Etiket: suriye insan hakları derneği

  • Suriye’de katledilen ve kaçırılan Alevi çocuklar için Köln’de anma-VİDEO

    Suriye’de katledilen ve kaçırılan Alevi çocuklar için Köln’de anma-VİDEO

    PİRHA- Suriye İnsan Hakları Derneği ve Alevi örgütleri, Suriye’de aileleri ile birlikte katledilen, kaçırılan çocuklarla ilgili hazırladığı raporu UNİCEF’e sundu. Raporun sunulması ardından düzenlenen anmada katliama dair bağımsız soruşturma mekanizmalarının kurularak, kaçırılan çocukların akıbetinin belirlenmesi ve ailelerine ulaştırılması talep edildi.

    Suriye’de HTŞ-IŞİD ve SMO çeteleriin hedefi haline gelen Alevi çocuklar ve azınlık toplulukları için Almanya’nın Köln kentinde anma düzenlenerek, katliamlara karşı uluslararası kamuoyunun sessizliği protesto edildi.

    Deyiş ve ağıtların yakıldığı annmada, Ana Elif Duman’ın verdiği gulbang eşliğinde çerağlar uyandırıldı. Suriye İnsan Hakları Topluluğu, Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından düzenlenen anmada, çeşitli sivil toplum temsilcileri ve insan hakları savunucuları söz alarak yaşanan insanlık suçlarına dikkat çekti.

    Ocak ve Nisan 2025 tarihleri arasında yapılan kapsamlı saha araştırmaları, belgelenmiş tanıklıklar ve toplanan görsel kanıtlara dayanarak, bu suçların Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) ve ona bağlı milislerin liderliğinde merkezi olarak organize edildiği, ideolojik olarak motive edildiği ve yürütüldüğü kaydedildi.

    “ALEVİLER SİSTEMATİK YOK EDİLME HEDEFLİ ZULÜM GÖRÜYOR”

    Beşar Esad rejimi sonrası Alevilere yönelik kültürel, fiziksel, dini ve ekonomik baskının, şantaj ve sömürünın hızla arttığına dikkat çekilen basın açıklamasında, “Şu anda en çok tehlike altında olan grup olan Aleviler, eski rejimin devrilmesinden hemen sonra silahlarını teslim etmelerine rağmen, sistematik olarak öldürülme ve fiziksel yok edilme dahil olmak üzere hedefli bir şekilde zulüm görmektedir. Etnik temizliğin ilk dalgasının hedefi haline gelen Aleviler, eski rejimin sorumluluğunu toplu olarak üstlenemezler! Kıyı bölgelerinde yaşayan Aleviler, 7 Mart’tan bu yana açık sokaklarda hedef alınarak infaz ediliyor, evleri yağmalanıyor ve ateşe veriliyor. Hayatlarını kurtarmak için birçok insan evlerini ve mahallelerini terk etmek zorunda kalarak dağlara kaçtı” denildi.

    “SURİYE’DEKİ EN BÜYÜK KATLİAMLARDAN BİRİ”

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Başkanı Rami Abdurrahman, Alevilerin katledilmesini “Suriye çatışması sırasında yaşanan en büyük katliamlardan biri” olarak nitelendirerek, “SOHR’a göre, Lazkiye, Tartus ve Hama vilayetlerinde en az 29 yerde katliamlar yaşandı. Bu toplulukların çocukları özellikle etkilendi; öldürüldüler, kaçırıldılar, zorla askere alındılar, köle ticareti ile satıldılar ve açık artırmada satıldılar, ailelerinden ve eğitim haklarından mahrum bırakıldılar ve büyük ölçüde ideolojik olarak beyin yıkamaya maruz kaldılar” diye belirtti.

    UNİCEF’E RAPOR SUNULDU

    Öte yandan Suriye İnsan Hakları Derneği, UNICEF Almanya’nın Köln’deki ofisine Suriye’de yaşanan  sistematik çocuk hakları ihlallerine dikkat çekmek için bir rapor sundu. Bu ihlallerin özellikle Alevi, Dürzi, Hristiyan ve diğer azınlık topluluklarından çocukları etkilediği belirtildi.

    Suriye İnsan Hakları Derneği Prof. Dr. Jens Kreinath tarafından kaleme alınan metinde, söz konusu hak ihlallerinin, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, insani hukukuna ve temel insan onuruna doğrudan aykırı olduğu kaydedilen dilekçede, yerinde bulunan kaynaklardan ve tanıklardan elde edilen doğrulanabilir bilgilere dayanarak yazılan rapora atıfta bulunuldu.

    ULUSLARARASI TOPLUMA 5 MADDELİK ÇAĞRI

    Yapılan açıklamada, çocuklara yönelik suçlara karşı 5 maddelik çağrıda şunlar talep edildi:

    “-Katliamlara dair bağımsız uluslararası soruşturma mekanizmalarının kurulması,

    -Kaçırılan çocukların akıbetinin belirlenmesi ve ailelerine ulaştırılması,

    -Yetim kalan çocuklara barınma, eğitim ve psikososyal destek sağlanması,

    -Çocukların cihatçı gruplarca militarize edilmesinin önüne geçilmesi,

    – Her türlü şiddet, sömürü ve ideolojik istismarın önlenmesine yönelik kapsamlı bir uluslararası eylem planının oluşturulması.”

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Suriye İnsan Hakları Derneği: Dürzi toplumuna karşı bir soykırım kampanyası yürütülüyor!

    Suriye İnsan Hakları Derneği: Dürzi toplumuna karşı bir soykırım kampanyası yürütülüyor!

    PİRHA-Suriye İnsan Hakları Derneği, HTŞ tarafından Dürzilere yapılan saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Hızlı şekilde bölgeye müdahale edilmesi gerektiği belirtilen yazıda “Saldırılar Dürzi toplumuna karşı bir soykırım kampanyasının parçasıdır” denildi.

    Suriye’de geçici hükümet Heyet Tahrir el-Şam’a (HTŞ) yönetimi saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Alevilere karşı gerçekleştirilen saldırılar sürerken rejim, bir sonraki saldırıların hedefine Suriye’de yaşayan Dürzileri koydu. Şimdiye kadar yaşanan saldırılarda 70’e yakın Dürzi insanın hayatını kaybettiği gelen bilgiler arasında.

    Suriye İnsan Hakları Derneği (AHR Suriye), Suriye’de Dürzilere karşı başlatılan saldırılar hakkında açıklama yaptı.

    Heyet Tahrir el-Şam’a (HTŞ) bağlı güçler tarafından Dürzilere yapılan saldırıları kınadıklarını belirten AHR, uluslararası toplumun acil müdahalede bulunulması istedi.

    70 ÜYE HAYATINI KAYBETTİ

    Suriye İnsan Hakları Derneği, saldırılara ilişkin şu açıklamayı yaptı:

    İktidardaki terörist grup Hay’at Tahrir el-Şam’a (HTŞ’ye) bağlı güçler, Suriye’deki Dürzi toplumuna karşı koordineli bir saldırı başlattı. Bu saldırı, Hz. Muhammed’i eleştiren bir ses kaydının sosyal medyada dolaşmasının ardından Pazartesi (28 Nisan) gece yarısı civarında başladı. Klip, Dürzi dini lideri Marwan Kiwan’a atfedildi ve Kiwan olaya karıştığını hemen reddetti.

    İnkarlara rağmen, HTS tarafından kontrol edilen ve/veya HTS ile bağlantılı silahlı çeteler sokaklara çıktı ve ateşli silahlar ve kılıçlar kullandı. Sünni olmayan dini gruplara olan düşmanlıklarına paralel olarak, Dürzi toplumuna karşı soykırım niyetini belirten sloganlar attılar. Mezhepsel saldırılar sonucunda toplumun en az 70 üyesi hayatını kaybetti.

    SALDIRILAR SOYKIRIM KAMPANYASININ BİR PARÇASIDIR

    İHD Suriye, HTŞ tarafından Dürzi toplumuna yönelik düzenlenen saldırıları şiddetle kınıyor. Suriye’deki Dürzi toplumunun ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri ile aynı fikirdeyiz: Saldırılar Dürzi toplumuna karşı bir soykırım kampanyasının parçasıdır.

    Ayrıca, bu saldırılar sadece Dürzi toplumu için değil aynı zamanda Suriye’deki tüm azınlıklar için varoluşsal bir tehdit oluşturan ideolojik bir rejim tarafından yönlendiriliyor.

    ACİL MÜDAHALE ÇAĞRISI!

    Bu nedenle, İHD Suriye, Suriye’deki tüm azınlıkları korumak için uluslararası toplumdan acil müdahale çağrısında bulunuyor.

    Ayrıca, Alevi toplumunun yaşadığı Kıyı bölgesinde insani bir felaketi önlemek için acil insani koridorlar ve kesintisiz yardım akışı çağrısında bulunuyoruz.

    Suriye’de tehdit altındaki azınlıklar, kendi halkını öldüren ancak katliamların ‘kontrolsüz’ güçler tarafından gerçekleştirildiğini veya Esad rejiminin kalıntılarını temizlemeyi amaçladığını iddia eden HTŞ rejimine güvenmiyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Suriye İnsan Hakları Derneği’nden, BM Güvenlik Konseyi’ne dört acil talep sunuldu!  

    Suriye İnsan Hakları Derneği’nden, BM Güvenlik Konseyi’ne dört acil talep sunuldu!  

    PİRHA – Suriye İnsan Hakları Derneği, Alevi soykırımına yönelik hazırladığı kapsamlı dilekçeyi Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne iletti. Acil taleplerin yer aldığı dilekçede ‘‘Suriye’nin batı ve kuzeybatısında barış gücü konuşlandırılması ve sivillerin korunması amacıyla uluslararası güvenli bölgelerin ilan edilmesi’’ vurgusu yapıldı.

    Suriye İnsan Hakları Derneği, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne sunulan dilekçeyi kamuoyu ile paylaştı.

    Suriye İnsan Hakları Derneği tarafından hazırlanıp BM Güvenlik Konseyi’ne resmi olarak sunulan dilekçe 14 ayrı saha raporuyla da desteklendi. Geniş kapsamlı dilekçede derneğin acil talepleri yer aldı.

    Söz konusu dilekçede, 2025 yılı başından itibaren Suriye’de başta Alevi topluluğu olmak üzere, İsmaili, Mürşidi ve Hristiyan azınlıklara karşı sistematik biçimde işlenen savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım fiilleri ile ilgili detaylı bilgi, tanıklık ve belgeler yer alıyor.

    KATLİAMIN TÜM BELGELERİ SUNULDU!

    14 rapordan oluşan dilekçeye tanıkların aktarımıyla birlikte sahadan gelen görsel ve işitsel kayıtlar, isim ve tarih bilgisiyle belgelenmiş kurban listeleri, fail grupların ve kişilerin açık kimlik bilgileri, radikal nefret söylemleri ve dini gerekçelendirmeler, toplu mezar fotoğrafları, kadın ve çocuklara yönelik cinsel şiddet belgeleri gibi materyaller de eklendi.

    Hazırlanan dilekçede yalnızca yaşanan ihlaller değil, aynı zamanda bu suçları organize eden grupların yapısı ve işleyişi de ortaya konuldu. Suriye’nin özellikle sahil bölgeleri olan Sanobar, al-Mukhtariya, Ain al-Arus, Jableh, Baniyas, Al-Tuwaym’da yaşananlara dair ‘‘Sadece travmatik bir hafıza değil, aynı zamanda kanıtlanabilir bir suç dizisi olarak ele alınmıştır’’ denildi.

    AMERİKA ALEVİ TOPLULUĞU’NDAN DA BAŞVURU!

    Amerika Alevi topluluğunu temsil eden Alawite Association of the United States (AAUS) tarafından da aynı dilekçeyle eş zamanlı olarak BM Güvenlik Konseyi’ne başvuru yapıldı.

    AAUS Başkanı Dr. Morhaf Ibrahim imzalı dilekçede, özellikle Mart 2025’te Baniyas ve çevresinde yaşanan kitlesel infazlar, mezhepsel temizlik ve sivillere yönelik saldırıların, uluslararası hukuk kapsamında soykırım olarak tanımlandığına vurgu yapıldı. Yapılan başvuruyla birlikte BM Güvenlik Konseyi’nden acil müdahale talep edildi.

    BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan dört acil talep ise şu şekilde sıralandı:

    ‘‘Suriye’nin batı ve kuzeybatısında barış gücü konuşlandırılması ve sivillerin korunması amacıyla uluslararası güvenli bölgelerin ilan edilmesi,

    İnsani yardım kuruluşlarının engelsiz erişimi için bağımsız yardım koridorlarının oluşturulması,

    2025 yılı başından bu yana gerçekleşen katliamlar, kadın ve çocuklara yönelik suçlar hakkında bağımsız bir uluslararası soruşturma komisyonu kurulması,

    Uluslararası ve bağımsız medya kuruluşlarının bölgeye girişinin sağlanması ve sahadaki gerçeklerin sansürsüz biçimde dünya kamuoyuna ulaştırılması.’’

    (HABER MERKEZİ)