Etiket: tabip odası

  • Mersin’de sağlık emekçilerinden vergi adaletsizliğine tepki- VİDEO

    Mersin’de sağlık emekçilerinden vergi adaletsizliğine tepki- VİDEO

    PİRHA- Sağlık emekçileri Mersin’de Maliye Hizmet Binası önünde bir araya gelerek Meclis’te görüşülecek yeni vergi paketini protesto etti. Vergide adalet talebiyle yapılan eylemde “Adaletsiz ve eşitsiz vergi yükünü sırtımızdan alın, her ay sabit kalmak koşuluyla en fazla yüzde 15 vergi kesinti oranlarını hayata geçirin” diyerek hükümete çağrıda bulunuldu.

    Mersin Tabip Odası, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Dev Sağlık-İş, Genel Sağlık İş Sendikası, Hekim Birliği Sendikası, Mersin Aile Hekimleri Derneği, Mersin Aile Sağlığı Çalışanları Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Tabip Sen, Maliye Hizmet Binası önünde bir araya gelerek vergideki adaletsizliği protesto etti.

    ‘Vergide adalet istiyoruz’ pankartının açıldığı eylemde “Zam, zulüm, sefalet. İşte AKP”, “Zafer, direnen emekçinin olacak”, “Vergide adalet istiyoruz” sloganları atıldı.

    Açıklama metnini kurumlar adına Mersin Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. İzzet Çalış okudu.

    HÜKÜMETİN POLİTİKALARINA TEPKİ

    İzzet Çalış, Meclis’in bu hafta içinde yeni vergi paketini görüşeceğini hatırlatarak, hükümetin emeğiyle geçinen halkın yükünü artıracak yeni ek vergiler getireceğine işaret etti.

    Maliye Bakanı Şimşek’i eleştiren Çalış, “Bakanın kamuoyu nezrinde artık inandırıcılığı kalmamıştır. Hükümetin, her açıkladığı ekonomik program, hayata geçirdiği paket sayesinde emekçi kesimler yoksullaşırken, başta hükümete yakın olan şirketler karlarına kar katıyorlar. Vergi yükünü çalışanların sırtına yükleyen politik tercih iflas etmiştir. Çalışanların her geçen gün azalan satın alma gücü dayanılmaz hale gelmiştir” dedi.

    SAĞLIK EMEKÇİLERİ: TALEPLERİMİZ DİKKATE ALINSIN

    Çalış, sağlık emekçileri olarak taleplerinin dikkate alınması için hükümete çağrıda bulunarak şu soruları yöneltti:

    “Yılın ilk ayından itibaren tercihen düşük düzeyde tutulan vergi dilimlerine girdiğimiz gerekçesiyle ücretlerimizden yüksek vergi kesintileri yapılıyor. Kesinti oranları yıl sonuna doğru %35 civarına çıkıyor. Bu adaletsiz ve eşitsiz vergi yükünü sırtımızdan alın, her ay sabit kalmak koşuluyla en fazla %15 vergi kesinti oranlarını hayata geçirin.

    • Bizlerden ek vergi kesintileri yaptığınız oranlarda vergi aldığınız şirket var mı?

    • Vergi kaçıranları hepimizden daha iyi biliyor ve tanıyorsunuz. Kazancına göre düşük ve ya hiç vergi vermeyenleri kollamaya devam edecek misiniz?
    • İhbarcılığı adaletsiz ve eşitsiz vergi toplama politikanızı örttüğünü düşünüyor musunuz?
    • Vergisini sildiğiniz, yüksek vergi muafiyetleri sağlayarak kamudan beslediğiniz şirketlere desteğinizi kesecek misiniz?
    • Sağlık çalışanlarının emeklerinin karşılığını vermeyi, haksız ve adaletsiz vergi kesintilerinden vazgeçmeyi düşünüyor musunuz?
    • Halkımızdan alınan adil olmayan ekonomik ve sosyal eşitsizliğe kaynaklık eden dolaylı vergileri azaltmayı düşünüyor musunuz?
    • Kamuda gösterişe şatafata israfa dayalı harcamaların son bulacağını söylediğiniz tasarruf paketinin çalışanların sırtına yeni yükler getirmeyeceğini söyleyebilir misiniz?

    MERSİN/ PİRHA

  • Mersin’de kadınlar Nida Nur Nergiz için adalet istedi- VİDEO

    Mersin’de kadınlar Nida Nur Nergiz için adalet istedi- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de intörn doktor Nida Nur Nergiz’i ateşli silahla yaralayan Ersin Karakuş’un yargılandığı davanın öncesinde adliye önünde eylem yapan kadınlar, “Erkek adalet değil gerçek adalet” talebinde bulundular.

    Mersin’de intörn doktor Nida Nur Nergiz’i 23 Ekim 2023 tarihinde 7 el ateş ederek yaralayan Ersin Karakuş hakkında açılan davanın ikinci duruşması Mersin 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşma öncesi Mersin Adliyesi önünde Mersin Tabip Odası Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu basın açıklaması yapıldı. “Şiddete uğrayan hiçbir kadını yalnız bırakmayacağız. Gerçek adalet sağlanana kadar buradayız” yazılı pankartın açıldığı eylemde basın metnini Birsel Tutuş okudu.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN İPTALİNDEN SONRA ŞİDDET ARTTI”

    Birsel Tutuş, bir erkek tarafından öldürülmek istenen İntörn Doktor Nida Nur Nergiz’in bir bacağının diz üzerinden ampüte edildiğini ve diğer bacağını kaybetme riski yüksek olduğundan birçok ameliyat geçirdiğini belirtti. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının potansiyel failleri cesaretlendirdiğine ve kadına yönelik şiddetin arttığına dikkat çeken Tutuş, “Yargı felç, adalet rafta, cezasızlık normalleşti, şiddetle mücadele gücü devre dışı bırakıldı. Cezasızlık politikalarının özellikle son 3 yılda getirildiği durum ise failleri değil, mağdurları cezalandırmaya dönüştü. Şiddet failleri yakalansa da mahkemelerde verilen ceza Meclis’te infaz düzenlemesi adı altında affedildi. Kadın katilleri ve tecavüzcüler salıverildi, cezasızlık bu suçları körüklüyor” dedi.

    CEZASIZLIK POLİTİKALARINA TEPKİ

    Haksız tahrik indirimleri ve düşük cezaların fail erkekleri cesaretlendirdiğini kaydeden Tutuş, “Adaletsizlik ve hukuksuzluk özellikle kadınları hakkını aramak ve yasalardan yararlanmaktan alıkoyuyor. Suç iklimini besliyor. Failleri cezasızlıkla ödüllendirmeyin! Fail indirimsiz cezalandırılana, toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelede caydırıcı ve etkili bir yargı kararı alınana kadar sürecin takipçisi olacağız. Gerçek adalet sağlanana dek buradayız” sözlerini kullandı.

    DURUŞMA ERTELENDİ

    “Kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla yargılanan Ersin Karakurt, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile katıldı. Sanığın avukatı ‘aldatma’ ve ‘pişmanlık’ üzerine savunma yaptı. Nergiz’in avukatları ise tasarlayarak öldürmeye teşebbüsten yargılanmasını talep ettiler.

    Mahkeme heyeti sanık Karakuş’un tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın 13 Haziran Perşembe günü saat 13.30’a ertelenmesine karar verdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Şebnem Korur Fincancı davasında karar bekleniyor; adliye önünde açıklama-VİDEO

    Şebnem Korur Fincancı davasında karar bekleniyor; adliye önünde açıklama-VİDEO

    PİRHA-TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklu yargılandığı davada bugün kararın çıkması bekleniyor. Duruşma öncesi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapılırken, “Dr. Şebnem Korur Fincancı’ya, geleceğimize ve örgütümüze sahip çıkıyoruz” denildi.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın tutuklu yargılandığı dava öncesi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet önünde basın açıklaması yapıldı. Adliyenin önü ve çevresi polis tarafından daha önceki duruşmalarda olduğu gibi yine ablukaya alınırken, açıklamaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Oya Ersoy, Hüda Kaya, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile Dünya Tabipler Birliği’nden de temsilciler katıldı.

    “FİNCANCI’YA, GELECEĞİMİZE VE ÖRGÜTÜMÜZE SAHİP ÇIKIYORUZ”

    TTB Merkez Konseyi adına basın açıklamasını TTB İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten okurken, şu ifadelere yer verdi:

    “Dr. Şebnem Korur Fincancı’ya, geleceğimize ve örgütümüze sahip çıkıyoruz. Bugün, üçüncü defa ülkemiz demokrasisi ve hukuku açısından yaşadığımız utanç verici bir dönemin sonlanması için toplandık. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın duruşması az sonra başlayacak.

    Dün, 10 Ocak 2023 Pazartesi günü ise Ankara’da TTB Merkez Konseyi’nin görevden alınması için açılmış olan davanın duruşmasındaydık. Bu adliyelerin önünde bizlere bedel ödetme niyetinde olanlar şunu bilmeliler, tarihin çöp sepeti bu niyeti besleyenlerle doludur.  Tamamen siyasi hedeflerle ve ayan beyan bir hukuksuzlukla sürdürülen bu sürecin artık sonlandırılmasını, hukuki hiçbir dayanağı olmayan kararlarla halen tutuklu bulunan Merkez Konseyi Başkanımız Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz. 

    Geldiğimiz noktada mevcut iktidar çevreleri topluma demokrasi ve halk sağlığı için yıkım dışında bir şey vaat etmemektedir. Bu yıkım, hekimlerin meşru örgütü olan TTB’nin yargı eliyle muktedirler tarafından baskı altına alınmasında, Merkez Konseyi Başkanı’nın keyfi ve hukuksuz bir biçimde tutuklanmasında kendini göstermektedir. Bu süreci hep birlikte, dayanışmayla aşacağımızı, Şebnem Hocamızı özgürlüğüne kavuşturacağımızı ve yine hep birlikte hekimlik değerleri, mesleki bağımsızlık, toplumun sağlık hakkı, demokrasi ve özgürlük için mücadelemizi sürdüreceğiz. Geçmişte olduğu gibi bugün de kazanan, hekim meslek örgütümüz olacaktır.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taha Karaman: Salgının sona erdiğini ilan edebilmek mümkün değil

    Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taha Karaman: Salgının sona erdiğini ilan edebilmek mümkün değil

    PİRHA-Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan değişiklikle “Pandemi bakım ve yoğun bakım hizmeti” ücreti ödemelerinin yürürlükten kaldırılmasını eleştiren Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taha Karaman yazılı bir açıklama yaparak “Olabilecek mağduriyetler devlet tarafından karşılanacak mıdır?” diye sordu.

    Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan değişiklikle “pandemi bakım ve yoğun bakım hizmeti” ücreti ödemelerinin yürürlükten kaldırılmasını eleştiren Antalya Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taha Karaman yazılı bir açıklama yaptı.

    “PANDEMİ BİTMEDİ”

    Dünya genelinde ve Türkiye’de vaka ile ölüm sayıları azalmış olmasına rağmen salgının sona erdiğini ilan edebilmenin mümkün olmadığının altını çizen Prof. Dr. Taha Karaman, ”Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri son açıklamasında pandeminin henüz bitmediğini vurguladı. Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan bu değişiklik ise salgının bittiğinin ilanıdır. Ekonomik ve siyasi kaygılar nedeniyle, yapılan bu değişiklik bilim ve sağlığın yine geri plana atıldığını göstermektedir. SUT değişikliğinin ardından hastanelerde covid hastaları için oluşturulan servislerin kapatılmaya başlanmasının birçok yeni soruna yol açacak. Bizim tek isteğimiz pandeminin bitmesi ve covid servislerinin kapatılması. Ancak pandemi bitmedi. On birinci kez toplanan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Komitesi’nde, halk sağlığı önlemlerinin ülkeler bazında yetersiz olmasından ve virüsün olası değişikliklerinden dolayı pandeminin halen global düzeyde ele alınmasının gerektiği üzerinde durulmuşken AKP iktidarının bu uygulamalarını bilimle akılla açıklayabilmek mümkün değil” dedi.

    “TÜM SAĞLIK HARCAMALARININ KAMUSAL OLARAK KARŞILANMASI ZORUNLULUKTUR”

    22 Nisan 2022 tarih ve 31816 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik pandeminin bittiği algısını oluştururken, Covid-19 hastalarının sağlık hizmetlerine ulaşımıyla ilgili kaygıları da artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Taha Karaman Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın kamuoyunu aydınlatması gerekiyor. Covid-19 hastaları için SGK tarafından kamu ve özellikle özel hastanelere ödenen pandemi bakım ücreti bundan sonra ne olacaktır? Özel hastaneler pandemi bakım ücretini hastalardan mı alacaktır? Özel hastanelerde yatan Covid-19 hastaları mağdur olacak mıdır? Olabilecek mağduriyetler devlet tarafından karşılanacak mıdır?” sorularına acilen yanıt verilmesi gerekiyor. Sürekli olarak vurguladığımız, sağlığın temel bir hak olduğu ve alınıp satılamayacağı; pandemide ve aynı süreçte derinleşen ekonomik krizde çok daha iyi anlaşılmıştır. Özellikle salgında alevlenmelerin yaşandığı dönemlerde yurttaşlar, sağlık hizmeti alamama ile özel hastanelere yüksek miktarda ödeme yapma ikileminde kalmıştır. Böyle bir ortamda, gerekli tüm sağlık harcamalarının kamusal olarak karşılanması zorunluluktur” diye konuştu.

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Mersin’de sağlıkçılar iş bıraktı

    Mersin’de sağlıkçılar iş bıraktı

    PİRHA-Mersin’de sağlık emekçileri iş bırakarak greve gitti. Mersin’de sağlıkçılar yaptıkları açıklamada, iktidara seslenerek, “Bilmenizi isteriz ki siz emeğimizi-bizleri görmezden gelmeye devam ettikçe; bizler de tüm haklılığımızla sizin karşınızda durmaya, emeğimize geleceğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz” dediler.

    Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Ancak bugünden başlayarak sağlık emekçileri 3 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor. 14-15-16 Mart tarihlerinde grevde olacaklarını açıklayan Sağlık meslek örgütleri ve sendikalar bugün iş bıraktı.

    Mersin’de de Mersin Tabip Odası, Mersin Diş Hekimleri Odası, Ses Mersin Şubesi DİSK Genel Sağlık İş, Birlik Dayanışma Sendikası, Hekim Birliği Sendikası ve Mersin Aile Hekimleri Derneği’nin öncülüğünde sağlık emekçileri iş bırakarak greve gitti.

    Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde bir araya gelen sağlık çalışanları açıklama yaptı. Sağlık çalışanları adına açıklamayı okuyan Mersin Tabip Odası Genel Sekreteri Cemil Galioğlu, toplum sağlığını korumak bir yana daha da riske atan sağlık sisteminin yürütücüleri ne sağlıkçıların emeğini ne de toplumun sağlığını umursamadığına işaret ederek, “Ancak iş özel sağlık işletmeleri ve zenginleri korumaya gelince ise hiçbir sınır tanımamaktadır. Salgın döneminde dahi bu anlayıştan vazgeçmemişlerdir. Yüz binlerce insanımız, yüzlerce hekim, sağlık çalışanı yaşamını yitirirken; onlar sağlık sisteminin, şehir hastanelerinin güzellemeleriyle günlerini geçirmiş; bunca emek ve fedakârlığımıza rağmen bir de bizlere gidiyorlarsa gitsinler demişlerdir” dedi.

    Genel Sekreter Cemil Galioğlu, ‘Beyaz Yürüyüş’, ‘Beyaz Forum’, ‘Beyaz Nöbet’lerle acil taleplerinin karşılanmasını, seslerine kulak verilmesini defalarca istediklerini ifade ederek, “Bilmenizi isteriz ki siz emeğimizi-bizleri görmezden gelmeye devam ettikçe; bizler de tüm haklılığımızla sizin karşınızda durmaya, emeğimize geleceğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Aralık ve Şubat’taki Beyaz G(ö)REV’lerle de Aile Sağlığı Merkezlerinden, Üniversite Hastanelerine Türkiye’nin dört bir yanında tüm sağlık kuruluşlarında emeğimize sahip çıkacağımızı gösterdik” diye konuştu.

    “EMEK BİZİM, SÖZ BİZİM”

    Bizi duymazdan, görmezden gelip yok sayanlara; sesimize kulaklarını tıkayanlara; “Varsın gidiyorlarsa gitsinler, bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı istihdam ederiz. Gerekirse yurtdışından ülkemize dönmek isteyenleri davet eder, istihdam ederiz” diyerek bizi değersizleştirenlere karşı emeğimize, mesleğimize, geleceğimize hep birlikte bir kez daha sahip çıkmak için artık G(ö)REV zamanıdır.

    Biliyoruz: Sorunlarımızın çözümü ancak kendi mücadelemizle olacaktır. İşte bu nedenle emeğimiz için, haklarımız için, sağlığımız için, acil taleplerimizin karşılanması için 14-15-16 Mart 2022 Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri bütün Türkiye’de, bütün sağlık kurumlarında G(ö)REV’deyiz!

    “OYALAMA DEĞİL, YALNIZCA HAKKIMIZ OLANI İSTİYORUZ”

    Emeklerinin karşılığını alamadıkları çalışma koşullarının ve sağlık alanında yaşanan şiddete artık tek bir gün bile tahammüllerinin kalmadığını söyleyen Galioğlu şunları dile getirdi:

    “Oyalama istemiyoruz, daha fazlasını değil, yalnızca hakkımız olanı istiyoruz. Günde 50’nin üzerinde olan ve artmaya devam eden sağlıkta şiddet vakalarına karşı önlemler alınmasını, şiddetin olmadığı bir ortamda çalışmak için etkili bir sağlıkta şiddet yasası çıkarılmasını istiyoruz. Malpraktisve performans baskısı altında ezilmediğimiz insanca çalışma koşulları, Emekliliğimize yansıyacak insanca ücret istiyoruz. COVID-19’dan ölen 553 meslektaşımızın görülmesini ve COVID-19’un meslek hastalığı kabul edilmesin istiyoruz. Birinci basamağın güçlendirilmesini ve Aile Hekimliği Ceza Yönetmeliğinin kaldırılmasını istiyoruz. Halkın sağlığı için en az 20 dakika muayene süresi ayırabildiğimiz, hastaların aylarca randevu sırası beklemediği nitelikli sağlık hizmeti sunmak istiyoruz.

    Yaşama adanmış bir mesleğin onurlu mensupları olarak hakkımızın gasp edilmesine, kötü çalışma koşullarına, sefalet ücretlerine karşı “Sağlıklı Bir Gelecek Ellerimizde, Emek Bizim Söz Bizim” diyerek mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu haklı ve onurlu mücadelemizde; bütün hastalarımızın, toplumun desteğini bekliyor; sağlığımıza birlikte sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Tabip Odası’ndan tepki: 5 dakikada hekimlik yapılmaz!

    Mersin Tabip Odası’ndan tepki: 5 dakikada hekimlik yapılmaz!

    PİRHA-Sağlık çalışanlarına dönük şiddete ve muayene randevularının 5 dakika olarak sınırlandırılmasına Mersin Tabip Odası tepki gösterdi. MTO, “5 dakikada iyi hekimlik olmaz” diyerek, sağlık hizmetlerinin verildiği ortamların güvenli olmamasının, 5 dakikalık randevuların şiddeti artırdığına işaret etti.  

    Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu, sağlık çalışanlarına dönük şiddete ve muayene randevularının 5 dakika olarak sınırlandırılmasını yaptıkları basın açıklamasıyla protesto etti. Mersin Tabip Odası binasında yapılan açıklamayı oda başkanı Mehmet Antmen okudu.

    Açıklama öncesi sabah saatlerinde Dr. Ahmet Dikmen’in işyerinde öldürülmesi ile ilgili değerlendirmede bulunan Antmen, “Şaşkınlık ve büyük üzüntü yaşadık. Ölenin hekim olması bizim için yeterli bir üzüntü kaynağı idi ama daha sonra öldüren kişinin de hekim olduğunu öğrenince üzüntümüz bir kat daha arttı” dedi.

    “AHMET DİKMEN’İN AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI VE SABIR DİLİYORUZ”

    Ağır çalışma koşulları ve idarenin çalışanların sorunlarına olan duyarsızlığı belki de bu cinayete neden olan en önemli faktörlerden biri olduğuna işaret eden Antmen, “Sağlık hizmetlerinin verildiği ortamların güvenli olmaması, çalışma barışımızın artan ölçüde bozulması, Sağlık Bakanlığı’nın sağlıkta şiddetle mücadeleyi tamamen göstermelik yapması ve hiçbir önlem alınmaması da bu cinayetin oluşmasında önemli bir faktör olmuştur. Ölen hekim arkadaşımız Ahmet Dikmen’in ailesine başsağlığı ve sabır diliyor, Mersin Tabip Odası olarak bu olayın takibinde olacağımızı kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz” diye konuştu.

    “HALKIN SAĞLIĞI TEHDİT EDİLMEKTEDİR”

    Yıllardır sağlıkta dönüşüm programı adı altında yürütülen politikaların, hastaneleri ticarethaneye, hastaları müşteriye dönüştürdüğüne dikkat çeken Antmen, şunları dile getirdi:

    “Sağlık Bakanlığı sağlık hizmetlerinde niteliği değil niceliği önceleyen politikalarında ısrara devam etmektedir. Bu anlayışla yönetilen sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını ve hekimlik değerlerini yok saymaktadır. Hekimlik yapabilmek için bir hastaya ayrılması gereken muayene süresi en az 20 dakika olarak kabul edilmesine rağmen kimi hastanelerde bu süre 5 dakikaya düşürülerek hekimlere günlük yaklaşık 100 hasta randevusu dayatılmaktadır. Bu randevular, hekimin isteği ve bilgisi dışında MHRS sistemi üzerinden açılmakta, hekimin hastasına yeterli zaman ayırmasına; halkın nitelikli sağlık hizmeti almasına engel olmaktadır. Hekimlere performans baskısıyla daha çok muayene ve işlem dayatması yapılarak mesleki özerkliğimize müdahale edilmekte, halkın sağlığı tehdit edilmekte, sağlıkta şiddete zemin hazırlanmaktadır.”

    “BU UYGULAMA DAHA ÇOK İSTİFA, HEKİM GÖÇÜ VE SAĞLIKTA ŞİDDET GETİRİR”

    Antmen, “Dayatılan 5 dakikada ne kişinin yakınmasını anlayabilmek, ne de yeterli muayenesini yapabilmek mümkün değildir” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sağlık Bakanlığı ve hastane idarecileri unutmamalıdır ki malpraktis bireysel değil sistemsel bir sorundur ve bu dayatma ile hastaların sağlığına yansıyacak olumsuzlukların sorumluluğu kendilerindedir. Muayene için yeterli zaman tanımamak, hekim hasta ilişkisini birkaç dakikaya sığdırmak; hekimlik meslek etiği ilkelerimiz açısından kabul edilemez ve mesleki özerkliğimize yönelik bilinçli bir saldırıdır. Bu uygulama daha çok istifa, daha çok hekim göçü, daha çok hastalık, daha çok sağlıksızlık, daha çok sağlıkta şiddet getirir. Halk sağlığını ve sağlık çalışanlarının sağlığını tehdit eden bu uygulamalardan hızla vazgeçilmelidir.”

    “SAĞLIKLI YAŞAM HAKKIMIZDAN VAZGEÇMEYELİM!”

    Nitelikli sağlık hizmeti taleplerinde ısrarcı olduklarını ve iyi hekimlik yapmak istediklerini vurgulayan Antmen, “Hem hekimlerin hem de toplumun sağlık hakkı için bu uygulamalara itirazı birlikte yükseltelim. Hekimler köle, hastalar müşteri, hastaneler ticarethane değildir. Sağlıklı yaşam hakkımızdan vazgeçmeyelim!” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Tabip Odası: Aşı bir an önce herkese sağlanmalıdır- VİDEO

    Mersin Tabip Odası: Aşı bir an önce herkese sağlanmalıdır- VİDEO

    PİRHA- Mersin Tabip Odası’nın düzenlediği basın açıklamasında, koronavirüs aşısının bir an önce herkes için sağlanması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “İspanya’da sırası gelmeden aşı yapılan Genel Kurmay Başkanı’nın istifa etmek zorunda kaldığını ve aynı duyarlılığın ülkemizde de yaratılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz” denildi.

    Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu, Covid-19 aşılama sürecine ilişkin ve pandemiyle mücadelede hayatını kaybeden sağlıkçıları anmak için bir basın toplantısı düzenledi.

    “Aşı tüm canlılar için hayat kurtaran ortak bir değerdir” denilen basın açıklamasında, “Covid-19 pandemisinde de güvenli ve etkili aşılar ile yapılacak yaygın aşılamanın, salgını kontrol altına almaya katkı sağlayacağı açıktır. Aşıların uygulanmasında belirlenen risk gruplarının dışında hakkaniyete aykırı uygulama görüntülerinin ortaya çıkması da üzüntü vericidir. İspanya’da sırası gelmeden aşı yapılan Genel Kurmay Başkanı’nın istifa etmek zorunda kaldığını ve aynı duyarlılığın ülkemizde de yaratılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    360 SAĞLIKÇI HAYATINI KAYBETTİ

    “Türk Tabipleri Birliği olarak koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli aracı aşılamanın, Covid-19’a bağlı ağır hastalıkları, yurttaş ve sağlık çalışanlarının ölümlerini azaltacağını düşünüyoruz. Aşılamaya en olumlu refleksi, salgınla mücadelede 360 çalışma arkadaşını kaybetmiş olan sağlık emekçileri vermektedir” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Aşıları incelememizde temel kaynak, menşei, üretildiği ülke ve kullanılan teknik değil; Faz 3 verilerinin sonuç raporları ve yayımlanmış bilimsel değerlendirmelerdir. Topluma aşıyı tanıtacak ve kabullendirecek, toplumun güvenini yegâne kazanmış olan sağlık çalışanları olarak, aşılar ve aşılama kampanyasıyla ilgili belirsizliklerin gelinen bu son aşamada giderilmesini istemek de toplumu koruma adına sorumluluğumuz ve hakkımızdır. Aşı sonrası istenmeyen etkilerin izlemi konusunda sağlıkçılar ve toplum da sürecin parçası olmalıdır.

    “ACİLEN AŞI TEDARİĞİ SAĞLANMALI”

    Her zaman olduğu gibi şeffaflıktan uzak bir yaklaşımla ve sürece dair hiçbir veri paylaşılmadan 13 Ocak 2021 günü haberlere yansıyan AKO ile uygulaması başlatılan mevcut aşı konusunda, sürecin kötü yönetilmesi dışında güvenilirlik anlamında tereddüde yer olmadığını, etkinliğin ise farklı düzeylerde bildirilmekle birlikte Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği etkinlik sınırında olduğunu yapılan bilimsel açıklamalarda görüyoruz. Tüm dünyada kullanılan diğer aşılarla ilgili olarak da acilen gerekli görüşmelerin ve tedarikin yapılmasının zorunlu olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

    Yitirdiğimiz arkadaşlarımızın anılarını ve mücadelelerini yaşatmak için bundan sonra da gerekli girişimleri yapacağız ve isimlerinin sonsuza dek yaşatılmasını sağlayacağız.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Eğitimciler ve sağlıkçılardan hükümete: Okullar açılmadan gerekli önlemleri alın-VİDEO

    Eğitimciler ve sağlıkçılardan hükümete: Okullar açılmadan gerekli önlemleri alın-VİDEO

    PİRHA- Mersin Eğitim-Sen, Mersin Tabip Odası ve SES Mersin Şubesi yaptıkları ortak açıklamayla, okulların açılmadan pandemiye ilişkin alınması gereken önlemleri sıraladılar. Açıklamada, gerekli bilimsel analizler yapıldıktan sonra okulların açılması ve her okula sağlıkçıların istihdam edilmesi istendi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin şubeleri ve Mersin Tabip Odası, pandemi sürecinde okullar açılmadan alınması gereken önlemlere ilişkin basın toplantısı yaptı.

    Eğitim-Sen binasında yapılan toplantıda açıklamayı kurumlar adına Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül okudu.

    Sümbül, sözlerine gözaltına alınan KESK üyelerinin serbest bırakılması çağrısı yaparken, Batman’da yaşanan ve dün yaşamanı yitirmesine neden olan Musa O.’nun tutuklanmasını ve İstanbul Sözleşmesinin daha da etkin uygulanmasını istedi.

    “MEB EĞİTİMDE ADALETSİZLİKLERİ ORTADAN KALDIRACAK GEREKLİ ÇALIŞMALARI HIZLICA YAPMALIDIR”

    Ardından Sümbül, koronavirüs salgınının tüm dünyada olduğu gibi ülkeyi de olumsuz etkilediğini belirterek, şunları dile getirdi:

    “Bu şiddetli salgın ortamından eğitimde kendi payına düşen oranda etkilenmiştir. 16 Mart 2020 gününden itibaren yüz yüze eğitime ara verilmiş, eğitim adaletsizliğini artıran çevrimiçi eğitim devreye sokulmuştur. Kent yoksullarının, göçmen aile, anadili farklı aile çocukları uzaktan erişim çerçevesinde yürütülmeye çalışılan eğitimden teknolojik altyapı eksikliği, malzeme eksiklikleri yüzünden yararlanamamıştır. 2020 / 2021 eğitim öğretim yılı bu salgın ortamında 31 Ağustos’ta resmi olarak başlayacak olsa da tehlikenin ve riskin yüksekliği yüz yüze eğitimi 21 Eylül tarihine erteletmiştir. 21 Eylül’e kadar uzaktan erişimle telafi eğitimleri yapılacaktır. Yüz yüze eğitimin ertelenmiş olması alınması gereken tedbirleri ortadan kaldırmamış bilakis Milli Eğitim Bakanlığı’na eğitimde adaletsizlikleri ortadan kaldıracak gerekli çalışma zamanını vermiştir. İster çevrimiçi, ister yüz yüze eğitim olsun pandemi sürecinde sağlıklı eğitim yapabilmek için sağlık ve eğitim emekçilerinin önerileri dikkate alınmalıdır.”

    “PANDEMİ KOŞULLARINDA DERSLER 20 İLE 30 DAKİKA TENEFFÜSLER 15 İLE 20 DAKİKA OLMALIDIR”

    Sümbül, eğitim bileşenlerinin sağlığını tehlikeye atmadan pandemi koşullarında eğitim yapabilmek için tespit ve önerileri şu şekilde sıraladı:

    “* EBA TV’nin internetsiz de uzaktan eğitimde kullanılabilirliği planlanarak program seçenekleri artırılması,

    * Her kademe eğitim kurumunda o kurumun özelliklerine uygun, farklı düzeylerde eğitim-öğretim faaliyetlerinde yer alan öğrenci ve eğitim emekçilerine el-yüz temizliği, tuvaletin doğru kullanımı, maske ve dezenfektanın kurallara uygun kullanımı eğitimi verilmesi,

    * Ateş ölçümünün velilere bırakılmadan eğitim görmüş bir personel tarafından eğitim kurumlarında gerçekleştirilmesi,

    * Her öğrenciye günlük iki maske ve yeteri kadar el dezenfektanı sağlanması,

    *  Milli Eğitim Bakanlığı ve yerel yönetimlerin işbirliği ile öğrencilerin taşınması, maske ve dezenfektan temini, kurumların dezenfekte edilmesi konularında ortak çalışma yapılması,

    * Derslerin 20 ile 30 dakika ( ilkokullarda 20 ve diğer kademelerde 30 dakika), teneffüslerin 15 ile 20 (ilkokullarda 20 ve diğer kademelerde 15 dakika) dakika olması; teneffüslerin sınıfların aynı anda dışarı çıkmayacağı şekilde çapraz uygulanması,

    * Her öğrenci masasına bir öğrenci oturacak ve masalar arası mesafe bir buçuk metre olacak şekilde sınıfların düzenlenmesi,

    * Eğitim-öğretim ortamının ve okulların sağlık koşullarının yeterli hale getirilebilmesi için personel eksikliğinin bir an önce giderilmesi. Bunun için KHK’li eğitim ve bilim emekçileri ile sağlık personelinin bir an önce göreve başlatılması ve ataması yapılmayan öğretmenlerin sürecin ihtiyaçlarına göre yeteri kadar kadro açılarak atanması,

    * Köy okullarının yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde eğitim-öğretime hazırlanması ve öğrenciyi taşıma yerine öğrencilerin bulundukları yerlerde eğitim-öğretime devam edilmesi,

    * Her 100 öğrenciye bir hemşire veya sağlık memuru, her 1000 öğrenciye bir hekim düşecek şekilde okullara kadrolu sağlık çalışanı atanması,

    * Öğrenci servis personeline ve velilere eğitim verilerek servis ücretleri için velilere destek sunulması; servislerde her koltuğa bir öğrenci oturacak ve çapraz düzende yolculuk yapacakları şekilde öğrencilerin servislere tek tek alınması,

    * Özel eğitime milli eğitim bütçesinden ayrılan pay kısıtlanarak kamusal eğitim kurumlarının bütçesinin artırılması için planlama yapılması,

    * Bir yandan bireysel önlemler devam ederken pandemi ile mücadelede toplumsal önlemlerin (Filyasyon, sürveyans, izolasyon ve karantina vs) ön plana çıkarılarak artırılması,

    * Kamu kuruluşları ve yerel yönetimlerin ekstra harcamalarının ya da şu anda ihtiyaç duyulmayan faaliyetlerinin, projelerinin durdurularak bütçelerinin pandemi süreci için harcanması,

    * Okulların açılışının önceden tayin edilen tarihlerden ziyade, Covid-19 sürecinde Sağlık Bakanlığının ve Pandemi Bilim Kurulu’nun duyurduğu değerlerle bağlantılı ve belli bir bilimsel kriter uygulanarak aşamalı olarak bu verilere göre açılması gerekiyor.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Sağlıkta Şiddeti Önleme Günün’de Türkiye’de bir dakikalık saygı duruşu- VİDEO

    Sağlıkta Şiddeti Önleme Günün’de Türkiye’de bir dakikalık saygı duruşu- VİDEO

    PİRHA – 17 Nisan Sağlıkta Şiddeti Önleme Günü vesilesiyle tüm Türkiye’de sağlık emekçileri bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. 

    17 Nisan Sağlıkta Şiddeti Önleme Günü vesilesiyle Türk Tabipleri Birliği ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası öncülüğünde tüm Türkiye’de sağlık emekçileri bir dakikalık saygı duruşunda bulunup kısa bir açıklama yaptı.

    Sağlıkta şiddet ve Covid-19 salgını nedeniyle hayatını kaybeden hekimler anılarak, tüm sağlık çalışanlarına destek için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARININ EKSİK MALZEMELERİNİN GİDERİLMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”

    Ankara Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Karagöz, 17 Nisan tarihinin Antep’te kalbinden bıçaklanarak öldürülen Dr. Ersin Aslan’ın 8’inci ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatarak, “Sağlık alanında yaşanan şiddet nedeniyle emek meslek örgütleri bugünü şiddetle mücadele, sağlıkta şiddet gün olarak ilan ettiler ve bugünü 2 yıldır böyle anıyoruz. Sağlık alanında yaşanan şiddette hayatını kaybeden bütün sağlık çalışanlarına ve bu salgın döneminde Covid-19 ile hayatını kaybeden bütün sağlık çalışanlarını rahmetle anıyoruz hepsine saygılarımızı sunuyoruz” dedi.

    Prof.Dr Atilla Ataç ise, koronavirüs salgının olduğu bir dönemde sahada ve  yoğun bakımlarda çalışan tüm sağlık emekçilerinin eksiksiz malzemelerinin giderilmesinde hassasiyet gösterilmesini isteyerek, “Böylesi bir günde sağlıkta şiddetin bir daha yaşanmaması için elimizden gelen her türlü mücadeleyi yürüteceğimizi tekrar beyan ediyoruz” dedi.

    PİRHA/ANKARA-MERSİN

     

     

  • Emekçilerden 1 Mayıs çağrısı: Memleketimize sahip çıkmak için haydi!

    Emekçilerden 1 Mayıs çağrısı: Memleketimize sahip çıkmak için haydi!

    PİRHA- Meslek örgütleri, “Memleketimize ve geleceğimize sahip çıkmak için haydi 1 Mayıs’a” diyerek Ulus meydanında açıklama yaptı.

    DİSK, KESK, TMMMOB, Birleşik Kamu İş, ASMMMO ile Tabip Odası’nın Ankara temsilcilikleri, işçi sınıfının dayanışma ve zafer bayramı olan 1 Mayıs öncesinde bir araya geldi.

    Ulus meydanında açıklama yapan meslek örgütleri, “İşçisi, İşsizi, emekçisi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı, kadını, genci, yaşlısıyla 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz” dedi.

    DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, 1 Mayıs 2019 Çarşamba günü saat 13:00’te Tandoğan Meydanı’nda olacaklarını belirterek şunları söyledi:

    “Ekonomik krizin faturasını, işçiler, emekçiler, dar gelirli milyonlar değil krizin sorumluları ödesin diye haykırmak için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. Bizi işsizliğe, yoksulluğa, köleliğe ve düşmanlığa mahkum etmek isteyen düzene karşı, insanca, özgürce, kardeşçe yaşama irademizi göstermek için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. İşsizlik fonunun patronlara ve bankalara peşkeş çekilmesine, kıdem tazminatımıza göz konulmasına, emeklilik hakkımızın gasp edilmesine karşı, haklarımız için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz.

    Sokaklarda, meydanlarda, grevlerde ve hatta seçim sandıklarında bile hakkımızı savunmanın, tepki göstermenin ‘suç’ ilan edildiği bu düzene karşı, demokrasi için, seçme-seçilme, örgütlenme ve grev hakkımız için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. Çalışırken ölmemek için, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretlere, taşeron köleliğine, güvencesizliğe mahkum olmamak için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. Yıllardır sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanlara karşı, ‘hep bana’ diyenlere karşı, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanlara karşı, zam-zulüm-işsizlik son bulsun diye 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. Hapishaneleri muhaliflerle, akademisyenlerle, gazetecilerle, siyasetçilerle dolduranlara karşı, kendi kurallarına bile uymayan bir rejime karşı hak-hukuk-adalet için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. Tek kişinin konuşup milyonların alkışlamak zorunda olduğu bu düzene karşı, düşünmek, konuşmak, yazmak, çizmek, itiraz etmek özgür olsun diye 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. ABD emperyalizminin ve yerli işbirlikçilerinin Ortadoğu’da sürdürdüğü savaşa karşı barışı savunmak için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz. Kimsenin cinsiyetin, kimliği, inancı sebebiyle ikinci sınıf yurttaş olmadığı, barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık için 1 Mayıs meydanlarında buluşuyoruz.

    Emeğimize, ekmeğimize, işimize, geleceğimize ve memleketimize sahip çıkmak için Haydi 1 Mayıs’a!”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Sağlık bakanlığı şiddet konusunda kolaylaştırıcı oldu’

    ‘Sağlık bakanlığı şiddet konusunda kolaylaştırıcı oldu’

    PİRHA – Sağlık meslek örgütleri, 17 Nisan’ın ‘Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü’ olarak kabul edilmesi için Mersin’de sokağa çıktı. Hekimler, AKP İktidarının sağlıkta şiddeti durdurma noktasında adım atmadığını ifade ederek, “AKP, hekimlerin yaşamlarını ve çalışma haklarını yok sayan uygulamalarını, arttırarak sürdürüyor” dedi.

     Türk Tabipleri Birliği öncülüğünde Mersin Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen sağlık meslek örgütleri, bir kez daha “Sağlıkta şiddeti durdurun” dedi.  17 Nisan’ın Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü olarak kabul edilmesini talep eden sağlık emekçileri, AKP’nin SABİM ve CİMER gibi uygulamalarıyla sağlık çalışanlarını hedef tahtasına oturttuğunu söyledi.

    “AKP, SAĞLIK ÇALIŞANLARINI HEDEF TAHTASINA OTURTTU”

    Mersin Tabipler Odası Başkanı Mehmet Antmem’in okuduğu basın açıklamasında şu başlıklara dikkat çekildi:

    “Sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik yasa talebimizin yaşama geçirilmesinin önemli bir adım olacağını tüm kamuoyu önünde Sağlık Bakanlığı’na iletiyoruz. Bizler ülkemizde hekim cinayetlerini gördük. Sağlık çalışanları, sağlık hizmeti üretirken yaşamlarını kaybettiler. Kimi zaman Suruç’ta olduğu gibi hastaneler basıldı, kimi zaman Urfa’da tanıklık ettiğimiz gibi hekimlerin kafalarında kaldırım taşları parçalandı, bazen İzmir’de olduğu gibi Aile Sağlık Merkezleri basılıp sağlık çalışanları darp edildi. Sağlıkta şiddet bitmiyor, gün geçmiyor ki yeni ve planlanmış saldırılarla karşı karşıya kalmayalım. Daha dün Adana’da bir Aile Sağlığı Merkezi’nde korkunç bir saldırı ile yüz yüze kaldı sağlık çalışanları. Ancak AKP İktidarı tüm bu katliamları ve hekimlerin sağduyusunu görmesine karşın sağlıkta şiddeti durdurma noktasında bir adım bile atmadı. Tam tersine hekimlerin yaşamlarını ve çalışma haklarını yok sayan uygulamalarını, arttırarak sürdürdü. SABİM ve CİMER gibi uygulamalarıyla sağlık çalışanlarını hedef tahtasına oturtmaktan asla geri adım atmadı. Neredeyse “biraz da hak ediyorsunuz” dercesine hekimlere iletişim dersleri vermeye çalıştılar. Performans ve özelleştirme uygulamalarının sağlıkta şiddeti arttırdığına yönelik görüşlerimizi dikkate almadılar. Sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik hazırladığımız yasa tasarını görmezden geldiler. 17 Nisan “Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü” olsun dedik onu bile ellerinin tersiyle ittiler.”

    “SAĞLIK BAKANLIĞI, ŞİDDETTE KOLAYLAŞTIRICI OLDU”

    Antmem, ilgili bakanlığın sağlık politikaları ile hekimlerin şiddete uğramasında kolaylaştırıcı olduğunu da ifade ederek şöyle devam etti:

    “Sağlık Bakanlığı dün olduğu gibi bugün de Türk Tabipleri Birliği’nin ve diğer sağlık örgütlerinin sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik görüşlerini umursamazdan gelerek ve taleplerine kulaklarını tıkayarak, öldürülen tüm hekimlerin katliamında kolaylaştırıcı olmuştur. Öldürülen hekimlerin çalıştıkları hastanelerde yöneticilik yapanlar hakkında bir soruşturma açma gereğini bile görmeyerek sağlıkta şiddeti durdurma konusunda ne kadar samimi olduğunu göstermiştir. Bizler, aşağıda ismi olan sağlık örgütleri olarak; Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümünde tüm sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlamak için sürdürdüğü mücadeleyi biran olsun bile gündemimizden düşürmeyecek ve başarıyı yakalayana kadar mücadelemizden geri adım atmayacağız. Bu doğrultuda 17 Nisan’ın Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü olarak kabul edilmesinin ve sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik yasa talebimizin yaşama geçirilmesinin önemli bir adım olacağını tüm kamuoyu önünde Sağlık Bakanlığı’na iletiyoruz.

    MERSİN TABİP ODASI

    MERSİN AİLE HEKİMLERİ DERNEĞİ

    SES MERSİN ŞUBESİ

    TÜRK SAĞLIK SEN MERSİN ŞUBESİ

    GENEL SAĞLIK İŞ

    BİRLİK VE DAYANIŞMA SENDİKASI”

    MERSİN / PİRHA

     

     

     

  • HDK ‘İnançla, umutla kurultaya’ şiarıyla emek kurultayını gerçekleştirecek

    HDK ‘İnançla, umutla kurultaya’ şiarıyla emek kurultayını gerçekleştirecek

    PİRHA-Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Emek Meclisi, HDK Eş Sözcü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in katılımıyla  “İnançla, umutla kurultaya” şiarıyla emek kurultayını gerçekleştirecek.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Emek Meclisi “İnançla,umutla kurultaya” şiarıyla emek kurultayını gerçekleştirecek. İstanbul Cahaloğlu’nda bulunan tabip odası salonunda 11 Kasım Pazar günü saat:10:00 da başlayacak olan kurultay saat:18:00  kadar devam edecek.Yapılacak olan emek kurultayına HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılınç Koçyiğit katılacak.

    HABER MERKEZİ