Etiket: tandoğan meydanı

  • Divriği maden işçileri OYAK önünde eylem yaptı-VİDEO

    Divriği maden işçileri OYAK önünde eylem yaptı-VİDEO

    PİRHA- Divriği maden işçileri 121 gündür sürdürdükleri direnişlerini Ankara’ya taşıdı. İşçiler, Tandoğan’dan OYAK Genel Müdürlüğü’ne yürüyerek, “Bu yalnızca işten çıkarma değil, yaşam hakkımıza saldırı” diyerek tepkilerini dile getirdi.

    Uzun yıllardır demir madenciliği yapılan Sivas’ın Divriği ilçesinde maden sahalarının kapanmasıyla yüzlerce işçi işsiz kaldı. OYAK’a ait Erdemir’e bağlı taşeron Çiftay, üst işverenin madende faaliyeti durdurma kararını gerekçe göstererek madencileri işten çıkardı.

    Sivas Divriği’de madenlerin kapanmasıyla işsiz kalan madenciler, direnişlerinin 121. gününde Ankara Tandoğan Meydanı’nda eylem gerçekleştirdi. Eyleme birçok Divriğli maden işçisi, sendika, siyasi parti temsilcisi, kurum ve kuruluş katıldı. İşçiler Ankara’da bulunan OYAK Genel Müdürlüğü’ne yürüdü.

    Yürüyüşün ardından burada açıklama yapıldı. 

    “DİVRİĞi’DE YAŞANANLAR BİR MEMLEKET MESELESİ”

    DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, madenlerin stratejik önemine dikkat çekerek, üretimin durdurulmasının hem bölgeyi hem de Türkiye’yi tehdit ettiğini vurguladı.

    Çerkezoğlu devamında şunları söyledi:

    “Divriği’de yaşanan süreç maden işçilerini, 270 maden işçisini işinden, ekmeğinden etmiştir. Evine ekmek götür göremez duruma getirmiştir. Divriği’de yaşanan süreç Divriği’deki ekonomik durumu, sosyolojiyi de bir bütün olarak etkilemiş ve Divriği’nin varlığını tehdit eden bir süreci başlatmıştır. Ve Divriği’de yaşanan süreç Türkiye açısından son derece stratejik bir maden olan demirin üretiminin durdurulması ulusal çapta bir meseledir. Yani Divriği’de yaşananlar deyim yerindeyse bir memleket meselesidir.”

    “YERLİ YABANCI EMPERYALİSTLERE, BU MEMLEKETİN VERİLECEK TEK BİR TAŞI YOKTUR”

    Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, ise “Divriğli maden işçilerinin 121 gündür sürdürdüğü bu mücadeleyi ülkenin dört bir tarafında ekmeği için direnen bütün işçilerin mücadelesiyle birleştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu mücadeleyi bastırmak için gazetecileri tutuklayanlar, sendikacıları ekmek meselesinin peşine düştüğü için işçilerin kopan ellerine karşı ‘yapıyorsunuz’ diye sorguladığı için tutuklatanlar şunu çok iyi bilmeli: Bu mücadele birleşirse yerli işbirlikçileriniz, yabancı tekerlerle birlikte bu ülkeden defolup gideceksiniz. Biz kalacağız. Emeğin hakkı kalacak. Emeğin hakkını savunanlar kalacak. Demokrasi ve emek güçleri kalacak” ifadelerini kullandı.

    “MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    Eylemde konuşan Divriğli maden işçisi Mehmet Ali Katırcı, direnişlerine yönelik baskılara değinerek,  “Sesimizi yükselttik, çadırımızı kurduk, fakat engelleyemedik. Karşımızda öyle bir güç var ki bizim gücümüz tek başımıza yetmiyor. Bu yüzden sendikalardan, Divriği halkından, derneklerinden destek alarak ve milletvekillerimizle görüşerek bu direnişi buralara kadar getirdik. Ve sonuna kadar da gitmeye devam edeceğiz. Oyak artık eskisi gibi kamu değil özel bir şirket. Oradaki madenler ise kamunun yani bizlerin. Bunlar zamanında kar ettiklerinde, bize kar payı vermedikleri gibi zarar ettiklerinde de bizi öne sürüp biz sizden zarar ediyoruz diyemezler” dedi.

    Divriğli bir maden işçisinin eşi olan Meltem Kaya ise, “Mücadelemizin 121. gününde kalkıp Ankara’ya kadar geldik. Bekledik ki onlar bir açıklama yapsınlar. Ama açıklama yapmadılar. Biz korkmadık, buraya kadar geldik. Ben bir madenci eşi olarak, o kış günü çadırda nasıl kalındığını bir ben bilirim, bir de Divriği insanı bilir. Ben şunu söylemek istiyorum onlara: ‘Sen kışın şömine başında otururken, ben çadırda -20 derece soğukta titreyerek emeğimi ekmeğimi istiyorum’ dedim. Ben hakkımı istiyorum, hakkım olanı istiyorum. Sesimizi duyurmaya, Ankara’ya, buraya sizin yanınıza geldim. Sesimi duyurmak için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğim. Bu bir ekmek, emek mücadelesi. Siz madende, yer altında çalışmıyorsunuz. Madenci, yeraltında çalışarak sizleri zengin ediyor. Gelin madenci ile yer değiştirin; Madenci zengin olsun, siz madenci olun. O zaman bakalım kaç gün çalışacaksınız yer altında? Bakalım kaç gün nefes almadan yaşayacaksın o zindanda?” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Divriğli maden işçilerinin eylemi yapılan konuşmaların ardından atılan sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Emek hareketinden 10 Ocak kadın mitingi için çağrı!-VİDEO

    Emek hareketinden 10 Ocak kadın mitingi için çağrı!-VİDEO

    PİRHA – “Eşit, özgür, güvenceli bir yaşam” talebiyle 10 Ocak Cumartesi Ankara’da yapılacak kadın mitingi için çağrılar sürüyor. Emek hareketinden yapılan çağrılarda “Özgürlük ve güvenceli yaşam” vurgusu öne çıkarken tüm kadınların mitinge katılımı için davette bulunuldu.

    36 kurumun bir araya gelerek “Haklarımız, Hayatlarımız ve Özgürlüğümüz için Bir Aradayız!” şiarıyla 10 Ocak’ta yapacağı kadın mitingine çağrılar sürüyor.

    Ankara Tandoğan Meydanı’nda saat 11:00’de yapılacak miting için Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tüm kadınlara davette bulundu.

    “SESİMİZİ, SÖZÜMÜZÜ ÇOĞALTIP BÜYÜTMEK İÇİN!”

    KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher Koyun, adalet ve özgürlük talebiyle Tandoğan Meydanında olacaklarını söyleyerek şu çağrıyı yaptı:

    “Kimliğimize, bedenimize, emeğimize ve yaşam hakkımıza yönelen her türden saldırıya karşı kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güvenceli biçimde var olabilmesini savunmak, erkek egemen sisteme karşı sesimizi, sözümüzü çoğaltıp büyütmek için; haklarımız, hayatlarımız ve özgürlüğümüz için 10 Ocak’ta saat 11’de Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda bir aradayız. Tüm kadınları Ankara mitingine davet ediyoruz.”

    “BARIŞ İÇİNDE BİR YAŞAM İÇİN”

    Kadın mitingine davette bulunan bir diğer isim ise Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Merkez Kadın Sekreteri Simge Yardım oldu.

    “Biz kadınlar yaşamın her alanında emeğinize, bedeninize, kimliğinize, haklarımıza ve yaşamlarımıza dönük saldırılarla karşı karşıya kalmaya devam ediyoruz. Savaş politikaları derinleşiyor, yoksulluk artıyor, emeğimiz her geçen gün daha fazla sömürülmeye devam ediyor ve kadın katliamları artık bugün bir kadın kırımına dönüşmüş durumda. Ancak tüm saldırılara karşı biz kadınlar mücadelemizden asla vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz. 10 Ocak’ta haklarımız, taleplerimiz, geleceğimiz ve özgürlüğümüz için Ankara’da Tandoğan Meydanı’ndayız. Tüm kadınları geleceğimize sahip çıkmak için, eşit ve özgür bir yaşam için, barış içinde bir yaşam için 10 Ocak’ta Ankara’da buluşmaya, birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

    Kadın Mitingi Bileşenleri:

    2021 Tüm Emekli Sen – 29 Ekim Kadınları Derneği – Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi – Alevi Kültür Dernekleri – Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi – Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi – ASMMMO Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık ve Mobbing Komisyonu – Ayrımcılık ile Mücadele ve Eşitlik Derneği – Başkent Gönüllüleri Derneği – Dokunma Derneği – Dünya Kadın Yürüyüşü – Eşit Yaşam Derneği – Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu – Engelli Hakları Federasyonu – Hacı Bektaş Derneği – Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği – Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu – Kadın Çalışmaları Derneği – Kadın Dayanışma Vakfı – Kadın ve Mücadele Derneği – KAOS-GL -KASAİD, Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği – KESK Kadın Meclisi – Mühendis ve Mimar Kadınlar Derneği – Mülkiyeliler Birliği – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi – Seyranbağları Semt Meclisi – Sol Feminist Hareket – Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği – TJA – Türk Kadınlar Birliği – Türk Tabipler Birliği – Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği – Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu – Uçan Süpürge Vakfı – Yenimahalle Kent Konseyi Kadın Meclisi

    HABER MERKEZİ

  • Ankara’da ‘Haklarımızı alacağız’ mitingi: Milyonlar seçim istiyor! -VİDEO

    Ankara’da ‘Haklarımızı alacağız’ mitingi: Milyonlar seçim istiyor! -VİDEO

    PİRHA- Tandoğan’daki ‘Yurttaş Sesleniyor, Haklarımızı Alacağız’ mitinginde konuşan Özgür Özel, “En kötü örgütlenme örgütsüzlükten iyidir. Milyonlar seçim istiyor, sandık istiyor” dedi.

    Birçok sendika, sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşu ile oluşturulan Yurttaş Birlikteliği, 67 katılımcı ve çağırıcı kuruluşun yer aldığı, “kadın, çocuk, engelli, emekli, işçi, hayvan hakları ve ekoloji” konulu mitingi Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda  gerçekleşiyor.

    Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan sivil toplum örgütleri, sendikalar yürüyüşle mitingin yapılacağı Tandoğan Meydanı’na geçti.

    Birçok sendika, sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşu ile oluşturulan Yurttaş Birlikteliği, “kadın, çocuk, engelli, emekli, işçi, hayvan hakları ve ekoloji” konulu miting gerçekleştirdi. Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen mitinge birçok yurttaş katıldı. Miting türküler ile başlarken sık sık “hükümet istifa” sloganı atıldı.

    ÖZGÜR ÖZEL: MİLYONLAR SEÇİM İSTİYOR

    Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Geçim yoksa seçim var” diyerek erken seçim çağrısını yineledi.  “Hakkımı alacağım diyenler hoşgeldiniz. Bugün ülkeyi yöneten iktidar sizin yaşadığınız sorunları yarattı ama sizi görmezden geliyor. Bunu için bir ses yükseltmek gerekiyordu. Meclisi çok önemsiyoruz. Biz sizin sesinizi meclise taşıyoruz. Ama o mecliste konuşulanlar yok sayılıyor. Bugün burası gerçek bir meclistir. Eğer iktidar milyonlarca insanın sesini duymakta ısrar ediyorsa, dünyanın en fedakar insanları olan emeklileri mağdur ediyorsa o zaman gerçek meclis burasıdır, alanlardır. Tayyip bey salon siyasetçisi olma alanlara gel. Bu meydan hakkını yediklerin ile dolu. Sana fetih diyenlere bakma burada sana binlerce insan istifa diye bağırıyor. Başkentte bu kadar insan istifa diye bağırıyorsa seçimden kaçamazsın. Milyonlar seçim istiyor, sandık istiyor. Biz bu asgari ücreti reddediyoruz. Asgari ücret elestirdigimiz 17 bin liranın çok altındadır. İlk defa bir iktidar asgari ücretli zam beklerken 2 bin lirasını cebinden çekip almıştır. Bu sene asgeri ücret çalışmaları başladığında net tavrımızı ortaya koyduk” diye konuştu.

    “GEÇİM YOKSA, SEÇİM VAR”

    ‘Geçim yoksa seçim var’ diyen Özel, örgütlenme çağrısı yaparak, “Artık kaçacak yerleri yoktur. Siyaset taraf olma sanatıdır. CHP’nin yeri Tandoğan Meydanı’dır. Recep Tayyip Erdoğan’ın yeri zenginlerin sofrasıdır. Bu bütçe ile geçim olmaz. Geçim olmazsa, seçim olur. En kötü örgütlenme, örgütsüzlükten iyidir. Örgütlenin, örgütlenin” dedi.

    “SANDIĞA GEL BU HALKA HESAP VER”

    Özgür Özel, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Dün bir kez daha sayın Erdoğan, ‘biz asgari ücretliye enflasyona ezdirmedik’ diyor. Erdoğan hangi enflasyona ezdirmediniz. İlan edilen asgari ücret Ocak aynın sonunda alınacak o zaman kim bilir altın ne kadar olacak. Sami fethettim diyor, Erdoğan yurda dön emekli ve emekçinin yurttaşın gönlünü hoş et ama sen o gönüllerden çoktan düştün. Bu emeklinin, bu asgarilinin hayatını karartıyorsun, sandığa gel bu halka hesap ver diyoruz. Çözüm meydanda, çözüm hak aramakta. Bu ülkenin senden bir umudu kalmamıştır. Biz bu sorunu çözmeye varız. Hep beraber hakkımızı almaya var mısınız? Hep birlikte başaracağız.”

    ŞENAL SARIHAN: GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMEMİZ LAZIM

    Yurttaş Birlikteliği adına konuşan Şenal Sarıhan ise “Bugün milyonlara yaklaşmış bir sayıda bir aradayız. Çünkü bıçak kemikte, bıçak kemikte ve biz yurttaş olarak haklarımızı almak için ayağa kalkmak zorundayız. Hep birlikte olmak zorundayız. Kadınlar öldürülüyor, kadın örgütleri sokağa çıkıyorlar, isyanlarını ifade ediyorlar. Çocuklar öldürülüyor. Bizim güçlerimizi birleştirmeye ihtiyacımız var. Biz yurttaşız. Şöyle yazıyor anayasada; yurttaşın söz söyleme hakkı var, toplanma özgürlüğü var diyor. Kendi yönetimlerini kendi seçme hakkı var. Kayyum getirip belediye başkanlarımızı alıyorlar. Bizim seçme hakkımızı, siyasi hakkımızı elimizden alıyorlar. Biz bunları sadece kayyum atanmış olan belediyelerin önünde bekleyerek çözemeyiz. Işte bu gerekti, halkın birliği gerekti. Halkın hep birlikte ayağa kalkması gerekti, güçlerini birleştirmesi gerekti. 69 örgütüz burada. Alevi arkadaşlarımızın örgütleri de var, farklı grupların örgütleri de var.  Ama biz dedik ki ‘biz hepimiz aynı zamanda yurttaşız. Ve yurttaşlık birliği adı altında hep beraber alanlara çıkalım. O alanlarda sesimizi iktidara duyuralım. Gücümüzü iktidara duyuralım. Haklarımızın ihlal edildiğinin hepimiz bilincindeyiz. Ama en çok en çok açlığın hepimizi ezdiğini, maaşlarımızın giderek azaldığını, giderek artık barınma hakkımızın da elimizden alınma durumuna geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    ORTAK METİN OKUNDU

    Ortak metni kurumlar adına Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç ve Tertip Komitesi’den Övgü Erdoğan okudu. Ortak metin şöyle:

    “Kadınlar her alanda şiddetle karşı karşıya. Bu şiddet yalnızca fiziksel değil; ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla kadının kimliğini hedef alıyor. İstanbul Sözleşmesi’ne derhâl geri dönülmeli; 6284 sayılı yasa tam anlamıyla uygulanmalıdır. Kadınların özgürce yaşayabileceği, ekonomik bağımsızlıklarını kazanabilecekleri bir toplum için mücadelede birleştik.

    Cemaat ve tarikatlar Çocuklarımızın bizlerin geleceğini çalıyor. Yoksul ailelerin çocukları, devletin yetersiz öğrenci yurtları nedeniyle cemaat yurtlarına mahkûm ediliyor ve burada şiddet ve tacizle karşılaşıyorlar.Bizler, çocuklarımızın laik ve bilimsel eğitim almasını, devletin hiçbir dini, hiçbir mezhebi veya tarikatı gözetmeden herkese eşit hizmet vermesini istiyoruz.

    “EMEKLİLER AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞAMAYA MAHKUM EDİLDİ”

    Emekli yurttaşlarımız ekonomik yük değil bugüne kadar değer üreten emekçilerdir. Bugün 16 milyon emekli yurttaşımız açlık sınırının altında adeta ölüme mahkûm ediliyor. Emeklilerin, sendikal örgütlenme hakkı engelleniyor, hükümet yetililerince 2024 yılı emekli yılı ilan edilerek adeta emeklilerle dalga geçildi.

    Açlık sınırının çok altında yaşamaya mahkûm edilen emekliler insan onuruna yaraşır bir gelire kavuşmalı; örgütlenme haklarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

    “SEFALET DÜZENİNİ KAUL ETMİYORUZ”

    Eşitlik ve Onurlu Yaşam İçin Haykırıyoruz! Açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca yurttaş, yeterli ve dengeli beslenmeyen çocuklar, kışın ısınamayan aileler, sağlık, eğitim gibi temel haklardan ulaşamamaktadır. Bu çoğunluğunu sesine ses olacağız.

    Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, milyonlarca insanın sefalet içinde yaşadığı bu düzeni kabul etmiyoruz! Her bireyin onurlu bir yaşam hakkı olduğuna inanıyoruz. Bugün, eşitlik ve adalet taleplerimizi yükseltiyoruz. Susmayacağız.

    Bizi bu düzene mahkûm edenlerin politikaları; Artan gelir eşitsizliği, adaletsiz vergiler, yüksek fiyatlar ve kontrolsüz piyasa düzeni, yoksulluğun ve açlığın temel nedenleridir. Bir avuç zengin karunlaşırken, milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşamasını kabul etmeyeceğiz Yoksulluğun sorumlusu biz değiliz.

    MARAŞ, MADIMAKİ ROBOSKİ..

    Maraş, Madımak ve Roboski katliamını unutmadık, unutmayacağız. Alevi ve Kürtlere karşı yapılan vahşet, iktidarın zihniyet ortakları tarafından bugün de kışkırtılıyor. Türkiye halkının eşit ve özgür yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Adalet, özgürlük ve eşitlik için buradayız! Birlikte kazanacağız

    Halkın iradesine yönelik baskı ve gasp politikalarına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Kayyım atamaları, halkın demokratik seçim hakkına vurulan bir darbedir. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik bu hukuksuz uygulamaları reddediyoruz.

    SURİYE’DE ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILAR

    Bugün, Suriye’de Alevilere yönelik artan saldırılar ve AKP-MHP iktidarının bu saldırılara sessizliği bizleri yeniden bir araya getiriyor. Ülkemiz, yanı başımızdaki cihatçı bataklıktan yayılan tehlikelerle karşı karşıya. Savaşı ve mezhepçi gericiliği besleyen bu iktidar politikalarına karşı, dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla mücadele edeceğiz!  Cihatçı gericiliğe karşı, Suriye’nin, toprak bütünlüğünün korunmasını; Demokratik ve laik Suriye Cumhuriyeti’nin inşa edilmesini istiyoruz.

    “HAKKIMIZI ALACAĞIZ”

    Bugün, yalnızca bir miting değil; yurttaşların örgütsüz olmadığının, haklarını savunmak için birleştiğinin ilanıdır. Mücadelemizi her yere taşıyacağız. Özgür, eşit adaletli refah içinde yaşayacağım bir gelecek inşa edeceğiz. Hakkımızı alacağız.

    Çocukların katledilmesine, savaşın ve yoksulluğun hayatımızı kuşatmasına karşı direnmeye, halkın taleplerini haykırmaya, geleceğimiz için amasız ve fakatsız güçlerimizi birleştirenlere. Bu daha başlangıç diyerek mücadelemize güç veren sizlere Teşekkür ediyoruz. Bu mücadele bitmeyecek. Biz kazancayız, biz kazanacağız”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Ankara’daki ‘Geçinemiyoruz’ mitingi başladı – VİDEO

    Ankara’daki ‘Geçinemiyoruz’ mitingi başladı – VİDEO

    PİRHA – KESK’in çağrısıyla Ankara’da “Geçinemiyoruz, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz” sloganıyla yapılacak olan miting başladı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) çağrısıyla Ankara’da “Geçinemiyoruz, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz” sloganıyla miting düzenleniyor. Birçok ilden Ankara’ya gelen sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri toplanmaya başladı.

    Mitingden önce toplanan kitle Tandoğan Meydanı’na yürüyüş düzenledi.

    Ayrıntılar geliyor…

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara’da binlerce emekçinin 1 Mayıs mesajı: Yaşasın örgütlü mücadelemiz – VİDEO

    Ankara’da binlerce emekçinin 1 Mayıs mesajı: Yaşasın örgütlü mücadelemiz – VİDEO

    PİRHA- Ankara’da 1 Mayıs binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. İşçiler, kamu emekçileri, hekimler, mimar ve mühendisler, kadınlar, gençler, siyasi partiler alanı doldurdu. Örgütlü mücadelenin öneminin vurgulandığı konuşmalarda, talepler dile getirilerek hükümet uyarıldı. 

    Ankara Tabip Odası, TMMOB, DİSK, Eğitim Sen ve Türk İş’in aralarında bulunduğu birçok meslek örgütünün, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, sol sosyalist kurumların Ankara’daki 1 Mayıs İşçi Bayramı mitinginin adresi bu yıl Tandoğan Meydanı’ydı.

    “İnsanca bir yaşam, emek demokrasi ve özgürlük için yaşasın 1 Mayıs”, “Biji Yek Gulan”, “Güzel günler göreceğiz”, “Yaşasın sosyalizm” yazılı pankartlar eşliğinde oluşturulan kortej Tandoğan Meydanı’na doğru sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti.

    Ankara’daki miting alanında sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun polis ablukasına alındı. Alana çantayla girişe izin verilmeyen miting için emekçiler yoğun yağmura rağmen alanları doldurdu.

    Miting, emek ve demokrasi mücadelesinde kaybedilen tüm canların anısına saygı duruşu ile başladı.

    Açılış konuşmasını yapan Tülay Yıldırım KESK adına konuştu. Yıldırım, “Ülkenin tüm değerlerini üretenler hoşgeldiniz. Üzerimize çöken karanlığı aydınlatmaya geldiniz. Taksim’de direnmek, barikatlara karşı durmaktır 1 Mayıs. Özgürleşen kadındır 1 Mayıs. 1 Mayıs birlik, mücadele günümüz kutlu olsun. Neoliberal kapitalizm ülkemizi ve dünyayı karanlığa sürüklüyor. Dünyada ve ülkemizde sermaye hak ve özgürlükleri hedef alarak, demokrasiyi yok ederek, otoriter rejimlerini sağlamlaştırdı. Bizleri yok sayarak yeni bir toplum yaratmaya çalışıyor. Gezi tutuklularının bırakılmasını istiyoruz. Madımak, Çorlu Tren Katliamı’nın sorumluların yargılansın istiyoruz. Yaşasın 1 Mayıs” dedi.

    “TÜM ÜCRETLER ARTIRILMALIDIR”

    DİSK adına konusacan Birgül Kaya ise şunları söyledi:

    “Taleplerimizi haykırmak için yine alanlarda buluştuk. Sömürü düzenine karşı direnen işçiler, iş bulamayan işsizler, tek adam rejiminin korkulu rüyası biz kadınlar, öğrenciler, akademisyenler, boyun eğmeyen hekimler, öğretmenlerimiz, emekçilerimiz, mühendislerimiz, avukatlarımız, cinsel yöneliminden dolayı LGBTİ’ler, yine 1 Mayıs meydanında beraberiz. Selam olsun hakları için direnenlere. Bugün emeğin günüdür. Doğanın rant ve talanla işgal edilmesine karşı biz varız. İş cinayetleri katliam boyutunu aştı. Sermayenin vergileri sıfırlanıyor. Bizleri yan yana kol kola gelmemizi engelleyemezler. İşçi sağlığı ve iş güvenliği sağlanmadığı için işçiler can veriyor. En son İliç’te işçiler can verdi. Depremde yaşamını yitirenlerin hesapları hala verilmedi. Bizler Pir Sultan Abdal gibi ‘Gelin canlar bir olalım diyenlerdeniz.’ Biz kazanacağız, emek kazanacak. Önemli bir tarihsel eşikteyiz. Bizler üretenleriz, insanca yaşamak isteyenleriz. Asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler arttırılmalıdır. Direnen Filistin halkının yanındayız. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”

    Miting konuşmaların ardından Bandista şarkıları ile devam etti.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Mamak Emek Ve Demokrasi Güçleri: Taleplerimizi haykırmak için alanlardayız-VİDEO

    Mamak Emek Ve Demokrasi Güçleri: Taleplerimizi haykırmak için alanlardayız-VİDEO

    PİRHA- Mamak Emek Ve Demokrasi Güçleri, Tuzluçayır’da 1 Mayıs nedeniyle açıklama yaptı. Açıklamada herkes Tandoğan alanına davet edildi.

    Bugün 1 Mayıs. Mamak Emek Ve Demokrasi Güçleri, Ankara Merkezi 1 Mayısı’nın yapılacağı Tandoğan alanına gitmeden önce Tuzluçayır Meydanı’nda açıklama yaptı. Ortak açıklama metnini kurumlar adına Eğitim Sen 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu okudu.

    “BU MÜCADELEDE TOPRAĞA DÜŞENLERİN ANILARINI BÜYÜTMEK İÇİN ALANLARDAYIZ”

    Yapılan açıklamada, “İşçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs, ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların, ezilen halkların, tüm ötekileştirilen, yok sayılanların alanlara çıkıp taleplerini haykırdığı Emeğin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma günüdür. İşçi sınıfının büyük bedeller ödeyerek kazandığı gün olan 1 Mayıs’ta biz de taleplerimizi haykırmak için alanlardayız.
    Dünya tarihinde ve ülkemizde 1 Mayıs’lar kanlı katliamlara sahne olmuştur. 77 Taksim 1 Mayıs’ında miting alanına silahlarla ateş açılması sonucu 34 kişi katledilmiş, 136 kişi yaralanmıştır. 29 Nisan1980’de Tuzluçayır Lisesi’nde yapılan 1 Mayıs eylemine polis ve asker silahlarla ateş açarak saldırmış Menekşe Erbay ‘Çocuklarımızı öldürecekler’ diyerek saldırıyı engellemeye çalışırken kalbinden vurularak burada katledilmiştir. Bizler bu mücadelede toprağa düşenlerin anılarını Tuzluçayır’da-Taksim’de her yerde yaşatmak ve onların mücadele ettiği işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışmasını büyütmek için 1 Mayıs alanlarındayız” denildi.

    “İŞÇİLERİN PAYINA AÇLIK VE SEFALETTEN BAŞKA BİR ŞEY DÜŞMÜYOR”

    İçinden geçilen dönemde eşi benzeri olmayan bir servet-sefalet kutuplaşması yaşandığı belirtilirken açıklama şu ifadeler ile devam etti:

    “Son bir kaç yıl içinde reel ücretler hızla gerilerken sermayedarlar kâr rekorları kırdı. Ücretli çalışanların büyük çoğunluğu asgari ücrete mahkum edildi. AKP iktidarının övünmeyi pek sevdiği ekonomik büyüme gerçekte kapitalist para babalarının büyümesidir. O çok övündükleri ekonomik büyümeden işçi emekçilerin payına açlık ve sefaletten başka bir şey düşmemektedir. Sermaye ve para babalarının zenginliği katlanırken, ağır çalışma koşulları altında azgınca sömürülen milyonlarca emekçi en temel gereksinimlerini dahi karşılayamaz hale getirilmiştir. Bu yıkım karşısında hak arayan işçi ve emekçilerin karşısına polis ve jandarma copuyla devletin zor aygıtı dikilmiştir. Bunları her işçi grevinde, her işçi eyleminde açık açık gösteriyorlar. Daha dün Urfa Özak İşçileri grevinde Devlet, valisiyle, jandarması, polisiyle patronun yanında nasıl durduysa bugün de İzmir’de Lezita işçilerinin grevinde devletin tüm kurumları patronun arkasına sıralanıyor. AKP’nin sermaye iktidarı döneminde, bu direnişlerde yaşanan baskıların, grev yasaklamalarının yüzlerce örneğini saymak mümkündür. Bizler sömürüye, baskıya ve sosyal yıkım saldırılarına karşı 1 Mayıs alanlarındayız.

    İşçi sınıfı ve emekçileri yeni saldırı yasaları bekliyor. Sermaye devleti, işçi ve emekçilerin elinde kalan kırıntı düzeyindeki hakları da ortadan kaldırmak istiyor. Sermayeye ucuz işgücü cenneti yaratılırken, çalışma koşulları tamamen güvencesiz hale getirilmek isteniyor. Yıllardır planlanan kıdem tazminatının gaspı, yapılan yeni düzenlemelerle yeniden gündeme alınarak işten atmaların kolaylaşması hedefleniyor. Bizler herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi talebiyle 1 Mayıs alanlarındayız.

    “1 MAYIS ALANLARINDAYIZ”

    Çocuklarımızın okula aç gitmediği, bir öğün yemek ve temiz su verildiği, MESEM projesi adı altında çocuk işçi haline getirilmediği, ÇEDES projesiyle laik ve bilimsel eğitimden mahrum bırakılmadığı parasız, kamusal, anadilinde eğitim hakkı için, her mahalleye ve işyerine 7/24 kreş hakkı için 1 Mayıs alanlarındayız.
    Parası olana en iyi hastanelerde sağlık hizmeti anında ve zamanında verilirken biz emekçiler nitelikli, gününde sağlık hakkımızı daha gür bir sesle istiyoruz. Hastane hizmetleri eşit ve parasız olmalıdır. Emeklileri sefalet ücretine mahkum edenlere, gençlerimize geleceksizliği reva görenlere karşı 1 Mayıs alanlarındayız.
    Kadınlara yönelik çifte sömürü, cinayet, şiddet, taciz ve tecavüzün son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için İstanbul Sözleşmesinin feshinin iptal edildiği, 190 sayılı ILO sözleşmesinin imzalanması için, kadın sığınma evlerinin yaygınlaştırılması için 1 Mayıs alanlarındayız.

    “AKP İKTİDARI HER ALANDA BASKI VE ZORBALIĞINI ARTTIRMAKTA”

    Emperyalist savaş ve saldırganlık politikaları her geçen gün tırmandırılırken halklar katledilmektedir. Ortadoğu’da bitmek tükenmek bilmeyen enerji hakimiyet savaşları bölgemizi kan gölüne çevirmeye devam etmektedir. İsrail Siyonizmine karşı direnen Filistin Halkının yanındayız. Filistin için timsah gözyaşları döküp her türlü ticari anlaşmaları son hızla devam edenlerin ve bu anlaşmaların önünü açanların kimler olduğunu Türkiye Halkları görüyor ve biliyor. Ülkemizde inançların ve halkların eşit yurttaşlığını savunmak için, halkların eşitliğini ve özgürlüğünü savunmak için, Kürt Sorununda Gerçek ve Kalıcı çözüm için 1 Mayıs alanlarındayız.

    İşçi, emekçilere ve halklara dönük tüm bu saldırılar, aykırı her türlü ses baskı altına alınarak susturulmaya çalışılıyor. AKP iktidarı, her alanda baskı ve zorbalığını arttırmakta, grevleri yasaklamakta, direnişlere saldırmakta, her türlü muhalif sesi polis ve yargı zoru ile bastırmaya çalışmaktadır. İşçi sınıfı ve emekçiler ve Türkiye Halkları koşullarından ancak örgütlenerek, mücadele ederek, alanları doldurarak kurtulabilir. Sermayenin saldırılarına, iktidarın baskı ve saldırganlık politikalarına karşı mücadele ve direnişle karşı koyabiliriz.
    İşçi Sınıfı ve sermaye sınıfının karşı karşıya geldiği gün olan 1 Mayıs’ta el ele, kol kola, omuz omuza haklarımız, geleceğimiz ve özgürlüğümüz için alanlardayız”

    Açıklamanın ardından “Buradan Ankara Merkezi 1 Mayısı’nın yapılacağı Tandoğan alanına geçeceğiz” denilerek çağrı yapıldı.

    PİRHA/ANKARA

  • KESK’liler miting yasağına karşı Meclis’e yürüyecek!

    KESK’liler miting yasağına karşı Meclis’e yürüyecek!

    PİRHA – KESK’in 17 Aralık’ta Tandoğan Meydanı’nda yapmayı planladığı miting Ankara Valiliği tarafından engellendi. Konuya ilişkin açıklama yapan KESK’liler, “Alanlar emekçilere yasaklanamaz! Bütçe taleplerimiz için 16 Aralık’ta TBMM önünde olacağız” duyurusunu yaptı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK)17 Aralık Cumartesi Ankara’da gerçekleştirmek istediği ‘Seçim bütçesi değil, geçim bütçesi istiyoruz’ mitingi Ankara Valiliği tarafından yasaklandı.

    Tandoğan Meydanı’ndaki miting yasağına karşı KESK Genel Merkezinde basın açıklaması yapıldı. KESK üyesi 11 sendikanın yürütme kurulu üyelerinin de katıldığı basın toplantısında, Ankara Valiliğinin ilgili kararı protesto edilirken, 16 Aralık Cuma günü saat 12.30’da TBMM önünde bütçe taleplerinin ve toplanan imzaların sunulacağı basın açıklaması yapılacağı duyuruldu.

    “HER YER TANDOĞAN ALANI OLACAKTIR”

    Basın toplantında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, “Maalesef ülkemiz keyfiyet ve hukuksuzluk ülkesi haline gelmiştir” diyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Birkaç gün önce grevleri yasaklamakla övünen Cumhurbaşkanı, çıkardığı kararnameler ile Birleşik Metal İş ve Özçelik İş’in grevlerini yasaklamış, geçmişten bugüne aynı emek düşmanı politikalarını sürdürmüştür.

    Ayrıca hepinizin bildiği üzere dün sayın Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı bir dava görüldü, aynı gezi davasında olduğu gibi siyasi iktidarın vesayeti altına giren yargı, Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağını kapsayan bir karara imza atmıştır. Bu kararı kabul etmek mümkün değildir. Buradan sayın Ekrem İmamoğlu’na destek ve dayanışma mesajımızı iletiyoruz.

    Bizlerin uzun zamandır çalışmalarını yürüttüğümüz ve görüşmeleri TBMM’de devam eden 2023 bütçesine dair taleplerimizi dile getireceğimiz miting başvuru talebimiz karşılanmamıştır. 17 Aralık’ta Tandoğan Meydanı’nda bütün Türkiye’den gelecek emekçilerin sorunlarını, işçilerin, işsizlerin, halkın taleplerini dile getireceği, ‘Artık yeter! Emekten halktan yana, seçim bütçesi değil geçim bütçesi istiyoruz’ şiarıyla gerçekleştireceğimiz miting engellenmiştir.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrasına Türkiye’de OHAL ilan edildi. OHAL resmi olarak kalksa da OHAL fiili olarak devam etmiş, grevler yasaklanmış, en temel demokratik haklar engellenmiş, basın açıklamaları, eylem ve etkinliklerin yapılması engellenmiş, iktidar baskı ve şiddet politikalarını devam ettirmiştir.

    Yasak kararlarına bir yenisine imza atılarak 28 Kasım tarihinde yaptığımız başvurumuz, Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirmek istediğimiz mitingimiz kabul edilmemiş, bunun yerine başta üyelerimiz olmak üzere bütün illerden Ankara’ya gelecek on binlerce işçi ve emekçiler Anıtpark’a sıkıştırılmak istenmiş ve kısa bir saat dilimi ile miting sınırlandırılmak istenmiştir. Ankara Valiliği’nin bu tutumu yasak anlamına gelmektedir.

    16 ARALIK’TA TBMM ÖNÜNDE OLACAKLAR

    KESK olarak buradan Ankara Valiliği’nin kararını hukuksuz buluyoruz. Bununla ilgili hukuki çalışmalarımızı da yürütüyoruz. Bu kararı anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış toplantı ve gösteri yürüyüş hakkı ile örgütlenme, ifade ve düşünce özgürlüğüne bir darbe olarak görüyoruz. Bu hukuksuzluklar silsilesi elbet bir gün son bulacaktır. Bu yasaklama ve engellenmeler bize geri adım attıramayacaktır. Yarın TBMM önünde olacağız, işyerlerinden topladığımız imzalarımızı da TBMM’ye teslim edeceğiz. Bu antidemokratik yasakçı zihniyeti teşhir etmek üzere TBMM Çankaya kapısı önünde olacağız.

    Bir kez daha şunun altını çizmek istiyoruz. Bu ülkenin emek, barış, özgürlük mücadelelisinin ilerlemesi için KESK olarak her zaman filli meşru mücadele hattında olduk. Yoksulluğa, işsizliğe, savaşa karşı, halkın, bütün emekçilerin, bu ülkede yaşayan milyonların taleplerini göz önünde bulunduracak 2023 bütçesinin oluşturulması için ‘seçim bütçesi değil, geçim bütçesi istiyoruz’ taleplerimizi yarın ülkenin bütün alanlarından yükselteceğiz, her yer Tandoğan alanı olacaktır. Birleşirsek kazanırız. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara 1 Mayıs Bileşenleri: 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’nda olacağız-VİDEO

    Ankara 1 Mayıs Bileşenleri: 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’nda olacağız-VİDEO

    PİRHA- Ankara 1 Mayıs Bileşenleri, 1 Mayıs’a çağrı yaparak eylem takvimini açıkladı. 1 Mayıs Pazar günü saat 14:00’da Tandoğan Meydanı’nda olacaklarını belirten bileşen üyeleri, ezilen, sömürülen tüm emekçi kesimleri 1 Mayıs’a katılmaya çağırdı.

    Ankara 1 Mayıs Bileşenleri, 1 Mayıs’a çağrı yaparak eylem takvimini açıkladı.

    Bu yıl ‘Bu böyle sürmez. Birlikte değiştireceğiz. Hep birlikte 1 Mayıs’a!’ sloganıyla yapılacak olan 1 Mayıs eylemi, 1 Mayıs Pazar günü saat 14:00’da Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirilecek.

    Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi’nde yapılan basın toplantısında, bileşen üyeleri adında açıklamayı Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Sekreteri Tayfun Görgün okudu.

    “TÜM KESİMLER, BU DÜZENİN HUKUK DIŞI ZORBALIKLARIYLA KARŞI KARŞIYA KALIYOR”

    ‘Pandemiyle, her gün yapılan zamların yarattığı pahalılıkla, eriyen ücretlerimizle, işsizlikle, güvencesizlikle yurttaşların bu günü ve geleceği, hakkı, hukuku, umutları çiğneniyor. Yoksulluk ve adaletsizliğin büyüttüğü bunalım yaygınlaşıyor’ diyerek sözlerine başlayan Görgün, şunları dile getirdi:

    “1 Mayıs’a sayılı günler kala Ankara’da ve ülkenin dört bir yanında işçiler, emekçiler hakları ve gelecekleri için direnmeye devam ediyor. Ucuz emek, yağmalanan doğa, talan edilen kentlerle toplumun işini, aşını geçimini ve sağlığını korumakta her geçen gün daha fazla zorlandığı zor günlerden geçiyoruz. Hakkını arayan ve gerçekleri söyleyen herkes, işçiler, emekçiler, kamu emekçileri, mühendisler, mimarlar, hekimler, avukatlar, aydınlar, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar, Kürtler, Aleviler, LGBTİQ+ bireyler, gençler, çiftçiler, emekliler ve kadınlar bu düzenin hukuk dışı zorbalıklarıyla karşı karşıya kalıyor.”

    “BU DÜZEN BÖYLE GİTMEZ”

    Yaşanan siyasi baskının karşısında halkın tüm kesimlerinin ses çıkardığını belirten Görgün, “‘İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz’ diyen kadınlar, eşit işe eşit ücret diyerek, kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze karşı seslerini yükseltiyor. Gençlik atanan kayyım rektörlere, barınma sorununa, yemekhane zamlarına ve faşist saldırılara karşı hakları, geleceği ve özgürlüğü için sesini yükseltiyor. Herhangi bir yargı süreci olmadan, KHK ile haksız, hukuksuz bir şekilde keyfi olarak işten atılan, görevlerine son verilen bütün emekçiler koşulsuz işlerine iade edilmeli, OHAL Komisyonu derhal lağvedilmelidir. Bu düzen böyle gitmez. Bu halkı mutfaktaki yangına, yoksulluğa, işsizliğe, borçluluğa ve güvencesizliğe mahkûm eden bu akıl dışı düzen ülkenin sırtında bir yüktür” şeklinde konuştu.

    “BU DÜZENİ BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ”

    Görgün açıklamasının devamında, işçi sınıfı ve emekçilerin sermaye düzenine karşı birleşik mücadelesini büyütmenin, sınıf mücadelesinin önündeki her türlü engeli ortadan kaldırarak kitlesel, coşkulu bir 1 Mayıs’ı örgütleme görevlerinin olduğunu vurguladı.

    Yeni bir yaşam ve düzenin mümkün olduğunu ifade eden Görgün, “Yoksullaşanlar, ezilenler, haksızlığa uğrayanlar, iradesi yok sayılanlar bu düzeni birlikte değiştirecekler. Ülke ve dünya emekçilerinin insanca yaşayabilecekleri savaşsız ve sömürüsüz bir düzeni inşa etmek hepimizin görevidir. Savaşlara karşı çıkmak, tüm insanlar için ve bütün bir dünya için barışı savunmak; sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız bir dünya kurmak hepimizin görevidir” dedi.

    “1 MAYIS’TA TANDOĞAN MEYDANI’NDA BULUŞUYORUZ”

    Görgün son olarak, “1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’ne giderken birlikte değiştirme irademizi omuz omuza, işyeri iş yeri, sokak sokak, meydan meydan örgütleyeceğimizi, dünyanın her ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de ve Ankara’da da emekten, barıştan, demokrasiden, eşitlikten, özgürlükten yana olan herkesi 1 Mayıs saat: 14.00’ da Tandoğan Meydanı’nda buluşmaya çağırıyoruz. Türkülerimizle, halaylarımızla, taleplerimizle, umutlarımızla 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’nda buluşuyoruz” diye konuştu.

    Yapılan ortak açıklamanın ardından toplu şekilde bildiri dağıtımı yapıldı. Bildiri dağıtımı sırasında polisin engellemesiyle karşılaşan bileşen üyeleri yaşanan tartışmanın ardından bildiri dağıtmaya devam etti.

    PİRHA/ANKARA

  • Eğitim Sen mitinginde binler buluştu-VİDEO

    Eğitim Sen mitinginde binler buluştu-VİDEO

    PİRHA – Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), ‘Haklarımız, geleceğimiz ve öğrencilerimizin eğitim hakkı’ talepleriyle Ankara’da miting yaptı. Yüksek katılımın olduğu mitingte ihraçlar, düşük ve güvencesiz çalışma koşulları, anadilde eğitim ve daha birçok konu gündeme getirildi.

    Haberin videosu yükleniyor

    Eğitim Sen üyesi binlerce emekçi, ‘Haklarımız, geleceğimiz ve öğrencilerimizin eğitim hakkı için 23 Kasım’da Ankara’ya’ sloganıyla Tandoğan Meydanı’nda buluştu.

    Birçok ilden katılımın olduğu miting yoğun güvenlik önlemleri altında saat 13’te başladı.

    ‘Tekrar geri döneceğiz, zamlara hayır, anadilde eğitim haktır’ pankartlarının taşındığı mitingte Türkiye’nin Suriye’de sürdürdüğü operasyon da sloganlarla kınandı.

    Mitinge siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinden de yoğun destek gelirken lise ve üniversiteli öğrenciler de ‘Parasız eğitim istiyoruz’ pankartı ile meydanda yerini aldı.

    “BASKILARA İNAT ANKARA’DAYIZ”

    Programın açılış konuşmasını yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Selam olsun 111 yıllık mücadele tarihini Encümen-i Muallimin’ den TÖS’ten, TÖB DER’ den Eğitim Sen’e inatla, umutla, inançla sürdürenlere” diyerek şöyle devam etti:

    “Selam olsun haklarına, bugününe, geleceğine sahip çıkanlara. Selam olsun biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız sesini örgütlemekten bir an olsun vazgeçmeyenlere. Selam olsun savaş çığırtkanlarına inat ‘Çocuğun gördüğü düştür barış, ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış’ çığlığını yükseltenlere.

    Biz 80 darbesinde katledilen, ihraç edilen, tutuklanan sürgün edilen arkadaşlarımızı unutmadık, unutmayacağız. 80 darbecilerinin Öğretmenler Günü olarak dayattıkları gün ancak ve ancak mücadele günü olacaktır bizim için…

    80 darbecilerinin ruhu yaşıyor. Ama hiçbir zaman unutulmasın ki bizim yaşadığımız toprakların tarihi baskının, hukuksuzluğun, adaletsizliğin tarihi olduğu gibi direnişin ve umudu örgütlemenin de tarihidir aynı zamanda… Bu yüzden memleketin her yerinde dimdik ayaktayız. Bu yüzden valiliğin, iktidarın tüm engellemelerine, baskılarına inat bugün Ankara’dayız.

    Biz Eğitim Senliler, biz KESK’liler ihraçların %96’ sının yaşandığı arkadaşlarını yalnız bırakan, sırtını dönen yandaş sendikalara inat tüm arkadaşlarımız mesleklerine geri dönünceye kadar umudu, dayanışmayı, mücadeleyi ilmek ilmek örme kararlılığımızı haykırmak için bugün Ankara’dayız.

    Güvencesizliğin, mobbingin yaşatıldığı eşlerinden, çocuklarından kilometrelerce uzakta çalışmak zorunda bırakılan tüm sözleşmeli arkadaşlarımız için buradayız. Kamuda, özelde, rehabilitasyon merkezlerinde ücretli, güvencesiz çalışmak zorunda bırakılan, ataması yapılmadığı için başka işlerde çalışırken iş cinayetlerinde veya geleceğe dair umudu kalmadığı için intiharlarla kaybettiğimiz ataması yapılmayan arkadaşlarımız için bugün buradayız.

    Ataması yapılmayan meslektaşlarımızın umutları, okulsuz, öğretmensiz bırakılan öğrencilerimizin hayalleri ‘maliyet’ meselesi yapılamaz. 700 bini aşan ve artık toplumsal bir sorun haline gelen ataması yapılmayan arkadaşlarımızın umutlarına umut olmak için bugün Ankara’dayız.

    3600 ek gösterge hakkımız, en temel kamusal emeklilik hakkımızdır, seçim malzemesi yapılamaz. 3600 ek göstergeyi tüm eğitim ve bilim emekçileri, tüm kamu emekçileri için birlikte kazanacağız demek için bugün Ankara’dayız.

    Ülkenin vergi gelirinin %70’inden fazlasını patronlar değil, biz bu ülkenin emekçileri ödüyoruz. Artan oranlı vergi dilimine son demek için, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın diye haykırmak için bugün Ankara’dayız.

    Kadrolu, sözleşmeli, ücretli ayrıştırmasını reddediyoruz. Tüm arkadaşlarımızın kadrolu atanması, eşit haklara sahip olması mücadelesi için bugün Ankara’dayız.

    “ÇOCUKLARIMIZA ONURLU BİR GELECEK BIRAKACAĞIZ. YA SİZ”

    Öğrencilerimiz, çocuklarımız… En çok ama en çok bu topraklarda geçmişten bugüne onlar içindir mücadelemiz… Biz en yüksek sesle öğrencilerimiz için attık sloganlarımızı en gür sesimizle… Haykırdık ülkenin her yerinde sokaklarda… ‘Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız. Ya Siz?’ diye…

    Gerici, ırkçı, piyasacı, cinsiyetçi müfredat ile, kütüphanelerimizin, laboratuvarlarımızın, sanat atölyelerimizin, spor salonlarımızın olmadığı okullarda zorunlu mescit uygulamaları ile, zorunlu imam hatipleştirme politikalarıyla, 80 darbecilerinin dayattığı zorunlu din dersleri ile birlikte seçmeli adı altında din derslerini de fiilen zorunlu hale getirmeleriyle laik eğitim, bilimsel eğitim yok edildi. Ensar’lar da tacizler, tecavüzlerle, Aladağ’ larda çığlık çığlığa yanarak öğrencilerimizin, çocuklarımızın hayallerini, yaşamlarını kaybettiğine tanıklık ettik. Aladağ yanmaya devam ediyor, unutturmayacağız.  Öğrencilerimizin bilimsel eğitim hakkı için bugün Ankara’dayız.”

    “ANADİLİNDE EĞİTİMİ SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    “Bu toprakların dilleri… En büyük zenginliğimiz… Bizi biz yapan en temel değerimiz… Anadilinde eğitimi savunmaktan bir an olsun vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Tüm öğrencilerimizin anadilinde eğitim hakkı en temel haktır sesini yükseltmek için bugün Ankara’dayız.

    Ve velilerimiz… Çocuklarının eğitim hakkı için yıllardır mücadele eden, okulları mücadele alanlarına dönüştüren, çocuklarını karanlığa, sermayeye, cemaatlere teslim etmeyen, aydınlığı, umudu örgütleyen velilerimiz… Bugün burada aydınlık yarınları birlikte örgütlemek için Ankara’dayız.”

    “KAYYIM YENİ REJİMİN DE İFLASIDIR”

    Mitingte konuşma yapan bir diğer isim ise Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik oldu.

    Bozgeyik, eğitim alanında özelleştirme ve güvencesiz çalışmanın arttığına işaret ederek şunları söyledi:

    “Türk-İslam sentezci, gerici, ırkçı, asimilasyon politikaları hız kazandı. Kürtlerin, Alevilerin talepleri yok sayılıyor. Faşizan baskılarla toplumu nefes alamaz hale getirmek istediklerini biliyoruz. OHAL, yaşamımızın her hücresine müdahale etmenin aracı haline geldi. 130 bin kamu emekçisi sorgusuzca işten atıldı. Çalışma, seyahat, ifade özgürlüğümüz ortadan kaldırıldı. Bir anayasasızlık süreci inşa edilerek Kürde, Alevi’ye, kadınlara, emekçilere, barış isteyen herkese düşman hukuku uygulandı. Yani bir tür tek adam rejimi inşa edildi.

    31 Mart seçimlerinden sonra yeniden devreye konulan kayyımlar bir tür yönetememe krizidir. Kayyımlar şiddettir. Kayyımlar sadece belediye binalarının ele geçirilmesi olarak görülmemelidir. Kürt halkının siyasi iradesinin yok sayılmasıdır. Esasında yeni rejimin de iflasıdır.”

    Miting, Grup Giz’in ezgileri eşliğinde halaylarla son buldu.

    PİRHA / ANKARA

  • ’31 Mart ve 23 Haziranda başardık, faşizmi mutlaka yeneceğiz’-VİDEO

    ’31 Mart ve 23 Haziranda başardık, faşizmi mutlaka yeneceğiz’-VİDEO

    PİRHA – Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Tandoğan Meydanı’nda miting gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Bu gün emek ve demokrasi güçleri olarak, toplumsal muhalefet olarak bir başarının, bir zaferin gururuyla konuşuyoruz. 31 Mart ve 23 Haziranda başardık, yine başaracağız! Faşizmi mutlaka yeneceğiz” denildi. 

    Haberin videosu

    10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı’nda IŞİD’in saldırısı sonucunda yaşamını yitirenler, 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi öncesinde anıldı.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, meslek ve kitle örgütlerinin katılımıyla düzenlenen anmada, yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankart açıldı.

    “BARIŞ ÇIĞLIĞINI HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da barış talebiyle Gar Meydanı’nda toplanan ve burada yaşamını yitirenleri anmak için bir araya gelindiğini belirtti. Kerestecioğlu, şunları söyledi:

    “Hepimiz hâlâ o günün acısını derin bir şekilde yaşıyoruz. Dünyada kendisine lider diyen ve savaş politikaları yürüten özellikle erkekler olsa da dünya halkları barış istiyor. Çünkü tüm engellemeler, temsil hakkının gaspedilmesi, kayyumlar ve saldırılar, ülkedeki demokrasi ve barışı umudunu öldürmek için yapılıyor. Tıpkı arkadaşlarımızı IŞİD çetelerinin öldürmesi gibi. Demokrasi ittifakı ile barış çığlığını haykırmaya devam edeceğiz.”

    Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, siyasi parti ve kurum temsilcileri, emek ve meslek örgütleri, HDP Milletvekilleri Mithat Sancar, Filiz Kerestecioğlu, CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ile Tandoğan Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.

    “BÜTÜN SAVAŞLAR ÖNCE KADINLARI VE ÇOCUKLARI VURUR”

    Tandoğan Meydanı’nda yapılan basın açıklamasını okuyan Dev Maden Sen Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, “1939 yılından bugüne seksen yıl içinde insanlık yine sayısız savaşlara, katliamlara, soy kırımlara tanıklık etti, ediyor. Acılar yaşadı. Emperyalist, kapitalist sistem ekonomik krizini bölgesel savaşlarla, kıyımlarla aşmaya çalışırken; bölgeleri, coğrafyaları kana bulamaya devam ediyor. Halkların etnik kimlikleri, inançları, yaşamları, savaşların aleti olarak kullanılıyor. Bütün bu hayatların yitmesi, açlığın, yokluğun, yoksulluğun insanlığın dramı haline gelmesi, doğanın yakılıp yıkılması savaş çığırtkanlarının umurunda olmamıştır.
    Yaşamlarını kurtarmak için savaş bölgelerinden gitmek/ayrılmak zorunda bırakılan insanlar karşılıksız veya ucuz emek gücü olarak kullanılmaktadır. Bütün savaşlar önce kadınları ve çocukları vurur. Aylan bebek bu dramın sembolüdür” ifadelerini kullandı.

    “SAVAŞLAR HER YÖNÜYLE YIKIMDIR”

    “Savaşlar, her yönüyle yıkımdır. İnsanlığın yıkımıdır. Barış ise yaşamdır. İnsanlığın onurlu yaşamıdır. Ferahlıktır, bolluktur. Bugün barış mücadelesi her zamankinden daha değerlidir.
    Çünkü, bu coğrafyada barış sözcüğü suç olarak görülürken; savaş sözcüğü ve savaş çığırtkanlığı kutsanmaktadır. Siyasal iktidar, kaderini ve geleceğini savaş politikalarına bağlamıştır. Savaş ve çatışma diliyle; milliyetçilik, ırkçılık geliştirilerek, halklar ve emekçiler kutuplaştırılıp, farklılıklar ötekileştirilirken, emekçilerin iş ve can güvenliği ile birlikte tüm demokratik hakları ortadan kaldırılarak tam bir diktatörlük ortamına gidilmektedir” diye konuşan Görgün, şöyle devam etti:

    “KHK ile ihraçların, hiçbir yargı mekanizması işletilmeden darbe ile ilgisiz yüz binlerce insana uygulanarak muhalif kişilerin kamudan ihracını, bir iki tweet için 5 yıla varan hapis cezaları, sorgusuz sualsiz, delilsiz kitlesel gözaltılar, tutuklamalar; ana muhalefet partisi başkanına lince kalkışanların serbest bırakılarak, haklarında dava açılmamış olması diktatörlükten, hukuksuzluktan başka neyle izah edilebilir?
    Yapılan yerel seçimlerden sonra halkın kullandığı yüksek oy oranıyla seçimleri kazanan belediye başkanlarının görevden alınması da anti demokratik bir uygulama olarak, halkın iradesine bir darbe olmuştur. Yıllardır, “sandık, demokrasinin olmazsa olmazıdır” diyen bu iktidar, artık seçim sonuçlarını kabullenmemekte. Halkın iradesine ya mahkeme ve seçim kurulu yoluyla ya da kayyumlarla darbe vurulmaktadır. Herkes bilmelidir ki; Diyarbakır, Mardin ve Van illerine atanan kayyumlar, halkın iradesini, alenen bir defa daha yok saymaktır. Bununla birlikte seçimle gelen seçimle gider kuralını da ayaklar altına almaktır. Kayyumlarla birlikte bu iktidarın, sandık ve seçimler demokrasinin namusudur söylemi demogojiden ibaret olmuştur. Bizler, barışı savunduğumuz gibi kayyumlara karşı tüm halkların iradesini de omuz omuza birlikte savunacağız. Siyasal iktidar bir taraftan da savaş diliyle, ekonomik krizi, milyonlarca emekçinin ve yoksulun sırtına bindirmenin çabası içindedir. Biz biliyoruz ki tüm savaşlarda olduğu gibi, siyasal iktidarın olası sınır ötesi savaşında da savaşın can bedelini biz emekçilerin çocukları öderken, ekonomik bedelini de yine biz emekçiler ve yoksul halklarımız ödeyecektir. Bütçeden savaşa ayrılan pay artmaktadır. Bu anlamda biz işçiler, emekçiler bu ülkede temel sorun olan, Kürt sorunun gelinen noktada savaş politikalarıyla çözülemeyeceğinin bilinciyle, sorunun barış içinde ele alınmasını istiyoruz.”

    Miting, Türkçe, Kürtçe ve Lazca söylenen türkülerle, halaylarla son buldu.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Ankara’da 2 Temmuz mitingi için yürüyüş başladı-VİDEO

    Ankara’da 2 Temmuz mitingi için yürüyüş başladı-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da yapılan Sivas katliamı mitingi için Sıhhiye Köprüsü’nden yürüyüş başladı. 

    3 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta Madımak Oteli’nde gericiler tarafından yakılarak katledilen canlar için anmalar düzenlenmeye devam ediyor. Ankara’da bugün Tandoğan Meydanı’nda yapılacak 2 Temmuz mitingi için yürüyüş başladı.

    Sıhhiye Köprüsü’nden yürüyüşe başlayan kitle “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı unutma unutturma” sloganları atılarak yaşamlarını yitiren canların resimleri taşındı.

  • Kızılay’da stand açan sendika temsilcileri 1 Mayıs’a çağrı yaptı-VİDEO

    Kızılay’da stand açan sendika temsilcileri 1 Mayıs’a çağrı yaptı-VİDEO

    PİRHA – 1 Mayıs öncesi Ankara Kızılay’da stand açan KESK, DİSK, TMMOB, TTB üyeleri, “OHAL’in sürekli hale gelmemesi için, iş cinayetlerinde ölmemek için, çocuklarımız geleceğimiz, ekmeğimiz, aşımız için alın terimizin hakkı için, onurumuz için, ülkemiz için” diyerek 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’na çağrı yaptı.

    1 Mayıs hazırlıkları kapsamında Ankara Kızılay’da stand açan KESK, DİSK, TMMOB ve TTB üyeleri, halka 1 Mayıs’ta alanlarda olma çağrısı yaptı.

    Dev Maden-Sen iç Anadolu Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, “Güzel günler için, ülkemize demokrasinin tekrar gelmesi için olağanüstü halin sürekli hale gelmemesi için, iş cinayetlerinde ölmemek için, çocuklarımız geleceğimiz, ekmeğimiz, aşımız için alın terimizin hakkı için, onurumuz için, ülkemiz için haydi, Ankara’ da 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’na” diyerek çağrıda bulundu.

    Eğitim Sen 1 Nolu Şube Başkanı 1 Mayıs tertip Komitesi Başkanı Sultan Saygılı ise “Güzel günler için Tandoğan’da olacağız, iş cinayetlerinin arttığı, saldırıların demokrasi ve özgürlüklerin kaldırıldığı, tek adam rejiminin hayata geçirildiği bir ortamda taleplerimizle güzel günlere koşarak gidebilmek ve mücadeleyi verebilmek için Tandoğan da olacağız” diyerek halka çağrı yaptı.

    “GÜZEL GÜNLER İÇİN 1 MAYIS’TA TANDOĞAN MEYDANI’NA”

    Haber-Sen 2 No’lu Şube Başkanı Mehmet Ali Elçek de “İşçinin, emekçinin birlik, mücadele dayanışma gününde herkesi parasız eğitim, parasız sağlık, bilimsel, ana dilde eğitim için, özelleştirmelere dur demek için, güzel gelecek günler için, yargı bağımlılığı için, herkesi Tandoğan’a davet ediyorum” diye konuştu.

    1 Mayıs’a çağrı yapan diğer isimler şöyle:

    Büro emekçiler sendikası Ankara 1 Nolu Şube Başkanı İsmet Meydan:

    “24 Haziranın Yolu 1 Mayıstan geçer.1 Mayısta işçiler, emekçiler, öğrenciler, kadınlar, hep birlikte taleplerimizi meydanlarda haykırmak için birlikte olmalıyız. Ülkemizin çocuklarımızın geleceği için, adalet ve hukuk için, iş cinayetlerine, kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüzlerine karşı çocuk istismarlarına karşı hep birlikte meydanlarda olmalıyız. Dolaysıyla 24 Haziranda yapılacak seçim 1 Mayıs’a girdiğimiz süreçte çokta önemli, alanlara bekliyoruz.”

    Tüm Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası Ankara 2 Nolu Şube Sekreteri  İsmail Kaygusuz:

    “1 Mayısın bizim için anlamı ve önemi büyük ülkemizin büyük savaşlara ve karanlıklara itildiği açlığın, yoksulluğun arttığı bu dönemde biz bu 1 Mayıs’a büyük anlam ve önem biçiyoruz. Ve bu 1 Mayıs’a tüm ezilenlerin yoksulların bu sistemin mağdur ettiği herkesi işçileri, yoksul Kürt halkını, Alevileri, memurları, öğrencileri, herkesi, HES’lere karşı direnen köylüleri de alanlara bekliyoruz.”

    Emekçi Aygül Gülhan:

    “1 Mayıs’ı, emek mücadelesinde ön saflarda olan işçi sınıfının bayramını kutluyorum. 1 Mayıs’ta bütün çalışanların, bütün emekçilerin ve bütün yoksulların 1 Mayıs Tandoğan alanında buluşmasını diliyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA