Etiket: taşınma

  • Dersim halk pazarı esnafı: Bizi Sihenk’e sürmeyin, ekmeğimizle oynamayın!-VİDEO

    Dersim halk pazarı esnafı: Bizi Sihenk’e sürmeyin, ekmeğimizle oynamayın!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nın karşısında yer alan halk pazarı esnafı, Tunceli Valiliği tarafından Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ndeki pazar alanına taşınmak istenmesine tepkili. Halk pazarının Sihenk’e taşınmasını istemediklerini vurgulayan halk pazarı esnafı, “Biz Atatürk Mahallesi’ne gitmek istemiyoruz. Buranın düzenlenip bize verilmesini istiyoruz” dedi.

    Dersim kent merkezinin en işlek yerinde, Seyit Rıza Meydanı’nın tam karşısında yer alan halk pazarı esnafı, Tunceli Valiliği tarafından Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ndeki pazar alanına taşınmak isteniyor.

    Halk pazarı esnafı ise taşınmak istemediklerini belirterek PİRHA’ya konuştu.

    Esnaf, kendi olanaklarıyla yaptığı derme çatma stant ve dükkanlarda hizmet veriyor. Bu durumdan hem pazar esnafı hem de halk şikayetçi. Seslerini belediye, valilik ve diğer resmi makamlara duyuramayan, sorunları ve çileleri bitmeyen esnaf sonunda isyan etti.

    “ATATÜRK MAHALLESİ’NE GİTMEK İSTEMİYORUZ”

    Tunceli Valiliği’nin kendilerini Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gönderirse orada iş yapamayacaklarını söyleyen Bülent Yüksel, “Biz yıllarca burada emek verdik, biz ayakta kalmaya çalışıyoruz. Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gidersek boşuna gidip, geliriz. Orada barınabileceğimizi zannetmiyorum” dedi.

    Halk pazarının Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne taşınmasını istemediğini ifade eden Fadime Naz, “Şuanki yerimiz iyi Seyit Rıza Meydanı’nın karşısındayız insanlar geliyor ama Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gittiğimizde bu kadar insan gelmeyecek. O yüzden Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gitmeyi istemiyoruz” diye belirtti.

    Halk pazarında 5 yıldır çalıştığını ve başka bir yere gitmek istemediğini belirten Zübeyde Döleç, “Burada ayaklarımın üzerinde durmak ve çocuklarımı okutmak için çalışıyorum. Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gittiğim zaman buradaki gibi satış yapamayacağım. Bizim isteğimiz çarşıda bize bir yer verilsin. Vali, “Hiçbir şekilde direnmeyeceksiniz” diyor. Neden direnmemize hiçbir şekilde izin verilmiyor? Neden hep boyun eğmek zorundayız. Boyun eğmek istemiyoruz” diye ifade etti.

    “SORUNLARIMIZ ÇÖZÜLSÜN”

    63 yaşında olduğunu ve romatizma hastası olmasına rağmen geçinemediği için pazarda çalıştığını vurgulayan Şükriye Altun, “Burada duruyorum ki ekmek kazanayım. Bizi Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne götürmek istiyorlar ama orada hiç kimse yok. Ben şimdi oraya niye gideyim? Bari o zaman kapatsın halk pazarını. Herkes gitsin, açlıktan ölsün” şeklinde konuştu.

    Dersim’in turizm kenti olmasından dolayı herkesin Seyit Rıza Meydanı’na geldiğini söyleyen Hülya Aydoğdu, “Bizim Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gitmemiz bizim sorunlarımız için bir çözüm değil. Geçici değil de kalıcı şeyler yapılması lazım. Ovacık’ta kalıcı yerler yapılıp sezonluk kira veriliyor. Bize de aynı şekilde sezonluk kira verilen yerler yapılsın. Biz de yazları açalım, kışları kapatalım. Biz kiramızı da vergimizi de vermeye hazırız. Ama ne burası bizim için bir çözüm, ne de Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gitmemiz bizim için bir çözüm” dedi.

    Herkesin geldiği bir yerden işlevi olmayan bir yere gitmelerini istemelerine tepki gösteren Songül Yıldırım, “Biz herkesin gelebileceği uygun bir yerde olmak isteriz. Bizim burada olmamızla buranın düzeni bozulmuyor. Biz buraya renk katıyoruz. Bizi yerimizden oynatmak görsel olarak buraları kurtarmaz ama maddi olarak bizi çökertir. Buradan başka bir yere gitme taraftarı değilim. Eski günlerde olduğu gibi onun bunun cebine muhtaç olmak istemiyorum. Olduğumuz yerde bırakın bizi” diye belirtti.

    “PAZARI KALDIRIRLARSA OTURMA EYLEMİ YAPARIZ”

    Halk pazarının Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne taşınmasını istemediğini dile getiren Gülsüm Yıldırım, “Bizi niye kaldırıyorlar? Bizim ekmeğimiz burada çıkıyor. Bizi gönderecekleri yerde iş olmuyor ki zaten. Arkadaşlarımız biz orada 5-6 günde bir defa bir şalvar satıyoruz diyor. Eğer pazarı kaldırırlarsa biz de o zaman oturma eylemi yaparız” diye konuştu.

    Halk pazarının uzun zamandır çok ciddi problemlerinin olduğunu ifade eden Fatma Bul, “Problemlerimiz bugüne kadar hiç çözülmedi. Tunceli Valiliği, halk pazarını Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne taşımaya çalışıyor. Biz bunu kesinlikle istemiyoruz. Çünkü bizim ürünlerimiz turistlere yönelik ve ben bu ürünleri Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde satamam. Biz Sihenk (Atatürk) Mahallesi’ne gitmek istemiyoruz. Buranın düzenlenip bize verilmesini istiyoruz” dedi.

    Hiç kimsenin pazar yerinden gitmek istemediğini vurgulayan Nadide Yallı, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Sihenk (Atatürk) Mahallesi koşullar olarak çok uygun bir yer değil, ulaşım sorunları var. Bizim talebimiz aslında bizi buradan götürmeleri değil burayı daha kullanılabilir bir hale getirmeleri. Çünkü yazın çok sıcak, kışın çok soğuk. Biz bunların çözümü noktasında başvurularımızı yaptık, görüşmeler istedik ama buradan kaldırılmayı da kesinlikle istemiyoruz. Seyit Rıza Meydanı’nın karşısında olmamız nedeniyle insanlar meydanı gezerken pazara da uğruyor. Kimse orada bir pazar var, pazarı da gezelim diye gelmiyor. O yüzden hiçbirimiz gitmek istemiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Adliye’nin Munzur Üniversitesi’ne taşınmasını kabul etmiyoruz!’-VİDEO

    ‘Adliye’nin Munzur Üniversitesi’ne taşınmasını kabul etmiyoruz!’-VİDEO

    PİRHA-Tunceli Valiliği ve Tunceli Adliyesi idari birimlerinin Munzur Üniversitesi yerleşkesi içerisine ayrı bir kurum olarak yerleşmesinin üniversitelerin özerkliği ilkesine aykırı bir durum olduğunu ifade eden Dersim Baro Başkanı Doğukan Kudat, “Dersim Barosu olarak çok ciddi kaygılarımız var.  Munzur Üniversitesi yerleşkesi içerisine girecek bir Tunceli Adliyesi’nden dolayı burada tahakküm kurma hadisesi gündeme gelebilir” dedi.

    Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan ve öğrenciler ile akademisyenler tarafından yoğun biçimde kullanılan kütüphane binasının, “depreme hazırlık” gerekçesiyle adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edileceği açıklandı.

    Dersim Baro Başkanı Doğukan Kudat, Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine tahsis edilmesine tepki gösterdi.

    “ŞEFFAF OLMAYAN BİR SÜREÇ YÜRÜTÜLEREK ÜNİVERSİTEYE SÖZ KONUSU İDARİ BİRİMLERİN YERLEŞTİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Tunceli Valiliği ve Tunceli Adliyesi idari birimlerinin Munzur Üniversitesi yerleşkesi içerisine ayrı bir kurum olarak yerleşmesinin üniversitelerin özerkliği ilkesine aykırı bir durum olduğunu belirten Doğukan Kudat, “Tunceli Valiliği ve Tunceli Adliyesi’nin hangi idari usullerle Munzur Üniversitesi yerleşkesi içerisine yerleştirildiği tarafımızca bilinmemektedir. Bunun da doğrudan kamuoyuyla bir bilgi paylaşımı yoluna gidilmesi gerekirken kapalı kapılar ardından, şeffaf olmayan bir süreç yürütülerek üniversiteye söz konusu idari birimlerin yerleştirilmesini kabul etmiyoruz. Üniversiteler bilim ve sanat yerleridir. Özellikle Anayasa’nın 27. maddesinde bilim ve sanat hürriyeti başlıklı maddesinde bu durum ayrıntılı olarak açıklanmıştır. İnsanların özgürce kendi eğitimlerini ve öğretimlerini sürdürdükleri bir yere Tunceli Valiliği ve Tunceli Adliyesi’nin bu yerleşke içerisine yerleşmesiyle ilgili kanun maddesi de haliyle ihlal edilecektir” dedi.

    “ÖĞRENCİLERİN, ÖZGÜRLÜK ALANLARI KISITLANACAK”

    Tunceli Valiliği ve Tunceli Adliyesi idari birimlerinin Munzur Üniversitesi’ne taşınması ile üniversitede öğrencilerin özgür yaşam alanlarının sekteye uğrayacağını vurgulayan Doğukan Kudat, “Güvenlik gerekçesiyle yüksek korunaklı yerler olan adliyeler ve valilikler bu bakımdan öğrencilerin özgürlük alanını kısıtlayıcı güvenlik tedbirleri alınacak ve bu da öğrencilerin doğrudan yaşam alanlarına ağır bir müdahale teşkil edebilecektir. Ayrıca adalete erişim noktasında çok ciddi problemler yaşanacağını düşünüyoruz. Şehir merkezinden uzakta bir mesafede olması ve ulaşım imkanlarının kısıtlı olmasından dolayı çok güçlük çıkaracaktır. Gerekli altyapılar oluşturuldu mu bunlardan da habersiziz. Dersim Barosu olarak çok ciddi kaygılarımız var.  Munzur Üniversitesi yerleşkesi içerisine girecek bir Tunceli Adliyesi’nden dolayı burada tahakküm kurma hadisesi gündeme gelebilir. Daha önce avukatların adliye içerisine araçlarıyla birlikte girişleri engellenmişti. Munzur Üniversitesi’nde de benzer uygulamalarla karşılaşabiliriz. Bu durum da avukatları gerçekten de yoracak uygulamalar olacaktır” diye belirtti.

    “DERSİM BAROSU OLARAK HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATACAĞIZ”

    Munzur Üniversitesi yerleşkesinin Tunceli Valiliği ve Tunceli Adliyesi’ne tahsis edilmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını dile getiren Kudat, “Tunceli Adliyesi’nde en fazla mesaiyi harcayacak olan avukatlar olacak olmasına rağmen Dersim Barosu’nun bu sürece dahil edilmemesi çok dikkat çekici bir durum. Sosyal ve kültürel yapı kapsamında özellikle Dersim bölgesinde adliyenin farklı bir yerde yapılmasını isterdik. Bir bilim yerinde adliye yerleşkesinin olması kabul edilebilir bir durum değil. Adalete erişim hakkı bu bakımdan kısıtlanmakta. Bir an evvel bu karardan dönülmesini istiyoruz, dönülmemesi halinde ise Dersim Barosu olarak hukuki süreç başlatacağımızı ifade ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Bu da oldu; Üniversite kampüsünün ortasına adliye!
    -Munzur Üniversitesi kampüsünün adliyeye tahsis edilmesi Meclis gündeminde!
    -‘Adliye üniversitede olmaz, karar gözden geçirilmelidir’-VİDEO

  • ‘Adliye üniversitede olmaz, karar gözden geçirilmelidir’-VİDEO

    ‘Adliye üniversitede olmaz, karar gözden geçirilmelidir’-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edilmesine tepkiler sürüyor. DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Üniversiteye adliyenin taşınması bilim ve eğitim alanı olan üniversitenin özelliğine de bir anlamda müdahale şeklidir. Bu yüzden adliyenin üniversitenin içerisine taşınmasını doğru bulmuyoruz” derken, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, “Üniversitede adliye gibi güvenliğin üst seviyede olduğu kurumlar öğrencilerin yaşam alanlarına yakın olması ayrı bir tedirginlik ve kaygı yaratacaktır” diye konuştu.

    Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan ve öğrenciler ile akademisyenler tarafından yoğun biçimde kullanılan kütüphane binasının, “depreme hazırlık” gerekçesiyle adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edileceği açıklandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin ve Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Munzur Üniversitesi kampüsünde yer alan kütüphane binasının adliye ve valilik birimlerine geçici olarak tahsis edilmesine tepki gösterdi.

    “ÜNİVERSİTENİN YAPISINA BİR MÜDAHALE”

    Üniversitelerin özgün ve özerk yerler olduğunu belirten DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tusun Yeğin, “Üniversiteye adliyenin taşınması bilim ve eğitim alanı olan üniversitenin özelliğine de bir anlamda müdahale şeklidir. Bu yüzden adliyenin üniversitenin içerisine taşınmasını doğru bulmuyoruz. Zaten Munzur Üniversitesi güvenliğin çok yoğun olduğu bir yer. Bununla birlikte daha fazla resmi bir giriş çıkış olacak. Yine aynı zamanda adliyeye insanlar tek araçla ulaşabiliyorlardı şimdi bir ulaşım sorunu da olacak. Ayrıca üniversitelerin kendine has bir dokusu vardır. Bu aynı zamanda farklı güvenlik sorunlarını da açığa çıkarır. Yani olası bir güvenlik sorunu yaşandığında hani bunun sorumluluğunu kim alacak? Bunu öğrencilerin ve eğitim veren hocaların kabul ettiği bir şey olduğunu düşünmüyorum. Onların görüşleri ve fikri alındı mı bunu bilmiyoruz. Ama genel anlamda üniversitenin yapısına bir müdahale olacağını düşünüyorum” dedi.

    “ADLİYENİN, ÜNİVERSİTEYE TAŞINMASI TEDİRGİNLİK VE KAYGI YARATACAKTIR”

    Adliye ve valilik binasının üniversiteye taşınmasına tepki gösteren EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, şunları dile getirdi:

    “Munzur Üniversitesi Senatosu’nun açıklamasına göre adliye ile valili binasının üniversite ile bir bağı olmayacak, girişi ve çıkışı olacak diye bir söylem var ama asıl mesele depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen adliye ve valilik binalarının çürük olduğunu söylüyorlar. Çürük yapıların şimdiye kadar neden boşaltılmadığı ya da şimdiye kadar çürük olan binaların neden güçlendirilmediğini tartışmak gerekiyor. Ama aynı zamanda üniversitede adliye gibi güvenliğin üst seviyede olduğu kurumların olması öğrencilerin yaşam alanlarına yakın olması ayrı bir tedirginlik ve kaygı yaratacaktır.

    Üniversite, tek başına bir senatonun aldığı kararla verilen kararları yerine getirmemesi lazım. Bu üniversitenin farklı bileşenleri var. Üniversitede öğrenciler, üniversite personeli ve akademisyenler var. Eğer bir karar alınacaksa üniversitenin bütün bileşenlerinin temsilcileriyle yan yana gelip kararı beraber almak lazım. Burada gördüğümüz kadarıyla kendi bildiklerini okuyan, hiçbir şekilde diğer bileşenleri bu işin içerisine katmayan, zaten sıkışık olan bir kampüste olan bölümleri bile yerinden taşıyarak adliye gibi güvenlik meselesini ortaya koyan güvenlik ve mahremiyeti ortadan kaldıracak bir kurumun gelmesini doğru bulmuyoruz. Bir an önce bu kararın değiştirilmesini istiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Bu da oldu; Üniversite kampüsünün ortasına adliye!
    -Munzur Üniversitesi kampüsünün adliyeye tahsis edilmesi Meclis gündeminde!

  • Hatay boşalıyor: Binlerce ölü, yıkım, açlık, çaresizlik

    Hatay boşalıyor: Binlerce ölü, yıkım, açlık, çaresizlik

    PİRHA- En fazla yıkımın olduğu ancak arama kurtarma çalışmalarının neredeyse hiç yapılmadığı Hatay’da insanlar şehri terk ediyor. Özellikle kurtarma ekiplerinin bölgelere sevk edilmemesi ya da yeterli sevkin olmaması büyük can kayıplarına neden olurken, diğer yandan depremzedeler iki gündür soğuk kış koşullarında sokakta kalıyor. Depremzedelere hala temel gıda, çadır ve giyecek yardımı ulaşmış değil. 

    Depremin vurduğu yerlerden Hatay’da enkaz altında binlerce kişi bulunurken, arama kurtarma çalışmalarının neredeyse hiç yapılmadığı bilgileri geliyor.  AFAD ekipleri sınırlı sayıda da olsa çalışmalara başladı ancak pek çok mahallede hala ilk çalışmalar dahi başlamadı.

    TARİHİ MEKANLAR YIKILDI

    Hatay’ın tarihi Meclis binası, tarihi Ulu Camii, Ortodoks kilisesi, Protestan kilisesi, Saray caddesindeki tarihi yapılar, Belediye binası yerle bir oldu. Valilik binası hasarlı şekilde ayakta. Ancak tarihi binaların hemen hepsi yıkıldı.

    DEVLET HATAY’A ULAŞAMADI

    Vali Göbeği bölgesinde Hatay Büyükşehir Belediyesi ve farklı şehirlerden desteğe gelen belediyelerin ekipleri çalışıyor. Sınırlı sayıda asker de yine bu bölgede çalışıyor. AFAD ekipleri ise neredeyse hiç yok. Kent merkezinde bulunan Sümerler ve Armutlu mahallelerinde resmi görevlilerin hala ilk çalışmaları bile başlamadı.

    Halk el yordamıyla enkaz altında kalanları kurtarmaya çalışıyor. Enkaz altında kalmayanlar da dışarıda konteynırlarda veya araçlarda kalıyor. Dün gün boyu süren yağmur ve dolu, arama kurtarma çalışmalarını olumsuz etkiledi. Kentte hala elektrik ve su kesik. Telefon sinyalleri ve internet erişimi düne göre daha iyi ama hala sorunlar yaşanıyor.

    ARAMA KURTARMAYI YURTTAŞLAR YAPIYOR

    Kentte özellikle dağlık bölgede bulunan köylere ise herhangi bir ulaşım sağlanmıyor. Bölgeden elimize ulaşan fotoğraf ve görüntülerde adeta hayalet şehre dönen Hatay’da pek çok binanın yıkıldığı görülüyor. Kent merkezinde ve mahallelerdeki enkazlarda sayılı ekibin olduğu görülürken, yurttaşlar kendi imkanları ile arama kurtarma çalışmasına katılıyor.

    ŞEHİR BOŞALTILIYOR

    Çok sayıda can kaybının yaşandığı şehirdeki yaralılar Mersin’e taşınırken, 2 günlük süreci dondurucu soğukta geçiren depremzedelerin şehri boşaltarak farklı illere geçtiği bilgisi verildi.

    (HABER MERKEZİ)