birden çok bileşen-destekçi kurumlar ve iş insanları da olacak. Ama projenin resmi muhatabı olarak da İmece Film imzası taşıyacaktır” diye konuştu.

    Suavi, projeyle ilgili beklentisini de şöyle açıkladı:

    “Umudum ve beklentim odur ki bu çalışma asıl amacına ulaşsın ve ilk hedefi olan Şeyh Bedreddin’i ve Hakikati ortaya çıkarsın. Hem hedefini yakalasın ve hem de genç kuşaklar için öğretici, heyecan, ilgi yaratıcı, daha da iyi çalışmalar için motive edici bir işlevi olsun.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • ‘Hukuksuzluk OHAL komisyonu üzerinden sürdürülüyor’ – VİDEO

    ‘Hukuksuzluk OHAL komisyonu üzerinden sürdürülüyor’ – VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube oturma eylemlerinin 118’ncisini gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada 3 yılı aşkın bir zamandır yapılan hukuksuzluğun OHAL inceleme komisyonu üzerinden sürdürüldüğüne dikkat çekilerek sık sık ‘Savaşa hayır barış hemen şimdi’ sloganları atıldı. 

    Haberin Videosu

    Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şubesi, Karşıyaka İskelesi karşısında sürdürdükleri oturma eylemlerinin 118. sini geride bıraktı. Bu haftaki eyleme ihraç edilenler dışında HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni ve sanatçı Suavi katılarak destek verdi.

    Açıklamada sık sık ‘Savaşa hayır barış hemen şimdi’ ‘Asla yalnız yürümeyeceksin’ ^Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

    Açıklamayı okuyan Hasan Ali Kılıç, konuşmasına Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS)’ün kurucusu Fakir Baykurt’u anarak başladı. Mücadelesine değinen Kılıç, “Fakir Baykurt’u mücadele arkadaşlarını ve TÖS’ü tarih yazdı. Onurlu duruşları, ülke aydınlanmasına katkıları ve 105 bin eğitim emekçisi ile iş bırakmaları mücadelemize ışık olmuştur” dedi.

    “BÜLENT UÇAR’IN ÖLÜMÜNDEN İHRAÇ EDENLER SORUMLUDUR”

    İhraç edilirken hukukun hiçbir normunun işletilmediğini belirten Kılıç, 3 yılı aşkın bir zamandır yapılan hukuksuzluğun OHAL inceleme komisyonu üzerinden sürdürüldüğüne dikkat çekti.

    Kılıç, önceki gün KHK ile kamudaki görevinden ihraç edilen ve ihraç süresi sonrası yaşadığı haksızlığa dayanamayarak kalp krizi sonucu yaşamını yitiren SES Malatya eski Şube Başkanı Bülent Uçar’ı hatırlatarak, Uçar’ın hayatını kaybettikten sonra işe iade edilmesi yönündeki kararın alındığını hatırlattı.

    Uçar, “Şimdi buradan yüksek sesle dile getiriyoruz. Bülent Uçar arkadaşımızın ölümünden onu hukuksuz bir şekilde ihraç edenler sorumludur. Sonra da 3 yıl sonra evet Bülent Uçar suçsuzdur diyerek oyalayan OHAL inceleme komisyonu sorumludur. Er ya da geç bu suçları bütün toplumun gözü önünde işleyenler hesap vereceklerdir” diye konuştu.

    “BARIŞ VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ ENGELLENİYOR”

    Yaşanan anti demokratik ve hukuksuz uygulamalara karşı ses çıkaranların bastırıldığını söyleyen Hasan Ali Kılıç, “Ülke hassasiyetleri denilerek emek, barış, demokrasi ve çevre mücadelemiz engelleniyor. Ülkede, Ortadoğu’da ve dünyada yaşanan savaşlara karşı çıktık. Ölümü değil, yaşamı savunduk. Çatışmayla değil müzakereyle sorunların çözümünden yana olduk. Savaş ölümdür, kandır, yıkımdır, gözyaşıdır, acıdır dedik. Bu söylemlerimizi bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    3 yıla yakın bir zamandır oturma eylemi yaptıklarını hatırlatan Kılıç, yapılan hukuksuzluğun son bulması çağrısında bulundu. Kılıç son olarak sanatçılara eyleme destek olma çağrısında bulundu. PİRHA/İZMİR