Etiket: sudan

  • Celal Fırat: Barışın yolu cesaretten ve doğru dilden geçiyor-VİDEO

    Celal Fırat: Barışın yolu cesaretten ve doğru dilden geçiyor-VİDEO

    PİRHA-TBMM Komisyonu üyeleri, Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) davetiyle Dublin’de düzenlenen toplantıda Kuzey İrlanda, Filipinler ve Sudan barış süreçlerinin aktörleriyle bir araya geldi. DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, görüşmelerin ardından “Bu coğrafyada acı tek taraflı değil. Derdimize merhem olmanın yolu, birbirimizi anlamaktan ve kirli dili terk etmekten geçiyor” dedi.

    Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) Dublin’de düzenlediği toplantıya Türkiye’den katılan TBMM Komisyonu üyeleri, farklı ülkelerdeki barış deneyimlerini yerinde inceledi. DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Kuzey İrlanda, Filipinler ve Sudan süreçlerinin kilit aktörleriyle yapılan görüşmelerin “cesur adımların, doğru dilin ve empati kurmanın” önemini bir kez daha gösterdiğini belirtti. Fırat, “Dil meselesi çok değerli, bu ülkenin en temel barış eşiğidir. Komisyon cesur kararlar almalı ve toplumsal rızayı esas almalıdır” dedi. PİRHA’ya konuşan Celal Fırat sorularımızı yanıtladı.

    “DUBLİNDE ÇOK ANLAMLI VE VERİMLİ BİR ATMORFER VARDI”

    – TBMM Komisyonundan bir heyet olarak, Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) Dublin’de düzenlediği toplantıda Kuzey İrlanda, Filipinler ve Sudan barış süreçlerinin kilit aktörleriyle bir araya geldiniz. Nasıl bir atmosferdi?

    Celal Fırat- Evet, Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün (DPI) Dublin davet edildik. 2 günlük bir çalışmaydı. Bir gün tam gündü. Diğer günde Dublin’deki özellikle oradaki muhataplarıyla görüşme fırsatımız oldu. O dönemin Adalet Bakanı, Başbakanı, Dışişleri Bakanı, aynı şekilde barış sürecinde referans olan şahıslar, kişilerle görüşme gerçekleştirildi. Bizim açımızdan çok anlamlı ve verimli toplantı oldu. Deneyimler coğrafi bölgeler farklı, her ülkenin kendi iç meseleleri, iç sorunları farklı olsa da esasen birbirine benzerlikler var. Kimlik ve dil inkârı meselesi var. Katalanlar ile Protestanlar arasındaki özellikle iki mezhep arasındaki bir çatışma süreci. Bunu çözmüşler. Gerçekten önemli şeyler ifade edildi.

    “ÇÖZÜMÜN ANAHTARI CESARET VE DOĞRU DİL”

    – Sizce Türkiye’de yürütülen sürece benzerlikler ya da farklar nelerdi?

    Celal Fırat-Dublin’de var olan sorunların üzerine cesaretle gidilmesi gerektiğini belirttiler. O ülkelerde yaşanan pratikleri Türkiye ile karşılaştırdığımızda da gerçekten benzer yanları var mı? Var. Ama bunun çözümü için yegâne koşul cesaret, dil meselesi; bunun üzerine gitmek gerekiyor. Birbirini algılayabilme, empati yapma, yaşananların kökenini, nedenlerini, niye bu noktaya geldiğini hesabını yapmak gerekiyor. Bunun için cesur kararlar almak gerekiyor. Dil meselesi çok değerli, çok anlamlı. Bunu uzun zamandır söylüyoruz. Şu an Türkiye’de görüşmeler yapılıyor ama halen maalesef dil, üslup bayağı problemli, sıkıntılı. Halen kirli bir dil kullanılıyor. Komisyonun ismi belli olmasına rağmen sabah akşam farklı farklı dillerle, “terörsüz Türkiye” söylemi dillendiriliyor. Bu dili de artık bir kenara bırakmak lazım.

    Komisyon kısa süre içerisinde çalışmalarını bir rapor halinde Adalet Komisyonuna, TBMM’ye bir rapor halinde hızlı bir şekilde yazması gerekiyor. Dinlemeler bitti. Bu dinlemelerin ana koşulu şöyle: toplumsal rızalaşma. Farklı farklı düşüncede insanlar her iki taraftan da yürekleri yanan insanlar, sivil toplum kuruluşlarından tutun iş insanlarına kadar birçok kişiler geldi, dinlenildi. Anlatımlar da bulundular ve çok değerli anlatımlar da oldu. Tabii bundan sonra komisyonun bir ara rapor yazması gerekiyor.

    “TOPLUMSAL RIZALAŞMA OLMADAN ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL”

    – Komisyonun dinlediği kesimler kimlerdi, bu görüşmelerden nasıl bir tablo çıktı?

    Celal Fırat- Şu an cezaevleriyle ilgili birçok sorun sıkıntı var. Yine silah bırakan PKK’lilere ne olacağı, bu insanların nereye gidecekleri ile ilgili buna hepimizin cevap vermesi lazım. Bu coğrafyada ne kadar acının yaşandığı hep dillendiriliyor. Acı evet yaşandı. Bunu hiç kimse inkâr etmiyor. Bu acı tek taraflı değil. Birbirimizi algılamamız, anlamamız lazım. Derdimize merhem olmamız lazım. Bunu yapabilirsek, bunun üzerine gidebilirsek ben bu sorunun nihayete erileceğine canı gönülden inanıyorum. Bunun için komisyonun biraz daha çalışması lazım.

    Özellikle İrlanda’da, Filipinlerde, Sudan’da olsun, dünyanın çeşitli yerlerinde de bu meselelerle ilgili yaptığımız görüşmeler, yaptığımız okumalar şunu net bir şekilde gösteriyor ki güven artırıcı adımlar atmak lazım. Bunun için dilimize, üslubumuza hepimizin dikkat etmesi lazım. Bunda medyanın tabii çok büyük bir sorumluluğu ve rolü var. Medyanın biraz daha bu sürece katkı sağlaması lazım. Bu coğrafyada yaşayan halkların da buna yönelik ciddi bir şekilde bir çalışma yürütmesi ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor. Bunları yaptığımızda demokratik bir cumhuriyetin oluşacağına inanıyorum. Aynı şekilde tabii Sayın Öcalan’la komisyonun görüşülmesi gerekiyor. Ben kısa bir süre içerisinde bunun da yapılacağına inanıyorum.

    “AKP HIZLI ADIMLAR ATMALI”

    – Siyasi partilere, özellikle iktidara hangi görevler düşüyor?

    Celal Fırat- AKP’nin hızlı bir şekilde bu sürece dair neler yapılması gerekir ile ilgili adımlar atması gerekiyor. Bu adımları kısaca da söylemek gerekirse, infaz düzenlemeleri olsun, özel yasalar olsun, çıkması gerekiyor. Şu an sadece biz bunu söylerken bir meseleye odaklanmıyoruz. Türkiye’deki bütün sorunların reçetesini bu komisyonun yazması gerekiyor. Alevi sorunu, cezaevlerinde farklı farklı düşüncedeki insanlar var. Bunlara yönelik de muhtemelen düzenlemeler olması lazım.Toplumda büyük bir beklenti var. Gerçekten birbirimizi algılayabilecek, empati yapabilecek duygularla birbirimize yanaşırsak üstesinden gelmeyeceğimiz bir sorunumuz olmayacağına inanıyorum.

    Bu sürecin baş aktörünün Sayın Abdullah Öcalan olduğunu herkes söylüyor, dillendiriyor. İlk görüşmesi gereken kişilerden birisinin özellikle başta Abdullah Öcalan olması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan bir videoyla Ortadoğu’da, Türkiye’de neler yaptığını hepimiz gördük. Eskiden beri Öcalan’ı kimse dinlemez şekilde dillendiriliyordu. Ama şu an Sayın Öcalan’ın ne kadar etkin ve etken olduğunu herkes gördü. Bu anlamda bir video yayınlanmasıyla Türkiye’nin kaderi değişti diyebilirim.

    “BAHÇELİ’NİN SÖZLERİ ÖNEMLİ BARIŞ İÇİN HERKES KATKI SUNMALI”

    – MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını nasıl yorumluyorsunuz?

    Celal Fırat- Devlet Bahçeli’nin sözleri çok değerli ve anlamlı. Daha öncede birçok sözler dillendirdi. Bunun için sadece MHP konuşmamalı, buna dair biraz da baskı uygulamalı. Sayın Bahçeli’nin gerçekten söylemlerini ben çok anlamlı, değerli görüyorum. Onu söylemek lazım. Barışa dair kim ne söz söylüyorsa, ne cümle kuruyorsa, ne yapmış ne etmişse, sürece kim ne katkı sağlıyorsa teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum. Özellikle cezaevlerinde sevgili Selahattin Başkan, Figen Başkan, ‘Kobani Kumpas Davası’, belediyelere kayyum meseleleri, cezaevlerinde infazları yakılan yüzlerce arkadaşımız, hasta tutsaklar var. Bunlara dair hızlı bir şekilde komisyonun söz kurması lazım. Sadece belli bir noktada değil, Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine yönelik yapılan operasyonlar var. Biz parti olarak ilk günden bugüne kadar bunun bir darbe olduğunu dillendiriyoruz, söylüyoruz. Dün de söyledik, bugün de söyleyeceğiz, yarın da söyleyeceğiz. Bize yaptıklarını, başkasına yaptıklarında sessiz duracak bir hareket de değiliz. Onun için birbirimizin yarasına merhem olmamız lazım.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

     

  • Sudan’da çatışmalarda 264 kişi yaşamını yitirdi

    Sudan’da çatışmalarda 264 kişi yaşamını yitirdi

    Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 264’de yükseldi.

    Sudan’da bayram öncesi ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında başlayan çatışmalar devam ediyor.
    Sudan Merkezi Doktorlar Sendikası, çatışmalarda 264 sivilin hayatını kaybettiğini, bin 543 sivilin ise yaralandığını duyurdu.

    Sendika dün Facebook üzerinden yayınladığı paylaşımda, Hızlı Destek Kuvvetler ile silahlı kuvvetler arasında devam eden çatışmalarda çok fazla sivilin hayatını kaybettiğini belirtti.
    Açıklamada, ölü ve yaralı sayısının sanıldığından daha çok yüksek olduğuna dikkat çekilerek, ülkedeki güvenlik durumu ve hareket zorluğu nedeniyle hastanelere ulaşılamadığına işaret edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Devrik cumhurbaşkanı Ömer el Beşir, pek çok suçtan idam cezası alabilir

    Devrik cumhurbaşkanı Ömer el Beşir, pek çok suçtan idam cezası alabilir

    Sudan’ın devrik cumhurbaşkanı Ömer el Beşir, tecavüz, işkence, insanlık suçları, zorla kaybetme ve öldürme suçlarından yargılanacağı davalar neticesinde idam cezası alabilir.

    Sudan’ın eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir, “iktidara geldiği 1989 darbesi”, “Darfur ve Mavi Nil’de insanlık suçları”, “tecavüz”, “işkence”, “zorla kaybetme”, “rejim karşıtı protestocuların öldürülmesi” ve “diğer yolsuzluk suçlamalarından” hakim karşısına çıkacak

    Sudan’da savcılık, yolsuzluktan aldığı iki yıl hapis cezasını yaşı nedeniyle rehabilitasyon merkezinde geçirecek eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in devam eden davalarda suçlu bulunması durumunda, idamla cezalandırılabileceğini bildirdi.

    Savcılığın, Ömer el Beşir’in askeri darbeyle iktidara geldiği 1989’dan devrildiği 11 Nisan’a kadar geçen sürede, göstericilerin öldürülmesi ve insan hakları ihlallerinin aralarında bulunduğu suçları soruşturduğu aktarıldı. Beşir hakkında, yolsuzluktan aldığı iki yıllık cezanın yanı sıra insanlığa karşı suç işlemek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak suçlarından açılmış davalar devam ediyor. Savcılık, Beşir’in bu davalarda idam cezası alabileceğini açıkladı.

    Eski Sudan Cumhurbaşkanı, iktidara geldiği 1989 darbesi, Darfur ve Mavi Nil’de insanlık suçları, tecavüz, işkence, zorla kaybetme, rejim karşıtı protestocuların öldürülmesi ve diğer yolsuzluk suçlamalarından hakim karşına çıkacak.

    Devrik lider, 2003’te Darfur’daki çatışmalarda yaşananlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımla da suçlanıyor.

    Darbeden sonra iktidarı ele geçiren askeri yönetim, Beşir’i UCM’ye teslim etmeyeceklerini, ülkede yargılayacaklarını açıklamıştı.

    YOLSUZLUKTAN İKİ YIL CEZA ALDI

    Sudan’da 19 Aralık 2018’de hayat pahalılığı nedeniyle başlayan gösterilerin ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüşmesi üzerine, ordunun 11 Nisan’daki müdahalesiyle 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.

  • Sudan’da grev ve sivil itaatsizlik eylemleri başlıyor

    Sudan’da grev ve sivil itaatsizlik eylemleri başlıyor

    Sudan’da bugün Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçlerinin çağrısıyla sivil itaatsizlik eylemlerine daha geniş katılımlarla devam ediliyor. Başkent Hartum’da 113 kişinin hayatını kaybettiği ordu saldırısına ilişkin ise araştırma komitesi kurulduğu duyuruldu.

    Sudan’da bazı meslek örgütleri, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçlerinin çağrısıyla bugün başlaması planlanan sivil itaatsizlik eylemlerine katılacaklarını duyurdu.

    Öğretmenler Komitesi, Gazeteciler Ağı, Mühendisler Birliği, Veterinerler Birliği, Avukatlar Demokratik İttifakı ve Eczacılar Merkez Komitesince, bugün başlayacak sivil itaatsizlik eylemine katılım sağlanacağı açıklandı.

    NE OLMUŞTU?

    Sudan’ın başkenti Hartum’da yaklaşık iki aydır sivil hükümete geçiş talebiyle demokrasi nöbeti tutan muhalif göstericilere liderlik eden Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri, 3 Haziran’da Askeri Geçiş Konseyi (AGK) ile müzakereleri durdurarak, süresiz, kapsamlı sivil itaatsizlik ve grev çağrısı yapmıştı.

    Ülkede 19 Aralık 2018’de ekonomik kriz nedeniyle başlayan gösterilerin hızla rejim karşıtı eylemlere dönüşmesinin ardından ordu, 11 Nisan’da yönetime el koyduğunu açıklamış ve 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.

    Darbeden sonra AGK ile muhalif askerlerin de yer alacağı 3 yıllık geçiş sürecinin ardından demokratik seçimlerle sivil yönetime geçilmesi konusunda anlaşmıştı.

    Sudan güvenlik güçleri, Pazartesi sabahı başkent Hartum’daki ordu karargahı önünde 6 Nisan’dan bu yana sivil yönetime geçilmesi talebiyle demokrasi nöbeti tutan muhalif göstericileri gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz kullanarak dağıtmıştı.

    Sudan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, güvenlik güçlerinin başkentte göstericilere müdahalesi sonucu 61 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmişti.

    Sudan Doktorlar Komitesi ise olaylarda yaşamını yitirenlerin sayısının 113’e ulaştığını ifade etmişti.

    Son olayların ardından taraflar arasındaki müzakereler durdurulmuş askeri yönetim, 9 ay içinde genel seçime gidileceğini açıklamıştı.

  • Sudan’da ordu halka saldırdı: 35 kişi yaşamını yitirdi

    Sudan’da ordu halka saldırdı: 35 kişi yaşamını yitirdi

    Sudan’da ordunun darbe karşıtı gösterilerde bulunan halka saldırması sonucu 35 kişi yaşamını yitirdi. Askeri cunta muhalefetle anlaşmaları feshetti, ‘dokuz ay içinde seçime gidilecek’ dedi.

    Sudan’da iktidarı sivillere devretmeye yanaşmayan ve bölgenin gerici devletlerinden de destek alan darbeci cunta, çeşitli kentlerde askeri merkezlerde oturma eylemleri yapan halka ateş açtı. 35 kişi yaşamını yitirirken halk muhalefeti güçleri “rejim devrilene kadar siyasi grev” kararı aldı. Askeri Geçiş Konseyi, “Muhalefetle varılan tüm anlaşmalar iptal edildi. En geç dokuz ay içerisinde erken seçime gidilecek” açıklaması yaptı.

    Sudan’ın başkenti Hartum’da dün Genelkurmay Başkanlığı binası önünde sivil geçiş konseyi talebiyle oturma eylemini sürdüren Sudanlıların üzerine ateş açıldı ve en az 35 kişi hayatını kaybetti. Askeri Geçiş Konseyi, “Muhalefetle varılan tüm anlaşmalar iptal edildi. En geç dokuz ay içerisinde erken seçime gidilecek” açıklaması yaptı.

    Ordu adına açıklama yapan Askeri Geçiş Konseyi’nin Başkanı Korgeneral Abdülfettah el Burhan “Askeri konsey muhalefet ile vardığı tüm anlaşmaları feshetmiştir. Dokuz aydan kısa süre içerisinde erken seçime gidilmesi yönünde çağrı yapılacaktır” dedi. Burhan, seçime kadar ise ülkeyi oluşturulacak geçici hükümetin yöneteceğini söyledi.

    DÜN NELER YAŞANDI?

    Sudan’da ordu, (3 Haziran) sabah saatlerinden itibaren darbe karşıtı göstericilere saldırı başlattı. Askerler Hartum’daki Savunma Bakanlığı önünde haftalardır oturma eylemi yapan halka makineli tüfeklerle ateş açtı. Halk muhalefeti temsilcileri “rejim devrilene kadar siyasi grev” kararı alarak direniş çağrısı yaptı.

    Görgü tanıkları, çok sayıda askerin, askeri darbenin ardından sivil yönetime geçiş için oturma eylemi yapılan bölgeyi kuşattığını, ardından makinalı tüfek seslerinin duyulduğunu ve bölgeden dumanların yükselmeye başladığını aktardı. Sudan’ın farklı kentlerindeki eylemlere de benzer saldırılar gerçekleştirildi. Saldıra dair görüntüler sosyal medyaya da yansıdı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • El Beşir cezaevinde; halk demokrasi nöbetinde

    El Beşir cezaevinde; halk demokrasi nöbetinde

    Sudan’da aylar süren protestoların ardından ordu tarafından görevden alınan eski Devlet Başkanı Ömer El Beşir cezaevinde. Öte yandan, halkın eski rejim kalıntılarına ve darbeye karşı eylemleri sürüyor.

    Sudan’da aylar süren ve 30 yıllık diktatörlüğünün devrilmesi talebiyle kitleselleşen halk protestolarının ardından darbe ile görevden alınan Ömer el Beşir başkent Hartum’daki yüksek güvenlikli Kobar Cezaevi’ne nakledildi.

    Ülkede 19 Aralık’tan bu yana devam eden gösterilerin ardından 11 Nisan’da ordu tarafından görevden alınan el Beşir o tarihten bu yana ev hapsinde tutuluyordu. Kobar Cezaevi, Sudanlı muhaliflerin el Beşir yönetimi tarafından gözaltında tutulduğu ve birçoğunun da idam edildiği yer olarak biliniyor.

    HALKTAN MISIR’A, BAE VE SUUDİ ARABİSTAN’A TEPKİ

    Sudanlılar başkent Hartum’daki Genelkurmay Karargâhı önünde darbe karşıtı nöbetini sürdürüyor. Devrik lider Ömer Beşir rejiminin tamamen tasfiyesi ve sivil yönetime geçiş talebiyle 12 gündür oturma eylemi yapan Sudanlılar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’dan gelen cuntaya destek açıklamalarına tepki gösterdi. Protestocular, kimsenin içişlerine karışmasını istemediklerini, kimseden yardım beklemediklerini belirterek, “Mısır, BAE ve Suudi Arabistan. Yardımınızı istemiyoruz” yazılı pankartlar taşıdı.

    HALKIN TALEPLERİNE KULAK VERİN

    Sudan’daki gösterilerde öne çıkan, Sudan Meslek Odaları (SPA) ise, ordunun sınırlı temsil edildiği, egemen ve sivil bir meclis istediklerini ve bu talepleri karşılanana dek gösterilerini sürdüreceklerini belirtti. SPA Sözcüsü Muhammed Naci el-Esam, başkent Hartum’da düzenlenen basın toplantısında, eski iktidar partisi Ulusal Kongre’nin feshi ve varlıklarına el konulması talebini yinelerken, güvenlik, kamu ve basınla ilgili yasların iptaliyle devlet ve askeri kurumların yeniden yapılandırılmasını talep etti. Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan’dan sokağın taleplerine kulak vermesini isteyen Esam, halkın talepleri karşılanana kadar ordu karargâhı ve ülke genelindeki protesto eylemlerinin süreceğini açıkladı. Esam, asıl görevi, “Özgürlük ve Değişim” programını uygulamak için geçici hükümet oluşumunu denetlemek olan, sınırlı askeri temsile sahip, sivil, medeni bir meclise ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

    ULUSLARARASI MAHKEME TALEBİ

    Uluslararası Af Örgütü tarafından yapılan açıklamada ise, Sudan’ın devrik Başkanı El Beşir’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi ve istifa eden Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Dairesi Başkanı Salih Goş’un protestocuların öldürülmesindeki sorumluluğunun araştırılması istenildi. Açıklamada, “Otuz yıllık yönetimi boyunca işlenen ihlallere yönelik adaletin sağlanması için El Beşir’i zaman kaybetmeden Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim etmelidir. Sudan ordusunun Darfur’da işlediği ihlaller nedeniyle Ömer El Beşir’e Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından beş farklı insanlığa karşı suç ve iki farklı savaş suçu yöneltiliyor” denildi.

  • Sudan’da ordu yönetimde, halk sokakta

    Sudan’da ordu yönetimde, halk sokakta

    PİRHA – Sudan’da 30 yıllık Ömer el-Beşir iktidarının askeri darbe ile sonlandırılması ardından halkın protestoları sürüyor. Askeri yönetimin sokağa çıkma yasağına rağmen binlerce Sudanlı sokaklarda protesto eylemi yapıyor. Muhalif Sudan Doktorlar Komitesi, güvenlik güçlerinin son müdahalesi sonucu 13 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

    Afrika ülkesi Sudan’da yapılan askeri darbe sonrası sivil ölümler artıyor. Sudan savunma bakanlığı, aylardır devam eden kitlesel gösterilerin ardından yönetime el koyup sokağa çıkma yasağı ilan etti. Duruma tepki gösteren muhalif kesimler, geçen cumartesiden bu yana Genelkurmay karargahı önündeki gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 35’e yükseldiğini bildirdi.

    Genelkurmay karargahı başta olmak üzere ana caddelerle toplanan binlerce Sudanlı, 30 yıllık iktidarı biten Ömer el-Beşir rejimine ait isimlerin yönetime el koyan Savunma Bakanı ve Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Avad Bin Avf’ın istifasını ve sivil geçiş hükümeti kurulmasını istiyor.

    Sudan’da ordu bünyesindeki Hızlı Destek Kuvvetleri, halkın rıza göstermeyeceği herhangi bir çözümü reddettiklerini ilan etti.

    Açıklamada devrime öncülük eden grupların (Sudan Meslek Odaları, muhalif partiler ve gençlik hareketleri) liderlerinden ülkenin kaosa sürüklenmesini engellemek ve Sudan halkının razı olacağı bir çözüme ulaşmak için diyalog kapısını açık tutmaları istendi.

    ORDU 30 YILLIK YÖNETİME EL KOYDU

    Sudan Savunma Bakanı ve Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Avad bin Avf, dün devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, askerin yönetime el koyduğunu ve Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in tutuklandığını bildirmişti. Avad bin Avf, dün akşam Askeri Geçiş Konseyi Başkanı sıfatıyla yemin ederek göreve başlamıştı.

    Anayasanın askıya alındığını, Başbakanlık, Meclis ve eyalet yönetimlerinin de feshedildiğini belirten Bin Avf, 2 yıllık bir geçiş döneminin başladığını ifade etmişti.

    Sudan, 19 Aralık 2018’den bu yana hayat pahalılığının protesto edildiği ve Ömer el-Beşir’in görevi bırakmasının istendiği gösterilere sahne oluyordu. (HABER MERKEZİ)

  • Sudanlı Noura idam edilmeyecek

    Sudanlı Noura idam edilmeyecek

    Kendisine tecavüz eden kocasını öldürdüğü için idama mahkum edilen 19 yaşındaki Noura Hüseyin’in cezası beş yıl hapse çevrildi. 

    Sudan’da temyiz mahkemesi, kendisine tecavüz ettiği iddiasıyla kocasını öldüren 19 yaşındaki Noura Hüseyin’e verilen idam cezasını bozdu. Avukatı Abdelaha Mohamed müvekkilinin beş yıl hapis cezasına mahkum edildiğini açıkladı.

    Hüseyin’in annesi Zeyneb Ahmed BBC’ye yaptığı açıklamada, kızının hayatının kurtulmasından çok mutlu olduğunu söyledi. Uluslararası ünlüler internette #JusticeforNoura (Noura’ya Adalet) etiketiyle genç kadının serbest bırakılması için kampanya yürütmüşlerdi.

    Geçen ay bir Şeriat Mahkemesi, kocası Abdulrahman Mohamed’in planlayarak öldürmekten suçlu bulunmasının ardından, Hüseyin’i idam cezasına çarptırmıştı. Hüseyin, kocasının kuzenleri kendisini zorla yerde tutarken kendisine tecavüz ettiğini söylemiş, ertesi gün yine aynısını yapmaya kalkınca kendisini kaybedip kocasını bıçaklayarak öldürdüğünü söylemişti.

    KOCASI KENDİSİNDEN 16 YAŞ BÜYÜKTÜ

    Hüseyin 16 yaşındayken aynı zamanda kuzeni olan kendisinden 16 yaş büyük kocasıyla evlendirilmişti. UNICEF’in geçen yıl yayımladığı bir rapora göre Sudanlı kızların üçte biri 18 yaşından önce evlendiriliyor.

    Uluslararası Af Örgütü, kararın ‘çok memnun edici’ olduğunu, ancak beş yıllık hapsi de ‘orantısız bir ceza’ diye tanımladı. Örgüt ayrıca ‘kurbanların cezalandırılan taraf olmaması için’ evlilik ve evlilikte tecavüzle ilgili yasaların reformdan geçirilmesi için Sudan’a çağrı yaptı.

    Hüseyin’in annesi Zeyneb Ahmed BBC’ye yaptığı açıklamada, kızının eşinin ilk tecavüzünden sonra ‘kendisinden nefret ettiğini’ söyledi ve ‘bir kez daha ona dokunduğu takdirde intihar etmek için bıçağını hazırda tutuyordu’ dedi. Eşinin ölümünden sonra Hüseyin, neler olduğunu anlatmak için ailesinin evine kaçtı.

    İntikam alınmasından korkan babası, korunmak için tüm ailesini bir polis karakoluna götürdü, ancak kızı burada tutuklandı.

    Hüseyin’in serbest kalması için başlatılan kampanyaya Naomi Campbell ve Emma Watson gibi ünlüler destek vermişti.