Etiket: tek adam

  • Narlıdere Demokrasi Platformu: Tek adam rejimine teslim olmayacağız

    Narlıdere Demokrasi Platformu: Tek adam rejimine teslim olmayacağız

    PİRHA – Narlıdere Demokrasi Platformu, HDP’li 3 belediyeye kayyım atanması ardından “Tek Adam Rejimiyle birlikte demokrasinin temel kurum ve ilkeleri bir bir ortadan kaldırılırken demokratik değerlere yönelik adeta bir inançsızlaştırma operasyonu yürütülmeye başlandı.” açıklamasını yaptı. 
    Narlıdere Demokrasi Platformu, HDP’li Mardin, Van ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyelerine kayyım atanmasını protesto etti. Yazılı yapılan açıklamada demokrasi inancının yitirildiğine işaret edilerek şunlar aktarıldı:
    “HALKIN ADALETE İNANCI ZAYIFLADI”
    “Son birkaç yıldır Meclise, adalete, yargıya, basına, sendikalara ve daha birçok kuruma karşı vatandaşların inancını yitirmesi için sistematik bir yönelim yaşanıyor. Devlet/AKP yıllardır planlı ve örgütlü olarak kurumları güdümüne sokacak politikalar hayata geçirdi. Güdümüne giren kurumlar ise asıl misyonlarını, var oluş gerekçelerini bir yana bırakarak AKP’nin şubeleri gibi çalıştı, çalışıyor. Birçok kuruma inanç ve güven yitimi uygulanan bu politika nedeniyledir.
    Geldiğimiz aşamada uygulanan tekçi ve faşizan politikaların sonucu olarak halkın ezici çoğunluğunun Meclise, yargıya, adalete, basına inancı ve güveni oldukça zayıflamıştır.
    Buna paralel olarak güdüme girmeyen, yandaş olmayan, muhalif kurumlar ise demokrasinin asgari kuralları dahi rafa kaldırılarak etkisizleştirilmeye, bastırılmaya ve kriminalize edilmeye çalışılıyor. En son TÜRK-İŞ başkanı örneğinde olduğu gibi muhalif ses ve eleştirilere anında ‘hain, terörist’ damgası yapıştırılıyor.
    Şimdi de seçimleri anlamsızlaştırmak, ortadan kaldırmak ve böylece umutsuzluğu hâkim hale getirerek tek adam rejimine teslim olmamızı hedefliyorlar. Kayyım demokrasiye darbedir ve kabul etmiyoruz. En kısa zamanda üç büyükşehir belediye başkanı görevine iade edilmelidir”
    PİRHA / İZMİR
  • Karahalil: Biz Aleviler, bu bozuk düzenin çarkları içinde erimeyeceğiz-VİDEO

    Karahalil: Biz Aleviler, bu bozuk düzenin çarkları içinde erimeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) önceki Genel Sekreteri Seyit Karahali, Alevilerin 24 Haziran seçimlerinde nasıl bir tavır alması gerektiğini anlattı. Karahalil, “Aleviler hep zulmün karşısında mazlumun yanında durdu. Bu ilkesinden asla vazgeçmedi, vazgeçmeyecek” dedi.  

    24 Haziran seçimlerine sayılı günler kala değerlendirmeler devam ediyor. Alevilerin sandıktaki tavırlarının ne olması gerektiğini değerlendiren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) önceki Genel Sekreteri Seyit Karahalil, Alevilerin her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında yer aldığını ve bunun değişmeyeceğinin altını çizdi.

    “SAĞ PARTİLERE OY VERMEMİZ SÖZ KONUSU OLAMAZ”

    Partilerin seçim vaatlerine kısaca değinen Karahalil, “Ne yazık ki yüreğimizi hafifletecek, yüzümüzü güldürecek hiçbir vaatleri yok. Hele hele sağ partiler bize asla şirin gözükmüyorlar. Yıllardan beri bizleri öylesine ittiler, öylesine kaktılar ki bizim onlara oy vermemiz asla söz konusu olamaz.” dedi.

    “BOZUK DÜZENİN ÇARKLARI İÇİNDE KİMSE BİZİ ERİTEMEYECEK”

    “Demokrasiden yana laiklikten yana, eşitlikten ve insan haklarından yana kim doğru duruş gösteriyorsa, kim gerçekten bu söylemlerinde samimi ise Aleviler sandık başına gittiklerinde o yönde tercihlerini kullanacaklardır.” ifadelerini kullanan Karahalil, şöyle devam etti:

    “Bu bozuk düzende sağlam çark olmayı bizler yıllarca becerdik ve becermeye devam edeceğiz. Hiç kimse bizleri bu bozuk düzenin çarkları içerisinde yok edip eritemeyecektir.”

    “PARLAMENTER SİSTEME DÖNMEK ZORUNDAYIZ”

    Karahalil, Alevilere şöyle seslendi:

    “Aklınızı başınıza devşirin. Tek adam diktatörlüğünden bu ülkeyi kurtarmamız gerekmektedir. Bu tek adam diktatörlüğü ortadan kalkmadıkça bize ne özgürlük, ne laiklik, ne de insan hakları gelecektir. Mutlak suretle parlamenter sisteme dönmek zorundayız. Bu ülke ancak parlamenter sistemle yönetilir. O zaman hukukun kuralları işler, o zaman eğitim bilimsel ve parasız olur. İşte o zaman insanlar insan gibi yaşamaya çalışırlar.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Yurttaş en çok adaletsizlikten dertli: OHAL ile hak, hukuk olmaz-VİDEO

    Yurttaş en çok adaletsizlikten dertli: OHAL ile hak, hukuk olmaz-VİDEO

    PİRHA -İstanbul Avcılar’da yurttaşlara mevcut hükümetin politikalarından memnun olup olmadığını sorduk. Yurttaşlar, “OHAL ile yönetilen bir yerde hak, hukuk, adalet olmaz bu nedenle memnun değiliz” diye konuştular. Hükümetin uygulamalarına olumlu bakanlar ise yol, köprü ve üst geçit yapılmasından memnunlar. 

    HABERİN VİDEOSU

    AKP hükümetinin ülkede uyguladığı politikalara ilişkin İstanbul Avcılar’da sokaktaki yurttaş Pir Haber Ajansı’na konuştu. Birçok yurttaş hükümetin uygulamalarından memnun olmadığını belirtirken, kimi yurttaşlar ise mevcut hükümetin yol, köprü gibi politikalarını beğendiklerini söylediler.

    “EN BÜYÜK SORUN ADALET”

    Mevcut hükümetin politikalarını doğru bulmayan yurttaşlar, “Hem dış politikada hem de iç politikada iç açıcı bir şey yok. Mevcut hükümetin en büyük sorunu adalet. Çünkü tarafsız değil. Her yer ranta açılmış. Ne İstanbul’da ne İzmir’de ne de Ankara’da yeşil alan kalmadı. Bir deprem olsa kaçacak yer yok. Eğitim sistemi yapboza döndü. Her gelen kendine göre eğitimde değişiklik yapıyor. İşsizlik artıyor, her şeye zam geliyor ancak asgari ücrette hiçbir artış olmuyor ” ifadelerini kullandılar.

    “TEK DİN, TEK DİL, TEK MEZHEP”

    “OHAL ile yönetilen bir yerde hak, hukuk olmaz bu yüzden hükümetin politikalarını doğru bulmuyoruz” diyen yurttaşlar ayrıca şunları kaydettiler:

    “Her şey tek adam ile yönetiliyor. Gerici bir eğitim sistemi dayatılıyor. Bu eğitim sistemiyle laikliği, bilimi benimseyen insan yetişmez ancak İŞİD’çi yetişir. Ve tek adam, tek din, tek dil ve tek mezhep politikaları ile yönetiliyoruz.”

    “YOL, KÖPRÜ GİBİ POLİTİKALARINDAN MEMNUNUZ” 

    Hükümetin kimi politikalarından memnun olup kimi politikalarından memnun olmayan yurttaşlar ise, “Hükümetin yol, köprü, alt geçit ve üst geçit gibi çalışmalarından memnunuz. Ancak eğitim ve artan faizlerden dolayı memnun değiliz” diye konuştular.

    Suay ABAK-İsmet SEFER/İSTANBUL

     

     

  • Halkevleri Başkanı’ndan Müftülük Yasası tepkisi: Tek adamın ağzından çıkan kanun olamaz-VİDEO

    Halkevleri Başkanı’ndan Müftülük Yasası tepkisi: Tek adamın ağzından çıkan kanun olamaz-VİDEO

    PİRHA – Müftülüklere nikah kıyma yetkisinin meclisten geçmesine tepkiler devam ediyor. Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, “Biz bu yasayı istemiyoruz ve kabul etmiyoruz. Biz sadece bu yasayı değil gerici erkek egemen ve kadın düşmanı bu iktidara emeğimizden, bedenimizden, hayatımızdan elini çek diyoruz” dedi.

    Haberin Videosu

    Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy müftülüklere verilen nikah kıyma yetkisini Pir Haber Ajansı’na değerlendirdi.

    “BU YASA, BİZİM SOKAKLARDAN ÇIKMAYACAK”

    “Bu yasa tek adamın meclisinden çıkabilir ama bizim yaşam alanlarımızdan, bizim evlerimizden, bizim sokaklarımızdan geçmeyecek ve çıkmayacak bir yasa” diyen Ersoy, “Tek adamın ağzından çıkanın kanun olmayacağını, sadece meclis ve kendi saray çevresi değil ülkenin dört bir tarafında bunun böyle olmayacağını kendisi de görecek” dedi.

    “KENDİ EŞİTLİĞİMİZİ VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ KAZANACAĞIZ”

    Ersoy, “Biz bu yasayı istemiyoruz ve kabul etmiyoruz. Biz sadece bu yasayı değil gerici erkek egemen ve kadın düşmanı bu iktidara; emeğimizden, bedenimizden, hayatımızdan elini çek diyoruz. kadınlar olarak bundan önce olduğu gibi eşitlik ve özgürlük mücadelesini yaşamın her alanında ve her anında  gerici ve kadın düşmanı bu iktidar karşısında inatla sürdüreceğiz. Buna mecburuz zaten. Çünkü bu bizim en yaşamsal sorunumuz. Biz inanıyoruz ki kendi eşitliğimizi de özgürlüğümüzü de kazanacağız. Bunu kazanırken memleketi de eşit ve özgür bir hale getireceğiz. Ve bunu da biz kadınlar yapacağız” diye konuştu.

    “YENİ YARATACAKLARI TOPLUM TEK MEZHEBE DAYALI”

    Kendisinin zaten yeni bir toplum yaratıyoruz dediğine dikkat çeken Ersoy, “Yeni yaratmak istedikleri toplum tamamen tek mezhebe dayalı ve kendi diktatörlüğünün toplumsal yapısını kurmaya dönük bir yapı. Bunu bu ülkede yaşayan hiçbir inanç, hiçbir kimlik, hiçbir sınıf  istemeyecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yurttaşlar PİRHA’ya konuştu: Cihat yerine sevgi, saygı, hoşgörü dersleri verilmeli-VİDEO

    Yurttaşlar PİRHA’ya konuştu: Cihat yerine sevgi, saygı, hoşgörü dersleri verilmeli-VİDEO

    PİRHA – Yeni eğitim müfredatında yapılan değişiklikle din derslerinde artık cihat ve şeriat eğitimi de verilecek. Beşiktaş’ta yurttaşlara Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017 – 2018 yılı eğitim müfredatındaki değişiklik ile geleceğe yönelik kaygılarının olup olmadığını sorduk. Yurttaşlar, “Cihat ve şeriat dersleri toplumu ayrıştırır. Bu dersler verileceğine sevgi, saygı ve hoşgörü dersleri verilmelidir” diye konuştular.  

    HABERİN VİDEOSU 

    Yeni eğitim müfratında din derslerinde cihat ve şeriatın olmasını istemeyen ve geleceğe yönelik kaygı yaşayan yurttaşlar, “Gittikçe dine gidiyoruz. Kendimizden ve çocuklarımızdan çok, torunlarımızın geleceğinden kaygılıyız. Herkes dinini aileden öğreniyor hiç gerek yok. Şeriat ve cihat yerine sevgi, saygı ve hoşgörü dersleri verilmelidir” dedi.

    “Şeriat ve cihat gibi dersler toplumu ve çocuklarımızı ayrıştırır” diyen yurttaşlar, “Bu gibi dersler yerine bilimsel ve laik eğitim derslerinin verilmesinden yanayız. Çünkü bir ülke gelişecekse bilimle ve ilimle gelişir. Zaten ülke olarak yeterince şeriatın ve cihatın içinde yer almış durumdayız. Ve ülkemizi ileri yerine geri götürdüğünü düşünüyoruz. İnsanlar uzaya ilerlerken biz halen din derslerini konuşuyor haldeyiz”ifadesini kullandılar.

    “ÜLKENİN GİDİŞATI KAYGI VERİCİ”

    Geleceğe yönelik kaygı duyan yurttaşlar, mevcut iktidarın politikasını beğenmiyoruz. Artık işsizliğin yanı sıra tüm alanlarda torpille işe alım yapılıyor. Ülkenin gidişatı kaygı verici olduğundan artık bu ülkede durmak istemiyor hale geldik. Eskiden okuyup adam olun denilirdi şimdi okuyanların çoğu iş bulamıyor ve boş geziyor. Ve bugün ülke yönetimi tek adam rejimine doğru gidiyor bizler de buna karşıyız” diye konuştular.

    “Yeni eğitim müfredatında cihat ve şeriat eğitimi olsun” diyen yurttaşlar da, “Cihat ve şeriatın ne olduğunu bilmiyoruz. Ama yararlı ve iyi bir şeyse öğretilsin. Ancak doğru ve iyi bir şekilde öğretilmesini istiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara Kızılay’da halk ‘Hayır’ diyor-VİDEO

    Ankara Kızılay’da halk ‘Hayır’ diyor-VİDEO

    PİRHA-Ankara Kızılay’da işçi, memur, emekli, işsiz, ev kadını ayrımsız tüm vatandaşlara mikrofonumuzu uzattık ve anayasa değişikliği ile ilgili referandumda ‘Evet’ mi ‘Hayır’ mı diyeceklerini sorduk. 

    Referanduma az bir süre kala Ankara’da yaşayan yurttaşlar referandumda ne oy kullanacaklarını ve gerekçelerini PİRHA’ya anlattılar.

    Neşe Aras isimli bir yurttaş, referandumda hayır diyeceklerini söyleyerek “Biz kazanacağız” dedi.

    Makine mühendisi olan Gürkan Karaçoban da tek adam diktatörlüğüne karşı olduğu için, bağımsız bir Türkiye için hayır diyeceğini belirtti.

    Emekli öğretmen Arzu Gündoğmuş ise torununu düşündüğü için hayır diyeceğini ifade etti.

    Figen Aygörmez isimli bir kadın da hayır deme nedenlerini şöyle açıklıyor: Bu ülkede bağımsız, laik bir şekilde yaşamak için, tek adama kaşı olduğum için, diktatörlüğe, faşizme karşı olduğum için hayır, hayır, hayır diyorum.

    Engelli bir vatandaş olan Selim Aydın Davulcu da şuana kadar hiçbir geliri olmadığı için ve başbakandan memnun olmadığı için hayır diyeceğini belirterek, “Engelim var, bana hiçbir imkân tanımadılar. Hiçbir gelirim yok. Kirada oturuyorum Hayırda hayır olduğunu düşünerek hayır diyeceğim” dedi.

    Ev kadını Keklik Köksal, ülkenin anayasadan daha önemli sorunları olduğuna dikkat çekerek, “Referandumda Hayır diyorum. Nedeni ise ülkemizde o kadar sorun var ki, eğitim sorunu, işsizlik sorunu, savaş sorunu. Bu kadar sorun varken, bunlara önlemini almak, çözüm üretmek varken, çocuklarımızın geleceği için bir şeyler yapmak varken, hiç bir şey yapılmıyor. İşsizlik, eğitim, suçsuz yere tutuklanan insanlar, işinden edilen insanlar var. Bunlar çözülürse her şey çözülür” şeklinde konuştu.

    Bu ülkede yaşayan duyarlı bir vatandaş olduğunu söyleyen Dengiz Sönmez de “Tek adam rejimine hayır diyorum. Özgürlük, adalet ve barış için hayır diyorum” diye konuştu.

    Cebrail Arslan/ANKARA

    Haberin Videosu

  • ‘Evet çıkarsa ülkeyi tepeden tırnağa soyacaklar’

    ‘Evet çıkarsa ülkeyi tepeden tırnağa soyacaklar’

    PİRHA – AKP ve MHP’nin ortak hazırladığı ve 16 Nisan’da referanduma sunulacak yeni anayasa değişikliğine ilişkin sanatçılardan sert tepki geldi. Oyuncular Gülriz Sururi, Orhan Aydın ve Rutkay Aziz, iktidarın istediği her şeyi yaptığını ve şımardığına dikkat çektiler. 

    Oyuncular Gülriz Sururi, Orhan Aydın ve Rutkay Aziz referanduma ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “Türkiye’nin pek çok kesiminde insan hakları mücadelesi veren var” diyen oyuncu Gülriz Sururi, “Ancak toplumun vermiş olduğu bu mücadeleye iktidar karşı çıkıp, sindirmeye çalışıyor” dedi.

    “TÜRKİYE HALKLARI DAYATILAN BU KULLUK SİSTEMİNİ KABUL ETMEYECEK”

    Ne Aleviler ne de Türkiye halkları hiçbir zaman dayatılan bu tek adamlık ve kulluk sistemini kabul etmeyeceklerinin altını çizen oyuncu Gülriz Sururi, “Mevcut hükümet toplumu ötekileştirerek ve karşılıklı kutuplaştırarak ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Ancak bunu başaramayacak. Çünkü herkes dayatılan sisteme Hayır diyecek” diye konuştu.

    “İKTİDAR İSTEDİĞİ HER ŞEYİ YAPTI VE ÇOK ŞIMARDI”

    Oyuncu Gülriz Sururi son olarak şunları belirtti:

    “iktidar istediği her şeyi yaptı ve çok şımardı. Topraklarımızı sattı, savaşa soktu. Biz yurtta sulh cihanda sulh diye büyüdük. Bunu yeniden yeşertmek istiyoruz ülkemizde. Ben belki görmem ama sizler çok mutlu güzel bir ülkede yaşayacaksınız.”

    “ÜLKEYİ TEPEDEN TIRNAĞA SOYAN ÇETECİ BİR ANLAYIŞ VAR”

    Oyuncu Orhan Aydın ise, “Bu ülke çok yakın tarihlerde iki seçim ve onlarca can kaybı yaşadı. Bombalar patladı, ülkede kaos ve kriz derinleşti. Birileri hep mutlu oldular,  salyalarını akıttılar ve kahkahalarla güldüler. Ancak bu vahşet ve baskılar karşısında da ülkenin büyük bir çoğunluğu yas tuttu. Acı, keder, elem biriktirdi. Ama sonra gördük ki bu biriken acı, elem, kedere karşı başka bir yerden bağırıp çağıran başka bir söylem var. Ülkeyi ayrıştıran, bölen, düşmanlık çağrısı yapan, ötekileştiren ve bütün yer altı yer üstü kaynaklarını tepeden tırnağa işgal eden bir çeteci anlayış var” dedi.

    “EVET ÇIKARSA ÜLKEYİ TEPEDEN TIRNAĞA SOYACAKLAR”

    Oyuncu Orhan Aydın 16 Nisan’daki referanduma ilişkin son olarak şunları belirtti:

    “Ben referandumların ya da seçimlerin demokrasi getireceğine inanmıyorum. Özellikle bu tür adına burjuva demokrasi dediğimiz bir avuç azınlığın dayattığı yapılarda demokrasi çıkmaz. Ve ben faşizmin kaybedeceği bir seçime gireceğine de inanmıyorum. Ancak İstanbul dair Anadolu’nun birçok yerinde ki emekçilerin, işçilerin, işsizlerin, gençlerin, emeklilerin Hayır’da onurlarını birleştirdiklerini gördüm. Eğer 16 Nisan gecesi Hayır’a rağmen bu coğrafyada evet çıkarsa bilin ki birisi hem o gece hem de ondan sonra ülkeyi tepeden tırnağa soyacaklardır.”

    “ALEVİLER TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRASİ VE BARIŞIN VAZGEÇİLMEZİDİR”

    Oyuncu Rutkay Aziz ise, “Aleviler Türkiye’deki demokrasi ve barışın vazgeçilmezidir. Hep böyle inandım. Bu inancımda da devam ediyorum. Bu iş 16 ve 17 Nisan’da Hayır çıkması ile bitmiyor. Önemli olan bizim 17’sinden sonrada demokrasinin, barışın, özgürlüğün, adaletin, hukukun ve insan onurunu korumanın kavgasını vermeye devam etmektir. Onların bir yaklaşımı var “Biz bunu Erdoğan için değil her doğan için yapıyoruz” aslında her doğan için biz yapıyoruz. Biz her doğan insanımıza, yavrumuza aydınlık bir Türkiye bırakmakla yükümlüyüz. Her doğanı bize bıraksınlar” dedi.

    Oyuncu Rutkay Aziz son olarak şunları ifade etti:

    “16 Nisan’dan sonra siyasetçiler, sivil toplum örgütleri ve demokrasi mücadelesi veren güçlerin bir araya gelip bu konuda çok ciddi bir biçimde gruplaşmadan, kimseyi öne çıkmak gibi bir hevese girmeden ciddi biçimde tartışmaları gerekiyor.”

    (HABER MERKEZİ)

    HABERİN VİDEOSU

  • ‘Var olan sistem çok mu iyi? Hayır. Dayatılan daha beter’ – VİDEO

    ‘Var olan sistem çok mu iyi? Hayır. Dayatılan daha beter’ – VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Derneği Mersin Şube Sekreteri Nuran Kılıçkaya referandum süreci Alevi ve Sunni meselesi değildir.

    16 Nisan’da yapılacak referanduma ilişkin Alevi Kültür Derneği (AKD) şube sekreteri Nuran Kılıçkaya PİRHA’ya konuştu.

    Alevi toplumu için bu ülkedeki durum her zaman aynıydı diyen Kılıçkaya, “Sadece daha görünür olduk ancak sıkıntılar aynı sıkıntı” dedi.

    “BU REFERANDUM ALEVİ SUNNİ MESELESİ DEĞİL”

    Referandum sürecinin Alevi ve Sünni meselesi olmadığının altını çizen Kılıçkaya referanduma ilişkin şunları ifade etti:

    “Eksikleri ile geçmişten günümüze var olan cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkacak mıyız, çıkmayacak mıyız meselesidir. Var olan sistem çok mu iyi? Tabi ki de değil. Ama bugün bize dayatılmaya çalışılan sistem tarihin çöp sepetine atılmış bir sistemdir. Buna kısaca tek adam diktatörlüğü deniliyor. Başkanlık sistemi nasıl bir başkanlık? Parlamenter sistem var mı yok mu?  Bunlar çok detaylı bir şekilde halka anlatılmıyor.”

    “REFERANDUM DA HAYIR DİYECEĞİM”

    Bu referandum Tayyip Erdoğan ya da kişisel mesele üzerinden bize dayatılmaya çalışılıyor diyen Kılıçkaya, “Bütün bir Alevi toplumu adına konuşma hakkına sahip değilim. Ama ben şahsen Hayır diyorum” diye konuştu.

    “KADIN OLARAK HER ŞEKİLDE HAYATIMIZ ZOR”

    Alevi Kültür Derneği Mersin şube sekreteri Nuran Kılıçkaya son olarak şunları ifade etti:

    Kadın olarak her şekilde hayatımız zor. Referandum öncesi ya da sonrası diye bir şey yok. Kadın olarak bugüne kadar zaten her türlü zorlukları yaşadık. O yüzden kadın olarak güçlü olmak ve ayakta durabilmek için yapacağımız tek şey sürekli mücadele etmektir. HABER MERKEZİ

    HABERİN VİDEOSU

  • ‘Hayır’ı savunan halk hareketi var’-VİDEO

    ‘Hayır’ı savunan halk hareketi var’-VİDEO

    PİRHA – Eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yargıcı Rıza Türmen, “Bir taraftan iktidar cephesine sıkışmış bir Evet cephesi var, öbür tarafta da Hayır’ı savunan geniş bir halk hareketi var”dedi.

    Eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yargıcı Rıza Türmen 16 Nisan referandumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “HAYIR KAMPANYASI YÜRÜTENLERE BASKI VAR”

    Hayır kampanyası yürütenler üzerinde büyük bir baskının olduğunu belirten Türmen, “Hayır kampanyası yürütenler darp edilerek, broşürleri yırtılıyor ve engelleniyor. Tüm bunlara rağmen Hayır’ın halen önde olmasının tek sebebi var; o da bir halk hareketinin var olmasıdır” dedi.

    “HAYIR RÜZGARI ESİYOR”

    “Televizyonlarda, sokaklarda ve gazetelerde Hayır kampanyalarına yer verilmese de bir Hayır rüzgarı esmektedir” diyen Türmen referandum ilişkin şunları ifade etti:

    “Tüm bu olumsuzluklara engellemelere rağmen Hayır’ı görünmez kılmaya çalışsalar da hissedebiliyoruz. Ben böyle bir halk hareketinin başlamasından dolayı çok mutlu ve umutluyum. Bu nedenle Hayır’ın çıkmasından yanayım. Aksi taktir de Türkiye tek adam diktatörlüğüne kalır. Bu da Türkiye’yi karanlık bir sürece doğru götürür.”

    “BÜTÜN GÜÇ TEK ADAMDA TOPLANACAK”

    Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen son olarak şunları belirtti:

    “Referanduma giden bu anayasa değişikliğinde bütün güç tek adamda toplanacak, fren denge mekanizması olmayacak ve başkan partili olacaktır. Bunun sonucu olarak başkan seçilecek kişi elinde topladığı gücü kendi partisi için kullanacaktır. Kim başkan olursa olsun bu gücü böyle kullanacaktır. Bu başlı başına kendi çıkarlarının ulus çıkarlarının önüne geçmesi demektir. Sadece bu bile Hayır demek için bir nedendir.” (HABER MERKEZİ)

    HABERİN VİDEOSU

     

  • ‘Geleceğimiz için ‘tek adam rejimine’ Hayır’

    ‘Geleceğimiz için ‘tek adam rejimine’ Hayır’

    PİRHA – Başkanlığı öngören ve 16 Nisan’da yapılacak olan referanduma ilişkin konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik kolları üyeleri, “Ülkenin tek adamla yönetilmesini istemiyoruz” dedi. 

    16 Nisan’da yapılacak olan referanduma ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik Kolları üyeleri Serhat Rüzgar, Alican Hüner, Gizem Pınar Polat, Özge Karabulut ve Deniz Aygün PİRHA’ya konuştu.

    “BU BİR SEÇİM DEĞİL ÜLKE SORUNUDUR”

    AKP’nin getirmek istediği yeni anayasa değişikliğine ve tek adam rejimine karşı büyük bir mücadele verilmesi gerektiğini vurgulayan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik Üyesi Serhat Rüzgar şunları ifade etti:

    “Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri birlikte hareket ederek büyük bir Hayır kampanyası yürütmelidirler. Alevi gençleri olarak şunu iyi bilmeliyiz bu bir seçim ya da yerel bir seçim çalışması değil bu bir memleket sorunudur. Bu yüzden biz Alevi gençlerinin iyi bir kurul oluşturarak sağlam bir çalışma yürütmesi gerek.”

    “TEK ADAM REJİMİNE KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik Üyesi Alican Hüner ise kendi evimizde bile demokrat bir hayat sürerken ülkemizin tek adamla yönetilmesini istemiyorum. Bugüne kadar da hiçbir rejimin sürekliliği olmamıştır bu referandumda evet çıksa da bizler yine mücadeleye devam edeceğiz. Ve bu tek adam rejimini yine yıkacağız” dedi.

    “ÜLKE TEK ADAMLIĞA GİDİYOR”

    Hünerden sonra söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik  Üyesi Gizem Pınar Polat ise, Hayır’ın çıkacağından eminim. Çünkü insanlar artık üç aşağı beş yukarı ülkenin tek adamlığa yönelik bir gidişatta olduğunu farkında olduğunu” dedi.

    “SORUN TEK ADAM SORUNU”

    “Sorun sadece Recep Tayip Erdoğan sorunu değil sorun tek adamlık sorunudur” diyen Polat, “Yarın bizim düşüncemizden de başa gelen olabilir başka düşünceden de biri başa gelebilir” dedi.

    “KARARSIZ SEÇMENE ULAŞMAMIZ GEREK”

    Polat, “Bu süreçte özellikle biz Alevi gençlerin yapması gereken şey kararsız seçmeni ikna etmeye çalışmaktır. Kararsız seçmenle irtibata geçerek mevcut sistemi açıklayıcı bir dil ile iletmemiz ve bilgilendirmemiz gerekiyor. Bu tek bir kişinin işi değil hepimizin birlik olup getirilen bu tek adam sistemine karşı çalışma yürütmemiz gerekiyor. Bu dönemde sen sağcısın, sen solcusun durumu kalmadı önemli olan insanlık için bir şeyler yapabilmektir. İnsanlık için ve kendi geleceğimiz için Hayır, diyoruz” diye konuştu.

    “İKİ MADDE BİLE HAYIR DEMEME YETİYOR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik Üyesi Özge Karabulut ise yeni anayasa değişikliği ile getirilen 18 yaşını doldurmuş kişinin üniversite okumadan milletvekili seçilerek askerlikten ömür boyu muaf tutulmasına ve iki yıl vekillik yaptıktan sonra emekli olmasına kesinlikle karşıyım. Ve yeni anayasa değişikliğinde getirilecek olan başkanlık sisteminde seçilen kişiyi denetleyecek bir organ olmayacaktır. Bu iki madde bile benim Hayır dememe yetiyor” dedi.

    “BU İŞİN SAĞI SOLU YOK”

    “Bir kadın olarak kendimi güvende hissetmiyorum, yarın Evet çıkarsa hayat tamamen güvensiz olacak biz kadınlar için” diyen Karabulut, “15 yıldır iktidar olan AKP her yıl daha iyi bir Türkiye vaadinde bulunuyor ancak her yıl daha kötüye gitmekteyiz. Bu işin sağı solu kalmadı kendi içlerinde bile karşı gelen varsa hemen yok ediyorlar sindiriyorlar” diye ifade etti.

    “TEK ADAM REJİMİNE KARŞIYIZ”

    Son olarak söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi Gençlik Üyesi Deniz Aygün ise tek adam rejime karşıyız. Bu süreçte biz Alevi gençlerinin birlik içinde bir çalışma yürütmesi gerekiyor. Biz Alevi Gençliği olarak Hayır diyoruz” dedi.

    İsmet SEFER / İSTANBUL

    HABERİN VİDEOSU

     

  • ‘Aleviler tek adam rejimine hayır, diyecek’

    ‘Aleviler tek adam rejimine hayır, diyecek’

    PİRHA- Başkanlığı ve rejim değişikliğini öngören anayasa değişikliği 16 Nisan’da oylanacak. Referanduma sayılı günler kala PİRHA’ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, “Aleviler çok net ve açık bir biçimde çoğulculuğu reddeden tek devlet, tek millet, tek inanç tek adam üzerine kurulu olan bu değişikliğine açık olarak referandumda ‘hayır’ diyeceklerdir” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, referandum sürecini ve Alevilerin tavrını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Anayasa değişikliği adı altında diktatöryal bir sistemle karşı karşıya kalındığını belirten Kaya, siyasetin dincileştirilmesi ve tek adam yönetiminin Aleviler arasında kaygı uyandırdığını söyledi.

    Kaya, Alevilerin tekçi yapının tarihsel süreç içerisinde kendilerine ne getirdiğini çok iyi bildiklerini ifade ederek, “Yavuz’dan biliyorlar, Ebu Suut’tan biliyorlar, İkinci Mahmut’tan biliyorlar” dedi.

    O dönemeden bu döneme kadar Alevilerin asimile edilmeye çalışıldığını söyleyen Bülent Kaya, “Bugün tekrar tarih tekerrür edercesine aynı anlayışla anayasa yapılıyor. Sistem değişikliğine başta Aleviler, Kürtler ve bunlar gibi inanmayan ve yaşamayan kesimler kaygı duymakta ve hayır demektedirler” diye konuştu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, “Aleviler çok net ve açık bir biçimde çoğulculuğu reddeden tek devlet, tek millet, tek inanç tek adam üzerine kurulu olan bu değişikliğine açık olarak referandumda ‘hayır’ diyeceklerdir” dedi.

    Cebrail ARSLAN

  • ‘Getirilmek istenen vesayet sistemidir’

    ‘Getirilmek istenen vesayet sistemidir’

    PİRHA – TÜM BEL-SEN Ankara 2 nolu Şube tarafından organize edilen ve moderatörlüğünü TÜM BEL-SEN Ankara 2 No’lu Şube Başkanı  Devrim Kahraman’ın yaptığı “OHAL ve KHK gölgesinde yeni anayasa” başlıklı panel, Çankaya Belediyesi konferans salonunda  gerçekleştirildi. Panelde konuşmacılar ise CHP Ankara Milletvekili  Şanal Sarıhan, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen ve İhraç edilen  akademisyenlerden Dr. Cenk Yiğiter’di. 

    “BU BİR ANAYASASIZLAŞTIRMADIR”

    16 Nisan’da yapılacak olan referanduma ilişkin düzenlenen panelde ilk söz alan Yiğiter, “Bu bir anayasasızlaştırma sürecidir. Anayasanın yok edilmesidir. Mevcut anayasayı savunmak değil 12 Eylül anayasasının da gerisinde anayasal düzenlemedir. Mevcut değişikliğe karşı anayasayı savunduğumuz için hayır, diyeceğiz” dedi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ SERT KUVVET AYRILIĞIDIR”

    Akademisyen Yiğiter şunları kaydetti: “Bir hükümetin demokratik olmasının koşulu kuvvetler ayrılığının olmasıdır. Başkanlık sistemi sert kuvvetler ayrımıdır. Parlamenter sistem ise daha yumuşaktır. Getirilen şey gerçekten başkanlık değildir. Demokratik de değildir.

    “TÜRK TİPİ TEK ADAM DİKTATÖRLÜĞÜ GETİRİLİYOR”

    AKP  7 Haziran’daki yenilginin nedeni başkanlık savunusudur. Türk tipi tek adam diktatörlüğü getirilmesidir. En önemli anayasa değişikliğinin konuşulduğu bir dönemde anayasa hukuk profesörü TRT’de sanat ve şehir üzerine gece programı yapıyor. Milletvekilleri, eş genel başkanlar, gazetecilerin tutuklandığı ve Hayır’ın yasaklandığı bir dönemde referandum değildir yapılan.”

    “102 BİN KİŞİ İŞTEN ATILMIŞ”

    Yiğiter’den sonra söz alan KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, “Fiili hukuksuzluk darbe ile başlamış değil. 7 Haziran yenilgisi ve öncesinde başlayana sürecin bizi getirdiği bir noktadayız” dedi.

    Özgen, “Emekçilerin kazanılmış haklarına saldırı başlatılmış ve darbelerin ardından sistematik olarak iyice iş güvencesi ortadan kaldırılmıştır. OHAL veya sıkıyönetim çerçevesinde dahi müdahale edilmeyecek anayasal ve sözleşmelerle koruma altında olan temel hak ve hürriyetler ihlal edilmiştir. Çalışma bakanının ifade ettiği rakama göre 102 bin kişi işten atılmıştır” diye konuştu.

    “TÜM MUHALİF, DEMOKRAT VE EMEKÇİ KESİM HAYIR DİYOR”

    Barışçı, eşitlikçi, özgürlükçü ve çoğulcu bir anayasaya ulaşmak için bu anayasa taslağına karşı olduklarını ifade eden Özgen konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ekonomi cari açık vermektedir. Enflasyon ikili bir düzeye çıktı. İşsizlik yine iki hanelidir. Sanal program ve verilerle manipülasyon yapılarak toplumu yanıltma eğilimi var ama siyasi krize ek olarak ekonomik kriz yaşanmaktadır. Tüm baskı ve hukuksuzluklara rağmen geniş bir hayır cephesi kurulmuş durumdadır. Tüm muhalif, demokrat ve emekçi güçler Hayır diyorlar.”

    “BİZİM TARİHSEL TUTUMUMUZ NETTİR”

    Son dönemde yapılan çok sayıdaki ihraçlara yönelikte de Özgen şunları ifade etti:

    “İhraç edilenleri sendika binalarına dahi alamayanlar sendika adı altında yer almaktadır. Savunma hakkının ihlal edildiği bu süreçte hukuki destek anlamında tüm ihraçların yanında olmaya çalışıyoruz. Dün asker-polislerin de dahil olduğu 15 kişilik ihraç grubunu KESK’te ağırladık. Hukuki ve sosyal sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Maddi dayanışma konusunda da dost-düşman herkesin takdir ettiği bir çaba içerisindeyiz. İşsizlik ödeneği dahi vermeyen hükümet ihraçların sağlık haklarını dahi kısıtlıyor. Diğer sendika ve konfederasyonların üç maymunu oynaması bizim tutumumuzu değiştirmez. Bizim tarihsel tutumumuz nettir.”

    “KENDİ ANLAYIŞINA GÖRE ANAYASA YAPIYOR”

    Son olarak söz alan CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan da, “AKP yeni anayasayı araçsallaştırarak kendi anlayışı ve ideolojisi doğrultusunda bir anayasa değişimi yapmaktadır” dedi.

    “DARBECİLERİ YARGILAMAK YERİNE GENİŞ HALK YIĞINLARI YARGILANDI”

    Sarıhan, “Darbe girişimi devlet güçlerince bastırılmıştı. Ayrıntıları bir kenara bırakılarak güçlü devlet darbecileri engelledi çok büyük bir zaaf ve sorun yoktu. OHAL ve Sıkıyönetim ilan etmenin hukuki ve fiili koşulları yoktu. Siyasal iktidar olağan hukuk kapsamında kalarak da darbecileri yargılayabilecekken, geniş halk yığınlarına yöneldi. OHAL yasasına şu maddeyi ekledi. FETÖ ve TEM kapsamına almak üzere, diye ekleme yaptı. Darbeyle mücadele yanına TEM’i de ekleyerek alanını genişletti. Zaten TEM ile TCK varken bunları OHAL hukukuna dahil etmek sosyalistleri, demokratları ve tüm muhalif kesimleri yok etmek için var ettiler.”

    “GETİRİLEN BİR VESAYET SİSTEMİDİR”

    Sarıhan 16 Nisan’da referanduma gidecek olan başkanlık anayasasına ilişkin şunları ifade etti:

    “Yeni anayasa değişikliği yapılırken günde 1 saat uykuyla maddeler çıkarıldı. Getirilen şey başkanlık veya yarı başkanlık değildir. Vesayeti kaldırıyoruz adı altında güçler ayrılığı kaldırılıyor ve bu kurumlar vesayet makamı haline getiriliyor.  Getirilmek istenen sistem başkanlık sistemi olabilir ama yarı veya tam başkanlık değil bu 15 yıllık tek adam rejiminin onaylanması ve vesayet sistemidir. 15 yıldır onların dediği değil onun dediği oluyor. Çıkan birçok yasa ile ilgili 5-10 vekil dışında çoğundan kimsenin bilgisi yok. Bu sürece bir yasa kılıfıdır referanduma sunulan.”

    “DEMOKRASİYİ YEDEK LASTİK OLARAK KULLANIYORLAR”

    CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan yeni anayasa değişikliğine ilişkin son olarak şunları vurguladı:

    “Bütün milletvekilleri, yürütme ve yargı mensupları tek adam tarafından belirlenecek. Bir sülale imparatorluğuna dönüşecek olan bu yapıda seçimle gelmeyenler de atanabilecek. Demokrasiyi sadece kendi isteklerini yerine getirmek için bir araç olarak ve yedek lastik olarak kullanmaktadırlar.”

    Cebrail Arslan/ANKARA

  • ‘Hayır ile herkes kazansın istiyoruz’ VİDEO

    ‘Hayır ile herkes kazansın istiyoruz’ VİDEO

    PİRHA -AKP ve MHP’nin birlikte hazırladığı, hiçbir kesimi kapsamayan  anayasa değişikliği 16 Nisanda referanduma gidiyor. Anayasa değişikliğine tepki gösteren KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, “Hükumet,  OHAL koşullarında bir referandum yaparak  hedeflediği başkanlık sistemini oldu bittiye getirmenin çabası içindedir” dedi.

    AKP ve MHP’nin birlikte hazırladığı, hiçbir kesimi kapsamayan  anayasa değişikliği 16 Nisanda referanduma gidiyor. OHAL kapsamında referanduma giden anayasa değişikliğine Kamu  Emekçiler Sendikaları  Konfederasyonun Eş Başkanı Lami Özgen’den tepki geldi.

    “OHAL İLE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ OLDU BİTTİYE GETİRMEK İSTİYORLAR” 

    15 Temmuz darbesinden önce hükumetin tekçi otoriter, diktatöryal bir sisteme geçmenin hazırlıklarını yaptığını vurgulayan Özgen, “Darbe sonrası OHAL yasasının ilan edilmesiyle beraber hükumet aslında bunu bir fırsata dönüştürmeye çalışıyor. OHAL koşullarında bir referandum yaparak  hedeflediği başkanlık sistemini oldu bittiye getirme çabası içinde” dedi.

    “OHAL KOŞULLARI BAHANE EDİLEREK MUHALİF KESİM BASTIRILMAK İSTENİYOR”

    Özgen, “MHP ile geliştirdikleri ittifak aslında bir koalisyon niteliği taşımaktadır. OHAL kapsamanında başkanlık sistemini getirmeye çalışmak AKP, MHP ve Ergenekon çevrelerinin ortak bir planıdır. Bu ittifak  çerçevesinde başkanlık sistemini, tek adam rejimini getirmek için OHAL koşulları bahane edilip  muhalif  kesim bastırılmak  isteniyor” diye konuştu.

    “TEKÇİLİK ÜZERİNDEN BU ÜLKENİN SORUNLARI ÇÖZÜLEMEZ”

    “Bu ülkenin çok dilli, çok dinli, çok kültürlü, çok inançlı bir ülkedir” diyen Özgen şunları ifade etti:

    “Anadolu ve Mezopotamya’nın tarihsel yapısı nasıl tekçiliği kabul etmediyse bundan sonra da tekçiliği kabul etmeyecektir. Zaten tekçilik üzerinden bu ülkenin eşitlik, özgürlük, barış, demokrasi ve emek sorunları çözülmez. Tam tersine çoğulcu bir irade ile  ve çok kültürlülük üzerinden  demokratik bir sistemle sorunlar çözülebilir. Bu ülkede Hayır’ı savunanlar farklı düşünen, farklı duruşları olan  siyasal, dinsel, inançsal ve etnik anlamda geniş bir yelpaze sahip.”

    “TEK ADAM REJİMİNİ GETİRMEK İSTİYORLAR”

    Bu ülkedeki farklı kesimlerin ortak geleceğini tekçilik üzerine, baskı üzerine, korku üzerine kurmalarının kazanç getirmeyeceğini görmeleri gerektiğini vurgulayan Özgen şunları kaydetti:

    “15 yıldır tek başına iktidar olan ve bu ülkeyi yöneten AKP 7 Haziran’dan sonra artık bu ülkeyi yönetemez duruma geldi. Bunun üzerinden bir kaos stratejisi hayata geçirerek tekrar 1 Kasım’da iktidar oldu. Ama gördü ki bu şekilde de ülke yönetilemiyor ve  tek adam sistemini, tek adam rejimini getirmeye çalışıyorlar. O yüzden bu tekçiliğe karşı bu ülkenin bütün ezilenleri, bütün halkları, bütün ötekileri, bütün muhalifleri ve bütün emekçileri  karşı durmalıyız.”

    “BİZ HAYIR’DA HERKESİN KAZANMASINI İSTİYORUZ”

    KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen son olarak,  Hayır çalışmasını neden başlattıklarını da şu sözler ile ifade etti:

    “Hem kendi emek taleplerimizi, hem de barış, demokrasi, eşitlik taleplerimizi tüm kesimler üzerinden var etmek için Hayır kampanyasını başlattık. Ve biz de Hayır da herkes kazansın diyoruz.”

    HABERİN VİDEOSU

     

  • ‘Muhalefet görevini yapsaydı bu noktaya gelinmezdi’-VİDEO

    ‘Muhalefet görevini yapsaydı bu noktaya gelinmezdi’-VİDEO

    PİRHA -Alevi Bektaşi Federasyonun Eski Genel Başkan Yardımcısı Uğur Bilgin, “HDP, CHP ve MHP’nin muhalif tabanın Hayır söyleminde buluşmasının tek nedeni var o da bu ülkede barışı ve demokrasiyi hakim kılmaktır” dedi.

    16 Nisan’da yapılacak olan başkanlık referandumuna ilişkin Alevi Bektaşi Federasyonun Eski Genel Başkan Yardımcısı Uğur Bilgin PİRHA’ya konuştu.

    “MUHALEFET GÖREVİNİ YAPSAYDI BU NOKTAYA GELMEZDİK”

    Parlamentoda yapılan eksiklikler ve bu eksikliklerin arkasında da parlamenter sistemin var olması için yeteri kadar mücadele veremeyen bir muhalefet olduğunu vurgulayan Bilgin, “Eğer parlamenter sistem içinde muhalefet görevini yapabilseydi bugün milletvekilleri içeride olmazdı ve toplum olarak bu noktaya gelmezdik” diye konuştu.

    “TEK ADAMLIK REJİMİNE ‘EVET’ DEMEMİZ BEKLENMEMELİ”

    “Bugün neler yapabiliriz diye kendimize soru sorduğumuzda ise getirilmek istenen bu tek adamlık rejimine evet dememiz beklenmemelidir” diyen Bilgin, “Tabi ki bu tek adamlık sistemine Hayır, diyeceğiz” ifadesini kullandı.

    “DEMOKRASİ VE BARIŞ İÇİN İDEOLOJİK DÜŞÜNCELER BİR KENARA BIRAKILDI”

    Bilgin MHP, CHP ve HDP’nin referandum çalışmalarına ilişkin de şunları ifade etti:

    “MHP’nin muhalif tabanı ile CHP ve HDP demokrasinin hayata geçmesi için Hayır kampanyası yürütmektedir. Hayır kampanyası söyleminde buluşmalarının tek bir gerekçesi var. Bu ülkede barışı sağlamak, yargıyı bağımsız kılmak, demokrasiyi hakim kılmak ve tek adam yerine parlamenter sistemi devam ettirmek için mücadele vermektedirler. Burada siyasi ideolojik düşünceler bir kenara bırakılarak gençlerimizin ve ülkemizin geleceği için bir araya gelinmiştir. Bu, ülkemiz adına sevindirici bir durumdur. Keşke bu birliktelik parlamento çatısı altında da olabilseydi. Ve HDP’nin haklarını MHP ve CHP de savunabilseydi daha umut verici olurdu.”

    Alevi Bektaşi Federasyonun Eski Genel Başkan Yardımcısı Uğur Bilgin, “16 Nisanı 17 Nisana bağlayan gecenin ve yarınlarımızın daha umut verici, daha özgür, daha barış dolu, daha aydınlık dolu olması temennisi içindeyiz” dedi.

    İsmet SEFER

    HABERİN VİDEOSU

  • ‘Tek adam olursa Aleviler biter’

    ‘Tek adam olursa Aleviler biter’

    Ankara Tuzluçayır Alevilerin ve Kürtlerin yoğun yaşadığı bir yer. Burada halk Hayır kampanyasını hızlı bir şekilde yürütüyor. Tek adam rejimin gelmesinden kaygılılar. 

    Kürt nüfusunun yanı sıra Çorum ve Sivaslı Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Tuzluçayır’da halk ‘hayır’ diyor. Burada siyasi partiler olarak HDP ve CHP seçmeni baskın. AKP’nin eski ortağı Cemaatle birlikte, “Cami Cemevi” projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığı bir merkez. Tuzluçayır’ın demografisini değiştirmeye yönelik bir girişim olarak mahallenin ciddi bir itirazı ve direnişi ile karşılaşmıştı.

    “Özgürlük Meydanı” diye de adlandırılan Tuzluçayır Meydanı’nda ve her evin duvarında “Kadın Özgürlük Güçleriyle zafere”, “Hayırla birleşelim”, “8 Mart’ta ‘Hayır’la sesimizi birleştirelim”, “Kadınlar başkanlığa ‘Hayır’ diyor”, “Katliam düzenine ‘Hayır’, umudu örgütlüyoruz”, “Bu memleket bizim, gençler ‘Hayır diyor” pankartları ve duvar yazıları aslında mahallenin referandum tercihini de şimdiden yansıtıyor.

    “12 EYLÜL’DEN DAHA GERİ”

    Dihaber’e konuşan Celal Aygün (52) Kültür Bakanlığı’ndan emekli fakat bunu, “Kültürsüz Bakanlığı’ndan emekliyim” sözleriyle dile getiriyor. Oturduğu kafede referanduma ilişkin soruları yanıtlayan Aygün, anayasa düzenlemesine ilişkin tartışmaları “iktidar” tartışması olarak nitelendiriyor ve bunu, “çok sığ ve basit” görüyor. Aygün, “Buz dağının arkasındaki görünen yüzü bile değil tartışmalar. Zaten mevcut bir anayasa var toplum bundan bile haberdar değil. Bu kafede sorsak gelecek anayasadan kimler haberdar diye kimseden ses çıkmaz. Ben de dahil tenezzül etmem öğrenmeye çünkü karanlığın yerine başka bir karanlık geliyor” sözleriyle yapılan düzenlemenin 12 Eylül anayasasından daha geri olduğuna işaret ediyor. Aygün tutumunu da, “Hayır diyorum. Yeter bu insanların iktidarlardan çektiği, artık halk kendi kendini yönetsin” sözleriyle özetliyor.

    “TUZLUÇAYIR’DA ‘EVET’ ÇIKMASINI KİMSE BEKLEMESİN”

    “Tuzluçayırda ‘Evet’ çıkmasını kimse beklemesin” diyerek Aygün’nün konuşmalarını başından beri dinleyen ve araya giren kafe işletmecisi Ufuk Kara, “Referandumdan beklentimiz ‘Hayır’ çıkmasıdır. Eğer gerçekten faydalı bir Anayasa seçimi olsaydı hangi parti olduğuna bakmadan onay verirdik. Anayasa’ya konulan maddelere bakıyoruz, halka, ezilenlere, ötekilere hitap edecek hiç şey bulamıyorum. Türk ve Kürt halkı yan yana gelmeli başka çaresi yok. Çünkü AKP yıkılabilecek bir parti” çağrısı ile sözlerini sürdürüyor.

    “AKP GÜVEN VERMİYOR”

    AKP’nin Türkiye’ye yararlı bir adım atmadığını ve parti olarak güven vermediğini belirten Kara, “Bu yönetimi, kapitalist sermaye düzenini zaten istemiyoruz ve kökten yıkılmasını istiyoruz. Mahallemizde bunları tartışıyoruz. Fakat çok konuşulmuyor. Herkeste bir çekingenlik var. ‘Evet’ diyenler belki 3-5 kişi fakat onlar bu konuyu konuşmaya utanıyorlar, söylemiyorlar” diyerek AKP seçmeninin tutumuna işaret ediyor.

    “HAYIR’ KAMPANYASINI BAŞLATTIK”

    Erzurum Şenkaya Kürkçüler Köyü Derneği’nde de tartışma konusu referandum. TBMM izleyerek vekillerin konuşmalarını yorumlayan dernek üyeleri aynı zamanda dernekte okey oynayarak zaman öldürüyor. Referandum haberi için gittiğimizi duyduklarında, “tam yerine geldiniz” diyerek bizi karşılayan dernek üyeleri referanduma ilişkin tutumlarını da açıkça dile getiriyor.

    Söze ilk olarak başlayan Erzurum Şenkaya Kürkçüler Köyü Derneği Başkanı Şener Türkmen, dernek olarak ‘Hayır’ kampanyasını başlattıklarını anlatıyor. Çalışmalarının sadece Tuzluçayır’la sınırlı olmadığını ve Mamak genelinde bu çalışmayı yaptıklarını belirten Türkmen, “Sokak, sokak gezerek evleri dolaşıyoruz. İnsanlara ‘Evet’ olursa Türkiye’yi nelerin beklediğini ‘Hayır’ olursa nelerin önüne geçeceğimizi anlatıyoruz” diyerek hayır kampanyasını kendilerinin yürüttüğüne işaret ediyor.

    “ALEVİLERİN YÜZDE 80’İ İŞSİZ”

    Dernek üyesi Mahir Ceviz ise, meseleye Alevilerin penceresinden bakıyor ve Alevilerin yıllardır zulüme uğramasını dile getiriyor. AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte “zulmün had safhaya” çıktığını ifade eden Ceviz, “Şu anda Alevilerin yüzde 80’i işsiz. Devlet iş vermiyor. Devlet kurumlarına bakın işe alınan Alevi insanların sayısı çok nadir. Bize evet deyin dedikleri bu değişikliğin maddelerinde mantıklı bir kelime bile bulamadık. Referandum seçimlerimde tek yapacağımız çalışma ‘Evet’ diyenleri ‘Hayır’ demeye ikna etmek olacak” ifadelerini kullanıyor.

    “TEK ADAM OLURSA ALEVİLER BİTER”

    Okey oyununa hiç ara vermeden, referandum tercihinin “hayır” olduğunu belirten ve belli ki işsiz olan Sedat Akta isimli genç, “Tek adamlığı” kabul etmeyeceklerini söyledi. “Tek adam’ olayı Türkiye’de olursa biz Alevi kesimi biteriz” diyen Akta, hayır diyenlerin “terörist” olarak yaftalanmasına da son derece öfkeli.  (N.M)