Etiket: suikast

  • DEM Parti’den Sırrı Süreyya Önder’e suikast iddasına açıklama

    DEM Parti’den Sırrı Süreyya Önder’e suikast iddasına açıklama

    PİRHA- DEM Parti Genel Merkezi, Sırrı Süreyya Önder’in aracında suikast düzeneğinin tespit edildiğini açıkladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’e suikast girişimine dair yazılı açıklama yaptı.

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bazı basın-yayın organlarında İmralı Heyeti Üyesi ve Meclis Başkanvekilimiz merhum Sırrı Süreyya Önder’e suikast düzenlendiğine dair haberlere ilişkin açıklama yapma ihtiyacı doğmuştur.

    2 Nisan’da, otopark görevlisi Sırrı Süreyya Önder’in aracını kullanırken lastiklerden gelen sesten şüphelenmiş ve aracı servise götürmüştür. Yapılan incelemede, aracın sol arka lastiğini patlatabilecek, demirden yapılmış keskin bir düzeneğin yerleştirildiği tespit edilmiştir.

    Önder bu olayı parti kurullarına taşımış ve gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmıştır. Olay ve ilgili kanıtlar resmi mercilere iletilmiştir. Hem partimiz hem de Sayın Önder konunun yakın takipçisi olmuştur. İncelemenin hassasiyeti nedeniyle konu kamuoyuna yansıtılmamıştır. Yürütülen araştırma ve incelemeye ilişkin tarafımıza henüz net bir sonuç iletilmemiştir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Soylu’ya: Malatya’daki Protestanlara yönelik katliamı, devlet içinde kimler planlamıştır?

    Soylu’ya: Malatya’daki Protestanlara yönelik katliamı, devlet içinde kimler planlamıştır?

    PİRHA- 2007 yılındaki ‘Zirve Yayınevi Katliamı’ndan sonra, Malatya’da 2016 yılında Protestanlara yönelik başka bir katliam planlandığının geçen günlerde ifşa olduğunu belirten HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, “İfşa olan şahsıma yönelik suikast planı ile Malatya’daki katliam planının arasındaki bağlantıyı soruşturdunuz mu?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na, İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu tarafından cevaplandırılması istemiyle soru önergesi verdi.

    2007 yılındaki ‘Zirve Yayınevi Katliamı’ndan sonra, Malatya’da 2016 yılında Protestanlara yönelik başka bir katliam planlandığının geçtiğimiz günlerde ifşa olduğunu aktaran Paylan, soru önergesinde şunları dile getirdi:

    “Malatya Protestan Kurtuluş Kilisesi Temsilcisi Vedat Serin, savcılığa yaptığı suç duyurusunda; dönemin Malatya Kuyulu Ülkü Ocakları Başkanı Tolgahan Aban’ın kilise dernek binasına gelerek, Protestanlara yönelik katliam planını detaylıca anlattığını ifade etmiştir. Dönemin Malatya Kuyulu Ülkü Ocakları Başkanı Tolgahan Aban’ın katliam planı ifşaatına göre; JİTEM’ciler ve askeri personel, ülkü ocağına gelerek, ‘Malatya’da misyonerler var, bu durum vatan için iyi değil’ minvalinde sözler söylemiş ve Vedat Serin’in, Dernek Genel Başkanı İhsan Özbek’in ve daha önce Malatya’da yaşayan Timothy Wesley Stonen’in isimlerini, adreslerini ve fotoğraflarını vererek, “Bunları öldürün, size ne isterseniz verelim” demişlerdir. Ayrıca bahsi geçen JİTEM’ciler, silah vererek, Aban’ı ve yanındaki bir kişiyi, katliamın planlandığı kilise dernek binasına iki kez göndermiş; fakat her iki seferde de katliam planının uygulanmasından çeşitli nedenlerle vazgeçilmiştir. Dönemin Malatya Kuyulu Ülkü Ocakları Başkanının açık ifadeleri, Malatya’daki Protestanlara karşı devlet içindeki odakların azmettirdiği katliam planını tüm detaylarıyla ortaya dökmektedir.”

    Paylan, Süleyman Soylu tarafından cevaplandırılması istemiyle şu soruları sordu:

    “-Malatya’daki Protestanlara yönelik katliamı, devlet içinde kimler planlamıştır?

    -Zirve Yayınevi Katliamı’nın devlet içindeki azmettiricilerinin üzerine gidilmemesi, bu planı yapanları cesaretlendirmemiş midir?

    -Azınlıklara yönelik suç işleyen devlet içindeki geleneğin neden üzerine gitmiyorsunuz?

    -Azınlık toplumu üyelerini hedef alan nefret suçlarında yaratılan cezasızlık zırhını ortadan kaldırmak için bir adım atacak mısınız?

    -Geçtiğimiz günlerde ifşa olan şahsıma yönelik suikast planı ile Malatya’daki katliam planının arasındaki bağlantıyı soruşturdunuz mu?”

    PİRHA/ANKARA

  • Haiti Devlet Başkanı suikast sonucu öldürüldü

    Haiti Devlet Başkanı suikast sonucu öldürüldü

    Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise, evinde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi, eşi Martine Moise ise yaralandı. 

    Haiti Devlet Başkanı Jovenel Moise, evinde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi.

    Yerel basında çıkan haberlere göre, Haiti Devlet Başkanlığı konutundan yapılan açıklamada, Moise, TSİ 05.00’te evinde silahlı kişilerin saldırısına uğradı.

    Açıklamada, Moise’nin saldırıda hayatını kaybettiği, eşi Martine Moise’nin ise yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı ifade edildi.

    Bir süredir siyasi istikrarsızlığın hakim olduğu Haiti’de Moise, şubat ayında gazetecilere yaptığı açıklamada “hayatına yönelik bir girişim olduğunu” söylemişti.

    Moise, “Kasım 2020’den bu yana yürütülen bir kumpasın tespit edildiğini” ve olayla ilgili 20 kişinin gözaltına alındığını belirtmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ekrem İmamoğlu’na suikast emri veren IŞİD’lilerin yakalandığı iddia edildi

    Ekrem İmamoğlu’na suikast emri veren IŞİD’lilerin yakalandığı iddia edildi

    PİRHA-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik suikast emri veren IŞİD’lilerin yakalandığı iddia edildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik suikast emri veren IŞID’lilerin yakalandığını iddia eden Oda TV, 23 Kasım’da Ekrem İmamoğlu’nun koruma polislerine, “Artık daha dikkatli ve duyarlı olun” denildiğini ileri sürdü.

    Haberde “İmamoğlu’na da bilgi verildi. İçişleri Bakanlığı ve Valilikle koordine olunarak güvenlik çemberi yeniden ele alındı. İstanbul Valiliği emriyle Ekrem İmamoğlu’nun koruma sayısı artırıldı” denildi.

    İBB SÖZCÜSÜ: HERHANGİ BİR EYLEMCİNİN YAKALANDIĞI BİLGİSİ MEVCUT DEĞİL

    İBB Sözcüsü Murat Ongun, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast hazırlığına ilişkin haberlerle ilgili Twitter hesabından bir açıklama yaptı. Ongun, söz konusu kişilerin yakalandığına dair bir bilgiye sahip olmadıklarını belirtti.

    Ongun’un paylaşımı şöyle:

    “23 Kasım 2020 tarihinde resmi makamlarca bir terör örgütüne yönelik istihbari faaliyetlerde, İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na yönelik eylem talimatı verildiği bilgisi tarafımıza ulaştırılmıştır. Bilgi dahilinde mevcut önlemler korunmuş ve hassasiyet artırılmıştır. Tarafımızda herhangi bir eylemcinin yakalandığı bilgisi mevcut değildir. Başkanımızın açık kaynaklarda görüleceği üzere rutin programları ihbar tarihinden beri sürmektedir.”

    EGM’DEN AÇIKLAMA

    Emniyet Genel Müdürlüğü, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast hazırlığı yönündeki haberlere ilişkin açıklama yayımladı. Söz konusu açıklamada, “Haberde yer aldığı şekilde bir suikast girişimi veya bir suikastçının yakalanması söz konusu değildir” ifadeleri yer aldı.

    Emniyet’ten konuyla ilgili yapılan açıklama şöyle:

    “Bazı basın yayın organlarında yer alan “İmamoğlu’na yönelik suikast emri verilen DEAŞ militanları yakalandı” haberi ile ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun bulunmuştur.

    Dönem dönem kamu görevlilerine, devlet büyüklerine, korumaya tabi şahıslara, görevleri nedeniyle veya kamunun gündeminde olan sansasyon yaratabilecek kişi, kurum ve yerlere yönelik bu tür duyumlar ve ihbarlar gelmektedir.

    Bu duyumlar veya ihbarlar ilgili kişiler ile paylaşılır ve bunların her biri bilgilendirilir. Bu konuda birimlerimiz tarafından gerekli tedbirler alınır.

    Haberde yer aldığı şekilde bir suikast girişimi veya bir suikastçının yakalanması söz konusu değildir.

    PKK/PYD, DEAŞ, FETÖ ve DHKP-C dahil olmak üzere tüm terör örgütlerine yönelik çalışmalarımız milletimizin huzuru ve ülkemizin güvenliği için kesintisiz bir şekilde ve kararlılıkla devam etmektedir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Uğur Mumcu katledilişinin 27. yılında anıldı

    Uğur Mumcu katledilişinin 27. yılında anıldı

    PİRHA – Ankara’daki evinin önünde aracına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu, katledilişinin 27’nci yılında birçok yerde anıldı. 

    Gazeteci Yazar Uğur Mumcu, öldürülüşünün 27’nci yılında bombalı suikaste uğradığı ve adının verildiği sokaktaki evinin önünde anıldı. Anma törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanvekili Levent Gök, CHP milletvekilleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Kemal Kılıçdaroğlu, tören öncesinde Uğur Mumcu’nun evinde eşi Güldal Mumcu, kızı Özge Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu ile görüştü. Görüşmenin ardından Mumcu ailesi ve Kemal Kılıçdaroğlu, Faili Meçhuller Anıtı’na ve Mumcu’nun hayatını kaybettiği alana karanfiller bıraktı, mum yaktı.

    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Uğur Mumcu’yu Şişli Harbiye’deki Uğur Mumcu anıtı önünde karanfillerle andı. Anmada Uğur Mumcu’nun 27 yıl önce gerçekleri karartmak için öldürüldüğünü söyleyen TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, “Sanıyorlar ki gazetecileri öldürürsek, gazetecileri tutuklarsak, gazetecilere dava açarsak, basın kartlarını iptal edersek gerçekler gizli kalır. Gerçekleri halka ulaştırmak için gazeteciler mücadele ediyor” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Katledilen kadın siyasetçiler Dersim’de anıldı-VİDEO

    Katledilen kadın siyasetçiler Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA – Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Dersim’de anma gerçekleştirildi.

    Haberin Videosu

    9 Ocak 2013’te Paris’te suikastle katledilen Sakine Cansız, Leyla Şaylemez, Fidan Doğan ile Silopi’de katledilen Sewe Demir, Fatma Uyar, Pakize Nayır, Dersim’de anıldı.

    Halkların Demokratik Partisi İl Örgütü’nde Tevgera Jinen Azad ve HDP Kadın Meclisi tarafından düzenlenen anmaya Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “KADIN MÜCADELESİ HEDEF ALINMIŞTIR”

    Anmada konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Arkadaşlarımız hiçbir zaman ideallerinden, mücadelelerinden vazgeçmemişlerdir. Mücadeleleri her alanda bize ışık tutuyor. Paris’te ve Silopi’de katledilen arkadaşlarımız şahsında özgürlük mücadelesinde yitirdiklerimizi saygıyla anıyoruz” dedi. HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun, “Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde, erkek egemen zihniyete karşı verilen mücadelede yiten arkadaşlarımızı saygıyla anıyorum. Suikastın üzerinden 7 yıl geçti. Suikastte, kadın özgürlüğü, kadın mücadelesi hedef alınmıştır” diye konuştu.

    “SEYİT RIZALARIN TORUNLARI, SARALARIN YOLDAŞLARIYIZ”

    Anmada konuşma yapan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz de, katledilenleri anarak başladı. Aydeniz, konuşmasında şunları kaydetti;

    “Dersim’de Sara yoldaşın memleketinde sizinle birlikte olmaktan gurur duyuyorum. Dersim’de onun mücadele arkadaşlarıyla beraber anmasını gerçekleştiriyoruz. 9 ocak 2013 te barbarca katledildi üç yoldaşımız. Bu katliamın üç sebeple yapıldığını söyleyebiliriz. Birincisi Sara yoldaş şahsında Kürt halkına katliamın dışında, ölümün dışında, yok olmanın dışında bir şansın olmadığının mesajı verilmek istendi. Biz bir daha bu katliamlara karşı şimdiye kadar torunları olduğumuz Şeyh Saidlerin, Seyid Rızaların torunları olarak, Sara ve Sewelerin yoldaşları olarak bunlara karşı nasıl boyun eğilmeyeceğini, nasıl direnileceğini deneyimlemiş, yaşamış bir özgürlük hareketiyiz. Buradan biz boyun eğmeyeceğimizi diz çökmeyeceğimizi dile getiriyoruz.”

    Anma etkinliği, sinevizyon gösterimiyle sona erdi.

    “SAKİNE CANSIZ, MEZARI BAŞINDA ANILDI”

    HDP il binasında gerçekleştirilen anmanın ardından, Sakine Cansız’ın Belediye Asri Mezarlığındaki kabri ziyaret edildi. Cansız’ın kabrine karanfiller bırakılarak mumlar yakıldı. Mezarlıkta konuşma yapan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, mezarlığa gelirken güvenlik güçlerinin uyguladığı abluka ve kontrol yöntemlerinin katliamcılara uygulanması gerektiğini belirtti.

    PİRHA/DERSİM

  • Venezuella Devlet Başkanı Maduro’ya suikast girişimi

    Venezuella Devlet Başkanı Maduro’ya suikast girişimi

    Venezuela’da başkent Caracas’taki askeri törende konuşma yaptığı sırada Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik bomba yüklü drone ile saldırı düzenledi. Maduro’nun olay yerinden uzaklaştığı, ancak 7 askerin patlama sonucu yaralandığı bildirildi.

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya törende konuşma yaptığı sırada bomba yüklü drone ile saldırı düzenlendiği, saldırıda Maduro’nun yaralanmadığı bildirildi.

    BBC’de yer alan habere göre, Maduro, başkent Caracas’taki törende konuşma yaptığı esnada patlayıcı yüklü dronelar ile saldırı düzenlendi.

    Yetkililer, saldırıda Maduro’nun yara almadığını belirtti.

    İletişim Bakanı Jorgi Rodriguez, saldırının Maduro’yu hedef aldığını ve 7 askerin yaralandığını açıkladı.

    Rodriguez, Maduro’nun mayıs ayında yapılan seçimleri kazandığına işaret ederek, “Seçimi kaybettikten sonra bir kez daha başarısız oldular.” ifadelerini kullandı.

    ‘BUGÜN BANA BİR SUİKAST GİRİŞİMİ DÜZENLEDİLER”

    Maduro, saldırının ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Bu, beni öldürme girişimiydi. Bugün bana bir suikast girişimi düzenlediler.” dedi.

    Şu ana kadar toplanan delillerin, saldırının “aşırı sağcı”lar tarafından yapıldığını gösterdiğini belirten Maduro, saldırganların Bogota ve Miami ile bağlantılı olduklarını söyledi.

    “Canıma kasteden saldırının sorumlularından bazıları yakalandı.” diyen Maduro, daha fazla detay vermedi.

    Venezuella Ulusal Meclis Başkanı Diosdado Cabello da Twitter paylaşımında, olayı “terör saldırısı” olarak nitelendirerek, “Seçimleri kazanamayan sağcılar, toplu alanlarda şiddeti sürdürmede ısrarcı.” değerlendirmesinde bulundu.

    Öte yandan, kendilerine “T-shirt Giyen Askerler” adını veren grup, Twitter’da yaptıkları paylaşımda saldırının sorumluluğunu üstlendi. Daha önce adı duyulmayan grup hakkında detaylı bilgiye ulaşılamadı.

    Venezuela’da geçen yıl eski polis memuru Oscar Perez, kaçırdığı polis helikopteriyle Yüksek Mahkeme ve İçişleri Bakanlığı binalarına el bombalarıyla saldırı düzenlemişti.

    DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA

    Dışişleri Bakanlığı, Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’ya yönelik saldırıyı şiddetle kınadı.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Venezuela Ulusal Muhafız Birliklerinin kuruluşunun 81. yıl dönümü vesilesiyle başkent Karakas’ta düzenlenen, Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro Moros, eşi ve oğlu, hükümet üyeleri ve askeri yetkililerin katıldığı törende meydana gelen ve Cumhurbaşkanı’nın şahsına yönelik olduğu anlaşılan saldırı büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır. Söz konusu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz.” ifadesi kullanıldı.

    Olay sırasında Maduro ve yakınlarının yara almadan kurtulmasının en büyük teselli olduğu vurgulanan açıklamada, patlamalar sonucu yaralandığı bildirilen 7 askere acil şifa temennisinde bulunuldu.

    Açıklama şunlar kaydedildi:

    “Türkiye bu zor zamanda, kardeş ve dost Venezuela halkı ve Cumhurbaşkanı Maduro, ailesi ve tüm hükümet yetkililerinin yanında yer almaktadır. Venezuela’da istikrar, refah, huzur ve güvenliğin sürmesi en büyük temennimizdir. Bu, bölgesel istikrar ve dünya barışı için de önem taşımaktadır. Cumhurbaşkanı Maduro, değerli ailesi, hükümet üyeleri ve tüm Venezuela halkına geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.”

  • Rus Büyükelçi suikastında 2 tutuklama

    Rus Büyükelçi suikastında 2 tutuklama

    Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeye sevk edilen biri polis memuru 2 kişi, “FETÖ terör örgütü üyesi” oldukları gerekçesiyle tutuklandı.

    Büyükelçi Karlov’un silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltında bulunan polis memuru Sercan Başar, esnaf Enes Asım Silin, avukat Serkan Ö, polis memuru Hasan T. ve akademisyen Abdulkadir Ş, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince adliyeye getirildi.

    Soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüphelilerden akademisyen Abdulkadir Ş, savcılıkça serbest bırakıldı. Polis memuru Sercan Başar ile Enes Asım Silin, tutuklama; avukat Serkan Ö. ve polis memuru Hasan T. ise adli kontrol talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi.

    Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüpheliler Sercan Başar ve Enes Asım Silin, “Terör örgütü FETÖ üyesi oldukları” suçlamasıyla tutuklanarak Sincan Cezaevine gönderildi. Serkan Ö. ve Hasan T, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Tutuklanan polis memuru Sercan Başar’ın, Rus Büyükelçi Karlov suikastının faili Mevlüt Mert Altıntaş’ın polis okulundan “abisi” olduğu tespit edilmişti. Altıntaş’ın adres gösterdiği Demetevler Mahallesi’ndeki ev de Sercan Başar tarafından kiralanmıştı.

  • Selvi istihbaratı aktardı: DAEŞ, suikast hazırlığı içinde

    Selvi istihbaratı aktardı: DAEŞ, suikast hazırlığı içinde

    Abdülkadir Selvi, IŞİD’in suikast planladığına dair istihbaratın, sadece CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye değil, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve bakanlara yönelik de olduğunu yazdı.

    Suikast uyarıları üzerine, Başbakan Binali Yıldırım’ın girişimiyle Kılıçdaroğlu’na zırhlı araç tahsis edilmişti.

    “BAHÇELİ KABUL ETMEDİ”

    Selvi, Yıldırım’ın Kılıçdaroğlu’na uyarısını şöyle anlattı: “Kılıçdaroğlu, 29 Aralık 2016 Perşembe günü, ‘Türkiye’deki Ormancılık Politikalarının Toplumsal Yansımaları’ konulu çalıştaya katılmak üzere Bodrum’daydı. Gece 23 sıralarında telefonu çaldı. Arayan Başbakan Binali Yıldırım’dı. Başbakan sabahı bekleyememiş, Ankara dışında olan CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na telefonla ulaşma gereği duymuştu. Başbakan, Kılıçdaroğlu’na, liderlere yönelik ciddi bir suikast ihbarı alındığını belirterek, zırhlı araç tahsis etmek istediklerini söyledi. Benzer teklifi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de yapacağını, suikast istihbaratının ciddi olduğunu, zırhlı aracı kabul edip kullanırsa memnun kalacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu’nun konvoyu 25 Ağustos’ta Artvin’de PKK’nİn roketatarlı saldırısına maruz kalmış, CHP Lideri, bu saldırıdan sonra yapılan zırhlı araç teklifini kabul etmemişti. O nedenle Başbakan bu kez ısrarlıydı. Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın, ‘zata mahsus’ olarak verdiği bilgilerden ikna oldu, fazla direnmedi, zırhlı araç teklifini kabul etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise kabul etmedi.”

    Daha öne başbakan yardımcısı Nurettin Canikli’nin kullandığı zırhlı makam aracının CHP genel merkezine teslim edildiğini aktaran Selvi, ihbarın ‘ciddi’ olduğunu yazdı.

    “DAEŞ; İKİZ ARAÇLARLA KONVOYLARA YÖNELİK SUİKAST ÇALIŞMASI YAPIYOR”

    Hürriyet yazarı şöyle devam etti:

    “Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş, sadece Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye yönelik olarak değil, protokole mensup isimlerin de hedef olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlar Kurulu üyeleri ve muhalefet liderleri… Liderlere zırhlı araç verilmesi ihtiyacını doğuran suikast hazırlığı ise DAEŞ’i izleyen birimlerin elde ettiği bir istihbaratla ilgili. İstihbarat birimlerimiz DAEŞ’in Türkiye’deki protokole yönelik olarak bir suikast hazırlığı içinde olduğunu tespit ediyor. DAEŞ; ikiz araçlarla konvoylara yönelik suikast çalışması yapıyor. Dikkat çekmeden konvoya yanaşabilmesi için olsa gerek suikast için Türkiye’de makam aracı olarak kullanılan araçların ikizi seçiliyor. Konvoy hareket halindeyken bomba yüklü ikiz araç yaklaşıyor, makam aracının yanına gelince kendini patlatıyor.”

    Ağustos ayında Artvin’in Ardanuç belediyesindeki program için yolda CHP’nin konvoyuna saldırı düzenlenmiş, Kılıçdaroğlu yara almazken bir asker hayatını kaybetmiş, üç asker de yaralanmıştı. Ancak PKK, hedefin Kılıçdaroğlu olmadığını açıklamıştı.

  • Başbakan’dan Kılıçdaroğlu’na suikast uyarısı

    Başbakan’dan Kılıçdaroğlu’na suikast uyarısı

    2016’nın ardından 2017’ye de katliam ve terör saldırılarıyla giren Türkiye’de tehlikenin daha da ciddi olduğunu gösteren bir gelişme yaşandı. Hükümetin en üst düzeyinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve muhalefet liderlerine saldırı ve suikast uyarısı yapıldı.

    Kılıçdaroğlu’na saldırı ve suikast uyarısı yılın son günlerinde geldi. Uyarı, yılın ilk saatlerinde İstanbul’da Reina’ya düzenlenen saldırı öncesinde yapıldı.

    Başta ana muhalefet lideri olarak Kılıçdaroğlu ve muhalefet partilerinin liderlerini hedef alacak suikast ihbarlarının arttığı uyarısı iletildi. Acil boyuttaki ihbarlar nedeniyle zaman kaybedilmemesi için yüz yüze görüşme beklenmeden Kılıçdaroğlu telefonla bilgilendirildi. Çok gizli tutulan uyarının bizzat Başbakan Binali Yıldırım’dan geldiği ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de aynı yönde bilgilendirilmiş olabileceği belirtiliyor. Kılıçdaroğlu’na ihbarlar ve değerlendirmelerin ciddi olduğu belirtilerek, her türlü önlemin alınması gerektiği, bu çerçevede zırhlı araç tahsis edileceği bilgisi verildi. Ancak Kılıçdaroğlu’nun halen zırhlı aracı kullanmaya başlamadığı öğrenildi.

    30 yıl öncesi gibi

    Kılıçdaroğlu’na telefonla yapılan saldırı ve suikast uyarısı, tam 40 yıl önce 2 Haziran 1977’de Başbakan Demirel’in, CHP Genel Başkanı Ecevit’e gönderdiği “gizli, zata mahsus” mektubu ile büyük benzerlik taşıyor.

    1 Mayıs 1977 katliamından sonra Türkiye, 5 Haziran seçimlerine giderken Demirel, suikast olacağı uyarısıyla Ecevit’e 3 Haziran’da Taksim’deki CHP mitingine katılmama uyarısı yapmıştı.

    “Eşimle ben orada olacağız” diyerek yanıt verdiği ve bizzat Ecevit tarafından açıklanan mektubunda Demirel şu ifadeleri kullanmıştı: “CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in 3 Haziran 1977 günü İstanbul Taksim Meydanı’ndaki CHP mitingi sırasında, Sheraton Oteli’nin üst katlarındaki odalardan birinden uzun namlulu ve dürbünlü bir silah ile ateş edileceği, bu teşebbüsün 29 Mayıs 1977 günü İzmir- Çiğli Havaalanı’nda cereyan eden olayla birlikte, l Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda vukua gelen olaydan cesaret alan, iç barışı büyük ölçüde sarsabilecek kanlı tertiplere karar veren ve ayrıca 5 Haziran 1977 tarihinde yapılacak olan seçimlerden bir fayda ummayan, seçimlerin yapılmasını arzulamayan veya seçimlere gölge düşürmek isteyen illegal komünist – terörist örgütlerin yanı sıra memleketimizi iç meselelerle uğraştırmak isteyen yabancı kuruluşların ve uluslararası tedhiş teşekküllerinin muhtemel suikast ve sabotaj eylemleri ile özellikle vazifelendirilmiş kimseler tarafından yapılmak istendiği alınan haberler meyanındadır.”

  • “Reina katliamını yapan kişi polis olabilir” iddiası

    “Reina katliamını yapan kişi polis olabilir” iddiası

    Reina saldırısını, Çevik Kuvvet Polisi Mevlüt Mert Altıntaş’ın Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a düzenlediği suikasta benzeten Can Ataklı, “Yılbaşı katliamına hazırlanan birinin bütün bu güvenliği görmemesi ya da atlatabilmesi akıl ve mantık dışı. O halde bir olasılık kalıyor. O da katliamı yapan kişinin yine polis kimliği ile gezdiği ve bu nedenle kontrol noktalarını rahatlıkla aşabildiği” değerlendirmesinde bulundu.

    Can Ataklı’nın Sözcü’de  yayınlanan “Katliamcı yine içeriden olabilir”  başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

    Rus Büyükelçisi Karlov’un uğradığı suikastı hatırlayalım. Emniyet teşkilatında görevli bir polis, Rus büyükelçisinin konuşma yapacağı salona muhtemelen hüviyetini göstererek giriyor. Bir koruma polisi gibi elçinin arkasına geçip duruyor. Sonra silahını çıkarıp ateşliyor.

    İstanbul’daki katliam aynı değil ama günler öncesinden alınan güvenlik önlemlerine rağmen bir kişinin uzun namlulu tüfek ve yedek şarjörlerle herkesi atlatıp Reina’ya girebilmesi çok şüpheli bir durum.

    Olay anından bu yana yılbaşı gecesi görevli olan muhabirler, kameramanlar, pek çok yerde durdurulup arandıklarını, gazeteci olmalarına rağmen kameralarının bile içine bakıldığını anlatıyorlar. Yılbaşı katliamına hazırlanan birinin bütün bu güvenliği görmemesi ya da atlatabilmesi akıl ve mantık dışı. O halde bir olasılık kalıyor. O da katliamı yapan kişinin yine polis kimliği ile gezdiği ve bu nedenle kontrol noktalarını rahatlıkla aşabildiği.

    Ölü ve yaralı sayısına, katliamı yapanın sırra kadem basmasına bakınca, o kişinin çok iyi eğitimli olduğunu varsayabiliriz. Elbette elindeki Kalaşnikof ya da benzeri bir silah çok güçlüdür ama bu tüfeği kullanmak, çok hızlı biçimde şarjör değiştirmek ve soğukkanlı biçimde kalabalığa karışıp dışarı çıkmak o kadar kolay değildir herhalde.

  • Tarikat ‘sohbet’leri iptal: Gerekçe, suikast ve saldırı riski

    Tarikat ‘sohbet’leri iptal: Gerekçe, suikast ve saldırı riski

    Cumhuriyet’ten Ahmet Şık’ın haberine göre son haftalarda peş peşe gerçekleştirilen bombalı saldırılar ve Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a suikast düzenlenmesinin ardından cemaat ve tarikat liderlerine yazılı ve sözlü uyarı yapıldı.

    İstihbarat Daire Başkanlığı çalışma yürüterek tanınan kişilere yönelik suikastlar düzenlenebileceği bilgilerini elde ederek, bunu söz konusu cemaat ve tarikatlara iletti.

    “SUİKAST VE BOMBALI SALDIRI OLABİLİR”

    ‘Türkiye’yi kaosa sürükleyebilecek, kitleleri harekete geçirebilecek kişi ve kurumlara yönelik suikast ve bombalı saldırı ihtimali olduğu’ uyarısı yapan emniyet yetkilileri, cemaat ve tarikatlardan halka açık toplantı yapmamalarını, dar gruplu olarak kapalı ortamlarda yapmalarını istedi.

    Emniyet kaynakları uyarının ‘tedbir amaçlı genel bir önlem’olduğunu kaydederken, herhangi bir örgüt ismi verilmedi.

    HEPSİ AYNI GÜN İPTAL ETMİŞTİ

    İsmail Ağa Cemaati’nin önde gelen isimlerinden, Ahmet Mahmut Ünlü isimli Cübbeli Ahmet Hoca, İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi kurucusu ve İslamcı Hüküm Dergisi’nin yayın yönetmenliğini yapan İhsan Şenocak ve Sosyal Doku Vakfı’nda konuşan Nurettin Yıldız önceki gün sosyal medyadan haftalık sohbetlerine ara verdiklerini duyurmuştu. Ancak sohbetlerin ertelenme sebebine ilişkin herhangi bir bilgi verilmemişti.

  • O örgüt, Karlov suikastını üstlendiğini yalanladı

    O örgüt, Karlov suikastını üstlendiğini yalanladı

    Rus Büyükelçi Karlov’a düzenlenen suikastı internette paylaşılan bir mektup ile üstlendiği belirtilen El Nusra ve bu silahlı grubun liderliğindeki Fetih Ordusu’nun, iddiaları reddettiği bildirildi.

    Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a Pazartesi günü düzenlenen suikastı, Fetih el şam Cephesi’nin (eski adıyla El Nusra Cephesi) üstlendiği iddia edilmişti.

    Sputnik’in haberine göre El Nusra’nın Karlov’a düzenlenen suikastı, internette paylaşılan bir mektup ile üstlendiği duyurulmuştu.

    Bugün ise yine Sputnik’in Rusya merkezli RBK ajansından aktardığı habere göre Büyükelçi Andrey Karlov’a yönelik suikastı üstlenildiğine ilişkin iddialar El Nusra ve bu silahlı grubun liderliğinde İdlib’de kurulan Fetih Ordusu tarafından yalanlandı.

    Suikastla bağlantıları bulunduğunu reddeden gruplar, internetteki açıklamanın ‘sahte’ olduğunu savundu.

  • Rus Büyükelçi suikastini El Nusra üstlendi

    Rus Büyükelçi suikastini El Nusra üstlendi

    Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a önceki gün düzenlenen suikastı, terör örgütü Fetih el şam Cephesi (eski adıyla El Nusra Cephesi) resmen üstlendi.

    Sputnik’in haberine göre, Fetih el Şam, Karlov’a düzenlenen suikastı, internette paylaşılan bir mektup ile üstlendi.

    İRAN MEDYASI “FETİH ORDUSU” DEMİŞTİ

    İran medyası, cihatçı bir yayına dayandırdığı haberde, Rusya Büyükelçi Andrey Karlov’un öldürülmesini Fetih Ordusu’nun üstlendiğini iddia etmişti.

  • “Büyükelçiye suikastı Fetih Ordusu üstlendi” iddiası

    “Büyükelçiye suikastı Fetih Ordusu üstlendi” iddiası

    İran medyası, cihatçı bir yayına dayandırdığı haberde, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastını Fetih Ordusu’nun üstlendiğini iddia etti.

    Rus Büyükelçi, Ankara’da katıldığı bir sergide Çevik Kuvvet Polisi Mevlüt Altındaş’ın silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetmişti.

    Saldırının ardından Altındaş, elinde silahla, Arapça “Biz cihada biat edenleriz” ve “Allah’u ekber” diye seslenmişti.

    SoL’un haberine göre; Farsça yayın yapan ISNA’nın cihatçı bir yayın yapan El Neşre isimli yayın organından aktardığına göre, El Kaide bağlantılı Fetih Ordusu isimli grup suikastı üstlendi.

    Açıklamada, katil polis memurunun suikastın yapıldığı sergiye sokulmasında bir “Bozkurt”un (MHP bağlantılı Ülkü Ocakları kastediliyor) ve “Türkmen İslam Partisi” mensubunun yardımcı olduğu öne sürüldü.

    Fetih Ordusu, El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’nin öncülüğünde geçen sene başında kurulmuş, bu “çatı örgütü” Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’den aldığı destekle İdlib’i ele geçirmişti.

    Açıklama henüz doğrulanmadı.

  • “‘Hilafet Konferansı’ yaptıranlar suikastlara dur diyemiyor”

    “‘Hilafet Konferansı’ yaptıranlar suikastlara dur diyemiyor”

    CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle vermiş olduğu hilafet içerikli soru önergesine 9 ay geçmesine karşın yanıt alamadığını ifade ederek, “Ankara’nın göbeğinde “Hilafet Konferansı” yaptıranlar, ölümlere, suikastlara, faili meçhullere, patlamalara dur diyemiyor. Hükümete tekrar sesleniyorum: Artık yeter!” dedi.

    Yazılı bir açıklama yaparak hükümete seslenen CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın açıklaması şöyle:

    “Hafta başında Ankara’da düzenlenen bir sergide konuşan Rus Büyükelçi, konuşması sırasında bir polis tarafından katledildi. Bu saldırıyı gerçekleştiren kişi elinde silahla, Arapça “Biz cihada biat edenleriz” ve “Allah’u ekber” diye bağırıyordu.

    Tarafı olduğumuz Viyana Sözleşmesinin 29.maddesi: “(…) Kabul eden Devlet diplomatik ajana gereken saygıyı gösterecek ve şahsına, özgürlüğüne ve onuruna yönelik herhangi bir saldırıyı önlemek için uygun tüm önlemleri alacaktır.” demektedir. Ne yazık ki, Rus Büyükelçisi Andrey Karlov’u koruyamadık.
    İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle vermiş olduğum hilafet içerikli soru önergesine 9 ay geçmesine karşın hala yanıt alamadım. Ankara’nın göbeğinde “Hilafet Konferansı” yaptıranlar, ölümlere, suikastlara, faili meçhullere, patlamalara dur diyemiyor. Hükümete tekrar sesleniyorum: Artık yeter!

    10 Mart tarihinde verdiğim önergenin üzerinden 9 ay geçti. Hükümet sadece önergelerimize yanıt verse gerçeği görecek. Gerçek ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” yapısı yok edilmek isteniyor.

    “7 Mart 2016 Pazar günü Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait Spor Salonu’nda Yargıtay’ın terör örgütü olarak kabul ettiği, ‘Köklü Değişim’ adı verilen ‘Hizb-ut Tahrir’ adlı örgüt bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının konusu; ‘Uluslararası Hilafet Konferansı’ olarak açıklandı. 7-8 Mart tarihli basın organlarında yer alan haberlere göre toplantıda; hilafeti kaldıran M. Kemal Atatürk ve arkadaşları ‘kafirler’ olarak nitelendi. Ankara için ‘Cumhuriyet kenti değildir’ denilen bu konferansta, “demokrasi ve laikliğin yıkılacağı, şeriat ilan edileceği” söylendi. Ayrıca salonu dolduran kalabalık, ellerinde örgüte ait ‘bayrakları’ sallayarak ‘şeriat’ sloganları attılar.

    Yine konferansta konuşan sözde ‘Türkiye Vilayeti Medya Ofisi Başkanı’ olan Mahmut Kar; ‘Yere düşen sancağı ayağa kaldırdıklarını, Anadolu topraklarında ve de Meclisin yanı başında hilafeti yeniden ihya edeceklerini, hilafeti ilan ettiklerini, Demokrasi ve Laikliği yıkacaklarını dile getirerek’ halka açık çağrıda bulundu.” Bunun üzerine; Buna nasıl izin verildiğini, Salonun kim yada kimler tarafından tutulduğunu, hilafet çağrısı yapılırken ve/veya Atatürk’e, Devlet’e hakaret edilirken orada bulunan emniyet görevlilerin ne yaptığını sormuştum. Yanıt yok!

    Son günlerde de buna benzer çağrıların yapıldığı görülmektedir. Nitekim, geçtiğimiz hafta AKP’li Üsküdar belediyesinin aracından hilafet çağrısı anons edilmiş: “Halifemizi seçmeliyiz” denmişti. Bunun içinde suç duyurusunda bulunduk. Muhtemelen hiçbir şey yapılmayacak.

    AKP’Lİ ÜSKÜDAR BELEDİYESİ’DEN “HALİFEMİZİ SEÇMELİYİZ” ANONSU

    Söz konusu eylemle, anonslarla Anayasa’nın bu açık hükümleri “tebdil, tağyir ve ilga” edilmek istenmektedir. Hilafeti ilan etmek ya da geri getirmek istemek, Devletin Laik yapısını ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek demektir.

    Artık yetmez mi?

    Ölümlere ne zaman dur diyeceğiz. Daha kaç kişinin yaşamını yitirmesi gerekecek!

    Ölümlerin şeriat, hilafet istemleriyle tırmandığını ne zaman fark edeceğiz.

    Kaç Ölüm, Kaç İnsan daha!

  • Saldırganın ailesi ve ev arkadaşı gözaltında

    Saldırganın ailesi ve ev arkadaşı gözaltında

    Karlov’u öldüren saldırganın 1994 Aydın/Söke doğumlu Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli polis Mevlüt Mert Altıntaş olduğu belirlendi. Karlov’a 6 el ateş eden Altıntaş, Özel Harekat’la çatıştı, operasyonla öldürüldü.

    Altıntaş’ın büyükelçiyi öldürdükten sonra Nusra Cephesi’nin sloganı “Biz cihada biat edenleriz”diye bağırdığı belirtiliyor. Saldırgan Altıntaş daha sonra Türkçe olarak “Halep’i unutmayın, Suriye’yi unutmayın. Beldelerimiz güvende olmadıkça sizler güvenliği tadamayacaksınız. Beni buradan ancak ölüm alır. Bu zulümde payı olan kim varsa hepsi tek tek hesabını verecek” diye bağırdı.

    Karlov’a suikast düzenledikten sonra, öldürülen Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli polis  Mert Altıntaş’ın, Temmuz ayında geçici görevle Diyarbakır’da bulunduğu ortaya çıktı.

    Saldırganın ailesinin ve Ankara’daki ev arkadaşının da aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı.