Etiket: suruç aileleri insiyatifi

  • ‘Suruç Katliamının sorumluları serbest, tanık ve yaralılar tutuklu’

    ‘Suruç Katliamının sorumluları serbest, tanık ve yaralılar tutuklu’

    PİRHA- Suruç Aileleri İnsiyatifi, IŞİD saldırısı sonucu yaşamını yitiren 33 yurttaşı katliamın 67. ayında andı. Uğur Ok’un tutukluluğuna vurgu yapılan açıklamada “Suruç yaralılarımızı tutuklayarak adalet mücadelemizi engelleyemezsiniz. Son 1 kişi dahi kalsak ‘Suruç için adalet herkes için adalet’ demeye devam edeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

    Suruç Aileleri İnsiyatifi, IŞİD saldırısı sonucu yaşamını yitiren 33 yurttaşı katliamın 67. ayında andı.

    Sokağa çıkma yasakları nedeniyle sosyal medya üzerinden yapılan basın açıklamasını Suruç yaralısı Güneş Erzumluoğlu okudu.

    “SURUÇ DA DİĞER DAVALAR GİBİ ÜSTÜNKÖRÜ GÖRÜLÜYOR”

    67 aydır katliamın faillerinin bulunması için adalet mücadelesi verdiklerini söyleyen Güneş Erzurumluoğlu, şu açıklamayı yaptı:

    “Bu katliam yapılmadan önce verilen istihbarat raporlarında resmi makamlar ve polis, canlı bombalı bir katliam yapılacağı yönünde uyarılmış, katliamı yapan Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün kimlik bilgileri paylaşılmıştı.

    Katliamdan sonra ortaya çıkan görüntülerde katliam failinin Suruç ilçesinde serbestçe dolaştığı görülüyordu.

    Katliamın yapıldığı Amara Kültür Merkezi çevresinde hiçbir önlem alınmamış, canlı bombaya dair yapılan uyarılar hiçe sayılmıştır.

    Katliamın hemen arkasından yaralıları hastaneye taşımak isteyen araçların önü TOMA ve akreplerle kesilmiş, arkadaşlarını taşımak isteyenlere gaz bombası atılmıştır.

    Suruç katliamı davası diğer katliam davaları gibi üstünkörü görülüyor. Suruç katliamında kullanılan bombaları temin eden Azzo Halaf Süleyman geçtiğimiz ay Urfa’da yakalandı. Bombaları temin ettiği suçlamasıyla yıllardır aranan bu kişinin ismi Suruç katliamı davasında 1 kez dahi geçmedi. Hakkında arama kararı olduğunu ancak yakalandıktan sonra öğrenebildik.

    Hakkında halen arama kararı olan sanıklar Deniz Büyükçelebi ve İlhami Bali’nin yakalanması için bir girişim başlatılmış değil. Katliamdan sonra olay yerinin fotoğraflarını çekerken yakalanan Abdullah Ömer Arslan şüpheli sıfatıyla bir kez dahi ifade vermedi. Ailelerimizin ve avukatlarımızın Abdullah Ömer Arslan’ın yargılanmasına dair yaptıkları suç duyuruları her seferinde rededilmiştir.

    Katliamda parmağı bulunanlar yıllardır kamuoyundan gizlenirken, hakkında yakalama kararı olanlar hakkında hiç bir işlem yapılmazken Suruç katliamı tanıklarımız ve yaralılarımız tutuklanarak hapishanelere konuyorlar. Bir itirafçının ifadelerine dayanarak haklarında hukuksuz bir şekilde tutuklama kararı verilen Suruç yaralıları İlke Başak Baydar ve Volkan Uyar 11 Şubat günü tahliye edildi. Suruç yaralımız Uğur Ok ise halen hapishanede tutulmakta. 23 Şubat 2021 tarihinde İstanbul’da bulunan Çağlayan adliyesinde duruşması olan Uğur Ok’un da bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz.

    Yine tutuklu yargılanan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp 10 Şubat günü tahliye edildi. Suruç katliamından sonra yaralılarımızın tedavi sürecinde yanımızda olan ve mahkeme süreçlerinde bizi yalnız bırakmayan Şeyhmus Gökalp’in tekrar aramıza dönmesini sevinçle karşıladık.

    Buradan bir kez daha belirtiyoruz ki Suruç yaralılarımızı tutuklayarak adalet mücadelemizi engelleyemezsiniz. Son 1 kişi dahi kalsak ‘Suruç için adalet herkes için adalet’ demeye devam edeceğiz.

    Hiçbir düş yarım kalmayacak”

    (HABER MERKEZİ)

  • Suruç Katliamı’nın 9 Şubat’ta görülecek 17. duruşmasına katılım çağrısı

    Suruç Katliamı’nın 9 Şubat’ta görülecek 17. duruşmasına katılım çağrısı

    PİRHA-Suruç Katliamı davasının 17. duruşmasına çağrı yapan Suruç Aileleri İnsiyatifi, “Herkes için adalet istiyoruz” diyerek 9 Şubat’ta Hilvan’da olacaklarını duyurdu.

    IŞİD saldırısı sonucu yaşamını yitiren 33 yurttaş için açılan davanın 17. duruşması 9 Şubat’ta Urfa’nın Hilvan ilçesinde görülecek.

    Suruç Aileleri İnsiyatifi, “20 Temmuz 2015’den bugüne hep aynı inat ile Suruç için adalet herkes için adalet istiyoruz. 17. duruşma için bir kez daha 9 Şubat’ta Hilvan’da olacağız” diyerek katılım çağrısı yaptı.

    NE OLMUŞTU?

    20 Temmuz 2015’te Urfa’nın Suruç ilçesinde düzenlenen bombalı intihar saldırısında 33 yurttaş öldü, 100’den fazla kişi de yaralandı. Saldırı; aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nin gençlik kolu Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de bulunduğu 300 kişinin Amara Kültür Merkezi bahçesinde IŞİD’in Kobani saldırıları sonrası, Kobani’nin yeniden inşa çalışmaları konusunda basın açıklaması yaptığı sırada meydana geldi. Saldırıyı IŞİD üstlendi. Canlı bombanın da IŞİD ile ilişkisi olan Dokumacılar grubu mensubu Şeyh Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi.

  • Demokratik kitle örgütlerinden Sivas Katliamı duruşmasına çağrı!-VİDEO

    Demokratik kitle örgütlerinden Sivas Katliamı duruşmasına çağrı!-VİDEO

    PİRHA-Ankara’daki birçok kurum, 20 Ocak’ta görülecek Sivas Katliamı duruşması için katlım çağrısı yaparak “Tüm kamuoyunu duyarlılığa davet ediyoruz. Hakk ve hakikat için, na-hak zihniyete karşı birlik olalım” dedi.

    20 Ocak Çarşamba günü Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek Sivas Katliamı davasının duruşmasına  Ankara’daki dernek ve kurumlardan katılım çağrısı geldi.

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi’nde yapılan basın açıklamasında “Devlet, yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir” denildi.

    “YÜZLEŞMEK, HAK VE HAKİKATİN ORTAYA ÇIKMASIDIR”

    Basın metnini okuyan DAD Ankara Şubesi  Eş Başkanı Mustafa Karabudak, “28 yıldır süren bu davada gerçekler ortaya çıkmadı, katliamın gerçek suçluları yakalanıp hesap vermedi” diyerek, şunları söyledi:

    “Sivas Katliamı ana davası 2012 yılında zaman aşımına uğratıldı, davada firari üç sanık Eren Ceylan, Murat Sonkur ve Murat Karataş yurtdışında olduğu için dosya kapatılmadı; davaya 20 Ocak 2021 tarihinde Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek.

    Yakın tarihe baktığımızda Maraş, Çorum, Malatya katliam davaları sürece yayılmış, karartılmış ve unutturulmuştur. Tarihin tozlu sayfalarının Madımak Katliamı’nın da üzerini örtmesini istemiyoruz. Sadece Madımak Katliamı değil; Roboski, Suruç, 10 Ekim Gar Katliamı, Hrant Dink ve diğer katliamlarla da yüzleşilsin istiyoruz. Bu sebeple, 20 Ocak’ta görülecek mahkemede olacağız. Devlet, bu katliamlarla yüzleşmediği sürece ülkede barış, demokrasi ve bir arada yaşama imkânı olmayacaktır. İnanç örgütleri, Sivil Toplum Kurumları, demokratik güçler olarak tabii ki sahiplenme anlamında eksik kaldık; bir bütün olarak davanın takibinde yeterli tepkiyi gösteremedik. Bu nedenle, 20 Ocak’ta görülecek davaya ilişkin çağrımızdır: Toplumun, hak arama mücadelesi veren davalara sahip çıkmasını istiyoruz. Ülkedeki demokratik mücadeleye katkısı olacağını düşünüyoruz.”

    “Yüzleşmek, hak ve hakikatin ortaya çıkmasıdır” diyen Karabudak, “Devlet, yaptığı tüm katliamlarla yüzleşmelidir; gerçek suçlular yakalanıp adalet önünde hesap vermelidir. Bu Katliamlar insanlığa karşı işlenmiş suçlardır. Bu suçlarda zaman aşımı olmaz. Üzeri kapatılamaz. Bizler, yarın (20 Ocak) saat 14.00’te Ankara Adliyesi, 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya katılıyoruz; tüm kamuoyunu da duyarlılığa davet ediyoruz. Hak ve hakikat için, na-hak zihniyete karşı birlik olalım. Hak ve hakikat için, zalime karşı duralım” ifadelerine yer verdi.

    “BU ÇIĞLIĞI SONUNA KADAR SÜRDÜRMELİYİZ”

    Açıklamanın ardından söz alan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki ise “Yargı maalesef adalet üretmiyor” diyerek, insanlığa karşı suçların halen zamanaşımına uğratıldığını ifade etti.

    “Bu dava mahşere bırakılmayacak” diyen Tiryaki, şunları dile getirdi:

    “Bu katliamın hesabının sorulacağını göstermek açısından bir araya gelmemiz çok kıymetli. Bu çığlığı sonuna kadar sürdürmeliyiz. Gerçekten toplumsal bir barış istiyorsak bu tür davalara özel anlam atfetmek gerekir. Bir toplum, ancak geçmişiyle yüzleşebilir, katliamlara amasız fakatsız hesap sorabilirse gerçek barışı sağlayabilir. O açıdan bu davaya çok önem atfediyoruz.”

    “BU DAVA SAHİPSİZ DEĞİL”

    Basın toplantısında söz alan bir diğer isim ise 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci oldu. “Katliamın üzerinden 28 yıl geçti ama hiç şüphesiz bu katliam da 10 Ekim Katliamı kadar hala çok sıcak” diyen Sakinci, sözlerine şöyle devam etti:

    “Halen ateşin düştüğü yerden bizi yakmaya devam eden bir noktadayız. Bu ülke katliamlar ülkesi. Bu ülkede gerçekten demokrasiden, adaletten yana olmak istediğinizde ne yazık ki kayıplar veren, bu uğurda mücadele yürüten insanlara dönüşüyorsunuz. Bu dava süreçlerinin birlikte sürdürülmesi gerektiğini en iyi bilenlerden biri olarak biz de bu sürecin takipçisiyiz. Ne olursa olsun bu süreç sahipsiz değil.”

    “DERSİM, ÇORUM, SİVAS KATLİAMLARI SORUMLULARI YARGILANMADIĞI İÇİN KATLİAMLAR DEVAM EDİYOR”

    İnsan Hakları Derneği MYK üyesi İsmail Boyraz da, cezasızlık ve yargı bağımsızlığı konuları üzerinde durarak “1915 yılındaki Ermeni soykırımıyla başlayarak Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki katliamlar; Dersim, Çorum, Sivas katliamları sorumluları yargılanmadığı için katliamlar halen devam ediyor. Çünkü bunları devlet adına iş yapan insanlar olarak değerlendirdikleri için cezasızlık gündeme geliyor. Tabii bunun için de yargının bağımsız olması gerekiyor” diye belirtti.

    Çağrı metninde imzası bulunan kurumlar şöyle:

    Demokratik Alevi Dernekleri

    Çağdaş Hukukçular Derneği

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği

    İnsan Hakları Derneği

    10 Ekim Derneği

    Suruç Aileleri İnisiyatifi

    Ankara Dersimliler Derneği,

    Ankara Vartolular Derneği

    Alınteri

    Kürdistan Komünist Partisi

    Halkların Demokratik Partisi

    PİRHA/ANKARA