Etiket: tdk

  • TDK, hala ‘Cemevi, Alevi, Alevilik, Kızılbaş’ tanımlarında bildiğini okuyor

    TDK, hala ‘Cemevi, Alevi, Alevilik, Kızılbaş’ tanımlarında bildiğini okuyor

    PİRHA- Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde Alevilikle ilgili kelimelerin tanımları, tepkilere ve eleştirilere rağmen hiç bir değişikliğe uğramadan olduğu gibi duruyor. Cami, kilise ve sinagog ibadet için toplanılan yer olarak tanımlanırken, cemevi sadece Alevilerin toplanma yeri olarak tanımlanıyor. “Alevilik” Alevi olma durumu şeklinde, “Alevi” Hz. Ali’ye bağlı olan kimse, “Kızılbaş” Şii mezhebinin bir kolu olarak, “Kızılbaşlık” ise Kızılbaş olma durumu şeklinde yazılıyor. Bu arada serseri, aptal ve Alevi olarak tanımlanan “vazalak” kelimesi de tepkiler üzerine TDK sözlüğünden çıkarılmış. 

    Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde Alevilik ve Alevilikle ilgili kavramlar hala tartışmalı bir şekilde yerli yerinde duruyor. Zaman zaman Alevi toplumunun yanlı ve yanlış tanımlamalara tepki vermesine rağmen herhangi bir düzeltmeye gidilmediği görülüyor. 

    Sözlükte aptal, sersem ve Alevi olarak tanımladıkları “vazalak” kelimesini iptal eden Türk Dil Kurumu, Alevi, Alevilik, cemevi tanımlamalarında hala bildiğini okumaya devam ediyor.

    TDK resmi web sayfasında güncel Türkçe Sözlük için, “Türk Dil Kurumunun 1945’ten beri yayımlanan Türkçe Sözlük’ünün 2011 yılında yapılan 11. baskısının gözden geçirilip güncellenmiş olarak genel ağdan sunulan sürümüdür. Türkçe Sözlük dilimizde yaşanan gelişmelere bağlı olarak sürekli güncellenmektedir” ifadesini kullanılıyor.

    Ancak yapılan eleştiriler ve uyarıların dikkate alınmadığı çok açık.

    Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne baktığımızda hala Cemevi ibadethane olarak değil ‘Alevilerin toplanma yeri’ olarak tanımlanıyor. Oysa aynı sözlükte cami, kilise ve sinagog, Müslümanların, Hristiyanların ve Yahudilerin ibadet etmek için toplandıkları yer olarak tanımlanıyor. Cemevine ibadet denilmesinden ise kaçınılıyor. 

    “Alevilik”, Alevi olma durumu şeklinde, “Alevi” Hz. Ali’ye bağlı olan kimse olarak tanımlanıyor. “Kızılbaş”, Şii mezhebinin bir kolu olarak, “Kızılbaşlık” ise Kızılbaş olma durumu şeklinde tanımlanıyor.

    TANIMLARINDAN BİRİ “ALEVİ” OLARAK YAZILAN “VAZALAK” SÖZLÜKTEN ÇIKARILMIŞ

    İki yıl önce Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde “vazalak” kelimesinin anlamı hem “aptal” ve “serseri” hem de “Alevi” olarak yazılmasına tepki yağmıştı. Bu tepkiler sonucu, Türkçe sözlükten “Vazalak” kelimesinin tamamen çıkarıldığı anlaşıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

  • TDK’den Google’ın ‘pisuvar’ tanımına açıklama

    TDK’den Google’ın ‘pisuvar’ tanımına açıklama

    Dünyanın önde gelen arama motorlarından Google’ın ‘pisuvar TDK’ araması yapıldığında Türk Dil Kurumunun Cemevi tanımının karşılığını göstermesi tepkilere neden oldu.

    Kelime aramasına karşılık bu tanımın çıkmasına Türk Dil Kurumundan açıklama geldi.

    Olayla herhangi bir ilgisinin olmadığını belirten TDK’nin açıklamasında:

    “18.04.2019 tarihinde basında “Google’da Skandal ‘Cemevi’ Hatası” başlıklı bir haber yer almıştır. Haberde de belirtildiği gibi söz konusu hatanın Kurumumuzla bir ilgisi bulunmamaktadır. Gerek genel ağ sayfamızdaki sözlüğümüzde gerekse yayımlanmış olan sözlüklerimizde, haberde bahsi geçen kelimelerin anlamlarıyla ilgili herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” ifadelerine yer verildi.

    Google’ın erkekler için tasarlanmış tuvalete bu eşleştirmeyi getirmesinin nasıl ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor.

    Google’dan konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmedi.

  • Cinsiyetçi kimi ifadelerin TDK’dan kaldırılması talebi reddedildi

    Cinsiyetçi kimi ifadelerin TDK’dan kaldırılması talebi reddedildi

    Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer alan ‘müsait, boyalı, yollu, taze’ gibi kimi cinsiyetçi kelimelerin çıkarılması yönünde mahkemenin verdiği karara kurum tarafından itiraz edildi. Gerekçede “Kelimelerin sözlüklerden yargı yoluyla çıkarılabilmesi yolu açılırsa TDK’nin işlevsiz hale geleceğinden kaygı duyulmaktadır” denildi.

    Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin kadınlara yönelik ayrımcılık içeren ‘müsait’, ‘boyalı’, ‘yollu’ gibi kelimelerinin argo anlamlarının Türk Dil Kurumu’nun (TDK) sözlüğünden kaldırılması kararının ardından yargıdan tersi bir karar çıktı.

    Ankara 18. İdare Mahkemesi; ‘kirli’, ‘esnaf’, ‘müsait’, ‘yollu’, ‘serbest’, ‘kötüleşmek’, ‘boyalı’, ‘oynak’ kelimelerinin sözlükten çıkarılması talebini reddetti.

    TDK Başkanlığı da 6. İdare Mahkemesi’nin kararının kaldırılması için bölge idare mahkemesine itiraz etti.

    Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre Ankara 6. İdare Mahkemesi, Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş’ın açtığı dava sonucunda ‘müsait’, ‘boyalı’, ‘yollu’, ‘taze’, ‘oynak’, ‘kötü yola düşmek’, ‘esnaf’, ‘kötüleşmek’, ‘serbest’ kelimelerinin argo anlamlarının TDK sözlüğünden ve internet sitesinden kaldırılmasına karar vermişti. Ancak bu kelimeleri sözlükten çıkarmaya direnen TDK Başkanlığı, kararın iptal edilmesi için Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, sosyal bir olgu olan argonun, her toplumda kendinde yer bulduğu, dolayısıyla başka dillerde de benzer sözler görülebileceği ifade edildi. Sözlüklerdeki her sözün, yerine göre ayrımcılık, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme amaçlı kullanılabileceği savunulan dilekçede, “Bu bakımdan kelimelerin sözlüklerdeki varlığı değil herhangi birine veya birilerine yönelik kullanımları yargının konusu olabilmelidir. Kelimelerin sözlüklerden yargı yoluyla çıkarılabilmesi yolu açılırsa, TDK’nin işlevsiz hale geleceğinden kaygı duyulmaktadır” denildi.

    AYRIMCI DEĞİL

    TDK avukatı, itiraz dilekçesinin ekine Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin “kirli”, “esnaf”, “müsait”, “yollu”, “serbest”, “kötüleşmek”, “boyalı”, “oynak” kelimelerinin sözlükten çıkarılmasını isteyen avukat Feyza Altun’un açtığı davanın reddine ilişkin kararını koydu. Bu kelimelerin varlığının ayrımcılık ve ötekileştirme nedeni olarak kabul edilmeyeceğini söyleyen 18. İdare Mahkemesi, “Aksine davalı kurum tarafından internet sitesinde ve basılı sözlükte bu kelimelere yer verilmek suretiyle kişilerin daha dikkatli davranmasının sağlanacağı, bu sözcüklerin kullanıldıkları yere ve amaca göre suç unsuru sayılabileceğini alenileştirmiş olacağı, dolayısıyla kadına karşı yapılabilecek ayrımcılığın önlenmesine hizmet edeceği de açıktır” denildi.

    Dilşat Aktaş adına 6. İdare Mahkemesi’nde açtığı davayı kazanan avukat Selin Nakıpoğlu, kadınlara “sen eşit değilsin” söyleminin bir devlet politikası haline geldiği zamanlardan geçildiğini ifade etti. Nakıpoğlu, bölge idare mahkemesinin toplumsal cinsiyet ilişkileri açısından önemli bir karar olan mahkemenin kararını onayacağını düşündüklerini kaydetti.

    ‘VAZALAK’ DA KALDIRILMADI

    Öte yandan TDK’nın  sitesindeki ‘Büyük Türkçe Sözlük’te ‘vazalak’ kelimesi aratıldığında ilk karşılığı olarak ‘Geveze, sözünü bilmez’ ve ‘Aptal, serseri’ kelimeleri çıkıyor. İkinci karşılık olarak da ‘Alevi’‘Müslüman olmayıp, öyle görünen’ ve ‘Oruç yiyen’ anlamları yazılmış. ‘Vazalak’a ilişkin de Alevi kurumları büyük tepki göstererek imza kampanyası başlatmıştı. Tüm bu tepkilere rağmen ‘vazalak’ kelimesi TDK’dan kaldırılmadı.

  • TDK’nın ‘vazalak’ inadı

    TDK’nın ‘vazalak’ inadı

    PİRHA – “Geveze, sözünü bilmez, serseri, Alevi, Müslüman olmayan, öyle görünen, oruç yiyen” olarak tanımlanan ve Alevilerin büyük tepki göstermesi üzerine sayfasında bir açıklama yayınlayan Türk Dil Kurumu, ‘vazalak’ sözcüğünün Büyük Türkçe Sözlüğe derleme yoluyla girdiğini belirtti. TDK’dan ‘Vazalak’ sözcüğü tepkilere rağmen hala kaldırılmadı.

    Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğü’nde vazalak kelimesi, “geveze, sözünü bilmez, serseri, Alevi, Müslüman olmayan, öyle görünen, oruç yiyen” olarak tanımlanıyor.

    Birçok Alevi kurumu ve Alevi yurttaş TDK’nın bu tanımına tepki göstermiş ve ‘Vazalak’ sözcüğünün kaldırılmasını istemişti. Sonrasında ise Türk Dil Kurumu, internet sitesinde yazılı bir açıklama yayınlayarak ‘Vazalak’ sözcüğünün derleme olduğunu belirtti.

    Derleme sözlüğünün ilk baskısında ağızlardan derlenmiş “vazalak” sözünün Büyük Türkçe Sözlük’e de Derleme Sözlüğü yoluyla girdiği belirtilen açıklamada, “vazalak” sözcüğünün anlamının iki ayrı madde hâlinde yer aldığı kaydedildi.

    ‘Vazalak’ sözcüğünün birinci anlamı olan “geveze, sözünü bilmez” anlamlarının Samsun (Musalı, Çarşamba), Trabzon (Maçka ve Akçaabat köyleri), Sivas (Hacıilyas, Koyulhisar), Ankara (Emirler, Balâ), Nevşehir (Genezin, Avanos) ve Adana (Azaplı, Kadirli) illerinden;

    İkinci olarak kaydedilen “aptal, serseri” anlamlarının ise Ordu (Ünye), Erzincan ve Kayseri (Tuzhisar, Bünyan) illerinden derlendiği belirtildi.

    ‘VAZALAK’IN ALEVİ ANLAMI NİĞDE’DEN 

    Derleme Sözlüğü’nün ikinci anlamında ise “vazalak” sözünün “Alevi” anlamının Niğde, “Müslüman olmayıp, öyle görünen” anlamının Adana, “oruç yiyen” anlamının ise Tokat (Zile) illerinden derlendiği kaydedildi.

    Açıklamada, ‘Vazalak’ sözcüğünün Türk Dil Kurumu tarafından yeni oluşturulmadığı belirtildi.

    Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğünden vazalak sözcüğü tepkilere rağmen hala çıkarılmadı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Pir Mehmet Seyitalioğlu: İktidar ötekileştiriyor, biat eden toplum istiyor-VİDEO

    Pir Mehmet Seyitalioğlu: İktidar ötekileştiriyor, biat eden toplum istiyor-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şube Başkanı Pir Mehmet Seyitalioğlu, iktidarın kendisi gibi düşünmeyenleri dışladığını söyledi. Seyitalioğlu, “Bu dışlamayı, TDK’nin Alevilere vazalak demesinde, Alevilerin sesi olan TV10 yönetici ve çalışanlarının tutuklanmasında ve tutuklulara tek tip elbise giydirilmek istenmesinde görüyoruz. Bunlara karşı halkların demokratik temelde hak arayışlarını örgütlemeliyiz” dedi.

    Haberin videosu

    Türk Dil Kurumu’nun Alevileri, serseri, aptal anlamlarına gelen “vazalak” olarak tanımlamasına tepki gösteren Pir Mehmet Seyitalioğlu, TDK’nin bu tutumuyla memleket içerisinde toplumun bir kesimini ötekileştirdiğini belirtti. Seyitalioğlu, “Bu tür tutumlara hayır diyoruz. Bu gidişata asla yol vermeyeceğiz. Kurum ve kuruluşlarımızla bu ahlaksızlığa karşı gerekli davranışımızı ortaya koyacağız” dedi.

    “TUTUKLANAN TV10 YÖNETİCİLERİ VE ÇALIŞANLARI SERBEST BIRAKILSIN”

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu üyesi Veli Haydar Güleç ve kameraman Kemal Demir’in tutuklanmasını da değerlendiren Pir Seyitalioğlu, şunları ifade etti:

    “Kendi dillerinde, inançlarında yaşamlarını sürdüren insanların kültürünü yayan televizyonu kapatmasına karşı günlerdir direniyorlardı. Tekçi anlayışa karşı çıktıkları için tutuklandılar. Devlet, kendi Alevisini yaratmak, karşısında konuşan, soran, sorgulayan, hak arayan bir insan kitlesi değil, kendine biat eden bir toplum istiyor. Farklı seslerin yükselmesinden rahatsızlık duymaktadır. Tutuklananların en kısa sürede serbest bırakılmasını istiyoruz.”

    “TEK TİP ELBİSE UYGULAMASI İNSANLIK DIŞI”

    Tutuklulara “Tek tip elbise” yasasını da değerlendiren Pir Seyitalioğlu, tek tip elbise uygulamanın insanlık dışı bir tutum olduğuna dikkat çekerek “Bunu kabul etmek mümkün değildir” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Alevi yurttaş Sakine Kartal: Devlet bana ‘vazalak’ demiş neyime

    Alevi yurttaş Sakine Kartal: Devlet bana ‘vazalak’ demiş neyime

    PİRHA –  Türk Dil Kurumu, vazalak kelimesinin anlamını “geveze, sözünü bilmez, serseri, Alevi, Müslüman olmayan, öyle görünen, oruç yiyen” olarak açıklıyor. TDK’nın bu tanımına tepki gösteren Almanya’da yaşayan Alevi yurttaş Sakine Kartal, ‘devlet bana vazalak demiş neyime’ diyerek Alevilere yapılan haksızlıklara tepki gösterdi. 

    Türk Dil Kurumu sözlükte Alevileri vazalak diye tanımladı. Vazalak kelimesi, geveze, sözünü bilmez, serseri, Alevi, müslüman olmayıp, öyle görünen ve oruç yiyen olarak tanımlanıyor.

    “TÜRKİYE’DE İNANÇLAR ÖTEKİLEŞTİRİLİYOR”

    Almanya’da yaşayan ve cemevlerinde de aktif çalışan Sakine Kartal, Türk Dil Kurumu’nun Alevileri vazalak olarak tanımlamasına tepki gösterdi.

    Türkiye’de yaşayan farklı inançların ötekileştirildiğine dikkat çeken Kartal, “Medeni toplumlar, demokratik sistemler ilim ve bilim ışığında ilerlerken, çok kültürlü, dilli ve dinli barışçıl bir toplum nasıl sağlanır uğraşısı içindeyken, benim ülkemde var olan farklı kesimler ötekileştiriliyor” dedi.

    Osmanlı’dan bu yana Süryaniler’e, Ezidi’lere, Kürt’lere ve Alevilere yapılan zulmü yazmaya kalemlerinin yetmediğini dile getiren Kartal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilere yönelik söylemlerini hatırlatarak, “Yeri geldi Cemevimiz ‘cümbüş evi’ oldu, yeri geldi ‘ateist’ olduk ve simdi de ‘vazalak’ olduk” dedi.

    “DEVLET, ALEVİLERİ TARİF ETMEYE KALKIYOR”

    Yıllardır kendilerini anlatmaya çalıştıklarını ancak buna izin verilmediğini dile getiren Kartal, hükümete seslenerek, “Artık elini çeksin üstümüzden, bizi bize bıraksın” çağrısında bulundu.

    Sakine Kartal, Alevilere de çağrıda bulunarak, “Alevilerde kendilerini Müslümanlığa yamamaktan vazgeçsinler. Müslümanlara, yani kimseyi incitmeden dinini yaşayanlara, saygım sonsuz. Fakat Aleviliği İslam’ın çatısı altına koymak öncelikle tarihi bilmemektir ve Aleviliğin zenginliğini yok etmektir” ifadesini kullandı.

    Vazalak sözünün ise kötü niyetle söylendiğini belirten Kartal, “Kötü niyetle ama doğru söylenmiş bir söz. Biz Müslüman değiliz, Aleviyiz ama her şeyden önce insanız. Peki siz nesiniz? Herhalde vazalak ifadesinin gerçek karşılığı: Aptal, sözünü bilmez, geveze!” şeklinde konuştu.

    Kartal son olarak, tüm inançların ve renklerin barış içinde yaşadığı bir Türkiye’nin ve Dünya’nın var olması dileğinde bulundu. (HABER MERKEZİ)

     

  • Aleviler’den Change.org imza kampanyası: Vazalak değil Aleviyiz

    Aleviler’den Change.org imza kampanyası: Vazalak değil Aleviyiz

    PİRHA –  Aleviler Change.org’dan imza kampanyası başlatarak Türk Dil Kurumu sözlüğünden ‘vazalak’ sözcüğünün kaldırılmasını istedi. 

    TDK’nda ‘vazalak’ sözcüğünün anlamının “geveze, sözünü bilmez, serseri, Alevi, Müslüman olmayan, öyle görünen, oruç yiyen” olarak tanımlanmasına birçok Alevi kurumundan ve Alevi yurttaştan tepki geldi.

    Aleviler,  Change.org’dan imza kampanyası başlatarak Türk Dil Kurumu sözlüğünden ‘vazalak’ sözcüğünün kaldırılmasını istediler.

    “VAZALAK DEĞİL ALEVİYİZ”

    Yapılan açıklamada şunlar belirtildi:

    “Bu üzücü, ayrıştırıcı, ötekileştiren, aslı ve gerçekliği olmayan çirkin bir yakıştırmayı görmekteyiz. Yüzyıllardır Anadolu’da ortak yaşayan kadim haklarımızın birbirine olan saygı ve sevgisini zedeleyen kardeşliğimizi ve birliğimizi küçük düşüren inancımızı aşağılayan bu söylem ve ifadenin ivedi bir şekilde düzeltilmesini (kaldırılmasını) TDK yetkililerinden rica ediyoruz. Bizler vazalak değil Aleviyiz, Hak Muhammet Ali inancını yaşayan bir toplumuz. Sözlerimizi Yunus Emre’nin bir nefesi ile tamamlıyoruz; Bizi bilmeyen ne bilsin, bilenlere selam olsun…” (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD: Alevilere karşı yürüttüğünüz saldırılara son verin

    PSAKD: Alevilere karşı yürüttüğünüz saldırılara son verin

    PİRHA – Türk Dil Kurumu’nun ‘vazalak’ kelimesinin anlamını hem ‘aptal’ ve ‘serseri’ hem de ‘Alevi’ olarak açıklamasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği açıklama yaptı. Açıklamada “Alevilik Hakk’tır, sözlükleriniz, fetvalarınız asimilasyoncu politikalarınız bu gerçeği yok edemez” ifadeleri yer aldı. 

    TDK’nın vazalak kelimesini hem aptal, serseri hem de Alevi olarak açıklamasına karşı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği açıklama yaptı. ‘Alevi Toplumuna Karşı Tüm Kurumlarınızca Yürüttüğünüz Saldırılara Son Verin’ başlıklı açıklamada “Aleviler vardır ve Alevilik Hakk’tır, sözlükleriniz, fetvalarınız, asimilasyoncu politikalarınız bu gerçeği yok edemez” denildi.

    KAMU ELİYLE DÜŞMANLIK ÜRETİLİYOR

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “İçinde bulunduğumuz dönemde toplumumuzu kutuplaştırmaya ve ayrıştırmaya yönelik sayısız hamle yapan, bunun için başta diyanet olmak üzere devletin tüm organlarını kullanan Akp hükümeti son marifeti ‘VAZALAK’ ile yine karşımızda. Farklı inançlar, kültürler ve düşünceler arasında saygıya ve tanışmaya dayalı ilişkiler yerine, kamu eliye düşmanlık üretiliyor.

    Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre Vazalak kelimesinin birincil anlamı; geveze, aptal, serseri ikinci anlamı ise Alevi, Müslüman olmayan, onun gibi görünen ve oruç yiyen anlamlarına gelecek şekilde Aleviliği yeniden tanımlama ihtiyacı duymuştur.

    KİRLİ DİLİNİZ ile ALEVİ TOPLUMUNU KİRLETEMEZSİNİZ

    Açıklamada “Asimilasyoncu,inkarcı,imhacı politikalarınız ve kirli diliniz ile Alevi toplumunu ve inancını kirletemezsiniz” denildi. Açıklama şöyle devam etti:

    Vazalak kelimesinin karşılığını Alevi olarak tanımlamanız ve diğer anlamlarını da hakaret içeren Alevi inancı ile bağdaşmayan kelimelerle tanımlamaya çalışmanız ayrıkçı köhneleşmiş, örümcek ağları ile kaplı zihniyetinizin ürünü olduğu biliyor, dilinizin ve zihniyetinizin karanlığına teslim olmayacağımızı belirtiyoruz.
    Aynı sözlükte cemevinin karşılığının bulunmaması, cemin ibadet olduğuna yer verilmemesi ile Alevi kelimesinin hakaretlerle aynı anlamda kullanılması açık bir şekilde yok sayma kastı içermektedir.

    ALEVİLİK HAKKTIR SÖZLÜKLERİNİZ BU GERÇEĞİ YOK EDEMEZ

    Laik demokratik bir sistemde karşılığı olmayan diyanet işlerinizin fetvaları,dil kurumunuzun deli saçması tanımlamaları sizin; ayrıştırıcı ötekileştirici politikalarınıza karşı da direniş bizim olsun.

    Bu nedenle; kamu kurum ve hizmetlerinde yaşanan ayrımcılık ve nefret söylemiyle üretilen ötekileştirmeye, düşmanlaştırmaya ve toplumsal kutuplaştırmaya karşı farklılıkların eşit haklarla barış içinde bir arada yaşamasının tek güvencesi olan laik yaşam için, birleşik mücadele ile tüm toplumsal kesimlerin yan yana gelerek, demokratik siyaset ve laik düzen içerisinde can cana, omuz omuza vermenin tüm koşullarını oluşturmak boynumuzun borcu olmuştur.

    Unutmayınız ki Aleviler vardır ve Alevilik Hakk’tır.Sözlükleriniz,Fetvalarınız,Asimilasyoncu politikalarınız bu gerçeği yok edemez. (HABER MERKEZİ)

     

  • PSAKD Mersin Şube Başkanı Ateş: Aleviler her türlü baskıya karşı sesini yükseltecek-VİDEO

    PSAKD Mersin Şube Başkanı Ateş: Aleviler her türlü baskıya karşı sesini yükseltecek-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Mersin Şube Başkanı Bülent Ufuk Ateş, TDK’nin vazalak tanımlamasında Alevilere hakaret ettiğini, “Buna karşı toplumun laiklikten, ilerlemeden, aydınlamadan yana olarak, verilecek yanıtında bir o kadar sert olması gerekiyor” dedi. TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu üyesi Veli Haydar Güleç ve Kameraman Kemal Demir’in tutuklanmasına da değinen Ateş, “Bir şeyi bilmelerinde fayda var; Aleviler, her türlü baskı altında seslerini yükseltmeye devam edecek” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    PSAKD Mersin Şube Başkanı Bülent Ufuk Ateş, TDK’nin Aleviler için vazalak tanımlamasına ve TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç ile kameraman Kemal Demir’in tutuklanmasına tepki gösterdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mersin Şube Başkanı Bülent Ufuk Ateş, Türk Dil Kurumu’nun (TDK) Vazalak tanımlamasında Alevilere hakaret ettiğine dikkat çekerek şunları belirtti;

    “İktidar kendisinden olmayanlara karşı topyekün savaş açmış bulunmakta. Bunların başında da kuşkusuz Aleviler gelmektedir. TDK’nin vazalak kelimesiyle Alevileri özdeşleştirmesi saldırının hangi boyuta geldiğini ortaya koymaktadır. Geçmiş dönemde ‘mum söndü’ gibi karalama kampanyasının doruğa ulaşmış hali olarak görmek gerekiyor. Buna karşı toplumun laiklikten, ilerlemeden, aydınlamadan yana olduğunu düşünürsek, verilecek yanıtında sert olması gerekiyor. Tepkimizi her platformda Alevi kurumları olarak göstermeliyiz. Toplumsal tepkinin yanında hukuksal yollara da başvurmamız gerekiyor.”

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu üyesi Veli Haydar Güleç ve Kameraman Kemal Demir’in tutuklanmasına da değinen Ufuk Ateş, şunları ifade etti;

    “Tüm toplum derdest edilme süreciyle karşı karşıya. 12 Eylül faşizmine rahmet okutacak şekilde, toplumun tüm kesimlerine yönelik saldırılar yapılmakta. Bu saldırıların içerisinde kuşkusuz ifade ve basın özgürlüğü de gelmekte. Biliyoruz ki Alevilerin lokmalarıyla kurulmuş olan TV10 onurlu bir yayın ortaya koymuştur. Çalışanlarının tutuklanması saldırının ne boyuta geldiğinin çarpıcı bir örneği. Ama bir şeyi bilmelerinde fayda var; Aleviler, her türlü baskı altında seslerini yükseltmeye devam edecek.”

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Türk Dil Kurumu haddini aştı: Alevileri Vazalak diye tanımladı

    Türk Dil Kurumu haddini aştı: Alevileri Vazalak diye tanımladı

    PİRHA- Türk Dil Kurumu, vazalak kelimesinin anlamını “geveze, sözünü bilmez, serseri, Alevi, Müslüman olmayan, öyle görünen, oruç yiyen” olarak tanımlıyor. TDK’nın bu tanımına tepki gösteren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin Kurucu Başkanı ve 25. Dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, devletin resmi kurumu olan TDK’nın bir toplumu inancından dolayı “Geveze, sözünü bilmez, aptal, serseri” anlamına gelen bir söz ile tanımlaması bu topluma yani Alevilere hakarettir” dedi.  

    Alevilere yönelik hakarete bir yenisi daha eklendi. Türk Dil Kurumu’nun Alevileri vazalak diye tanımladığı ortaya çıktı. Vazalak kelimesinin birinci anlamı geveze, sözünü bilmez, ikinci anlamı serseri olarak tanımlanırken, ayrıca Alevi, müslüman olmayıp, öyle görünen ve oruç yiyen olarak da tanımlanıyor.

    Türk Dil Kurumu’nun bu skandalını twitter hesabından paylaşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin Kurucu Başkanı ve 25. Dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.

    Kenanoğlu, “Alevilere yönelik çok çeşitli hakaret içeren tanımlar yapıldığını biliyordum ama Vazalak denildiğini ilk defa duydum. Alevilere diğer toplulukların ve Devletin böyle dediğini, tanımladığını duymamıştım. Devletin resmi kurumu olan TDK’nın bir toplumu inancından dolayı “Geveze, sözünü bilmez, aptal, serseri” anlamına gelen bir söz ile tanımlaması bu topluma yani Alevilere hakarettir” dedi.

    “ALEVİLERİN MÜSLÜMAN OLUP OLMADIĞINI TARTIŞMAK TDK’NIN İŞİ DEĞİL”

    “Ayrıca Vazalak sözünün 2. anlamı ise yani “oruç yiyen, müslüman olmayıp öyle gözüken, Alevi” tanımlaması ise haddi aşan bir tanımlamadır” diyen Kenanoğlu, “Alevilerin orucu vardır ve ne zaman nasıl tutulacağına da kendileri karar verir ve tutarlar. Alevilerin Müslüman olup olmadığını tartışmak ta TDK’nın işi değildir. Bu da Alevilerin kendi meselesidir” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)