Etiket: sümbül beltir

  • DAD: Sümbül Beltir’in gayreti ve vicdanı bizlere çerağdır

    DAD: Sümbül Beltir’in gayreti ve vicdanı bizlere çerağdır

    PİRHA-İzmir’de geçirdiği trafik kazası sonucu Hakk’a yürüyen Sümbül Koçlu Beltir için yazılı bir açıklama yapan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) “Yaşamın her deminde gayretin, vicdanın bizlere çerağdır. Mekanı nur, çarxı Ana Fatma dergahı olsun” ifadelerini kullandı. Beltir için yarın İstanbul’da Hakk’a yürüme erkanı yapılacak.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, İzmir’de geçirdiği trafik kazasının ardından Hakk’a yürüyen Sümbül Koçlu Beltir için “Değerlimize aşk ile” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı. Hakk’a uğurlama erkanı hakkında da bilginin verildiği açıklamada “Yaşamın her deminde gayretin, vicdanın bizlere çerağdır. Mekanı nur, çarxı Ana Fatma dergahı olsun” denildi.

    “GAYRETİN VE VİCDANIN BİZE ÇERAĞDIR”

    DAD tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

    “Demokratik Alevi Dernekleri sürecinin her eşiğinde gayretli ve vefalı yaklaşımı ile bizlere her daim çerağ olmuş Tuzla DAD kurucusu, yöneticisi Sümbül Beltir canın; elim bir trafik kazası sonucu Hakk’a yürüdüğünü öğrenmiş olmanın derin acısını yaşıyoruz.

    “Sümbül can ile cemal cemale gelip muhabbet etmek, zaman ve mekan ile ilişki kurmak gibiydi. Doğanın dili ile dem olurdunuz. Evladına hasreti külli mekana merhamet olarak nişan oluyordu. Vicdanı adalet makamı olarak Hakk’ın nişan olduğu Xızır’ın dilinin derman olduğuydu.”

    Yaşamın her deminde gayretin, vicdanın bizlere çerağdır. Bayram Beltir canın ve değerli ailenin başı sağolsun. Mekanı nur, çarxı Ana Fatma dergahı olsun.

    Heq Rama xo cikero, worte gul u nur de bo. Sere el u kom wes bo. Jiyar u diyar cira olwoz bo. Tora Ana Fatma ra, Heqi ye xora Heq bo. Heq rama xwe leke, çila wi şa bıke, Xızır şewq u qerata wi par bike. Tora Ana Fatma ra Heq be. Sere malbate, el u Qom’e xweş be.”

    BELTİR, YARIN İSTANBUL’DA TOPRAĞA SIRLANACAK

    Sümbül Koçlu Beltir bugün İzmir Yamanlar Cemevi’nden İstanbul’a uğurlanacak. Yarın saat 12.00-13.00 sıralarında İstanbul Tuzla Aydınlı Köyü HAK-Ev Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yapılacak.

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER: 

    >DAD yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Beltir Hakk’a yürüdü
    >Sevenlerinden Sümbül Beltir’e: Bize kattığın mücadele azmini hiç unutmayacağız

  • Sevenlerinden Sümbül Beltir’e: Bize kattığın mücadele azmini hiç unutmayacağız-VİDEO

    Sevenlerinden Sümbül Beltir’e: Bize kattığın mücadele azmini hiç unutmayacağız-VİDEO

    PİRHA-İzmir’de geçirdiği trafik kazası sonucu Hakk’a yürüyen DAD geçmiş dönem genel merkez yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Koçlu Beltir için büyük üzüntü duyuldu. Sevenleri, arkadaşları sosyal medya paylaşımlarında “Alevi kadın hareketi ve örgütlenmesinde emeği büyüktü. Bize kattığın mücadele azmini hiç unutmayacağız” dediler. 

    İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu Hakk’a yürüyen Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) geçmiş dönem genel merkez yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Koçlu Beltir için sosyal medyada mesajlar paylaşıldı. Alevi kadın hareketi içerisindeki emeğine de değinilen mesajlarda büyük üzüntü duyulduğu belirtilerek, “Bize kattığın mücadele azmini hiç unutmayacağız” denildi.

    “ALEVİ KADIN ÖRGÜTLENMESİNDE EMEĞİ BÜYÜKTÜ”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu yaptığı paylaşımda “Sümbül ablamızın ani gidişi hepimizi üzdü… Yolu ışık menzili mübarek mekanı Ulu Pirlerimizin yanı olsun. Cümle sevenlerinin ve hepimizin de başı sağ olsun” ifadelerine yer verdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, Songül Koçlu Beltir için “DAD geçmiş dönem yöneticisi ve Alevi kadın aktivist Sümbül Koçlu Beltir, İzmir Dikili’de geçirdiği trafik kazası sonrası Hakk’a yürüdü. Alevi kadın hareketi ve örgütlenmesinde emeği büyüktü. Mütevazi kişiliği, anacıl yaklaşımı, saflığı ile bizler için birer mihenk taşıydı. O, ayağını dostlarının eşiğinden ayırmayan, toplumunun yüzünü güneşe, aya, iyiye doğruya, güzele çevirendi. Devri daim olsun…Vorte gul nurde bo..” paylaşımını yaptı.

    Alevi aktivist Songül Tunçdemir de mesajında “Çok üzgünüm. Devrin daim olsun. Seni hiç unutmayacağız Sümbül Beltir” dedi.

    “GERİDE KALANLARA BÜYÜK ACI BIRAKTI”

    Sanatçı Dıle Munzur ise “Yıllardır kaybettiği evladının hasreti, acısı içindeydi. Bu acısı son buldu ama şimdi kendisi, geride kalanlara büyük bir acı bıraktı. Az önce edindiğimiz habere göre maalesef Sümbül ablamızı İzmir’de geçirdiği trafik kazası sonucu kaybetmişiz. Güzel ablamın devri daim olsun. Ailesine sevdiklerine ve DAD’a baş sağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “O, AYAĞINI DOSTLARININ EŞİĞİNDEN AYIRMAYANDI”

    CAN TV emekçilerinden Menşure Karabulut Morsünbül de yaptığı paylaşımda “DAD geçmiş dönem yöneticisi ve Alevi kadın aktivist Sümbül Koçlu Beltir, İzmir Dikili’de geçirdiği trafik kazası sonrası Hakk’a yürüdü. Alevi kadın hareketi ve örgütlenmesinde emeği büyüktü” dedi.

    “MÜCADELE AZMİNİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ”

    Fotoğrafçı Yüksel Uygun, Beltir için “Uğurlar olsun Sümbül, senden önce gidenlere selam götür” mesajını paylaşırken; bir diğer fotoğrafçı Kerim Eren de “Sümbül Beltir, her zaman çizginin bu yanında, haktan ve doğrudan yanaydı. Devri daim olsun…” dedi.

    Hüseyin Altay ise paylaşımında “Sevgili Sümbül can devrin daim olsun. Toprak ana şefkatiyle seni kucaklasın. Bize kattığın mücadele azmini hiç unutmayacağım” ifadelerine yer verdi.

    Sümbül Koçlu Beltir’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak incelemelerin ardından İstanbul’a getirilerek toprağa sırlanacak.

    Sünbül Koçlu Beltir, Hızır ayına ilişkin PİRHA‘ya verdiği demeçte, Hızır’ın Alevi inancındaki önemini vurgulamıştı.

    PİRHA / İSTANBUL
  • DAD yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Beltir Hakk’a yürüdü

    DAD yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Beltir Hakk’a yürüdü

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) geçmiş dönem yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Koçlu Beltir, geçirdiği trafik kazasında Hakk’a yürüdü.

    Demokratik Alevi Dernekleri geçmiş dönem genel merkez yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Koçlu Beltir, İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trafik kazasında Hakk’a yürüdü. Eşi Bayram Beltir’in ise Bergama’daki bir hastanede tedavi altına alındığı belirtildi.

    Sümbül Koçlu Beltir’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılacak incelemelerin ardından İstanbul’da sırlanacak.

    Beltir, Demokratik Alevi Dernekleri genel merkez yöneticiliğinin yanı sıra ve Alevi kadın hareketi içerisinde de emek harcamıştı.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Kadınlar artık itaat etmiyor’-VİDEO

    ‘Kadınlar artık itaat etmiyor’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da taleplerini haykıran kadınlar, eşitlik, özgürlük, adalet, kadın cinayetlerinin son bulması, gerici politikaların bitmesini istedi.

    Kadınlar, eşitsizliğe, adaletsizliğe, erkek egemenliğine, ekonomik krize, sömürüye, kadın cinayetlerine, gerici politikalara karşı isyanlarını kuşanarak alanlara çıktılar. İstanbul Bakırköy’den taleplerini haykıran kadınlar, dövizleri, sloganları, zılgıtları ve halaylarıyla miting alanını renklendirdiler.

    Mitinge yöresel kıyafetleriyle gelen kadınlar da vardı kucaklarında bebekleriyle gelen kadınlar da. Kucaklarında bebekleriyle gelen kadınlar “Çocuk da yaparım eyleme de giderim, haklarımı da savunurum” mesajları verdiler.

    Miting alanında taleplerini PİRHA’ya anlatan kadınlar eşitsizlikten, adaletsizlikten, sömürüden, ekonomik krizden, artan kadın cinayetlerinden, çocuk istismarından ve dayatılan gerici politikalardan şikayetçi.

    “KADINLARIN BİRLİKTELİĞİ İÇİN ALANLARDAYIZ”

    Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Eski Başkanı Beyza Metin, kadınlara dayatılan gerici politikalara karşı sesini yükseltmek için miting alanında. Kadın mühendislerin çalışma yaşamında erkek mühendislerle eşit koşullarda çalışamadıklarına vurgu yapan Metin, “Daha geçtiğimiz aylar içerisinde bir kadın mühendis patronu tarafından şiddete maruz kaldı. ‘İşe girmeden evvel evlenmeyi düşünüyor musun, çocuk yapacak mısın’ gibi sorular soruluyor ya da kadınlara sözleşmeler imzalatılıyor. Tüm bu gericiliğe karşı kadınların birlikteliği için alanlardayız.” dedi. Yerel seçimlere ilişkin de konuşan Metin, kadınları yerel yönetimlerde görmek istediklerini ve kadın temsiliyeti ön plana çıkaran partilere oy vereceklerini söyledi.

    Erkek egemenliğine, kadın cinayetlerine karşı olduğu için alanlarda olan Kader Bozbay, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen çocuk istismarcılarına evlilik affı yasasını eleştirerek bu tür yasalara karşı kadınların hep birlikte ses çıkarması gerektiğini vurguladı.

    “BU ÖLÜM SESSİZLİĞİ BİZİ DE BULACAK”

    Kadınların öldürülmesine karşı alanlarda olan Hazal Kartal da “Biz kadınlar birlikte varız, var olacağız. Bu ülkeyi kadınlar yönetecek.” dedi. Savaşsız, kimsenin ölmediği bir ülkede yaşamak istediklerini dile getiren Kartal, Leyla Güven’in açlık grevine dikkat çekerek “Neden bu kadar sessiziz. Ölüm sessizliği nereye kadar. Bir gün bu ölüm sessizliği bizi de bulacak. Lütfen sessiz kalmayalım, sesimizi yükseltelim. Bu ülkede hepimiz barış içinde yaşayabiliriz.” şeklinde konuştu.

    “ALEVİ KADINLAR ALANLARDA OLMALI”

    Bir Alevi kadın olarak alanlarda olan Sümbül Beltir ise mitinge katılımın azlığını eleştirerek “Bir içe çekilmişlik var, bu da bizim hayrımıza değil.” dedi. Alevi kadınların hakları için alanlarda olmaları gerektiğine değinen Beltir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevileri ötekileştirici söylemlerini hatırlatarak “Buna karşı güçlü bir ses vermemiz gerekiyor. Bu yüzden alanlarda olmalıyız. Kendi inancımıza, yolumuza, gençlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Bunu da ancak kadınlar başarabilir çünkü kadınlar gittikleri her yere inançla gidiyorlar.” şeklinde ifade etti.

    “KADINLAR ARTIK İTAAT ETMİYOR”

    Özgür Genç Kadın üyesi Tanya Kara da kadın cinayetlerine, homofobiye, transfobiye, artan çocuk istismarına karşı isyanını kuşanıp çıkan kadınlardan biri. Kadınların artık itaat etmediklerini ve sokaklarda özgürlük istediklerini belirten Kara, yaşadıkları alanlarda kadın yönetim tarzını istediklerini ve kadın adayları desteklediklerini söyledi.

    Barış, özgürlük ve adalet istediği için alanlarda olan kadınlar taşıdıkları dövizler ve attıkları sloganlarla Leyla Güven’in taleplerini de haykırdılar. Anadillerinde konuşan kadınlar Leyla Güven’in yaşaması için bir an önce adım atılmasını talep ettiler.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Diyanetin fetvalarına hakikatçi İslamcıların karşı çıkması gerekiyor’

    ‘Diyanetin fetvalarına hakikatçi İslamcıların karşı çıkması gerekiyor’

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Temsilcileri, Diyanet’in çocuk evliliğine ilişkin verdiği fetvaya karşı tepkilerini PİRHA’ya anlattı. DAD Temsilcileri, konuya ilişkin “Bütün özgürlük gruplarının, demokrasi güçlerinin her şeyden önce hakikatçi İslamcıların buna karşı çıkması gerekiyor. Bu İslam’ın özüne de aykırıdır” ifadelerini kullandı.   

    Diyanet İşleri Başkanlığı sitesinde yer alan ve 9 ve 11 yaşındaki kız ve erkek çocukların evlenebileceğine dönük açıklamasına Pir Zeynel Kete ile Demokratik Alevi Derneği Temsilcileri Bülent Felekoğlu ve Sümbül Beltir tepkilerini dile getirdiler.

    FETVALAR TEKÇİ ZİHNİYETİN ÜRÜNÜDÜR

    Pir Zeynel Kete konuya ilişkin şunları belirtti:

    “Diyanet’in son fetvaları, bu milleti karanlığa götürüp Emevi-İslam anlayışıyla birleştirmeye çalışan tekçi zihniyetin ürünüdür. Diyanet, çok güçlü bir ideoloji kaynağıdır adeta bir savunma bakanlığı gibi çalışıyor.
    Aleviler Diyanet’ten hizmet almıyor ve almamalıdır. Diyanet’in verdiği fetvanın bizim için bir yaptırımı yok ama ahlaki duruş sergilemek açısından cinsiyet ayrımcı ve masum-u pak olan çocukları hedef göstermesi açısından yanlıştır. Zaten Diyanet’in kendisi yanlış bir kurumdur.
    Aleviler Diyanet’in söylemlerine karşıtlık oluşturmaları gerekiyor ama her şeyden önce bu İslami payda içerisindeki Hak İslam’ı savunanların ciddi bir tepki göstermesi lazım. Bu tepkisellik kadın gruplarıyla, özgürlükçü gruplarla bir araya gelip ciddi boyutuyla düşünülmelidir.”

    DAD Temsilcisi Bülent Felekoğlu, “Öncelikle 9 yaşında evlenilebilir meselesi Hz.Muhammed’in hakikatini saptıran bir yaklaşımdır. Diyanet o iktidarcı Yezid zihniyetinin ihtiyacı olan fetvayı vermiştir. İslam’ın hakikatinde kadına yaklaşım, evlilik yaşı çok net olarak belirtilmiştir. Ayrıca sosyal ve toplumsal yaşam içerisinde bunun yeri yoktur. 9 yaşında evlilik söz konusu değildir” dedi.

    İSLAM’IN HAKİKATİNİ SAVUNANLARIN TEPKİ GÖSTERMESİ GEREKİYOR

    Felekoğlu, Diyanet yaptığı birçok hatanın yenisini yapmıştır. Bugünkü zihniyetin istediği sonucu vermiştir. Bu yönüyle de toplumların ikrarlaşmasıyla yönetilmesi gerekirken bir iktidar aracı haline gelmiştir” diye konuşan Felekoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu fetvanın toplumda bir karşılığı yoktur. Toplumdaki her inançtan ciddi refleks almıştır. Diyanet’e çok net tepki gösterildi. Zaten sonrasında bu değiştirildi. Yapılan haber de refleksleri doğru anlaşarak yaklaşılması gereken bir haberdi. İslam’ın hakikatine doğru yaklaşanların Diyanet’n hem Hz. Muhammed’in hem de Kuran’ın değerlerine hakaretle yaklaşımına karşı bir refleks göstermesi gerekiyor. Bu kendi çocuğuna kendi düşüncene kendi inancına bir hakarettir. Nehakın parasıyla beslenen onun silahını kullanmak istiyor. Nehakın parasıyla maaş alan anlayış en sonunda ona köle oluyor. Dolayısıyla toplum bu köle sistemini, inancı köleleştiren sistemi İslam’ın hakikat değerlerinden çok Muaviye aklıyla araçsallaştırılmış sahi olmayan yönlerini ayıklamakla mükelleftirler.”

    FETVALARIN HİÇBİR İNANÇTA YERİ YOKTUR  

    Diyanet’e tepki gösteren DAD Temsilcisi Sümbül Beltir ise şunları ifade etti:

    “Bu tür konuların gündeme gelmesi başta İslamiyet adına onur kırıcıdır. Ben Kürt Kızılbaş Alevi bir kadın olarak şunu diyorum: Bu söylemlere karşı tepkiyi ilk Hak İslam’ı savunanların vermesi gerekir. Bu tür gündemlerin oluşması çok yıpratıcıdır. 9 yaşındaki çocuklar evlenebilir söylemi İslam’a aykırı bir durumdur. Bunun hiçbir inançta yeri ve sindirilecek bir yanı yoktur.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • ‘Akşener Dersim’e gelmeden önce kendi özüyle yüzleşmeliydi-VİDEO

    ‘Akşener Dersim’e gelmeden önce kendi özüyle yüzleşmeliydi-VİDEO

    PİRHA – Pir Zeynel Kete ve Demokratik Alevi Derneği temsilcileri Meral Akşener’in Dersim’i ve cemevini ziyaret etmesiyle ilgili PİRHA’ya konuştular. Kurum temsilcileri “Akşener, ‘daha önce İçişleri Bakanlığı yaptım, bu topluma doğru yaklaşmadım, artık doğru yaklaşıp anlamak istiyorum’ deseydi, daha önce nehakı posta oturtmuş bir anlayıştan plaket almaktan çok toplumumuzdan takdir alabilirdi” ifadelerini kullandı.

    Haberin videosu

    Pir Zeynel Kete ve Demokratik Alevi Derneği temsilcileri Bülent Felekoğlu ile Sümbül Beltir, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Dersim’e gelmesi ve burada cemevine gitmesini değerlendirdiler.

    Pir Zeynel Kete, “Dersim Rea Heq inancının serçeşmesidir. Burası bizim toplumsal beynimizdir. Biz geçmişte Meral Akşener’in yaşattıklarını, içerisinde bulunduğu ideolojiyi ve konumlandığı ortamı biliyoruz” dedi ve şöyle devam etti:

    “Şunu söyleriz; eğer gerçekten de bu zaman zarfı içerisinde yaptıklarını süzgeçten geçirmiş, gözden geçirmiş, kendi yeniden doğuşunu yaşamış ve der ki; “Belediyenize kayyum atanmış, ocaklarınız ve dergahlarınız kapanmış, sizin iradeniz olanlar bir şekilde derdest edilmiş ben buna karşı geliyorum. Bu yapılan zulmü kabul etmiyorum, ben sizin hakikatinizi gördüm. Bu hakikatler Türkiye’nin bütün etnik yapıların, bütün ideolojilerin, bütün inançların kurtuluş hakikatidir. Ben de İslamiyet içerisinde bu hakikat paydayı temsil ediyorum. Gelin beraber konuşalım, bu zulme beraber karşı çıkalım” dese amenna deriz kabul ederiz. Deriz ki; yeni bir oluşum yakalamış gelmiş, bizim hakikatimizi kabul ediyor.”

    ZÜLFİKAR’IN SİYASİ SEMBOL HALİNE GETİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ

    Kete, “Gelinen aşamada direk cemevine gitmesi, cemevi kayyum tarafından yönetiliyor, oraya resmi memurlar atanmış, Alevi anlayışından tutun Şii bir İslam anlayışına göre kendi hakikatinden uzaklaşanlar adledildi. Kendisine Zülfikar hediye edildi. Bizim inancımızın sembolüdür. Sembol çok önemlidir. Bu hakikati dile getirmeden siyasi bir sembol haline getirilmesini kabul etmiyoruz” dedi.

    Kete, kadının inanca göre nasıl ifade edildiğini ise şöyle vurguladı:

    “Ayrıca kadın olmasından dolayı şunu beklerdik kendisinden; bu coğrafyada kadınlar her gün katlediliyor. Kadın bizim inancımıza göre Ana Fatma’yı temsil ediyor. Hakkın varlık kapısıdır. Biyolojik olarak kadın olması bir anlam ifade etmiyor. Duygu dünyasında, ruh ve beden ikrarlaşmasında eğer gerçekten bir kadınsa bu coğrafyada yapılan, bu KHK’lerden OHAL’e kadar halkın iradesine ket vurulan bütün politikalara karşı çıksaydı daha anlamlı ve yerinde olurdu diye düşünüyorum.”

    MERAL AKŞENER ERKEK EGEMEN AKLIN YAKLAŞIMINDA BİR SİYASETÇİ

    DAD Temsilcisi Sümbül Beltir ise Meral Akşener’in Dersim’e gelmesiyle ilgili şunları ifade etti:

    “Siyasetçiler bütün illeri gezebilirler bunda bir sıkıntı yok ama Meral Akşener’i tanıyoruz. Geçmişten beri siyasetle uğraşan erkek zihniyeti taşıyan bir kadın siyasetçidir. Kadın aklıyla değil de devletin erkek egemen aklıyla yaklaşımı olan bir siyasetçi. Dersim’e gelmeden önce kendi özüyle yüzleşmesi gerekiyordu. Biz Dersim halkına neler yaptık demesi gerekiyordu. Dersim halkı mazlum bir halktır. Bu coğrafyada çok acılar yaşandı hala da yaşanıyor. Meral Akşener’in cemevini ziyaret etmesi siyasi çıkarlardandır.”

    BİZİM DEĞERLERİMİZİ KULLANMAK KISA VADELİ BİR İŞTİR

    DAD Temsilcisi Bülent Felekoğlu, “Meral Akşener buraya gelmiş niyaz olmuşsa, dağlarımızdan ziyaretlerimizden düstur aldıysa ondan sonraki eylemleri açığa çıkar. Yoksa gelip bizim değerlerimizi kullanıp kendisini ifade etmek kısa vadeli bir şeydir” diyerek şöyle devam etti:

    “Eğer bu toplumun hepsine niyaz olarak gelseydi, toplumumuzdaki kurumlarla, tarihle yüzleşme olarak gelseydi daha anlamlı olurdu. Daha önce hata yaptım, içişleri bakanlığı yaptım, bu topluma doğru yaklaşmadım. Doğru yaklaşıp anlamak istiyorum, bununla ilgili siyasete yeni başladım. Bu siyasette yaptığım pratiklerde hata var. Bu toprakların evladı olarak hakikatli bir iş yapmak istiyorum gibi bir demeçle gelir olsaydı sadece nehakı posta oturtmuş anlayıştan plaket yerine toplumumuzdan takdir alabilirdi. Coğrafyamız zulme her şeyiyle, ağacıyla, kurdu kuşuyla direnmiştir. Bu saatten sonra zulme ortak olmayacaksa buyursun bu halkın birçok alanda temsilcileri var onlardan rıza dilesin. Bu sadece Meral Akşener şahsında değil, siyasi argümanlarla yürüyen şahısların hepsinedir.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM