Etiket: tek tip kıyafet uygulaması

  • Dersim İHD Başkan Solmaz: Tek tip kıyafet masumiyet karinesini zedeler-VİDEO

    Dersim İHD Başkan Solmaz: Tek tip kıyafet masumiyet karinesini zedeler-VİDEO

    PİRHA- İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, son yayımlanan KHK’de yer alan maddelere yönelik PİRHA’ya konuştu. Solmaz, tek tip kıyafet uygulamasının cezaevlerindeki mevcut hak ihlallerini daha da derinleştireceğini belirtti.

    Haberin Videosu

     

    Son çıkarılan KHK ile cezaevlerinde uygulamaya konulacak olan tek tip kıyafet uygulaması ve eylemlere müdahale edecek sivillere yargı muafiyetiyle ilgili PİRHA’ya konuşan İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, bu uygulamaların doğuracağı sonuçlara yönelik şunları söyledi:

    “TEK TİP KIYAFET CEZAEVLERİNDE VAR OLAN SORUNLARI DERİNLEŞTİRECEK”

    “Tek tip kıyafet insanların onurunu kıran, rencide eden, savunma hakkını elinden alan bir uygulamadır. Dernek olarak bu uygulamaya karşı çıkıyoruz. Zaten şu anda cezaevlerinde yapılan uygulamalar, kötü muamele, şiddet, kameralı sistem, var olan sorunlarla beraber tek tip kıyafet uygulaması birtakım sorunları yeniden doğuracak. Cezaevlerinde var olan sıkıntıları daha da derinleştirecektir. Tek tip kıyafet uygulamasının insanların masumiyet karinesini zedeleyeceğini, onurunu kıracağını bir kez daha belirtmek istiyoruz. İnsan hakları savunucuları olarak bu tür uygulamalara karşıyız.”

    “YARGININ İŞLEMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Solmaz, sivillere yargı muafiyeti getirecek olan KHK maddesi ile ilgili ise şunları ifade etti:

    “Son çıkarılan KHK ile birlikte 15 Temmuz ve 16 Temmuz günü yaşananları, bu olaylara karışıp suç işleyenlere cezasızlık politikası uygulamak, yargılanma zırhı getirmek bizler yargının işlemesi, işlenen suçluların cezasız kalmamasını talep ediyoruz. Ülkede sivil bir oluşumun, milis güçlerinin oluşturulmasının bu ülkede kaosu derinleştireceğine örnek verirsek; en ufak bir basın açıklaması veya herhangi bir yürüyüşte bu silahlı güçlerin terör örgütü sempatizanıdır diyerek bu insanlara saldırılmasının ve insanların öldürülmesinin önünü açmış olacaktır. Demokratik bir ülkede böyle uygulamaların olmaması gerektiğini savunuyoruz.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • HDP’li Önlü ve Beştaş’tan KHK tepkisi: Yakma, yıkma, talan etmenin yasal kılıfı

    HDP’li Önlü ve Beştaş’tan KHK tepkisi: Yakma, yıkma, talan etmenin yasal kılıfı

    PİRHA- HDP Dersim Milletvekili Önlü ve Adana Milletvekili Beştaş çıkartılan son KHK’de yer alan maddelere yönelik PİRHA’ya konuştu. HDP’li vekiller  son yayımlanan KHK’nin bugüne kadar yayımlanan en vahim KHK olduğunu ve bu KHK ile birlikte yakma, yıkma, talan etmenin yasal kılıfının oluşturulduğunu belirttiler.    

    “Darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında görev alan kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz” ve “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nedeniyle cezaevinde hükümlü ve tutuklu bulunanlar, duruşmalara badem kurusu ve gri renginde tulum giyerek getirilecek” maddelerinin bulunduğu KHK’ye HDP’li vekiller tepki gösterdi.

    “İÇ SAVAŞ ZEMİNİ DEĞİL İÇ SAVAŞIN KENDİSİDİR”     

    Yayımlanan son KHK’nin süreli bir tedbir amaçlı çıkarılan bir KHK olmadığını, uzun süredir kaygısını duyup dile getirdikleri, muhalefetini yaptıkları bir sürecin artık somutlaştırılmış hali olduğunu ifade eden HDP Dersim Milletvekili  Alican Önlü şöyle devam etti:

    “Bu KHK bir iç savaş zemini değil iç savaşın kendisidir. İç savaş bildirisinin ötesinde pratik planlamasıdır. İç savaş boyutunun ne kadar derin olabileceğinin ölçütüdür. Hukuk dışı örgütleri yasal müeyyideye tabi tutmamak bir iç savaştan öte soykırımın, katliamın politikasıdır. Bunların hayata geçirileceğinin ilk adımıdır.”

    Son çıkan KHK’ye ilk etapta birçok çevrenin iç savaş demesinin önemli olduğunu belirten Önlü, “Buradan ortak cephe, tepki oluşturmak gerekiyor. Kaygı taşıyan bütün kesimlerle ortak eylemlilik içerisine girmek, toplumsal alanda girmek gerekiyor” dedi.

    Önlü, cezaevlerindeki tek tip kıyafet uygulamasına ilişkin de şunları belirtti:

    “İsim olarak tek tip kıyafet uygulamasıdır. Asıl amaç ülkeyi tek tipleştirmektir. Bu tek tip kıyafet uygulamasıyla boyun eğdirilmek isteniyor. Bu uygulama bütünüyle ele aldığımızda muhalefet yapma zeminini ortadan kaldıracaktır.”

    “SON KHK EN VAKİM KHK”

    Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da,çıkarılan son KHK’nin şuana kadar çıkarılan KHK’lerin en vahimi olduğunu ifade etti. Beştaş, “Bir iç savaş tehlikesi baş gösterdi. Güvenlik gücü, kolluk gücü dışında sivillere silah kullanma yetkisi ve cezasızlık hakkı getirildi. Bu gerçekten önümüzdeki günlerde çok ciddi tehlikelere işaret ediyor. Şu ana kadar kolluk güçleri zaten cezalandırılmıyordu, sivillere karşı fiillerinden, ölümlerden dolayı; tam bir cezasızlık hali var. Bu da yetmemiş gibi şimdi özgürlükleri tamamen ortadan kaldıran ve mevcut tabloda adeta bir iç savaşa davetiye çıkarılıyor. Bu KHK derhal geri alınmalıdır. Bu, hukuk devletinin son kırıntılarıdır. Anayasa’da hiçbir yere uygunluğu olmayan bu düzenlemede kabul edilebilir, savunulabilir, hoş görülebilir, tartışılabilir bir yan yoktur” dedi.

    “TEK TİP KIYAFET YENİ OPERASYONLARA, YENİ ÖLÜMLERE YOL AÇAR”

    Öte yandan Beştaş, cezaevlerindeki tek tip kıyafet uygulamasıyla ilgili ise şunları söyledi:

    “Tek tip kıyafet uygulaması yaşama geçirilemez. Geçirilemeyeceğini yakın tarihten biliyoruz. Tutuklu ve hükümlüler çıplak bir şekilde, iç çamaşırlarıyla büyük direnişlerle bu tek tipi kaldırmışlardır. Tek tip kıyafet uygulamasının Türkiye’de yeni operasyonlara, yeni ölümlere, yeni direnişlere yol açması bu haliyle kaçınılmazdır. Haktan, özgürlükten, insan onurundan yana herkesin bu uygulamaya karşı çıkması gerekmektedir.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • 14 Barodan açıklama: Tek tip kıyafet uygulaması hukuk devleti ilkesini zedeler

    14 Barodan açıklama: Tek tip kıyafet uygulaması hukuk devleti ilkesini zedeler

    PİRHA – Bölge Baroları son yayımlanan KHK’ye ilişkin açıklama yaptı. Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Dersim, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van Barolarının yaptığı açıklamada yapılan değişikliklerin Olağanüstü Hal Kanunu kapsamında olmadığı vurgulandı.

    Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Dersim, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van Baroları, son çıkan KHK’ye ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada şunlar belirtildi:

    “696 Sayılı KHK ile getirilen değişikliklerden biri Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanların, duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince verilen tek tip giysileri giyme zorunluluğudur.

    Anayasanın 17/3 hükmüne göre “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz”. Tek tip giysi uygulamasının insan onuruna aykırı olduğu açık olup uygulamayla tutuklu ve hükümlülerin insan onuruna aykırı muamele görme yasağı ihlal edilmiş olacaktır. Geçmişte 12 Eylül darbesinden sonra cezaevlerinde yaşanan sancılı deneyimlerden de görüleceği üzere tek tip giysi uygulaması toplumsal barışı da zedeleyecek bir uygulamadır.”

    “TEK TİP KIYAFET UYGULAMASI HUKUK DEVLETİ İLKESİNİ ZEDELER”

    Açıklamada tek tip kıyafet uygulamasının hukuk devleti ilkesini zedeleyeceği belirtildi:

    “Öte yandan henüz yargılamaları devam eden ve haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan sanıklara tek tip kıyafet uygulamasının özellikle masumiyet karinesine aykırılık teşkil edeceği göz ardı edilmektedir. Nitekim Anayasanın 38/4. Maddesi “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.” hükmüyle masumiyet karinesinin dil, din, ırk ve millet ayrımı gözetmeden herkes için güvence altına almış, yine Anayasanın 15/2. Maddesiyle masumiyet karinesi savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan çekirdek haklar kategorisine dahil edilmiştir. Henüz ceza yargılaması sürmekte olup suçlu oldukları kesinleşmemiş sanıkların suçlu gibi muamele görmesine sebep olacak tek tip kıyafet gibi uygulamalar Hukuk Devleti ilkesini zedelemektedir. Lekelenmeme hakkı anılan değişiklikle çiğnenmiştir.

    “ÖZEL AF NİTELİĞİNDEKİ HÜKÜM ANAYASA’YA AYKIRIDIR”

    Anılan KHK ile getirilen değişikliklerden biri ise resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan muaf tutulması da hukuk devletinde yeri olamayacak bir özel af düzenlemesidir. Özel af niteliğindeki bu hüküm en başta ise Anayasanın 87. maddesine de aykırıdır. Anayasanın 87. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek yetkisine sahiptir. Yine Anayasanın 2, 10, 13, 15, 17, 36, 38 ve 87. maddelerine aykırılık içeren bu düzenleme ile hukuk devleti ilkesi ağır bir yara almıştır.

    “OHAL REJİMİNE SON VERİLSİN”

    Bizler Bölge Baroları olarak, 17 aydır yürürlükte olan OHAL rejimine son verilmesini talep ediyor, KHK’lar marifetiyle özel veya tüzel kişilerin hukuki durumunu doğrudan etkileyen ve etkili bir yargı yolu öngörülmeden yapılan, hukuki güvenceyi ortadan kaldıran, adil yargılama ve savunma hakkını zedeleyen, haberleşme ve basın hürriyetine aykırı, olağanüstü hal ilanını gerekli kılan olaylarla sınırlı olmayan düzenlemeler yoluyla yasama ve yargı erkini devre dışı bırakan düzenlemelerin kaldırılıp olağan rejim hukuk normları içinde kalınarak normalleşme sürecine geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Demirtaş: Tek tip kıyafet zorbalığını kabul etmeyeceğiz

    Demirtaş: Tek tip kıyafet zorbalığını kabul etmeyeceğiz

    Cezaevinde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tek tip kıyafet uygulamasıyla ilgili açıklama yaptı. Demirtaş, “Faşizme boyun eğip tek tip kıyafet giymektense kefen giymeyi tercih edeceğiz” dedi.

    Tek tip uygulamasıyla ilgili yazılı açıklama yapan Demirtaş, “Zaten ortadan kaldırılmış olan yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma koşulları tek tip kıyafet zorbalığı ile tam bir hukuksuzluğa dönüştürülmüştür” dedi.

    Tek tip kıyafetin, masumiyet karinesinin, eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edeceğini belirten Demirtaş şunları ifade etti:

    TEK TİP KIYAFET ZORBALIĞINI KABUL ETMEYECEĞİZ

    “Darbeciler tek tip kıyafet giyer mi, giymez mi umurumuzda değildir. Ancak on binlerce siyasi tutsağı darbecilerle eşitleyen bu onursuzluğu asla kabul etmeyeceğiz. Bize tek tip kıyafet verilmesi halinde parçalayıp çöpe atacağız. Düşünün ki, tecavüzcüler kravat takıp duruşmaya çıkarılacak ve bundan dolayı iyi hal indirimi alacaklar. Ama ülkenin yoksul, emekçi çocuklarının onurlu on binlerce evladı, gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler tek tip kıyafete zorlanacaklar. Biz halkımızın onurunu koruyacağız ve kesinlikle tek tip kıyafet zorbalığını kabul etmeyeceğiz.”

    Tek tip kıyafetin ABD’de uygulandığı yönündeki ifadeleri eleştiren Demirtaş, açıklamasında “Bize Guantanamo’yu hatırlatanlara biz de Diyarbakır, Mamak, Metris, Ümraniye, Ulucanlar Cezaevi direnişlerini hatırlatırız. Burası ne Amerika’dır ne de Ebu Gureyb. Kimse daha fazla ateşle oynamasın” ifadelerini kullandı.

    TEK TİP KIYAFET GİYMEKTENSE KEFEN GİYMEYİ TERCİH EDECEĞİZ

    “Faşizme boyun eğip tek tip kıyafet giymektense kefen giymeyi tercih edeceğiz” diyen Demirtaş, OHAL’in kaldırılmasını ve KHK’lerin geri çekilmesini istedi. 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantısı olanlar dışında ihraç edilen herkesin göreve iade edilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, taleplerini söyle sıraladı:

    “- Yargıya müdahaleye derhal son verilmeli, adil yargılanma hakkı bütün sanıklar hakkında güvence altına alınmalıdır.
    – OHAL kaldırılmalı, bütün OHAL KHK’leri geri alınmalıdır.

    – Darbeyle doğrudan ilişkisi olanlar hariç işten atılan herkes görevine iade edilmelidir.

    – Cezaevlerinde devam eden işkence ve onur kırıcı muamelelere son verilmeli, sorumlular hakkında işlem yapılmalıdır.
    – Tek tip kıyafet ve SEGBİS dayatması derhal geri çevrilmelidir.”

  • Dilan Taşdemir: Tek tip kıyafet faşizm ve teslim alma girişimidir – VİDEO

    Dilan Taşdemir: Tek tip kıyafet faşizm ve teslim alma girişimidir – VİDEO

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) son durağı İzmir’de devam eden Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin 4’üncü gününü geride bırakırken HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir son günlerde gündemde olan tek tip kıyafet uygulamasını PİRHA’ya değerlendirdi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Tek tip kıyafet uygulamasının faşizmi inşa etme ifadesi olduğunu belirten HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, “İnsan onuruna aykırı bir durumdur ve adalet, vicdan talep eden herkesin gözünün, kulağının da cezaevlerinde olması gerekiyor” diye çağrıda bulundu.

    MÜCADELE HALKLARLA YÜRÜR

    “Halklarla beraber yürümezsek yarınlar karanlık olur” diyen Taşdemir sözlerini şöyle sürdürdü:

    25 Temmuz’da Diyarbakır’da startı verilen ve ardından İstanbul ve Van ile devam eden Adalet ve Vicdan Nöbeti İzmir’de devam ediyor. Etkinliğimizi ablukaya alma ve demokratik taleplerimiz karşısında merkezi yönelim ile engellemeler yaşanıyor. Halkın vicdan nöbeti ile buluşmasında ciddi engeller çıkartılıyor. Karşılaştığımız bu engellemeler bir kez daha bu ülkenin demokratik bir anayasasının olmadığı ve bir hukuk devleti işlevini göstermediğini görüyoruz. Aslında bu ülkenin durumunun vahametini de ortaya koyuyor. Biz bugün bu mücadeleyi halklarla beraber yürütmezsek, yükseltmezsek yarının ne kadar karanlık olacağını da bir kez daha gösterdi.

    ZALİM OLMAK İSTİYORLAR AMA İNSANLIK TARİHİ ZULMÜ YENMİŞTİR

    İnsanlık tarihinin zulmü yendiğini söyleyen Taşdemir şunları belirtti:

    “Tam bu noktada kaygının ve korkunun yükseldiğinin farkındayız. Çünkü inşa etmek istedikleri faşizan rejimin karşısında adalet ve vicdan sahibi insanların, itirazını yükselten kadınların, gençlerin ve farklı inanç kesimlerinin bu itirazından büyük bir korku duyuluyor. Direniş nöbetinin kendisi de aslında ülkede sessiz çoğunluğun sesi, ortaya çıkarmak istedikleri tepki ve durdurulmak istenen faşizmin aslında temsiliyetidir. Korkunun büyük olması da bizler açısından anlaşılırdır. Büyük bir korku ve panik içerisindeler. Çünkü hiçbir güç hakikati ortadan kaldırmıyor, halkların özgürlük ve demokrasi talebini ortadan kaldırmıyor. Dünyada binlerce örneği var. Belki en zalimi olmak istiyorlar, benzersiz yegane bir faşizmi organize etmek istiyorlar. Ama insanlık tarihinde bu zulüm yenilmiştir, kaybetmiştir ve halklar kazanmıştır.

    TEK TİP KIYAFET FAŞİZMİ İNŞA ETME GİRİŞİMİNİN SOMUT İFADESİ

    “Adalet ve vicdan talep eden herkesin gözünün ve kulağının da cezaevlerinde olması gerekiyor” diyen Taşdemir son olarak şunları vurguladı:

    “Bu uygulamalar sadece bu nöbette ve alanda karşı karşıya kaldığımız bir durum değil. İki yıla yakın Cizre bodrumlarından sokak ortasında katledilen Berkin Elvan’a, katledilip bedeni teşhir edilen kadınlara kadar sistematik olarak devam ediyor. Demokratik siyasete tasfiyeler oldu. Eş genel başkanlarımız, belediye eşbaşkanlarımız ve üyelerimiz tutuklandı. İnsanları cezaevine almakla yetinmeyip bugün de yeni bir provakasyonla karşı karşıyayız. Özellikle Tarsus Cezaevi ve Şakran Cezaevi’ndeki kadın tutsaklardan gelen mektuplar ve aileler aracılığıyla gelen başvurularla birçok hak ihlalinin yaşandığını görüyoruz. Son dönemlerde AKP genel başkanının kamuoyu ile paylaşmasıyla bizlerinde gündemine gelen tek tip kıyafet uygulaması bu politikanın geldiği sonuçtur. Faşizmi inşa etme girişimlerinin en somut ifadesidir. Bütün faşizmler ilk önce dışarıya faşizme uygulayarak, insanları hapsederek kendi tutumları konusunda geri adım atma ve teslim alma girişime girmiştir. Dünya tarihinde bunun örneği çoktur. Hitler’in Yahudi soykırımı yaparken Yahudilere giydirdiği tek tip elbise, Guantanamo ve Irak cezaevlerinde tek tip kıyafetleri hala utanç olarak hatırlanmaktadır. Diyarbakır ve Mamak cezaevleri hala aklımızdadır. Yaratılmak istenen faşizme böyle bir imza atılmak isteniyor. İnsan onuruna aykırı bir durumdur. Tutsaklar bunu kabul etmiyor ve bizler de etmeyeceğiz. Adalet ve vicdan talep eden herkesin gözünün ve kulağının da cezaevlerinde olması gerekiyor.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR