Etiket: tandoğan

  • Yurttaş Birlikteliği’nden emekliler için ortak çağrı: Bütçeden payımızı istiyoruz!-VİDEO

    Yurttaş Birlikteliği’nden emekliler için ortak çağrı: Bütçeden payımızı istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Yurttaş Birlikteliği kuruluşları yaptıkları açıklamayla “Emeklilerin Bütçe Hakkı Mitingi”ne katılım çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, 17 milyonu bulan emeklinin büyük kısmının yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği vurgulanırken, bu durumun insan onuruna aykırı olduğu belirtildi.

    Ankara’da Yurttaş Birlikteliği kuruluşları olarak bir araya gelen 33 sendika, dernek ve federasyon, emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının korunması ve güçlendirilmesi amacıyla 29 Kasım’da Tandoğan Meydanı’nda yapılacak “Emeklilerin Bütçe Hakkı Mitingi” için ortak çağrıda bulundu. Basın açıklaması, Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleştirildi. Ortak açıklamayı ise Avukat Şenal Saruhan okudu.

    “TALEPLERİMİZ EMEĞİMİZİN HAKKIDIR” 

    Açıklamada, sayısı 17 milyonu bulan emeklilerin büyük kısmının yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği vurgulanırken, bu durumun insan onuruna aykırı olduğu belirtildi. Avukat Şenal Saruhan tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Yıllarca topluma hizmet etmiş milyonlarca emekli, bugün açlık sınırının altında yaşamaya zorlanıyor. Maaşlarımız her geçen gün eriyor, sağlık hizmetlerine erişim zorlaşıyor, sosyal yaşamdan dışlanıyoruz. Bu nedenle bir kez daha sesimizi duyurmak, taleplerimizi haykırmak için 29 Kasım’da Tandoğan’da olacağız.”

    “EMEKLİLER 8 MADDELİK TALEP LİSTESİYLE MİTİNGE GİDİYOR” 

    Ortak açıklamada emeklilerin başlıca talepleri şöyle sıralandı:

    1. En düşük emekli maaşının, en düşük memur maaşıyla eşitlenmesi,

    2. Emeklilerden kesilen katkı paylarının kaldırılması ve ücretsiz sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması,

    3. Bütçe kaynaklarının toplumun tüm kesimlerine adil şekilde dağıtılması,

    4. Bayram ikramiyelerinin bir maaş tutarına çıkarılması ve yılda dört kez ödenmesi,

    5. Banka promosyonlarının her yıl ve bir maaş tutarında verilmesi,

    6. Huzurevi kapasitesinin 50 bin yatağa çıkarılması,

    7. Emekli sendikalarının yasal statüye kavuşturulması, örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması,

    8. Engellilerin erken emeklilik hakkını ortadan kaldıran 7538 sayılı yasanın iptal edilmesi.

    Saruhan açıklamasında, bu taleplerin sadece ekonomik değil, aynı zamanda anayasal ve evrensel haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    MİTİNG 29 KASIM’DA TANDOĞAN’DA 

    Yurttaş Birlikteliği bileşenleri, başta emekliler olmak üzere tüm yurttaşları 29 Kasım Çarşamba günü saat 13.00’te Tandoğan Meydanı’nda yapılacak mitinge katılmaya davet etti. Açıklamada, “Taleplerimiz emeğimizin hakkıdır. Halkımızı, sesimize güç vermeye çağırıyoruz. Sesimiz çığlığımızdır” denildi.

    YURTTAŞ BİRLİKTELİĞİ BİLEŞENLERİ (İMZACI KURULUŞLAR)

    1. 29 Ekim Kadınları Derneği

    2. 2021 Tüm Emekliler Sendikası

    3. Alevi-Bektaşi Federasyonu

    4. Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği

    5. Ankara Dayanışma Derneği

    6. Ankara Divriği Kültür Derneği

    7. Ankara Kadın Ressamlar Derneği

    8. Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Derneği

    9. Bağımsız Emekliler Sendikası

    10. Birleşik Kamu-İş

    11. Çayyolu Güç Birliği

    12. Çiğdemim Derneği

    13. DİSK Devrimci Emekli Sendikası

    14. Eğitim-Der

    15. Eğitim-İş

    16. Eğitim-Sen

    17. Emekli Meclisleri Sendikası

    18. Emekli ve Emekçiler Dernekleri Federasyonu

    19. Hacı Bektaş Eğitim ve Kültür Derneği

    20. Halkevleri

    21. İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Mezunları Derneği

    22. Kahramanmaraş Dernekleri Federasyonu

    23. Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu

    24. Köy Enstitüleri Çağdaş Eğitim Vakfı

    25. Ozan-Der

    26. Öğrenci Veli Derneği Ankara Şubesi (Veli-Der)

    27. Öğretmen Okullular ve Eğitimciler Derneği (Öğret-Der)

    28. Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

    29. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği

    30. Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği

    31. Sosyal Demokrasi Derneği

    32. Tüketici Hakları Derneği

    33. Tüm Emeklilerin Sendikası

    PİRHA/ANKARA


     

  • 28 Aralık’ta yapılacak mitinge çağrı: Herkesin kardeş olduğu bir ülke istiyoruz -VİDEO

    28 Aralık’ta yapılacak mitinge çağrı: Herkesin kardeş olduğu bir ülke istiyoruz -VİDEO

    PİRHA- 28 Aralık’ta Tandoğan’da yapacakları miting öncesinde basın açıklaması yapan Yurttaşlar Birlikteliği, “Umudu dile getirmek için, umudu yükseltmek için ve yükselttiğimiz sesimizi iktidara, yönetenlere duyurmak için 28 Aralık’ta saat 11’de AKM toplanıp yürümeye başlayacağız” dedi.

    Birçok sendika, sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşu ile oluşturulan Yurttaş Birlikteliği, 67 katılımcı ve çağırıcı kuruluşun yer alacağı, “kadın, çocuk, engelli, emekli, işçi, hayvan hakları ve ekoloji” konulu mitingi 28 Aralık’ta Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda  gerçekleştirecek.

    Mülkiyeliler Birliği’nde basın açıklaması yapan Yurttaş Birlikteliği, herkesi 28 Aralık’ta düzenlenecek mitinge katılmaya çağırdı.

    “HEP BİRLİKTE MÜCADELE ETMEK İÇİN YOLLAR ARIYORUZ”

    Ülkenin özellikle son yıllarda karanlığa doğru gitmesinin acısı en yoğun olarak yurttaşların hissettiğini belirten Şenal Sarıhan, şunları söyledi:

    “Açlık var, yoksulluk var, işsizlik var, katliamlar var, çocuklarımızı kaybediyoruz, bebekleri kaybediyoruz, kadınları kaybediyoruz, doğayı kaybediyoruz. Kaybettiğimiz o kadar çok şey var ki bütün bunların arasında bir araya gelmek ve hep birlikte mücadele etmek için de yollar arıyoruz. Tek aracımız demokratik kuralları işletmek. Bizim söz hakkımız var yurttaşlar olarak, toplanma özgürlüğümüz var, ifade özgürlüğümüz var. İşte bu özgürlüklerin tümünü birlikte değerlendirebileceğimiz bir miting için Türkiye’nin değişik yerlerinde toplantılar düzenledik. Hayır demenin zamanıdır dedik. Ne yazık ki eylülden bu yana yeni yeni acılar yaşandı. Kaz Dağlarına bir kadınken bin kadın gitti. Orada ekolojik haklar için mücadele etti. Madenler bölgesinde yitirdiğimiz gençler, insanlar oldu. Daha geçmiş acıları kapatmamışken pek çok yerde can kıyımına da tanıklık ettik. Bütün bu süreç içinde işsizliğin, yoksulluğun tırmandığı bu günlerde, eğitimin tamamen laik bir çizgiden uzaklaştığı bugünlerde, eğitim hakkı için mücadele eden eğitim sendikalarımız, öğrencilerin kendi eğitim hakları için verdiği mücadele bunların yanına gelmiş olan kadınların yaşam hakkı mücadelesi ve derken bir başka şeyle karşılaştık; yurttaşın siyasi haklar konusundaki iradesi de elinden alınıyor. Yerel seçimlerin sonucunda kazanılmış olan belediyelere kayyum atanıyor. Bu bizim için eski bir hikayedir. Geçmişten de biliyoruz bu olguları. Ama seçme ve seçilme hakkı demokratik hakların en temelidir. O zaman bu konuda da yurttaşların söylemesi gereken bir sözü olması gerekir diye düşündük. Engelli arkadaşlarımızın hakları için de ayağa kalkmak gerekir dedik. Engelli çocuk sahibi olan ailelerin çocuklarının yaşamlarına son verip sonra kendilerinin de yaşamlarına son verdiğine tanıklık ettik.”

    “KARDEŞÇE HALAYA DURACAĞIZ”

    “Biz ülkede güzel günler bekliyoruz” diyen Sarıhan, şunları kaydetti:

    “Şu mavi dökün altında hepimizin gülümseyebileceği, birlikte olabileceği, kadın erkek ayrımının, cinsiyet ayrımının olmadığı Kürt, Türk, Abaza, Çerkez ayrımının olmadığı, herkesin kardeş olduğu, herkesin birlikte olduğu, hepimizin sevinçle, sevgiyle kucaklaştığı bir Türkiye istiyoruz yurttaşlar olarak. Burada demokratik kitle örgütleri temsilcileriyiz ama esas kimliğimiz yurttaşlıktır. Umudu dile getirmek için, umudu yükseltmek için ve yükselttiğimiz sesimizi iktidara, yönetenlere duyurmak için 28 Aralık’ta saat 11’de AKM toplanıp yürümeye başlayacağız. Nereye? Tandoğan’a. Geçmişte milyonları topladığımız o güzelim alana hep birlikte gideceğiz ve kardeşçe halaya duracağız.”

    “TÜİK’İN RAKAMLARININ DAHİ ALTINDA OLAN BİR DEĞERLENDİRME YAPILDI”

    Asgari ücret sorununa ilişkin konuşan Sarıhan, “Siz yoksulluğa mahkumsunuz yoksul olun, karnınızı doyurmayın. Sadece öte dünyaya bağlanın. Açlıkla, sefaletle yaşayın. Herhangi bir kültür olanağına kavuşmayın. Okumayın, yazmayın, tiyatroya gitmeyin, sinemaya gitmeyin. Bunlar lüks şeylerdir. Karınızı doyurduğunuzda şükredin’ der gibi bir açıklama yapıldı. TÜİK’in rakamlarının dahi altında olan bir değerlendirme yapıldı” diye belirtti.

    “ADALET, BARIŞ, EŞİTLİK VE LAİKLİK İSTİYORUZ”

    10 Ekim Katliamı davasının da Sivas Madımak Katliamı davası gibi zaman aşımı kararına götürülmeye çalışıldığına vurgu yapan Şenal Sarıhan, “Aynı zamanda adil yargılanma haklarımızın da ihlal edildiği bir dönemdeyiz. Bugün iki önemli duruşma var adliyelerde. Dün bir başka bir katliam 103 canımızı yitirdiğimiz bir katliam duruşması hazirana bırakıldı. Yani zaman aşımına doğru götürülüyor, Alevi topluluğunun özenle izlediği, demokratik kamuoyunun özenle izlediği Sivas Katliamı davasında olduğu gibi. 6 aylık ertelemelerle zaman aşımına terk edilmeye hazırlanan, hak kapıları kapanan, adalet kapıları kapanan bir yargı süreciyle de karşı karşıyayız. Ama biz tekrar ediyoruz. Adalet istiyoruz, biz barış istiyoruz, biz eşitlik istiyoruz ve laiklik istiyoruz” diye konuştu.

    “KÖTÜ BİR YILI UĞURLAYIP YENİ YILI SELAMLAYACAĞIZ”

    Turan İçli ise, “Üzerimizde mavi yelekler var. Neden mavi çünkü kapkara bir dönemden geçiyoruz. Bu karanlığın ve karamsarlığın karşısına biz maviyi koyuyoruz. 2025 yılında Türkiye’yi mavi boyayacağız. 2024 yılını kitlesel bir şekilde uğurlamak istedik. Kötü bir yılı uğurlayıp yeni yılı selamlayacağız” dedi.

    Açıklamanın ardından yurttaşlar söz alarak sıkıntılarını dile getirdi. Konuşmaların ardından ise mitinge çağrı yapmak amacıyla bildiriler dağıtıldı.

    PİRHA\ANKARA

  • Ankara’da 1 Mayıs coşku ile başladı-VİDEO

    Ankara’da 1 Mayıs coşku ile başladı-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da 1 Mayıs saat 12.00 itibariyle işçi ve emekçilerin, Tandoğan Meydanına akın akın gelmesi ile başladı.

    Video eklenecek

    Ankara’da erken saatlerden itibaren yoğun yağmura rağmen kitleler akın akın Tandoğan Meydanı’na giriş yapıyor.

    “Yaşasın 1 Mayıs” yazılı pankartların taşındığı 1 Mayıs kutlamalarında; DEM Parti, CHP, DİSK, KESK, EMEP, TKP, TİP, EĞİTİM SEN, HALKEVLERİ, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), çevre örgütleri, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, köy dernekleri ve birçok sol, sosyalist kurum alanda yerini aldı.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP, Tandoğan mitingini de iptal etti!

    CHP, Tandoğan mitingini de iptal etti!

    PİRHA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 14 Ocak’ta Ankara’da yapılması planlanan mitingin iptal edildiğini duyurdu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Federe Kürdistan Bölgesinde yaşanan çatışmada yaşamını yitiren 9 asker nedeniyle tüm programlarını iptal etti.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 14 Ocak’ta Ankara’da yapılması planlanan mitingin de iptal edildiğini duyurdu. Özel, X platformundan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Sabah saatlerinde toplanan Merkez Yönetim Kurulumuzda, Pençe Kilit operasyon bölgesinde yaşanan gelişmeleri tüm yönleriyle ele almayı sürdürüyoruz.

    Daha önceden duyurduğumuz yarın Ankara Tandoğan’da gerçekleştireceğimiz mitingi iptal ettiğimizi kamuoyuna ilan ederiz.

    Konu hakkında kapsamlı değerlendirme ve açıklamayı MYK bitiminde yapacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • İşçiler Tandoğan Meydanına aktı- VİDEO

    İşçiler Tandoğan Meydanına aktı- VİDEO

    PİRHA – 1 Mayıs kutlamalarının önemli adreslerinden birisi de Ankara oldu. Tandoğan Meydanı’nda bir araya gelen emek kesimi, kıdem tazminatından taşeronlaşmaya, kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasından eğitim sistemindeki sorunlara kadar birçok talebini slogan ve marşlarıyla haykırdı.

    İşçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için Ankara’da bir araya geldiği adres; Atatürk Kültür Merkezi (AKM) oldu. Kortejler halinde yürüyüşe geçen on binlerce emekçi, Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi, kıdem tazminatının fona devredilmesi projesi, taşeron işçilerin sorunları, iş güvenliği önlemlerinin etkin bir şekilde alınması gibi sorunları sloganlarıyla haykırdı.

    Tandoğan Meydanı’nda bir araya gelen işçi ve emekçiler, Gezi direnişi sürecinde katledilenlerin yanı sıra, Soma maden kazasında yaşamını yitiren 301 işçi, 1 Mayıs 1977’den, 10 Ekim’e tüm saldırılarda katledilenleri andı.

    DİSK, KESK, TMMOB, TTB VE Kamu-İş Konfederasyonu öncülüğünde yapılan kutlamalarda ilk olarak ortak metin okundu.

    “HAVA İŞÇİDEN YANA DÖNDÜ”

    “Ağır koşullarda taleplerimiz için mücadele ediyoruz” denilen metinde şunlar dile getirildi:

    “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyenler, hoş geldiniz…

    Bugün, dünyanın en görkemli meydanlarında işçiler- emekçiler, ezilen halklar, kol kola- omuz omuza haykırıyorlar. Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında yeni bir rejim yapılanıyor. Yasama, yürütme yargı bir kişinin sözüne bakıyor, her alanda yandaş örgütlenmeler toplumu kutuplaştırıyor. Tüm muhalifler tehdit altında, ülke açık cezaevine dönüştürülmüş durumda, bu ağır koşullarda taleplerimiz için mücadele ediyoruz. Bu ülkede anayasal bir hak olan grevi yasaklamakla övünen bir iktidar var.

    Hapishaneleri, muhaliflerle, akademisyenlerle, gazetecilerle, siyasetçilerle, dolduranlara, tacizcileri, katilleri, kadına şiddet uygulayanları serbest bırakanlara karşı hak hukuk adalet için bugün ülkemizin dört bir yanında meydanları doldurduk. Martın sonu bahar dedik, bugünde hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel diyenler bir arada alanlardayız.”

    “KRİZİN BEDELİNİ KRİZİ YARATANLAR ÖDESİN”

    Okunan ortak metinde cezaevlerinde süren açlık grevleri de hatırlatılarak şöyle devam edildi:

    “Cezaevlerinde mahkûmların en temel anayasal haklarını kullanmak için açlık grevi yapmak zorunda kaldığı, çocuklar ölmesin dediği için Ayşe öğretmenin hapse atıldığı, barış talebinin yargılandığı ve cezalandırıldığı, gazetecilerin cezaevine girmek için kuyruk oluşturduğu, KHK’lar ile işten atılan yüzbinlerce kamu emekçisinin açlığa mahkum edildiği bir ülkede barış, kardeşlik, özgürlük ve adalet talebi ile 1 MAYISTA alanlardayız. 2001 Ekonomik krizinin yarattığı atmosfer üzerinden iktidar olup, 2008 krizinde ‘kriz ülkemizi teğet geçti, içinde bulunduğumuz ekonomik kriz koşulları için ülkede kriz yok’ deyip her defasında krizin bedelini emekçilerin, yoksul halkımızın sırtına yıkan siyasi iktidara artık yeter krizin bedelini krizi yaratanlar ödesin iradesi ve mücadele kararlılığı ile bugün 1 Mayıs alanlarını doldurduk.

    Yeni ekonomi programı ve yapısal reformlar adı altında emekçilerin kazanılmış hakları gasp edilmek isteniyor. İşsizlik fonu yağmasından sonra kıdem tazminatlarının fona devredilmesi adı altında kıdem tazminatı hakkımız gasp edilmek isteniyor. Toplumsal dayanışmayı esas alan kamusal emeklik sistemi tasfiye edilerek yerine zorunlu bireysel emeklilik sistemi dayatılıyor. Mücadele ederek kazandığımız haklarımızın gaspına yine mücadele ederek sahip çıkma kararlılığı ile bugün ülkemizin dört bir yanında alanlardayız.

    Dolaylı ve dolaysız vergilerle soyulduğumuz, emekçilerden alınan vergilerin patronlara teşvik olarak verildiği adaletsiz vergi sistemine karşı adil bir vergi sistemi kurulması, asgari ücretin vergi dışı bırakılması, vergi dilimi soygununa son verilmesi için alanlardayız.

    İşçi sağlığı, iş güvenliği önlemlerinin etkin bir şekilde alınması, iş cinayetlerinin önüne geçilmesi, kadın işçilere eşit ücret verilmesi, taşeron çalışmanın yasaklanması, iş güvencesinin sağlanması, açlık ve yoksulluk sınırı altındaki maaş ve ücretlere karşı insanca bir yaşam için alanlardayız.

    Ülkede, bölgede, dünyada barış istiyoruz, emperyalist işgallerin son bulması için, halkların kardeşliği için alanlardayız. Etnik, dinsel, mezhepsel farklılıklarımızla bir arada yaşamı savunduğumuz için alanlardayız. Toplumu kutuplaştırarak siyasi ikbal peşinde koşanlara, kendi beka sorunlarını, ülkenin bekası diye bizlere yutturmaya çalışanlara karşı 1 Mayıs alanlarını doldurduk. Karanlığın sonu aydınlık dedik başardık. Şimdi emekçilerin elleriyle her mevsimin bahar olduğu yeni bir dünya yaratacağız

    Kıdem tazminatının fona devredilmesi projesinden vazgeçilmelidir.

    Eğitim ve sağlık gibi tüm kamusal hizmetlerin piyasalaştırılmasına son verilmelidir.

    Güvenlik soruşturmaları ve mülakat bahanesi ile ataması yapılmayan kamu emekçilerinin ve atanmayan öğretmenlerin atamaları derhal yapılmalıdır.

    Taşeron işçilerin kadroya alınmasında yaşanan ayrımcılığa son verilmelidir. Belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilerin mağduriyetleri ortadan kaldırılmalı ve kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.

    Kamuya ve belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilere ikinci sınıf işçi muamelesi yapılmasından vazgeçilmelidir.

    Emekli aylık ve gelirleri enflasyon ve milli gelir artışı ölçüsünde artırılmalıdır. Asgari ücretin altında kalan tüm emekli aylık ve gelirleri asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır.”

    Okunan ortak metin ardından Çankaya Belediyesi Temizlik İşleri Çalışanlarının oluşturduğu Grup Teneke, Marş ve ezgileriyle kitleyi coşturdu.

    Moğollar grubunun dinletisiyle kutlamalar son buldu.

    PİRHA / ANKARA

     

  • Ankara’da 1 Mayıs’ta ‘Güzel günler göreceğiz’ mesajı- VİDEO

    Ankara’da 1 Mayıs’ta ‘Güzel günler göreceğiz’ mesajı- VİDEO

    PİRHA-Ankara’da 1 Mayıs binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. İşçiler, kamu emekçileri, hekimler, mimar ve mühendisler, kadınlar, gençler, siyasi partiler özellikle OHAL’e tepki gösterdi. 24 Haziran seçimleri öncesi mesajların verildiği 1 Mayıs’ta “Güzel günler göreceğiz” denildi.

    Ankara Tabip Odası, TMMOB, DİSK, Genel İş Sendikası, Eğitim Sen ve Türk İş’in aralarında bulunduğu birçok meslek örgütünün ve sendikaların Ankara’daki 1 Mayıs İşçi Bayramı mitinginin adresi bu yıl Tandoğan Meydanı’ydı.

    Ankara’daki miting alanında sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun güvenlik önlemleri alındı. Alana çantayla girişe izin verilmeyen miting için emekçiler Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanmaya başladı.

    ‘DOLAR 4, EURO 5, BENZİN 6 TL’ PANKARTI

    ‘Demokrasi istiyoruz’, ‘Patronları değil çocukları koru’, ‘Dolar 4, Euro 5, Benzin 6, Yaz Okulu 519 TL’, ‘Savaşa Değil Eğitime Bütçe’, ‘Gazetecilik Suç Değildir’ pankartlarının açıldığı eylemde oluşturulan kortej Tandoğan Meydanı’na doğru sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti.

    Ankara Tandoğan’da ünlü İspanyol dizisi ‘La casa de papel’e atıf yapan afiş de vardı. Ankara Üniversitesi öğrencileri ünlü İspanyol dizisi ‘La casa de papel’ maskeleri eşliğinde Ankara’daki 1 Mayıs’a katıldı. ‘Koş Yoldaş Koş Arkanda Eski Dünya Var’ pankartı açan öğrenciler sloganlar eşliğinde alana giriş yaptı. 

    Ankara Valiliği’nin açıklamasında olduğu gibi sırt çantalarına izin verilmedi. Sadece kol çantalarına izin verilirken elinde gazete, powerbank, parfüm şişesi vb. çeşitli eşyalarla giriş yapanlara engel çıkarılması tepkilere neden oldu.

    Yürüyüşün en önünde DİSK ve KESK’e bağlı sendikalar, ardından TMMOB ve Ankara Tabip Odası yer aldı. Sendika ve meslek odaları “İnsanca bir yaşam, emek demokrasi ve özgürlük için yaşasın 1 Mayıs. Biji Yek Gulan”, “Güzel günler göreceğiz” ortak pankartıyla yürüdü.  DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş “Ekmeğimizi kazanırken hayatımızı kaybetmeyeceğiz” pankartı ile ile alana girerken, Sosyal-İş Sendikası kitabevi ve yayınevi çalışanlarına birleşme çağrısında bulundu.

    Bu yıl Arkadaş Kitabevi’nde çalışan işçiler Sosyal-İş’e üye oldukları için işten atılmış ve direnişe geçmişlerdi. DİSK üyesi işçiler “Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları attı. Taşeron işçilerinin ayrımsız kadro talebi de alana yürüyüşte özellikle vurgulandı.

    TÜRK-İŞ 1 MAYIS’TAN ÇEKİLDİ

    Türk-İş’in 1 Mayıs tertip komitesinden çekilmesi mitinge işçi katılımını etkiledi. Ancak Türk-İş’e bağlı Tümtis, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Tez-Koop-İş sendikaları mitinge katıldı. Türk-İş’in 1 Mayıs’a katılmamasına rağmen Türk-İş üyesi bazı işçilerin 1 Mayıs’a katıldığı görüldü. Petrol-İş Sendikası Ankara Şubesi ise sendika binası önünde 1 Mayıs açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada Türk-İş’in tutumuna tepki gösterildi. Ancak Türk-İş’in katılmamasına rağmen mitinge katılım kitleseldi. G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu da “Gazetecilik suç değildir” pankartıyla cezaevindeki gazetecilere özgürlük istedi.

    “KARANLIK BİR REJİMİN KURULMASINI DURDURACAĞIZ”

    DİSK Ankara Bölge temsilcisi Tayfun Görgün konuşmasına 77 1 Mayıs’ında, Maraş’ta, Çorum’da, Madımak’ta, Haziran direnişinde, Suruç, 10 Ekim Ankara Katliamı’nda katledilenleri, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçileri, kadın cinayetlerinde katledilen kadınları anarak başladı. Bütün dünyada işçilerin, emekçilerin, halkların bugün alanlara çıktığını belirten Görgün, bütün dünya işçi, emekçi ve halklarını selamladı.

    Bu düzenin kimin çıkarına ve kimin zararına olduğunun 20 Temmuz’da ilan edilen ve  iki yıldır devam eden OHAL koşullarında daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Görgün, grevlerin yasaklandığını, sendikal hak ve özgürlüklerin yok sayıldığını belirtti. Görgün, bu düzenin işsizlerin “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselirken, işsizlik fonlarının patronlara aktarıldığı, herkesin işsiz kaldığı, her yıl iki binden fazla işçinin öldürüldüğü bir düzen olduğunu belirtti. Görgün konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hukukun yerini fermanların, liyakatın yerini sadakatin aldığı bir düzen bu düzen. Çocuk gelinlerin, çocuk işçilerin her geçen gün arttığı bir düzendir. Ama bizler bu düzenden daha güçlüyüz. Tek Adamdan büyük milyonlar var. Bu düzene itirazı olan bizler, adalete hasret milyonlarız. Bu meydandan söz veriyoruz. Karanlık bir rejimin kurulmasını durduracak, yeni bir düzeni emekçi ellerimizle yeniden kuracağız Güzel günler göreceğiz.  Yitirdiklerimize sözümüz olsun. Biz kazanacağız. Yaşasın 1 Mayıs. Biji yek gulan. Birlik, mücadele yolumuz açık olsun.”

    OHAL’İN GÜLÜ PATRONA, DİKENİ EMEKÇİYE

    Tertip Komitesi Başkanı Sultan Saygılı da “İşçilerin hak arayışlarının, grev haklarının, OHAL gerekçesiyle engellendiği, bunun bir başarıymış gibi, iktidar tarafından sermaye sınıfına anlatıldığı bir dönemdeyiz. İşverenler için gül bahçesi haline getirilen düzen, işçiler için dikenli tarla haline getirilmiştir. TTB ve KESK genel merkez yöneticilerinin tutuklanması, sendika yöneticilerine yönelik baskı ve gözaltılar iktidarın bu planlarının bir parçasıdır” dedi.

    KHK’ler ile Anayasa ve yasaların yok sayıldığını belirten Saygılı, “Siyasetçiler, gazeteciler, öğrenciler, sendikal mücadele yürütenler tutuklanıyor. Belediyelere kayyumlar atanarak halkın iradesi yok sayılıyor. Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına yönelik saldırılar artıyor” diye konuştu.

    KADIN CİNAYETLERİ, ÇOCUK İSTİSMARI, EĞİTİM SİSTEMİ…

    İşsizliğin faturasının kadınlara yıkılmak istendiğini ifade eden Saygılı, “Kadınlar, bir yanda güvencesizliğin, yoksulluğun ve işsizliğin, diğer yanda şiddetin türlü biçimlerine her gün daha fazla maruz kalıyor. OHAL bahanesiyle en temel hakların kullanılamaz hale getirildiği koşullarda, barış sözcüğü yasak edilirken, çocuk istismarcılarını kurtarmak için rıza yaşını 12’ye düşüren yasalar hazırlanıyor. Kadınlara ve LGBTİ’lere yönelik taciz, tecavüz ve katliamların korkunç boyutlara ulaştığı bir süreçte, Diyanet tarafından sürekli olarak kadınları ve kız çocuklarını hedef alan fetvalar yayınlanıyor” dedi.

    Eğitim sistemi yaz-boz tahtasına dönüştürülerek, dayatmacı eğitim ile çocukların geleceği üzerinde oyunlar oynandığını belirten Saygılı; demokratik, laik, bilimsel, ana dilinde, kamusal eğitimin yerini itaatkar, tekçi, cinsiyetçi ve paralı eğitime bıraktığını kaydetti. Saygılı, performans dayatması ile iş güvencesine yönelik tehditlerin her alanda yaygınlaştırıldığını söyledi.

    “GÖZLERİNİ ŞEKER’E DİKTİLER”

    Saygılı, hem “yerli ve milli” olmakla övünüldüğünü hem de halkın birikimlerinin ürünü kamu kurumlarının yok pahasına sermayeye peşkeş çekildiğini belirtti. Saygılı, “Özelleştirme rekoru kıranlar, ülkeyi temel gıda ürünlerinde bile dışarıya bağımlı hale getirenler, gözünü şimdi de şeker fabrikalarına dikiyor. Şeker fabrikalarında çalışan işçiler, memurlar, pancar küspesinden faydalanan çiftçiler başta olmak üzere yüz binlerce insan yok sayılıyor” dedi.

    “MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ”

    Saygılı, her türlü baskı ve sindirme çabasına rağmen alanlarda olmaktan, söz söylemekten geri durmayacaklarını belirterek, “Baskılarınız, bizleri yıldırmaya yetmedi, gelecek güzel günlerin ‘ne kadar gerekli’ olduğunu hatırlattı, mücadele azmimizi büyüttü” dedi.

    Miting Grup Kibele’nin söylediği ezgiler eşliğinde çekilen halaylarla son buldu. (HABER MERKEZİ)