Etiket: taksim tünel

  • Alevi soykırımına karşı Gençlik Komiteleri açıklama yaptı: Sessiz kalmayacağız!-VİDEO

    Alevi soykırımına karşı Gençlik Komiteleri açıklama yaptı: Sessiz kalmayacağız!-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Gençlik Komiteleri, Suriye’de Alevilere yönelik süren saldırıları protesto etti. Taksim Tünel’de yapılan açıklamada, HTŞ yönetimi ve AKP hükümeti hedef alınarak, “Gerek Türkiye’de gerek Suriye’de cihatçılar tarafından gerçekleştirilen tüm katliamlarda bu iktidarın elinde katledilenlerin kanı vardır” denildi.

    Suriye’de 2025 yılının Mart ayında şiddetlenen ve on binlerce Alevinin yaşamını yitirdiği ifade edilen saldırılara karşı tepkiler sürüyor. İstanbul’da bir araya gelen Kızıl Parti, Devrimci Hareket ve Umut-Sen üyeleri, “Suriye’de Alevi soykırımına karşı ayaktayız” pankartı açarak HTŞ yönetimini protesto etti.

    Basın açıklamasını Büşra Türer okudu.

    “LAZKİYE’DE ALEVİLER HEDEF ALINIYOR”

    Karer, Humus’taki İmam Ali Camisi’ne yönelik saldırının ardından Alevilerin hedef haline getirildiğini belirterek, Lazkiye’de yaşananlara dikkat çekti. Karer, “Suriyeli Aleviler, cihatçı saldırılara karşı Lazkiye’de eylem düzenledi. Şam’daki İslamcı hükümet güvenlik güçlerini bölgeye gönderirken, hükümet dışı cihatçı çeteler Alevilere saldırdı. Bu saldırılarda en az üç Alevi katledildi. Lazkiye’de Alevileri hedef alan bu soykırım girişimine karşı susmuyoruz” dedi.

    “CİHATÇI ŞİDDET EMPERYALİST PLANLARIN ÜRÜNÜDÜR”

    Açıklamada, HTŞ lideri Colani’nin başında bulunduğu Şam yönetiminin politikaları ve Türkiye’nin rolü eleştirildi. Metinde, cihatçı yapıların emperyalist güçler ve AKP iktidarı tarafından desteklendiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

    “AKP iktidarı eliyle büyütülen cihatçı barbarlık, Suriye’de en korumasız topluluklardan biri olan Alevileri soykırım tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Alevilere ve diğer azınlıklara yönelen şiddet, emperyalizmin ve Türkiye’nin yayılmacı müdahalelerinin sonucudur. Colani, El-Kaide ve IŞİD bağlantılarıyla bilinen bir figürdür ve bugün emperyalistlerin desteğiyle iktidardadır.”

    Açıklamada ayrıca, Kürtler, Dürziler ve demokratik bir Suriye talep eden tüm kesimlerin bu yapı tarafından hedef alındığı belirtildi.

    “AKP BU KATLİAMLARIN ORTAĞIDIR”

    Suriye’deki saldırılarda AKP hükümetinin de sorumluluğu olduğunun altı çizilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “AKP iktidarı, Reyhanlı’nın, Suruç’un, 10 Ekim’in sorumlusu olduğu gibi Lazkiye’de yürütülen katliamın da ortağıdır. Cihatçı saldırılar karşısında bu iktidarın sicilini biliyoruz. Türkiye’de ve Suriye’de gerçekleştirilen tüm katliamlarda bu iktidarın elinde katledilenlerin kanı vardır.”

    “SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    Gençlik Komiteleri, Alevilere yönelik saldırılara karşı sessiz kalmayacaklarını vurgulayarak, demokratik ve eşit bir Suriye için mücadele çağrısı yaptı. Açıklama, “Cihatçı barbarlığa ve onu destekleyen AKP iktidarına karşı devrimci mücadeleyi büyüteceğiz” sözleriyle sona erdi.

    PİRHA / İSTANBUL

     

  • HDP, İstanbul’da 42 yıl önce Maraş Katliamı’nda öldürülen canları andı-VİDEO

    HDP, İstanbul’da 42 yıl önce Maraş Katliamı’nda öldürülen canları andı-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul’da Taksim Tünel’de 42 yıl önce Maraş Katliamı’nda öldürülen canları andı. 

    Maraş Katliamı’nın üzerinden tam 42 yıl geçti. 19-26 Aralık 1978’de yaşanan katliamda, sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111 kişi, resmi olmayan beyanlara göre ise 500’ün üzerine insan yaşamını yitirdi. Yüzlerce insan yaralandı. 210 ev, 70 iş yeri tahrip edildi.

    Yaşananlar üzerinden 42 yıl geçmesine rağmen etkin bir soruşturma ise yapılmadı.

    HDP İstanbul İl örgütü bu akşam saatlerinde Maraş katliamcılarını bir açıklama yaparak lanetledi.

    Maraş’ı unutma unutturma şeklinde slogan atılmasının ardından açıklama okundu.

    19-26 Aralık günleri arasında katliam gerçekleştirildi. Katliamı yapanlar cezasız bırakıldılar. Maraş’ta yaşananlar adil şekilde aydınlatılsaydı, Çorum’da, Gazi’de katliamlar yaşanmayacaktı.

    Açıklamada, katliamlardan hesap soruluncaya kadar meydanlarda olunmaya devam edileceği belirtildi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Taksim’de yasak kalktı

    Taksim’de yasak kalktı

    İstanbul Valiliğinin 25 Kasım yürüyüşüne ilişkin getirdiği yasaklama kararı, 25 Kasım Kadın Platformunun yaptığı görüşmeler sonucu kaldırıldı.

    İstanbul’da Valiliğin kararıyla 25 Kasım yürüyüşüne ilişkin yasaklama, yürüyüşü düzenleyen 25 Kasım Kadın Platformunun yaptığı görüşmeler sonucu kaldırıldı.

    İstanbul 25 Kasım Kadın Platformu “Kadın mücadelesi ve dayanışması kazandı, yapılan görüşmeler sonucu 25 Kasım yasağı kalktı! 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde birlikte yürümek için saat 19.00’da Tünel Meydanı’nda buluşuyoruz, haydi gel, gel!” açıklaması ile tüm kadınlara yürüyüşe katılma çağrısı yaptı.

    VALİLİK YASAKLAMIŞTI

    İstanbul Valiliği, kadınların Beyoğlu Tünel Meydanı’nda yapacakları eylem Valilik tarafından şu açıklamayla yasaklanmıştı: “25.11.2019 günü saat 19:00’da idaremiz Tünel Meydan’da ‘Kadına yönelik şiddete, cinayete, tacize, tecavüze, cinsel istismara karşı isyanımızı büyütüyoruz. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde buluşuyoruz’ sloganı ile (Twitter) sosyal medya hesapları üzerinden çağrılar yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu toplantı ve gösteri yürüyüşü Beyoğlu Kaymakamlığının 24/11/2019 tarih ve 34255955.17381.2019/2804 sayılı kararı ile yasaklandığı kamuoyuna duyurulur.”

  • İstanbul Taksim’de kadınların yürüyüşüne polis engeli

    İstanbul Taksim’de kadınların yürüyüşüne polis engeli

    Türkiye’nin pek çok kentinde kadınlar şiddete karşı alanlara çıktı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla İstanbul’da yapılacak yürüyüş yasaklandı. Polis, Tünel Meydanı’nda toplanan kadınları dağıtmak için biber gazı kullandı. 

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla İstanbul’da kadınlar iki noktada yürüyüş düzenledi. İstanbul Kadın Meclisleri’nin çağrısıyla Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya gelen kadınlar karşılarında polisi buldu. Yürüyüşe izin verilmeyeceğini belirten polis, basın açıklaması yapıldıktan sonra eylemin sona erdirilmesini istedi.

    ‘Ekonomik şiddeti durduracağız’, ‘Baskıyı durduracağız’, ‘Kadın cinayetlerini durduracağız, asla yalnız yürümeyeceksin’, ‘6284 kadınların güvencesi’ yazı dövizler ve katledilen Helin Palandöken, Ecem Balcı, Özgecan Aslan, Şule Çet’in resimlerini taşıyan kadınlar, şiddete ve eşitsizliğe karşı mücadele çağrısı yaptı. Kadınlar sık sık ‘Asla yalnız yürümeyeceksin, adalet biziz susmayacağız, yaşam hakkımızı alacağız, kadınlar durmayacak durduracak’ sloganlarını attı.

    Eylemde, katledilen kadınların isimleri tek tek okunarak ‘Burada’ diye haykırıldı…

    POLİSE TEPKİ: BU DURUMDAN UTANIN

    Kadın Meclislerinden Fidan Ataselim, polisin şiddete karşı yürüyüşü engelleme girişimine tepki göstererek, “Şiddeti ve kadın cinayetlerini siz durdurmuyorsunuz, biz durduracağız. Siz bu durumdan utanın”dedi. Ataselim, “Bu ülkede kadınları koruyacak 6284 adlı yasa var. İstanbul Sözleşmesi var. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamakla mükellef devlet var. Ama görüyoruz ki kadınları burada korkutarak, sadece burada duracaksınız dediler. Kadınların önünden çekilin” çağrısı yaptı.

    “KADIN DÜŞMANLARININ TEK TEK DÜŞÜŞLERİNİ İNCELEYECEĞİZ”

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Gülsüm Kav da kadınların yürüyüşüne engel olunmasına tepki gösterdi. Kav, yürüyüşünün ve bir araya gelmesini engelleyemeyeceğini söyledi ve ekledi:

    “Dünyanın bütün kadınlarıyla olduğumuz bir andayız. Bütün dünya kadınları arkamızda. Başka ülkelerde olmayan bir şey oluyor Türkiye’de. Kader utansın. 25 Kasım’ı bize bu kadar önemli bir gün yapanlar utansın. Biz varolan yasa uygulansın istiyoruz. Çözüm ve yolları belli. 6284 adlı yasa ve İstanbul Sözleşmesi uygulansın istiyoruz. Kendi kuvvetimize inanıyoruz. Bu memleketteki kadınlar, Özgecan ayaklanmasına imza attı. Hepimizin gücü birbirine ulaşıyor. Yaptığımız bu eylemlerle bambaşka sonuçlar çıkartacak. Kadın düşmanlarının tek tek düşüşlerini izleyeceğiz.”

    “KIZIMIN ÖLDÜRÜLMESİNİ KABULLENEMİYORUM”

    Bursa’da katledilen Tuğçe Uludağ’ın annesi Tülay Uludağ ise koruma altındayken kızının öldürülmesini kabullenemediğini söyledi. Anne Uludağ şöyle konuştu:

    “İki kere koruma altındayken devlet koruyamadı yavrumu. Eğer’ seni koruyamayız’ deselerdi biz yavrumuzu korurduk. Ama sonunda mahvolduk. Psikopat ruhlu insanlardan nefret ediyorum. Kadın cinayetlerini durdurmak istiyoruz. Sadece ben yavrusuz kalmadım. Çocuğum ablasız, babası yavrusuz kaldı.”

    “KADINLAR KÖLE DEĞİL”

    Şule Çet’in babası İsmail Çet de, “Kızım Ankara Gazi Üniversitesi’nde okuyordu. Daha mahkemeye çıkmadık. Ne olacağı belli değil” dedi.

    Katledilen Helin Palandöken’in babası Nihat Palandöken, internette satılan silahlara tepki gösterdi:

    “Kadına Şiddete hayır. İçimiz soğumadı. Başka ocaklar sönmesin. İnternette ekmek peynir gibi silahlar satılıyor. Bizim yiğitliğimiz silahlar olmasın. Bizim yiğitliğimiz kalemimiz olsun. Kadınlar köle değil.”

    TEKİN EMNİYET’LE GÖRÜŞTÜ

    Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, kadınların yürüyüşüne izin verilmesi için Kadıköy Emniyet Müdürü ile görüştü. Tekin’e,” Valilik tarafından verilen izin alanları burası değil. Yürüyüşlerine izin veremeyiz” yanıtı verildi.

    YÜRÜYÜŞ YAPMAK İSTEYEN KADINLARA BİBER GAZI SIKILDI

    Taksim’de Tünel Meydanı’nda binlerce kadın, şiddete karşı bir araya geldi. Kadınlar “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganı attı ve şiddete karşı dövizler taşıdı. İstanbul Valiliği’nin yürüyüşü yasaklaması nedeniyle polisler de bekleyişlerini sürdürüyor.

    Eyleme, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı. Cezaevinde bulunan HDP Hakkari milletvekil Leyla Güven içinse “Leyla Güven haklıdır” yazılı dövizler taşındı.

    Yasak kararına tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Bugün neredeyse İstanbul’un bütün güvenlik güçleri kadınlara karşı adeta şiddet uyguluyor. Şunun bilinmesini isterim: Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti, Türkiye’de kadın haklarına düşmanca bir politika izliyor. Bu görüntü bunun eseri” dedi.

    Kadınlar yürüyüşe geçmek isterken polis, “Yaptığınız eylem hukuksuzdur. Dağılın. Dağılmak için yeterli süre verildi” anonsu yaptı. Daha sonra polisler biber gazı kullandı. Kadınlar polisin engellemesine ve biber gazına karşı, “Hiçbir yere gitmiyoruz”, “Sokaklar bizim”, “Buradayız” sloganları attı.

    Kadınlar oturma eylemine başlarken Kadın Meclisleri, “Biz kadınların Tünel Meydanı’na hapsedilmesine karşı çıkıyoruz. Basın açıklamasını burada okumayacağız. Saat 18.30’da her yere, her sokağa dağılacağız” şeklinde açıklama yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kadınlar ‘itaat etmiyoruz’ dedi-VİDEO

    Kadınlar ‘itaat etmiyoruz’ dedi-VİDEO

     PİRHA- Kadınlar “Erkek-devlet şiddetine itaat etmiyoruz. Hayatımızdan da mücadelemizden de vazgeçmiyoruz” diyerek AKP’nin KHK’ler ve OHAL ile kurmaya çalıştığı cinsiyetçi rejimi reddettiklerini vurguladı.

    Haberin Videosu

     

    25 Kasım Kadın Platformu’nun çağrısıyla Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle bir araya gelmek isteyen kadınların Taksim Tünel’e girişi engellendi. Gerekçe olarak Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından yürüyüşün yasaklanması gösterildi.

    Kadınlar “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadınlar birlikte birlikte güçlü”, “Geceleri de, sokakları da, meydanları da terk etmiyoruz”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Trans cinayetleri politiktir” sloganları atarak görüşmelerin sonuçlanmasını bekledi.

    Görüşmelerin ardından kadınların yürüyüşüne izin verildi.

    Binlerce kadın Taksim Tünel’de bir araya gelerek Galatasaray Lisesi’ne yürüyüş gerçekleştirdi. “Erkek-devlet şiddetine itaat etmiyoruz. Hayatımızdan mücadelemizden vazgeçmiyoruz” pankartı açan kadınlar “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadınlar birlikte birlikte güçlü”, “Geceleri de, sokakları da, Meydanları da terk etmiyoruz”, “Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Trans cinayetleri politiktir” sloganları attılar.

    Ellerinde “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Kadınlar birlikte güçlü”, “Müftülük yasasını tanımıyoruz”, “Yaşamak istiyoruz”, “Şiddete karşı yaşasın kadın dayanışması” dövizleri açan kadınlara polis tarafından LGBTİ+ bayrakları açıldığı takdirde müdahale edileceği söylendi.

    Yürüyüşte cinayetlerle katledilen kadınların ismi okunarak hep bir ağızdan ‘Burada’ denildi.

    Eyleme HDP Milletvekili Pervin Buldan ve HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de katıldı.

     Çevredeki yurttaşlar da kadınlara alkışlar, ıslıklar ve zılgıtlarla destek verdi. “Hayatı istiyoruz, özgürlüğü istiyoruz” diyen kadınlar işine geri dönebilmek için açlık grevi yapan Nuriye Gülmeni de unutmadı.

    “İTAAT ETMİYORUZ”

    Terkos Pasajı’na kadar süren yürüyüş sonrası yapılan basın açıklamasını Özengül Ergün okudu. Ergün açıklamasına “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında ayağa kalkan kadınlarla beraber bir kez daha sokaklardayız. Sadece bugün değil 1 yıldır neredeyse aralıksız kentlerin meydanlarında itiraz ediyoruz, direniyoruz. Hayatlarımızı çevreleyen, olağanlaştırılmaya çalışılan erkek şiddetine, OHAL ile kadın düşmanlığının dozajını arttıran devlet şiddetine, faşizmin her türlü uygulamasına karşı susmamaya, itaat etmemeye devam ediyoruz.” ifadeleriyle başladı.

    “Boşanıp boşanmayacağımız, doğurup doğurmayacağımız ve kaç çocuğu nasıl doğuracağımız bizim kararımızdır.” diyen Ergün, çocukların velayetini kimin alacağını, hangi mahallenin İmam Hatip okuluna mecbur edileceklerini, hangi topraklarda, hangi savaşta ölmeleri gerektiğini, haysiyetli bir biçimde gömülüp gömülmeyeceklerini belirleyen sisteme itaat etmeyeceklerini vurguladı.

    Ergün açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Karakollarda, şiddet gören kadınlara, LGBTİ’lere ‘size vaktimiz yok’ derken erkeklere sığınakların yerini dahi ayan beyan söyleyen, şiddete uğrayan göçmen kadınlara ‘önce delil’ deyip, sığınağa yönlendirmeyen düzeninize itaat etmiyoruz.

    ‘OHAL’ bahanesiyle şiddet karşısında dayanışma için başvurabileceğimiz kadın örgütlerini kapattığınız, Kürt illerindeki belediyelere atadığınız kayyumlarla en önce belediyelerin kadın merkezlerini  hedef aldığınız, tecavüzcülere af çıkarmaya yeltenirken kadın milletvekillerini, belediye başkanlarını, siyasetçileri, hak savunucularını mahkum ettiğiniz bu hale itaat etmiyoruz.

    Hayatlarımızı anneliğe, aileye, şiddete hapsetmeye çalışan yasalara ve yargıya, nasıl bir hayat yaşayacağımızı bize dayatan adamlara, o adamları koruyan tek adama itaat etmiyoruz! Bizler kadınlar erkek-devlet şiddetinden uzakta, güvenli, eşit ve özgür yaşama arzumuzdan da hayatlarımızdan da mücadelemizden de vazgeçmiyoruz!” (HABER MERKEZİ)