Etiket: suruç aileleri inisiyatifi

  • Suruç Aileleri İnisiyatifi: Katliam iktidara uzandığı için dava kapatıldı

    Suruç Aileleri İnisiyatifi: Katliam iktidara uzandığı için dava kapatıldı

    Suruç Aileleri İnisiyatifi, dava dosyasının tek sanık üzerinden kapatılmasına basın toplantısı yaparak tepki gösterdi. İnisiyatif,  “Katliam iktidara uzandığı için dava kapatıldı” dedi. 
    Suruç Aileleri İnisiyatifi, 33 kişinin yaşamını yitirdiği Suruç Katliamı’na dair açılan davanın tek kişi üzerinden karara bağlanarak kapatılması, dava avukatları ile katliamda yaralananlar hakkında açılan soruşturmalara dair İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde açıklama yaptı. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul İl Meclisi Eşsözcüsü Erkan Tepeli, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş ile çok sayıda kişi açıklamaya katıldı. Açıklamada, “Suruç davası biz bitti demeden bitmez” pankartı açıldı.
    “DAVA SÜRECİNDE HİÇ BİR TALEBİMİZ KARŞILANMADI”
    Dava avukatlarından Sezin Uçar, dava sürecinde hiçbir taleplerinin karşılandığını belirtti. Olayın davada adı geçen 3 kişiyle sınırlı olmadığını aktaran Uçar, “Katliamla bağlantılı birçok kamu görevlisi olduğu gibi birçok İŞİD üyesinin olduğunu da biliyoruz. Bunların açığa çıkarılması ve faillerin yargılanmasını talep ediyorduk. Savcılık ve Urfa 5’inci Ağır Mahkemesi bu katliam gerçekliğini görmezden geldi, faillerin yargılanmasının önüne geçtiler” dedi.
    Suruç Katliamı dosyasıyla IŞİD ve devlet bağlantılarının ortaya çıktığına dikkati çeken Uçar, “Bu dosyanın bu şekilde kapatılması adalet mücadelesinin kapatılacağı anlamına gelmiyor. Kamu görevlileri de dahil tüm failler yargılanana kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.
    KATLİAMLAR ARASINDAKİ BAĞ
    HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, ailelerin yürüttüğü adalet mücadelesinin yanında olduklarını ifade etti. Katliamının aydınlatılmasının “domino taşı etkisi” yaratacağını ve diğer katliamlarla bağlantısı da ortaya çıkaracağını söyleyen Bulut, “Eğer bu mahkeme adil bir yargılama yapacak olsaydı Suruç Katliamı zaten hiç yaşanmayacaktı ve ülkenin bambaşka bir gündemi olacaktı. Bu tür katliamlar, hepimizin sürdürdüğü mücadeleyi durdurmaya yönelik bir katliamdı. Çünkü akabinde Ankara ve Diyarbakır’da bu katliamlar yaşandı. Bu Türkiye’nin karanlık tablosunun bir süreciydi. Bu sürecin aydınlatılmaması için Suruç davasının kapatılması gerekiyordu” ifadelerini kullandı.
    AİLELERİN TEPKİSİ: MAHKEME BZİE SÖZ HAKKI VERMEDİ
    Suruç ailelerinden Feti Aydın, mahkemede dava avukatları hakkında soruşturma açılmasına tepki gösterdi. Mahkemenin başından beri kendilerine söz hakkı vermediğini kaydeden Aydın, “Sözde biz mahkemeyi tehdit etmişiz. Bizim onları tehdit etme gibi bir olanağımız olamaz. Çocuklarımız ölmüş ama biz konuşamıyoruz. Hepimiz başka bir yerden mahkemeye katılıyoruz. Konuşmamıza izin verilmiyorsa niye mahkeme kuruluyor? Sanıklar mahkemeye çıkarılmadan karar verildi. Bunu kabul etmiyoruz. Onlar için bu dava kapandı ama bizim için kapanmadı” dedi.
    “KATLİAM İKTİDARA UZANDIĞI İÇİN KAPATILDI”
    Suruç gazisi Koray Türkay, delillerin saklandığı ve dosyanın kapatıldığını ifade etti. Mahkemeyi “adil olmamakla” eleştiren Türkay, “Mahkeme heyeti duruşmayı çok ideolojik ve siyasal bir yaklaşımla ele aldı. Suruç davasını kapatmak katliamı kabul etmektir. Tutuklu sanık bile hakime ‘Neden bu katliamı araştırmıyorsunuz?’ diye sordu. O bile bir serzenişte bulundu. Bu katliam iktidara uzanmıştır. Bu yüzden kapatıldı. Bu katliamdan sorumlu olan herkes hesap verene kadar peşini bırakmayacağız” şeklinde konuştu.
    SUÇ DUYURUSU
    Suruç ailelerinden Ahmet Özkan da, dava sürecinde tahrik edildiklerini belirterek, “Her türlü baskıyı gördük. Dönemin Başbakanı Davutoğlu, ‘Konuşursam yer yerinden oynar’ dedi. Neden hala suskun? Hangi yüzle insanlardan oy istiyor? 500 insan onun döneminde öldü. Onun da peşini bırakmayacağız. Bizim için bu dosya kapanmadı” diye kaydetti.
    Mahkeme heyeti hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını aktaran Yasin Can ise, “Çünkü onlar suç işledi. Kobanê yolculuğu Türkiye ve Kürdistan arasında kurulan köprüydü” dedi. (MA)

     

    (

  • Suruç Aileleri İnisiyatifi: Polisin görevi gençlere saldırmak değil

    Suruç Aileleri İnisiyatifi: Polisin görevi gençlere saldırmak değil

    PİRHA-Kadıköy’de Suruç Katliamı’nın yıl dönümünde yapılmak istenen yürüyüşe polis saldırısına tepki gösteren Suruç Aileleri İnisiyatifi basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Suruç’taki zihniyet ile Kadıköy’de saldıran zihniyetin aynı olduğu” belirtildi.

    Suruç’ta katledilenlerin 6’ncı yıldönümü nedeniyle Kadıköy’de yaptığı açıklama ardından Süreyya Operası önüne yürümek isteyen gençlere yönelik polis saldırısına tepki gösteren Suruç Aileleri İnisiyatifi basın açıklaması yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısına Suruç yaralıları, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, İHD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Sert, Gençlik Örgütleri ve çok sayıda kişi katıldı.

    “İŞKENCELERİ ARTIK MEYDANLARDA YAPMAYA BAŞLADILAR”

    Katliamı lanetlemek için yaptıkları eylemlerde polisin işkencesiyle karşı karşıya kaldıkları söyleyen Suruç’ta katledilen Uğur Özkan’ın ağabeyi Süleyman Özkan, “Dün gözaltı aracına gaz bombası atıldı ve burada gençleri boğmaya çalıştılar. Bazı arkadaşlarımızı merdivenden aşağıya attılar. Her sene yaşadığımız bir durumdu bu ama bu sene farklı vahşi geldiler. Biz barış dedikçe saldırıyorlar, sadece Suruç ailesi için değil adaletsizlikle karşı karşıya kalan herkes için arayışlarına devam edeceğiz” dedi.

    Polisin gençlere kin ve nefretle saldırdığını söyleyen Suruç’ta katledilen Hatice Ezgi Sadet’in ablası Özge Sadet, “Polisin görevi gençlere saldırmak değil ama dün gördük ki bire bir düşman hukuku söz konusu. Demokratik mücadeleye karşı bir duruş var. İşkenceleri artık meydanlarda yapmaya başladılar. Gençlik toplumun dinamik gücüdür. Gençlerimizle devamlı beraberiz bu toplumun aynasıdır. Biz onlarla gurur duyuyoruz. Gençlere ablukada saldırmak sadece bir acizliktir” dedi.

    6 yıl önce gerçekleşen katliamla dün yaşanan müdahalenin aynı zihniyetin ürünü olduğuna vurgu yapan Vatan Budak’ın babası Murat Budak ise, “Biz mücadelemizi yükselttiğimiz sürece bunlar geri adım atacaklar. Türkiye ve Kürdistan’daki adaletsizler için hak arıyoruz. Gençlik devamlı ayakta olacak” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Suruç katliamı 6. Yılında Kadıköy’de anıldı: 33 düş yolcusu için adalet mücadelesi devam edecek-VİDEO

    Suruç katliamı 6. Yılında Kadıköy’de anıldı: 33 düş yolcusu için adalet mücadelesi devam edecek-VİDEO

    PİRHA-Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin çağrısıyla katliamın 6. yılında Kadıköy Halitağa’da anma etkinliği düzenlendi. Katledilenlerin hepsinin birlikte anılması gerektiğini belirten EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Suruç davası tıpkı 10 Ekim katliamı davası gibi geçmiş değil, gelecektir. Hesabı sorulmadıkça, gerçek bir adalet gerçek bir yargılama olmadıkça; katiller, katillere yol verenler, azmettirenler, siyasi sorumlular yargı önüne çıkarılmadıkça Suruç’lar olmaya devam edecektir” dedi.

    Suruç katliamının 6. yılı. 20 Temmuz 2015’te tecavüzcü, faşist IŞİD çetelerinin yıktığı Kobanê’yi yeniden inşa etmek; Gezi’nin gençleriyle Kobanê devrimini buluşturmak, Rojava kadın devrimine dokunmak için yola çıkan yüzlerce kişi Suruç’ta bulunan Amara Kültür Merkezi’nde canlı bomba saldırısına uğradı.

    Suruç Katliamının 6. yılında adalet mücadelesi sürüyor. Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin çağrısıyla katliamının 6. yılında Halitağa Caddesi’nde anma eylemi gerçekleştirildi.

    Anma öncesi Kadıköy’ün her sokağı barikatlarla ablukaya alındı. Eylem alanının dört bir yanı da barikatlarla kapatıldı. Polis ablukasına rağmen Halitağa Caddesi’nde her ay oturma eylemi yapılan alanda toplanan yüzlerce kişi, Suruç şehitlerinin fotoğraflarının yer aldığı pankart ile “Suruç için adalet, herkes için adalet”, “Kalplerimiz adalet için atsın” yazılı pankartlar; gökkuşağı bayrağı, Çerkes bayrağı, Trabzonspor forması açtı. Eylemde, 33’lerin fotoğrafları taşındı.

    Anmaya HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, Dilşad Canbaz, ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, HDK Eş Sözcüleri Esengül Demir ve Cengiz Çiçek, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, Cumartesi Anneleri, İHD İstanbul Şubesi ve çok sayıda kişi katıldı.

    “ADALET MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Basın metnini Katliamda annesi Nazegül Boyraz’ı kaybeden Yasemin Boyraz okudu. Katliamı ve sonra yürüttükleri mücadeleyi anlatan Boyraz, “Adalet talebi için 10 Ekim katliamının ay dönümünde Ankara’da düzenlenecek anmaya katılmak istediklerini ancak polisin saldırısına uğradık. Adalet mücadelesi yürütenlerin Ankara buluşmasına tahammül edemediler. 6 yıldır devam eden davamızda karşımıza bunun gibi onlarca hukuksuzluk çıktı. Ancak biz karşımıza çıkarılan her türlü hukuksuzluğa ve engellemeye rağmen adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kez daha belirtiyoruz. En alttan en üst kademeye kadar tüm failler yargılanana kadar adalet mücadelesini sürdüreceğiz” dedi.

    “BİNLERCE YÜREKLE YÜRÜDÜK BUGÜNE”

    Suruç’ta kardeşi Hatice Ezgi Sadet’i kaybeden Özgen Sadet ise, “6 yıl önce gün öğlene varmadan yüzlerce evden çığlık, ağıt, acı yükseldi. Suruç’un hemen ardından cenazelerimizi sahipsiz bırakmayan binlerce yürek, yaralılarımızı yalnız bırakmayan binlerce yürekle bir olduk yürüdük ve bugünlere kadar geldik. Bugün Suruç aileleri olarak, Ezgi’nin ablası Özgen, Bahar’ın kızı Özgen olarak, İsmet’in kızı, Cemil abinin yoldaşı olarak, Halitağa’nın yollarını yürürken, mezarbaşı anmalarına giderken binlerce düş yolcusunun varlığını taşıyarak geldim. Çünkü bu topraklarda adalet mücadelesi demek, bir olmak, birlik olmak demek. Biz bunu Savaş’ta, Maraş’ta; Berkin’de, Amed katliamında, Suruç’ta gördük. Biliyoruz ki adalet mücadelemiz devam edecektir” diye konuştu.

    “33 DÜŞ YOLCUSU İÇİN ADALET MÜCADELESİ DEVAM EDECEK”

    Polis ablukasına tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dilşat Canbaz, “33 yoldaşımız katledildi. Dün olduğu gibi bugün de hala öfkeliyiz. Öfkeliyiz çünkü, onları katledenler göstermelik mahkemelerde yargılanıyorlar. Yasaları kendilerine göre bağdaştıran adalet duygusu, bu adaletin bir gün herkese lazım olacağını hatırlatıyoruz. Gerçek katiller, gerçek azmettiriciler yani o koltukta oturanlar, siyasiler; sadece bombacı değil, onu koruyanlara, siyasi aktörlere sesleniyoruz. Sizler de yargılanana kadar 33 düş yolcusu için adalet mücadelesi devam edecek. Onların düşleri sadece bir hayal değildi, onların düşleri sosyalizm mücadelesiydi; onların düşleri ütopya değildi. Düşlerini gerçekleştirmek hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

    “SURUÇ DAVASI, İŞÇİLERİN EMEKÇİLERİN DAVASIDIR”

    Katledilenlerin hepsinin birlikte anılması gerektiğini belirten EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Suruç davası tıpkı 10 Ekim katliamı davası gibi geçmiş değil, gelecektir. Hesabı sorulmadıkça, gerçek bir adalet gerçek bir yargılama olmadıkça; katiller, katillere yol verenler, azmettirenler, siyasi sorumlular yargı önüne çıkarılmadıkça Suruç’lar olmaya devam edecektir. Tıpkı HDP il binasına yapılan baskında Deniz Poyraz kardeşimizin katledildiği gibi. 6 yıldır Suruç davasında adalet sağlansaydı İzmir’deki katliam olmayacaktı. Çetelere yol verilmeyecekti. Soma davası 6 yıl sürdü” diye konuştu.

    Suruç’ta yaşamını yitirenler için Kadıköy’de yürüyüş düzenleyen gençlere polis müdahale etti. Çok sayıda genç darp edilerek gözaltına alındı. Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin Suruç’ta yaşamını yitirenler için Kadıköy Halitağa Caddesi’nde yaptığı açıklama ardından Süreyya Operası önünde açıklama yapmak üzere yürüyüşe geçen gençlik örgütleri üyelerine polis biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etti. Müdahalede en az 20 genç darp edilerek gözaltına alındı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Suruç Aileleri İnisiyatifi: Herkes için adalet istiyoruz-VİDEO

    Suruç Aileleri İnisiyatifi: Herkes için adalet istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ne yönelik polis müdahalesinde gözaltına alınan 13 kişinin serbest bırakılması için basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, “İnsanlar alana gelmeden vahşice gözaltına alındılar. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Bu katliamdan beslenenlere karşı hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” denildi.

    Suruç Katliamının 6’ncı yılında yürütülen kampanya kapsamında 10 Ekim Ankara katliamında yaşamını yitirenlerin anmasına katılacak olan ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ alana alınmamış, Gar yakınında aracı durdurulan ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ üyelerinin etrafını saran çevik kuvvet polisi, kitleye biber gazıyla müdahale ederek 13 kişiyi gözaltına almıştı.

    Suruç Aileleri İnisiyatifi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü binasında yaşanan gözaltılara ilişkin basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasına Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), Devrimci Anarşist Federasyonu üyeleri, HDP Ankara İl Eşbaşkanları, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni katıldı.

    “ADALET HERKES İÇİN ADALET DİYORUZ”

    ‘Adalet Mücadelemiz Engellenemez, Gözaltılar Serbest Bırakılsın’ yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni konuştu. Yetkililerin yaşanan katliamları engellemek yerine suç işlemeye devam ettiğini söyleyen Çepni, şunları dile getirdi:

    “Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Bugün alan polis ablukası altındaydı.  İnsanlar alana gelmeden vahşice gözaltına alındılar. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Bu katliamdan beslenenlere karşı hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Ankara için, Suruç ve Gülistan Doku için adalet herkes için adalet diyoruz.”

    “ADALETSİZLİĞE UĞRAYANLARIN ADALET ÇIĞLIĞINI BURAYA TAŞIMAYA GELDİK”

    Ardından ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ adına Emrah Topaloğlu konuştu. Suruç katliamının yaşandığı günden bugüne adalet arayışlarının sürdüğünü dile getiren Topaloğlu, adalet çağrısını adalet arayanlarla birlikte bir arada olmak istedikleri için Ankara’ya geldiklerini belirterek, “Katliamın öznesi olan,  Cumartesi Annelerine, Gülistan Doku için Adalet Komisyonlarına, Somalı ailelere çağrıda bulunduk ve onların adalet çığlığını buraya taşımaya geldik. Dün İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çıkarken, arkadaşlarımıza polis tarafından, ‘Size izin verirsek diğer gruplara da vermek zorunda kalıyoruz dedi. Bu gerekçeyle gözaltına alındık.  Sabah saatlerinde ise arkadaşlarımız darp ve işkence edilerek gözaltına alındı.  Bu gözaltılarla mücadelemizden vazgeçeceğimizi düşünenler bilsin ki mücadelemizden vazgeçmiyoruz” şeklinde konuştu.

    10 Ekim-Der üyesi Mustafa Doğan da söz alarak,  Türkiye’de insanların sürekli adalet mücadelesi yürüttüğüne vurgu yapıp, Suruç’a adalet geldiği takdirde 10 Ekim Gar Katliamı’na da adalet geleceğini söyledi.

    “ARKADAŞLARIMIZ BIRAKILANA KADAR BURADAN GİTMEYECEĞİZ”

    Suruç katliamında yaşamını yitiren Naze Gül Boyraz’ın kızı Yasemin Boyraz,  6 yıldır adalet mücadelesi yürüttüklerine dikkat çekerek şunları aktardı:

    “Suruç’taki katliamın dosyasında 20 ay gizlilik kararı olmasaydı Ankara Gar Katliamı da olmayacaktı. Suruç’taki katliamın faillerinin abisi gelip Ankara’da katliam gerçekleştirdi.  Bugün Ankara’da bir kez daha adalet talebimizi yenilemek için geldik ama karşılaştığımız şey barikatlar oldu. Katillere karşı alınması gereken barikatlar bizim önümüze çekildi.  Annemin çocuklarını bırakın, arkadaşlarımız bırakılana kadar buradan gitmeyeceğiz.”

    “TEK SES OLURSAK KAZANACAĞIZ”

    Son olarak söz alan ‘Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonu’ Üyesi Helin Yağmur ise, “Tek bir sesle adalet talebimizi yükseltmek için buradayız. Katilleri koruyanlar bugün bizlerin önünde barikat kuranlar bu adalet mücadelesinden korkuyorlar. Adalet mücadelesini bütünleştirmeye devam edeceğiz. Bütün bunlara karşı yargılayan bir gün bizler olacağız. Tek ses olursak kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • 10 Ekim anmasına katılmak isteyen ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ üyelerine polis müdahale etti

    10 Ekim anmasına katılmak isteyen ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ üyelerine polis müdahale etti

    PİRHA-‘Suruç için adalet, herkes için adalet’ kampanyası kapsamında Ankara’ya yürüyen ve 10 Ekim Katliamı anmasına katılmak isteyen ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ne polis müdahale ederek 13 kişiyi gözaltına aldı.

    10 Ekim anması için Ankara’ya gelen ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ üyelerine polis müdahale etti. 13 kişi gözaltına alındı.

    Suruç Katliamının 6’ncı yılında yürütülen kampanya kapsamında 10 Ekim Ankara katliamında yaşamını yitirenlerin anmasına katılacak olan ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ alana alınmadı. Gar yakınında aracı durdurulan ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ üyelerinin etrafını saran çevik kuvvet polisi, kitleye biber gazıyla müdahale etti. 13 kişi darp edilerek gözaltına alındı.

    PİRHA/ANKARA

  • Suruç Aileleri İnisiyatifi: Çığlığımızı 10 Ekim Ankara Katliamı’nın sesiyle buluşturacağız-VİDEO

    Suruç Aileleri İnisiyatifi: Çığlığımızı 10 Ekim Ankara Katliamı’nın sesiyle buluşturacağız-VİDEO

    PİRHA- Gençlerin çoğunlukta olduğu 33 Sosyalistin 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD barbarları tarafından katledilişinin 6. yılında adalet mücadelesini sürdüren Suruç Aileleri İnisiyatifi, İstanbul Kadıköy’de bir basın açıklaması yaptı. Yarın Ankara’da 10 Ekim Katliamı’nı protesto edeceklerini belirten Suruç Aileleri, herkesi adalet arayışına davet etti. 

    Gençlerin çoğunlukta olduğu 33 sosyalistin 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD barbarları tarafından katledilişinin 6. yılı. 33 sosyalist, barbar IŞİD çetelerinin yakıp yıktığı Kobani’yi yeniden inşa etmek, çocuklara umut olmak yola çıkmışlardı. Kobani’ye hareket etmeden önce Urfa’nın Suruç ilçesinde bulunan Amara Kültür Merkezi’nde bir basın açıklaması yaparken IŞİD’in canlı bomba saldırısında hayatlarını kaybettiler.

    Suruç Aileleri İnisiyatifi,  Suruç katliamının 6. yılına ilişkin yürütülen çalışma kapsamında bugün İstanbul Kadıköy Belediyesi önünde bir basın açıklaması yaptı.

    Çok sayıda insanın bir araya geldiği belediye önünde sık sık “Suruç için adalet, herkes için adalet” sloganı atıldı.

    Burada Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Hivda Selen yaptığı açıklamada “20 Temmuz’da Suruç Katliamı’nın 6. yıldönümü. Bütün adalet mücadelelerini adalet mücadelemiz yapıp yola çıkıyoruz. Yarın 10 Ekim anmasına katılacağız. Sadece Suruç ve 10 Ekim katliamlar değil tüm katliamlar olmak üzere bütün adalet yürüyüşçülerini anmaya bekliyoruz” dedi.

    “Bütün adalet isteyenler bir araya gelirse adalet çığlığımızı büyüteceğiz” diyen Selen, Suruç’ta katledilenlerin Kadıköy Belediyesi önünden yola çıktıklarını, dolayısıyla da kendilerinin de bugün aynı yerden Ankara’ya gitmek üzere yola çıkacaklarını kaydetti.

    KATİL KORKAKLAR KATLİAMI YAPTILAR”

    “Kobaniyi yeniden inşa ediyoruz” kampanyasının öncüsü olan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu adına da açıklama yapıldı. Açıklamada, “Bugün 6 yıl önce 20 Temmuz’da katledilmeden önce hareket ettikleri yerdeyiz. Yoldaşlarımız devlet-IŞİD işbirliğiyle katledildiler. Onların yola çıktığı yerden yola çıkacağız. Katil korkaklar, Gezi’nin çocuklarının Rojova devrimiyle buluşmasının önüne geçmek için bu katliamı yaptılar” ifadeleri kullanıldı.

    “Katillerden hesabı gençlik soracak, unutmak yok, affetmek yok” sloganlarının atıldığı eylemde Suruç Ailelerinden Özgen Saadet bir konuşma yaptı.

    “YÜZLERCE DÜŞ YOLCUSUNUN UMUTLARI HAİNCE BİR KATLİAMLA YOK EDİLMEK İSTENDİ”

    Saadet, “Buradan 6 yıl önce buradan yola çıkan yüzlerce düş yolcusunun umutları haince bir katliamla yok edilmek istendi. Ancak bizler onların düşlerini yaşatma sözü verdik. Suruç Katliamı aydınlatılsaydı, ankara Katliamı yaşanmayacaktı. Bugün buradan Suruç’un tanıkları, aileleri olarak tekrar yola çıkıyoruz. Bu sefer hedefimiz adalet” dedi.

    Açıklama ve konuşmaların ardından Suruç Aileleri Ankara’ya gitmek üzere temsili yürüyüş başlatacak.

    Bu arada açıklama sonrası 5 kişi polis tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınanların isimleri: Volkan uyar, Ümmühan Özdemir, Yaren Tuncer, Emrah Topaloğlu ve Mustafa kazak.

    Berfin YILDIZ/ İSTANBUL

     

  • ‘Düş Yolcuları Adalet Plaketleri’ törenine yasak

    ‘Düş Yolcuları Adalet Plaketleri’ törenine yasak

    PİRHA- Suruç Aileleri İnisiyatifi, bugün düzenlenecek olan “Düş Yolcuları Adalet Plaketleri” töreni Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yasaklandığını duyurdu.

    Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin, Suruç Katliamı’nın 5’inci yılında gerçekleştireceği ve Taksim Hill Otel’de bugün yapılması planlanan “Düş Yolcuları Adalet Plaketleri” töreni Beyoğlu Kaymakamlığı kararıyla yasaklandı.

    Adalet mücadelesi yasak ve baskı ile engellenemez

    Suruç Aileleri İnisiyatifi, yasağa ilişkin şunları ifade etti:

    “Yasaklanan adalet arayışımız! Yasaklanan katliamların mağdurları! Türkiye tarihinde katliamlar yok diyenler, Galatasaray’a, Suruç anmalarına saldıranlar, adalet arayan avukatları hizaya getirmeye, davaları sessizlikle geçiştirmeye çalışanlar hafızamızı silerek bu yalana icazet etmemizi bekliyor. O halde bir kez daha söyleyelim; Suruç’ta 33 insanımız göz göre göre katledildi. Ankara’da önlem alınmadı, Antep katliamı hakkında takipsizlik kararı verildi. Sivas aileleri, Cumartesi Anneleri, Gezi aileleri, Roboski aileleri hala adalet arıyor. Kadın cinayetleri durmuyor, LGBTİ+’lara nefret söylemi sürüyor. İşte bu yüzden susmuyoruz. Bu yüzden adalet aramaktan vazgeçmiyoruz! Yasak kararı meşru değildir. Adalet mücadelesi yasak ve baskı ile engellenemez. Tüm adalet arayışçılarını bu duygularımızla selamlıyor, değerli kamuoyuna tutumumuzu saygıyla duyuruyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Suruç katliamında yaşamını yitirenler anıldı

    Suruç katliamında yaşamını yitirenler anıldı

    PİRHA – Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç katliamında yaşamını yitirenleri anarak 22 Kasım’da görülecek davaya katılım çağrısı yaptı.

    Suruç Aileleri İnidiyatifi, “Suruç için adalet herkes için adalet” talebiyle her ay yaptıkları eylemin 39’uncusunda Kadıköy Halitağa’da bir araya geldi. “Kalplerimiz adalet için atsın” pankartı açıldı. Suruç’ta yaşamını yitirenlerin fotoğrafının bulunduğu dövizler taşındı. Nisan ayında yaşamını yitiren Suruç katliamda yaşamını yitiren Polen Ünlü’nün annesi Şennur Ünlü için alanda yer açılarak fotoğrafı bırakıldı. Eylemde “Suruç’u unutma unutturma”, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganları atıldı.

    “TALEPLER RET EDİLDİ”

    Sosyalist Gençlik Denekleri Federasyonu (SGDF) üyesi ilknur Çetin, basın açıklamasını yaptı. 39 ay önce yaşanan katliamı hatırlatan Çetin, katliamda ihmali bulunanlarla ilgili etkin bir soruşturmanın yapılmadığını söyledi. Dava sürecinde avukatlarının mahkeme heyetine sunduğu taleplerin red edildiğini belirten Çetin, “Suruç yaralıları ve suruç tanıkları tutuklanarak mahkemelere katılmaları engellendi. Tutuklu bulundukları hapishanelerden davaya katılma talepleri red edildi. Dava avukatlarımız tutuklandı. Bütün bu hukuksuzluklar davanın önünde birer engel olarak durdu” diye konuştu.

    DAVAYA KATILIM ÇAĞRISI YAPILDI

    Suruç davasının 22 Kasım 2018 tarihinde Urfa’nın Hilvan ilçesinde görülecek duruşmasına değinen Çetin, “Duyarlı kamuoyunu davayı takip etmeleri için 22 Kasım’da görülecek duruşmaya davet ediyoruz.
    Bu dava da 10 ekim davası gibi gerçek sorumlular ve katliamda parmağı bulunanlar cezalandırılmadan kapatılmak isteniyor. Biz Suruç Aileleri İnisiyatifi olarak bu davanın peşini bırakmayacağız. Bulunduğumuz her alanda Suruç için Adalet Herkes için Adalet demeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Önümüzdeki ay tekrar bir araya gelecekleri çağrısı yapıldı. (HABER MERKEZİ)

  • Suruç Aileleri’nin adalet arayışı sürüyor

    Suruç Aileleri’nin adalet arayışı sürüyor

    Suruç katliamının 28’inci ayında bir araya gelen Suruç Aileleri İnisiyatifi, “Sorumluluğu olan herkesin, adalet önünde hesap vermesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Suruç Aileleri İnisiyatifi, “Suruç için adalet, herkes için adalet” sloganıyla her ayın 20’sinde Suruç’ta yaşamını yitiren 33 kişi için yaptıkları eylemin 28’inci haftasında da Kadıköy Halitağa Caddesinde bir araya geldi. 33 kişinin fotoğraflarının ve “Belgeler ortada adalet nerede”, dövizlerinin taşındığı oturma eyleminde aileler adına Suruç’ta yaşamını yitiren Vatan Budak’ın babası Murat Budak konuştu.

    Suruç için yürütülen adalet mücadelesinin en başından beri maruz kaldığı baskıların aynı şekilde devam ettiğini söyleyen Budak, 13 Kasım’da görülen duruşmanın ailelerin suçlu gibi gösterilmeye çalışıldığı bir ortamda gerçekleştiğini ifade etti. Budak, “İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçun yargılanması değil de sıradan bir adli vakayı soruşturuyormuş gibi davranan heyet ve savcı yargılamanın başından bu yana arpa boyu yol gitmediklerini bir kez daha ortaya serdiler” dedi.

    MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

    Toplumsal adaleti, barışı sağlamak bir yana, yaşanan katliama ilişkin somut gerçeğe ulaşma çabası içinde dahi olmayan yargılamalar zincirinin halen sürmekte olduğuna dikkat çeken Budak, “Geçmişte benzerlerini birçok kez gördüğümüz, bu tür davalara ilişkin unutturma, hasıraltı etme çabası sürmektedir” şekline konuştu. Budak, “Aileler olarak istihbarat raporlarına rağmen yaşanan bu katliamda sorumluluğu olan herkesin, adalet önünde hesap vermesi için mücadele etmeye devam edeceğiz, 33 düş yolcusunun anılarına sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    Eylem katliamda yaşamını yitiren 33 kişinin adının okunmasının ardından son buldu.

  • Suruç Katliamı Davası 13 Kasım’da: Adalet için Hilvan’dayız

    Suruç Katliamı Davası 13 Kasım’da: Adalet için Hilvan’dayız

    Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç Yaralıları ve Tanıkları, 13 Kasım’da görülecek olan Suruç davasının 3. duruşmasına yüreği adalet için atan herkesi çağırdı

    Suruç davasının 3. duruşması 13 Kasım’da görülecek. 2. duruşmada sanığın getirilmesi yönünde karar veren mahkemenin bu kararını bozmasına tepki gösteren Av. Tonç, katliamın tek tutuklu sanığı olan Şahin’in söyleyeceklerinin son derece önemli olduğunu kaydetti. Suruç Aileleri de tüm kamuoyunu 13 Kasım’daki 3. duruşmaya çağırdı.

    “Baskılar ve tutuklamalar bizi yıldıramaz adalet için 3. kez Hilvan’dayız” şiarıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında düzenlenen basın toplantısında söz alan Suruç İçin Adalet Platformu avukatlarından Kader Tonç, bine yakın avukatla bu davanın izlendiğini hatırlattı. İlk duruşmada sanık sandalyesi boşken 3. duruşmada büyük bir gelişme olduğunu ve mahkemenin 3. duruşmada sanığın hazır edilmesine yönelik karar verdiğini hatırlatan Tonç, “Ancak davaya günler kala davanın avukatlarından Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar gözaltına alınarak tutuklandı” dedi.

    Bu tutuklamaların tek sebebinin davanın avukatsız bırakılmak istenmesi olduğunu kaydeden Tonç, “Biliyoruz ki bu davanın sadece iki avukatı yok. Yine binlerce avukat Suruç katliamı davasını takip edecek” diye konuştu. 3. duruşmaya sanık getirilecekken mahkemenin aykırı bir şekilde bir süre sonra kendi kararından hiçbir talep ve itiraz olmaksızın ara kararla vazgeçtiğine dikkat çeken Tonç, “Katliamın tek tutuklu sanığı var, diğer ikisi firari. O yüzden bu katliamın sorgulanması ve söyleyecekleri çok önemliydi. Ailelerin, yaralıların ve tanıkların huzurunda sorgulanmasını talep ettik mahkemenin enbaşında. Mahkeme katliamı aydınlatmak, maddi gerçeğe ulaşmak kastıyla hareket etmediği için ya da herhangi sebeple sanığı getirmekten vazgeçti” ifadesini kullandı.

    “SANIK MAHKEMEYE GELENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Sanık Yakup Şahin’in bizzat sorgulamak istediklerinin altını çizen Tonç, mahkemeye getirilene kadar taleplerini yineleyeceklerini dile getirdi. Tonç, şöyle devam etti: “Sanık bizzat gelene kadar, katliamda ihmal ve kastı olanlar yargılanana kadar adalet mücadelesine devam edeceğiz. Tutuklanan meslektaşlarımızın söylediği gibi, Suruç katliamı aydınlatılsaydı Ankara katliamı olmazdı, sonraki katliamların hiçbiri gerçekleşmezdi. Mücadelemizi onlarla, yaralılarla, ailelerle ve tanıklarla devam ettireceğiz.”

    HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesinde düzenlediği 5 Haziran Diyarbakır mitinginde gerçekleşen bombalı saldırıda 14 polise “görevi kötüye kullanmaktan” dava açıldı. Tonç, basın emekçilerinin sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: “Suruç davasında açılan mahkeme ve ceza orada göstermişti ki devletin ve doğrudan kolluğun büyük bir ihmali ve kastı vardı. Verilen ceza cüzi bir miktardı ama devlet şunu kendisi kanıtladı, dönemin Emniyet Müdürünün (Mehmet Yapalıal) bu durumdan haberdar olduğunu. Amed katliamıyla ilgili çok önemli 14 polis hakkında ‘görevi kötüye kullanmaktan’ açıldı. Bu Ankara katliamıyla ilgili de Suruç katliamıyla ilgili de bir kişi için diğer polisler için de önemli. Hrant Dink davasında olduğu gibi kötüye kullanmaktan ve ihmaldan sorumlu değiller bu dosyanın esas sanıklarıdır. Bunun da mücadelesini vereceğiz ama emsal olması 14 kişi hakkında böyle bir davanın açılması önemli. Suruç katliamında olduğu gibi IŞİD katliamı davaların takipçisi olacağız.”

    DURUŞMAYA ÇAĞRI

    Tonç’un ardından Suruç şehidi Vatan Budak’ın babası Murat Budak basın metnini okudu. Budak, 3. kez adalet için Hilvan yollarına düşeceklerini hatırlattı. “Katilleri değil bizleri hedef alan cezalarınız, mahkeme önlerinde adeta bizlere işkence haline getirilmeye çalışılan duruşmalar ne umudumuzu kırabilir, ne de mücadelemizden geri düşürebilir” diyen baba Budak, şöyle devam etti: “Suruç için, herkes için adalet mücadelesini büyütmeye; 33 düş yolcusunun eşit, adil ve özgür bir yarınlar düşlerini gerçek kılmaya kararlıyız. Yüreği adalet için atan herkesi, 13 Kasımda Hilvan’da görülecek 3. duruşmada yanyana olmaya çağırıyoruz!”

    (Kaynak: ETHA)