Etiket: sungurlu

  • Ayten Kordu Karakaya’da: Taş ocağı sadece toprağı değil inancımızı da tehdit ediyor-VİDEO

    Ayten Kordu Karakaya’da: Taş ocağı sadece toprağı değil inancımızı da tehdit ediyor-VİDEO

    PİRHA- Çorum Sungurlu’ya bağlı Karakaya köyünde yapılmak istenen taş ocağına karşı başlatılan eylemi ziyaret eden Dersim Milletvekili Ayten Kordu, köyün ziyaretlerinin taş ocağı projesi içerisinde bırakılmasına tepki gösterdi. Kordu,, “Burası aynı zamanda bir Alevi köyü ve proje içerisinde yer alan Yorgun Baba ziyaretinin kendisi var. Dolayısıyla bu köyün sadece insanına, suyuna, toprağına değil aynı zamanda inancına yönelik de ayrımcı politikaları gösteren somut bir adımdır dedi.

    Ankara-Samsun hızlı tren hattı projesinin yapımında kullanmak için Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyünde taş ocağı ve kırma-eleme tesisi açılmak isteniyor. Köyün tarım ve hayvancılık alanını tehdit eden proje Karakayalı’lar tarafından yürütmeyi durdurma talebiyle mahkemeye taşınırken, devam eden yargı sürecine rağmen Çelikler Holding bölgede jandarma eşliğinde şantiye kurarak çalışmalarını devam ettiriyor.

    ÇED ve bilirkişi raporu beklenmeden makinelerin çalışmaya devam ettiği Karakaya köyünü ziyaret eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Karakaya köyünde yapılmak istenen taş ocağına karşı tüm duyarlı kamuoyunu desteğe çağırdı.

    “BÖLGEYİ GÖÇE ZORLAYACAK”

    Ayten Kordu, taş ocağı projesi ile köyün göçe zorlanmak istendiğini ifade ederek, ”

    Burada dinamit patlatarak kırma yoluyla bir taş ocağı inşa edilmek isteniyor. Burada gerçekleştirilecek bir taş ocağı köyün toprağını ve suyunu kurutacak, hem de göçe zorlayacaktır. Karakaya köyü burada 7 aydır direniyor. Valinin kendi yetkisini kullanarak burada bir taş ocağına izin vermesi kabul edilemez. Köylülerin taş ocağına dair başka bir alan göstermesine rağmen şirket köyün hemen dibinden numuneler alarak kendisince köyün etrafında kurnazca dolaşıyor. Karakaya’da yurttaşlarımızın yanındayız. Taş ocağı, maden projeleriyle yaşamı yaşanmaz kılmak istiyorlar. ÇED raporlarının eskiden durdurulabilir bir özelliği vardı ama bugün bu raporlara rağmen makineler bu süreçte çalışmalarına devam ediyorlar. Hukuki sürecin nasıl işleyeceği konusunu takmıyorlar. Bilirkişi gelecek ama o gelene kadar buradaki çalışmayı durdurma kararı vermeleri dahi mahkemelerde gerçekleşemiyor. Oyalama taktiği ile kepçeler çalışmaya devam ediyor” dedi.

    “ZİYARETLERİ PROJE İÇERİSİNDE BIRAKMAK AYRIMCI POLİTİKADIR”

    Karakaya köyündeki ziyaretlerinin de proje alanı içerisine alınmasının Alevilik inancına yönelik ayrımcı bir politika olduğuna vurgu yapan Ayten Kordu, ”

    Burası aynı zamanda bir Alevi köyü. Proje içerisinde yer alan Yorgun Baba ziyaretinin kendisi var. Hükümete soruyoruz; siz bütün halkları ve inançları tanıdığınızı söylüyorsunuz. Nasıl tanımaktır bu? Dağın öbür yamacında bir ziyaret daha var. Bu köy Alevi inancıyla yaşayan bir köy. Dolayısıyla sadece köyüne, insanına, suyuna, toprağına değil aynı zamanda inancına yönelik de ayrımcı politikaları gösteren somut bir adımdır. Köyü yaşam tehlikesine alan, dinamit usulü patlatma ile gerçekleştirilen bir taş ocağı projesinin yeri isabetli bir yer değildir. Çelikler Holding bu işi durdurmalıdır. Mücadeleye hem mecliste, hem hukuki yollarla devam edeceğiz. Çorum’daki ve çevre illerdeki bütün duyarlı yurttaşları Karakaya köylülerinin yanında mücadele etmeye davet ediyorum” diye konuştu.

    PİRHA/ÇORUM

  • Karakaya’da taş değil, hayat parçalanmak isteniyor!-VİDEO

    Karakaya’da taş değil, hayat parçalanmak isteniyor!-VİDEO

    PİRHA -Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde, Çelikler Holding’in taş ocağı girişimine köylüler ve DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın tepki gösterdi. Akın, valinin ‘ÇED olumlu’ kararı verme yetkisi olmadığını belirterek kararı hukuksuz buldu. Köy muhtarı Tayfun Tunç ise “Köyümüzde taş ocağına izin vermeyeceğiz, alternatif alan gösterdik ama bizi yok sayıyorlar. Sonuna kadar direneceğiz” dedi.

    Karakaya Köyü’nde taş ocağı girişimlerine ilişkin PİRHA’ya konuşan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, köyün tarihsel bir direniş geleneğine sahip olduğunu vurgulayarak, “Karakaya köyü hem tarihsel misyonu itibariyle hem de geleceğine, onuruna, havasına, suyuna sahip çıkma iradesiyle bugün Türkiye’de bir mücadelenin sembolü haline geldi. Biz de bu mücadelenin tarafı ve destekçisi olmaya devam edeceğiz” dedi.

    Akın, Çorum Valiliği’nin taş ocağı için verdiği ‘ÇED olumlu’ kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “ÇED olumlu kararı ancak Çevre Bakanlığı’nın bilimsel araştırmaları, köyün görüşlerinin alınması, yapılan etütler sonrası verilebilir. Vali ‘ÇED gerekli değildir’ diyebilir ama ‘ÇED olumlu’ kararı verme yetkisi yoktur. Bu karar, hukuka ve idari işleyişe aykırıdır.”

    Akın, bu girişimlerin arkasında bir devlet politikasının olduğunu belirterek,

    “Artık bu ülkede kurallar, normlar, hukuk yok. Fiili durumlar yaratılıyor. Bunun karşısında elimizde kalan tek şey anayasal ve meşru hakkımız olan direnme hakkıdır. Köylülerimizin yanında olacağız,” dedi.

    “KÖYÜN ÜZERİNE 190 BOMBA YAĞACAK”

    Taş ocağı girişiminin köyü doğrudan yok edeceğini ifade eden Akın, “Köyün dibindeki taşların alınması, köyün ortadan kaldırılması demektir. 20 metre yakında patlatılacak 190 bombanın taşları köyün üzerine yağacak. Bu hem insani değil hem de vicdani değil” diye konuştu.

    Akın ayrıca, köylülerin projeye bütünüyle karşı olmadığını, alternatif bir alan gösterdiklerini hatırlatarak,

    “Biz hızlı tren için taş çıkarılmasına karşı değiliz. Ama köyün ortasında bombalarla taş çıkarılmasına itiraz ediyoruz. Sermayenin çıkarı için insan yaşamı hiçe sayılıyor” dedi.

    “KAMU YARARI DİYEREK KÖYÜMÜZÜ YOK EDEMEZLER”

    Karakaya Köyü Muhtarı Tayfun Tunç da köylülerin mücadelesinin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayarak şunları söyledi:

    “Yaklaşık 7-8 ay önce hızlı tren hattının köyümüzden geçeceğini öğrendik. Kamu yararına bir hizmete karşı değiliz, ancak köyün içinde taş ocağı açılmasına da izin vermeyeceğiz.”

    Tunç, şirket yetkililerine alternatif bir taş ocağı alanı gösterdiklerini belirtti:

    “Köyümüzde taş ocağı olmaz dedik, çünkü burada insanlar yaşıyor, içme suyumuz yok olacak, evlerimiz zarar görecek. Köylülerle birlikte başka bir taş ocağı alanı bulduk. Şirket orada çalışma yürütüyor, numuneler olumlu çıkıyor. Buna rağmen köyümüzün dibine çökmeye çalışıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.”

    “KARAKAYA SADECE BİR KÖY DEĞİL BİR DİRENİŞİN ADIDIR”

    Tunç, köyde yaşamın tamamen tarım ve hayvancılıkla sürdüğünü belirterek,

    “Burada insanlar yaşam mücadelesi veriyor. Kadınlarımız bahçelerinde üretiyor, çocuklarını okutuyor. Biz sadece toprağımızı değil, yaşamımızı savunuyoruz. Bizi yok etmeye kalkarlarsa bütün çevreci, doğasever herkesi buraya dayanışmaya çağırıyorum” dedi.

    Milletvekili Akın ise, Karakaya’daki mücadelenin Türkiye’deki ekolojik talana karşı verilen en onurlu direnişlerden biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu sadece Karakaya’nın değil, Türkiye’nin her köyünün, her deresinin, her ağacının meselesidir. Karakaya halkı yalnız değildir.”

    Cebrail ARSLAN/ÇORUM

     

  • Karakaya Köyü’ne jandarma eşliğinde girildi!-VİDEO

    Karakaya Köyü’ne jandarma eşliğinde girildi!-VİDEO

    PİRHA- Sungurlu ilçesinin Karakaya Köyü’nde yapılmak istenen taş ocağı sebebiyle halkın tepkisi sürüyor. “ÇED gerekli değildir” kararının verilmesinin ardından şirkete ait iş makinaları jandarma eşliğinde taş ocağının yapılacağı alana girdi. Köylülerin bekleyişi sürerken çevre illerden de bölgeye desteğe gidildiği bilgisi alındı.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde yapılmak istenen taş ocağı projesi için “ÇED gerekli değildir” kararı ardından iş makinaları bölgede faaliyetlerine başladı.

    Köylüler, projeye karşı çıkarken, taş ocağının yüklenici firması Çelik Holding, öğlen saatlerinde yaklaşık 150 jandarma eşliğinde köye girdi.

    Bölge halkı, şirket yetkililerine karşı çıkarken, jandarma ise yurttaşlara müdahalede bulundu.

    Aynı zamanda 68 kuşağının devrimci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın doğduğu köy olan Karakaya’da, gergin bekleyiş sürerken DEM Parti ve CHP’den de destek geldi.

    Köylülerle birlikte madenin açılmak istendiği yerde bekleyen DEM Parti Çorum İl Başkanı Hasan Satılmış, jandarma gözetiminde iki adet kepçenin, çalışma başlattığını söyledi. Köylülerin direndiğini aktaran Satılmış, şu bilgileri paylaştı:

    “Saat 13:00 gibi köye varabildik. Biz gelmeden önce arbede yaşanmış. Kadınları yerlerde sürüklemişler. Yaralanan kişiler olmuş. Jandarma şu an maden faaliyeti yürütenleri koruyorlar. Çünkü bu zihniyet her zaman halktan yana değil, çetelerden yanadır. Devlet kuvvetleri, ağaçları talan ediyorlar şu anda. Ağaçları kırmaya başladıklarını görüyoruz. Vatandaşlar bekleyişlerini sürdürüyor. ‘Direneceğiz’ deniliyor. Dışarıdan desteğe gelenler de var. Ankara’dan avukatlar ve vatandaşlar da geldi. CHP İl Örgütü ile Milletvekili Mehmet Tahtasız buradaydı, valiyle de görüşme yaptı. Şu an askeri anlamda ciddi bir önlem var. 50 kadar köylü varsa eğer en az 150 asker gelmiş vaziyette. Ancak direniş devam edecek, köylüler burada oturmaktalar.”

    PİRHA/ÇORUM

    İLGİLİ HABERLER

    Sanat, siyaset ve akademi camiasından Karakaya köyünün direnişine destek
    PSAKD Genel Başkanı Erçe: Karakaya köylüsünün yanındayız
    Çorum’un Karakaya Köyü, taş ocağı tehdidi altında: Proje uygulanırsa köyümüzde yaşam bitecek

  • Sanat, siyaset ve akademi camiasından Karakaya köyünün direnişine destek-VİDEO

    Sanat, siyaset ve akademi camiasından Karakaya köyünün direnişine destek-VİDEO

    PİRHA- Sanat, siyaset ve akademi camiasından bir çok isim Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyünde yapılmak istenen taş ocağına karşı tüm duyarlı kamuoyunu desteğe çağırarak, köylülelerin direnişinin yanında oldukları mesajını verdi.

    Çorum’un Karakaya köyü yakınında planlanan taş ocağı ve kırma-eleme tesisi için Çorum Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü “ÇED olumlu” kararı vermiş ve  köylüler kararın yetki aşımıyla alındığını savunarak yargıya başvurmuştu.

    Aynı zamanda 68 kuşağının devrimci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’nın doğduğu köy olan Karakaya’da, köylüler taş ocağına karşı hukuksal mücadele başlatmıştı.

    Taş ocağı madenine karşı köylülerin direnişi sürerken, sanat, siyaset ve akademi camiasından birçok isim, tüm duyarlı kamuoyunu Karakaya köylülerine destek olmaya çağırdı.

    “YAŞAM ALANLARINI SAVUNANLARIN MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

    Sanat, siyaset ve akademi camiasından isimlerin çağrıları şöyle:

    Eğitim-Sen Eski Genel Başkanı Nejla Kurul: Karakaya köyü bugün tehdit altında. Köylüler tehditin farkında ve taş ocağı madenine karşı direniyorlar. Karakaya köyünde taş madenine hayır diyoruz.

    Şair Şükrü Erbaş: Size sular deniliyor, siz taş ocağı diyorsunuz. Size hayatımız deniliyor, siz taş ocağı diyorsunuz. Biz yaşamı, siz ölümü savunuyorsunuz. Bunu yapmayın.

    EMEP Milletvekili Sevda Karaca Demir: Karakaya’nın mücadelesi yalnız değil. Kaz Dağları’ndan Munzur’a, Hasankeyf’ten Salda’ya kadar yaşam alanlarını savunmak için direniliyor. Her direniş tek bir köyün değil, hepimizin yaşam hakkının mücadelesi.

    Şair ve Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Özer: Ağaçlarımızın gökyüzüne uzanan ellerimizdir bizim. Taş ocağı doğamızı katletmek, dağımızı parçalamak istiyor. Can ve mal güvenliğimizi tehdit ediyor. Bizde aklımızla, kalbimizle yaşam alanlarını, dağını savunan Çorum Sungurlu Karakaya köylülerinin yanındayız.

    İkizköy Muhtarı Nejla Işık: Karakaya köyünde toprağı, havası, suyu için mücadele eden köylüleri Akbelen’den sevgiyle selamlıyoruz. Mücadeleleri mücadelemizdir, yalnız değiller.

    Fatih Mehmet Maçoğlu: Karakaya köyündeki taş ocağına karşı köylülerin meşru direnişi var. Köylülerin yaşam alanlarını şirketlere peşkeş çekenlere karşı mücadele veriliyor. Köylülerin mücadelesini sahipleniyor ve selamlıyorum.

    “TAŞ OCAĞI PROJESİNİ DURDURUN!”

    Prof. Dr. Özlem Şahin Güngör: Gözü doymayan vahşi madenciler bilsinler ki bizim onlara verecek ne bir damla suyumuz, ne bir dal yaprağımız, ne de tek avuç toprağımız var.

    Sanatçı Oğuz Boran: Karakaya köyünün sırtını verdiği dağa bir şirket taş ocağı yapmak istemekte. Karakaya köylüleri 5 aydır direniş göstermektedir. Direnişlerinin yanındayız ve bu yanlıştan dönülmesi çağrısında bulunuyoruz.

    Sanatçı Efkan Şeşen: Karakaya köylüleri yapılmak istenilen taş ocağı ile doğalarının yok olmasını istemiyorlar. Seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

    Sanatçı Suavi: Karakaya köyünün yaslanmış olduğu dağı  taş ocağına çevirmek istiyorlar. Valilik izninin verilmiş olması köyü ve oradaki yaşamı allak bullak etmektedir. O halkın yaşam hakkına ve mal güvenliğine saygı duyun.

    Sanatçı Orhan Aydın: Bu bir akıl tutulması değil ise nedir? İnsanlığın yaşam alanlarına saldırmaktan vazgeçin. Bırakın Karakaya köyü özgür yaşasın.

    SOL Parti Eş Sözcüsü İlknur Başer: Halka rağmen bu projeyi uygulayamazsınız. Gelin halk için, yaşam için bir karar verin ve taş ocağı projesini durdurun.

    Yazar ve Çevirmen Emrah Cilasun: İbrahim Kaypakkaya’nın köyü olan Karakaya köyünün yanındayım. Çeliker Holding, köyden defol diyorum ve herkesi destek olmaya çağırıyorum.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Genel Başkanı Erçe: Karakaya köylüsünün yanındayız-VİDEO

    PSAKD Genel Başkanı Erçe: Karakaya köylüsünün yanındayız-VİDEO

    PİRHA-Karakaya köyünün tarihsel önemine dikkat çeken PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Maden ocağını köyde açmak isteyenler bunun farkındalar. Karakaya köylüsünün yanındayız” ifadelerine yer verdi.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü ile Alaca İlçesindeki Küçükkeşlik ve Çorum merkeze bağlı Narlık köylerinde açılmak istenen taş ocakları sebebiyle yöre halkının tepkisi sürüyor.

    Çelikler Holding tarafından açılmak istenen madende yılda 3,5 milyon ton taş üretileceği belirtiliyor. Projede yılda 191 kez patlatma yapılacağı da ifade ediliyor. Bu durumun, çevre zararıyla birlikte can ve mal kaybı riskine de sebep olacağı söyleniyor.

    Taş kırma ve eleme tesisinden çıkacak yoğun tozun, bölgedeki tarım arazileriyle birlikte birçok canlı türüne de zarar vereceğine dikkat çekiliyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, açılmak istenen taş ocaklarına tepki göstererek, köylülerin yanında olduklarını belirtti.

    Cuma Erçe, Türkiye’nin bir çok bölgesinde özellikle de Alevi yerleşkelerinin, ziyaretgahlarının olduğu alanların maden sahası olarak seçilmesinin tesadüf olmadığını belirterek, “Dağlarımız, derelerimiz, sularımız, yeraltı, yerüstü zenginliklerimiz bir avuç emperyalist tekele peşkeş çekilmektedir” dedi.

    Açılacak maden ocağının tüm canlıları tehdit ettiğinin altını çizen Erçe, “Bu talana sessiz kalmamız mümkün değildir. Köylülerin direnişi sadece kendi köyleri için değildir. Köylüler hepimizi direnişe çağırmaktadır. Bizler inancımız ve felsefemiz gereği doğaya sahip çıkmak durumundayız. Doğa bir avuç sermayedara terk edilemeyecek kadar değerlidir” diye belirtti.

    Karakaya köyünün tarihsel önemine dikkat çeken PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Maden ocağını köyde açmak isteyenler bunun farkındalar. Karakaya köylüsünün yanındayız” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Bolat: Köyümüz Alevi ve solcu olduğu için hedef alınıyoruz!-VİDEO

    Bolat: Köyümüz Alevi ve solcu olduğu için hedef alınıyoruz!-VİDEO

    PiRHA – Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya köyünde açılması planlanan taş ocağına köylülerden büyük tepki var. Karakaya Köyü Taş Ocağı Platformu Sözcüsü Cumacan Bolat, 7 kilometre uzaklıkta aktif bir taş ocağı bulunmasına rağmen neden özellikle kendi köylerine yeni bir ocak yapılmak istendiğini sorguladı. Bolat, “Köyümüz Alevi ve solcu olduğu için hedef alınıyoruz” diyerek isyan etti.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü ile Alaca İlçesindeki Küçükkeşlik ve Çorum merkeze bağlı Narlık köylerinde açılmak istenen taş ocakları sebebiyle yöre halkının tepkisi sürüyor.

    Çelikler Holding tarafından açılmak istenen madende yılda 3,5 milyon ton taş üretileceği belirtiliyor. Projede yılda 191 kez patlatma yapılacağı da ifade ediliyor. Bu durumun, çevre zararıyla birlikte can ve mal kaybı riskine de sebep olacağı söyleniyor.

    Taş kırma ve eleme tesisinden çıkacak yoğun tozun, bölgedeki tarım arazileriyle birlikte birçok canlı türüne de zarar vereceğine dikkat çekiliyor.

    “BU BİR ZULÜM”

    Karakaya Köyü Taş Ocağı Platformu Sözcüsü Cumacan Bolat, yapılması planlanan taş ocağına karşı verdikleri mücadeleyi anlatırken, “İnanın bir zulüm var. Bu zulmü gündeme getirmek istedik. Sesimizin çıktığı kadar gücümüzün yettiğince uğraşıyoruz. Lütfen bize destek olun. Tüm duyarlı insanlara sesleniyorum” ifadelerini kullandı.

    “AYNI TAŞ 7 KM UZAKTA VAR AMA ISRARLA BİZDEN ALMAK İSTİYORLAR”

    Köylerinin karşısındaki dağda ve köylerine yakın alanda halihazırda taş ocağı bulunduğunu belirten Bolat, “2-3 tane dağ var ama özellikle köyün içinden alınmak isteniyor. Yasal olarak biz de bunun takipçisiyiz, araştırıyoruz” dedi.

    Bolat, görüştükleri maden mühendislerinin yaptıkları numune testlerinde taş kalitesinin yüzde 90 aynı olduğunu tespit ettiklerini ifade ederek, “Aynı taş olmasına rağmen ısrarla bizim köyümüzden bu taşı almak istiyorlar” diye belirtti.

    “HER DİNAMİT PATLAMASI BİR EVİ YIKAR BİR CANI ALIR”

    Patlatmaların köye etkisine dikkat çeken Bolat, “Orada patlayan her dinamit bir evimizi yıkar, bir yaşamı bitirir” diyerek tehlikenin büyüklüğünü vurguladı. “Ben kendim de taş ocağında kepçe kullandım, zararlarını biliyorum” diyen Bolat, yaşanacak yıkımı bizzat bildiğini söyledi.

    Her patlamanın 3.7 şiddetinde deprem etkisi yarattığını belirten Bolat, taş ocağı faaliyetinin köyü yerle bir edeceğini iddia etti.

    “4000 YILLIK ANADOLU MİRASI YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

    Bölgenin yalnızca köy halkı için değil aynı zamanda tarihi miras açısından da önemli olduğunu belirten Bolat, “Bulunduğumuz bölgede 3500-4000 yıllık Alaca Höyük gibi tarihi bir yer var. Burası yüzde yüz etkilenecek” dedi.

    “BU BİR MADEN YASASI DEĞİL, TALAN YASASI”

    Bolat, çıkarılan yasal düzenlemelere de tepki gösterdi: “Bugün Akbelen’de ve Türkiye’nin birçok yerinde yaşananlar ortada. Beş tane firma zengin olacak diye maden yasası çıkardılar. Bu yasa maden yasası değil, talan yasası. Tapulu arazilerimize giriyorlar.”

    Taş ocağının yerleşim yerinden en az 20 km uzak olması gerektiğini belirten Bolat, “Ama bizim köyümüze sadece 20 metre mesafede. Bunu 500 metre, 1 kilometre gibi gösteriyorlar. Mesafe sıfır noktasında” dedi.

    “VALİ ŞİRKETİN DEĞİL, HALKIN VALİSİ OLMALI”

    Köy halkının resmi raporlarla desteklenen itirazlarına rağmen Çorum Valiliği’nin projeye onay vermesine sert tepki gösteren Bolat, “Vali Bey muhtarlar toplantısında ben imzayı attım diyor. Su ve orman etkilenir raporları ortadayken bunu nasıl yok sayarsınız?” dedi.  Bolat, “Vali bu işin ciddiyetini anlamıyor. Bu insanlar ölünce mi ciddiye alacaksınız? Şirketin valisi olma, halkın valisi ol. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi köylü milletin efendisidir. Şimdi şirketlerin kölesi oldunuz. Büyük mitingimizi yapacağız. Oraya şirket giremez, giremeyecek. Gözlerinizle göreceksiniz. Vali değil o şirket tüm dozerleriyle gelip kazmaya kalksa bile biz o kepçelerin önüne yatacağız. Çünkü biz haklıyız” diyerek tepkisini sürdürdü.

    “KÖYÜMÜZ ALEVİ VE SOLCU DİYE SEÇİLDİK”

    Cumacan Bolat köylerinin özellikle hedef alındığını ileri sürdü: “Bunun nedeni hem yüzde yüz Alevi ve solcu bir köy olmamız hem de anayola yakın olmamız. Bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar. Burası aynı zamanda İbrahim Kaypakkaya’nın köyüdür. Mezarını kaldıramadılar, şimdi köyünü kaldırmak istiyorlar.”

    “350 YILLIK KÖYÜ SİLEMEZSİNİZ”

    Köyün tarihine ve halkın emeğine vurgu yapan Bolat, “Burası 350 yıllık bir köy. 50 yıl sonra emekli olup köyüme bir ev yaptım. Bir daha ev yapacak gücüm yok. Bu insanların hayatını karartamazsınız. Patlatmalarda köyler yıkılacak, tozundan toprağından herkes etkilenecek. Bu apaçık zulüm.”

    Bolat son olarak kararlılıklarını vurguladı: “Çelikler Holding’e ait hiçbir kişi, işçi, patron köye giremez. Giremeyecekler, çünkü bizim hayatımız söz konusu. Ayıptır bu. Bu bir zulüm, bunun başka bir anlatımı var mı?”

    Cebrail ARSLAN /ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    İbrahim Kaypakkaya’nın köyü de maden projesinin kıskacında!

     

  • İbrahim Kaypakkaya’nın köyü de  maden projesinin kıskacında!

    İbrahim Kaypakkaya’nın köyü de maden projesinin kıskacında!

    PİRHA – Sungurlu ve Alaca ilçelerinde açılması planlanan maden ocakları sebebiyle yurttaşların tepkisi sürüyor. Projelerin özellikle Alevi köyleri civarında yürütüldüğüne dikkat çeken Dede Hakan Samut, “Yakınımızda Hacımustafa Köyü var. Aynı kaya türü orada da mevcut. Orası Sünni köyü! Neden İbrahim Kapakkaya’nın köyü?diye sordu.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü ile Alaca İlçesindeki Küçükkeşlik ve Çorum merkeze bağlı Narlık köylerinde açılmak istenen taş ocakları sebebiyle yöre halkının tepkisi sürüyor.

    Çelikler Holding tarafından açılmak istenen madende yılda 3,5 milyon ton taş üretileceği belirtiliyor. Projede yılda 191 kez patlatma yapılacağı da ifade ediliyor. Bu durumun, çevre zararıyla birlikte can ve mal kaybı riskine de sebep olacağı söyleniyor.

    Taş kırma ve eleme tesisinden çıkacak yoğun tozun, bölgedeki tarım arazileriyle birlikte birçok canlı türüne de zarar vereceğine dikkat çekiliyor.

    ÇED RAPORUNA İHTİYAÇ YOKMUŞ!

    Küçükkeslik köyünden Sultan Samut Ocağı’na mensup Hakan Samut dede, 350 dönümlük alanda yapılması planlanan taş ocağına dair PİRHA’ya konuştu. Hakan Samut, projeden en çok İbrahim Kaypakkaya’nın da köyü olan Karakaya’nın etkileneceğini söyledi. Kayaların hemen yakınında çam, ceviz ve armut ağaçlarının olduğunu söyleyen Samut, bölgede arıcılık yapıldığının da altını çizdi. Söz konusu alanda hayvanların da otlatıldığını söyleyen Hakan Samut, “Bölgemize can veren bir çam ormanımız var. Aynı zamanda o kayaların altında su gölleri mevcut. Su ihtiyacımızı oralardan karşılıyoruz. Köylüler, gerekli tepkilerini koydu. Ancak bir de mahkeme süreci başladı. ÇED raporu bekleniyordu ancak son çıkan bir kararda ÇED raporuna ihtiyaç olmadığı söyleniyor” diye konuştu.

    “SEÇİLEN BÖLGEDEKİ ÜÇ KÖY DE ALEVİ”

    Karakaya Köyünün 100 metre karşısında İbrahim Kaypakkaya’nın mezarının yer aldığını belirten Samut, şu cümlelerle devam etti:

    “Kaypakkaya’nın ölüm yıldönümü olan 18 Mayıs anması öncesinde mezarlıkta üç noktaya kamera koymuşlardı. Kırsal bir alanda kameranın varlığı söz konusu! Zaten her yıl anmalarda bir takım engellemeler yapılıyor. Şimdi niye İbrahim Kapakkaya’nın köyü? Hemen 2 km öncesinde Hacımustafa diye bir köy var. Aynı kaya türü orada da mevcut. Orası Sünni köyü! Ancak seçilen bölgedeki üç köy de Alevi! Üçü de inancına, kendi öz yaşamlara bağlı köyler.

    Bizim köyde aynı zamanda Sultan Samut Ocağı’na bağlı pirler var. Diğer bir köyde de Hacı Bektaş soyundan olduğu bilinen Vahit Efendi’nin Türbesi var. Tabii bizler sadece üç köyün de Alevi olması temelinde bakmıyoruz; orada bütün çevre yok olacak! Yani yaşam alanlarının tehlikeye gireceği bir alandan söz ediyoruz. Diğer köyler de fiilen etkilenilecek ama Karakaya köyü tümüyle yok olacak.”

    KONUYLA İLGİLİ TBMM’YE SORU ÖNERGESİ İLETİLDİ!

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, konuyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi verdi. “Bu proje sadece doğaya değil, insanın yaşam hakkına ve köylünün yüzyıllardır süren emeğine de saldırıdır” diyen Fırat, Çelikler Holding’in ÇED muafiyeti alabilmek için 180 dönüm üzerinde işletme izni için başvuru yaptığını belirtti. Milletvekili Fırat, “Şirket, yılda 3,5 milyon ton taş çıkarılacağını ama bunun sadece 390 bin tonunun kırma eleme tesisinde işleneceğini, geriye kalan 2,9 milyon ton kayanın doğrudan tren hattında kullanacağını söyleyerek ÇED denetlemesinden kaçınmaya çalışmaktadır. Zira 400 bin ton üstü kapasiteli kırma eleme tesisleri ÇED zorunluluğu vardır” ifadelerine yer verdi.

    “ORTAYA ÇIKACAK OLUMSUZ ETKİLER İNCELENMİŞ MİDİR?”

    Celal Fırat, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle şu soruları gündeme getirdi:

    “Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya ve çevre köylerin su kaynaklarının bu proje kapsamında yok olması riski ile ilgili fizibilite çalışması yapılmış mıdır?

    Taş ocağı yapılacak tepenin tamamı orman sahasıdır. Bu faaliyet neticesinde bölgenin ormansızlaştırılması nedeniyle ortaya çıkacak olumsuz etkiler incelenmiş midir? Alternatif ormanlaştırma arazisi tespit edilmiş midir?

    Karakaya köyü ev ve ahırlarının taş ocağına çok yakın olması nedeniyle doğacak maddi ve manevi zarar nasıl tazmin edilecektir?

    Taş ocağı sahasının Hitit uygarlığının antik kenti Alacahöyük’e sadece 5 km, Hitit başkenti Hattuşaş’a 20 km uzaklıkta iken yılda 3,5 milyon ton taş patlatılacak projeden ortaya çıkacak ses, titreşim ve toz bulutunun bölge turizm faaliyetlerine, antik eserlere olası etkileri araştırılmış mıdır?

    Bölgenin tek akarsuyu üzerine yapılması planlanan servis yolunun dereye ve dere yatağındaki 1. sınıf tarım arazilerine vereceği etkiler araştırılmış mıdır?

    Tren hattının geçeceği tarım alanlarının kaybı nedeniyle köylünün yaşayacağı zararlar nasıl telafi edilecektir?”

    Eren GÜVEN/ÇORUM