Etiket: sykp

  • Sol partilerden Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a Kılıçdaroğlu tepkisi!

    Sol partilerden Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’a Kılıçdaroğlu tepkisi!

    PİRHA- Devrimci Parti, SYKP, TÖP ve Yeşil Sol Parti Mersin İl örgütleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklamasına tepki göstererek, “Bizler, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ı şiddetle kınıyor, bundan sonraki icraatlarının sıkı takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz” dedi.

    CHP hakkında verilen ‘mutlak Butlan’ kararı sonrası genel başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklayan Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın bu tutumu tepkilere yol açtı.

    Devrimci Parti, SYKP, TÖP ve Yeşil Sol Parti Mersin İl örgütleri Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın tutumuna dair açıklama yaptı.

    Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri destek verdi. Siyasi partiler adına açıklamayı Yeşil Sol Parti’den Metin Süt okudu.

    “ÖZÜR DİLİYORUZ”

    Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın tavrının, sosyalist geçmişi, seçilirken geniş bir seçmen kitlesinin desteğini almış olması sebebiyle sol kamuoyunda öfke ile karşılandığını belirten Süt, şunları dile getirdi:

    “Demokrasi güçlerinin, Kürt halkının ve tüm sosyalistlerin sahadaki emekleri ve fedakârlıklarıyla elde edilen siyasal imkanları, kişisel kariyer basamağına dönüştüren anlayışlar ne yeni ne de şaşırtıcıdır. Seçildikten sonraki bir yıllık süre içerisinde kendisini adaylaştıran ve sonrasında da seçen siyasal çevre ve örgütlerle bağlantısını kesmek için elinden geleni yapmıştır. İçinden çıkıp geldiği Yeşil Sol Parti ile ilişkisini kesmiş, yakın çevresinde bulunan başkan yardımcılarının işine son vermiş ve belediyeyi tek adam rejimiyle, bugün Kemal Kılıçdaroğlu MYK’sında yer aldığı açıklanan Yıldırım Kaya’nın eski ekibiyle yönetmekte, kararlı bir tutum içerisinde olmuştur.

    Seçim çalışmaları sürecinde demokrasi güçlerinin ortak mücadelesinin diliyle siyaset yapanların, bugün o mücadeleyi görünmez kılması, mücadele arkadaşlarını yok sayması bir savrulmadır. Bu savrulma yalnızca bireysel değil politik ve ideolojiktir.

    Bu değerlendirmelerimiz kendisiyle defalarca paylaşılmış, ancak kendisini ittifakla destekleyen güçler tarafından yanlıştan dönebileceği umuduyla, kamuoyuna gerekli açıklama yapılmamış veya yapılamamıştır. Ancak bugün gelinen nokta tüm beklentilerin boşa çıktığı, bir ihanet noktasıdır. Çünkü CHP’ye dönük mutlak butlan hamlesi yalnızca bir partiye yönelik hukuki bir müdahale değil; seçme ve seçilme hakkına, demokratik siyaset zeminine, toplumsal muhalefetin birikimine ve Türkiye halklarının ortak geleceğine yönelmiş açık bir saldırıdır. Kayyum rejimiyle Kürt halkının iradesini gasp eden, üniversitelere, belediyelere, emek örgütlerine, kadın ve gençlik mücadelelerine baskı uygulayan iktidar, bugün tasfiye siyasetini muhalefetin bütününe yaymaktadır.

    Abdurrahman Yıldız’ın müesses nizamın mutlak butlan hamlesinin ne anlama geldiğini bilememesi veya okuyamaması mümkün değildir. Tüm değerlerini yitirmiş birisinin, sanki CHP’liymiş gibi, CHP içerisinde bir mücadele varmış ve o da tavrını ortaya koymuş gibi bir davranışın gerçek olmadığı hepimizce malumdur. Kendisini destekleyen sol, sosyalist güçlere ve Kürt halkına zaten sırtını dönmüş olan A. YILDIZ, mutlak butlan destekçiliği ile ihanet noktasına gelmiştir.

    Bizler kim olursa olsun, halkın ortak emeğiyle elde edilen meşruiyeti, halktan ve mücadeleden koparak tüketen, her siyasi pratiğin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bizler, Toroslar Belediye başkanı Abdurrahman Yıldız’ı şiddetle kınıyor, bundan sonraki icraatlarının sıkı takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz. Ayrıca Yeşil Sol Parti olarak da; adaylık sürecinden, seçilmesine kadar geçen sürede gösterdiğimiz çaba ile Abdurrahman Yıldız’ın seçilmesine imkân verdiğimiz için Toroslar halkından özür diliyoruz.”

    HABER MERKEZİ

  • ‘Halkımızı Suriye’de soykırıma uğrayan Alevilerin sesine omuz vermeye davet ediyoruz!’ -VİDEO

    ‘Halkımızı Suriye’de soykırıma uğrayan Alevilerin sesine omuz vermeye davet ediyoruz!’ -VİDEO

    PİRHA – Suriye’de 7 Mart 2025 tarihlerinde yaşanan ve onbinlerce sivilin yaşamını yitirdiği saldırıların yıl dönümünde, Hatay’ın Samandağ ilçesinde büyük bir buluşma gerçekleşecek. “Suriye’de Soykırıma Dur De” şiarıyla düzenlenecek miting öncesi ajansımıza konuşan SYKP, Kaldıraç Hareketi ve DEM Parti temsilcileri, inanç kırımına ve emperyalist kuşatmaya karşı “halkların ortak mücadelesi tek kurtuluştur” mesajını verdi.

    Suriye’de Alevilere dönük süren soykırımın birinci yılı geride kalıyor. 7 Mart’ta başlayan saldırılarda on binlerce Alevi katledildi, yerinden edildi, kadınlar kaçırılıp tecavüze uğradı, satıldı, çocuklar ailelerinden koparıldı, Alevilerin topraklarına ve mallarına el konuldu, işlerinden atılarak açlığa mahkûm edildi.

    Saldırıların yıl dönümünde birçok coğrafyadan Alevi ve dostları soykırımın durması için çağrıda bulunmaya devam ediyor. 7 Mart’ta birçok merkezde alanlara çıkılacak. Bu merkezlerden biri de Samandağ olacak. 7 Mart’ta Samandağ’da büyün bir miting yapılacak. Alevi kurumları, kadınlar, sanatçılar, yazarlar ve aydınlar mitinge katılım çağrısında bulundu.

    Suriye’de 7 Mart 2025 tarihlerinde yaşanan ve onbinlerce sivilin yaşamını yitirdiği saldırıların yıl dönümünde, Hatay’ın Samandağ ilçesinde büyük bir buluşma gerçekleşecek. “Suriye’de Soykırıma Dur De” şiarıyla düzenlenecek miting öncesi PİRHA’ya konuşan SYKP, Kaldıraç Hareketi ve DEM Parti temsilcileri, inanç kırımına ve emperyalist kuşatmaya karşı “halkların ortak mücadelesi tek kurtuluştur” mesajını verdi.

    TUNCAY YILMAZ: SİVİLLER SIRF KİMLİKLERİ ÜZERİNDEN HEDEF ALINDI

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclis Üyesi Tuncay Yılmaz, yaşananların hukuksal ve siyasal olarak bir soykırım olduğunu vurguladı. Mitingin sadece bir dayanışma değil, mezhepçi politikalara karşı bir duruş olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Geçen yıl Alevlerin yoğun yaşadığı bölgelerde binlerce insan öldürüldü. Siviller sırf kimlikleri üzerinden hedef alındı ve köyler boşaltıldı. Bu artık bir katliamın ötesinde, soykırımdır. 7 Mart mitingi mezhepçi politikalara bir ‘dur’ deme yeridir. Emperyalistlerin müdahalesi hiçbir zaman barış getirmez; sadece yeni göçler ve yıkımlar doğurur. Hemen karşımızda, Lazkiye’de kardeşlerimizin katledilmesi buradaki halkı çok öfkelendirdi. Bu yüzden bütün halkımızı bu sese omuz vermeye davet ediyorum.”

    MUSTAFA ÇELİK: ÖRGÜTLÜ HALK YAŞAMI KURTARABİLİR

    Kaldıraç Hareketi’nden Mustafa Çelik, Suriye’deki paylaşım savaşının bir sömürgeleştirme hamlesi olduğunun altını çizdi. Halkların ancak kendi özgücüyle bu kıskacı aşabileceğini belirten Çelik, şöyle konuştu:

    “2011’den bu yana Aleviler ilk hedefler arasındaydı. Bugün bölgeyi dizayn etmek isteyenler halkları birbirine kırdırıyor. Ancak biliyoruz ki bir halk eğer örgütlüyse o savaştan ve katliamlardan kurtulabiliyor. Kürtlerin ve Dürzilerin örgütlü direnişi bunun en büyük örneğidir. Miting sadece bir ses verme değil, örgütlü bir zemin yaratma çabasıdır. Kapitalist emperyalizmde katliamlar bitmez, geleceğimizi ancak devrimci bir mücadele ile insanca yaşanabilir bir hale getirebiliriz. Tek çağrımız işçi sınıfının ve halkların örgütlü gücüdür.”

    NAİM ÖZBEK: HİÇBİR İKTİDARIN SUÇU BİR İNANCA YÜKLENEMEZ

    DEM Parti Hatay İl Eş Başkanı Naim Özbek ise Suriye’deki rejim değişikliğinin ardından Alevi kimliğinin hedef tahtasına oturtulmasına ve suçların bir inanç grubuna yıkılmasına tepki gösterdi. Özbek, şu ifadeleri kullandı:

    “Yeni gelen iktidar, önceki yönetimin bütün günahlarını bugün orada yaşayan Alevilerin sırtına attı. Biz bunu baştan reddediyoruz. Hiçbir devletin veya iktidarın suçu bir inanca, bir kimliğe yüklenemez. Bu, katliamlara alan açan faşist ve ırkçı bir siyasettir. 7 Mart’ta uluslararası kamuoyuna şunu duyurmak istiyoruz: Alevilerin yaşadığı bu soykırım bir daha tekrarlanmasın. Suriye’deki insanlık dramına karşı sesimizi duyurmaya hep beraber omuz verelim.”

    Cevahir FINDIK/SAMANDAĞ

  • ‘Alevi katliamına dur demek için Samandağ’da buluşalım’-VİDEO

    ‘Alevi katliamına dur demek için Samandağ’da buluşalım’-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de kurum temsilcileri ve kadınlar Suriye’de süren Alevi soykırımının birinci yılına dair 7 Mart’ta Samandağ’da yapılacak mitinge katılım çağrısında bulunarak, “Alevi katliamına dur demek için Samandağ’da buluşalım. Gelin omuz omuza olalım, katliamı durduralım” dediler.

    Suriye’de Alevilere dönük süren soykırımın birinci yılı geride kalıyor. 7 Mart’ta başlayan saldırılarda onbinlerce Alevi katledildi, yerinden edildi, kadınlar kaçırılıp tecavüze uğradı, satıldı, çocuklar ailelerinden koparıldı, Alevilerin topraklarına ve mallarına el konuldu, işlerinden atılarak açlığa mahkum edildi.

    Saldırıların yıl dönümünde bir çok coğrafyadan Alevi ve dostları soykırımın durması için çağrıda bulunmaya devam ediyor. 7 Mart’ta bir çok merkezde alanlara çıkılacak. Bu merkezlerden biri de Samandağ olacak. 7 Mart’ta Samandağ’da büyük bir miting yapılacak.

    Mersin’de kurum temsilcileri ve kadınlar Suriye’de süren Alevi soykırımının birinci yılına dair 7 Mart’ta Samandağ’da yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Arap Alevi Kültür Derneği Başkanı Sabahat Aslan, DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, SYKP Önceki Dönem Eş Genel Başkanı Canan Yüce ve CHP Mezitli İlçe Önceki Dönem Kadın Kolları Başkanı Özlem Büngül, Suriye’de süren Alevi soykırımının birinci yılına dair konuştu.

    “YAŞAM HAKKINI SAVUNMAK İÇİN SAMANDAĞ’DA BİR ARAYA GELELİM”

    DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş,savaşa ve katliamlara karşı tüm toplumun ses yükseltmesi gerektiğinin altını çizerken, Arap Alevi Kültür Derneği Başkanı Sabahat Aslan da, emperyalizme karşı duruşların dünyanınn her alanında olduğunu belirterek, yaşam hakkını savunmak için tüm toplumu soykırıma ve haksızlıklara karşı ses çıkarmaya çağırdı.

    “GELİN OMU OMUZA DURALIM”

    SYKP Önceki Dönem Eş Genel Başkanı Canan Yüce, 7 Mart’ta Samandağ’da yapılacak mitingeAlevilerin, sosyalistlerin, demokratların çağrılar yaptığına dikkat çekererek, “Alevi katliamına dur demek için Samandağ’da buluşalım” dedi. CHP Mezitli İlçe Önceki Dönem Kadın Kolları Başkanı Özlem Büngül de, kadın ve çocukların katledilmemesi için herkesin sesini yükseltmesi gerektiğini vurgulayarak, “Gelin omuz omuza olalım, katliamı durduralım” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin’de Rojava için ortak çağrı: Ablukayı kaldırın!- VİDEO

    Mersin’de Rojava için ortak çağrı: Ablukayı kaldırın!- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Rojava’daki abluka ve hak ihlallerine ilişkin eylem yapıldı. Burada yapılan konuşmalarda sınır kapılarının açılması ve Rojava üzerindeki ablukaların kaldırılması çağrısı yapıldı.

    Mersin’de Rojava’ya yönelik saldırılara, kuşatma ve ablukaya karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. DEM Parti, EMEP, TİP, TÖP, DBP, ESP, SODAP, SYKP, Devrimci Parti ve YSP tarafından düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasına DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, Emek Partisi MYK Üyesi Halil İmrek, TÖP PM Üyesi Zeliha Korkmaz, Yeşil Sol Parti MYK Üyesi Münir Korkmaz ve İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “Gerici emperyal kuşatmaya, soykırıma son” çağrısıyla bir araya gelen kitle, Mahmudiye Mahallesi’ndeki Metropol İş Merkezi yanındaki parktan Özgür Çocuk Parkı’na yürüyüş yapmak istedi. Parkın abluka altına alınması ve yürüyüşe izin verilmemesi üzerine kitle, parkın sonuna kadar yürüyüp burada basın açıklaması yaptı.

    “BARIŞ İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sözlerine ESP’ye yapılan gözaltı operasyonlarına değinerek başladı. Rojava eylemlerine katılan her kesimin bu tür baskılarla yıldırılmaya çalışıldığını dile getiren Doğan, “Rojava’ya dönük dayanışma eylemlerini gerekçe göstererek, hiçbir siyasi partiye üye olmayan ama Rojava ile gönül bağı kuran insanlara da gözdağı verilmek isteniyor. Dayanışma göstermeyin mesajı verilmeye çalışılıyor. Bir yandan Kürtlere dönük bu tutum sürdürülürken, diğer yandan Kürtlerle birlikte yürüyen Türkler, devrimciler ve sosyalistler baskı politikalarına maruz bırakılıyor. Onurlu ve kalıcı barış aynı yöntemlerle sağlanamaz. Onurlu ve kalıcı barış, demokratik çözümle mümkün olur” dedi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye seslenen Doğan, şu sözleri kullandı:

    “Artık söylemin ötesine geçin. Bahsettikleriniz doğruysa, o zaman neyi bekliyorsunuz? Siz iktidar ortağısınız. Sayın Öcalan’ın umut hakkı için neden bir buçuk yıldır tek bir adım atılmadı? Demirtaş yuvasına dönsün deniliyor ama kararlar uygulanmıyor. Neden başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere Kobanê kumpas davası tutsakları serbest bırakılmıyor?  Akdeniz Belediyesi hala kayyum altındadır. Kürtlerin kazanımlarının Türkiye için bir tehdit olmadığı gerçeğini savunmaktan ve bunu hatırlatmak için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Hakkımızda spekülasyon üretmeye çalışanlara da buradan sesleniyoruz; biz barış ve demokratik toplum için onlarca yıldır bedel ödeyerek mücadele ediyoruz.  Barış, özgürlük ve eşitlik değerlerine bağlıyız ve bu değerlerin herkes için uygulanması adına dün olduğu gibi bugün de yarın da mücadele edeceğiz. Çünkü bizim mücadelemiz aynı zamanda insanlık onuru mücadelesidir.”

    “ROJAVA HALKININ YANINDAYIZ”

    SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, “Bu saldırılar, cihatçı çetelerin kendi başlarına cesaret edebileceği saldırılar değildir. Bu saldırılar Fransa’da kurulan masalarda, Amerika’da kurulan masalarda planlanmıştır. Türkiye’de ise Suriye Milli Ordusu’nu besleyen, lojistik ve askeri olarak donatan siyasi iktidar, Suriye’ye dair yaklaşımını derhal ve bir an önce gözden geçirmelidir. Kürdistan’da barış olmazken İstanbul’da da barış olmaz demiştik. Suriyeli Kürtler, Rojavalı Kürtler, Aleviler ve diğer halklar “Artık güvendeyiz” diyene kadar biz de burada, Bakur’da, İstanbul’da, Marmara’da, Ege’de, Akdeniz’de onların sesine ses katmaya devam edeceğiz” dedi.

    Devrimci Parti Sözcüsü ve DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, Rojava’daki yurttaşların abluka ile yalnız hissettirilmek istendiğini söyleyerek, “Biz dün olduğu gibi bugün de sokakta, hayatın her alanında ve Rojava’da yan yanayız. Ayrılmadık, ayrılmayacağız. Rojava’dan kopmayacağız, Rojava da bizden kopmayacak. Bugün sonuçlar ağır olabilir, baskılar yoğun olabilir. Ama bu yalnızlığı kabul etmiyoruz. Doğuda her gün yeni bir güneş doğar. Eğer bize doğan güneşten mutlu olmamız engellenirse, gerekirse kendi güneşimizi kendimiz doğururuz. Belki bugün çok yürüyemedik ama bizim tarihimiz uzundur. Biz çok uzun zamandır yürüyoruz. Ne durdurulabiliriz ne de yeniliriz” ifadelerini kullandı.

    “ROJAVA’YI SÜREKLİ DESTEKLEMEK GEREKİYOR”

    Yeşil Sol Parti MYK Üyesi Münir Korkmaz, Türkiye’de iktidarın uzun süredir Rojava’yı ve Suriye’yi bir engel olarak gördüğüne işaret ederek, “Eğer gerçekten barış isteniyorsa o zaman bu engeller de ortadan kalkmalıdır. Rojava’da bir anlaşma yapıldıysa, bu büyük ölçüde bu süreçte gösterilen sahiplenmenin sonucudur. Belki tam olarak hepimizin istediği gibi bir anlaşma değildir; ancak orada verilen mücadelenin bir kabulüdür. Bu nedenle Rojava’yı sürekli desteklemek gerekiyor. Yeşil Sol Parti olarak Kürt halkının verdiği mücadelenin bugüne kadar yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Emek Partisi MYK Üyesi Halil İmrek, HTŞ’nin önce Alevileri katlettiğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

    “Çoluk çocuk, kadın demeden saldırdı. 2026 yılına girerken, 6 Ocak’ta bu kez Kürt halkının kazanımlarına saldırdı. Kürtleri yaşadıkları bölgelerde tasfiye etmeye çalıştılar. Kürt halkını kendi topraklarında etkisizleştirerek, kendilerinin yöneteceği bir düzen kurmak istediler. Bu saldırıların arkasındaki ABD yönetimi, bölgedeki zenginliklerin halklar tarafından yönetilmesine izin vermedi. Bu nedenle su kaynaklarına el koydular, petrol sahalarını kontrol altına aldılar. Amaçları, bu zenginliklerin halklara değil, kendi ceplerine ve çıkarlarına hizmet etmesidir.  Söyledikleri barış, gerçek bir barış değildir. Onların barış anlayışı, halkların egemenliklerinden vazgeçmesi ve tehditlere boyun eğmesidir. Orta Doğu’da halkların söz sahibi olmasını istemiyorlar. Sadece denetlemek, izlemek ve kontrol etmek istiyorlar. Şiddetten, baskıdan ve barbarlıktan yana tavır alıyorlar. Bugün yapılan da budur. Halklar baskı altına alınmakta, dilleri ve kimlikleri hedef alınmaktadır.”

    “KADINLARIN MÜCADELESİNİ YENEMEYECEKLER”

    Halkevlerin Çiğdem Serin, 2014 yılında IŞİD çetelerinin kadınlara dönük yaptığı saldırıları hatırlatarak, bugün de HTŞ eliyle Rojava’daki kadınlara aynı saldırıların yaşatıldığını vurguladı. Serin, “Kürt kadınlarının ölü bedenlerini teşhir ediyor, her türlü şiddeti kendilerinde hak görüyorlar. Bugün HTŞ ve benzeri çeteler, Suriye’de Kürtler, Aleviler, Êzidîler ve kadınlar için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bir kez daha görüyoruz ki halkların, emperyalizme, siyonizme ve cihatçı çetelere karşı direnmekten başka çaresi yoktur. Halkların birbirinden başka dostu yoktur. Bizim safımız halkların safıdır; emperyalizme ve cihatçı çetelere karşı halkların yanıdır” diye kaydetti.

    Son olarak konuşan TÖP PM üyesi Zeliha Korkmaz, “Türkiye–ABD ittifakıyla Suriye’nin bir kez daha bir savaş cehennemine dönüştürülmek istendiğini biliyoruz. Emperyalist güçlerin Suriye’yi halkların yaşadığı bir savaş alanına çevirmek istediğini biliyoruz. Biliyoruz ki bugün elleri Türkiye’nin lojistik destekleriyle güçlendiriliyor. İçeride desteklenen bu yapılar, dışarıda barış sürecini sevinçle bastırmaya çalışıyor. Türkiye’deki mücadeleye kilit vurmak istiyorlar. Suriye’de kadınların ve çocukların bir arada yaşayamayacağı bir ortam yaratmaya çalışıyorlar. Kendi çıkarlarına uygun bir düzen kurmak istiyorlar. Oysa Suriye topraklarında yüzyıllardır Aleviler, Kürtler, kadınlar, Hristiyanlar bir arada yaşıyor. Bu halkların ortak yaşamını dış güçler kendi çıkarları için parçalamaya çalışıyor. Ama bu mücadeleyi yenemeyecekler. Kadınların mücadelesini yenemeyecekler” dedi.

    Eylem, sloganların ardından sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • SYKP Hatay İl Eşbaşkanı Mehmet Çelik: Suriye’deki saldırılar bir an önce durdurulmalı- VİDEO

    SYKP Hatay İl Eşbaşkanı Mehmet Çelik: Suriye’deki saldırılar bir an önce durdurulmalı- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Arap Alevi halkına yönelik sürdürülen katliamların, yerinden etmelerin ve zorla evlerinden edilme uygulamalarının hız kesmeden devam ettiğine dikkat çeken SYKP Hatay İl Eşbaşkanı Mehmet Çelik, AKP hükümetinin bu durumu engelleme adına adım atması gerektiğini vurguladı.

    Suriye’de, özellikle Arap Alevi halkına yönelik son aylarda giderek artan şiddet ve saldırılar, bölgedeki yerinden edilme, katliamlar ve tecavüzler tepki toplamaya devam ediyor.

    Suriye’de yaşananları PİRHA’ya değerlendiren Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Hatay İl Eş Başkanı Mehmet Çelik, özellikle mart ayından itibaren yaşanan olayların hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdığını belirtti. Ancak kamuoyunun baskısına rağmen şiddet ve tehcir uygulamalarının halen devam ettiğine dikkat çeken Çelik, bölgedeki halkın korku içinde yaşamını sürdürdüğünü vurguladı.

    “ARAP ALEVİ HALKI BÜYÜK BİR KORKU İÇİNDE”

    Alevilerin katliam tehdidi yüzünden diken üstünde yaşadığını söyleyen Çelik, “Arap Alevi halkı büyük bir korku içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyor. İnsanlar, her an evlerine birilerinin girip onları yerinden edebileceği, öldürmese bile arazilerine el konulacağı veya kaçırılabilecekleri endişesiyle diken üstünde yaşam sürüyor. Bu nedenle 300–500 kişilik gruplar halinde bir arada yaşamaya, gelen insani yardımları birlikte paylaşmaya ve dayanışma içinde ayakta durmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “ARAP ALEVİ HALKININ GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR”

    Suriye’deki saldırıların durdurulması noktasında AKP hükümetinin etkisi olabileceğine dikkat çeken Çelik, şunları söyledi:

    “HTŞ iktidarının ve şehir yönetimi içindeki bazı çetelerin eliyle her an yeni bir saldırı yaşanma ihtimali sürüyor. Bu durumun Türkiye’deki AKP iktidarının müdahalesiyle engellenebileceğini düşünüyoruz. Şu sıralar ‘kardeşlik’ ve ‘adalet’ söylemleri öne çıkarılıyor; eğer bu söylemler samimiyse, AKP’nin, iktidarı kendilerine hediye ettiklerini açıkça ifade eden HTŞ yönetimini bu konuda zorlayabilecek ve Arap Alevileri üzerindeki baskı ve saldırıları tamamen sonlandırabilecek güçte olduğunu biliyoruz. Biz de bunu talep ediyoruz.

    Antakya’daki akrabalarımız ve halkımız, Suriye’deki yakınlarının huzur ve güven içinde yaşayabilmesini istiyor. Bizim de talebimiz, bu saldırıların bir an önce sona ermesi ve Arap Alevi halkının güvenliğinin sağlanmasıdır.”

    Fatoş SARIKAYA- Cem EKİNCİ/ HATAY

     

  • Titiz: Türkiye’nin 50 yıllık geçmişinin nasıl bir tarihsel dönemeçte olduğuna tanıklık ettik-VİDEO

    Titiz: Türkiye’nin 50 yıllık geçmişinin nasıl bir tarihsel dönemeçte olduğuna tanıklık ettik-VİDEO

    PİRHA-SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, kendisinin de yer aldığı PKK’nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği sembolik silah bırakma törenine ilişkin tarihsel bir süreçten geçildiğine vurgu yaptı. Titiz, “Kürt halkının sorunlarının çözülmesi için, varlığının yasal zeminde tanınması, barışın tüm kesimlere hitap edip ve demokratik bir Türkiye’nin kurulabilmesi adına bu sürecin, bu mücadelenin takipçisi, büyütücüsü, omuz destekçisi olacağız“ dedi.

    PKK’li bir grup, gerçekleştirdiği törenle silahlarını imha etti.  “Barış ve Demokratik Toplum Grubu” olarak kendilerini adlandıran grup, Süleymaniye kırsalındaki Şikefta Casenê’de silahları imha etti.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz törene katılanlar arasında yer aldı.

    Mertcan Titiz, PKK’nin düzenlediği sembolik silah bırakma törenine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM GRUBU’NUN KARARLI OLDUKLARINI GÖZLEMLEDİK”

    Bu törenin bir kırılma anı olduğunu belirten Mertcan Titiz, törene ilişkin şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin 50 yıllık yakın geçmişinin hatta Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından da alabiliriz bunu ancak özelde 50 yıllık yakın geçmişinin nasıl bir tarihsel dönemeçte olduğuna tanıklık ettik. Bir dönemeç diyebiliriz, bir tarihsel kırılma anı diyebiliriz buna.

    Biz gidip tanıklık ettiğimiz esnada orada hazır bulunan merasimi, töreni gerçekleştiren ‘Barış ve Demokratik toplum Grubu’nun bu kararlarında, bu yaptıkları eylemde, aldıkları kararda nasıl kararlı olduklarını, nasıl vakur olduklarını 30 kişilik heyet özelinde gözlemlemiş olduk.

    Duruşlarıyla, tavırlarıyla, söylemleriyle, okudukları metinle orada bulunmuş bir insan olarak kendi özgür iradeleriyle bu eylemi gerçekleştirdiklerine ben iknayım, ben şahidim.”

    “ÜSTÜMÜZDE SORUMLULUKLAR TAŞIYORUZ”

    “Hem bireysel olarak hem de temsil ettiğimiz yapılar nezdinde artık bu saatten sonra üstümüzde bambaşka sorumluluklar taşıyoruz” diyen Titiz, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Türkiye’deki sosyalist bir partinin eş genel başkanı olarak, Dem Parti bileşeni bir partinin eş genel başkanı olarak ve oraya gidip bireysel olarak bu ana tanıklık etmiş birisi olarak metinde de temenni edildiği üzere bu tarihsel çabanın tüm toplumlar, tüm kesimler, siyasetçiler, aydınlar, yazarlar, kadınlar, LGBTİ+’lar, ekolojistler nezdinde anlaşılması kabul görmesinin ben de önemli olduğunu düşünüyorum ve partimiz adına bu yapılan hareketin tarihselliğini, önemini görüyoruz, anlıyoruz ve takdirle karşılıyoruz.

    Ancak şunun altını çok önemle çizmek gerekiyor; hem bireysel olarak hem de temsil ettiğimiz yapılar nezdinde artık bu saatten sonra üstümüzde bambaşka sorumluluklar taşıyoruz. Böyle bir hamleye tanıklık etmiş, böyle bir hamleyi doğru bulan, bunu destekleyen, bunun ilerlemesini, bu mücadelenin artık demokratik sivil zeminde, çatışmasız bir zeminde büyümesini hedefleyen, murat eden insanlar olarak üstümüzde daha başka sorumluluklar olduğunu ve bugünden itibaren daha doğrusu o günden itibaren attık bu sorumlulukların bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum.”

    “SİLAHLAR BIRAKILDI, İKTİDARIN DA HAMLE YAPMASI GEREKİYOR”

    PKK tarafından Abdullah Öcalan’ın çağrısına bir karşılık olarak silahların bırakıldığını söyleyen Mertcan Titiz, AKP-MHP iktidar bloğunun buna karşılık hamleler geliştirmesi gerektiğini söyledi. Titiz, şunları ekledi:

    ‘Barış ve Demokratik Toplum Grubu’ nezdinde silahlar bırakıldı. Yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması, meclis komisyonunun kurulup sadece Meclisle sınırlı olmadan, meclisin dışındaki tüm Türkiye’de yaşayan kesimlerden, tüm toplumsal ve siyasal kesimlerden de görüş alarak barışın toplumsallaşmasının nasıl sağlayabileceğini, tüm bu mücadele güçleri önüne görev olarak koymalıdır. Ancak bu şekilde 50 yıldır savaşan, ancak silahsız mücadeleye de bu kadar hazır olduğunu belirten bir örgütün çabası, Kürt sorununun demokratik çözümünün gerçekleşmesi, barışın toplumsallaşması bu genişlikte bir bileşimle tartışılırsa mümkün olacaktır.

    Biz de bu saatten sonra iktidarın, rejimin, devletin atması gereken adımlar konusunda sürecin takipçisi olacağız. Kürt halkının sorunlarının çözülmesi için, varlığının yasal zeminde tanınması, barışın tüm kesimlere hitap edip ve demokratik bir Türkiye’nin kurulabilmesi adına bu sürecin, bu mücadelenin takipçisi, büyütücüsü, omuz destekçisi olacağız.”

    Nuray ATMACA-Buse Nehir DEMİR/SAMANDAĞ

    İLGİLİ HABERLER

    PKK silah yaktı!
    DEM Parti: Şimdi hep birlikte adım atma zamanıdır!
    Zeynel Kete: 21. yüzyılın en etkili ritüeli gerçekleştirildi, bu bir barış erkanıydı
    Celal Fırat: Tarihi çağrıya şahitlik ettik
    Erdoğan’dan komisyon açıklaması: Sürecin yasal ihtiyaçlarını konuşmaya başlayacağız
    Ali Kenanoğlu: Demokratik Cumhuriyeti demokrasiden yana olanlarla kuracağız-VİDEO

  • SOLDEP, SYKP, YSP: İnsanca bir yaşam için 1 Mayıs’ta alanlara- VİDEO

    SOLDEP, SYKP, YSP: İnsanca bir yaşam için 1 Mayıs’ta alanlara- VİDEO

    PİRHA- SYKP, SOLDEP ve Yeşil Sol Parti Mersin İl Örgütleri “İnsanca bir yaşamı, eşitliği, özgürlüğü ve barışı kazanmak için 1 Mayıs’ta alanlardayız” diyerek tüm emekçilere 1 Mayıs çağrısı yaptılar.

    Sosyalistler Partisi (SOLDEP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) ve Yeşil Sol Parti (YSP) Mersin’de yaptığı ortak basın toplantısıyla 1 Mayıs İşçi Bayramı’na çağrı yaptı.

    Yeşil Sol Parti binasında yapılan ortak çağrının basın metnini SOLDEP Merkezi Koordinasyon Kurulu Üyesi Naz Dere okudu.

    “BOZUK DÜZENİ EMEĞİMİZLE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    Ekolojik yıkımın, ekonomik yoksulluğun, erkek-devlet şiddetinin giderek derinleştiği bir ortamda 1 Mayıs’ı karşıladıklarını belirten Naz Dere, şunları ekledi:

    “Kapitalizmin çoklu krizi giderek derinleşiyor; emperyalist merkezler ve işbirlikçi iktidarlar, faşizmi tek ayakta kalma aracı olarak normalleştiriyor, şiddeti toplumsal hayatın her alanına yaymaya çalışıyorlar. AKP-MHP iktidarı ve onunla el ele yürüyen sermaye sınıfı, bu ülkeyi yıllardır derin bir kriz sarmalına sürükledi. Uygulanan halk düşmanı politikalarla milyonlarca emekçi açlık sınırının altında yaşarken, patronlar servetlerini katlamaya devam ediyor. Ormanlarımızın, su kaynaklarımızın, atmosferimizin kirletilmesi ve talan edilmesi her gün artarak devam ediyorken iktidar Kanal İstanbul projesi için hala net hamleler yapmakta ısrarcı oluyor. Halk her gün yoksulluğa, işçiler iş cinayetlerine, kadınlar ve LGBTİ+’lar erkek şiddetine, gençler ise geleceksizliğe mahkum ediliyor. Yargı sopası, kayyum zorbalığı ve kolluk şiddetiyle halkın iradesi gasp ediliyor.”

    Naz Dere, ortak mücadele vurgusu yaparak, “Emeğimizden aldığımız güçle, dayanışmamızla, örgütlü mücadelemizle bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz. İnsanca bir yaşamı, eşitliği, özgürlüğü ve barışı kazanmak için 1 Mayıs’ta alanlardayız. Yoksulluğa, sömürüye, kayyuma, baskıya, erkek-devlet şiddetine, savaşa ve geleceksizliğe karşı eşitlik, ekmek, adalet, barış ve özgürlük için hep birlikte alanlara” dedi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Almanya’da çok sayıda kurum katliamları protesto etti-VİDEO

    Almanya’da çok sayıda kurum katliamları protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Soykırımlara Karşı Mücadele Platformu adı altında biraraya gelen kurumlar adına yapılan açıklamada, Suriye’de Alevilere, Gazze’de ise Filistinlilere yönelik saldırılara ve katliamlara dikkat çekilerek, “Adaletin sağlanması, mağdurların anılması ve gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için birleşmek zorundayız” denilerek soykırımlarla yüzleşilmesi çağrısında bulunuldu.

    Almanya’da soykırımlara dikkat çekmek ve geçmişte yaşanan soykırımlarla yüzleşmek amacıyla basın açıklaması düzenleyen Soykırımlara Karşı Mücadele Platformu, Suriye’de Alevilere, Gazze’de Filistinlilere işlenen katliamların durdurulmasını talep etti. Platform ayrıca geçmişte Dersim, Koçgiri, Roboski gibi işlenen katliamlarla yüzleşmek için çağrıda bulundu.

    Basın açıklamasına, Dersim 38 Soykırım Karşıtı Derneği ( eV ) , Die Linke , SYKP , Becekli – Göktepe Derneği ,Yaşanacak Dünya, Dersim İnşa Kongresi (DİK), Stuttgart Alevi Kültür Merkezi ,Esslingen Alevi Kültür Merkezi, Ludwigsburg Alevi Kültür Merkezi, Kirchheim Alevi Kültür Merkezi, Hatay Adana Mersin Defne Kültür Derneği (HAMD), Demokratik Kültür Merkezi (ADHF), Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF), Stuttgart Demokratik Kürt Toplum Merkezi, Tohum Kültür Derneği (ATİF) katıldı.

    “SOYKIRIM, İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANINA, GELECEĞE, UMUDA VE ÖZGÜRLÜĞE YÖNELİK BİR SALDIRIDIR”

    Kurumlar adına yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

    Tarih, zulmün ve adaletsizliğin karanlığına gömülen halkların çığlıklarıyla doludur. İnsanlık, egemenlerin çıkarları uğruna işlenen soykırımlara, katliamlara, sürgünlere ve imha politikalarına defalarca tanıklık etti. Ancak bizler, bu vahşete sessiz kalmayacak olanlar, tarihin tekerini tersine çevirecek olanlarız! Soykırım; sadece bir halkın, bir ulusun ya da bir kimliğin yok edilmesi değildir. Soykırım, insanlığın ortak vicdanına, geleceğe, umuda ve özgürlüğe yönelik bir saldırıdır. Katliamlar; egemenlerin, zorba düzenlerin, emperyalizmin ve sömürü çarklarının en vahşi yüzüdür. Ama bizler, tarihin sadece kurbanları değil, aynı zamanda direnenleriyiz!

    TARİHİ TERS YÜZ EDENLERE KARŞI HAKİKATİN SAVAŞÇILARI OLACAĞIZ

    Bu düzen, faillerin cezasız kalmasıyla, katillerin ödüllendirilmesiyle, gerçeklerin karartılmasıyla varlığını sürdürmek istiyor. Ancak biz, adalet mücadelesini büyütmek için buradayız! Tarihin unutturulmasına, suçluların aklanmasına, mazlumların sesinin bastırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Tarihi ters yüz edenlere karşı hakikatin savaşçıları olacağız! Mazlum halkların direnişini büyütecek, dayanışmayı yükselteceğiz! Katliamların ve soykırımların hesabını sormadan durmayacağız!

    KATLİAMLARLA YÜZLEŞMEK TARİHSEL BİR SORUMLULUKTUR

    İşte bu nedenledir ki, biz Stuttgart ve çevresinde yaşayan çeşitli Ulus ve Milliyetlerden, inanç ve düşüncelerden devrimci, demokrat, aydın ve ilerici kişi ve kurumlar olarak bir araya gelerek Soykırım ve Katliamlarla Mücadele Platformunu oluşturduk. Başta 1915 Ermeni soykırımı olmak üzere, Pontus, Koçgiri, 1937/38 Dersim soykırımı gibi İnsanlık suçu kabul edilen olaylarla birlikte, 1956 Rumlara yönelik katliamlar, Maraş, Roboski, 19 Aralık hapishane katliamları ve en son yakın tarihimizde Suriye’de yaşanan Alevi katliamı Şubat-Mart 2025, 2024 ve 2025 Gazze’de yaşanan soykırım ve katliamlarıyla yüzleşmek sadece tarihsel bir gereklilik değil, aynı zamanda bu katliamlara yeni halkalar eklenmemesi için, geleceğe yönelik ertelenemez bir sorumluluğumuzdur.

    BİRLEŞMEK ZORUNDAYIZ!

    Soykırımlarla ve Katliamlarla Mücadele Platformu olarak, tarihte işlenmiş tüm soykırımları tanımak ve bu suçları önlemek için mücadele ediyoruz.  Adaletin sağlanması, mağdurların anılması ve gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için birleşmek zorundayız.”

    “ADALET, DAYANIŞMA VE MÜCADELE ŞARTTIR”

    Platform yaptığı açıklamanın ardından taleplerini sıralayarak şunları aktardı:

    “-Geçmişte yaşanan soykırım ve katliamların tanınması ve sorumluların yargılanması

    – Günümüzde devam eden etnik temizlik ve soykırım girişimlerine karşı Uluslararası

    -Toplumun acil adım atması…

    – Soykırım kurbanlarının anılması ve hayatta kalanlara destek sağlanması…

    – Eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla toplumda bilinç oluşturulması…

    – Soykırımların ve katliamların olmadığı bir dünya için adalet, dayanışma ve mücadele şarttır. Uluslararası Kamuoyunu, Uluslararası kuruluşları, sivil toplum örgütlerini ve bireyleri bu İnsanlık suçlarına karşı ses çıkarmaya çağırıyoruz. Sessizlik suç ortaklığıdır.”

    “SOYKIRIMLARA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTELİM!”

    Açıklamanın sonunda ise ortak mücadele edilmesi vurgusu yapılarak şunlar söylendi:

    “Soykırımlara, katliamlara ve emperyalist talana karşı mücadele, yalnızca geçmişin hesabını sormak değil, aynı zamanda geleceği inşa etmektir. Bizi ayrıştırmaya, bölmeye, sindirmeye çalışanlara karşı omuz omuza verelim! Halkların, emekçilerin, ezilenlerin ortak mücadelesiyle zulmün karşısına dikilelim! Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, sokaklarda, meydanlarda, yüreklerimizde kazanılacaktır! Tarih, direnenleri yazacaktır! Soykırıma, katliama, zulme karşı sesimizi yükseltelim! Birlikte güçlü, mücadelede yenilmeziz!”

    PİRHA/ALMANYA

  • Madımak faillerinin serbest bırakılmasına tepki olarak adalet nöbeti tutulacak -VİDEO

    Madımak faillerinin serbest bırakılmasına tepki olarak adalet nöbeti tutulacak -VİDEO

    PİRHA- PSAKD, Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 sanatçı, aydın ve yazarın faillerinin tahliye edilmesini protesto etmek amacıyla, 33 gün boyunca sürecek olan adalet nöbeti tutma kararı aldı.  

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek adalet nöbeti kararı aldı.

    PSAKD, Sivas Katliamı’nda serbest bırakılanları protesto etmek amacıyla dernek binası duvarına ‘Haberin Var mı! Sivas’ın Katilleri Serbest Bırakıldı, Madımak Hala Yanıyor!’ pankartı astı.

    Adalet nöbeti 33 gün boyunca Madımak’ta katledilen kişilerin isimleri verilerek sürdürülecek. Nöbetin ilk gününe 33 insan arasında yaşı en küçük olan Koray Kaya ismi verildi.

    Adalet nöbetine destek olmak amacıyla birçok sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcisi de katıldı.

    “MÜEBBET ALMALARINA RAĞMEN SERBEST BIRAKILDILAR”

    33 insanı katleden kişilerin tahliye edilmesini tepki gösteren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, adaletin sağlanmadığını belirtti. Erçe, “32 yıl önce Madımak Oteli’nde 33 canımız mahsur kalırken, 8 saat boyunca canlı yayın verilirken kılını kıpırdatmayan, adalet koridorlarında, duruşma salonlarında katilleri savunan, onların önemli bir kısmının yakalanmasını sağlamayan, yakalananların da kaçmasına izin veren devlet bugün hasta oldukları için tahliyesine karar veriyor. Müebbet hapis cezası almalarına rağmen katilleri serbest bırakıyor” dedi.

    “ADALET SİSTEMİ BAŞTAN AŞAĞIYA ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

    Davayı sonuna kadar sürdüreceklerini ifade eden Erçe, adaletin çöktüğüne dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “Katiller aramızda geziyor. Bir bütün olarak kadın katilleri de aramızda dolaşıyor. Neredeyse bütün katiller serbest bırakılarak aramızda dolaşılmalarına izin veriliyor. Adalet sistemi baştan aşağıya doğru çökmüş durumda. Hukukun işlenmediği, adaletin sağlanmadığı bir yapıyla karşı karşıyayız. Sivas için adalet sağlamayanlar hiçbir şekilde adaleti sağlayamazlar. Siz 33 insanı katleden katilleri serbest bıraksanız da zaman aşımına uğratmaya çalışsanız da biz bu davadan vazgeçmeyeceğiz. Bu insanlık davası, biz bitti demediğimiz sürece, adalet sağlandı demediğimiz sürece devam edecek. Çünkü biz biliyoruz ki bu olayı yapanlar da serbest bırakanlar da aynı kafa, aynı sistem.”

    Erçe, “Burada başlattığımız adalet nöbetini şubelerimize, dünyanın dört bir yanına yayarak dostlarımızla, yakınlarımızla, demokratik kitle örgütlerimizle, siyasi partilerle, sendikalarla paylaşarak yeniden bir farkındalık ve yeniden bir duyarlılık kazandırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLERİN DIŞARDA BIRAKILDIĞI ÇÖZÜM SÜRECİ KABUL EDİLEMEZ”

    O gün Madımak Oteli’ni kuşatanlar ile bugün ülkeyi kuşatanların aynı zihniyetten geldiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Özgür Kaplan, “Tescilli katil Colani’yi kırmızı halıyla karşılayanlar, cumhurbaşkanlığı seviyesinde, devlet protokolüyle karşılayanlar, aslında katliama hayırlı olsun diyen zihniyetin nasıl da temsil edildiğini gösterenlerdir. Bugün barış sürecinden, silahsızlanma sürecinden bahsedilirken Alevilerin ve birçok inanç ve kimliğin dışarıda bırakılması, tamamlanamamış bir barışın olduğunu düşünüyoruz. Madımak katillerinin serbest bırakılması aslında taraf olunan bir sürecin de ilanıdır. Madımak bu şekilde bir kere daha yakıldı” diye konuştu.

    Devletin Alevilerin sinir uçlarıyla oynandığını ve insanlığı kendisine ilke edinmiş Alevilerin bu oyuna gelmeyeceğinin altını çizen Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz de şu şekilde konuştu: “Elbette ki 33 canımızın hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet sağlanana kadar, Ankara Gar için adalet sağlanana kadar, Suruç için adalet sağlanana kadar biz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ile her yerde dayanışmamızı sürdüreceğiz.”

    “SİVAS’TA KATLİAM YAPILACAĞI ÖNCEDEN KARARLAŞTIRILMIŞ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin yaptığı mücadeleye destek vereceklerini söyleyen Beraberiz Derneği Başkanı ve Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Proje asistanlığı yapan Kübra Özyurt, “Katliamdan 2 gün önce bildirilerin dağıtılması, kaldırım taşlarının sökülmesi, kolluk kuvvetlerinin Sivas dışına gönderilmesi, 2 Temmuz’da neler olacağının habercisiydi. Hiçbir önlem alınmadığı gibi, devlet yetkililerinin gelmemesi, dönemin belediye başkanının ‘Gazanız mübarek olsun’ demesi, Madımak Oteli’ne benzin dökmekten farksızdı. Madımak Oteli’nde küçük yaşta katledilen Koray Kaya ve Menekşe Kaya’yı unutturmayacağız.

    Mücadele paradigması gereği bütün zulümlerin karşısında olduklarını belirten DEM Parti Ankara Kadın İl Sözcüsü Nebahat Çalpan, ise şöyle devam etti: “Madımak Katliamı 32 yıldır devam ediyor. Hesap sorulmadan kapanılacağı düşünülen bu davanın faillerini suçsuzmuş gibi tahliye eden bu sistemle mücadelemizi sonuna kadar sürdürüleceğiz. Susmayacağız, susturmamaya devam edeceğiz.”

    Yapılan açıklamanın sonunda konuşan Erçe, adalet nöbetine katılımın sağlanması gerektiğinin altını çizerek, dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • SYKP’den gözaltı operasyonlarına tepki: İşte bu birleşik mücadeleden korkuyorlar!-VİDEO

    SYKP’den gözaltı operasyonlarına tepki: İşte bu birleşik mücadeleden korkuyorlar!-VİDEO

    PİRHA – Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi’nden (SYKP) İstanbul merkezli yapılan gözaltı operasyonuna tepki geldi. SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, yaptığı açıklamada “İktidar, HDK’yi var eden güçlerle hesaplaşmak ve ‘ortak yaşam için ortak mücadele’ çağrısı yapanları cezalandırmak istemektedir” diye konuştu.

    İstanbul merkezli 10 ilde gerçekleşen ev baskınlarıyla gazeteciler Ercüment Akdeniz ile Yıldız Tar, sanatçı Pınar Aydınlar, DBP, DEM Parti, Devrimci Parti, EMEP, ESP, HDK, SYKP, Yeşil Sol Parti üyesi çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Halkların Demokratik Kongresi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 60 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, İstanbul merkezli operasyonda 10 ilde en az 52 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Dosyada gizlilik kararı bulunurken, gözaltındakilerin avukatlarıyla görüşmesinin de 24 saat boyunca kısıtlandığı bilgisi verildi.

    “İKTİDARLARINI KAYBETMEKTEN KORKUYORLAR”

    Sol sosyalist partiler ile gazeteci ve sanatçıların da gözaltına alınmasına ilişkin SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, açıklama yaptı. Parti Genel Merkezinde yapılan basın açıklamasında Titiz, ‘Ortak yaşam için ortak mücadele’ çağrısı yapanları cezalandırmak istemekteler” diyerek şu sözlere yer verdi:

    “AKP-MHP faşist bloğu, bu sabah toplumsal muhalefete yönelik saldırılarının yeni bir halkasını gerçekleştirerek aralarında yoldaşlarımızın da bulunduğu onlarca demokratik yaşam savunucusunu gözaltına aldı. Bu saldırılar faşist iktidar bloğunun toplum nezdinde hiçbir meşruiyetinin kalmadığının açık bir göstergesidir. İktidarın, topluma baskı, yoksulluk ve çatışma dışında vaat edeceği hiçbir şey kalmamıştır. İşçiler, emekçiler, farklı inanç ve kimlikler, kadınlar, LGBTİ+’lar ve gençler, bu karanlık iklime karşı itirazlarını yükseltiyor. Türkiye’nin dört bir yanında fabrikalarda ve sokaklarda AKP-MHP faşizminin boyunduruğuna karşı duruyorlar. Bugün emekçilerin özgürleşmesi, demokratik bir toplumun inşası ve eşitlik mücadelesi için toplumun farklı kesimlerinden yükselen sesler ortak bir mücadele anlayışında birleşmektedir. İşte bu birleşik mücadele, faşist bloğun korkularını büyütmektedir. Evet, iktidarlarını kaybetmekten korkuyorlar. Çünkü atadıkları kayyumlar ile halkın iradesini gasp etmekte, hukuku ayaklar altına almaktadırlar. Korkuyorlar, çünkü bugüne kadar emekçi hakların yaşamlarından çalarak ayakta kaldılar. Ve evet korkuyorlar, çünkü eşitsizlik ve geleceksizlik kıskacında sıkışan kesimler yaşamlarını geri istiyor.

    Tüm bu mücadeleleri ortak bir çatı altında yürütmek için 2011 yılında Türkiye’de sosyalistler, demokratlar, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Araplar, kadınlar, gençler ve LGBTİ+’lar hep birlikte Halkların Demokratik Kongresi’ni kurdu. Bugünkü operasyon ve gözaltılar açıkça göstermektedir ki iktidar, HDK’yi var eden güçlerle hesaplaşmak ve ‘ortak yaşam için ortak mücadele’ çağrısı yapanları cezalandırmak istemektedir. Ortaya atılan suçlamalar düzmece ve mesnetsizdir. Bu AKP-MHP faşist bloğunun toplumsal mücadele güçlerine yönelik ilk komplosu değildir. Ancak geçmişteki komplo davalarında nasıl boyun eğmediysek bu kumpası da ortak mücadele ile boşa düşüreceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Sanatçı Pınar Aydınlar’ında aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı

    Sanatçı Pınar Aydınlar’ında aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı

    PİRHA-Sabah saatlerinde İstanbul ve Ankara’da yapılan ev baskınlarında gazeteciler Ercüment Akdeniz ile Yıldız Tar, sanatçı Pınar Aydınlar, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, SYKP ve HDK üyesi çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    İstanbul’da merkezli bir 10 ilde yapılan operasyon kapsamında sabah saatlerinde çok sayıda eve baskın düzenlendi. Baskınlarda aralarında Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM), Emek Partisi (EMEP), Devrimci Parti, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Yeşil Sol Parti üyesi birçok kişi gözaltına alındı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, operasyonun HDK’ye yönelik yapıldığı belirtilerek, soruşturma kapsamında 10 ilde 60 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, operasyonda şu ana kadar 52 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

    Gözaltına alınanlardan ismi öğrenilenler şöyle:

    Aynur Cengiz, Melih Kayhan Pala, Esengül Demir, Sema Barbaros, Mustafa Mayda, Mehmet Turp, Semiha Şahin, Atilla Özdoğan, Erkin Barın Göylüler, Hacı Aslan; DEM Parti Iğdır İl Eşbaşkanı Alya Akkuş, Halit Elçi, Mehmet Saltoğlu, Ahmet Saymadi, gazeteciler Yıldız Tar, Ercüment Akdeniz, Ender İmrek, Elif Akgül ve Ressam Taner Güven, sanatçı Pınar Aydınlar.

    EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, gözaltılara tepki göstererek şunları ifade etti:

    “Bir gece yarısı operasyonu ile İstanbul İl Başkanımız, Güngören ilçe başkanımız, yönetici ve üyelerimizin de aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu hukuksuz ve keyfi tutumu kınıyoruz. Türkiye’yi adeta açık cezaevine dönüştürmek isteyen, tek adam iktidarı hedeflerine varamayacaktır. Faşizan uygulamalarla hak alma mücadelesine, sendikal haklara saldıran, sendika başkanlarını tutuklayan, seçilmiş belediye başkanını görevden alıp kayyım atayan bu anlayışa teslim olmayacağız ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Samandağ’da Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği paneli yapıldı

    Samandağ’da Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği paneli yapıldı

    PİRHA- SYKP, Samandağ’da, ‘Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği’ konulu bir panel düzenledi. Panele konuşmacı olarak Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, gazeteci-yazar Hasan Sivri ve Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi katıldı.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Hatay İl Örgütü, Samandağ Belediyesi Toplantı Salonu’nda, ‘Suriye’de Alevilerin ve Halkların Geleceği’ konulu bir panel düzenledi. Moderatörlüğünü Seda Yüce’nin yaptığı panele konuşmacı olarak Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, gazeteci-yazar Hasan Sivri ve Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi katıldı.

    “ALEVİLERİN YAŞADIĞI HİÇBİR ÜLKEDE ALEVİLER MUTLU DEĞİL”

    Alevilerin yaşadığı hiç bir ülkede Alevilerin mutlu olmadığını belirten Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Başkanı Hüseyin Mat, “Türkiye’de Alevilerin başına ne geldiyse Suriye’de de Arap Alevilerin başına o geldi. İran ve Irak’ta yaşayan Alevilerin başına da o geldi. Hep aynı sorunlarla başbaşa kalmışız. Peki neden? Bu bizim alın yazımız mı? Aleviler yaşadıkları ülkelerde niye zulme ve haksızlığa maruz kalıyorlar? Cevaplamamız gereken soru bu. Alevilerin yaşadığı hiç bir ülkede Aleviler yönetime ortak değiller. Aleviler hep yönetilen bir toplum olmuş. Neden? Bunun tek bir cevabı var; örgütsüzlük, bir araya gelememek, birlikte olamamak” değerlendirmesini yaptı.

    “SURİYE’DE İÇ KESİMLERDEKİ ALEVİLERİ SAHİLE DOĞRU GÖÇ ETTİRME ÇABALARI VAR”

    Suriye’de Hama ve Humus tarafında, özellikle kırsal kesimlerde, Sünni toplumun olduğu ama bazı Alevi köylerinin de olduğu yerlerde, Alevileri sahile doğru göç ettirme çabaları olduğunu ifade eden Samandağ Alevi Değerleri Derneği Başkanı Zülfikar Çiftçi, “Büyük Ortadoğu projesi burada devletçikler istiyor. Bu devletçiklerden biri de Suriye sahillerinde Alevi devleti kurulması olayıdır. İç kesimlerde yaşayan Alevileri sahil kesimine sıkıştırıp burada daha homojen bir Alevi devleti kurma çabaları olabilir ileride. Bu nedenle şu an Alevilerin daha azınlıkta bulunduğu Sünni bölgelerinde Alevilere saldırılar yoğunlaşmış durumdadır. Mesela Lazkiye’de, Tartus’da Alevilere yönelik genel bir saldırı yok” dedi.

    Suriye’de yaşananların devrim değil darbe olduğunu vurgulayan gazeteci Hasan Sivri ise, “Dolayısıyla bugün darbe ile yönetimi ele geçirilen Şam’da, birincisi İsrail’in lehine sonuçlar doğuracak bir azınlık diktası var. Kendileri dışındaki hiç bir muhalifi Şam’a sokmuyorlar” dedi.

    PİRHA/HATAY

     

     

     

  • Bereket Kar Samandağ’da toprağa sırlandı

    Bereket Kar Samandağ’da toprağa sırlandı

    PİRHA- Akciğer enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitiren yazar Bereket Kar, Samandağ’da toprağa sırlandı. Törende konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “O bir Kürt, Filistinli, Arap, Alevi, Suni idi, o bir enternasyonalist devrimciydi. Kıt olanaklar ile yürüttü bu mücadeleyi ama hiçbir zaman bu imkanlardan şikayetçi olmadı. Hiç bıkmadan tekrar tekrar başarmak için mücadele verdi ve biz bu mücadeleyi hayranlık ile izledik” dedi.
    Akciğer enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitiren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Meclisi (PM) üyesi ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin (SYKP) kurucularından olan ve Ankara’da 6 Ocak’ta kaldırıldığı hastanede Hakk’a yürüyen yazar Bereket Kar, toprağa sırlandı.
    Hakk’a Uğurlama Erkanı’na Kar’ın ailesi, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, SYKP Eş Genel Başkanları demokratik kitle örgütleri, sol ve sosyalist örgütlerin üye ve yöneticiler katıldı. Kar’ın cenazesi köy girişinden alınarak, evine götürüldü. Ardından mezarlık yakınında yapılan cenaze töreninde Kar’ın sevdiği ezgiler çalındı.
    Törende konuşan SYKP Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu, sosyalist mücadelenin en kıymetini değerlerini kaybettiğini, Kar’ın yaşamı ve mücadelesinin kendilerine yol olacağını ifade etti. TODAV adına Cevat Uygur da Kar’ın enternasyonal mücadelesine dikkat çekerek, mücadelesinin yürütücüleri olacaklarını belirtti.

    “O BİR KÜRT, FİLİSTİNLİ, ARAP, ALEVİ, SUNİ İDİ, O BİR ENTERNASYONALİST DEVRİMCİYDİ”

    Törende konuşan DEM Parti Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, Bereket Kar’ın Ortadoğu halkları ile sadece mesaj düzeyinde değil, onlar ile bir arada olarak her türlü mücadeleyi yürüttüğünü vurgulayarak, “Ortadoğu, Afrika’da bulunan bütün kesimler ile bağlarımızı kendisi sağladı. Bu açıdan bizim için çok büyük bir kayıp. Bereket Kar, devrimci mücadeleyi yürütürken mütevaziydi. Kıt olanaklar ile yürüttü bu mücadeleyi ama hiçbir zaman bu imkanlardan şikayetçi olmadı. Hiç bıkmadan tekrar tekrar başarmak için mücadele verdi ve biz bu mücadeleyi hayranlık ile izledik. O bir enternasyonalist, devrimci, sosyalist ve gerçek bir dosttu. DEM Parti’nin kuruluş felsefesine en çok sahip çıkan yoldaşlarımızdan biri oldu. HDP’nin kurulduğu zaman HDP’nin felsefesine yürekten inanan ve devam etmesi için olanaklarını zorlayarak çaba sarf eden bir yoldaşımızdı” dedi.

    “O bir Kürt, Filistinli, Arap, Alevi, Suni idi, o bir enternasyonalist devrimciydi” diyen Hatimoğulları, “Onu asla unutmayacağız. Bize düşen görev onun başlattığı ve büyüttüğü mücadeleyi başarıya ulaştırmak olacak. Kürt halkı özgürlüğüne kavuşana kadar, Filistin halkı bu topraklarda özgür olana dek mücadelemiz devam edecek. Emekçiler, kadınlar ve gençler için bu coğrafyada ortak, eşit bir yaşam tesis edene kadar ortak mücadele sözümüzü buradan veriyoruz. Kaybımız büyük. Bereket ağabey, Asi Nehri gibi akan ve suyunu bölgeden bölgeye taşıyan biriydi. Tıpkı Asi Nehri gibi hırçındı, ama yoldaşları ile ilişkilerinde bir o kadar yumuşaktı. Onu asla unutmayacağız” diye konuştu.
    Konuşmalar ardından Bereket Kar toprağa sırlandı.
    PİRHA/SAMANDAĞ
  • Sosyalist siyasetçi Bereket Kar memleketi Antakya’ya uğurlandı

    Sosyalist siyasetçi Bereket Kar memleketi Antakya’ya uğurlandı

    PİRHA- Sosyalist siyasetçi-yazar, SYKP kurucularından ve DEM Parti PM üyesi Bereket Kar, akciğer enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitirdi. Bereket, cenaze töreninin ardından memleketi Antakya’ya uğurlandı.

    Bereket Kar, yakalandığı akciğer enfeksiyonu nedeniyle Ankara’da 6 Ocak’ta kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. DEM Parti ve SYKP, Kar için İnşaat Mühendisleri Odası Konferans Salonu’nda tören düzenledi.

    Törende konuşan SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, “Bugün burada hangi sosyalist örgüt Ortadoğu’da çalışmak istemişse o kapıyı aralamış olan yoldaşımızı, Ortadoğu’ya açılan kapımızın yüzü suyu hürmetine buradayız. Filistinli ve Lübnanlı savaşçıların, Suriyeli ilericilerin, Arap Alevilerinin ellerinde ve Mahmut Derviş’in dizelerinde bereket yoldaşın sürdüğü yaşam sonsuza dek yaşamaya devam edecek” dedi.

    “YÜREĞİMİZDEN BİR PARÇA KOPTU”

    DEM Parti Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları da, Bereket Kar ile ilgili şunları belirtti:

    “Hatay’da SYKP’den çok uzun yıllar önce tanıştık. Ortadoğu’ya ilgi duymama katkı sağladı. Benim bu alana ilgimi bilirdi ve sürekli Lübnan’da, Ürdün’de davetler var diye beni çağırırdı. Filistin Halk Kurtuluş Örgütü (FHKÖ) davetlerine birlikte giderdik. Bereket, Türkiye’de devrimci mücadele yürüten herkesin değdiği bir isimdir. Kim Filistin ve Ortadoğu’ya ilişkin bir çalışma yapacaksa Bereket abiye danışırdı. Türkiye’nin Suriye’de sıfır politika uyguladığı dönemde edebiyatçılardan ve sosyalistlerden her kesim oralara gitti. Hepsinin organizasyonunda Bereket abi vardı. Fırsat buldukça ben de yanlarında oldum. İşte bizim Bereket abi ile hikayemiz böyle bir şey. Çok kıymetliydi yüreğimizden bir parça koptu.

    “FEDAKARLIĞINI ASLA UNUTMAYACAĞIZ”

    Hiçbir zaman halkların özgürlüğünden ve kardeşliğinden asla geri adım atmadı. HDP Ortadoğu Masası’nda 5 yıl birlikte çalıştık. Zaman zaman moralimiz bozulurdu ama kendisi hiç bıkamadan, iyi gitmeyen işleri yeniden ve ısrarla yapmaktan geri durmadı. O emekçi yanını asla unutmayacağız. Hepimize nasip olur inşallah bu kadar fedakarlık, kıt imkanlarla çalışma yürütme çabası. O bir komünist, sosyalist ve emektardı. ‘Kürdistan, Kürt sorunu, Filistin sorunu Ortadoğu’nun en önemli iki sorunu’ derdi. ‘Kanayan iki sorun çözülmeden hiçbir sorun çözülmez’ derdi. Bugün de bu düşünceleri güncelliğini koruyor. Son yıllarda Ortadoğu’ya gitmenin tam zamanıydı ama ne yazık ki son dönemlerini hastanede geçirdi. Onu, emeğini, fedakarlığını asla unutmayacağız. Hepimizin başı sağ olsun ruhu şad olsun onu mücadelemizde yaşatmaya devam edeceğiz. En büyük hayali olan HDP’de zuhur bulan demokratik cumhuriyet, birlikte yaşam çabalarını hiçbir zaman unutmayacağız.”

    Konuşmaların ardından Kar’ın cenazesi, memleketi Hatay’ın Antakya ilçesine uğurlandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halfeti’de kayyım protestosunda ortak mesaj: Direnişi büyütelim-VİDEO

    Halfeti’de kayyım protestosunda ortak mesaj: Direnişi büyütelim-VİDEO

    PİRHA- Halfeti’de irade gaspına karşı yapılan kitlesel eylemde konuşan siyasi parti temsilcileri, kayyımları halkın iradesine vurulmuş darbe olarak değerlendirerek, “Birlikte kazanacağız” mesajı verdiler. 

    Urfa’nın Halfeti ilçesinde belediyeye atanan kayyıma karşı protestolar üçüncü gününde devam ediyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile EHP, TÖP, TİP, EMEP, SMF, SYKP, SODAP, KKP, PİA, Devrimci Parti, ESP, İHD, Alevi Bektaşi Federasyonu, KESK’ten çok sayıda isim, Halfeti Belediyesi’ne atanan kayyıma karşı eylem yapan halkla buluştu.

    Halfeti Belediyesi önünde süren eylemde konuşan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, kayyım atamalarının yargı kararlarına dayandırılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, “Ortada yargı kararı yok. Mehmet Karayılan’ın demokratik siyasete dair yapmış olduğu çalışmalardır. Kayyımın tek bir açıklaması var o da, AKP-MHP iktidarı halkın iradesini gasp ediyor. Direniş gösterenlere selam olsun. Halfeti’ye 4800 oy getirdiler ama yine kaybettiler. Öcalan’a çağrı yapıyorlar, diğer taraftan disiplin cezaları veriyorlar. Demokratik tepkilere müdahale ederek, halkın tepkisini dindiremezsiniz. Türkiye halklarını ortak mücadeleye çağırıyorum” dedi.

    “KÜRT NE YAPSIN?

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “İnkarcı bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu iktidar Kürt seçemez diyor, anadilini konuşamaz diyor. Kürt dilini kullanamıyorsa, kendi temsilcilerini seçemiyorsa, iradesine kayyım atanıyorsa, hapse atıyorsa Kürt ne yapsın?” diye konuştu.

    Darbe hukukunu aşan bir süreçle karşı karşıya olduklarının altını çizen Bakırhan, “Kürtler bu coğrafyada demokrasi, adalet, eşitlik, müzakere, diyalog istiyor. Çözüm istemeyenler kayyım atayanlardır. Bir kandırma, yok sayma, inkar politikasıyla karşı karşıyayız. Bizler mücadele edenler olarak siyasi darbe yapan bu iktidarı uyarıyoruz, bu yoldan dönün. Bırakın Halfeti halkı kimi seçmişse o yönetsin. Sıkıştığınız zaman, kayyıma, kolluğa yapışan bir anlayışın sahibisiniz. Kürtler kavga, çatışma istemiyor, çözüm, demokrasi istiyor. Çözüm istiyorsanız, buradayız. Bu kararlar geri alınıncıya kadar mücadele edeceğiz, direneceğiz, alanlarda olacağız” ifadelerine yer verdi.

    “SUSMADAN, DEMOKRATİK ZEMİNDE KARŞI ÇIKMALIYIZ”

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğlulları da, kayyımın gasp ve darbe olduğunu vurgulayarak, “Kayyımın siyasi, polis, saray eliyle seçme ve seçilme hakkının yurttaşın elinde alınmasıdır. Vali ve kaymakamlar eliyle padişahlık dönemi kurmak istiyor. İktidar bir eliyle iç barış dedi, diğer eliyle sopayla vurmaya çalışıyor. Bu anlayışla Türkiye’yi zapturapt altına almak istiyor. Barış istenler kayyım atamaz. Esenyurt’a atanan kayyım rejimini batı illerine taşımaktadırlar. Muhalefetteki belediyeler kayyım tehdidi altındadır. Türkiye’deki bütün siyasi partilere, toplumsal kesimlerin susmadan, demokratik zeminde karşı çıkmadan başka şansımız yoktur. Bizler Halfeti’de iç barıştan bahsedenlere diyoruz ki; tecridi kaldıracak olan sizlersiniz. Tecridi derhal kaldırın” şeklinde konuştu.

    “DİRENENLER OLARAK VAZGEÇMİYORUZ”

    Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ise, iktidarın kayyım atmasıyla birlikte iktidarını kaybettiğini ilan ettiğini belirterek, “İktidar Kürt halkını kazanımlarından vazgeçmesini bekliyor. Vazgeçmeyeceğiz. Yıllardır inkar politikası izliyorlar. İktidar tanalı, rantı saklamak için beton bariyeler kuruyor. Cumhur ittifakı, Kürt sorunun çözümünde rol çalıyor. Onları rol çalmaya değil Kürt sorunun demokratik çözümünde rol almaya çağırıyoruz. Kayyıma karşı direnenler olarak vazgeçmiyoruz. İşkence bizleri vazgeçiremeyecek. Mücadelemizi büyüteceğiz” diye konuştu.

    Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hasan Öztürk, Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcı, İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) adına Mehmet Kamaç, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, SODAP adına Sevda Akdağ, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Sözcüsü Mahir Gürz, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Sözcüsü Satiye Ok, Kurdistan Kominist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, kayyımlara karşı birlikte mücadele vurgusunda bulundu.

    Halfeti Belediyesi Eş Başkanları da dayanışmadan dolayı teşekkür etti.

    PİRHA/HALFETİ

     

  • Kurumlardan hükümete yeni müfredat tepkisi: Bu müfredatı derhal geri çekin!-VİDEO

    Kurumlardan hükümete yeni müfredat tepkisi: Bu müfredatı derhal geri çekin!-VİDEO

    PİRHA- “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı yeni müfredata karşı tepkiler gelmeye devam ediyor. Sendikalar, siyasi partiler, Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri konuya ilişkin ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Ülkeyi yönetenlerin ve MEB’in eğitimin tüm bileşenleri, akademisyenleri, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları, eğitim fakülteleri ile yan yana gelerek bir müfredat hazırlaması gerekirdi” dedi. Irmak, bu müfredatın bilime ve bilimsel gerçeklere savaş açtığını, laik eğitim ve laik yaşamı hedef aldığını kaydetti.

    video eklenecek…

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adlı yeni müfredata karşı, sendikalar, siyasi partiler, Alevi örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ile birlikte yürütülecek ortak mücadele programı hakkında, Eğitim Sen Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi.

    Eğitim Sen, Halkevleri, KESK ve bağlı sendikalar, Laiklik Meclisi, Öğretmen Sendikası, EĞİT-DER, CHP, Alevi Kültür Dernekleri, DEM Parti, Alevi Bektaşi Federasyonu, Sol Parti, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, EMEP, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, SYKP, VELİ-DER, İHD, ÖV–DER’in imzacısı olduğu açıklamayı, kurumlar adına Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak okudu.

    “HAZIRLIK SÜRESİNİN  10 YIL OLDUĞU AÇLANAN MÜFREDATA GÜN İÇİNDE GÖRÜŞ VE ÖNERİ İSTENDİ”

    26 Nisan 2024 tarihinde “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” ismiyle kamuoyuna açıklanan müfredatın, dün Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından imzalandığını hatırlatan Kemal Irmak, “Bakanlık; kamuoyuna açıkladıkları müfredatla ilgili bir hafta süre vererek öneri, görüş ve eleştiriye açtığını ifade etmişti. Sürenin az olduğu eleştirilerine, ‘Süreyi %50 daha artırıyoruz’ diyerek (dalga geçer gibi) on güne çıkardığını açıkladı. Hazırlık süresinin 10 yıl olduğunu açıkladığı müfredata 10 gün içinde görüş ve öneri istiyordu.

    Öncesinde 1000 kişiyle hazırlandığı, onlarca çalıştay yapıldığı ifade edilmiş, ancak bu kişilerin kimler olduğu, bu çalıştayların kimlerle ve nerede yapıldığı soruları hep yanıtsız bırakılmış, bu soruları yönelten kurumlar ‘Size tek tek açıklamak zorunda mıyım?’ diyerek savuşturulmuştur. Bakan Tekin ardından 67 bin 284 öneri ve görüş geldiğini ifade etti, ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra, müfredat Talim ve Terbiye Kurulu’undan geçerek Bakanlığın onayına sunuldu ve hemen ardından da imzalandı. Bu kadar çok öneri ve görüşü bu kadar kısa sürede nasıl değerlendirdikleri, bu görüş ve önerilerin neler olduğuna dair bütün sorular havada kaldı” dedi.

    “BİR ORTA OYUNU OYNADIKLARINI BU SÜREÇTE NET BİR ŞEKİLDE GÖRDÜK”

    Yangından mal kaçırırcasına çok hızlı bir süreç işletilendiğine vurgu yapan Irmak, “Her şeyin ne kadar kurgu olduğunu, yaptıkları bu tür faaliyetlerin ne kadar ciddiyetsiz ve formalite olduğunu, bir orta oyunu oynadıklarını bu süreçte net bir şekilde gördük. Oysa ülkenin eğitim müfredatı hazırlanıyor. Ülkeyi yönetenlerin ve MEB’in çok büyük bir ciddiyetle ve samimiyetle konuyu ele alması ve eğitimin tüm bileşenleri, akademisyenleri, eğitim uzmanları, eğitim sendikaları, eğitim fakülteleri ile yan yana gelerek bir müfredat hazırlaması gerekirdi.
    Diğer yandan, değişim gerekçeleri, ihtiyaç analizleri, eğitim programı hazırlama teknikleri, vb. adımların hiç biri yapılmamıştır. Daha da önemlisi pilot uygulamaya gerek kalmadan müfredatın hemen önümüzdeki eğitim-öğretim yılı içinde uygulamaya başlanacağı açıklanmıştır. Dikkatinizi çekmek istiyoruz, yangından mal kaçırırcasına çok hızlı bir süreç işletilmiştir” diye ekledi.

    “LAİK, DEMOKRATİK YAŞAMA TOPYEKÛN BİR MEYDAN OKUMA HEDEFLENMİŞTİR”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Bu sürecin bu kadar hızlı işletilmesinin sebepleri, aşağıda sıraladığımız müfredatın içine sindirilen sebeplerdir” diyerek şunları sıraladı:

    Bu müfredat:
    1. Bilime ve bilimsel gerçeklere savaş açtığı için,
    2. Laik eğitim ve laik yaşamı hedef aldığı için,
    3. Cumhuriyetin aydınlanmacı değerlerini ortadan kaldırdığı için,
    4. Cinsiyetçi olup, toplumsal cinsiyet eşitliğine yer vermediği için,
    5. Toplumsal, kültürel çeşitliği yok saydığı için,
    6. Eğitimi piyasaya açmak, kamusal eğitimi ortadan kaldırmaya yönelik hazırlandığı için,
    7. Öğrencileri belirsizliğe, umutsuzluğa ve geleceksizliğe sürüklediği için,
    8. Sınav odaklı eğitim sistemine devam ederek, öğrenci yeteneklerini beceriler üzerinden değil değerler üzerinden gerici bir yöntemle ölçmek için,
    9. Eğitimi bir bütün olarak dincileştirme ve bütün okulları imam hatip müfredatları ile eşleştirmek için,
    10. Birleştirici, bütünleştirici ortak yurttaş bilinci yerine, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı olduğu için.

    Ayrıştırma, kutuplaştırma, yok sayma, gericileştirme vb. yaklaşımlar ön plana çıkarılmış ve bu müfredatla, yukarıda sıralanan sebepler üzerinden laik demokratik yaşama topyekûn bir meydan okuma hedeflenmiştir.

    PİRHA/ANKARA

     

  • SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Savaşa karşı güçlü bir barış cephesi kurulmalı- VİDEO

    SYKP Eş Genel Başkanı Yüce: Savaşa karşı güçlü bir barış cephesi kurulmalı- VİDEO

    PİRHA- SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce, başta İsrail’in Filistin’e karşı saldırıları olmak üzere Orta Doğu’da süren savaşlara karşı çok güçlü bir barış cephesinin kurulması gerektiğini belirttti. Yüce, “Bütün halkların kararlı bir biçimde barış ve özgürlük mücadelesini yükseltmesi gerekiyor” dedi.

    Hamas’ın 7 Ekim’de Aksa Tufanı harekatının ardından İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları 26’ıncı gününde devam ediyor. Bu saldırılarda binlerce sivil yaşamını yitirdi. Ateşkes ve barış taleplerine kulaklarını tıkayan İsrail hükümeti, saldırıları ara vermeden sürdürüyor.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, başta İsrail’in saldırıları olmak üzere Ortadoğu’da süren tüm savaşlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “GAZZE’DE SOYKIRIM YAŞANIYOR”

    İsrail’in savaştan öte bir soykırım yaptığını söyleyen Canan Yüce, Aksa Tufanı harekatının Filistinli sivilleri katletmek için bahane olarak kullanıldığını ifade etti.

    Yüce, “Yaşananların Filistin’in Yahudilere karşı bir savaşı değil, tam tersi Siyonist işgale karşı bir savaş olduğunu söylemek gerekiyor. Ama maalesef Hamas’ın saldırıları bahane edilerek İsrail’in saldırıları çok meşruymuş gibi bir algı yaratılıyor” diye konuştu.

    “AKP İKİ YÜZLÜ BİR TUTUM SERGİLİYOR”

    Yüce, AKP iktidarının Filistin’deki saldırıları kınarken bir yandan da İsrail ile olan ticari ve siyasi ilişkileri sürdürdüğüne dikkat çekti. Rojava’daki saldırıları da hatırlatan Yüce, “AKP iktidarı Filistin’deki siviller için göz yaşı dökerken aynı saatlerde Rojava’yı bombalıyor, oradaki Kürt halkına karşı etnik bir savaş yürütüyor. Bu sebeple AKP’nin iki yüzlülüğünü teşhir etmek lazım. Filistin halkı bilmelidir ki, AKP asla dost değil” dedi.

    “TEK ÇÖZÜM HALKLARIN MÜCADELESİ VE BARIŞ”

    “Bugün Karabağ’daki, Ukrayna’daki, Rojava’daki, Filistin’deki savaşlar birbirinden asla bağımsız değil ve buradaki tek çözüm halkların mücadelesidir” diyen Yüce, halkların kendi geleceklerini tayin etmeleri gerektiğinin altını çizdi.

    Yaşanan tüm savaşlara karşı güçlü bir barış cephesinin kurulması gerektiğini belirten Yüce, şunları söyledi:

    “Burada çözüm Filistin halkının kendi topraklarında, kendi dilini, kültürünü, kimliğini özgürce yaşadığı; Yahudilerle Filistinlilerin eşit yurttaşlık temelinde aynı ülkede yaşadığı demokratik bir Filistin’den geçer. Ülkemizde de halkların birlikte eşit bir şekilde yaşadığı, kendilerini yönettikleri demokratik yönetimlerden geçer bunun çözümü. Ve ancak böyle bir çözümle barış kalıcılaşır. Barış istiyorsak öncelikle halkların kendi kaderini tayin hakkını savunmalıyız. Her türlü sömürgeciliğe amasız karşı durmalıyız ve halkların ortak yaşamını savunmalıyız”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER

  • Felaketler kıskacında arayış ve çözüm önerileri konuşuldu- VİDEO

    Felaketler kıskacında arayış ve çözüm önerileri konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- “Felaketler Kıskacında Arayış ve Çözüm Önerileri” başlıklı panelde siyasal, toplumsal, ekonomik, hukuksal açıdan yaşanan krizlere değinildi. Panelde, çözüm önerileri ve örgütlü mücadele vurgusu yapıldı.

    Evvel Temmuz Kültür Festivali kapsamında “Felaketler Kıskacında Arayış ve Çözüm Önerileri” konulu panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce ve Kaldıraç Sözcüsü Hakan İlmeç katıldı.

    “ÖZ ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZÜ GÜÇLENDİRMELİYİZ”

    Canan Yüce; kadın ve LGBTİ+’lara yönelik şiddet, yükselen faşizm, laikliğin saldırı altında olması, ekonomi, ekoloji gibi ülkenin içinde bulunduğu çoklu krizlere değindi. Deprem süreci ile ilgili de konuşan Yüce, “Bu deprem bize devletin olmadığı yerde halkın nasıl dayanışma yolları ördüğünü göstermiş oldu. Herkes gücü yettiğince muazzam bir dayanışma ördü” dedi.

    Temsili siyaset yapmanın bir yere vardıramayacağını söyleyen Yüce, hep birlikte halkın öz örgütlülüğünü mücadelesinin büyütülmesi gerekliliğine vurgu yaptı.

    “BİRLEŞİK CEPHE ŞART”

    Hakan İlmeç, en büyük sorunun var olan krizlerin karşısında yaşanan süreci tersine çevirmek için yeteri çabanın ortaya konulmaması olduğunu belirtti. İlmeç, birleşik emek cephesine ihtiyacın olduğunu ve direniş hiç bitmeyeceğini sözlerine ekledi.

    “HEP BİRLİKTE HESAP SORMALIYIZ”

    Sevda Karaca da çoklu krizlerin üstesinden örgütlü mücadele ile gelineceğinin altını çizerek şunları söyledi:

    “Pandemi, deprem, son 21 yıldır 31 bin insan iş cinayetlerinde hayatlarını kaybetti. 18 yaşın altında doğum oranlarının yüzde 72 arttığı felaketler yaşıyoruz. 21 yılda 7 bin 106 kadın öldürüldü, 1 buçuk milyon çocuk örgün eğitimde değil. Her dört çocuktan biri okula aç gidiyor. Açlık sınırının altında yaşayan insan sayısı katlanarak artıyor. Her yıl biz bu felaketleri yaşarken bir kesim kar oranını artırıp zenginlik içerisinde yaşıyorlar. Tüm bunların karşında günü kurtarmaya yönelik eylemselliklere değil sermayaden, iktidardan hesap sorma araçlarına ihtiyacımız var.”

    PİRHA/HATAY

  • Mersin Hıdırellez’inde depremde yaşamını yitirenler anıldı- VİDEO

    Mersin Hıdırellez’inde depremde yaşamını yitirenler anıldı- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Hıdırellez için bir araya gelen yurttaşlar depremde hayatını kaybedenleri anarak, dileklerini denize bıraktı. Mersin Deprem Dayanışması’ndan Volkan Gültekin, “Ölüme terk edilen canlarımızı unutturmayacağız. Hıdırellez’in ateşi büyütecek öfkemizi” dedi.

    Deprem Dayanışma Derneği, Türkiye’nin 6 farklı noktasında Hıdırellez programı düzenleyerek depremde yitirilenleri andı. Mersin Kazanlı sahilindeki programa Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ali Bozan ve çok sayıda kişi katıldı. Programda depremde yaşamını yitirenlerin yanı sıra, idam edilişlerinin yıldönümü sebebiyle Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan da anıldı.

    ORTAK DİLEK KENTLERİ YENİDEN İNŞA ETMEK

    Ali Bozan, depremde hayatını kaybedenleri andı ve halkını yalnız bırakan devletten hesap soracaklarını ifade etti.

    SYKP Eş Genel Başkanı Canan Yüce de, depremin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen acılarının taze olduğunu söyleyerek, “Bugün acımızı yaşayacağız ama aynı zamanda da isyanımızı ve umudumuzu büyüteceğiz. Kaybettiklerimiz için denize çiçeklerimizi bırakacağız. Kentlerimizi yeniden kurmak için, dayanışmayı büyütmek ve bize yaşatılanların hesabını sormak için dileklerimizi yazacağız ve gül ağaçların altına koyacağız. Depremi yaşayan bütün kentleri sevgiden tuğlalarla yeniden inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “HIDIRELLEZİN ATEŞİ BÜYÜTECEK ÖFKEMİZİ”

    Basın açıklamasını Mersin Deprem Dayanışması adına okuyan Volkan Gültekin, Hıdırellez’in ateşiyle öfkelerinin daha da harlandığını ve günden güne büyüdüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Yurdun her bir denizinden ölümsüz 3 fidana, Deniz’e Yusuf’a ve Hüseyin’e sesleniyoruz. Depremde yitirdiklerimizin yasını hep birlikte tutmak, Hıdır ve İlyas’ın gücü ile kavgamıza devam etmek için denizlere yürüyoruz. Ne dar ağacında biter fidanlar ne de enkaz altında. Bitmedik, gidenlere selam olsun, varız, var olacağız”

    Açıklamanın ardından meşalelerle sahile yürüyen yurttaşlar, burada dileklerini denize bıraktı. Büyük bir ateş eşliğinde buhur yakıldı. Canlı müzik eşliğinde söylenen şarkılarla depremde hayatını kaybedenler anıldı.

    Fatoş SARIKAYA- Diren Keser/ MERSİN

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adayları netleşmeye başladı!

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın adayları netleşmeye başladı!

    PİRHA- Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta genel seçimlerinde milletvekili aday listesi netleşti. Yeşil Sol Parti bileşenlerinin eş genel başkanları ve eş sözcülerinin ve Emek ve Özgürlük İttifakı bileşeni paritlerin aday gösterildiği kentlerde belli oldu. 

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) 14 Mayıs genel seçimlerinde aday gösterilecek isimler belirlendi. Aday Mutabakat Komisyonu’nun çalışmalar sonucu tamamlanan liste, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın’ın onayına sunuldu.

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Emek Partisi’nden (EMEP) doğru aday gösterilecek isimler belli oldu. Yeşil Sol Parti’nin bileşenleri ile Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı’nda Yeşil Sol Parti listesinden aday gösterilecek isimler de belirlendi.
    Liste şu şekilde:
    -Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar İstanbul’dan; Eş Sözcü İbrahim Akın ise İzmir’den aday gösterildi.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan Wan’da liste başından, Eş Genel Başkan Mithat Sancar ise Riha’dan aday gösterildi.

    -Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, İstanbul’dan aday gösterildi.

    -Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk, Amed’te liste başında aday gösterildi.

    -Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz Mêrdîn’de; Eş Genel Başkan Keskin Bayındır memleketi Êlih’ten aday gösterildi.

    HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir’in de memnu haklarını alamadığı için aday gösterilemediği öğrenildi. EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI

    EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, SMF’den Cemil Güngören ve TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Perihan Koca İstanbul’dan; EMEP’ten İskender Bayhan İstanbul’dan ve Sevda Karaca Demir ise Dîlok’tan aday gösterildi.

    HDP BİLEŞENLERİ

    Yeşil Sol Parti bileşenleri olan Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nden (ESP) Çiçek Otlu İstanbul’dan; Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi’nden (SYKP) Tülay Hatimoğulları Adana’dan; Devrimci Parti’den Burcugül Çubuk İzmir’den; Sosyalist Dayanışma Platformu’ndan (SODAP) Kezban Konukçu ise İstanbul’dan aday gösterildi.

    KÜRT ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İTTİFAKI

    Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı’nda yer alan Kürdistan Kominist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek Wan’dan; İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Mehmet Kamaç da Amed’ten aday gösterildi.

    (HABER MERKEZİ)