İçeriğe geç

PİRHA

  • News

Etiket: tarım işçileri

  • Ordu’da tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 17 kişi yaralandı

    Ordu’da tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 17 kişi yaralandı

    PİRHA – Ordu’da tarım işçilerini taşıyan minibüs ile otomobilin çarpıştığı kazada 17 kişi yaralandı. Üç işçinin durumunun ağır olduğu belirtildi.

    Ordu’nun Çamaş ilçe girişi yakınlarında, Ercan Ekinci yönetimindeki mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüs ile Uğur Güneş’in kullandığı otomobil çarpıştı.

    17 KİŞİ YARALANDI 3 İŞÇİNİN DURUMU AĞIR

    Kazada, sürücülerle birlikte araçlardaki 17 kişi yaralandı. Olayın bildirilmesi üzerine kaza yerine 112 Acil Servis ekiplerinin yanı sıra jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere sevk edilirken, üç kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

    7 Ağustos 2023 14:15
  • Tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 2 ölü

    Tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 2 ölü

    PİRHA- Tarım işçilerini taşıyan minibüsün takla atması sonucu 2 işçi yaşamını yitirdi, 17 kişi yaralandı.

    Urfa’nın Ceylanpınar ilçesi Muratlı Mahallesi’nden tarım işçilerini Kızıltepe Ovası’na taşıyan minibüs, Büyük Boğaziye Mahallesi civarında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı.

    Yaşanan kaza sonrası olay yerine sağlık ekipleri gönderildi. Sağlık ekiplerinin ilk belirlemelerine göre olay yerinde 15 yaşındaki Furkan Kalemli ve 20 yaşındaki Hasret Kuş hayatını kaybetti. Kazada, 17 kişi ise yaralandı.

    Yaralılar, ambulanslarla Kızıltepe Devlet Hastanesi ve ilçedeki özel hastanelere kaldırılırken, kazada hayatını kaybeden Furkan Kalemli ve Hasret Kuş’un cenazeleri, Kızıltepe Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

    (HABER MERKERZİ)

     

    23 Temmuz 2022 13:21
  • Elmalı’daki mevsimlik işçiler: İnsanca yaşamak istiyoruz; devlet destek vermiyor-VİDEO

    Elmalı’daki mevsimlik işçiler: İnsanca yaşamak istiyoruz; devlet destek vermiyor-VİDEO

    PİRHA-Abdal Musa Dergâhı civarında mevsimlik işçi olarak çalışan işçiler, yaşadıkları sorunları ve taleplerini dile getirdi. İnsanca koşullarda yaşamadıklarını kaydeden işçiler, “Devlet hiçbir destek de bulunmuyor. Alevi canlar, lokmalarını bizlerle paylaşıyorlar. İnsanca yaşamak istiyoruz” dedi.

    Mevsimlik işçiler, ülkenin dört bir yanında ağır çalışma koşulları, kazançlardaki adaletsizlik ve kimliksel dışlanmalar gibi birçok sorun ile karşı karşıya.

    Mevsimlik işçi olarak çalışmak üzere Adıyaman’dan Antalya Elmalı’daki Abdal Musa Dergâhı’nın bulunduğu yere gelen tarım işçileri yaşadıklarını PİRHA‘ya anlattı.

    “İNSAN YERİNE KONULMUYORUZ”

    1200 km’lik bir yoldan geldiklerini belirten işçi Müjdat Konaç, yaşadıkları yerde karşılaştıkları sorunları dile getirdi. “Bizi insan yerine koyup da iyi bir yer vermiyorlar” diyen Konaç, konakladıkları alandan duydukları şikayetten bahsetti.

    Konaç, şöyle konuştu:

    “Eğer ki biz buraya 1200 km yoldan geldiysek; bizi sevgiyle, saygıyla karşılayın. Bize güzel bir yer verin ki biz de gelelim, oralara konalım. Suyumuz, banyomuz olsun ki biz de rahatımıza bakalım. İyi, kötü çadırda rahat olmaz ama yine de idare ederiz. Herkes kendi çıkarına bakıyor. Çıkarları oldu mu hemen gelip bize yapışıyorlar. Çıkarları olmadı mı bizi tanımıyorlar.

    15 senedir Ankara’da kalıyorum. Orada geri dönüşüm işini yapıyorum. Bu geri dönüşüm işi eskiden serbestti. Ama şimdi ona da el koydular. Bize çok gördüler. Şu an belediye kendi arabalarıyla topluyor. Eskiden karton topluyorduk fakat şimdi onu da alamıyoruz.”

    “ALEVİ CANLAR, LOKMALARINI BİZLERLE PAYLAŞIYOR”

    “Ne yapalım gidecek bir yerimiz, aylığımız, varlığımız yok. Evlerimizden başka hiçbir şeyimiz yok” diyen Konaç, emeklerinin karşılığını alamadıklarını kaydetti.

    Konaç, yaşadıkları yerde 160-170 TL’ye yaptıkları işi Antalya’da 100 TL’ye yaptıklarını vurgulayarak; “Boş kaldığımız günler Abdal Musa Türbesi’nde Alevi can dostlarımız yemek yapıyorlar, lokma dağıtıyorlar. Sağ olsunlar bizlerle beraber paylaşıyorlar. Boş kalmadığımız günlerde zaten işteyiz. Onun için ben devlete tekrar söylüyorum bize güzel bir işyeri veya bize şans tanısalar olmaz mı? Olur her türlü olur. Başkasının yaptığı işi biz de yaparız. Elin yapamadığı işi biz yapıyoruz ama yine de kimseye yaranamıyoruz.
    Bu çevrede en ufak bir hırsızlık olsa bir şey olsa bizi sorumlu tutarlar. Abdal Musa Türbesi’nin orada boş bir kesim alanı var. 8-10 senedir gelip orada çadırımı kuruyordum. Bu sene başka bir yerde kurduk” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET HİÇBİR ŞEKİLDE DESTEK VERMİYOR”

    İşçilerden İsmail Konaç ise günlük yevmiyelerin düşük olmasından duyduğu rahatsızlığı ifade etti. “Ne iş olursa yapıyoruz” diyen Konaç, “Çadırımızı Abdal Musa Türbesi’nin üzerine kurmuşuz. Geceleri çadırlar çok soğuk oluyor. Düzgün bir işimiz yok. Devlet bize destek vermiyor. Burada bir kamp olsaydı. Ev başı bir salon olsaydı yine yeterdi bize ama o da yok.

    Sabahtan akşama kadar çocuklar titriyorlar. Biz devletten destek bekliyoruz. Burada 35 kişiyiz. 400’e yakın burada çalışan var. Devlet bize yardım etsin. Bize bir yer göstersin, bir iş yeri versin. Biz de evimizden çıkmayalım, memleketimizden ayrılmayalım” şeklinde konuştu.

    “ÇALIŞMAK DEĞİL, OKUMAK İSTİYORUM”

    Mevsimlik işçi olarak çalışan çocuklar da var. Onlardan biri de Mehmet Ali Tokmak. Okumak istediğini söyleyen Tokmak, şunları dile getirdi:

    “Çalışmaya geldim fakat emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Dağlık alanda çadırlarda duruyoruz. Biz çalışmak istemiyoruz okumak istiyoruz. Sabah 05.00’de kalkıyoruz. Okulumu açsınlar. Ben okula gitmek istiyorum. Roman olduğum için beni okuldan dışladılar. “Sen Roman çocuğusun, burada okuyamazsın” diyerek, hep kağıtlarımı, defterlerimi yırtıyorlardı. İstanbul’da Fatih’te okulum. Okulumda okumak istiyorum. “Okulumu değiştireyim” dedim. Müdür muavini, “Senin babanın malı mı burası?” dedi. Burada benim gibi üç, dört tane çocuk daha var.”

    Cebrail ARSLAN/Tekke Köyü-ANTALYA

     

    27 Ekim 2021 09:09
  • İş cinayetleri durmuyor; Mayıs’ta en az 232 işçi öldü!

    İş cinayetleri durmuyor; Mayıs’ta en az 232 işçi öldü!

    PİRHA-İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Mayıs’ta en az 232, yılın ilk beş ayında ise en az 972 işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

    İSİG, Mayıs ayı İş Cinayetleri raporunu açıkladı. İSİG Meclisi, “tam kapanma” ve “kısıtlamaların esnemesi” kararlarının alındığı Mayıs ayında 3 milyon 21 bin 778 işçinin ‘Çalışma Muafiyet İzni Belgesi’ düzenlendiğine işaret etti. İSİG Meclisi, pandemi koşullarında işçilerin, aşılanmadan çalışmaya zorlandıklarına vurgu yaptı.

    MAYIS AYINDA 232 İŞ CİNAYETİ!

    İSİG Meclisi, Mayıs ayında en az 232 işçinin iş kazaları nedeniyle hayatını kaybettiğini duyurdu. Böylelikle 2021 yılının ilk beş ayında iş cinayetlerinde en az 972 işçi yaşamını yitirmiş oldu.
    Açıklanan raporda, 232 emekçinin 193’ü ücretli (işçi ve memur), 39’u kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluştuğu bilgisi verildi.
    İş cinayetlerinde ölenlerin 20’si kadın işçi olurken 212’si de erkeklerden oluştu. Ayrıca üç göçmen/mülteci işçinin de hayatını kaybettiği bilgisi verildi.

    3 ÇOCUK İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ!

    Mayıs ayı iş cinayetleri raporunda üç çocuk işçinin de yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşıldı. Bunlardan biri; mevsimlik tarım işçisi olan 7 yaşındaki bir kız çocuğuydu. Urfa’dan Antalya’ya giden Fadime, ailesine yardım ederken traktör çarpması sonucu öldü. 15 yaşındaki Fevzi de Balıkesir’de tarlalarına çalışmaya giderken traktör devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi. 17 yaşındaki Ağrılı Muhammet ise Marmaris’te sigortasız olarak çalıştığı villa inşaatında yüksekten düşme sonucu öldü.
    İSİG Meclisi, yaş gruplarına göre ölümleri şu şekilde sıraladı:
    • 14 yaş ve altı yaş grubunda 1 işçi,
    • 15-17 yaş grubunda 2 işçi,
    • 18-27 yaş grubunda 17 işçi,
    • 28-50 yaş grubunda 122 işçi,
    • 51-64 yaş grubunda 71 işçi,
    • 65 yaş ve üstü yaş grubunda 13 işçi,
    • Ve yaşını bilmediğimiz/öğrenemediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti.
    İSİG Meclisi, ölümlerin en çok ticaret/büro/eğitim, tarım/orman, inşaat/yol, belediye/genel işler, sağlık, taşımacılık, güvenlik, konaklama, enerji, kimya, basın ve metal işkollarında gerçekleştiği bilgisini verdi.
    En fazla ölüm nedenleri olarak Covid-19, trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme, intihar, kalp krizi, elektrik çarpması ve boğulma durumu sıralandı.
    Mayıs ayında Covid-19 nedenli ölümler yüzde 52 ile ilk sırada yer alırken en çok meydana gelen işkolları ise Ticaret/büro/eğitim, sağlık, belediye, güvenlik ve basın olarak sıralandı. Buna göre; 43 eğitim, 15 sağlık ve 14 belediye emekçisi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

    İSTANBUL, İZMİR, MUĞLA, BURSA, DENİZLİ, MERSİN, SAMSUN…

    İş kazalarının başını yine 36 ölüm ile İstanbul çekti. 14 ölüm ile İzmir ikinci sırada olurken 10 ölüm ile Muğla, 9 ölüm ile Bursa, 8’er ölüm ile Denizli, Mersin ve Samsun illeri sıralandı.

    (HABER MERKEZİ)

    3 Haziran 2021 14:22
  • Tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 7 kişi hayatını kaybetti

    Tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 7 kişi hayatını kaybetti

    Urfa’dan yola çıkan mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüs Konya-Ankara karayolunda TIR ile çarpıştı. Kazada aralarında çocuklarında olduğu 7 kişi hayatını kaybederken, 11 kişi de yaralandı.

    Urfa’dan giden mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüs Konya’nın Yunak ilçesinde TIR ile çarpıştı. Aralarında çocukların da olduğu 7 kişi öldü. 11 kişi de yaralandı.

    Ahmet Okal idaresindeki tarım işçilerini taşıyan minibüs, Konya-Ankara karayolu Dörtyol Kavşağı’nda Ufuk Demirtaş yönetimindeki TIR’la çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda 112 Acil Servis ekibi sevk edildi. Kazada, sürücü Okal, Fida, Mehmet, Medine ile Mehmet Okal ve Mehmet Kuş, hayatını kaybetti.

    TIR sürücüsü Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 11 yaralı, çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 10 yaşındaki İbrahim Okal’ın da hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 7’ye yükseldi.

    27 Haziran 2020 11:58
  • Mersin’de çalışan tarım işçileri: Haklarımızı istiyoruz-VİDEO

    Mersin’de çalışan tarım işçileri: Haklarımızı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de zorlu koşullarda çalışan tarım işçileri emeklerinin karşılığını alamamaktan, çiftçiler ise mazot, gübre ve ilaç gibi birçok ürüne gelen zamlardan ve zamlar karşısında ürünün aynı düzeyde karşılığını alamamaktan yakınıyor. GİŞ-DER Başkanı Abdulselam Kutlu ise örgütlenerek sorunların aşılacağına dikkat çekti.

    Koronavirüs salgını bütün dünyayı etkisi altına alırken ve birçok alanda üretimin durmasına neden olurken, tarım alanında çalışmalar tüm bu olumsuzluklara rağmen sürdürülüyor.

    Son yıllarda artarak devam eden ekonomik kriz üreticiden tüketiciye her kesimi etkilerken, üretim kısmında olan tarım işçileri kötü çalışma koşullarına karşı her şeye rağmen yaşama tutunmaya çalışıyor.

    “HAKKIMIZI İSTİYORUZ”

    PİRHA’’ya konuşan tarım işçileri yaşamlarını sürdürebilmek için sabah saat 04.00’te yola koyulduklarını ve seranın altında Çukurova sıcağında çalıştıklarını belirtirken, günlük yevmiyelerinin emeklerini karşılamadığını vurgulayarak, haklarının verilmesini istiyor.

    Mikrofonu uzattığımız çavuş (tarım işçilerinin başında duran kişi) tarlada ne işçi ne çavuş ne de tarla sahibinin hakkını alamadığını söyleyerek, sorunlarına çözüm bulunmasını istedi. Çavuş, tarla sahiplerinin de girdi maliyetlerinin düşmesi durumunda işçinin de, çiftçinin de kazanacağını belirtti.

    “BİRLİKTELİĞİMİZİ GÜÇLENDİRİP HAKLARIMIZI ALMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Tarım işçilerinin kurduğu Güvencesiz İşçiler Derneği (GİS-DER) Başkanı Abdulselam Kutlu ise, hem işçilerin hem de işverenlerin büyük sıkıntılar çektiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Koronavirüs salgını kaynaklı yayınlanan genelgelerin ortaya çıkardığı sorunlar var. Tarım işçileri özellikle taşımayla ilgili yüksek cezalarla karşı karşıya kaldı. Evine ekmek götürme derdinde olan insanlara ayrıca cezalar kesilmesinden kaynaklı daha da perişan oldular. Bir diğer yandan çalışma koşullarının düzeltilmesi gerekiyor. Koronavirüs salgınına karşı tarım işçileri korumasız bir şekilde çalışıyorlar. Buna rağmen hak ettikleri ücretleri alamıyorlar. Dernek olarak projelerimiz var. Yeter ki yetkililer bu sese kulak versin. Bizler de birlikteliğimizi güçlendirip haklarımızı almak için mücadele edeceğiz”

    Diren KESER/MERSİN

    20 Mayıs 2020 15:32
  • Kırıkhan’da Abdal ve Domlar zor durumda: Ekmek alacak paramız yok!

    Kırıkhan’da Abdal ve Domlar zor durumda: Ekmek alacak paramız yok!

    Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki Abdal ve Domlar koronovirüs sürecinden şiddetli bir şekilde etkilendiklerini ve derinleşen yoksullukla artık baş edemediklerini belirtiyorlar.

    Koronavirüsün Türkiye’ye geldiği tarihlerde ülkenin birçok bölgesinde mevsimlik tarım işçileri çalışmak için göçe hazırlanıyordu. Ağırlıkla Nisan-Kasım ayları arasında çalışan mevsimlik tarım işçilerinin önemli bir kısmı büyükşehirlere getirilen giriş çıkış yasakları, araçlardaki yolcu sayısı sınırıyla birlikte maliyetlerin artması, 20 yaş altı-65 yaş üstünün sokağa çıkma yasağı ve çalışma yaşamındaki belirsizlik nedeniyle çalışmaya gidemedi. Çoğu ildeki tarım işçileri izin belgesini alabilmek için Tarım Müdürlükleri önünde kuyruk oluşturmayı sürdürüyor.

    Karşı Mahalle haber sitesinden Hemra Nida – Sezgin Kartal’ın haberine göre; mevsimlik tarım işçileri ve hurdacılıkla yaşamlarını sürdüren Hatay Kırıkhan ilçesindeki Abdal ve Domlar koronovirüs sürecinden şiddetli bir şekilde etkilendiklerini ve derinleşen yoksullukla artık baş edemediklerini belirttiler.

    “FIRINDAN KALMIŞ BAYAT EKMEK İSTEDİM”

    Tarım işçisi Erol Önek, alacaklılar kapıya dayandığı için evde kargaşa yaşandığını, üç ayrı bakkala borcu olduğu için evden çıkmaya utandığını anlattı. Bir diğer tarım işçisi Hüseyin Gezer ise, ölse kefen parası bile bulunamayacağını ifade ederek “Ölsem belki ailem için para toplanır da rahat ederler” dedi.

    Hatay’da yaşayan Gezer ailesi her yıl Antalya’ya narenciye toplamaya giden mevsimlik tarım işçilerinden.

    Koronavirüsten sonra perişan olduklarını anlatan Hüseyin Gezer, “Sigorta yok, Bağ-Kur yok, ölsem kefen param bile yok! Ölsem belki ailem için yardım toplanır da rahat ederler” şeklinde konuşarak içinde bulundukları durumun vahametini gözler önüne seriyor.

    Normalde hurda toplayarak, Ramazan’da davul çalarak geçimini sağlayan Gezer, an itibariyle para kazanacakları tek yolun tarım işçiliği olduğunu söylüyor. 5 çocuğuyla birlikte tarım işçiliği yapan Gezer, bu yıl kazanacakları paraya güvenerek borca girdiğini, alacaklıların artık kapıya dayandığını belirtiyor.

    Gezer, “Artık bakkallardan veresiye de alamaz olduk. Fırına gidip kalmış bayat ekmekleri istedim. O bile yoktu. Günde 9-10 ekmek alıyoruz, günlük ekmek gideri bile kaç para, kolumuz kanadımız iyice kırıldı. Kaymakamlıktan bin lira destek aldık, faturaları ödedikten sonra kalan para bizi iki hafta kıt kanaat idare etti. Belediye de gıda kolisi verecekti, henüz alamadık” diyor. Bir an önce yola koyulup tarlalarda çalışıp para kazanmak istediklerini aksi halde virüs süreciyle daha fazla baş edemeyeceklerini vurguluyor.

    “ALACAKLILAR BENİ DÖVSE DE SÖVSE DE HAKLI!”

    Bir diğer tarım işçisi aile de her yıl Hatay’dan Konya’ya şeker pancarı çapalamaya giden Önek ailesi.

    Eşi ve iki oğluyla tarım işçisi olarak çalışan Erol Önek, tarlaya giderlerse ailece çalışıp 1 ayda kazanacakları paranın 3 bin lira olduğunu, bu parayla borçlarını kapatmak istediğini anlatıyor. Diğer aylarda ayakkabı boyacılığı yaparak veya günlük yevmiyeli işlerde çalışarak ailesini geçindirdiğini söyleyen Önek, ilkbaharda kazanacakları paraya güvenerek borca girdiğini aktarıyor. Bir süredir alacaklılarla yaka paça olduğunu kaydeden Önek, “93 yılında çamurdan tek odalı bir ev yaptım. Daha sonra bu evi, kiremitli bir eve çevirdim. Evi yaparken de borca harca girdim. 15 bin lira borcum kaldı. Usta eve gelip parasını istedi, ‘Dövsen de sövsen de haklısın ama param yok’ dedim. Ekmeği nasıl alacağım diye karar kara düşünürken bu borcu nasıl ödeyeyim?” diye soruyor.

    Ekonomik yetersizliğin normal zamanda da belini büktüğünü ifade eden Önek, son iki ayda üç bakkala ayrı ayrı borçlandığını, artık veresiye istemeye yüzü kalmadığını kaydediyor. Liseye giden oğlunun eğitime erişememesinden dolayı duyduğu üzüntüyü de paylaşan Önek, “Uzaktan eğitim diyorlar, bilgisayarı bırakın telefona kontör alamıyoruz. Kontör olmuş 50-60 lira. Onun yerine evime ekmek almayı düşünüyorum. Büyük oğlum okulu bırakmak zorunda kaldı. Bari bu çocuğum okusun da eli ekmek tutsun” şeklinde konuşuyor.

    BELEDİYE BAŞKANI YAVUZ’DAN KARŞI MAHALLE’YE DEZENFEKTE SÖZÜ

    Yerel kaynakların iddiasına göre Kırıkhan Belediye Başkanı tarafından gösteriş için şehrin merkezi dezenfekte edilirken, Barbaros Mahallesi’ne herhangi bir ilaçlama yapılmadı.

    Hatta iddiaya göre belediye, Barbaros Mahallesi’nin çöplerini mahalle sakinlerinin telefonla araması üzerine alıyor.

    Günlük kazançlarını çıkarmak için hurdaya ya da il sınırları içinde günlük 30-35 TL’ye tarım işçiliğine gidilirken, Kırıkhan Belediyesi’nin hiçbir gıda desteğinde bulunmadığı ifade ediliyor. Hatta diğer mahallelerde erzak dağıtımı yapan Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin de Abdal ve Domlara herhangi bir destek sunmadığı kaydediliyor.

    Tüm bu iddiaları Karşı Mahalle, Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz’a sordu.

    Yavuz ramazan pidesi ve ekmek dışında destek sunulmadığı iddialarını reddederek “Vefa destek, Kızılay ve Suriyeliler için oluşturulan dernekler vasıtasıyla %99’una maddi yardımlar yapıldı. Talep edenlere yardımlar yapıldı. Kırıkhan genelinde 5-6 bin aileye gıda yardımında bulunduk” ifadelerini kullandı.

    Barbaros Mahallesi’ne yardım yapacak mısınız sorusuna ise Yavuz, “Bugün (pazar) ve yarın (pazartesi) o mahalleye de yardımlar gidecek” dedi.

    Barbaros Mahallesi’nin dezenfekte edilmediği iddialarını kabul eden Yavuz “Evet yapmadık, talep olursa yapıyoruz. Halkın toplu gittiği yerleri yaptık. Banka, PTT, ana cadde, pazar yerleri vesaire yapıyoruz. Sizin aracılığınızla müjde verelim, ekiplere talimat veriyorum, salı günü mahalle dezenfekte edilecek. Hatta maske de dağıtalım.” diye konuştu.

    Evlerde insanların kendi kullanımları için dezenfektan vermelerinin mümkün olmadığını da ekleyen Yavuz, “Hepsine dağıtım için söz veremem. Ama bununla ilgili çalışma yapacağım. Şimdi isterseniz 100 aileye dağıtırım ama hepsine dağıtmadığımızda hoş olmuyor” dedi.

    Barbaros Mahallesi sakinlerinin iddiaları arasında çöplerin telefon edilmediği sürece toplanılmadığı iddialarını da kabul etmeyen Yavuz, “Asla öyle bir şey söz konusu değil. Günlük olarak mahalleler, köyler ve mezraların çöpleri alınıyor. Yalnız bu mahallede at besleniyor. Temizlik çalışması yaptığımızda mahallenin dışına çıkartıyoruz, iki üç gün sonra geri getiriyorlar, bundan kaynaklı şeyler olabiliyor. Ama çöplerin alınmadığı doğru değil” diye belirtti.

    Gelen bilgilere göre, Barbaros Mahallesi’nde hala herhangi bir yardımın yapılmadığı öğrenildi.

     

    11 Mayıs 2020 16:41
  • Tarım işçilerinin hali Ferhat Tunç’u isyan ettirdi-VİDEO

    Tarım işçilerinin hali Ferhat Tunç’u isyan ettirdi-VİDEO

    PİRHA- HDP Aydın’dan ilk milletvekilini çıkarmayı hedefliyor. HDP’nin birinci sıradan aday gösterdiği sanatçı Ferhat Tunç, uzun zamandır yılın belli bir bölümünü geçirdiği Aydın’da seçim çalışmalarını  sürdürüyor. 

    HDP aydın Milletvekili adayı Ferhat Tunç, seçim çalışmaları kapsamında halka buluşmaya devam ediyor.

    Salı günü Aydın Alamut’ta Tahtacı Alevilerle buluşan Tunç, Çarşamba günü partisinin Aydın’da düzenlediği mitingde tüm ötekileştirilenleri temsil etmeye aday olduğu mesajını verdi.

    Tunç, “72 millete bir nazarda bakan Hacı Bektaş ı Veli’yiz. Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan diyen Pir Sultan’ız. Çünkü yolumuz hakikat ve barış yoludur. Mazlumun ahı, indirir şahı diyen Yunus Emre’lerin yoludur. Dehaklara karşı Demirci Kawa’yız, ateşin ve güneşin çocuklarıyız. Biz darağacında 3 fidan, Diyarbekir zindanında ateşe semah dönen dörtleriz. Sır vermeyen İbrahimiz, Roboskiyiz, Cizreyiz, Sivas’ta yanan 35 canız!” diye konuşmuştu.

    TARIM İŞÇİLERİYLE BULUŞMA

    Dün önce Aydın’da Germencik ilçesinde tarım işçileri ile buluşup sohbet eden Tunç “Gece saat 3’ten gündüz 2’ye kadar çalışma mı olur, bu kadar saat boyunca çalıştırılıp sadece 55 TL yevmiye reva görülmek hangi vicdana sığıyor” sözleriyle isyan etti. HDP’nin tarım işçileri ile ilgili yapacağı çok şey olduğunun altını çizen Tunç, “Hiç kimse burada 5 saatte çalışsa asla sigortasız çalışmayacak, bu sömürüye izin vermeyeceğiz, herkesin iş güvencesi, sendikası olacak” dedi.

    HDP geçtiğimiz genel seçimlerde Aydın’dan milletvekilini küçük bir oy sayısı ile kaçırmıştı. 7 Haziran 2015 seçimlerinde yüzde 8,8 oy almış, bu oran 1 Kasım seçimlerinde yüzde 7’ye düşmüştü.

    Ferhat Tunç, 2015 seçimlerinde Dersim’den aday adayı olmuş ancak partisi tarafından aday gösterilmemişti. Tunç, partisine kırgın olmadığını önemli olanın HDP’nin başarısı olduğunu söylemişti.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

    22 Haziran 2018 15:13
  • Demirtaş tarım işçilerinin ailelerine başsağlığı diledi

    Demirtaş tarım işçilerinin ailelerine başsağlığı diledi

    Sakarya’da mevsimlik tarım işçilerinin kaza sonucu yaşamlarını yitirmesine ilişkin başsağlığı mesajı yayınlayan HDP Eş Genel Başkanı Salahattin Demirtaş, “Hükümet ve Çalışma Bakanlığı iş cinayetlerinin birinci dereceden sorumlusudur” dedi. 

    Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Sakarya’da meydana gelen kazada yaşamını yitiren mevsimlik tarım işçileri için, baş sağlığı yayımladı.

    Demirtaş’ın gönderdiği başsağlığı mesajında şöyle denildi:

    “Sakarya’da meydana gelen kazada aralarında çocukların da bulunduğu mevsimlik çalışan yurttaşlarımızdan yedisi adeta bir iş cinayetinde katledilmişlerdir. Ölenlere rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Acılarını yürekten paylaşıyorum. Yıllardır mevsimlik işçiler konusunda gerekli tedbirleri almayan hükümet ve Çalışma Bakanlığı bu iş cinayetlerinin birinci dereceden sorumlusudur. Mevsimlik işçilerin ulaşım, barınma, sağlık, sosyal güvenlik ve benzeri hiçbir hakkı hükümet güvencesi altında değildir. Maalesef bu yurttaşlarımız çoğu zaman gittikleri yerlerde istismarlara ve ırkçı saldırılara maruz kalmaktadır. Hükümetin ve Çalışma Bakanlığının bu konularda daha özenli, duyarlı, insan odaklı politikalar belirlemesini bekliyoruz. Bununla birlikte mevsimlik işçilerin ağırlıklı olarak Kürt işçilerden oluştuğu ve birçoğunun Kürt illerinden yola çıkarak çalışmaya gittikleri düşünüldüğünde, uzun yıllardır bölgede yerel iktidar olan HDP ve DBP olarak bizim de ciddi eksiklerimiz olduğunu kabul etmek gerekir. Yerele dayalı istihdamı arttırmak, yerel ekonomiyi güçlendirecek projeler geliştirmek; insanlarımıza yaşadıkları yerlerde üretime katılarak kendi idamesini sağlayacak desteği sunmak sadece merkezi hükümetin değil, başta yerel yönetimler olmak üzere sivil meclislerin, kent konseylerinin, işveren ve emek örgütlerinin, bir bütün olarak hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Mevsimlik işçiliğe, bundan kaynaklı sorunlara çözümler üretme hususunda bizim de eksikliğimizi kabul etmemiz, özeleştiri vermemiz gerekir. İğneyi kendimize batırmadan sorunlara çözüm bulamayız. Bu yönüyle düşünüldüğünde, mevsimlik işçilikten kaynaklı yaşanan trajediler nedeniyle ayrıca üzgün olduğumun ve sorumluluk duyduğumun bilinmesini isterim. Bütün bu konularda eksiklerimizi gidererek halkımıza layık, toplumsallaşmış, demokratik olarak halkın içinde örgütlenmiş bir demokratik siyaset anlayışı ile çözümler üretmek boynumuzun borcudur. Bir kez daha ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyorum.”

    19 Ağustos 2017 12:58

PİRHA

Alevi Haber Ajansi

  • Blog
  • About
  • FAQs
  • Authors
  • Events
  • Shop
  • Patterns
  • Themes

Twenty Twenty-Five

Designed with WordPress