Etiket: şüpheli asker ölümü

  • Şüpheli asker ölümüne verilen takipsizlik kararına aileden itiraz

    Şüpheli asker ölümüne verilen takipsizlik kararına aileden itiraz

    Kırklareli Babaeski’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren er Mustafa Araz’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma yeterli araştırma yapılmadan kapatıldı. Aile avukatı, “Savcılık, şüpheli ölümü aydınlatmaktan uzak bir soruşturma yürüttü” diyerek karara itiraz etti.

    Askerlik görevi yaptığı süreçte yaşamını yitiren Mustafa Araz ile ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı. Savcılık “Somut delil bulunamadı” diyerek takipsizlik kararı verdi. Karara ailenin avukatları itiraz etti. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz başvurusunda “Bu karar, bir şeylerin gizlendiği yönündeki şüpheli arttırdı” denildi.

    Hayvancılık ile geçinen ailesi ile Kars’a bağlı bir köyde yaşayan Mustafa Araz, geçen yıl başında askere gitti. Kırklareli Babaeski 1. Tugay Komutanlığı’nda görev yapan Araz’ın ölüm haberi 12 Mayıs günü ailesine ulaştı. Araz’ın cansız bedeni, metruk bir AVM’nin duvarına bitişik halde bulunmuştu. Araz’ın annesi, toprağa verilmeden önce gördüğü oğlunun cansız bedeninde derin yara ve kesik izlerinin olduğunu gördü.

    SAVCI: SOMUT DELİL BULUNMADI

    Aile, “Oğlumuz Mustafa Araz’ın ölümü şüphelidir. Olaydan bir gün önce evi aradı. Herhangi bir sorunu olmadığını söyledi. Morali de gayet iyiydi” diyerek olaya ilişkin etkin bir soruşturma talebinde bulundu. Kırklareli Cumhuriyet Savcısı Şule Duman yürüttüğü soruşturmayı geçen 22 Mart’ta karara bağladı. Savcı Duman, ‘Şüpheli ölüm ile ilgili somut delil bulunamadı” diyerek kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verdi.

    KARAR VAHİM

    Oğullarının ölümünden 10 ay sonra gelen karar sonrası bir kez daha yıkılan aile, avukatları aracılığı ile karara itiraz etti. Ailenin avukatı Cesim Parlak’ın Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği itiraz başvurusunda etkin bir soruşturmanın yapılmadığı belirtilerek “Savcılık, şüpheli ölümü aydınlatmaktan uzak bir soruşturma yürüttü. Vahim bir karar bu” denildi.

    OLAY YERİNDE KEŞİF YAPILMADI

    İtiraz başvurusunda özetle “Talep edilen delileler toplanmadı. Etkin soruşturma yapılmadı. İhmal yolu ile ölüme yol açma değerlendirilmedi. Mustafa Araz’ın iç kanaması ve kafatası kanaması, bir darbe sonucu mu, yoksa yüksekten düşme sonucu mu oluştu belli değil. Araz’ın cansız bedeni, metruk AVM’nin arka tarafında duvara yapışık bir biçimde sırt üstü bulundu. Yüksekten düşen birinin duvara yapışık bulunması fizik kanunlarına da aykırı. Ki olay yerinde herhangi bir keşif de yapılmadı” ifadelerine yer verildi.

    Ölümü sonrası hazırlanan raporda Araz’ın vücudunda alkol veya uyarıcı madde bulunmadığı hatırlatılan dilekçede şöyle denildi: “Hastane görüntülerinde, Araz’ın görünmediği 5 dakikalık bir aralık var. Bu sürede hangi olay meydana geldi Araz kiminle görüştü. Bu aydınlatılmadı. Yine, intihar notundaki yazının Araz’a ait olup olmadığı dahi aydınlatılmadı. Bütün bunlar, şüpheli ölüm üzerindeki şüpheyi azaltmak yerine bir şeylerin gizlendiğini bize gösteriyor.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hulisi Akar’a: Şüpheli asker ölümlerinin Kürtlerden ve Alevilerden oluşması tesadüf müdür?

    Hulisi Akar’a: Şüpheli asker ölümlerinin Kürtlerden ve Alevilerden oluşması tesadüf müdür?

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a “Şüpheli asker ölümlerinin çoğunun Kürtlerden ve Alevilerden oluşması tesadüf müdür?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Jandarma Er Osman Özçalımlı’nın 1 Ağustos günü kısa dönem askerlik yaptığı İzmir Aliağa Hapishanesi’nde tehdit edilmesinden sonra şüpheli bir şekilde ölü bulunmasını Meclis’e taşıdı.

    Gülüm önergede şu bilgileri aktardı:

    “Jandarma Er Osman Özçalımlı 01 Ağustos 2020 tarihinde kısa dönem askerlik yaptığı İzmir Aliağa Kapalı Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Kars’ın Digor ilçesinde yaşayan ailesine ise çocuklarının kalp krizinden öldüğü söylenmiştir.

    Er Osman Özçalımlı’nın babası oğlunun 30 ve 31 Temmuz tarihlerinde kendisini arayarak ‘baba beni sıkıştırıyorlar ve bana vatan haini diyorlar. Bana tuzak kuruyorlar, benimle uğraşıyorlar’ dediğini ve ölümle tehdit edildiğini söylediğini ifade etmiştir. Bunun üzerine Osman Özçalımlı’nın babası cezaevini aradığını ve bir uzman çavuş ile görüşerek oğlunun durumunu aktardığını, uzman çavuşun da ‘siz merak etmeyin’ dediğini ifade etmiştir.

    Öte yandan, cenazenin yerini öğrenmek için Kaymakamlığa başvuran aileye Kaymakamın ‘Oğlunuz kalp krizi geçirmemiş de olabilir. Başka yollardan ölmüş olabilir’ dediği, askeri bir yetkilinin de aileye ‘Oğlunuzun kaldığı koğuş 3’üncü katta ve cenazeyi sabah saat 05:00’te görmüşler ve düşmüş olabilir. Başını bir yere çarpmış olabilir’ dediği ifade edilmiştir.”

    HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:

    • İzmir Aliağa Kapalı Cezaevi’nde Jandarma Er Osman Özçalımlı’nın ölüm nedeni nedir? Ölüm nedenine ilişkin Adli Tıp Kurumu’nun raporu çıkmış mıdır? Çıkmadıysa ailesine ölüm nedeni olarak neden kalp krizi denilmiştir? Osman Özçalımlı’nın gerçek ölüm nedeni neden saklanmaktadır?
    • Er Osman Özçalımlı’nın ölümü ile ilgili bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa soruşturma hangi aşamadadır? Özçalımlı’nın ölümüne ilişkin ifadesine başvurulan kaç kişi vardır? Bunlar kimlerdir?
    • Er Osman Özçalımlı’nın babasıyla yaptığı telefon görüşmesinde kendisine baskı kurulduğunu ve tehdit edildiğini ifade etmiştir. Osman Özçalımlı’ı ölümle tehdit edenler tespit edilmiş midir? Bu kişilerin Özçalımlı’nın ölümüyle bağlantıları araştırılmış mıdır?
    • Şüpheli asker ölümlerinin çoğunun Kürtlerden ve Alevilerden oluşması tesadüf müdür? Askerde etnik ve inançsal ayrımcılık ve hak ihlali uygulamalarına dair bakanlığınız tarafından bir kayıt tutulmakta mıdır? Bu tür ayrımcı uygulamalara karşı bir tedbiriniz var mıdır?
    • 2002 yılından bu yana şüpheli asker intiharları veya şüpheli kazalar sonucunda yaşamını yitiren askerlerle ilgili kaç soruşturma ve kovuşturma yapılmıştır? Söz konusu ölümlere ilişkin sorumluluğu nedeniyle ceza verilen veya görevden alınan kişi sayısı kaçtır?
    • 2002 yılından bu yana kışlalarda yaşamını yitiren asker sayısı kaçtır? Bunlardan kaçının ölüm nedeni kayıtlara “intihar” olarak geçirilmiştir? (HABER MERKEZİ)