Etiket: süleymaniye

  • Ayşegül Doğan: 11 Temmuz’da Süleymaniye’de olacağız; siyasi partiler sorumluluk almalı-VİDEO

    Ayşegül Doğan: 11 Temmuz’da Süleymaniye’de olacağız; siyasi partiler sorumluluk almalı-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “11 Temmuz’da Süleymaniye’de gerçekleştirilecek 12 Mayıs Kongre kararlarına uygun bir şekilde atılacak bu somut adımı izlemek için eş genel başkanlarımız, bileşen partilerimizin eş genel başkanları, eş sözcüleri, MYK üyelerimiz, vekil arkadaşlarımızın bir kısmı ile birlikte DEM Parti Heyeti orada olacağız” dedi. 

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın görüntülü ikinci çağrısının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, genel merkez binalarında basın toplantısı düzenledi.

    “YEPYENİ BİR SAYFA AÇILIYOR, TARİHİ BİZ YAZACAĞIZ”

    Yeni aşamanın herkese sorumluluk yüklediğini ifade eden Ayşegül Doğan, “Yepyeni bir sayfa açılıyor. Tarihi bir eşikteyiz ve bu tarihin içindeyiz. Tarihi biz yazacağız. Bu süreçte yalnızca tanıklık etmiyoruz. Bu süreç çok hayati sorumluluklar da yüklüyor çünkü insan hayatından bahsediyoruz. Bu hafta bir kez daha gördük ki bahsettiğimiz konu çok kıymetli. Çatışmasızlık, savaş ve savaşın son bulma ihtimalinin gerçekleşmesinde daha önemli bir aşamaya doğru ilerliyoruz. İlerlediğimiz her aşama hepimize yeni sorumluluklar yüklüyor. Bugün yıllardan sonra tam 26 yıl sonra ilk kez sayın Öcalan’dan İmralı’dan bir görüntü gördük. Dünya da ilgiyle takip ediyor” dedi.

    “SİLAHLARIN TÜMDEN DEVRE DIŞI KALMASI İÇİN İLK ADIMA HAZIRLANIYOR”

    “Türkiye’nin de ikinci yüzyılını belirleyecek tarihi bir an, tarihi bir gelişme olarak değerlendirilmelidir” diyen Ayşegül Doğan, “Yıllarca çözümü demokratik bir çözümün, barışın, eşit adil onurlu kalıcı bir barışın çözümünün adresi İmralı’dan Sayın Öcalan’dan geçer dedik. Bugün bir kez daha görülmüş olmalıdır. Önce DEM Parti İmralı heyeti Sayın Öcalan ile görüştü, akabinde Sayın Cumhurbaşkanı ile bir görüşme gerçekleşti. Nihayetinde bugün bir video mesaj geldi. Birkaç gün içinde ki onun da tarihini ve yerini sizlerle paylaşacağız silahların tümden devre dışı kalması için bir ilk adıma hazırlanılıyor. Eşit adil onurlu ve kalıcı bir barış için yıllardır uğruna mücadele ettiğimiz evrensel değerler için halkların bir arada özgür yaşamı için, eşit bir kardeşlik ve demokratik bir Türkiye için dün olduğu gibi bugün de kararlı umutlu heyecanlı ve hazırız” diye konuştu.

    “HERKESİ SORUMLULUK ALMAYA, CESUR OLMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Devamında Ayşegül Doğan şunları belirtti:

    “Bugünün önünü açanlar var bugünlere ulaşmamızı canı pahasına sağlayanlar var. Dolayısıyla biz Vedat Aydını anarken ismini sayamayacağımız onlarca yüzlerce binlerce insanı birlikte anıyoruz. Onların anılarına bağlılığın nasıl bir sorumluluk yüklediğini biliyoruz, bunun farkındayız. Sorumluluktan kaçmıyoruz. Bilakis herkesi en az bizim kadar risk almaya, sorumluluk almaya, cesur olmaya davet ediyoruz. Koşullar ne olursa olsun yapmamız gereken siyaset alanını genişletebilmektir. Bu, ciddiyet, sahicilik, cesaret, özveri, fedakarlık, göze alabilmeyi gerektirir.

    “ENDİŞE VE KAYGILAR DA AZALACAKTIR”

    Yeni dönem hepimize sorumluluklar yükleyecek dedik. Bunun en önemli konularından biri de adalet meselesi. Bugün Türkiye’de bir yandan yaşanan adaletsizlikler bir yandan süren anti demokratik uygulamalar biliyoruz, görüyoruz, kaygıları ve endişeleri artırıyor. Ancak bu kaygı ve endişeleri azaltabilecek olanlar yani Türkiye’de barışın ve aynı zamanda demokratikleşmenin yolunu açabilecek olanlar, birlikte yol almak üzere dayanışanlardır, bizleriz. Yan yana gelişimiz arttıkça, bu yolu açma kararlılığımız yükseldikçe endişeler ve kaygılar da azalacaktır.

    Çok net ifadeler var Sayın Öcalan açıklamasında. Silahların tamamen devre dışı kalmasını istiyor. Bunun çabası ve mücadelesi onlarca yıldır sürüyor. Sesi bugünkü kadar koşullar elvermediği için yankılanmamış olsa da bugün ulaştığımız noktanın ardında onlarca yıllık bir çaba emek ve uğraş olduğunu hatırlatmak isterim. 1993’te yarım kalmış bugün yeniden siyaset alanının genişlemesi ve silahların tümden devreden çıkarılması için bir yeni sayfadan bahsediyoruz. Bu kez yarım kalmamalı. Bu tarihi eşikte yapılması gereken her şey ama her şey demokratik siyaset alanını genişletmeye dönüş bir biçimde yapılmalıdır. Ne olabilir güvence sağlayacak şey. Hukuk olabilir. Hepimizin ortak teminatı ve ihtiyacı hukuktur.

    “KOMİSYON BİR AN ÖNCE ÖZEL YETKİLERLE OLUŞSUN”

    Bizim aylarca öncesinde çağrısını yaptığımız komisyon kurulmuş olsaydı çok daha aktif bir rol üstlenebilirdi. Meclis aktif bir rol üstlensin dedik ki tüm siyasi partilerden oluşan özel yetkilerle donatılmış bir komisyon oluşturulsun. Temennimiz o komisyon bugünlere yetişmedi ama zaman kaybedilmesin artık. Hızlanalım. Madem bir devlet politikasından bahsediyoruz Kürt meselesinin çözümüne dair o zaman bunların emarelerini somut bir şekilde görelim. Toplumun bunları görmeye ihtiyacı var, komisyon biran evvel oluşsun. Özel yetkilerle oluşsun. Bu bir kazanım olarak görülmelidir. Çok hayırlı önemli tarihi bir meselenin çözümü için yola koyulacaktır bu komisyon.

    “11 TEMMUZ’DA SÜLEYMANİYE’DE OLACAĞIZ”

    Biz 11 Temmuz’da Süleymaniye’de gerçekleştirilecek 12 Mayıs Kongre kararlarına uygun bir şekilde atılacak bu somut adımı izlemek için eş genel başkanlarımız, bileşen partilerimizin eş genel başkanları eş sözcüleri MYK üyelerimiz vekil arkadaşlarımızın bir kısmı ile birlikte DEM Parti Heyeti olarak 11 Temmuz’da Süleymaniye’de bir grup PKK’linin katılımı ile gerçekleştirilecek bu ilk adıma bu tarihi ana tanıklık etmek için orada olacağız.

    Bunun yalnızca bir tanıklık olmadığını biliyoruz. Tanıklığın çok önemli bir sorumluluk ciddiyet yüklediğinin farkındayız. Biz bu meseleye ciddi yaklaşıyoruz ve herkesi de ciddiyetle yaklaşmaya davet ediyoruz. Bu tarihi anı yani silahların tümden devreden çıkması için atılacak bu somut adıma kongre karalarına uygun bir şekilde ve Sayın Öcalan’dan gelen bugünkü mesaja uygun bir şekilde atılacak bu adıma bu ülkede Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin eşit adil ve onurlu bir şekilde çözülmesi için kendisini sorumlu hisseden herkesin aynı hassasiyetle yaklaşmasını temeni ediyoruz. Bunu bir yenme yenilme, tasfiye, taviz, gibi görmemek böyle yaklaşmamak ve bu dili üslubu ve yaklaşımı değiştirmek gerekir.

    “İKTİDAR VE MUHALEFET DE TANIKLIK ETMELİDİR”

    Demokratik siyasete tam geçiş için gereken tüm mekanizmalar bir an önce oluşturulmalı. Bu yasal güvencelerle desteklenerek bu fırsat kalıcı hale getirilmelidir. İlk tarihi açıklama değil ancak yeni tarih yazımı için unutulmayacak açıklamalar. Kendimize güveniyoruz. İktidar bloku da muhalefet partileri de parlamento dışındaki muhalefet partileri de 11 Temmuz’da Süleymaniye’de bu ana tanıklık etmeli ve tanıklık edip bu sorumluluğa ortak olmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Gazeteci Aziz Köylüoğlu SİHA saldırısı sonucu yaşamını yitirdi

    Gazeteci Aziz Köylüoğlu SİHA saldırısı sonucu yaşamını yitirdi

    PİRHA- Federal Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde gerçekleştirilen SİHA saldırısında gazeteci Aziz Köylüoğlu yaşamını yitirdi. 

    Irak Kürdistan Bölgesi Özerk Yönetimindeki (IKBY) Süleymaniye ilinin Ranya ilçesinde SİHA ile düzenlenen saldırıda gazeteci Aziz Köylüoğlu’nun yaşamını yitirdiği açıklandı.

    AZİZ KÖYLÜOĞLU KİMDİR?

    Diyarbakır’da 1976 yılında doğan Aziz Köylüoğlu, 2000’li yılların başında gazetecilik hayatına başladı. Köylüoğlu, meslek hayatı boyunca muhabir-kameramanlıktan editörlüğe, haber müdürlüğünden genel yayın yönetmeliğe kadar farklı görevler üstlendi. Gazete, ajans, televizyon ve dijital medyada habercilik yaptı. Köylüoğlu, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin pek çok ilinde de gazetecilik yapmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara Kadın Platformu: Nagihan Akarsel isyanımızdır!-VİDEO

    Ankara Kadın Platformu: Nagihan Akarsel isyanımızdır!-VİDEO

    PİRHA-Ankara Kadın Platformu, Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel’in katledilmesine ilişkin açıklama yaparak “İran’da Mahsa Amini’yi, Süleymaniye’de  Nagihan’ı katleden zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz” denildi.

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, akademisyen Nagihan Akarsel’in Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilmesine bir tepki de Ankara Kadın Platformu’ndan geldi.

    Mor Mekan’da yapılan basın açıklamasında Jîna Mahsa Amini ile Nagihan Akarsel’in fotoğrafları bir arada taşındı. Kadınlar ayrıca açtıkları pankartta “Jin, Jîyan, Azadî diyenler susmayacak” mesajını verdi.

    “JİN JİYAN AZADİ DİYENLER ASLA SUSMAYACAKLAR”

    Ankara Kadın Platformu adına okunan metinde “Nagihan’a sıkılan kurşun tüm kadınlara ve kadın mücadelesine sıkılmıştır” denilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Nagihan Akarsel isyanımızdır!

    Günlerdir dünyanın her yerinde biz kadınların öfkesi ve isyanı katlanarak büyüyor. Erkek devlet şiddeti bir arkadaşımızı daha bizden kopardı.

    Yeni bir dünya mümkün diyerek kadın özgürlük mücadelesine olan büyük inancıyla ömrünü kadınların sesini tüm dünyaya duyurmaya adamış Jineoloji Dergisi editörü Nahihan Akarsel’in dün sabah Süleymaniye’de kirli bir suikastle katledilmiş olmasını büyük bir üzüntü ve öfkeyle öğrenmiş bulunuyoruz.

    Nagihan, ömrünü özgür basında gazeteciliğe ve kadın haberciliğine adamış, her türlü zulüm ve baskıya rağmen kadınların hakikatini yazmaktan bir an olsun vazgeçmemiş, duruşu ve mütavaziliği ile herkese ilham olmuş bir arkadaşımızdı. Türkiye’de maruz kaldığı yargı şiddeti ve baskılar nedeniyle Süleymaniye’ye geçmek zorunda kalmış ancak kadınlar için üretmekten yazmaktan bir an olsun vazgeçmemişti.

    Öfkemiz de acımız da büyük. Günlerdir Türkiye’de İran’da ve dünyanın her yerinde yaşam hakkımızı, özgürlüğümüzü savunmak için çıktığımız sokaklarda devlet şiddeti, baskı ve gözaltılarla karşımıza çıkmaya devam ediyor. Dün Nagihan için Diyarbakır’da ve İstanbul’da yapılmak istenen açıklamalarda onlarca kadın işkenceyle gözaltına alındı. Kadın katliamları karşısında acımızı, öfkemizi, direnişimizi haykırmak için çıktığımız sokaklar işkenceyle şiddetle bizlere yasaklanırken, şeriat propagandası yapanlar, devlet desteğiyle nefret yürüyüşlerini örgütleyenler aynı sokaklarda kırmızı halılarla karşılanıyorlar.

    Biz kadınlar, coğrafyalara göre biçim değiştirse de şiddetin aynı sistemden beslendiğinin farkındayız. İran’da Mahsa Amini’yi, Süleymaniye’de Nagihan’ı katleden zihniyetin aynı olduğunu biliyoruz. Sınırları aşan dayanışmamızın gücü de buradan geliyor.

    Bu yüzden Nagihan’a sıkılan bu kurşunlar Kürt kadın hareketine, kadın kurtuluş hareketine ve feminist mücadeleye sıkılan kurşunlardır diyoruz. Bu kurşunlar kadınların sesine, sözüne sıkılmış kurşunlardır. Ancak, dün Mahsa Amini’yi, bugün Nagihan’ı katleden erkek devletler şunu iyi bilsin ki; kadın özgürlük mücadelesinin yaktığı ışık karanlık oyunlarla, şiddetle suikastle söndürülemeyecek kadar büyük ve görkemlidir. İran’da olduğu gibi dünyanın dört bir yanında tekçi, cinsiyetçi erkek egemen rejimlere karşı kadın mücadelesini dayanışmayla büyütmeye devam edeceğiz.

    Nagihan şahsında bizleri baskıyla, şiddetle, suikastle, susturmaya sindirmeye çalışanlara cevabımızı kadın mücadelemizden bir adım dahi geri atmayarak vereceğiz. Ve Jin jiyan azadi diyenler asla susmayacaklar!”

    PİRHA/ANKARA

  • Demokratik Alevi Kadınlar Birliği: Nagihan Jin, Jiyan, Azadi savunucusuydu, ülkesine sevdalıydı

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği: Nagihan Jin, Jiyan, Azadi savunucusuydu, ülkesine sevdalıydı

    PİRHA- Kürt Gazeteci, Akademisyen Nagihan Akarsel’in katledilmesine tepki gösteren Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, “Nagihan, Jin, Jiyan, Azadi savunucusuydu. Kadın cinayetleri politiktir. Çünkü korkaklar, acizler, gericiler ve de faşist ırkçılar, yobazlar iyi bilir ki kadınlar susturulursa toplum susturulur” dedi. 

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji Dergisi Editörü, Akademisyen Nagihan Akarsel’in Süleymaniye kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilmesine tepkiler devam ediyor.

    Yazılı bir açıklama yapan Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, “Nagihan, Jin, Jiyan, Azadi savunucusuydu” dedi.

    Kadın cinayetlerinin politik olduğunu belirten Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, “‘Kadın cinayetleri politiktir’ söylemi bugünlere değil milattan öncelere dayanır. Bu söylem boşuna söylenmez ve kullanılmaz. Çünkü korkaklar, acizler, gericiler ve de faşist ırkçılar, yobazlar iyi bilir ki kadınlar susturulursa toplum susturulur” ifadelerini kullandı.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, açıklamasına şöyle devam etti:

    “Ne yazık ki bugün büyük bir acıyla öğrendik ki JIN JIYAN AZADI yaşam felsefesinden geri adım atmayan ve hayat serüveninin tümünü kadının özgürlüğüne adayan Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Gazeteci, Araştırmacı Yazar Nagihan Akarsel, Güney Kürdistan’da Süleymaniye’de evinin önünde uğradığı bir suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.
    Bu cinayeti Güneyli politik güçlerin ve KDP’nin açıklamasını bekliyoruz. Nagihan’ın cinayetini ne Paris’te Sakine Cansızlara yapılandan ne Irandaki Jına Amini cinayetinden ne de dünyanın başka bir ülkesindeki kadın cinayetlerinden ayrı görmediğimizi belirtmeliyiz.

    “BİZ REA HEG SAVUNUCUSU KADINLAR OLARAK NAGİHAN’NIN YAŞAMININ TANIKLARIYIZ”

    Biz hakikati inancında arayan, can olan, Rea Heq savunucusu kadınlar olarak Nagihan’ı tanıyoruz, biliyoruz, yaşamının tanıklarıyız. Sakine, Jina Amini ve Nagihan aynı karanlık gerici zihniyet tarafından katledildiler ve biz buradan belirtmeliyiz ki bu cinayetler sıradan değildir. Katil ya da katiller KDP sorumluluğunda yaşanmıştır ve KDP başta olmak üzere kendisini Kürdistani değerlerimiz dahilinde görenlerden acilen açıklama ve suçluları topraklarından çıkarmaya, yargılamaya çağırıyoruz. Kirli hesapların ve pazarlıkların ortaklığını sonlandırmayı belirtmeliyiz.

    “NEREDE BİR CAN ÖLÜRSE ORADA ATAR YÜREKLERİMİZ”

    Tarih kadının yaşamının kutsalığıyla yürüyor. Nagihan Kürt’tü, gazeteciydi ve ülkesine sevdalıydı. Onun kalemi susmaz, anısı yaşar ve yaşatılır. Katiller açığa çıkıncaya, sorumlular hesap verinceye dek sürecektir kadın cinayetlerine karşı mücadelemiz. Nerede bir can ölürse orada atar yüreklerimiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Nagihan Akarsel’in faili yakalandı!

    Nagihan Akarsel’in faili yakalandı!

    Süleymaniye Asayişi yaptığı yazılı bir açıklama ile Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel’i öldüren kişinin Koye ilçesinde yakalandığını açıkladı.

    Süleymaniye Asayişi Süleymaniye’de katledilen Jineoloji Araştırma Merkezi Üyesi Nagihan Akarsel’in failinin Koye ilçesinde yakalandığını açıkladı. Yazılı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün sabah saatlerinde Süleymaniye’nin Bahtiyar mahallesinde Nagihan Kemal Akarsel isimli bir kadının yaşamını kaybettiği bilgisi alındı. Güçlerimiz hemen olay yerine intikal ederek incelemelere başladı. Detaylı bir soruşturmanın ardından birkaç saat içinde Bölge Asayiş Kurumu Başkanı’nın talimatı ve Hewlêr-Koye Asayişi işbirliğiyle olayın faillerini yakaladık. Faillerin sorgusu devam ediyor. Faillerin yakalanması sırasında bizlerle bilgi paylaşarak işbirliği yapan yurtsever halkımıza teşekkür ediyoruz.”

    Açıklamada faillerin kimlik bilgileriyle ilgili herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin, Hewlêr’e kaçmak istediği ve YNK denetimindeki son asayiş noktasında yakalandığı bilgisi paylaşıldı.

    Kaynak: MA

  • Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel, silahlı saldırıyla katledildi

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi Nagihan Akarsel, silahlı saldırıyla katledildi

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, akademisyen Nagihan Akarsel, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde bulunan evinin önünde bugün uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi. Nagihan Akarsel’in katledilmesine tepki gösteren kadınlar, “Bunu yapan zihniyeti tanıyor ve biliyoruz” dedi. 

    Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci, yazar, akademisyen Nagihan Akarsel, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde bulunan evinin önünde bugün uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi.

    Akarsel’in katledilmesine tepki gösteren kadın örgütleri, gazeteci ve siyasetçiler, sanal medyada paylaşımlarda bulundu.

    TJA, HDP, SMF, DBP, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisleri, Akarsel’in katledilmesini kınayarak, “Kadın özgürlük mücadelesi için emek veren, Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji dergisi editörü #NagihanAkarsel, Süleymaniye’de uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi. Saldırıyı kınıyor, kadın özgürlük mücadelemizi ve dayanışmamızı yükseltme sözü veriyoruz!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)