Etiket: suriye alevi soykırımı

  • AHRS’den BM’ye başvuru: Suriye’de kadınlara yönelik kaçırma ve şiddete sessiz kalmayacağız!

    AHRS’den BM’ye başvuru: Suriye’de kadınlara yönelik kaçırma ve şiddete sessiz kalmayacağız!

    PİRHA-Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), kadınlar ve kız çocuklarına yönelik kaçırma, zorla kaybetme ve cinsel şiddet vakalarıyla ilgili Birleşmiş Milletler’e resmi başvuruda bulundu. Kurum, özellikle Alevi kadın ve çocukların ciddi risk altında olduğunu belirterek uluslararası toplumu harekete geçmeye ve cezasızlığa son verilmesi için adım atmaya çağırdı.

    Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), Suriye’de kadınlar ve kız çocuklarına yönelik kaçırma, zorla kaybetme ve cinsel şiddet vakalarına ilişkin Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’ne (OHCHR) resmi başvuruda bulunduğunu açıkladı.

    AHRS Başkanı Hasan Öğütcü imzasıyla yayımlanan açıklamada, son dönemde artan ihlallerin yalnızca bireysel olaylar olmadığı, sistematik insan hakları sorunlarının bir parçası haline geldiği vurgulandı.

    “ALEVİ KADIN VE ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA” 

    AHRS, Suriye’de kadınlara ve kız çocuklarına yönelik insan hakları ihlallerini belgelediklerini, mağdur ve tanık ifadelerini uluslararası mekanizmalara taşıdıklarını belirtti. Açıklamada özellikle Alevi toplumuna mensup kadın ve kız çocuklarının ciddi risk altında bulunduğu, çok sayıda kaçırılma, zorla alıkonulma ve çeşitli istismar vakasının kayıt altına alındığı ifade edildi.

    Bazı olaylarda cinsel şiddet ve tecavüz iddialarının da bulunduğu belirtilirken, bu iddiaların bağımsız uluslararası mekanizmalar tarafından soruşturulması gerektiği kaydedildi.

    “BATOUL SÜLEYMAN ALLUŞ DOSYASI SEMBOL HALİNE GELDİ”

    Açıklamada Batoul Süleyman Alluş vakasına özel olarak değinilerek, bu dosyanın yalnızca tek bir kişinin yaşadığı trajediyi değil, yıllardır devam eden cezasızlık kültürünü ve kadınların korunamamasını simgelediği ifade edildi.

    AHRS, BM kurumlarına yapılan başvuruda yalnızca Batoul Süleyman Alluş’un durumuna ilişkin endişelerini değil, Suriye’de yıllardır süren kadın kaçırmaları, zorla kaybetmeler, cinsel şiddet ve istismar vakalarına ilişkin kaygılarını da uluslararası kamuoyuna sunduğunu açıkladı.

    ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

    Suriye İnsan Hakları Topluluğu, Birleşmiş Milletler mekanizmaları, uluslararası insan hakları kuruluşları, bağımsız araştırmacılar ve sivil toplum örgütleriyle iş birliği içinde hakikat, adalet ve hesap verebilirlik mücadelesini sürdürdüklerini belirtti.

    Açıklamada uluslararası topluma şu çağrılar yapıldı:

    -Kaçırılan her kadının bulunması,

    -Zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin açıklanması,

    -Cinsel şiddet ve tecavüz suçlarının faillerinin yargılanması,

    -Mağdurların adalet taleplerinin karşılanması ve cezasızlığın sona erdirilmesi.

    “SESSİZLİK CEZASIZLIĞI BÜYÜTÜYOR”

    Açıklamada, kurumun mağdurların sesi olmaya, insan hakları ihlallerini belgelemeye ve adalet mücadelesini uluslararası platformlarda sürdürmeye devam edeceği belirtilerek, “Sessizlik cezasızlığı büyütür. Adalet ise hakikatin ortaya çıkmasıyla başlar” ifadelerine yer verildi.

    HABER MERKEZİ

     

     

  • ÇHD’li avukatlar Harran Geçici Barınma Merkezi’nde 24 Alevi sığınmacıyla görüştü!-VİDEO

    ÇHD’li avukatlar Harran Geçici Barınma Merkezi’nde 24 Alevi sığınmacıyla görüştü!-VİDEO

    PİRHA – Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi, Suriye’de Alevilere yönelik soykırım ve katliamlardan kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Harran Geçici Barınma Merkezi’nde tutulan 24 Alevi sığınmacıyla görüştü. Avukatlar, sığınmacıların hukuki belirsizlik nedeniyle ciddi bir korku ve psikolojik yıpranmışlık yaşadığını belirterek, serbest bırakılmaları için gerekli hukuki başvuruların yapıldığını açıkladı.

    Suriye’de özellikle Lazkiye ve çevresinde Alevilere dönük saldırıların artmasıyla birlikte çok sayıda Alevi, hayatta kalabilmek için ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bu kapsamda Türkiye’ye ulaşan Alevi sığınmacıların bir bölümü Harran Geçici Barınma Merkezi’nde tutuluyor.

    Kamuoyuna daha önce yansıyan bilgilere göre, söz konusu sığınmacı grubun büyük çoğunluğu Suriye’nin Lazkiye kentinden deniz yoluyla Yunanistan’a geçmeye çalıştı. Ancak Yunanistan tarafından geri itilerek Türkiye’ye gönderilen sığınmacılar, Türkiye’ye girişlerinin ardından Harran Geçici Barınma Merkezi’ne alındı.

    DAYANIŞMA ETKİLİ OLDU

    Başta insan hakları örgütleri olmak üzere birçok kurum ve bireyin yürüttüğü dayanışma ve hukuki girişimler sonucunda, ilk etapta 22 kişiden oluşan Alevi sığınmacı grubunun Türkiye’den geri gönderilmesi engellendi. Süreç içerisinde gruptaki kişi sayısı 24 olarak netleşti.

    ÇHD İzmir Şubesi’nden avukatlar Duygu İnegöllü ve Aytekin Aktaş, 17 Aralık’ta Harran Geçici Barınma Merkezi’nde tutulan 24 Alevi sığınmacıyla bir kez daha görüştü. Avukatlar, görüşmelerde temel ihtiyaçların önceki başvurular doğrultusunda büyük ölçüde karşılandığını aktardı.

    “HUKUKİ BELİRSİZLİK PSİKOLOJİK YIKIMA YOL AÇIYOR”

    Görüşmenin ardından konuşan Avukat Duygu İnegöllü, sığınmacıların yaşadığı en temel sorunun hukuki belirsizlik olduğunu vurguladı. Bu belirsizliğin ciddi bir psikolojik yıpranmaya yol açtığını ifade eden İnegöllü, daha önce uzun süredir Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan bir müvekkillerinin iki kez intihar girişiminde bulunduğunu hatırlattı.

    İnegöllü, “Harran Geçici Barınma Merkezi’nde tutulan müvekkillerimizi yeniden ziyaret ettik. Bir önceki görüşmede dile getirdikleri eksiklikler yetkililerin desteğiyle büyük ölçüde giderilmiş durumda. Ancak burada ne kadar süre tutulacaklarını ve haklarındaki sürecin nasıl işleyeceğini bilmemeleri, onları psikolojik olarak son derece yıpratmış durumda. Müvekkillerimizden biri, bir yıldan fazla süredir özgürlüğünden yoksun bırakıldığını ve bu süreçte iki kez intihara teşebbüs ettiğini anlattı. Bu hukuki belirsizliğin ve fiili tutma halinin sonlandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

    İnegöllü, sığınmacılar için Türkiye’de sponsorlar bulduklarını, taahhütnamelerin hazırlandığını ve serbest bırakılmaları için gerekli tüm hukuki girişimlerin sürdürüldüğünü de belirtti.

    “KORKU VE BEKLENTİ İÇİNDELER”

    Süreci başından bu yana takip eden Avukat Aytekin Aktaş da sığınmacıların yaşadığı ruh haline dikkat çekti. Aktaş,

    “Suriye’deki Alevi soykırımından kaçarak gelen bu grubu ikinci kez ziyaret ettik. İki sığınmacıyla ise ilk kez görüşme imkânı bulduk. Temel ihtiyaçlarının büyük bölümü bugün itibariyle karşılanmış durumda. Bu konuda çaba gösteren görevlilere teşekkür ediyoruz” dedi.

    Ancak belirsizliğin devam ettiğini vurgulayan Aktaş, “Barınma merkezinde kalan diğer tüm sığınmacılar gibi bu 24 kişi de ne kadar süre burada tutulacaklarını bilmedikleri için korku ve beklenti içindeler. Bir an önce serbest bırakılmak istiyorlar. Biz de bunun için gerekli yasal şartları oluşturmaya çalışıyoruz. Çalışabilecekleri ve barınabilecekleri yerleri ayarladık, ilgili başvuruları yaptık. Amacımız bu grubun derhal geçici barınma merkezinden çıkarılması, geçici kimliklerine kavuşmaları ve insanca koşullarda yaşamlarını sürdürebilmeleridir” diye konuştu.

    PİRHA/URFA