Etiket: sultan taşkaya

  • Cumartesi Anneleri 820. haftasında: İnkar ve cezasızlığa son verin – VİDEO

    Cumartesi Anneleri 820. haftasında: İnkar ve cezasızlığa son verin – VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin 820. haftasında 27 yıl önce Siverek’te gözaltına alınan Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sorularak faillerin peşini bırakmayacakları ve mücadelen vazgeçmeyecekleri vurgulandı.

    Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması için her hafta düzenledikleri eylemlerinin 820. haftasını gerçekleştirdi. Koronavirüs nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleştirilen eylemde bu hafta 6 Aralık 1993 tarihinde Siverek Bağlar Mahallesi’ndeki amcasının evinden askerler, polisler ve Bucak aşiretine mensup korucular tarafından gözaltına alınan bir daha haber alınamayan Hüseyin Taşkaya’nın akıbeti soruldu.

     

    Cumartesi Anneleri, 820. haftalarında gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sordu, sorumluların cezalandırılmasını istedi.

    TAŞKAYA: DEVLET FAİLLERİ BİLİYOR

    Pandemi nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada ilk olarak Taşkayanın eşi Sultan Taşkaya konuştu. Eşinin 27 yıl önce kardeşinin evinden, aralarında Sedat Bucak’ın kardeşi Ahmet Bucak’ın da olduğu korucular, asker ve polisler tarafından gözaltına alındığını söyleyen Sultan Taşkaya, bu sırada gözaltına engel olmaya çalışan aile bireylerinin darp ve tehdit edildiğini kaydetti. Tehditler nedeniyle ailenin bir kısmının Siverek’i terk etmek zorunda kaldığını aktaran Sultan Taşkaya, “27 yıldır Hüseyin’i arıyoruz, çalmadık kapı bırakmadık ama hiçbir ize rastlamadık. Devlet gözaltına aldı, herkes biliyor. Sağ olmadığını biliyoruz, en azından mezarını istiyoruz” dedi.

    “Çocuklarımız büyüdü, torunlarımız oldu. Şimdi onlar devraldı mücadeleyi. Failler belli, ortada geziyorlar. Devlet de biliyor” diyen Sultan Taşkaya, eşinin mezarını bulana kadar ve sorumlular yargılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.

    25 yıl boyunca Galatasaray’da oturduklarını ve tüm kayıp yakınlarıyla büyük bir aile olduklarını da vurgulayan Sultan Taşkaya, “Tek kayıp kalmayana kadar, mücadelemizden de Galatasaray’dan da vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “VAZGEÇMEYECEĞİZ, MÜCADELEMİZ NESİLDEN NESİLE SÜRECEK”

    Hüseyin Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya, babası kaybedildikten sonra annesi ile birlikte geldiği Galatasaray Meydanı’nda büyüdü. Şimdi de kayıplar mücadelesini sürdürüyor.

    Babası kaybedildiğinde 7 yaşında olduğunu hatırlatan Serpil Taşkaya, ilk olarak Galatasaray’a babaannesiyle birlikte gittiğini anlattı.

    “Daha sonra annem ve babamı bulacağıma yönelik artan umudumla birlikte ben de bu mücadeleye dahil oldum” diyen Taşkaya, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın talebimizi yıllardır yükseltiyoruz. Tüm kayıplarımızın akıbeti belli olana ve failleri yargılanana kadar bu mücadele nesilden nesile devam edecek. Herkes için adalet arayışımdan, 25 yıl önce çocuk olarak geldiğim, bugün de çocuklarımla sürdürdüğüm kayıplar mücadelemizin mekanı Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Haftanın açıklamasını da Hüseyin Taşkaya’nın Galatasaray’da büyüyen torunu Helin Taşkaya okudu.

    Gözaltında kaybedilen insanlar için hakikat ve adalet arayışının 820. haftasında olduklarını söyleyen Taşkaya, “Kaç yıl geçerse geçsin devlet, gözaltında kaybedilen insanlarımızın  akıbetleriyle ilgili, yakınlarına bilgi vermek, bedenlerinin nerede olduğunu tespit etmek ve adaleti sağlamakla yükümlüdür” ifadelerine yer verdi.

    Ancak devletin bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini kaydeden Taşkaya, Hüseyin Taşkaya’nın gözaltında kaybedilişinin 27. yılında bir kez daha iktidarı ve adli makamları göreve çağırarak, “Hüseyin Taşkaya dosyasındaki inkara ve cezasızlığa son verin. Etkin soruşturma ve kovuşturma yaparak Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini açıklayın. Onun gözaltında kaybedilmesine neden olanları adil bir biçimde cezalandırın” çağrısında bulundu.

    Taşkaya, tüm kayıplar için adalet istemekten de, 121 haftadır kayıp yakınlarına yasaklanan, kayıplarla buluşma mekanı Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

    NE OLMUŞTU?
    42 yaşındaki 4 çocuk babası Hüseyin Taşkaya Siverek’te yaşıyordu. 12 Eylül döneminde beş yıl hapiste kaldı. Hapishaneden çıktıktan sonra inşaat işine girdi. 90’lı yılların başında Siverek’te varlıklı bir müteahhit oldu.

    O dönem tamamen Bucak Aşireti’nin hâkimiyetinde olan Siverek’te ağır hak ihlalleri yaşanıyordu. Bu durum devletin Susurluk Raporu’nda  “aşiretin silahlı mensuplarının ‘devlet içinde devlet’ görünümünde oldukları”  şeklinde yer aldı.

    Çevresinde sözüne itibar edilen Hüseyin Taşkaya, bu ihlalleri eleştirdiği için güvenlik güçlerinin ve Bucak Aşireti’nin hedefindeydi. Adının ölüm listesinde olduğu duyumları gelmeye başlayınca evini İstanbul’a taşıdı. Kendisi de kalan işlerini toparlamak üzere  amcasının evinde kalmaya başladı.

    Hüseyin Taşkaya, 6 Aralık 1993 tarihinde Siverek Bağlar Mahallesi’ndeki amcasının evinden askerler, polisler ve Bucak aşiretine mensup korucular tarafından gözaltına alındı. Gözaltı işlemini gerçekleştiren 30 araçlık konvoya Siverek Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Ahmet Şentürk komuta ediyordu.

    Ailesi Hüseyin Taşkaya’yı sormak için hemen jandarmaya, emniyete, savcılığa ve valiliğe başvurdu. Askeri yetkililer, gözaltı işleminden kısa bir süre sonra Taşkaya’nın polisler tarafından götürüldüğünü söyledi. Emniyet  ise “Bizde yok Sedat Bucak’a sorun” dedi. DYP milletvekili, aşiret reisi- korucubaşı Sedat Bucak da ” Bizim ekip almış fakat devlete teslim etmiş; bundan sonra haberimiz yoktur, devlet biliyor.” dedi.

    Oğlundan haber alma umuduyla Siverek Emniyeti’ne giden Fatime Taşkaya’ya emniyette “Bir daha bize gelmeyin. Diğer oğullarınla birlikte burayı terk edin, yoksa onlar da kaybolur” denildi. Urfa Valisi Ziyaeddin Akbulut’la görüşen aile, Hüseyin Taşkaya’nın bulunmasını istedi. Gözaltına alındığı inkar edilen Hüseyin Taşkaya’dan bir daha haber alınamadı.

    Olayı soruşturmak, suçu ve suçluyu açığa çıkarmakla görevli Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı, Hüseyin Taşkaya’nın gözaltına alınmasını ailenin soyut iddiası olarak değerlendirdi. Yapılan suç duyursunu soruşturmaya yer olmadığı  kararı ile kapattı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Cumartesi Anneleri: Kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: Kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri yasaklı olan eylemlerinin 715’inci haftasında Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sordu; Galatasay Meydanı ısrarından vazgeçmeyeceklerini belirtti.

    İstanbul Taksim’de Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirilmesi 700’üncü haftadan bu yana yasaklanan Cumartesi Anneleri’nin basın açıklaması, bu hafta da İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde yapıldı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Zeytinburnu Belediyesindeki işinden çıkarıldığı için eylem yapan Kenan Güngördü katılarak Cumartesi Anneleri’ne destek verdi.

    Eylemde bu hafta 6 Aralık 1993’de bu yana haber alınamayan Hüseyin Taşkaya’nın akıbeti soruldu.

    Cumartesi Anneleri adına açıklamayı Şehriban Taşkaya okudu.

    “GALATASARAY MEYDANI ENGELLEMESİ ANAYASAYA AYKIRI”

    Açıklamada, 15 haftadır Galatasay Meydanı’nda açıklama yapmalarına izin verilmediği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

    “15 haftadır ısrarla söylüyoruz; bu engellemeler Anayasa’ya, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır. Bu engellemeler temel hak ve özgürlüklerimizin özüne ve demokratik değerlere yapılmış bir saldırıdır.”

    “AİLESİNE ‘SEDAT BUCAK’A SORUN’ DENİLDİ”

    Açıklamada devamla, Taşkaya’ya ilişkin süreç şöyle anlatıldı:

    “6 Aralık 1993 tarihinde askerler, polisler, Bucak aşiretine mensup korucular otuz araçlık konvoyla, Urfa’nın Siverek ilçesi Bağlar mahallesindeki Mehmet Taşkaya’nın evine baskın yaptı. Üsteğmen Ahmet Şentürk’ün yönettiği baskında Hüseyin Taşkaya gözaltına alındı.

    Hüseyin Taşkaya’yı  sormak için  emniyete, savcılığa, valiliğe giden ailesine ‘Sedat Bucak’a sorun.’ denildi. DYP milletvekili, aşiret reisi- korucu başı Sedat Bucak da ‘Bizim ekip almış fakat devlete teslim etmiş; bundan sonra haberimiz yoktur, devlet biliyor.’ dedi.

    Oğlundan haber alma umuduyla  Siverek Emniyet’ine giden Fatime Taşkaya’ya ‘Bir daha bize gelmeyin. Diğer oğullarınla birlikte burayı terk edin, yoksa onlar da kaybolur.’ denildi.

    Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Hüseyin Taşkaya’dan bir daha haber alınamadı.”

    Taşkaya’nın annesi Fadime Taşkaya’nın 17 Ekim 2015’de oğlunun durumuyla ilgili haber alamadan hayatını kaybettiği belirtilen açıklama, şu ifadelerle son buldu:

    “Hakikat ve adalet talebimiz gerçekleşinceye kadar kayıplarımızı aramaktan ve kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz!”

    “ONLARDAN ALDIĞIMIZ MİRASI ASLA BIRAKMAYACAĞIZ”

    Açıklamanın ardından Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya ve kızı Serpil Taşkaya birer konuşma yaptı. Konuşmalarda Hüseyin Taşkaya’yı 25 yıldır aradıkları vurgulandı; kayıp yakınları olarak Galatasaray Meydanı konusunda ısrarlı oldukları ifade edildi.

    Son olarak konuşan Rıdvan Karakoç’un ağabeyi Hasan Karakoç, “Asiye annenin ikinci ölüm yıl dönümü dolasıyla birkaç kelime söylemek istedim.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

    “Onlar bize Galatasaray’ı emanet ettiler. Onlar vahşetin, barbarlığın, katliamın karşısında dimdik onurlu bir şekilde durdular. 23 yıldır bu mücadeleyi sürdürdüler. Onlardan devraldığımız mirası asla bırakmayacağımızı ilan etmek istiyorum.”

    Haber-Fotoğraf: Eylem Babayiğit