Etiket: talep

  • Altunhüseyin köyündeki etkinlik iptal edildi; Devlet köyümüzün sorunlarını çözsün, mağduruz-VİDEO

    Altunhüseyin köyündeki etkinlik iptal edildi; Devlet köyümüzün sorunlarını çözsün, mağduruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Pülümür ilçesinin Altunhüseyin köyünde köylülerin yapacağı etkinlik, yağmurun yağmasıyla birlikte yıllardır yapılmayan yollarının durumu nedeniyle iptal edildi. Köylüler yetkililere seslenerek, “Devletin köyümüzün sorunlarını çözmesini talep ediyoruz” dedi.

    Dersim’de 90’lı yıllarda çok sayıda köy boşaltıldı. OHAL Valiliği’nin Kasım 1997 tarihli raporuna göre, Dersim’de 1994’te 183 köy, 823 mezra 8 bin 439 hane boşaltıldı, 41 bin 939 kişi yerinden edildi.

    1986 yılında boşaltılan Dersim’in Pülümür ilçesinin Altunhüseyin köyünün yolları halen yapılmadı. Altunhüseyin Köyü Derneği öncülüğünde bugün Pülümür Altunhüseyin Köyü 1. Sevdin doğa, endemik bitkiler, ceviz, doğal bal, palamut ürünleri farkındalık etkinliği yapılacaktı ancak yağmurun yağmasıyla birlikte yıllardır yapılmayan yollarının durumu nedeniyle iptal edildi.

    Altunhüseyin köylüleri, etkinliklerinin iptali ve köylerinin yollarının yapılmamasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “KÖYÜMÜZE GERİ DÖNMEK İSTİYORUZ ANCAK KÖYÜMÜZE HİZMET YAPILMIYOR”

    Yapılacak etkinlik için İstanbul’dan geldiklerini söyleyen Altunhüseyin Köyü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Hayri Akın, “Tüm hazırlıklarımızı yaptık dün köyümüze gitmek istedik ancak şiddetli yağış nedeniyle 7 saat orada mahsur kaldık. Yollarımızın bozuk olmasından dolayı etkinliğimizi yapamadık. Köylülerimizle beraber güzel bir hazırlık yapmıştık, köyümüzü, doğamızı ve bitkilerimizi tanıtacaktık. Fakat köylülerimizle beraber mağduriyet yaşadık. Köyümüz 1986 yılında boşaltıldı şu anda köyümüzde 2 tane ev var. Bizler de köyümüze geri dönmek istiyoruz, ancak köyümüze hizmet yapılmıyor. Devlet yolumuzu yaparsa biz de köyümüze yerleşip, evlerimizi yapmaya başlayacağız. Bugün köye ev yapmaya kalksak malzeme taşıyamıyoruz. Araçlar köyün yolu yapılmadığı için gidemiyor, biz ev taşısak malzemeleri nasıl taşıyacağız. Devletin bizim köyümüzün sorunlarını çözmesini talep ediyoruz” dedi.

    “DEVLETTEN HİZMET BEKLİYORUZ”

    Altunhüseyin köylülerinden Mehmet Aslantaş ise şunları ifade etti:

    “Festival için geldik ancak yolda kaldık ve mecburen geri döndük. Devletten hizmet bekliyoruz ama maalesef bizim yüzümüze bakan kimse yok.”

    “KÖYÜMÜZE DÖNMEK İSTİYORUZ ANCAK HİZMET YOK”

    Kötü hava şartları ve köy yollarının yapılmamasından dolayı köylerine gidemediklerini dile getiren Altunhüseyin Köyü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi İlyas Bahadır, “Köyümüze dönmek istiyoruz ancak yapılan bir hizmet yok. Köyümüzde su, elektrik ve yol yok  mağduruz” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Özen: Hükümet, Alevilerin ortak taleplerini hemen yerine getirmeli-VİDEO

    Özen: Hükümet, Alevilerin ortak taleplerini hemen yerine getirmeli-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’te yaptığı konuşmada, Alevi kurumlarının ortak taleplerini sıraladı ve iktidarın bu başlıkları hemen yerine getirmesi çağrısında bulundu. Özen, “Muhalefet partilerinin elinde bulunan belediyelerde cemevlerinin bulunduğu yerlerin tapusunu ‘ibadethane’ olarak yazmalı ve Alevi kurumlarına teslim etmelidir” diye konuştu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’te yaptığı konuşmada, “İktidar 84 milyonu temsil ettiğini iddia etmektedir. Kürsüye çıkan iktidar vekilleri ‘Türk-Kürt, Alevi-Sünni kardeştir’ der. Bu hamasettir. Alevilerin yıllardır dile getirdiği ‘eşit yurttaşlık’ talebi görmezden geliniyor” dedi.

    Özen, Alevi kurumlarının ortak taleplerini sıralayarak, iktidarın bu başlıkları hemen yerine getirmesi çağrısında bulunarak, “Muhalefet partilerinin elinde bulunan belediyelerde cemevlerinin bulunduğu yerlerin tapusunu ‘ibadethane’ olarak yazmalı ve Alevi kurumlarına teslim etmelidir” diye konuştu.

    “BİR SORUNU YOK SAYARAK ÇÖZEMEZSİNİZ”

    Alevi kurumlarının 27 Şubat’ta Kadıköy’de yapacağı mitinge dikkat çeken Özen, “Okullarda okutulan zorunlu din dersleri ve mevcut eğitim sistemi Aleviler için bir asimilasyondur” dedi.

    Özen şöyle devam etti:

    “Laik, demokratik tüm ülkelerde olduğu gibi devlet inançlardan elini çekmeli, tarafsız ve eşit mesafede olmalıdır. İnançları ve inanç merkezilerini devlet finanse etmemelidir. Devlet sadece aracı olmalıdır. Yakup Tilki dakikalarca Alevilere hakaret etti. Bu şahıs cesaretini Alevilere uygulanan nefret suçlarındaki cezasızlıktan alıyor. Nazimiye Kaymakamı’nın Düzgün Baba Cemevi’ne yönelik ‘devletin gücünü göstereceğiz’ diyerek tehdit etmesi ve ardından eli silahlı kişilerce poz vermesi hükümetin Alevilere yaklaşımının göstergesidir. Bir sorunu yok sayarak çözemezsiniz.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Çalışma koşulları ağırlaştı; mağaza ve market çalışanlarından 8 acil talep

    Çalışma koşulları ağırlaştı; mağaza ve market çalışanlarından 8 acil talep

    Salgın sürecinde mağaza ve market çalışanları yoğun risk altında, önlemler alınmadan çalıştırılırken çalışma koşulları da giderek ağırlaştırıldı. Market ve Mağaza Çalışanları Dayanışma Ağı da sorunlarının çözülmesi için 8 acil taleplerini yineledi. 

    Dayanışma Ağı “Pandemi sürecinde, meslek hastalığının ve ücretsiz fazla mesainin göbeğinde çalışan bizlerin ortak talepleri var” diyerek duyurduğu taleplerini 8 maddede sıraladı:

    * Güvenceli çalışma ve sendikal örgütlenme önündeki engeller kaldırılsın.

    * Eşdeğer işe eşit ücret ve sosyal haklar sağlansın. Kadrolu ve taşeron işçiler arasında fark olmasın.

    * Haftalık 40 saat çalışma sağlansın. Bizler pandemi öncesinde de 40 saatin çok üzerinde çalışıyorduk. Bu süreç ile birlikte ücretsiz fazla mesai uygulamaları market ve mağaza çalışanlarına dayatılıyor. İş kanunundaki çalışma süreleri uygulansın

    * Market ve mağaza çalışanlarına tek izin günleri hafta içi günlerinde kullandırılmakta. Bu durum bizlerin sosyal hayatını olumsuz etkiliyor. İzinlerin haftasonu günlerinde de kullandırılması ortak talebimizdir.

    * Market ve mağaza çalışanları olarak, mesainin mağazanın açık olduğu süreler dışında ücretini alamadığımız şekilde saatlerce fazla mesai yapıyoruz. Mağazanın temizliği ve reyonların kontrolleri çalışma saatinden sayılmıyor bitmek bilmeyen fazla mesailerin son bulmasını istiyoruz.

    *Market ve mağaza çalışanları olarak yoğun gece mesailerine zorlanıyoruz. Fazla mesaiden farklı olan bu çalışmalar da ne ücret ne de izin olarak bize kullandırılıyor Gece mesailerinde çalışmalarımızın bizlere fazla mesai ücreti veya izin olarak kullandırılması ortak talebimizdir.

    * Perakende patronları var olan işleri mümkün olan en az çalışanla yürütmeyi sürdürüyor. Bu da bize sistematikleşmiş fazla mesai olarak dönüyor. Az işçi çok iş mantığından vazgeçilmesi ve mağazalara gerekli sayıda personelin kadrolu bir şekilde sağlanması ortak talebimizdir.

    * Bir diğer ortak talebimiz ise onurlu ve insanca bir yaşamı sürdürebilmemiz için adil bir ücrete sahip olmaktır.

    (HABER MERKEZİ)

  • ADFE Başkanı Fırat: Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın sesine kulak vermeliyiz

    ADFE Başkanı Fırat: Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın sesine kulak vermeliyiz

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Pir Celal Fırat, ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın taleplerinin kabul edilmesini istedi. Fırat, “Susmak hak ve hakkaniyete aykırı bir eylemdir. Bu nedenle adalet isteği için direnen Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal kardeşlerimizin sesine kulak vermeliyiz.” dedi.

    Adli Tıp Kurumu’nun ‘cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen tahliye edilmeyen ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın yaşaması ve adil yargılanması için Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı ve Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat çağrıda bulundu.

    “DİRENMEK TOPLUMUN HAKSIZLIĞA KARŞI HEYECANINI YÜKSELTİR”

    Pir Celal Fırat, “Adalet istemek bu konuda ısrar etmek bireysel karakter erdemidir, kişi adalet istiyorsa bunu kendi için değil diğer toplum için istemiş olur, eşitlik düşüncesinden çıkan, denkleştirici ve hakkaniyet isteği için direnmek toplumun haksızlığa karşı heyecanını yükseltir, hukuka ve hukukun uygulanmasına yol gösterir, güçlünün her haksız eylemini meşrulaştırma yerine adaletli yaşam hakkının vazgeçilmez ve devredilemez bir hak olduğu gösterir.
    Hak yememek, düzeltmek, dengede olmak, ölçülükten ayrılmamak, insaflı olmak, doğru olmak, bu yolda onurlu duruş sergilemek Şah Hüseyin’e olan ikrarımızın gereğidir” dedi.

    “SUSMAK, HAK VE HAKKANİYETE AYKIRI BİR EYLEMDİR”

    Ebru ve Aytaç’ın ‘adil yargılanma’ talebini, sesini inancımız gereği duymamız gerekir” diyen Fırat, şunları kaydetti:

    “Dini, dili, ırkı ve inancı ne olursa olsun kişi adalet istiyorsa sesini duymalıyız. Sınırını aşan, her şeyi kendine ait olmayan yere koyan, fazlalık ve eksiklik yapan tüm zalim düşüncelerin kendini kandırma hastalığına karşı çıkmalıyız. Adaletin olmadığı tiranlığın, keyfiliğin egemen olduğu yerde susarsak, bizler de Şah Hüseyin’e olan bağlılığımızı unutmuş oluruz. Susmak hak ve hakkaniyete aykırı bir eylemdir. Bu nedenle adalet isteği için direnen Av. Ebru Timtik ve Av. Aytaç Ünsal kardeşlerimizin sesine kulak vermeliyiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • İHD’den Grup Yorum için çağrı: Hukuksuzluğa son verin

    İHD’den Grup Yorum için çağrı: Hukuksuzluğa son verin

    İHD İzmir Şubesi, açlık grevinde olan Grup Yorum üyelerinin durumuna dikkat çekerek, yetkililere, taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, Grup Yorum üyelerinin açlık grevi eylemini ölüm orucu eylemine taşımasına ilişkin, şube binasında basın toplantısı düzenledi.

    İHD İzmir Şube yöneticisi Caner Canlı, Grup Yorum’un 4 yıldır bütün konserlerinin yasaklandığını, son iki yıl içerisinde neredeyse tüm üyelerinin tutuklandığını belirterek, tutuklanmayan üyelerin ise “Gri Liste”ye alındığını söyledi. Grup Yorum’a yönelik baskılara değinen Canlı, “Bu saldırıları protesto etmek isteyen Grup Yorum üyeleri 200 günü aşan bir süredir içeride ve dışarıda sürdürdükleri açlık grevi eylemlerini ölüm orucuna dönüştürdüler. Temel insan haklarına ve özgürlüklerine saygı olmadan, evrensel bir hukuk sistemi kurulamaz. Grup Yorum, yıllardan beri her dönemde hedef haline gelmiş, yasak, baskı, gözaltı ve tutuklamalarla susturulmak istenmiştir. Yargı Reformu’ndan söz edip, temel insan hak ve özgürlüklerini hiçe saymak, hukuk devleti anlayışıyla taban tabana zıt bir tutumdur” dedi.

    “HUKUKSUZLUĞA SON VERİN”

    Grup Yorum üyelerinin taleplerinin demokratik ve insan haklarına saygılı bir ülkede tartışma konusu bile yapılamayacak kadar açık ve haklı olduğunu dile getiren Canlı, “Yeni acılar yaşanmasını istemiyoruz. Bu nedenle; İdil Kültür Merkezi’ne yönelik polis baskınları son bulsun. Grup Yorum üyeleri serbest bırakılsın. Gri bültenle çıkarılan arama kararları kaldırılsın. Grup Yorum adı ve konserleri yasaklanmasın. 9 Ekim 2019 tarihinde verilen, Anayasa Mahkemesi kararı derhal uygulansın. Demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine, hukuka saygılı kişi, örgüt ve siyasal partileri; ölüm orucuna dönüşen açlık grevlerinin sona ermesi ve baskıların bitirilmesi için sürece müdahil olmaya davet ediyoruz” çağrısında bulundu.

  • DAD Eş Başkanı Kulu: Leyla Güven’in talepleri insani ve karşılanabilir talepler-VİDEO

    DAD Eş Başkanı Kulu: Leyla Güven’in talepleri insani ve karşılanabilir talepler-VİDEO

    PİRHA- Cezaevinde 69 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in taleplerinin bir an önce karşılanması gerektiğini belirten Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Musa Kulu, “Bu ülkede barışın, kardeşliğin, ortak vatanda beraber yaşamanın tek anahtarı insanları farklılıklarıyla kabul etmektir.” dedi.

    DAD Eş Başkanı Musa Kulu cezaevinde 69 gündür açlık grevinde olan DTK Eş Başkanı ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “BİR İNSANI ÖLDÜRMEK BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜRMEKTİR”

    Bir insanın yaşam hakkının kutsallığı söz konusu olduğunda bütün evrenin secdeye durması gerektiğini vurgulayan Kulu, “Ölüme en yakın olan bu kişinin toplumda karşılığı ve bir temsiliyeti var. Haklı bir talebin sahibi olan böyle bir canın sistemine devletin kayıtsız kalması anlaşılır ve kabul edilir bir şey değil. Her seferinde İslam ve Müslüman olduğunu söyleyenler Hz. Muhammed’in ‘Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmektir’ sözünü biliyorlardır. Bugünkü durumda bu kadar sağır, dilsiz olmanın ne devlete ne insana ne de hukuka uymadığını herkesin bilmesi gerekir.” diye konuştu.

    “KABEMİZE İNSANI KOYMUŞ VE SECDE ETMİŞİZ”

    “İnanç olarak kabemize insanı koymuş ve secde etmişiz.” diyen Kulu, “Düşüncesi, fikri ne olursa olsun bir insanın hayatı söz konusu ise ve hele hele bu yaşamın sahibi olan bir kadın ise vicdan sahibi, ahlak sahibi, adalet duygusu taşıyan herkesin duyarlılık göstermesi lazım. Dünyanın neresinde olursa olsun Afrika’da, Asya’da, Amerika’da veya Aborjinlerin yaşadığı Avusturulya’da olsa da bir insan hakkına ve yaşamına karşı duyarsızlığın insanlığın bitmesi anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.

    “KARŞIMIZDAKİ ANLADIĞIMIZDA İNSANLAŞACAĞIZ”

    Güven’in taleplerinin insani ve karşılanması gereken talepler olduğuna dikkat çeken Kulu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu ülkede barışın kardeşliğin ortak vatanda beraber yaşamanın tek anahtarı insanları farklılıkları ile kabul etmektir. Eğer sistem geleceğini kurmak istiyor ve gerçekten gelecekte mutlu olma arzusu içindeyse bizler de konuşabilmeliyiz. Karşımızda bizim gibi düşünmeyeni anlayabilmeliyiz. O zaman insanlaşacağız. Belki de özlemini çekeceğimiz adalet, vicdan, hukuk, özgürlük dediğimiz kardeşçe yaşamak o zaman belki mümkün olur.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dede Öztürk: Alevi tutukluların dede talebi bir an önce karşılanmalı-VİDEO

    Dede Öztürk: Alevi tutukluların dede talebi bir an önce karşılanmalı-VİDEO

    PİRHA – Cezaevlerinde tutuklu bulunan Alevi yurttaşların Alevi dedesi ile görüşme talebinin kabul edilmemesine tepki gösteren Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, “Tutuklu bulunan canların bir din adamı ile buluşması haktır. Diğer inançta olanlar bunu talep ediyorlar ve karşılanıyor. Ancak Aleviler olunca kabul edilmiyor. Ayrımcılığı buradan da görebiliriz” diye konuştu.

    CHP’nin eski milletvekili Eren Erdem ve tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için bir Alevi dedesi ile görüşme talebinde bulunmuşlardı. Ancak Alevi tutukluların bu talepleri reddediliyor.

    Yapılan bu haksızlığa ve ayrımcılığa ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuşan Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, Alevi tutukluların bu taleplerinin dikkate alınarak karşılanması gerektiğini belirtti.

    “BEN SENİN İNANCINA SAÇMA DİYOR MUYUM?”

    Cezaevlerinde Alevi tutukluların Alevi dedesi talebinin karşılanmamasının asimilasyonun bir diğer boyutu olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Tutuklu bulunan canların bir din adamı ile buluşması haktır. Diğer inançta olanlar bunu talep ediyorlar ve karşılanıyor. Ancak Aleviler olunca kabul edilmiyor. Pozitif ayrımcılığı buradan da görebiliriz” dedi.

    “Nasıl bir ayrıma tabi tutulduğumuzu, nasıl yok sayıldığımızı anlamak zorundayız ve tam da burada biz içeriye kapanmak yerine dışarıya doğru hızlı bir yükseliş yakalamalıyız” diyen Öztürk, “Benim inancım sana göre çok saçma olabilir. Ben senin inancına saçma diyor muyum? Benim sana gösterdiğim saygıyı ve benim sana sağladığım toleransı ben de senden görmek isterim” şeklinde konuştu.

    “BU ÜLKEDE ASIL KÖTÜLÜK SÜNNİLERE YAPILIYOR”

    Bu ülkede asıl kötülüğün Sünnilere yapıldığını kaydeden Öztürk, bunu şöyle açıkladı:

    “Sürekli karşıt bir Sünnilik yaratılıyor. Allahtan bu coğrafyada insanlar halen dost halen yoldaş. Devletin aklına uysalar birbirini keserler, sokakta kan gövdeyi götürür. Alevi karşıtlığı üzerinde yaratılan bu Sünnilik özgür bir Sünnilik değil ve kendi inancını da yaşayamıyor. Çünkü bir düşman var o düşmana karşı koşullandırılmış ve mevzilendirilmiş. Bu terk edilmeli.”

    “STATÜ LAFLARI ÇOK TEHLİKELİ VE İLKEL”

    Türkiye’de hiçbir zaman camilere yasak gelmediğini ancak böyle bir yasak olduğu taktirde bu yasağa karşı geleceğini ve camiye gidenlerin haklarını savunacağını belirten Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Statü lafları çok ilkel ve tehlikeli laflar. Cemevlerine statü ne demek? Böyle bir şey olabilir mi? Eşit yurttaşlık istiyoruz. Ne bir fazla ne bir eksik. Bu ülkede herkes aynı olmalı, eşit olmalıdır. Süryani’si, Ermeni’si, Rum’u, Çerkes’i, Alevisi, Sünnisi kim nasıl istiyorsa öyle yaşamalı. Devlet inançlardan elini çekmeli. Her inanç kendi özgürlüğünü yaşamalı.”

    ALEVİ TUTUKLULAR NE İSTEDİ?

    CHP’nin eski milletvekili Eren Erdem ve tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir, cezaevinde inançlarını yerine getirmek için Alevi dedesi taleplerine ilişkin Alevi kurumlarının çalışma yürütmesini ve kendi talepleri içinde yer vermelerini istediklerini aktardılar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Üçüncü havalimanı işçileri taleplerini yönetime iletti

    Üçüncü havalimanı işçileri taleplerini yönetime iletti

    Üçüncü havalimanı inşaatında işçiler kötü çalışma koşulları sebebiyle iş bıraktı. İGA yönetimi ilk görüşmede işçilere taleplerinin kabul edildiğini söyledi. Ancak İGA ile görüşen İnşaat-İş Sendikası, ‘yönetimin taleplerini kabul etmediğini oyalayıcı ve öteleyici bir tutum sergilediğini’ açıkladı.

    İş cinayetleriyle gündeme gelen üçüncü havalimanında iki gün önce yaşanan ve 17 işçi yaralanmasıyla sonuçlanan servis kazası sonrası işçiler eylem başlattı. Sabah erken saatlerde başlayan eylem kısa sürede yaygınlaşarak kitleselleşti. TOMA’ların yardımıyla havalimanına giren jandarma biber gazı kullanarak işçilerin yürüyüşlerini engellemeye çalıştı.

    Eylemin büyümesini ardından İGA Havalimanı İşletmesi, işçilerin kendi aralarından seçtikleri temsilcilerle görüştü. Şirket yetkilileri işçilere ‘taleplerinin kabul edilerek, eylemin sonlanması’ gerektiğini söyledi. Ancak İGA yöneticileriyle görüşen İnşaat-İş Sendikası temsilcileri, ‘taleplerin kabul edilmediğini, yöneticilerin oyalamacı tutum sergilediklerini’ açıkladı.

    İGA: ÇÖZÜM YOLLARI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ

    İGA Havalimanı İşletmesi de işçilerin eylemine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada bu sabah erken saatlerde işçileri inşaat alanına götürmesi gereken servislerin, kötü hava koşulları nedeniyle gecikmesi sonucu işçilerin yağmur altında bekledikleri sırada mağdur oldukları ve bu durumu protesto ettikleri belirtildi. Olayı yakından izlediğini iddia eden İGA yönetimi ve ilgili resmi makamların işçilerle diyalog halinde olduklarını açıkladı. Eylemin büyümesinin ardından İGA temsilcileri, işçilerle bir araya geldi.

    “TEPKİNİZİ GÖRDÜM MESAJI ALDIM”

    Şirketin açıklaması sonrası işçi temsilcileriyle şirket arasında görüşme gerçekleştirildi. Görüşme sonrası Evrensel’den Vedat Yalvaç’a konuşan işçiler şirketin taleplerini kabul ettiğini ifade etti.

    Görüşmeye ilişkin açıklama yapan İnşaat-İş Sendikası temsilcileri ise talepleri şirket yöneticilerine ilettiklerini ancak; yöneticilerin oyalamacı bir tutum içerisine girdiğini belirtti.

    İnşaat-İş’ten görüşme sonrası yapılan yazılı açıklamada “Sendika temsilcilerimiz ve işçilerin belirlediği heyetin katılımıyla gerçekleşen görüşmede işçiler şirket yönetimine 15 maddelik talep listesini sundular. İşçilerin en doğal haklarının talepleştirilmesinin bile abes olduğu bu koşullarda Samsunlu, patronların her zamanki oyalamacı tutumunu sergilemenin ötesinde somut bir şey söylemedi.Kölece koşullarda çalıştırılan, insanlık dışı barınma-beslenme ve ulaşım koşullarına maruz kalan, her gün en az ikisinin kanının aktığı bu köle-ölüm kampında işçi arkadaşlarımızın “artık yeter” isyanının basıncıyla görüşmeye gelen İGA direktörü, “Tepkinizi gördüm, mesajı aldım. Fakat bu sorunlar bir anda çözülemez, zaman vermelisiniz” gibi oyalayıcı ve öteleyici bir tutum sergiledi. Görüşme somut hiçbir öneri ve kabulün olmadığı bu tutumlarla sona erdi.” denildi.

    İşçilerin şirket yönetimine ilettiği taleplerin listesi:

    – Eyleme katılan işçiler işten atılmayacak.

    – Habersiz şekilde işten atılanlar işe iade edilecek

    – Servis sorunu çözülecek

    – Yatakhane, lavabo, banyo temizlikleri düzenli olarak yapılacak, tahtakurusu sorunu çözülecek

    – Revir personelinin işçilerle ilgilenmesi, gerekli sağlık malzemelerinin temin edilmesi sağlanacak, işçilere dönük aşağılayıcı muamele engellenecek

    – Maaşların tamamı hesaba yatırılacak, elden maaş ödemesi yapılmayacak

    – Geçmişe dönük ödenmeyen ücretler ödenecek

    – İşçi ve formenler aynı yemekhanede yemek yiyecek

    – Sorunlara sebep olan İGA yetkilileri görevden alınsın

    – Talepler basın karşısında okunacak

    – İş cinayetleri çözülecek

    – 6 aydır maaşları yatırılmayan işçilerin ödemelerinin yapılması

    – Bayram ikramiyesi verilmesi

    – Azerbaycanlı işçilerin bulunduğu ekibin başı Selim Öztürk’ün yarattığı mağduriyet dolayısıyla işten atılması

    – İşçi kıyafetlerinin verilmesi (Kaynak: Evrensel)

  • Üçüncü havalimanı işçilerinin talepleri kabul edildi

    Üçüncü havalimanı işçilerinin talepleri kabul edildi

    Üçüncü Havalimanı işçilerinin bu akşamki eylemi, işçilerin taleplerinin kamp amirliği tarafından kabul edilmesiyle sonuçlandı.

    İş cinayetleriyle gündeme gelen üçüncü havalimanı inşaatı, Akpınar işçi kampında işçiler bu akşam ayaklanmış, kamp amirliğine doğru yürüyüşe geçmişti.

    İşçilerin oluşturduğu komitenin kamp amirliği ile yaptığı görüşme, taleplerinin kabul edilmesiyle sonuçlandı.

    İşçilerden oluşan komitenin ilettiği talepler; “yemek sorunu çözülecek, odalardaki tahta kurusu sorunu çözülecek, tuvaletlerdeki koku var kirlilik sorunu çözülecek, boş odalar tespit edilecek 6 kişi kalan işçiler boş odalara  sevk edilecek” başlıklarını içeriyordu.

    Kamp amirliği işçi temsilcilerine; “Tüm şartlarınızı kabul ediyoruz yeter ki böyle şeyler yapmayın” ifadelerini kullandı.

    Görüşmenin sonuçlarının komite tarafından işçilere aktarılmasının ardından, eylem sona erdi.

    Yaklaşık 30 bin işçinin çalıştığı şantiyede işçilerin barındığı tek kişilik odalar 2’ye, 2 kişilik odaların 4’e, 4 kişilik odaların ise 6 kişiye çıkarılması, işçileri isyan ettirmişti.

    “400 İŞÇİ ÖLDÜ” İDDİASI

    İstanbul’da yapımı devam eden 3. havalimanı inşaatında bugüne kadar 400 işçinin hayatını kaybettiği ve işçilerin ailelerine para verilerek bu ölümlerin gizlendiği iddiaları gündemdeydi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise yaşananları yalanlayarak 27 işçinin hayatını kaybettiğini savundu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da 3. Havalimanı inşaatında gerçekleşen ve üzerinin kapatıldığı iddia edilen iş cinayetlerini Meclis gündemine taşımıştı.